🧭 İnsan Ne İçin Yaşamalı ❓ Dünya Hayatı, Ahiret Bilinci, İyilik, Ahlak, Sorumluluk Ve Allah Rızası Açısından Doğru Yaşamın Ölçüsü Nedir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,907
2,724,727
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🧭 İnsan Ne İçin Yaşamalı ❓ Dünya Hayatı, Ahiret Bilinci, İyilik, Ahlak, Sorumluluk Ve Allah Rızası Açısından Doğru Yaşamın Ölçüsü Nedir ❓


“İnsan ne için yaşadığını bilmezse, hayat onu oradan oraya sürükler; fakat Allah rızasını merkeze alan bir hayat, en karanlık yollarda bile yönünü kaybetmez.”
— Ersan Karavelioğlu

İnsan ne için yaşamalı ❓ Bu soru, insanın bütün hayat yönünü belirleyen en temel sorulardan biridir. Çünkü insan sadece nefes alarak, çalışarak, kazanarak, yiyip içerek, eğlenerek ve yaşlanarak gerçek anlamda yaşamış olmaz. İnsan, ne uğruna yaşadığını bildiğinde hayatı derinleşir.


Bir insan para için yaşayabilir. Makam için yaşayabilir. Beğenilmek için yaşayabilir. Sevilmek için yaşayabilir. Güç için yaşayabilir. Haz için yaşayabilir. Fakat bütün bu şeyler geçicidir. Hepsi bir gün azalır, değişir, kaybolur veya insanı terk eder.


O hâlde insanın hayatını üzerine kuracağı en sağlam amaç ne olmalıdır ❓


İslamî ve ahlaki bakış açısından cevap şudur:


İnsan Allah rızası için, güzel ahlak için, iyilik için, hakikat için, emanet bilinciyle ve ahireti unutmadan yaşamalıdır.


Çünkü dünya hayatı geçicidir. Fakat bu geçici hayat içinde yapılan seçimlerin kalıcı sonuçları vardır. İnsan burada neyi sevdiğini, neye bağlandığını, ne için emek verdiğini ve kim için yaşadığını ortaya koyar.




1️⃣ İnsan Ne İçin Yaşamalı ❓


İnsan, Allah'ı tanımak, O'na kulluk etmek, iyi bir insan olmak, güzel ahlakla yaşamak, emanete sahip çıkmak ve ahirete hazırlık yapmak için yaşamalıdır.


Bu cevap sadece dinî bir cümle değil, insan hayatının bütün alanlarını düzenleyen derin bir ilkedir. Çünkü Allah rızasını merkeze alan insan, hayatını başıboş yaşamaz. Niyetine dikkat eder. Kazancına dikkat eder. Sözlerine dikkat eder. İnsanlarla ilişkisine dikkat eder. Kalbini, nefsini ve ahlakını gözetir.


İnsan şunlar için yaşamalıdır:


Allah rızası.
Hakikat.
İyilik.
Merhamet.
Adalet.
Emanet bilinci.
Güzel ahlak.
Ahiret hazırlığı.
İnsana fayda.



Böyle bir hayat, insanı sadece dünyada başarılı yapmayı hedeflemez. Onu hem dünyada anlamlı hem de ahiret açısından sorumlu bir varlık hâline getirir.


Çünkü insanın en büyük kaybı, dünyayı kazanırken kendi ruhunu kaybetmesidir.




2️⃣ Dünya Hayatı Bir Amaç Mı, Araç Mı ❓


Dünya hayatı tamamen değersiz değildir. Dünya, insanın yaşadığı, çalıştığı, sevdiği, imtihan edildiği ve iyilik yapma fırsatı bulduğu yerdir. Fakat dünya nihai amaç değildir. Dünya, ahirete uzanan yolun geçici durağıdır.


Dünya hayatı:


Emanettir.
İmtihandır.
Fırsattır.
Sorumluluktur.
Hazırlık alanıdır.



Dünyayı tamamen terk etmek doğru olmadığı gibi, dünyayı mutlak amaç yapmak da doğru değildir. İnsan çalışmalı, üretmeli, ailesine bakmalı, güzellikleri görmeli, nimetlerden meşru biçimde faydalanmalıdır. Fakat bunları Allah'ı unutarak yapmamalıdır.


Dünya araç olduğunda insan onu doğru kullanır. Dünya amaç hâline geldiğinde ise insan onun esiri olur.


Dünya elde olmalı, kalpte taht kurmamalıdır.


İnsan dünyayı Allah rızası için kullanırsa dünya bile ibadet alanına dönüşebilir. Fakat insan dünyaya tapar gibi bağlanırsa, en büyük zenginlik bile kalbini fakir bırakabilir.




3️⃣ Allah Rızası İçin Yaşamak Ne Demektir ❓


Allah rızası için yaşamak, insanın hayatındaki niyetleri, seçimleri, sözleri, ilişkileri ve davranışları Allah'ın hoşnutluğunu merkeze alarak düzenlemesidir.


Bu sadece namaz, oruç ve ibadetlerle sınırlı değildir. Elbette ibadetler kulluğun temelidir. Fakat Allah rızası için yaşamak hayatın tamamına yayılır.


Allah rızası için yaşayan insan:


Helal kazanmaya dikkat eder.
Kul hakkından sakınır.
Yalan söylemez.
Zulmetmez.
Merhamet eder.
Emanete sahip çıkar.
Anne babasına iyi davranır.
Ailesine karşı sorumlu olur.
İnsanlara faydalı olmaya çalışır.
Nefsini sürekli haklı çıkarmaz.



Allah rızası, insanın hayatına yön veren pusuladır. Bu pusula kaybolursa insan kolayca dünyanın alkışına, nefsin isteklerine, insanların beklentilerine ve geçici menfaatlere göre yaşamaya başlar.


Allah rızasını merkeze alan insan, kalabalıkların içinde bile yolunu kaybetmez.




4️⃣ İnsan Sadece Kendisi İçin Yaşamalı Mı ❓


Hayır. İnsan sadece kendisi için yaşarsa daralır. Çünkü insan sosyal, ahlaki ve ruhsal bir varlıktır. Sadece kendi çıkarını, rahatını, zevkini ve başarısını düşünerek yaşayan insan, dışarıdan güçlü görünse bile içten fakirleşebilir.


İnsan başkaları için de sorumluluk taşır:


Ailesi için.
Anne babası için.
Evladı için.
Komşusu için.
Mazlumlar için.
Yoksullar için.
Canlılar için.
Toplum için.
Yeryüzü için.



Bu, insanın kendi hayatını tamamen feda etmesi demek değildir. Fakat insanın sadece “ben” merkezli yaşamaması gerektiğini gösterir.


İyilik, insanı kendi küçük dünyasından çıkarır. Başkasının acısını fark eden insanın kalbi genişler. Sadece kendini düşünen insan ise zamanla kendi nefsinin dar odasına kapanır.


İnsan kendisi için yaşar ama sadece kendisi için yaşamaz. Çünkü insan olmak, başkasının varlığını da ciddiye almaktır.




5️⃣ İyilik İçin Yaşamak Ne Anlama Gelir ❓


İyilik için yaşamak, insanın hayatını başkalarına zarar vermeden, hatta gücü yettiğince fayda üreterek sürdürmesidir. İyilik sadece büyük bağışlar, büyük fedakârlıklar veya kahramanca davranışlar değildir. Bazen bir güzel söz, bir tebessüm, bir affediş, bir yardım eli, bir kırık kalbi onarmak da büyük iyiliktir.


İyilik şu şekillerde yaşanır:


Doğru konuşmak.
Kul hakkından sakınmak.
Mazluma destek olmak.
Kırıcı sözden kaçınmak.
İhtiyaç sahibine yardım etmek.
Bilgiyi hayra kullanmak.
Gücü zulme çevirmemek.
İnsanların ayıbını örtmek.
Gizlice iyilik yapmak.



İyilik insanın ruhunu temizler. Bencilliği azaltır. Kalbi yumuşatır. Allah'a yakınlık hissini güçlendirir.


Bir insan öldükten sonra geride bıraktığı en güzel izlerden biri, yaptığı iyiliklerdir. Mal unutulabilir, makam unutulabilir, yüz unutulabilir; fakat iyiliğin dokunduğu kalpte bıraktığı iz kolay silinmez.




6️⃣ Güzel Ahlak İçin Yaşamak Neden Önemlidir ❓


Güzel ahlak, insanın inancının, kalbinin ve karakterinin davranışa dönüşmüş hâlidir. Bir insanın neye inandığı önemlidir; fakat bu inancın onun sözlerine, davranışlarına, ticaretine, ailesine ve insanlarla ilişkisine nasıl yansıdığı da çok önemlidir.


Güzel ahlak şunlarla görünür:


Doğruluk.
Edep.
Merhamet.
Adalet.
Sabır.
Vefa.
Tevazu.
Affedicilik.
Güvenilirlik.
Kul hakkına dikkat.



İnsan çok bilgi sahibi olabilir ama ahlakı yoksa bilgisi soğuk ve tehlikeli olabilir. Çok başarılı olabilir ama ahlakı yoksa başarısı başkalarına zarar verebilir. Çok dindar görünebilir ama ahlakı bozuksa, görüntüsü hakikati taşımaz.


Bu yüzden insan sadece yaşamak için değil, güzel yaşamak için de var olmalıdır.


Güzel yaşamak ise güzel ahlakla mümkündür.




7️⃣ Ahiret Bilinci Yaşamı Nasıl Değiştirir ❓


Ahiret bilinci, insanın dünyayı son durak olarak görmemesidir. İnsan bilir ki ölüm her şeyi bitiren boşluk değil, Allah'ın huzuruna dönüş kapısıdır. Bu bilinç insanın hayatını derinden değiştirir.


Ahiret bilinci olan insan:


Hesap vereceğini bilir.
Kul hakkından korkar.
Zulümden sakınır.
İyiliğin boşa gitmeyeceğine inanır.
Sabrettiği acının karşılıksız kalmayacağını bilir.
Dünyadaki adaletsizliklerin Allah katında tamamlanacağını düşünür.



Ahiret inancı, insanı pasifleştirmez. Tam tersine, daha dikkatli, daha adaletli ve daha sorumlu yapar. Çünkü insan bilir ki hiçbir söz, hiçbir niyet, hiçbir hak gaspı, hiçbir iyilik ve hiçbir zulüm tamamen kaybolmaz.


Ahiret bilinci olmadan insan dünyadaki güç dengelerine aldanabilir. Fakat ahiret bilinci insana şunu hatırlatır:


Son söz insanların değil, Allah'ındır.




8️⃣ İnsan Sorumluluk İçin Mi Yaşar ❓


Evet, insan sorumluluk taşıyan bir varlıktır. Sorumluluk insanı yoran bir yük gibi görünebilir; fakat aslında insanı anlamlı kılan şeylerden biridir. Çünkü sorumluluk olmayan yerde ahlak da, emanet de, imtihan da zayıflar.


İnsanın sorumluluk alanları şunlardır:


Allah'a karşı sorumluluk.
Kendine karşı sorumluluk.
Ailesine karşı sorumluluk.
Topluma karşı sorumluluk.
Doğaya karşı sorumluluk.
Kullandığı nimetlere karşı sorumluluk.
Sözlerine ve davranışlarına karşı sorumluluk.



Sorumluluktan kaçan insan kısa süre rahatlamış gibi görünebilir. Fakat uzun vadede hayatı dağılır. Çünkü insan sadece istediğini yaparak huzur bulmaz; doğru olanı yaparak olgunlaşır.


Sorumluluk, insanın hayatına ciddiyet verir.


Sorumlu insan, ömrünü rastgele tüketmez. Çünkü her günün, her sözün ve her seçimin bir karşılığı olduğunu bilir.




9️⃣ İnsan Ne İçin Çalışmalı ❓


İnsan çalışmalıdır; fakat çalışmasının niyetini ve yönünü doğru belirlemelidir. Çalışmak sadece para kazanmak değildir. Çalışmak, emanet bilinciyle üretmek, ailesine helal rızık götürmek, topluma fayda sağlamak ve Allah'ın verdiği kabiliyetleri hayırda kullanmaktır.


İnsan şunlar için çalışmalı:


Helal rızık için.
Ailesine bakmak için.
Kimseye muhtaç olmamak için.
Faydalı olmak için.
Üretmek için.
Emaneti değerlendirmek için.
Allah rızasına uygun bir hayat kurmak için.



Fakat çalışmak insanın bütün ruhunu yutarsa tehlikeli olur. İnsan işinin kölesi hâline gelirse, ne ailesini görür ne kalbini dinler ne de Allah'a yönelişini canlı tutar.


Çalışmak ibadet niyetiyle güzelleşebilir. Ama sadece hırs, gösteriş ve rekabet için yapılırsa insanı tüketebilir.


Helal niyetle yapılan emek bereket taşır. Hırsla yapılan emek ise kalbi yorabilir.




1️⃣0️⃣ İnsan Neden Ahlaklı Olmak İçin Yaşamalı ❓


Ahlak, insanı insan yapan en önemli değerlerden biridir. Ahlak olmazsa güç zulme, bilgi kibire, zenginlik israfa, özgürlük bencilliğe, zeka hileye dönüşebilir.


Ahlak insanın davranışlarına ölçü verir.


Ahlaklı insan:


Güçlüyken ezmez.
Zenginken küçümsemez.
Kızgınken haksızlık etmez.
Yalnızken bile yanlışın peşinden gitmez.
Kimse görmese de Allah'ın gördüğünü bilir.



Ahlaklı olmak, sadece toplum içinde iyi görünmek değildir. Ahlak, insanın yalnız kaldığında da doğru olanı seçebilmesidir.


Bu yüzden insan sadece başarılı olmak için değil, ahlaklı olmak için yaşamalıdır. Çünkü başarı dünyada alkış getirebilir; ahlak ise insanı Allah katında değerli kılar.


Ahlak, insanın görünmeyen yerdeki gerçek yüzüdür.




1️⃣1️⃣ İnsan Neden Hakikat İçin Yaşamalı ❓


İnsan hakikate muhtaçtır. Yalanla, sahte anlamlarla, geçici avuntularla ve yüzeysel hedeflerle bir süre oyalanabilir; fakat ruhu eninde sonunda gerçek olanı arar.


Hakikat için yaşamak demek:


Doğruyu aramak.
Kendini kandırmamak.
Nefsin bahanelerine teslim olmamak.
Allah'ın varlığını ve emirlerini ciddiye almak.
Hayatın faniliğini kabul etmek.
Ölümü unutmadan yaşamak.
İyiyi, doğruyu ve güzeli seçmeye çalışmak.



Hakikatten kaçan insan, kısa süre rahatlayabilir ama derinde huzur bulamaz. Çünkü hakikat bastırıldığında yok olmaz. Vicdan, ölüm, acı, kayıp ve yalnızlık anlarında tekrar insanın karşısına çıkar.


İnsan hakikat için yaşadığında hayatı daha zor görünebilir; çünkü hakikat bazen nefsin hoşuna gitmez. Fakat uzun vadede insanı özgürleştiren şey hakikattir.


Hakikat acıtabilir ama yalan çürütür.




1️⃣2️⃣ İnsan Neden Allah Rızasını İnsanların Beğenisinden Üstün Tutmalı ❓


İnsanların beğenisi değişkendir. Bugün alkışlayan yarın unutabilir. Bugün öven yarın eleştirebilir. İnsanların bakışı çoğu zaman eksik, geçici ve adaletsiz olabilir.


Allah rızası ise en yüce ölçüdür.


İnsanların beğenisine göre yaşayan kişi:


Sürekli onay arar.
Kendi hakikatini kaybedebilir.
Gösterişe düşebilir.
Samimiyetini zayıflatabilir.
Eleştiriden aşırı etkilenebilir.



Allah rızasını merkeze alan kişi ise daha sağlam durur. Çünkü o, insanların ne dediğini tamamen önemsiz görmez ama nihai ölçü yapmaz. Asıl hesabı Allah'a vereceğini bilir.


Bu yüzden insan şunu sormalıdır:


Bunu insanlar görsün diye mi yapıyorum, Allah razı olsun diye mi ❓


Bu soru kalbi temizler. Niyeti düzeltir. Davranışın değerini artırır.


İnsanların alkışı kısa sürer; Allah rızası ise hayatın en büyük kazancıdır.




1️⃣3️⃣ İnsan Ne İçin Sevmeli ❓


İnsan sevmelidir; çünkü sevgi hayatın en büyük nimetlerinden biridir. Fakat sevgi de doğru niyetle ve doğru ölçüyle yaşanmalıdır. İnsan sevdiğini Allah'ın emaneti olarak görmeli, sahiplenme hırsıyla değil, merhamet ve sadakatle sevmelidir.


İnsan şunlar için sevmeli:


Allah için.
Merhamet için.
Sadakat için.
Emanet bilinci için.
İyiliği çoğaltmak için.
Kalbi güzelleştirmek için.



Sevgi Allah'tan koparsa bazen bağımlılığa, kıskançlığa, bencilliğe veya sahiplenme hastalığına dönüşebilir. İnsan sevdiğini mutlaklaştırırsa, onunla birlikte yıkılabilir.


Ama Allah için sevgi daha temizdir. Çünkü insan bilir ki sevdiği kişi de Allah'ın kuludur. Onu incitmekten sakınır, ona merhametle yaklaşır, onu kendi nefsinin malı gibi görmez.


Allah için sevmek, sevgiyi temizler ve kalbi olgunlaştırır.




1️⃣4️⃣ İnsan Neden Nefsini Terbiye Etmek İçin Yaşamalı ❓


Nefis, insanın içindeki arzuların, hırsların, öfkelerin, kibirlerin ve bencilliklerin merkezidir. İnsan nefsini tamamen yok edemez; fakat onu terbiye etmekle sorumludur.


Nefis terbiye edilmezse insanı şunlara sürükleyebilir:


Kibir.
Hırs.
Haset.
Şehvet.
Öfke.
Nankörlük.
Bencillik.
Dünya tutkunluğu.



İnsan nefsinin her istediğini özgürlük sanarsa, aslında esir olur. Çünkü nefis doydukça daha fazlasını ister. Sınır bilmez. Sürekli haklı çıkmak ister. Sürekli öne geçmek ister.


Nefis terbiyesi insanın iç cihadıdır. İnsan kendi öfkesini, arzusunu, kibrini ve hırsını terbiye ettikçe olgunlaşır.


En büyük zaferlerden biri, insanın kendi nefsine karşı kazandığı zaferdir.




1️⃣5️⃣ İnsan Neden Faydalı Olmak İçin Yaşamalı ❓


İnsan sadece tüketmek için değil, fayda üretmek için de yaşamalıdır. Yeryüzünde bir iz bırakmak isteyen insan, başkalarının hayatına güzel bir katkı sunmalıdır.


Faydalı olmak şunlarla mümkündür:


Bilgi paylaşmak.
İyilik yapmak.
İnsanları incitmemek.
Bir ihtiyacı gidermek.
Güzel eser bırakmak.
Aileye sahip çıkmak.
Topluma katkı sunmak.
Doğayı korumak.
Gençlere yol göstermek.



Faydalı insan, sadece kendisi için yaşamaz. Etrafındaki hayatı da güzelleştirir. Böyle bir insanın varlığı bereket olur.


İnsan öldüğünde geride bıraktığı en kıymetli şeylerden biri, faydalı izleridir. Bir güzel söz, bir öğretilen bilgi, bir yapılan yardım, bir onarılan kalp, bir yetiştirilen evlat, bir yazılan eser insanın ardından yaşamaya devam edebilir.


Faydalı olmak, ömrü bereketlendiren en güzel yollardan biridir.




1️⃣6️⃣ İnsan Ne İçin Sabretmeli ❓


Sabır, insanın zorluklar karşısında dağılmamasıdır. İnsan hayatı sadece kolaylıklarla dolu değildir. Hastalık, kayıp, geçim sıkıntısı, anlaşılmama, yalnızlık, haksızlık ve hayal kırıklığı insanın karşısına çıkabilir.


İnsan şunlar için sabretmeli:


Allah rızası için.
İmtihan bilinci için.
Doğru yolda kalmak için.
Haramdan uzak durmak için.
Zulme zulümle cevap vermemek için.
Acıyı anlam içinde taşımak için.



Sabır pasif bekleyiş değildir. Sabır, insanın içini dağıtmadan doğru olanı sürdürmesidir. Bazen susmak sabırdır. Bazen direnmek sabırdır. Bazen beklemek sabırdır. Bazen vazgeçmemek sabırdır.


Sabır insana olgunluk kazandırır. Çünkü zorluklar karşısında insanın gerçek karakteri ortaya çıkar.


Sabır, acının içinde Allah'a tutunma ahlakıdır.




1️⃣7️⃣ İnsan Neden Ölümü Unutmadan Yaşamalı ❓


İnsan ölümü unutmadan yaşamalıdır çünkü ölüm, hayatın en büyük gerçeğidir. Ölümü unutan insan dünyayı kalıcı sanır. Erteler, kibirlenir, haksızlık eder, gaflete düşer, zamanı boşa harcar.


Ölümü hatırlayan insan ise daha dikkatli yaşar:


Kalp kırmamaya çalışır.
Kul hakkından sakınır.
Tövbeyi ertelemez.
İyilik fırsatını kaçırmaz.
Nimetin kıymetini bilir.
Dünyayı mutlak sanmaz.
Ahirete hazırlık yapar.



Ölüm düşüncesi insanı karamsar yapmak için değil, uyandırmak için vardır. Çünkü ölüm gerçeğini unutan hayat yüzeyselleşir. Ölümü hatırlayan hayat ise ciddiyet kazanır.


İnsan her gün yaşayacakmış gibi çalışmalı, ama bir gün öleceğini unutmadan yaşamalıdır.


Ölümü hatırlamak, hayatı küçültmez; hayatı sahici yapar.




1️⃣8️⃣ Doğru Yaşamın Ölçüsü Nedir ❓


Doğru yaşamın ölçüsü sadece başarı, para, şöhret, konfor veya insanların onayı değildir. Doğru yaşamın ölçüsü, insanın Allah karşısındaki hâli, ahlakı, niyeti, sorumluluğu ve iyilikleriyle ilgilidir.


Doğru yaşam şu sorularla ölçülebilir:


Allah benden razı olur mu ❓
Kul hakkına girdim mi ❓
Helal dairede yaşadım mı ❓
İnsanlara faydam oldu mu ❓
Aileme karşı sorumlu davrandım mı ❓
Nefsimi terbiye etmeye çalıştım mı ❓
Ölümü ve ahireti unutmadan yaşadım mı ❓
İyiliği çoğalttım mı ❓



Bu sorular insanın hayatını daha temiz ve anlamlı hâle getirir.


Doğru yaşam kusursuz yaşam değildir. İnsan hata yapabilir. Günaha düşebilir. Yanılabilir. Fakat doğru yaşam, hatadan sonra dönmeyi, tövbe etmeyi, kendini düzeltmeyi ve Allah'a yönelmeyi bilmektir.


Doğru yaşamak, hiç düşmemek değil; düştüğünde hakikate dönmeyi bilmektir.




1️⃣9️⃣ Son Söz: İnsan Allah Rızası İçin Yaşadığında Hayat Anlam Kazanır ❓


İnsan ne için yaşamalı ❓ sorusunun cevabı, insanın bütün hayatını belirler. Eğer insan sadece para için yaşarsa para onu yönetir. Sadece makam için yaşarsa makam kaybolunca çöker. Sadece beğenilmek için yaşarsa insanların bakışına esir olur. Sadece haz için yaşarsa ruhu derinleşmez. Sadece dünya için yaşarsa ölüm karşısında sarsılır.


Ama insan Allah rızası için yaşarsa, hayatının bütün parçaları anlam kazanır.


Çalışması ibadet niyeti kazanır.
Sevgisi emanet bilinciyle temizlenir.
Acısı sabırla taşınır.
Nimeti şükre dönüşür.
İyiliği ahiret sermayesi olur.
Ahlakı kalıcı değer kazanır.
Ölümü yokluk değil, dönüş olarak anlaşılır.


İnsan dünyada elbette çalışacak, sevecek, üretecek, gülecek, yorulacak, kazanacak, kaybedecek ve yaşayacaktır. Fakat bütün bunları Allah'ı unutmadan, kul hakkına girmeden, güzel ahlakı terk etmeden, ahireti yok saymadan ve emanet bilinciyle yapmalıdır.


Çünkü hayatın en doğru ölçüsü şudur:


Allah razı mı ❓
Vicdan huzurlu mu ❓
Kul hakkı var mı ❓
İyilik çoğaldı mı ❓
Ahirete bir şey taşındı mı ❓



İnsan bu sorularla yaşadığında hayatı başıboş olmaktan çıkar. Dünya geçici kalır ama insanın niyeti, ameli ve ahlakı kalıcı anlam kazanır.


“İnsan Allah rızası için yaşadığında dünya onu yutamaz; çünkü kalbi fani olana değil, baki olana bağlanmış olur.”
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt