📖 En‘âm Suresi 138. Ayette “Kendi Zanlarınca ‘Bunlar Dokunulmaz Hayvanlar ve Ekinlerdir; Bizim Dilediklerimizden Başkası Bunlardan Yiyemez’ Dediler. | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 En‘âm Suresi 138. Ayette “Kendi Zanlarınca ‘Bunlar Dokunulmaz Hayvanlar ve Ekinlerdir; Bizim Dilediklerimizden Başkası Bunlardan Yiyemez’ Dediler.

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,593
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 En‘âm Suresi 138. Ayette “Kendi Zanlarınca ‘Bunlar Dokunulmaz Hayvanlar ve Ekinlerdir; Bizim Dilediklerimizden Başkası Bunlardan Yiyemez’ Dediler. Bazı Hayvanların Sırtlarını Haram Saydılar, Bazı Hayvanları Keserken de Allah’ın Adını Anmadılar. Bütün Bunları Allah’a İftira Ederek Yaptılar. Allah da Uydurdukları Şeylerin Karşılığını Verecektir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“En‘âm Suresi 138. ayet, insanların kendi zanlarıyla helal-haram sınırları üretip sonra bunları Allah’a nispet etmelerini eleştirir. Din adına konuşmanın en ağır sorumluluklarından biri, Allah’ın söylemediğini O söylemiş gibi sunmamaktır.”
Ersan Karavelioğlu
En‘âm Suresi 138. ayet, önceki iki ayette başlayan cahiliye uygulamalarının eleştirisini devam ettirir.

  1. ayette:
ekin ve hayvanların Allah ile sözde ortaklar arasında paylaştırılması,

  1. ayette:
batıl inançların çocuk öldürmeye kadar varabilen korkunç sonuçları

anlatılmıştı.

  1. ayette ise bu kez:
hayvanlar,

ekinler,

yeme yasakları,

binit yasakları

üzerinden insanların kendi kendilerine dinî hükümler üretmeleri eleştirilir.

Ayetin merkezindeki problem şudur:

İnsanların kendi geleneklerini ve zanlarını Allah’ın hükmü gibi sunmaları.

1️⃣ “Kendi Zanlarınca” İfadesi Neden Önemlidir ❓​

Çünkü bu yasakların vahye değil, insanların kendi kabullerine dayandığını gösterir.

Onlar:

“Allah böyle emretti.”

gibi davranıyorlardı.

Fakat Kur’an:

“Kendi zanlarınca…”

diyerek bu dinî otorite iddiasını boşa çıkarır.

Yani insanın düşüncesi ile Allah’ın hükmü aynı şey değildir.

2️⃣ “Bunlar Dokunulmaz Hayvanlar ve Ekinlerdir” Ne Demektir ❓​

Cahiliye döneminde bazı hayvan ve ürünlere özel kutsallıklar atfedilebiliyordu.

Bunların:

yenmesi,

kullanılması,

binilmesi

belirli kişilere yasaklanabiliyordu.

Bu sınırlamalar vahye dayanmıyor, insan yapımı dinî geleneklere dayanıyordu.

3️⃣ “Bizim Dilediklerimizden Başkası Bunlardan Yiyemez” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu, bazı insanların kutsallık iddiasını kullanarak nimetler üzerinde ayrıcalıklı hak kurduğunu gösterir.

Yani mesele sadece inanç değildir.

Aynı zamanda:

kim yiyecek,

kim yararlanacak,

kim dışarıda kalacak

sorularını belirleyen sosyal bir güç oluşturur.

Yanlış din anlayışı, ekonomik ve toplumsal ayrıcalığa dönüşebilir.

4️⃣ Din Adına Ayrıcalık Üretmek Neden Tehlikelidir ❓​

Çünkü kutsallık iddiası eleştiriyi zorlaştırabilir.

Bir insan:

“Bu benim çıkarım için.”

derse sorgulanabilir.

Ama:

“Allah böyle istiyor.”

dediğinde çok daha güçlü bir otorite iddiasında bulunur.

Bu yüzden Allah adına konuşmak son derece ciddi bir sorumluluktur.

5️⃣ “Bazı Hayvanların Sırtlarını Haram Saydılar” Ne Demektir ❓​

Bu ifade bazı hayvanlara binmenin veya onları yük taşımada kullanmanın yasaklanmasını anlatır.

Cahiliye Araplarında belirli hayvanların:

kutsal kabul edildiği,

binilmediği,

işte kullanılmadığı

uygulamalar bulunuyordu.

Kur’an, bu yasakların ilahî kaynaklı olmadığını vurgular.

6️⃣ Her Hayvana Binmek veya Onu Kullanmak Serbest midir ❓​

Hayır.

Ayetin mesajı:

“Hayvanlara istediğiniz her şeyi yapın.”

değildir.

İslam ahlakında hayvana eziyet etmek doğru değildir.

Mesele burada hayvan refahından farklıdır.

Eleştirilen şey, Allah’ın koymadığı bir kutsal yasağı O’na nispet etmektir.

7️⃣ “Bazı Hayvanları Keserken Allah’ın Adını Anmadılar” Ne Demektir ❓​

Bu ifade, hayvan kesiminde Allah’ın adını anmayı terk eden veya başka kutsal varlıklara yönelen uygulamalarla ilişkilidir.

Surenin önceki ayetlerinde de:

Allah’ın adı,

kesim,

tevhid

ilişkisi işlenmişti.

Burada mesele tekrar aynı merkeze gelir:

İbadet ve kutsallık kime yöneliyor?

8️⃣ Neden Hayvan Kesiminde Allah’ın Adı Önemlidir ❓​

Çünkü canlı hayatı insanın mutlak mülkü değildir.

Allah’ın adını anmak:

nimetin sahibini hatırlamak,

hayatı keyfî biçimde görmemek,

şükür bilinci taşımak

anlamına gelir.

Bu, kesimi sıradan bir sahiplik gösterisinden çıkarıp ahlaki sorumluluğa bağlar.

9️⃣ “Allah’a İftira Ederek” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ayetin en ağır ifadelerinden biridir.

İftira burada:

Allah’ın söylemediği bir şeyi O söylemiş gibi sunmak

anlamındadır.

İnsan:

kendi fikrini,

kendi geleneğini,

kendi çıkarını

ilahî hüküm gibi gösterirse Allah’a iftira etmiş olur.

Bu nedenle din adına kesin konuşmak büyük dikkat gerektirir.

🔟 Her Dinî Görüş Ayrılığı “Allah’a İftira” mıdır ❓​

Hayır.

İçtihat farklılığı başka şeydir.

Bir âlim:

“Benim anladığım hüküm budur.”

diyebilir ve hata edebilir.

Bu doğrudan iftira anlamına gelmez.

Asıl tehlike, delilsiz biçimde:

“Allah kesinlikle böyle dedi.”

demektir.

Yani samimi yorum ile bilinçli uydurma aynı değildir.

1️⃣1️⃣ Helal ve Haram Belirlemek Neden Bu Kadar Ciddi Bir Konudur ❓​

Çünkü helal-haram:

Allah’ın kulları üzerindeki hükmüyle ilgilidir.

İnsan kendi zevkine göre:

“Bu kesin haram.”

“Bu kesin helal.”

diyemez.

Delil ve yöntem gerekir.

Aksi hâlde din, kişisel tercihler toplamına dönüşebilir.

1️⃣2️⃣ Kişisel Olarak Bir Şeyi Sevmemek Onu Haram Yapar mı ❓​

Hayır.

Bir insan:

bir yiyeceği sevmeyebilir,

bir alışkanlığı tercih etmeyebilir,

bir hayvanın etini yemeyebilir.

Bu kişisel tercihtir.

Ama:

“Ben sevmiyorum, demek ki Allah haram kılmıştır.”

denemez.

Kişisel tercih ile dinî hüküm farklıdır.

1️⃣3️⃣ Gelenek Bir Şeyi Yasaklıyorsa Bu Otomatik Olarak Dinî Yasak mıdır ❓​

Hayır.

Gelenek:

değerli olabilir,

toplumu düzenleyebilir,

ahlaki fayda sağlayabilir.

Ama her gelenek Allah’ın hükmü değildir.

Bir geleneğe:

“Din böyle emrediyor.”

demek için dinî dayanak gerekir.

1️⃣4️⃣ En‘âm 136, 137 ve 138 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓​

Bu üç ayet bir zincir oluşturur.

136:

Batıl kutsal paylaşım.

137:

Batıl inancın ağır ahlaki sonucu.

138:

Batıl yasakların dinleştirilmesi.

Yani:

Yanlış inanç → Yanlış kutsallık → Yanlış ahlak → Yanlış dinî hukuk.

Kur’an bu zinciri adım adım çözer.

1️⃣5️⃣ Bu Ayet Dinî Otoriteyi Tamamen Reddeder mi ❓​

Hayır.

İslam’da:

ilim,

fıkıh,

tefsir,

içtihat

vardır.

Ama bunların hepsi vahyi anlamaya yönelik insan çabalarıdır.

Âlim Allah değildir.

Yorum vahyin kendisi değildir.

Bu ayrım korunursa dinî ilim sağlıklı işler.

1️⃣6️⃣ Bir Şeyin “Kutsal” Denmesi Neden Yetmez ❓​

Çünkü insan her şeyi kutsallaştırabilir.

Bir taş.

Bir hayvan.

Bir gelenek.

Bir kişi.

Bir kurum.

Ama kutsallık iddiası hakikat için delil değildir.

Kur’an sürekli şu soruyu sorar:

“Bunun Allah’tan olduğuna deliliniz nedir?”

1️⃣7️⃣ Bu Ayet Hayvan Hakları Açısından da Bir Şey Söyler mi ❓​

Doğrudan modern hayvan hakları teorisini anlatmaz.

Ama hayvanların:

rastgele kutsallaştırılmaması,

rastgele haramlaştırılmaması,

nimet ve emanet bilinciyle görülmesi

önemli bir ahlaki çerçeve sunar.

Hayvan, ne tapınılacak varlıktır ne de merhametsizce kullanılacak nesne.

1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓​

Belki de şu:

Din adına konuşurken kendi fikrini Allah’ın sözüne dönüştürme.

“Ben böyle düşünüyorum.”

demek başka.

“Allah kesin böyle diyor.”

demek başka.

İkincisi çok daha ağır bir iddiadır.

Bu yüzden dinî dilde tevazu gerekir.

1️⃣9️⃣ En‘âm Suresi 138. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓​

En‘âm Suresi 138. ayet bize dinî hayatın çok önemli bir tehlikesini gösterir:

İnsan kendi koyduğu kuralları zamanla Allah’ın kuralı sanabilir.

Başlangıçta belki bir gelenek vardır.

Sonra toplum bunu tekrarlar.

Bir nesil geçer.

Sonra bir başkası gelir.

Artık kimse bunun nereden çıktığını bilmez.

Sonunda biri şöyle der:

“Dinimiz böyle emrediyor.”

İşte tam burada büyük bir soru sormak gerekir:

Gerçekten mi?

Allah mı söyledi?

Peygamber mi öğretti?

Güvenilir bir delil var mı?

Yoksa insanlar yüzyıllar içinde böyle mi kabul etti?

Bu soru dine karşı çıkmak değildir.

Tam tersine dini insan uydurmalarından korumaktır.

Ayet ayrıca bize kutsallığın nasıl güç aracı hâline gelebileceğini de gösterir.

“Bunu sadece şu kişiler yiyebilir.”

“Bu hayvana kimse binemez.”

“Bu ürün başkalarına yasaktır.”

gibi hükümler, bir grubun diğerleri üzerinde kontrol kurmasına yol açabilir.

Bu yüzden tevhid sadece putları reddetmek değildir.

Aynı zamanda Allah adına konuşma tekelini insanların elinden almak demektir.

Hiç kimse kendi çıkarını ilahî hüküm gibi sunamaz.

Hiç kimse Allah’ın söylemediğini O’na söyletemez.

Ve belki En‘âm 138’in bugün için en güçlü cümlesi şudur:

Dini korumanın yollarından biri, dine sürekli yeni yasaklar eklemek değil; Allah’ın gerçekten ne söylediğini dikkatle ayırabilmektir. Çünkü insanın kendi zannını Allah’ın hükmü hâline getirmesi, takva değil, ölçüyü aşmaktır.

“En‘âm Suresi 138. ayet, insanların kendi zanlarıyla koydukları yasakları Allah’a nispet etmelerini ağır biçimde eleştirir. Gerçek takva, sürekli yeni haramlar üretmek değil; Allah’ın helal ve haram sınırlarına sadakatle bağlı kalmak ve kendi görüşümüzü ilahî hüküm gibi sunmamaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt