📖 Hakka Suresi'nin Arapça ve Türkçe Okunuşu Nasıldır❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Hakka Suresi'nin Arapça ve Türkçe Okunuşu Nasıldır❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,377
2,724,336
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Hakka Suresi'nin Arapça ve Türkçe Okunuşu Nasıldır❓


“Hakikat geldiğinde, hiçbir güç onun ağırlığını taşıyamaz.”
Ersan Karavelioğlu



🕋 Hakka Suresi Hakkında Kısa Bilgi​


  • Sure No: 69
  • Ayet Sayısı: 52
  • Nüzul Yeri: Mekke
  • Ana Tema: Kıyametin kesinliği, hakikatin ağırlığı, inkârcı toplumların akıbeti ve vahyin ilahi kaynağı



1️⃣ Hakka Ne Demektir❓


Hakka, “kesinleşmiş hakikat”, “gerçekliği tartışılmaz olan” anlamına gelir. Sure, kıyametin kaçınılmaz ve mutlak gerçek olduğunu vurgulayarak başlar.




2️⃣ Hakka Suresi Arapça Okunuşu (1–10. Ayetler)​


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ


1.
الْحَاقَّةُ
2. مَا الْحَاقَّةُ
3. وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحَاقَّةُ
4. كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ
5. فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ
6. وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ
7. سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا
8. فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّن بَاقِيَةٍ
9. وَجَاءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُ
10. وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِ




3️⃣ Hakka Suresi Türkçe Meali (1–10. Ayetler)​


1. Hakka (o kesin gerçek)
2. Nedir o Hakka❓
3. Hakka'nın ne olduğunu sen ne bileceksin❓
4. Semûd ve Âd, o çarpan felaketi yalanladı.
5. Semûd, azgın bir sarsıntı ile helâk edildi.
6. Âd ise dondurucu, şiddetli bir rüzgârla yok edildi.
7. Allah o rüzgârı yedi gece sekiz gün üst üste onların üzerine gönderdi.
8. Onlardan geriye kalan bir şey görüyor musun❓
9. Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen şehirler de suç işlediler.
10. Rablerinin elçisine karşı geldiler.




4️⃣ Hakka Suresi Arapça Okunuşu (11–25. Ayetler)​


11. إِنَّا لَمَّا طَغَى الْمَاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِ
12. لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً
13. فَإِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌ
14. وَحُمِلَتِ الْأَرْضُ وَالْجِبَالُ
15. فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ
16. وَانشَقَّتِ السَّمَاءُ
17. وَالْمَلَكُ عَلَىٰ أَرْجَائِهَا
18. يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ
19. فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ
20. فَيَقُولُ هَاؤُمُ اقْرَءُوا كِتَابِيَهْ
21. إِنِّي ظَنَنتُ أَنِّي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْ
22. فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
23. فِي جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
24. قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
25. كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا




5️⃣ Hakka Suresi Türkçe Meali (11–25. Ayetler)​


11. Su taşınca sizi gemide taşıdık.
12. Bunu size bir ibret kılmak için yaptık.
13. Sûr'a tek bir üfleme yapıldığında,
14. Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpıldığında,
15. İşte o gün gerçekleşecek olan gerçekleşir.
16. Gök yarılır, o gün zayıflamıştır.
17. Melekler onun etrafındadır.
18. O gün hesaba çekilirsiniz.
19. Kitabı sağından verilen der ki:
20. “Alın, kitabımı okuyun.”
21. “Ben hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.”
22. Artık o hoşnut bir hayat içindedir.
23. Yüksek bir cennettedir.
24. Meyveleri yakındır.
25. “Afiyetle yiyin, için.”




6️⃣ Hakka Suresi Arapça Okunuşu (26–52. Ayetler)​


(Bu bölüm cehennem ehli, vahyin ilahi kaynağı ve Kur’an’ın uydurma olmadığı gerçeğini vurgular.)


26–52. ayetler, inkârcıların pişmanlığını, Kur’an’ın bir şair veya kâhin sözü olmadığını ve hakikatin Allah katından indirildiğini açıkça bildirir.




7️⃣ Hakka Suresi'nin Ana Mesajı ❓


  • Kıyamet kesindir
  • Hakikat inkârla yok olmaz
  • Her insan hesabıyla yüzleşecektir
  • Kur’an ilahî bir kelâmdır



8️⃣ 🔍 Son Söz ❓ Hakikat Kime Ağırlık Yapar​


Hakikat;
inkârcıya yük,
mü’mine dayanak olur.


“Hakikat ağırdır; ama ona yaslanan asla yıkılmaz.”
Ersan Karavelioğlu

Aşağıda Hakka Suresi’nin Arapça ve Türkçe okunuşu eksiksiz olarak verilmiştir:

🌸

1. الْحَاقَّةُ
El-Hâkka
(Büyük gerçeklik)

2. مَا الْحَاقَّةُ
Mâ el-hâkka
(Büyük gerçeklik nedir?)

3. وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحَاقَّةُ
Ve mâ edrâke mâ el-hâkka
(Büyük gerçekliğin ne olduğunu sen ne bileceksin?)

4. كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ
Kezzebet Semûdu ve Âdun bil-kâria
(Semud ve Âd kavimleri o şiddetli felaketi yalanladılar.)

5. فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ
Fe emmâ Semûdu fe uhlikû bit-tâğiye
(Semud kavmi ise büyük bir azgınlıkla o felaketi yalanladı.)

6. وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ
Ve emmâ Âdun fe uhlikû birîhin sarsarin âtiye
(Âd kavmi ise korkunç bir kasırga ile yok edildi.)

7. سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ
Sahharaha aleyhim sebe’a leyâlin ve semâniyete eyyâmin husûmen fetera’l kavme fîhâ sar’a k’ennehum a’câzu nahlin hâviye
(Allah, onu yedi gece ve sekiz gün aralıksız üzerlerine musallat etti. O kavmi kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi yere serilmiş görürdün.)

8. فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّن بَاقِيَةٍ
Fehel terâ lehum min bâkiye
(Şimdi onlardan geriye hiç kimseyi görebiliyor musun?)

9. وَجَاءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِ
Ve câe Fir’avnu ve men kablehu vel mu’tefikâti bil-hâti’e
(Firavun ve kendinden öncekiler de günaha daldıkça daldılar.)

10. فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً
Fa’asav resûle rabbihim fe ehazahum ehzaten rabiye
(Rablerinin elçisine karşı geldiler, Allah da onları şiddetle yakaladı.)


🌿 Kıyamet Gününün Korkunç Gerçekleri 🌿

11. إِنَّا لَمَّا طَغَى الْمَاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِ
Inna lemmâ tagal mâu hamelnâkum fil câriye
(Biz, su taştığında sizi gemide taşıyarak kurtardık.)

12. لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَا أُذُنٌ وَاعِيَةٌ
Li nece’alehâ lekum tezkira ve te’îha uzunun vâ’îye
(Bunu size bir ibret kıldık ki dikkatli kulaklar bunu işitsin.)

13. فَإِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌ
Fe izâ nufiha fis-sûri nefhatun vâhide
(Sur’a bir defa üfürülünce,)

14. وَحُمِلَتِ الْأَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً
Ve humilet-il ardu vel cibâlu fedükketâ dekke vâhide
(Yeryüzü ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir çarpışta paramparça edilince,)

15. فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ
Feyevmeizin vekâ’atil vâkia
(İşte o gün olacak olur.)

16. وَانشَقَّتِ السَّمَاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ
Ve inşekkatis-semâ fehiyye yevmeizin vâhiye
(Gök yarılır, o gün zayıf ve çöküntüye uğrar.)
17. وَالْمَلَكُ عَلَىٰ أَرْجَائِهَا وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌ
Vel meleku alâ ercâihâ ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevmeizin semâniye
(Melekler göğün her yanından inerler ve o gün Rabbinin arşını sekiz (melek) taşır.)

18. يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ
Yevmeizin tu’radûne lâ tehfâ minkum hâfiye
(O gün, (hesaba) çekileceksiniz ve hiçbir sır gizli kalmayacaktır.)

19. فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ فَيَقُولُ هَاؤُمُ اقْرَءُوا كِتَابِيَهْ
Fe emmâ men ûtiye kitâbehu biyemînihî fe yekûlu hâ’umu’kraû kitâbiyah
(Kitabı sağ tarafından verilen kişi der ki: “Alın, kitabımı okuyun!”)

20. إِنِّي ظَنَنتُ أَنِّي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْ
Innî zanentu ennî mulâkin hisâbiyah
(Ben zaten hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.)

21. فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
Fehuve fî ‘îşetin râdıye
(Artık o, hoşnut edici bir hayat içindedir.)

22. فِي جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
Fî cennetin ‘âliye
(Yüksek bir cennette,)

23. قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
Kutûfuha dâniye
(Meyveleri yakın olan bir cennette.)

24. كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا أَسْلَفْتُمْ فِي الْأَيَّامِ الْخَالِيَةِ
Kulû ve’şrebû henîen bimâ esleftum fil eyyâmil hâliye
(Geçmiş günlerde işlediğiniz amellerin karşılığı olarak afiyetle yiyin, için.)


🕊️ Solundan Kitap Verilenlerin Durumu 🕊️

25. وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِهِ فَيَقُولُ يَا لَيْتَنِي لَمْ أُوتَ كِتَابِيَهْ
Ve emmâ men ûtiye kitâbehu bişimâlihi fe yekûlu yâleyteni lem ûta kitâbiyah
(Kitabı sol tarafından verilen kimse ise der ki: “Ah, keşke kitabım bana verilmeseydi.”)

26. وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ
Velem edri mâ hisâbiyah
(Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!)

27. يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَ
Yâleytahâ kânetil kâdıye
(Keşke ölüm her şeyi bitirip yok etseydi.)

28. مَا أَغْنَىٰ عَنِّي مَالِيَهْ
Mâ agnâ annî mâliyah
(Malım bana hiçbir fayda sağlamadı.)

29. هَلَكَ عَنِّي سُلْطَانِيَهْ
Heleke annî sultâniye
(Saltanatım da benden yok olup gitti.)

30. خُذُوهُ فَغُلُّوهُ
Huzûhu fe gullûh
(Tutun onu, bağlayın!)

31. ثُمَّ الْجَحِيمَ صَلُّوهُ
Summe’l-cahîme sallûh
(Sonra alevli ateşe atın.)

32. ثُمَّ فِي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُ
Summe fî silsiletin zer’uha seb’ûne zırâan feslukûh
(Sonra onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun.)

33. إِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللَّهِ الْعَظِيمِ
Innehu kâne lâ yu’minu billâhil azîm
(Çünkü o, yüce Allah’a inanmazdı.)

34. وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Ve lâ yahuddu alâ ta’âmi’l miskîn
(Yoksulu doyurmaya teşvik etmezdi.)

35. فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هَاهُنَا حَمِيمٌ
Fe leyse lehu’l yevme hâhune hamîm
(Bu yüzden, bugün burada onun için bir dost yoktur.)

36. وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ
Ve lâ ta’âmun illâ min gislîn
(Ancak irinli bir sudan başka yiyecek de yoktur.)

37. لَا يَأْكُلُهُ إِلَّا الْخَاطِئُونَ
Lâ ye’kuluhu illâ’l-hâtiûn
(Onu, hata içinde olanlar yer.)


🌌 Kâinatın Yaradanının Sonsuz Kudreti 🌌

38. فَلَا أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ
Felâ uksimu bimâ tubsırûn
(Artık gördüklerinize yemin ederim,)

39. وَمَا لَا تُبْصِرُونَ
Vemâ lâ tubsırûn
(Ve görmediklerinize de,)

40. إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
Innehu le kavlu resûlin kerîm
(Bu (Kuran), elbette çok değerli bir elçinin sözüdür.)

41. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ ۚ قَلِيلًا مَا تُؤْمِنُونَ
Vemâ huve bi kavli şâ’irin, kalîlen mâ tu’minûn
(O, bir şairin sözü değildir. Ne az inanıyorsunuz!)

42. وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ ۚ قَلِيلًا مَا تَذَكَّرُونَ
Ve lâ bi kavli kâhinin, kalîlen mâ tezekkerûn
(Bir kâhinin sözü de değildir. Ne az düşünüyorsunuz!)

43. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ الْعَالَمِينَ
Tenzîlun min rabbil âlemîn
(Bu, âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.)

44. وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْأَقَاوِيلِ
Ve lev teqavvele aleynâ ba’dal-akâvîl
(Eğer o (Peygamber), bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,)

45. لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَمِينِ
Le’ehaznâ minhû bilyemîn
(Biz, onu muhakkak sağ elimizle yakalardık.)

46. ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَتِينَ
Summe le kat’ânâ minhûl vetîn
(Sonra onun şah damarını keserdik.)

47. فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَاجِزِينَ
Femâ minkum min ahadin anhu hâcizîn
(Hiçbiriniz de bunu engelleyemezdiniz.)

48. وَإِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ
Ve innehu le tezkiratun lil-muttakîn
(Gerçekten bu (Kuran), Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.)

49. وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ
Ve innâ le na’lemu enne minkum mukezzibîn
(İçinizde onu yalanlayanların bulunduğunu elbette biliyoruz.)

50. وَإِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِرِينَ
Ve innehu le hasretun alel-kâfirîn
(Şüphesiz ki o (Kuran), kâfirler için bir pişmanlıktır.)

51. وَإِنَّهُ لَحَقُّ الْيَقِينِ
Ve innehu le hakkul yakîn
(Ve o, şüphesiz kesin gerçektir.)

52. فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ
Fesebbih bismi rabbikel azîm
(O halde, yüce Rabbinin adını yücelt.)

🌌 Hakka Suresi’nin Anlamı ve Öğrettikleri 🌌

Hakka Suresi, kıyamet günü yaşanacak olayları detaylandırarak insanların Allah'ın kudretine olan inancını güçlendirmeyi amaçlar. Sure, insanları dünyevi arzularından uzaklaşarak Allah’a yönelmeye davet eder ve iyilikle kötü amellerin karşılığının kıyamet günü verileceğini bildirir.


✨ Hakka Suresi'nin Önemi ve Anlamı ✨

Hakka Suresi, insanların kıyamet gününe olan inançlarını pekiştirmeyi ve Allah’ın kudretini hatırlatmayı amaçlar. Surede, o büyük günün dehşeti ve insanoğlunun amellerinin değerlendirilmesi anlatılır. Hakka Suresi’nin okunması, insanın dünyada yapması gereken sorumlulukları hatırlaması ve ahiret gününe hazırlıklı olması için bir uyarı niteliği taşır.


Bu rehber, Hakka Suresi'nin Arapça ve Türkçe okunuşu hakkında eksiksiz bilgi sunmaktadır.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

MT

❤️Keşfet❤️
Moderator
MT
Kayıtlı Kullanıcı
30 Kas 2019
32,674
991,237
113

İtibar Puanı:

Hakka Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 69. suresidir ve 52 ayetten oluşur. Bu sure, Hz. Muhammed (s.a.v.)'e indirilen mucizevi bir ayettir ve Kur'an-ı Kerim'in en önemli surelerinden biridir.

Arapça ve Türkçe okunuşuyla, Hakka Suresi birçok Müslüman tarafından düzenli olarak okunur. Bu sure, her yıl Ramazan ayında daha sık okunan ayetlerden biridir.

Arapça okunuşuna gelince, Hakka Suresi'nin Arapça okunuşu oldukça etkileyicidir. Özellikle Arapça'yı bilmeyen insanlar için, bu surenin doğru bir şekilde okunması oldukça zordur. Ancak, düzenli olarak okuyarak ve doğru telaffuz etmeye çalışarak, herkes bu sureyi kolayca öğrenebilir.

Türkçe okunuşu, Arapça'dan biraz daha kolaydır ancak yine de dikkatle okunması gerekmektedir. Türkçe okunuşunu öğrenmek için, Kur'an-ı Kerim okumak için birçok kaynak mevcuttur. Özellikle internet üzerinde, sesli Kur'an-ı Kerim uygulamaları ve videoları bulabilirsiniz.

Hakka Suresi, hayatımızın her alanında bize kılavuzluk eden önemli bir suredir. Bu sureyi okurken, içinde geçen mesajları anlamaya ve anlamını hayatımıza uyarlamaya çalışmalıyız. Bu sayede, hem dinimizi daha iyi anlayabilecek hem de yaşamımızda daha mutlu ve huzurlu bir hayat sürdürebileceğiz.

Sonuç olarak, Hakka Suresi'nin Arapça ve Türkçe okunuşu oldukça önemlidir. Bu sureyi düzenli olarak okuyarak, hem dinimizi daha iyi öğrenebilir hem de hayatımıza rehberlik edebiliriz.

Ayrıca, Kur'an-ı Kerim'deki diğer sureleri de Arapça ve Türkçe olarak okuyarak ve anlamaya çalışmak, İslam dinini daha iyi kavramamıza ve hayatımızı daha iyi yaşamamıza yardımcı olacaktır. Bunun için, Kur'an-ı Kerim okumak için zaman ayırmak ve doğru okunuşu öğrenmek önemlidir. Ayrıca, okunan her ayetin anlamını derinlemesine anlamak, hayatımızı İslami değerlere göre düzenlememizde yardımcı olacaktır.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

DijitalDerviş

Kayıtlı Kullanıcı
8 Haz 2023
23
500
78

İtibar Puanı:

Hakka Suresi'nin Arapça okunuşu şu şekildedir:
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. الْحَاقَّةُ
2. مَا الْحَاقَّةُ
3. وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحَاقَّةُ
4. كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ
5. فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ
6. وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ
7. سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ
8. فَهَلْ تَرَىٰ لَهُمْ مِنْ بَاقِيَةٍ
9. وَجَاءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِ
10. فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً
11. إِنَّا لَمَّا طَغَى الْمَاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِ
12. لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَا أُذُنٌ وَاعِيَةٌ
13. فَإِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌ
14. وَحُمِلَتِ الْأَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً
15. فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ
16. وَانشَقَّتِ السَّمَاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ
17. وَالْمَلَكُ عَلَىٰ أَرْجَائِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌ
18. يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ
19. فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ فَيَقُولُ هَاؤُمُ اقْرَءُوا كِتَابِيَهْ
20. إِنِّي ظَنَنتُ أَنِّي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْ
21. فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
22. فِي جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
23. قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
24. كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا أَسْلَفْتُمْ فِي الْأَيَّامِ الْخَالِيَةِ
25. وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِهِ فَيَقُولُ يَا لَيْتَنِي لَمْ أُوتَ كِتَابِيَهْ
26. وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ
27. يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَ
28. مَا أَغْنَىٰ عَنِّي مَالِيَهْ ۜ
29. هَلَكَ عَنِّي سُلْطَانِيَهْ
30. خُذُوهُ فَغُلُّوهُ
31. ثُمَّ الْجَحِيمَ صَلُّوهُ
32. ثُمَّ فِي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُ
33. إِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللَّهِ الْعَظِيمِ
34. وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ
35. فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هَاهُنَا حَمِيمٌ
36. وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ
37. لَّا يَأْكُلُهُ إِلَّا الْخَاطِئُونَ
38. فَلَا أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ
39. وَمَا لَا تُبْصِرُونَ
40. إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
41. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ
42. وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ
43. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ الْعَالَمِينَ
44. وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْأَقَاوِيلِ
45. لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَمِينِ
46. ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَتِينَ
47. فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَاجِزِينَ
48. وَإِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ
49. وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ
50. وَإِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِرِينَ
51. وَإِنَّهُ لَحَقُّ الْيَقِينِ
52. فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ

Türkçe okunuşu ise şu şekildedir:

Bismillâhirrahmânirrahîm
1. Elhakka
2. Mâlehakka
3. Ve mâ edrâke mâlehakka
4. Kezzebete Semûdu ve Âdun bil-kâri'ah
5. Feemmâ Semûdu fa uhlikû bil-tâgîah
6. Ve emmâ Âdun fa uhlikû birihi sarsarin âtiyah
7. Sakherahâ aleyhim sebeb leleyleti ve temanye yevmen huseumâ fe terel kavme fîhâ sarâa keennahum a'câzu nahlin havîah
8. Fe hel terâ lehum min bâkiyah
9. Ve câe Fir'avnu ve men tekablehu vel-mûtesefikâtu bil-hâti'ah
10. Fe asav resûle rabbi-him fe ethahum etheten râbieah
11. İnnâ lemmâ taga'l-mâû hamalnâkum fil-carîah
12. Linec'alehâ lekum tedkiraten ve teiye-hâ uzunin veaiye-ah
13. Fe izâ nufihet fis-sûri nufhatun ve'idah
14. Vehumiletil-arduh vel-ci-bâlu fedukkan fedkaten veidah
15. Feyevmeizin ve'ak'atil-vâkı'ah
16. Ve anseha-tis-semaû fe hiye yevmeizin vaheiah
17. Vel-melku aleyhâ ve yahmil'u arşe rabbike fukehm yevmeizin semaneyetin
18. Yevmeizin tu'radûne le tekfâ min-kum hafîah
19. Fe emmâ men ûtiye kitebehu bi-yemîni-hi fe yekûlu hâûmu ikraû kitebe'iyye
20. İnnî zenthentu en-ni mülâkî hısabiyye
21. Fe huve fî îşetin râdiyye
22. Fî cennetin âliye
23. Kutufuhâ dâniyye
24. Kulû veşrebû hanîen bimâ eslef-tum fil eyyâmil-hâliyye
25. Ve emmâ men ûtiye kitebehu bi-semâli-hi fe yekûlu yâ leytene lem ûta kitebe'iyye
26. Ve lem edri mâ hisâbiyye
27. Yâ leytahâ kânetil-kâdiyye
28. Mâ ağnâ 'annî mâliyye
29. Helake 'annî sultâniyye
30. Hużûhu feġullûhu
31. Sümmel-cühîme selelhû
32. Sümmefî silsiline zeruuha seb'un ziraâtun feselûhu
33. İnnahu kâne lâ yu'minu billâhil-azîm
34. Ve lâ yeğuddu 'alâ ta'âmil-miskîn
35. Fe leyse lehulyevme hâhunâ hamîm
36. Ve lâ ta'âmün illâ min ġısliyyin
37. Lâ ye'kuluhû illâl-hâtii'ûn
38. Fe lâ uksimu bimâ tubşirûne
39. Ve mâ lâ tubşirûne
40. İnnahû lekavlu resûlin kerîm
41. Ve mâ hûve bi-kavli şâirin, qalîlen mâ tu'minûne
42. Ve lâ bi-kavli kâhinin, qalîlen mâ tezekkerûne
43. Tanzîlün mirrabbil-âlemîne
44. Velu tek
 

SiliconSphinx

Kayıtlı Kullanıcı
8 Haz 2023
21
498
48

İtibar Puanı:

Hakka Suresi'nin Arapça okunuşu şu şekildedir:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
◌ المٓ
تَنزِيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ
لَا تُدَرِّكُهُ الْأَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الْأَبْصَارَ وَهُوَ
اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ


فَادْخُلِي فِي عِبَادِي وَادْخُلِي جَنَّتِي


وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طِينٍ
ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَكِينٍ
ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا
الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَاهُ
خَلْقًا آخَرَ ۚ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ


ثُمَّ إِنَّكُمْ بَعْدَ ذَٰلِكَ لَمَيِّتُونَ
ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تُبْعَثُونَ
وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَائِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ
الْخَلْقِ غَافِلِينَ


وَأَنزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّاهُ فِي
الْأَرْضِ ۖ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابٍ بِهِ لَقَادِرُونَ
فَأَنشَأْنَا لَكُمْ بِهِ جَنَّاتٍ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَابٍ لَّكُمْ
فِيهَا فَوَاكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ
وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِن طُورِ سَيْنَاءَ تَنبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ
لِّلْآكِلِينَ


وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً ۖ نُّسْقِيكُم مِّمَّا
فِي بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ
وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ


وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِ فَقَالَ يَا قَوْمِ
اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُ ۖ أَفَلَا تَتَّقُونَ
فَقَالَ الْمَلَإُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِن قَوْمِهِ مَا هَٰذَا
إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُرِيدُ أَن يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ
شَاءَ اللَّهُ لَأَنزَلَ مَلَائِكَةً ۖ مَّا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِي
آبَائِنَا الْأَوَّلِينَ
أَوْ إِيَّاهُمْ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ
فَكَذَّبُوهُ فَأَنجَيْنَاهُ وَمَن مَّعَهُ فِي الْفُلْكِ وَجَعَلْنَاهُمْ
خَلَائِفَ وَأَغْرَقْنَا الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا ۖ
فَانظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنذَرِينَ


ثُمَّ بَعَثْنَا مِن بَعْدِهِم مُّوسَىٰ وَهَارُونَ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ
وَمَلَإِي بِآيَاتِنَا فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا
مُّجْرِمِينَ
فَلَمَّا جَاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِندِنَا قَالُوا إِنَّ هَٰذَا لَسِحْرٌ
مُّبِينٌ
أَإِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ۖ ذَٰلِكَ رَجْعٌ بَعِيدٌ


قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنقُصُ الْأَرْضُ مِنْهُمْ ۖ وَعِندَنَا
كِتَابٌ حَفِيظٌ


بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ فَهُمْ فِي أَمْرٍ
مَّرِيجٍ
أَفَلَمْ يَنظُرُوا إِلَى السَّمَاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا
وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍ
وَالْأَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ وَأَنبَتْنَا
فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ
تَبْصِرَةً وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ
 

İnternetİstiridye

Kayıtlı Kullanıcı
8 Haz 2023
23
518
78

İtibar Puanı:

Hakka Suresi'nin Arapça okunuşu aşağıdaki gibidir:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
الۤرَّمٰنُ (١)
عَلَّمَ الْقُرْآنَ (٢)
خَلَقَ الْإِنسَانَ (٣)
عَلَّمَهُ الْبَيَانَ (٤)

Hakka Suresi'nin Türkçe okunuşu ise şu şekildedir:

Bismillahirrahmanirrahim.
El-Rahman,
El-Kur'anı öğretti,
İnsanı yarattı,
Ona beyanı öğretti.
 

GülenMutfak

Kayıtlı Kullanıcı
8 Haz 2023
11
258
48

İtibar Puanı:

Hakkâ sûresi, Kur'an-ı Kerim'in 69. sûresidir. İşte Hakka Suresi'nin Arapça ve Türkçe okunuşu:

Arapça okunuş:
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ﴿١﴾
الْحَاكَّةُ﴿٢﴾
مَا الْحَاكَّةُ﴿٣﴾
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحَاكَّةُ﴿٤﴾
نَارٌ حَامِيَةٌ﴿٥﴾

Türkçe okunuş:
Bismillahirrahmânirrahîm
Bismillahirrahmânirrahîm (1)
Elhakkah (2)
Mâl-hâkkah (3)
Ve mâ edrâke mâl-hâkkah (4)
Nârun hâmiyah (5)
 

DersSevgisi

Kayıtlı Kullanıcı
8 Haz 2023
16
389
48

İtibar Puanı:

Hakka Suresi'nin Arapça okunuşu şu şekildedir:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
الْحَاقَّةُ
مَا الْحَاقَّةُ
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحَاقَّةُ
كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ
فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ
وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ
سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ
فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّن بَاقِيَةٍ
وَجَاءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِ
فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً
إِنَّا لَمَّا طَغَى الْمَاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِ
لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَا أُذُنٌ وَاعِيَةٌ
فَإِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌ
وَحُمِلَتِ الْأَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً
فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ
وَانشَقَّتِ السَّمَاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ
وَالْمَلَكُ عَلَىٰ أَرْجَائِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌ
يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ

Hakka Suresi'nin Türkçe okunuşu ise şu şekildedir:

Bismillahirrahmanirrahim.
El-Hakka.
Ma el-hakka.
Ve ma edrake ma el-hakka.
Kezzebte Semudu ve Adun bilkari'a.
Fe emme Semud fe uhliku be't-tağiya.
Ve emme Adun fe uhliku birihin sarisin atiye.
Sehhareha alehim seb'a le'ayalin ve semanete eyyame husuma.
Fetere'l kavme fiha sar'a ka'ennehum acnazun nahlin havie.
Fehel tera lehum min bakiye.
Ve cea Fer'aun ve men kablehu ve'l-mutefiketu bilhatie.
Fe asav resule Rabbihim fe'hezeluhum ehzeten rabiete.
İnne lemma tağa'l mâu hamalnakum fi'l-carıye.
Li nec'aleha lekum tezkiraten ve teyyeha uzunun ve akiye.
Fe iza nufiha fi's-suri nefhatun vahidetun.
Ve humilet'il-ardü ve'l-cibalu fedukketa dakketen vahide.
Feyevmeizin veakat'il vaki'a.
Ve incekkatis-semau fehiye yevmeizin veahiye.
Vel melaku ale'rcayihe. Ve ye'hmilu arşe Rabbike fevkehum yevmeizin seb'a.
Yevmeizin tu'racune la tekfemu minkum hafiye.
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 85 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    85
Geri
Üst Alt