🪞 İnsan Neden Kendini Yetersiz Hisseder ❓ Değersizlik, Kıyas, Çocukluk Yaraları, Başarı Baskısı Ve İçsel Kabul Nasıl Açıklanır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,813
2,724,637
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🪞 İnsan Neden Kendini Yetersiz Hisseder ❓ Değersizlik, Kıyas, Çocukluk Yaraları, Başarı Baskısı Ve İçsel Kabul Nasıl Açıklanır ❓


“İnsan bazen gerçekten yetersiz olduğu için değil, kendi değerini sürekli başkalarının ölçüsüne emanet ettiği için eksik hisseder.”
— Ersan Karavelioğlu

İnsan neden kendini yetersiz hisseder ❓ Çünkü insanın iç dünyasında yalnızca gerçek yetenekleri ve eksikleri değil; çocuklukta duyduğu sözler, ailesinden aldığı değer mesajları, toplumun başarı baskısı, sosyal medya kıyasları, geçmiş başarısızlıkları, reddedilme korkuları, mükemmeliyetçilik, değersizlik duygusu, eleştirilme kaygısı ve kendini kabul edememe hâli de çalışır.


Yetersizlik hissi bazen insanı geliştiren bir uyarı olabilir. Fakat sürekli hâle geldiğinde insanın özgüvenini, cesaretini, ilişkilerini, üretkenliğini ve iç huzurunu zedeler. İnsan kendini ne kadar geliştirirse geliştirsin, içinde “yetmiyorum”, “eksik kaldım”, “başaramayacağım”, “beni yeterli görmeyecekler” sesi susmuyorsa, mesele sadece beceri eksikliği değil; daha derin bir iç değer yarası olabilir.




1️⃣ Yetersizlik Hissi Nedir ❓


Yetersizlik hissi, insanın kendini bir iş, ilişki, görünüş, başarı, bilgi, sevgi, ahlâk, sosyal konum veya hayat karşısında eksik, zayıf, başarısız ya da değersiz hissetmesidir.


Bu his bazen gerçekçi olabilir. İnsan gerçekten bir konuda bilgi, deneyim veya beceri eksikliği yaşayabilir. Bu durumda yetersizlik hissi kişiyi öğrenmeye ve gelişmeye çağırır.


Fakat sorun, yetersizlik hissinin insanın bütün benliğine yayılmasıdır.


Yani kişi sadece “bu konuda eksiyim” demez;
“ben eksik biriyim” demeye başlar.


İşte tehlikeli olan budur.


Çünkü bir konuda eksik olmak normaldir. Her insan öğrenir, gelişir, yanılır, tekrar dener. Fakat kendini bütünüyle yetersiz görmek, insanın iç gücünü kırar.


Yetersizlik hissi, doğru okunursa gelişim işaretidir. Yanlış okunursa insanın kendi değerini inkâr etmesine dönüşür.




2️⃣ İnsan Neden Kendini Yetersiz Hisseder ❓


İnsan kendini yetersiz hisseder çünkü çoğu zaman kendi değerini içten değil, dış ölçülerle anlamaya çalışır. Başkalarının beklentileri, toplumun başarı tanımı, aileden gelen mesajlar, okul deneyimleri, sosyal medya görüntüleri ve geçmiş eleştiriler insanın kendine bakışını etkiler.


Yetersizlik hissinin temel sebepleri şunlar olabilir:


Sürekli kıyas yapmak.
Çocuklukta eleştirilmek.
Sevgiyle başarıyı karıştırmak.
Mükemmel olmak zorunda hissetmek.
Hata yapmaktan korkmak.
Geçmiş başarısızlıkları kimlik hâline getirmek.
Sürekli onay beklemek.
Kendi güçlü yönlerini görememek.
Başkalarının hayatını kendi ölçüsü sanmak.



İnsan yetersizlik hissini sadece bugünkü olaylarda yaşamaz. Bazen bugünkü bir eleştiri, yıllar önce duyduğu bir cümleyi yeniden canlandırır.


Bu yüzden yetersizlik hissi çoğu zaman bugünün değil, geçmişin bugüne düşen gölgesidir.




3️⃣ Değersizlik Duygusu Yetersizlik Hissini Nasıl Besler ❓


Değersizlik duygusu, insanın içten içe kendini yeterince önemli, sevilmeye layık, saygıya değer veya kabul edilebilir hissetmemesidir. Bu duygu güçlü olduğunda, insan en küçük eksikliğini bile büyük bir kimlik sorununa dönüştürebilir.


Değersizlik duygusu şöyle konuşturur:


“Ben zaten yeterli değilim.”
“Beni gerçekten tanısalar sevmezler.”
“Başarılı olmazsam değerim kalmaz.”
“Hata yaparsam gözden düşerim.”
“Başkaları benden daha iyi.”



Bu ses, insanın kendi gelişimini sağlıklı görmesini engeller. Çünkü kişi artık eksiklerini öğrenilecek alanlar olarak değil, kendi değersizliğinin kanıtı olarak görür.


Oysa insanın değeri, sadece başarısıyla, görünüşüyle, parasıyla, bilgisiyle veya başkalarının onayıyla ölçülemez. İnsan hata yaptığı hâlde de değerlidir. Eksik olduğu hâlde de gelişebilir. Yavaş ilerlediği hâlde de kıymetlidir.


Değersizlik duygusu iyileşmeden yetersizlik hissi kolay kolay susmaz.




4️⃣ Çocukluk Yaraları Yetersizlik Hissini Nasıl Oluşturur ❓


Yetersizlik hissinin kökleri çoğu zaman çocuklukta atılır. Çocuk sürekli eleştirilmiş, kıyaslanmış, küçümsenmiş, başarısıyla sevilmiş veya duyguları önemsenmemişse, zamanla kendi değerini sorgulamaya başlayabilir.


Çocuklukta şu cümleler derin iz bırakabilir:


“Sen yapamazsın.”
“Bak başkası senden daha iyi.”
“Neden böyle beceriksizsin ❓
“Sen ne anlarsın ❓
“Yine mi yanlış yaptın ❓
“Daha iyisini yapmalısın.”



Bu tür mesajlar çocuğun içinde şu inancı oluşturabilir:


“Ben olduğum hâlimle yeterli değilim.”


Yetişkinlikte insan başarılı olsa bile bu eski inanç devam edebilir. Kişi sürekli kendini kanıtlamaya çalışır, hata yapmaktan korkar, eleştiriyi kaldıramaz ve içten içe hep eksik hisseder.


Çocuklukta alınan yara, yetişkinlikte başarıyla kapanmayabilir. Bazen o yara ancak farkındalık, iç kabul, sevgi, dua, terapi, tefekkür ve sağlıklı ilişkilerle iyileşmeye başlar.




5️⃣ Kıyas Yetersizlik Hissini Nasıl Büyütür ❓


Kıyas, yetersizlik hissinin en güçlü yakıtlarından biridir. İnsan sürekli başkalarının başarılarına, güzelliğine, bilgisine, parasına, ilişkisine veya sosyal konumuna bakarsa kendi hayatını eksik görmeye başlar.


Kıyas şöyle düşündürür:


“O yaptı, ben yapamadım.”
“O seviliyor, ben sevilmiyorum.”
“O kazanıyor, ben gerideyim.”
“O daha güzel, ben eksik kaldım.”
“O daha başarılı, ben yetersizim.”



Bu düşünce adaletsizdir. Çünkü insan başkasının sadece sonucunu görür; onun bedelini, acısını, emeğini, şartlarını ve görünmeyen mücadelesini bilmez. Kendi hayatının ise bütün yükünü bilir.


Yani insan çoğu zaman başkasının vitrinini kendi iç dağınıklığıyla kıyaslar.


Kıyas yetersizliği büyütür; çünkü insanı kendi yolundan koparır. Kendi yoluna dönen insan ise başkasının başarısını kendi değersizliğinin kanıtı değil, ilham olarak görebilir.




6️⃣ Sosyal Medya Yetersizlik Hissini Nasıl Artırır ❓


Sosyal medya, yetersizlik hissini büyütebilir çünkü insan orada çoğu zaman hayatların gerçek hâlini değil, parlatılmış ve seçilmiş görüntülerini görür. İnsanlar genellikle başarılarını, güzel anlarını, iyi fotoğraflarını, mutlu ilişkilerini, gezilerini, kazançlarını ve güçlü taraflarını paylaşır.


Fakat görünmeyen çok şey vardır:


Kaygılar.
Borçlar.
Yorgunluklar.
Aile sorunları.
Yalnızlıklar.
Başarısız denemeler.
İç sıkıntılar.
Gözyaşları.



Sosyal medya insana şunu hissettirebilir:


“Herkes ilerliyor, ben geride kaldım.”
“Herkes mutlu, bende sorun var.”
“Herkes başarılı, ben yetersizim.”



Oysa görünen hayat, hakikatin tamamı değildir. Sosyal medya çoğu zaman insanın sahnesini gösterir; kulisini değil.


Bu yüzden sosyal medyada gördüğünü gerçekliğin bütünü sanan insan, kendi hayatına haksızlık edebilir.




7️⃣ Başarı Baskısı Yetersizlik Hissini Nasıl Derinleştirir ❓


Modern dünyada insan sürekli başarılı, üretken, güçlü, güzel, enerjik, zengin, bilgili ve dikkat çekici olmak zorundaymış gibi hisseder. Bu baskı, insanın kendini doğal ritminde geliştirmesini zorlaştırır.


Başarı baskısı insana şunu söyler:


“Daha fazlasını yapmalısın.”
“Bu yetmez.”
“Geride kalıyorsun.”
“Herkes senden önde.”
“Hata yapma.”
“Yavaş olma.”



Bu ses insanı motive ediyor gibi görünse de çoğu zaman içten içe tüketir. Çünkü insan ne kadar yaparsa yapsın, daha fazlasını yapması gerekiyormuş gibi hisseder.


Başarı değerli olabilir; fakat insanın bütün değerini başarıya bağlamak tehlikelidir. Çünkü başarı dalgalanır. Bazen olur, bazen olmaz. Bazen gecikir, bazen kaybolur. Eğer insan kendini sadece başarıyla değerli hissediyorsa, başarısızlık anında kendini tamamen yıkılmış hisseder.


Gerçek değer, başarıdan daha derin bir yere dayanmalıdır.




8️⃣ Mükemmeliyetçilik Yetersizlik Hissini Nasıl Besler ❓


Mükemmeliyetçilik, insanın kusursuz olma, hata yapmama, eksik görünmeme ve her şeyi en iyi şekilde yapma baskısıdır. Bu baskı dışarıdan disiplin gibi görünebilir; fakat içeride çoğu zaman korku vardır.


Mükemmeliyetçi insan şöyle düşünür:


“Hata yaparsam değerim azalır.”
“Eksik görünürsem sevilmem.”
“En iyi olmazsam başarısızım.”
“İnsanlar kusurumu görmemeli.”



Bu düşünce insanı sürekli yetersiz hissettirir. Çünkü hiçbir insan kusursuz değildir. Her işte eksik, gecikme, hata, öğrenme ve düzeltme olabilir. Mükemmeliyetçi zihin ise bunları normal gelişim parçası olarak değil, kişisel başarısızlık olarak yorumlar.


Mükemmeliyetçilik bazen insanı çalıştırır; ama çoğu zaman başlamayı bile zorlaştırır. Çünkü kişi mükemmel yapamayacağı şeyi yapmaktan kaçınır.


Oysa gelişim, kusursuzlukla değil; samimi emek, tekrar ve öğrenme cesaretiyle olur.




9️⃣ Eleştiri Korkusu Yetersizlik Hissini Nasıl Artırır ❓


Eleştiri korkusu, insanın kendini yetersiz hissetmesini artırır. Çünkü kişi hata yaparsa, yanlış anlaşılırsa, beğenilmezse veya reddedilirse değerinin azalacağını sanır.


Eleştiri korkusu şu davranışlara yol açabilir:


Başlamaktan kaçınmak.
Kendini ifade edememek.
Sürekli onay beklemek.
Hata yapınca aşırı utanmak.
Kendi fikrini saklamak.
Başkasının beğenisine göre yaşamak.



Eleştiri bazen gerçekten kırıcı olabilir. Fakat her eleştiri insanın değersiz olduğunu göstermez. Bazen eleştiri gelişim için veri sağlar. Bazen yanlış olabilir. Bazen de sadece karşı tarafın bakışıdır.


Olgun insan eleştiriyi kişiliğinin tamamına saldırı gibi değil, değerlendirilecek bir bilgi gibi görmeye çalışır.


Şu ayrım önemlidir:


Eleştiri davranışımla ilgili olabilir; ama değerimin tamamını belirlemez.




1️⃣0️⃣ Geçmiş Başarısızlıklar İnsan İçinde Nasıl İz Bırakır ❓


Geçmiş başarısızlıklar, insanın kendini yetersiz hissetmesine neden olabilir. Özellikle kişi bir konuda çok istemiş, denemiş ama sonuç alamamışsa, zamanla kendine olan güveni zedelenebilir.


Geçmiş başarısızlıklar şu inançları doğurabilir:


“Ben yapamam.”
“Yine başarısız olurum.”
“Denememin anlamı yok.”
“Ben zaten yeterli değilim.”
“Başlayıp yine yarım bırakacağım.”



Fakat geçmiş başarısızlık, insanın kimliği değildir. Başarısızlık bir sonuçtur, bir öğretmendir, bir deneyimdir; ama insanın değerini kesin biçimde belirleyen bir hüküm değildir.


Başarısızlık doğru okunursa öğretir. Yanlış okunursa insanı kilitler.


Önemli olan şudur:


Ben geçmişte başarısız oldum demek başka,
ben başarısız biriyim demek başkadır.


Birincisi gerçeği söyler. İkincisi insanın kendine haksızlığıdır.




1️⃣1️⃣ Yetersizlik Hissi İlişkileri Nasıl Etkiler ❓


Yetersizlik hissi ilişkileri derinden etkileyebilir. Kendini yeterli hissetmeyen insan, sevildiğine inanmakta zorlanabilir. Karşı tarafın ilgisini kaybetmekten korkabilir, sürekli onay isteyebilir veya küçük bir mesafeyi bile reddedilme gibi yorumlayabilir.


Yetersizlik hissi ilişkilerde şu şekilde görünebilir:


Aşırı alınganlık.
Sürekli güvence istemek.
Kıskançlık.
Terk edilme korkusu.
Kendini kanıtlama çabası.
Eleştiriyi kaldıramamak.
Karşı tarafı idealize etmek.
Kendi ihtiyaçlarını saklamak.



İnsan kendini yeterli hissetmediğinde, sevgiye de şüpheyle bakabilir. “Beni gerçekten seviyor mu ❓”, “Benden daha iyisini bulursa gider mi ❓”, “Ben yeterli miyim ❓” soruları ilişkiyi yorabilir.


Sağlıklı ilişki için insanın sadece sevilmesi değil; sevilebilir olduğuna inanması da gerekir.




1️⃣2️⃣ Yetersizlik Hissi İnsanı Neden Sürekli Onay Aramaya İter ❓


Kendini yetersiz hisseden insan, dışarıdan onay alarak içindeki eksikliği kapatmaya çalışabilir. Birinin onu beğenmesi, takdir etmesi, sevmesi veya değerli görmesi kısa süreli rahatlık verir.


Fakat dış onayla kurulan değer duygusu kalıcı değildir. Çünkü dış onay değişkendir. Bugün öven yarın susabilir. Bugün beğenen yarın eleştirebilir. Bugün yanında olan yarın uzaklaşabilir.


Onay arayan insan şunları yaşayabilir:


Kendi kararına güvenememek.
Herkesi memnun etmeye çalışmak.
Hayır diyememek.
Eleştiriden aşırı etkilenmek.
Beğenilmediğinde çökmek.
Kendi değerini başkasının tepkisine bağlamak.



Dış onay güzeldir ama insanın tek dayanağı olmamalıdır. Çünkü iç değer duygusu kurulmadığında, insan sürekli başkalarının bakışında kendini arar.


Gerçek özgürlük, değerini sadece dış onaya emanet etmemektir.




1️⃣3️⃣ Yetersizlik Hissi Bazen İnsanı Geliştirir Mi ❓


Evet, yetersizlik hissi doğru kullanılırsa insanı geliştirebilir. Çünkü insan bir konuda eksik olduğunu fark ettiğinde öğrenmeye, çalışmaya ve kendini güçlendirmeye yönelebilir.


Sağlıklı yetersizlik farkı şöyle der:


“Bu konuda eksiklerim var, geliştirebilirim.”


Zehirli yetersizlik hissi ise şöyle der:


“Ben zaten yetersizim, yapamam.”


Aradaki fark çok büyüktür. Birincisi insanı harekete geçirir. İkincisi insanı kilitler.


Yetersizlik hissinin faydalı olması için insanın kendine şunu söylemesi gerekir:


Eksik olmam değersiz olduğum anlamına gelmez.
Bilmemem öğrenemeyeceğim anlamına gelmez.
Yavaş ilerlemem başarısız olduğum anlamına gelmez.
Hata yapmam bitmiş olduğum anlamına gelmez.



Bu bakış, yetersizlik hissini düşman değil, gelişim rehberi hâline getirir.




1️⃣4️⃣ İçsel Kabul Nedir ❓


İçsel kabul, insanın kendini kusurlarıyla, geçmişiyle, eksikleriyle, güçlü yönleriyle, kırılganlıklarıyla ve gelişme ihtimaliyle birlikte kabul etmesidir. Bu, “ben böyleyim, değişmem” demek değildir. Tam tersine, kendini inkâr etmeden gelişmeye açık olmaktır.


İçsel kabul şunu söyler:


“Eksiğim var ama değersiz değilim.”
“Hata yaptım ama bitmiş değilim.”
“Yavaşım ama yolum var.”
“Kırıldım ama iyileşebilirim.”
“Öğreniyorum, gelişiyorum, olgunlaşıyorum.”



İçsel kabul olmadan gelişim baskıya dönüşür. İnsan kendinden nefret ederek kendini iyileştiremez. Sürekli kendini aşağılayarak gerçek özgüven kuramaz.


Kabul, değişimin düşmanı değildir. Kabul, sağlıklı değişimin toprağıdır.


İnsan kendini kabul ettiğinde gevşemez; aksine daha temiz bir yerden gelişmeye başlar.




1️⃣5️⃣ Kendini Yetersiz Hissetmek İle Tevazu Aynı Şey Midir ❓


Hayır. Tevazu ile yetersizlik hissi aynı şey değildir. Tevazu, insanın kendi değerini inkâr etmeden haddini bilmesidir. Yetersizlik hissi ise insanın kendi değerini görememesi veya sürekli eksik hissetmesidir.


Tevazu şöyle der:


“Bende iyi taraflar var ama her şeyi bilmiyorum.”


Yetersizlik hissi şöyle der:


“Bende yeterince iyi hiçbir şey yok.”


Tevazu insanı dengeler. Yetersizlik hissi insanı ezer.
Tevazu gelişime açıktır. Yetersizlik hissi çoğu zaman gelişimden korkar.
Tevazu başkasının değerini görür. Yetersizlik hissi başkasının değerinden tehdit hissedebilir.


Bu yüzden insan kendi güçlü yönlerini görmeyi kibir sanmamalıdır. İnsanın kabiliyetini kabul etmesi, kendini beğenmişlik değildir. Asıl olgunluk, hem eksiklerini hem nimetlerini adaletle görebilmektir.


Kendini sürekli küçültmek tevazu değil; bazen değersizlik yarasıdır.




1️⃣6️⃣ Yetersizlik Hissini Azaltmak İçin Ne Yapılmalı ❓


Yetersizlik hissini azaltmak için önce bu hissin kaynağını anlamak gerekir. Gerçek bir bilgi eksikliği mi var, yoksa eski bir değersizlik yarası mı konuşuyor ❓ Kıyas mı var, mükemmeliyetçilik mi var, eleştiri korkusu mu var ❓


Yetersizlik hissini azaltmak için şu adımlar önemlidir:


Kıyas yaptığını fark et.
Kendi yoluna dön.
Eksik olduğun alanı kimlik hâline getirme.
Küçük ama düzenli adımlar at.
Sosyal medya vitrinini hakikat sanma.
Kendi güçlü yönlerini yaz.
Geçmiş başarılarını küçümseme.
Hata yapmaya izin ver.
Eleştiriyi değerinin ölçüsü yapma.
Kendine acımasız değil, dürüst davran.



İnsan yetersizlik hissini sadece düşünerek aşamaz. Küçük eylemler de gerekir. Çünkü her küçük adım, iç dünyaya şu mesajı verir:


“Ben gelişebilirim.”


Bu mesaj zamanla özgüveni onarır.




1️⃣7️⃣ Kendi Değerini Yeniden İnşa Etmek Nasıl Mümkün Olur ❓


Kendi değerini yeniden inşa etmek mümkündür. Fakat bu süreç zaman ister. Çünkü değersizlik ve yetersizlik hissi çoğu zaman yıllar içinde oluşur. Birkaç güzel cümleyle tamamen kaybolmayabilir; fakat düzenli farkındalık ve doğru yaşam biçimiyle zayıflayabilir.


Kendi değerini inşa etmek için:


Kendini sadece başarıyla tanımlama.
Seni küçülten iç sesi fark et.
Kendine söylediğin cümleleri değiştir.
Sınır koymayı öğren.
Kendini geliştirebileceğin alanlarda emek ver.
Seni gerçekten gören insanlarla bağ kur.
Kendi emeğini takdir et.
Allah'ın sana verdiği nimetleri fark et.
Kendi varlığını başkalarının ölçüsünden kurtar.



İnsan kendi değerini kurdukça, başkasının başarısı onu daha az sarsar. Eleştiri onu tamamen yıkmaz. Hata yapınca kendini bitmiş saymaz.


İç değer duygusu, insanın ruhsal omurgasıdır.




1️⃣8️⃣ Kendini Yeterli Hissetmek Ne Demektir ❓


Kendini yeterli hissetmek, “ben her şeyi biliyorum, her şeyde mükemmelim, hiç eksik değilim” demek değildir. Böyle bir düşünce gerçekçi değildir.


Kendini yeterli hissetmek şudur:


Eksiklerim var ama öğrenebilirim.
Hatalarım var ama düzelebilirim.
Yavaş ilerliyorum ama yolum var.
Her konuda iyi değilim ama değerliyim.
Başkasından farklıyım ama eksik olmak zorunda değilim.
Bugün tam değilim ama gelişmeye açığım.



Bu duygu insanı sakinleştirir. Çünkü kişi artık kendini sürekli ispatlamak zorunda hissetmez. Başkalarının hayatına bakıp kendi değerini ölçmez. Hata yaptığında yıkılmaz. Eleştirildiğinde tamamen çökmek yerine düşünür.


Kendini yeterli hissetmek, insanın kendini kandırması değil; kendine adil bakabilmesidir.




1️⃣9️⃣ Son Söz: Yetersizlik Hissi, İnsanın Değersiz Olduğunu Değil; İçindeki Yaraya Bakması Gerektiğini Gösterir ❓


İnsan kendini yetersiz hissedebilir. Bu his bazen gerçek bir gelişim ihtiyacını, bazen çocukluk yarasını, bazen kıyasın zehrini, bazen sosyal medya baskısını, bazen mükemmeliyetçiliği, bazen eleştiri korkusunu, bazen de derin bir değersizlik duygusunu gösterir.


Fakat şunu unutmamak gerekir:


Eksik olmak değersiz olmak değildir.
Hata yapmak bitmiş olmak değildir.
Yavaş ilerlemek başarısız olmak değildir.
Başkasından farklı olmak geride kalmak değildir.
Eleştirilmek sevilmeye layık olmamak değildir.



İnsan kendi yetersizlik hissini anlamaya başladığında, içindeki eski cümleleri de fark eder. Belki yıllardır başkasının sesiyle kendini yargılıyordur. Belki çocuklukta duyduğu bir eleştiriyi hâlâ kendi iç sesi sanıyordur. Belki başkasının vitrinini kendi hakikatiyle kıyaslıyordur.


Gerçek iyileşme, insanın kendine daha adil bakmasıyla başlar.


Kendini yeterli hissetmek, kusursuz olduğunu sanmak değildir. Kendini yeterli hissetmek, eksiklerinle birlikte gelişmeye layık olduğunu bilmektir.


“İnsan kendini eksikleriyle birlikte kabul etmeyi öğrendiğinde, yetersizlik hissi bir mahkûmiyet olmaktan çıkar; gelişime çağıran sessiz bir öğretmene dönüşür.”
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt