A‘râf Suresi 126. Ayette “Sen Bizden Yalnızca Rabbimizin Ayetleri Bize Geldiğinde Onlara İman Ettik Diye İntikam Alıyorsun. Rabbimiz! Üzerimize Sabır Yağdır ve Canımızı Müslümanlar Olarak Al” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İnsan bazen yaptığı kötülük yüzünden değil, doğru olanı seçtiği için bedel öder. Böyle anlarda en büyük ihtiyaç korkusuzluk değil, doğru yerde kalmaya yetecek sabırdır.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 125. ayetinde iman eden sihirbazlar, Firavun’un ağır ölüm tehdidine karşı:
“Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.”
demişlerdi.
- ayette ise onların duası ve Firavun’a verdikleri cevap daha da derinleşir:
Bu ayet:
inanç uğruna bedel ödeme, haksız cezalandırma, sabır duası ve son ana kadar teslimiyet
temalarını bir araya getirir.
Sihirbazlar artık şunu çok açık biçimde söylüyor:
Bizim suçumuz:
hakikati gördüğümüzde ona iman etmek.
Ardından Allah’tan:
tehditlerin tamamen ortadan kalkmasını değil,
o tehdit karşısında sabırla ayakta kalabilmeyi
istiyorlar.
Bu çok güçlü bir ayrımdır.
“Sen Bizden Yalnızca İman Ettik Diye İntikam Alıyorsun” Ne Demektir
Sihirbazlar:Firavun’un kendilerine yönelttiği cezanın:
gerçek bir suçtan kaynaklanmadığını
söyler.
Onlar:
adam öldürmemiş,
hırsızlık yapmamış,
bir haksızlık işlememiştir.
Yaptıkları şey:
Allah’ın ayetlerine iman etmektir.
Firavun Neden İmanı Suç Gibi Görüyor
Çünkü onların imanı:Firavun’un otoritesini:
reddetmektedir.
Sihirbazlar artık:
onun izniyle düşünen,
onun ödülüyle yönlenen insanlar
değildir.
Bu yüzden:
iman:
Firavun açısından:
itaatsizlik
olarak görünür.
Bir Güç, İnancı Tehdit Olarak Görebilir mi
Evet.Özellikle kendisini:
mutlak otorite gibi gören bir güç,
insanın:
ondan daha yüksek bir otoriteye bağlı olduğunu
kabul etmekte zorlanabilir.
Çünkü:
“Benim üstümde bir ölçü var.”
düşüncesi:
sınırsız güç iddiasını:
zayıflatır.
“Rabbimizin Ayetleri Bize Geldiğinde” Ne Anlama Gelir
Sihirbazlar:imanlarının:
rastgele olmadığını
vurgular.
Onlar:
bir delil gördü.
Hz. Musa’nın mucizesini:
kendi uzmanlıklarıyla değerlendirdi.
Ve:
o işaretin:
kendi bildikleri sihirden farklı olduğunu
anladı.
Yani imanları:
gördükleri ayetlere bir cevap
olarak ortaya çıktı.
Bu Ayet Sihirbazların Samimiyetini Nasıl Gösteriyor
Çünkü iman:onlara artık:
çıkar sağlamıyor.
Tam tersine:
işkence,
ölüm,
statü kaybı
getiriyor.
Buna rağmen:
imanlarından:
vazgeçmiyorlar.
Bu:
samimiyetin:
çok güçlü bir göstergesidir.
“Rabbimiz! Üzerimize Sabır Yağdır” Ne Demektir
Bu:çok güçlü bir dua ifadesidir.
Sadece:
“Bize biraz sabır ver.”
demiyorlar.
Adeta:
“Sabır bizi tamamen kuşatsın.”
diyorlar.
“Üzerimize yağdır” ifadesi:
sabır ihtiyacının:
çok büyük olduğunu
gösterir.
Neden Kurtuluş Değil de Sabır İstiyorlar
Bu ayette özellikle:sabır istiyorlar.
Bu:
“Bizi kurtarma.”
anlamına gelmez.
Ama içinde bulundukları durumda:
en acil ihtiyaçlarının:
doğru yerde kalabilecek:
manevi dayanıklılık
olduğunu gösterir.
Sabır Sadece Beklemek midir
Hayır.Kur’an’daki sabır:
pasifçe oturmak
anlamına indirgenemez.
Sabır:
acı karşısında:
dağılmamak,
doğru bildiğinden:
vazgeçmemek,
kararlılığı:
korumak
anlamlarını da içerir.
Sihirbazların İstediği Sabır Nasıl Bir Sabırdır
Onların istediği:işkence tehdidi karşısında:
imanlarını:
koruyacak sabırdır.
Yani:
bedensel acıya,
korkuya,
ölüm tehdidine
rağmen:
hakikatten geri dönmemek.
“Üzerimize Sabır Yağdır” İfadesi Neden Bu Kadar Güçlüdür
Çünkü insan bazen:kendi gücünün:
yetersiz olduğunu
bilir.
“Ben tek başıma buna dayanamayabilirim.”
der.
Bu dua:
işte bu tevazuyu taşır.
Onlar:
kendi cesaretlerini:
mutlaklaştırmaz.
Allah’tan:
dayanma gücü isterler.

Cesur İnsan da Sabır İçin Dua Eder mi
Evet.Gerçek cesaret:
“Ben hiçbir şeyden korkmam.”
demek değildir.
İnsan:
korkabilir.
Zayıflayabilir.
Acı çekebilir.
Bu yüzden:
Allah’tan:
sabır istemek:
zayıflık değil,
kendi sınırını bilmek
demektir.

“Canımızı Müslümanlar Olarak Al” Ne Anlama Gelir
Buradaki:“Müslümanlar”
ifadesi:
Allah’a teslim olmuş kimseler
anlamındadır.
Onlar:
ölümün kendisini değil,
ölürlerse:
imanlarını koruyarak ölmeyi
isterler.
Yani mesele:
ne kadar yaşayacakları değil,
hangi hâl üzere yaşayacakları ve ölecekleridir.

Bu Dua Ölümü İstemek Anlamına mı Gelir
Hayır.Onlar:
ölümü aramıyor.
Firavun:
ölüm tehdidinde bulunuyor.
Sihirbazlar ise:
bu tehdidin gerçekleşmesi hâlinde:
imanlarını kaybetmemeyi
istiyor.
Bu nedenle dua:
ölüm arzusu değil, son ana kadar sadakat duasıdır.

İnsan İçin Son Hâl Neden Önemlidir
Çünkü insanın hayatı:değişebilir.
Bir kişi:
çok iyi başlayıp:
yanlış bir yerde bitebilir.
Başka biri:
yanlış başlayıp:
doğru bir yerde bitebilir.
Sihirbazlar:
ikinci duruma:
çok güçlü bir örnektir.

Sihirbazların Hikâyesi “Geç Kaldım” Düşüncesine Ne Söyler
Çok güçlü bir cevap verir:Hakikate dönmek için geçmişin seni tamamen mahkûm etmez.
Onlar:
birkaç ayet önce:
Firavun’dan:
ödül bekliyordu.
Şimdi ise:
Allah’tan:
iman üzere can vermeyi
istiyorlar.
Bu:
insanın:
ne kadar büyük dönüşüm yaşayabileceğini
gösterir.

Haksızlığa Uğrayan İnsan Ne Yapmalıdır
Her durum:aynı değildir.
İnsan:
hakkını arayabilir.
Kendini koruyabilir.
Yardım isteyebilir.
Ama bazı şartlarda:
hemen kurtuluş mümkün olmayabilir.
Böyle anlarda:
sabır:
insanın:
içten çökmesini engelleyen büyük bir güç
olabilir.

Sabır Zulme Razı Olmak mıdır
Hayır.Sihirbazlar:
Firavun’un yaptığını:
meşru görmüyor.
Tam tersine:
“Bizi iman ettiğimiz için cezalandırıyorsun.”
diyerek:
haksızlığı açıkça ifade ediyorlar.
Sabır:
zulmü doğru kabul etmek değil,
zulüm karşısında değerlerini kaybetmemektir.

A‘râf Suresi 125. ve 126. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
demişlerdi.
- ayette:
“Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı Müslümanlar olarak al.”
Yani:
önce:
ölümün anlamını:
Allah’a dönüş olarak görürler.
Sonra:
o dönüşe kadar:
imanlarını koruyabilecek sabrı
isterler.

Sonuç: A‘râf Suresi 126. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 126. ayet:sihirbazların dönüşümünün:
belki de en güçlü noktasına
ulaşır.
Onlar Firavun’a:
“Sen bizden yalnızca Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde iman ettik diye intikam alıyorsun.”
derler.
Bu cümle:
çok önemlidir.
Çünkü zorbalığın:
cezalandırdığı şeyin:
gerçek bir suç olmadığını:
açığa çıkarır.
Onların “suçu”:
hakikati gördüklerinde:
fikrini değiştirmek.
Bir zamanlar:
Firavun’un tarafında olmaları:
onları:
ömür boyu orada kalmaya:
mecbur etmiyor.
Ve bu:
özgür iradenin:
çok güçlü bir örneğidir.
Ardından:
çok güzel bir dua gelir:
“Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır.”
Dikkat edilirse:
“Bizi hemen kurtar.”
demek yerine:
önce sabır isterler.
Çünkü bazı durumlarda:
insanın en büyük ihtiyacı:
şartların hemen değişmesi değil,
şartlar değişene kadar:
kendisinin bozulmamasıdır.
Bu:
çok derin bir hayat dersidir.
İnsan bazen:
bir hastalıkla,
bir kayıpla,
bir haksızlıkla,
uzun bir bekleyişle
karşılaşabilir.
Elbette:
çözüm arar.
Tedbir alır.
Hakkını savunur.
Ama bütün bunların yanında:
şöyle de dua edebilir:
“Bu süreç beni kötü bir insana dönüştürmesin.”
İşte sabrın en derin anlamlarından biri:
budur.
Acı çekiyorsun.
Ama acı:
seni zalim yapmıyor.
Haksızlığa uğruyorsun.
Ama sen:
haksızlaşmıyorsun.
Korkuyorsun.
Ama korku:
seni inandığın şeyden:
koparmıyor.
Sihirbazların:
son duası ise:
çok daha çarpıcıdır:
“Canımızı Müslümanlar olarak al.”
Onlar:
ne kadar yaşayacaklarını:
kontrol edemiyor.
Ama:
hangi hâl üzere:
ölmek istediklerini
söylüyorlar.
Bu bize:
hayatın uzunluğundan daha önemli bir şey:
olabileceğini düşündürür:
hayatın yönü.
Bir insan:
uzun yaşayabilir
ama:
kendinden uzaklaşabilir.
Başka biri:
çok kısa sürede:
hayatının en doğru kararını:
verebilir.
Sihirbazların hikâyesi:
tam olarak:
bunu gösterir.
Sabah:
Firavun’un ödülünü isteyen insanlar,
bir süre sonra:
Allah’a secde ediyor.
Biraz sonra:
ölüm tehdidi geliyor.
Ve şimdi:
“Rabbimiz, bizi Müslümanlar olarak öldür.”
diye dua ediyorlar.
Bu kadar kısa zamanda:
bir insanın:
değer sistemi:
tamamen değişebilir.
Belki de A‘râf 126’nın bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Zor bir durumda ilk duamız yalnız “Bu sıkıntı bitsin” mi oluyor, yoksa “Bu sıkıntı boyunca ben doğru insan olarak kalabileyim” diye de dua edebiliyor muyuz?
Çünkü bazen:
şartların değişmesi:
bizim elimizde değildir.
Ama:
şartlar değişene kadar:
kim olarak kalacağımız
hayatımızın en büyük sınavlarından biri olabilir.
“Her zaman ‘Beni bu sıkıntıdan çıkar’ diye dua etmek yetmez; bazen daha derin dua şudur: ‘Bu sıkıntı beni benden çıkarmasın.’ Çünkü sabır, yalnız acıya dayanmak değil, acının içinde de doğru insan olarak kalabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu