B. F. Skinner'a Göre Edimsel Koşullanma Nedir
Pekiştirme, Ceza, Davranış Değişimi Ve Öğrenme Süreci Nasıl Açıklanır
“İnsan davranışı çoğu zaman yalnızca ne düşündüğüyle değil; hangi sonuçlardan sonra tekrar etmeyi öğrendiğiyle de şekillenir.”
— Ersan Karavelioğlu
B. F. Skinner'a göre edimsel koşullanma, bir davranışın ardından gelen sonuçlara bağlı olarak o davranışın tekrar edilme ihtimalinin artması veya azalmasıdır. Yani insan ya da hayvan, çevre içinde bir davranışta bulunur; bu davranış bir sonuç doğurur; o sonuç da gelecekte aynı davranışın devam edip etmeyeceğini etkiler.
Skinner'ın psikolojiye en büyük katkılarından biri, davranışın sadece içsel niyetlerle değil, pekiştirme, ceza, ödül, geri bildirim, alışkanlık, çevresel düzen ve öğrenme geçmişi ile şekillendiğini göstermesidir. Ona göre davranış, boşlukta ortaya çıkmaz; davranışın geçmişinde çoğu zaman onu güçlendiren ya da zayıflatan bir sonuç zinciri vardır.
Edimsel Koşullanma Nedir
Edimsel koşullanma, organizmanın çevre üzerinde bir davranışta bulunması ve bu davranışın sonucuna göre öğrenmenin gerçekleşmesidir. Burada kişi yalnızca dışarıdan gelen bir uyarana pasif tepki vermez; çevreyle aktif ilişki kurar, bir davranış üretir ve bu davranışın sonucundan öğrenir.
Skinner'a göre temel düzen şudur:
Davranış → Sonuç → Davranışın gelecekteki ihtimali
Eğer davranışın sonucu kişi için olumluysa, davranışın tekrar edilme ihtimali artar. Eğer sonuç olumsuzsa veya davranış hiçbir işe yaramıyorsa, davranış zamanla azalabilir.
Örneğin bir çocuk odasını topladığında övgü alıyorsa, odasını toplama davranışı güçlenebilir. Bir öğrenci derse katıldığında öğretmeni tarafından takdir ediliyorsa, derse katılımı artabilir. Bir kişi spor yaptıktan sonra kendini daha iyi hissediyorsa, spor yapma davranışı tekrar edebilir.
Skinner için öğrenme, çoğu zaman davranışın ardından gelen sonuçların diliyle gerçekleşir.
Edimsel Davranış Ne Demektir
Edimsel davranış, organizmanın çevre üzerinde etkide bulunarak yaptığı davranıştır. Bu davranışlar, belirli sonuçlar doğurur ve bu sonuçlar davranışın gelecekte nasıl şekilleneceğini etkiler.
Bir kapıyı açmak, bir düğmeye basmak, soru sormak, ders çalışmak, konuşmak, susmak, yardım etmek, kaçınmak, alışveriş yapmak, mesaj atmak, sosyal medyada paylaşım yapmak gibi birçok davranış edimsel davranış olarak değerlendirilebilir.
Edimsel davranışın özelliği şudur:
Davranış çevrede bir sonuç doğurur.
Bu sonuç davranışı güçlendirebilir veya zayıflatabilir.
Organizma gelecekte benzer durumda bu deneyime göre hareket edebilir.
Skinner'a göre insanın pek çok alışkanlığı, tekrar eden edimsel davranışlar ve bu davranışların sonuçlarıyla oluşur. İnsan farkında olmadan bile birçok davranışı geçmişte aldığı sonuçlara göre sürdürür.
Bu yüzden edimsel davranış, öğrenmenin en görünür sahalarından biridir.
Pekiştirme Nedir
Pekiştirme, bir davranışın tekrar edilme ihtimalini artıran sonuçtur. Skinner'ın kuramında pekiştirme, davranış değişiminin en temel kavramlarından biridir.
Bir davranıştan sonra kişi için olumlu bir sonuç doğarsa, o davranış güçlenir. Fakat pekiştirme sadece “ödül vermek” anlamına gelmez. Bazen hoş bir şeyin eklenmesi, bazen de rahatsız edici bir şeyin ortadan kalkması pekiştirme etkisi oluşturabilir.
Pekiştirmenin temel amacı şudur:
İstenen davranışın gelecekte daha sık ortaya çıkmasını sağlamak.
Örneğin:
Çocuğun çabasının takdir edilmesi, çalışma davranışını artırabilir.
Çalışanın iyi performans sonrası olumlu geri bildirim alması, performansı güçlendirebilir.
Bir kişinin egzersiz sonrası rahatlaması, egzersiz alışkanlığını destekleyebilir.
Telefon bildirimi sonrası sosyal onay almak, telefona bakma davranışını artırabilir.
Pekiştirme, davranışı sadece öğretmez; aynı zamanda onu alışkanlık haline getirebilir.
Olumlu Pekiştirme Nedir
Olumlu pekiştirme, bir davranıştan sonra hoş, istenen veya değerli bir sonucun eklenmesiyle davranışın güçlenmesidir. Buradaki “olumlu” kelimesi ahlâken iyi anlamına değil, ortama bir şeyin eklenmesi anlamına gelir.
Örneğin:
Öğrenci doğru cevap verir, öğretmen onu över.
Çocuk yatağını toplar, ailesi onu takdir eder.
Çalışan başarılı olur, prim alır.
Kişi düzenli spor yapar, kendini enerjik hisseder.
Bir paylaşım yapılır, beğeni gelir.
Bu örneklerde davranıştan sonra olumlu bir sonuç geldiği için davranışın tekrarlanma ihtimali artabilir.
Olumlu pekiştirmenin gücü, davranış ile sonuç arasındaki bağın net kurulmasına bağlıdır. Pekiştirme davranıştan hemen sonra gelirse, öğrenme daha güçlü olabilir.
Skinner'a göre doğru kullanılan olumlu pekiştirme, eğitimde, çocuk yetiştirmede, alışkanlık oluşturmada ve davranış değişiminde cezadan çok daha yapıcı sonuçlar verebilir.
Olumsuz Pekiştirme Nedir
Olumsuz pekiştirme, bir davranıştan sonra rahatsız edici, istenmeyen veya baskı oluşturan bir durumun ortadan kalkmasıyla davranışın güçlenmesidir. Burada “olumsuz” kelimesi kötü anlamına değil, ortamdan bir şeyin çıkarılması anlamına gelir.
Olumsuz pekiştirme çoğu zaman ceza ile karıştırılır. Oysa ceza davranışı azaltır; olumsuz pekiştirme davranışı artırır.
Örneğin:
Alarm çalar, kişi alarmı kapatır ve rahatsız edici ses sona erer.
Emniyet kemeri takılınca uyarı sesi susar.
Baş ağrısı ilacı alınır, ağrı azalır.
Kişi kaygılandığı ortamdan kaçar, kaygısı düşer.
Öğrenci ödevini yapar, öğretmenin uyarısından kurtulur.
Bu örneklerde davranışın ardından rahatsız edici bir durum ortadan kalkar. Bu nedenle davranış güçlenir.
Skinner açısından olumsuz pekiştirme, özellikle kaçınma davranışlarını ve bazı alışkanlıkları anlamada önemlidir. İnsan bazen iyi bir şeyi elde etmek için değil, rahatsız edici bir şeyden kurtulmak için davranır.
Ceza Nedir
Ceza, bir davranışın gelecekte ortaya çıkma ihtimalini azaltan sonuçtur. Pekiştirme davranışı artırırken, ceza davranışı azaltmaya yöneliktir.
Ceza iki şekilde görülebilir:
| Ceza Türü | Anlamı |
|---|---|
| Olumlu ceza | Davranıştan sonra rahatsız edici bir şey eklenir |
| Olumsuz ceza | Davranıştan sonra hoş bir şey geri alınır |
Örneğin çocuk yanlış davranış sonrası azar işitirse bu olumlu cezaya örnek olabilir; çünkü ortama rahatsız edici bir sonuç eklenmiştir. Çocuk yanlış davranış sonrası sevdiği bir etkinlikten mahrum bırakılırsa bu olumsuz cezaya örnek olabilir; çünkü hoş bir şey geri alınmıştır.
Skinner cezayı tümüyle yok saymaz; fakat davranış değiştirmede cezanın sınırlı ve riskli olduğunu düşünür. Çünkü ceza davranışı bastırabilir ama her zaman yerine doğru davranışı öğretmez.
Ceza bazen şu yan etkileri doğurabilir:
Korku, kaçınma, gizleme, öfke, direnç, kaygı ve ilişki bozulması.
Bu yüzden Skinnercı yaklaşımda istenen davranışı güçlendirmek, yalnızca istenmeyen davranışı cezalandırmaktan daha sağlıklı kabul edilir.
Pekiştirme İle Ceza Arasındaki Fark Nedir
Pekiştirme ve ceza arasındaki temel fark, davranış üzerindeki etkileridir.
Pekiştirme davranışı artırır.
Ceza davranışı azaltır.
Bu ayrımı doğru anlamak çok önemlidir. Çünkü günlük hayatta “ödül” ve “ceza” kelimeleri bazen duygusal anlamlarla kullanılır; fakat Skinner'ın sisteminde önemli olan sonuçların davranışı nasıl etkilediğidir.
| Kavram | Davranışa Etkisi |
|---|---|
| Olumlu pekiştirme | Davranışı artırır, hoş bir şey eklenir |
| Olumsuz pekiştirme | Davranışı artırır, rahatsız edici bir şey kaldırılır |
| Olumlu ceza | Davranışı azaltır, rahatsız edici bir şey eklenir |
| Olumsuz ceza | Davranışı azaltır, hoş bir şey kaldırılır |
Örneğin bir çocuk ders çalışınca övgü alıyorsa davranış artabilir; bu olumlu pekiştirmedir. Çocuk ders çalışınca ailesinin baskısından kurtuluyorsa davranış yine artabilir; bu olumsuz pekiştirmedir. Fakat çocuk yanlış davranınca oyun hakkını kaybediyorsa davranış azalabilir; bu olumsuz cezadır.
Skinner'ın gücü, bu ayrımları netleştirerek davranışı daha sistemli anlamamızı sağlamasıdır.
Davranış Değişimi Nasıl Gerçekleşir
Skinner'a göre davranış değişimi, davranışın sonuçlarını ve çevresel koşullarını düzenleyerek gerçekleşir. İnsan sadece “karar verdim” diye her zaman kolayca değişmez. Davranışı sürdüren pekiştireçler devam ediyorsa, davranış da devam etme eğilimindedir.
Davranış değişimi için şu sorular önemlidir:
Hangi davranış değiştirilecek
Bu davranış hangi durumda ortaya çıkıyor
Davranıştan sonra kişi ne kazanıyor
Davranışı hangi pekiştireç sürdürüyor
İstenen alternatif davranış nedir
Bu yeni davranış nasıl pekiştirilecek
Örneğin bir çocuk sürekli bağırarak istediğini elde ediyorsa, bağırma davranışı farkında olmadan pekiştiriliyor olabilir. Davranışı değiştirmek için sadece “bağırma” demek yetmeyebilir. Bunun yerine sakin isteme davranışı pekiştirilmeli, bağırmanın istediği sonucu getirmemesi sağlanmalıdır.
Skinner'a göre davranışı değiştirmek için davranışın arkasındaki pekiştirme düzenini değiştirmek gerekir.
Şekillendirme Nedir
Şekillendirme, hedef davranışa adım adım yaklaşan davranışların pekiştirilmesi yoluyla yeni bir davranışın öğretilmesidir. Skinner'ın öğrenme anlayışında şekillendirme çok önemlidir çünkü birçok karmaşık davranış bir anda ortaya çıkmaz.
Örneğin bir çocuğa düzenli ders çalışma alışkanlığı kazandırmak istiyorsak, ilk gün üç saat ders çalışmasını beklemek gerçekçi olmayabilir. Önce kısa süreli odaklanma, sonra biraz daha uzun süre, sonra bağımsız çalışma davranışı pekiştirilebilir.
Şekillendirme şu mantıkla işler:
Hedef davranış belirlenir.
Hedefe yakın küçük davranışlar seçilir.
Bu küçük adımlar pekiştirilir.
Davranış yavaş yavaş hedefe yaklaştırılır.
Bu yöntem eğitimde, hayvan eğitiminde, terapi süreçlerinde, alışkanlık oluşturmada ve beceri kazandırmada kullanılabilir.
Skinner'a göre büyük davranış değişimleri çoğu zaman küçük pekiştirilmiş adımların birikimiyle gerçekleşir. Bu, öğrenmenin sabır isteyen ama güçlü bir yönüdür.

Sönme Nedir
Sönme, daha önce pekiştirilen bir davranışın artık pekiştirilmemesi sonucunda zamanla azalmasıdır. Eğer bir davranış artık beklenen sonucu doğurmuyorsa, davranışın sıklığı düşebilir.
Örneğin çocuk ağlayarak istediğini elde ediyorsa ve bu davranış sürekli sonuç veriyorsa ağlama davranışı güçlenebilir. Fakat bu davranış artık istediği sonucu getirmemeye başlarsa, zamanla azalabilir.
Ancak sönme sürecinde önemli bir durum vardır: Sönme patlaması.
Sönme patlaması, pekiştirme kesildiğinde davranışın önce geçici olarak artmasıdır. Yani davranış hemen azalmak yerine kısa süreliğine daha yoğun hale gelebilir.
Örneğin çocuk daha önce ağlayarak istediğini alıyorsa, artık alamadığında önce daha fazla ağlayabilir. Bu, davranışın işe yarayıp yaramadığını yeniden denemesidir.
Skinnercı bakışta bu süreç sabır ister. Eğer sönme patlaması sırasında eski pekiştirme tekrar verilirse, davranış daha da dirençli hale gelebilir.

Pekiştirme Tarifeleri Nedir
Skinner, davranışın sadece pekiştirilip pekiştirilmediğine değil, hangi düzende pekiştirildiğine de dikkat etmiştir. Buna pekiştirme tarifeleri denir.
Pekiştirme tarifeleri, davranışın gücünü, kalıcılığını ve sönmeye karşı direncini etkiler.
| Pekiştirme Tarifesi | Açıklama |
|---|---|
| Sürekli pekiştirme | Her doğru davranıştan sonra pekiştirme verilir |
| Sabit oranlı pekiştirme | Belirli sayıda davranıştan sonra pekiştirme verilir |
| Değişken oranlı pekiştirme | Değişken sayıda davranıştan sonra pekiştirme verilir |
| Sabit aralıklı pekiştirme | Belirli zaman aralıklarından sonra pekiştirme verilir |
| Değişken aralıklı pekiştirme | Değişken zaman aralıklarından sonra pekiştirme verilir |
Özellikle değişken oranlı pekiştirme, davranışı çok güçlü hale getirebilir. Çünkü kişi ne zaman ödül alacağını bilmediği için davranışı sürdürür.
Bu durum, dijital uygulamalarda, oyunlarda, sosyal medya beğenilerinde ve bazı bağımlılık davranışlarında da görülebilir. İnsan her seferinde ödül almaz; fakat bazen ödül gelmesi, davranışı sürdürmeye yetebilir.

Öğrenme Sürecinde Geri Bildirim Neden Önemlidir
Skinner'a göre öğrenmede geri bildirim çok önemlidir. Çünkü kişi yaptığı davranışın doğru mu yanlış mı olduğunu ve hangi sonuca yol açtığını ne kadar hızlı öğrenirse, davranış o kadar etkili şekillenebilir.
Eğitimde hızlı geri bildirim öğrencinin öğrenmesini güçlendirir. Çocuk doğru cevap verdiğinde hemen olumlu tepki alırsa, doğru davranış daha kolay yerleşir. Hata yaptığında ise hata hemen fark edilirse, yanlış davranışın kalıcı hale gelmesi engellenebilir.
Geri bildirimin etkili olabilmesi için şu özellikler önemlidir:
Açık olmalıdır.
Zamanında verilmelidir.
Davranışa odaklanmalıdır.
Kişiliği değil, davranışı değerlendirmelidir.
Doğru davranışı güçlendirmelidir.
Gelişim yolunu göstermelidir.
Skinnercı öğrenme anlayışında kişi, davranışının sonuçlarını gördükçe çevreye daha etkili uyum sağlar. Bu nedenle geri bildirim, öğrenmenin aynası gibidir.

Edimsel Koşullanma Eğitimde Nasıl Kullanılır
Edimsel koşullanma eğitimde çok güçlü bir araçtır. Çünkü öğrencilerin öğrenme davranışları, dikkatleri, katılımları, ödev alışkanlıkları ve sınıf içi davranışları pekiştirme düzenleriyle şekillenebilir.
Eğitimde edimsel koşullanma şu yollarla kullanılabilir:
Doğru cevapları pekiştirmek.
Çabayı görünür kılmak.
Küçük başarıları desteklemek.
Öğrenmeyi adımlara bölmek.
Anlık geri bildirim vermek.
İstenen davranışları açıkça tanımlamak.
İstenmeyen davranışı değil, alternatif doğru davranışı güçlendirmek.
Örneğin öğrencinin sadece yüksek not alması değil, düzenli çalışma davranışı da pekiştirilirse öğrenme daha sağlam olabilir. Çünkü yalnızca sonuca odaklanmak, süreci ihmal ettirebilir.
Skinner'ın eğitimdeki etkisi, programlı öğretimden dijital eğitim araçlarına kadar uzanır. Bugün birçok öğrenme uygulamasında puan, seviye, ödül, rozet ve anlık geri bildirim sistemleri Skinnercı öğrenme mantığıyla ilişkilendirilebilir.

Çocuk Yetiştirmede Edimsel Koşullanma Ne Anlatır
Çocuk yetiştirmede Skinner'ın yaklaşımı çok pratik bir ders verir: Çocuğun hangi davranışı pekiştiriliyorsa, o davranışın tekrar etme ihtimali artar.
Bazen aileler farkında olmadan istemedikleri davranışları pekiştirebilir. Örneğin çocuk bağırınca istediği veriliyorsa, bağırma davranışı güçlenebilir. Çocuk ağlayınca ekran veriliyorsa, ağlama davranışı bir araç haline gelebilir. Çocuk sakin istediğinde dikkate alınmıyor, fakat kriz çıkardığında ilgi görüyorsa, kriz davranışı pekişebilir.
Bu nedenle çocuk yetiştirmede önemli olan şudur:
İstenen davranışı fark etmek ve güçlendirmek.
İstenmeyen davranışı sürekli ödüllendirmemek.
Net sınırlar koymak.
Tutarlı olmak.
Alternatif doğru davranışı öğretmek.
Çabayı, sabrı ve uygun iletişimi pekiştirmek.
Skinnercı yaklaşımda çocuk sadece cezayla değil, doğru davranışların bilinçli şekilde güçlendirilmesiyle daha sağlıklı öğrenir.
Burada asıl mesele çocuğu mekanik şekilde yönetmek değil; davranışın nasıl öğrenildiğini anlayarak daha bilinçli, adil ve tutarlı bir çevre oluşturmaktır.

Alışkanlıklar Edimsel Koşullanmayla Nasıl Açıklanır
Skinner'ın yaklaşımı alışkanlıkları anlamada da güçlüdür. Çünkü alışkanlıklar çoğu zaman tekrar eden davranış-sonuç döngüleriyle oluşur.
Bir davranış kısa vadede rahatlama, keyif, ödül, kaçış, dikkat, sosyal onay veya başarı hissi veriyorsa, tekrar edilme ihtimali artar. Zamanla bu davranış otomatikleşebilir.
Alışkanlık döngüsü şöyle düşünülebilir:
Tetikleyici → Davranış → Sonuç → Tekrar
Örneğin kişi sıkılınca telefona bakar, kısa süreli rahatlama hisseder. Bu rahatlama davranışı pekiştirir. Sonra sıkıldığında tekrar telefona bakma eğilimi artar.
Benzer şekilde:
Kaygı → Atıştırma → Rahatlama
Yorgunluk → Erteleme → Kısa süreli kaçış
Paylaşım → Beğeni → Sosyal onay
Egzersiz → Enerji → Davranışın güçlenmesi
Skinner'a göre alışkanlığı değiştirmek için yalnızca irade yetmez; davranışı sürdüren sonucu ve çevresel tetikleyicileri de değiştirmek gerekir.

Dijital Çağda Edimsel Koşullanma Nasıl Görülür
Dijital çağ, edimsel koşullanmanın en görünür hâllerinden birini sunar. Sosyal medya, oyunlar, bildirimler, beğeniler, yorumlar, rozetler, puanlar ve sürekli yenilenen içerikler insan davranışını pekiştirme düzenleriyle şekillendirebilir.
Özellikle değişken pekiştirme burada çok önemlidir. İnsan her paylaşımda aynı ilgiyi görmez, her bildirimde aynı değeri almaz, her ekran kaydırmada aynı içeriği bulmaz. Fakat zaman zaman gelen ödüller davranışı sürdürmeye yeter.
Dijital davranışlarda Skinnercı döngü şöyle işler:
Bildirim gelir → Telefona bakılır → Sosyal ödül alınır → Bakma davranışı güçlenir.
Ya da:
Sıkılma → Uygulama açma → İlginç içerik bulma → Kaydırma davranışı güçlenir.
Bu yüzden modern insan, farkında olmadan çok güçlü pekiştirme sistemlerinin içinde yaşar. Skinner'ın kuramı bugün sosyal medya alışkanlıklarını, oyun bağımlılığını, bildirim kontrolünü ve dijital dikkat dağınıklığını anlamada son derece önemlidir.

Skinner'ın Yaklaşımına Göre Ceza Neden Sınırlıdır
Skinner, cezanın davranışı azaltabileceğini kabul eder; fakat uzun vadede en sağlıklı yöntem olmadığını da vurgular. Çünkü ceza, çoğu zaman kişiye ne yapmaması gerektiğini gösterir; fakat ne yapması gerektiğini öğretmeyebilir.
Ceza şu sorunlara yol açabilir:
Davranışı yalnızca baskı altında azaltabilir.
Kişi yakalanmamak için gizlemeyi öğrenebilir.
Korku ve kaygı oluşturabilir.
Öfke ve direnç doğurabilir.
İlişkide güveni azaltabilir.
Alternatif doğru davranışı öğretmeyebilir.
Bu yüzden Skinnercı yaklaşımda istenen davranışı pekiştirmek daha değerlidir. Çünkü pekiştirme kişiye doğru davranışı öğretir, güçlendirir ve tekrar edilme ihtimalini artırır.
Örneğin sadece “bağırma” demek yerine, sakin konuştuğunda ilgi göstermek daha öğretici olabilir. Sadece “ders çalışmadın” diye cezalandırmak yerine, küçük çalışma adımlarını pekiştirmek daha kalıcı olabilir.
Davranış değişiminde amaç yalnızca bastırmak değil, yeni davranış inşa etmektir.

Edimsel Koşullanmanın Güçlü Ve Sınırlı Yönleri Nelerdir
Edimsel koşullanma, davranışların nasıl öğrenildiğini anlamada çok güçlü bir modeldir. Fakat insanı bütünüyle açıklamak için tek başına yeterli değildir. Çünkü insan sadece dış sonuçlara tepki veren bir varlık değildir; aynı zamanda düşünen, hisseden, yorumlayan, anlam arayan ve değer üreten bir varlıktır.
Edimsel koşullanmanın güçlü yönleri şunlardır:
Davranışı somut biçimde açıklar.
Öğrenme süreçlerini ölçülebilir hale getirir.
Alışkanlıkların nasıl oluştuğunu gösterir.
Eğitim ve davranış değişimi için pratik araçlar sunar.
Pekiştirmenin önemini ortaya koyar.
Sınırlı yönleri ise şunlardır:
İçsel düşünce ve duyguları ikincil görebilir.
Anlam, inanç ve bilinç süreçlerini yeterince açıklamayabilir.
İnsan özgürlüğü ve ahlâkî sorumluluk tartışmalarında eksik kalabilir.
Davranışı fazla çevresel açıklama riski taşır.
Bu yüzden Skinner'ın yaklaşımı çok değerli bir araçtır; fakat insan psikolojisinin tamamını açıklayan tek model olarak görülmemelidir.

Son Söz: Davranış, Sonuçların Sessiz Diliyle Öğrenilir
B. F. Skinner'a göre edimsel koşullanma, davranışın sonuçlar yoluyla şekillenmesini açıklayan güçlü bir öğrenme modelidir. İnsan bir davranışta bulunur, bu davranış bir sonuç doğurur ve o sonuç davranışın gelecekteki kaderini etkiler. Eğer sonuç pekiştiriciyse davranış artar; eğer sonuç cezalandırıcıysa veya pekiştirme kesilirse davranış azalabilir.
Skinner'ın bize öğrettiği en önemli şeylerden biri şudur:
Davranışlar rastgele tekrar etmez; çoğu zaman bir şekilde ödüllendirilmiş, rahatlatılmış, onaylanmış veya sürdürülmüş oldukları için devam eder.
Bu bakış, insanı anlamada çok güçlüdür. Çünkü bir davranışı değiştirmek istiyorsak, yalnızca davranışın kendisine değil; onu besleyen çevreye, sonuçlara, alışkanlık döngülerine ve pekiştirme düzenlerine de bakmalıyız.
Edimsel koşullanma bize şunu hatırlatır:
İstenen davranışı güçlendir.
İstenmeyen davranışı farkında olmadan ödüllendirme.
Alternatif davranışı öğret.
Küçük adımları pekiştir.
Ceza yerine yapıcı öğrenmeyi merkeze al.
Davranışın arkasındaki sonucu gör.
Skinner'ın yaklaşımı, insanın bütün ruhsal derinliğini açıklamasa da davranışın öğrenilme biçimini anlamada unutulmaz bir bilimsel pencere açmıştır. Çünkü çoğu zaman insan, sadece ne istediğiyle değil; hangi davranışlarının hayat tarafından tekrar tekrar pekiştirildiğiyle de şekillenir.
“Davranışın ardındaki sonucu görmeyen insan, alışkanlığın neden güçlendiğini anlayamaz; sonuçları değiştiren ise davranışın yolunu değiştirmeye başlar.”
— Ersan Karavelioğlu