📖 Âl-i İmrân Suresi 108. Ayette “İşte Bunlar Allah’ın Ayetleridir; Onları Sana Hak Olarak Okuyoruz. Allah Âlemlere Zulmetmek İstemez” İfadesi | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Âl-i İmrân Suresi 108. Ayette “İşte Bunlar Allah’ın Ayetleridir; Onları Sana Hak Olarak Okuyoruz. Allah Âlemlere Zulmetmek İstemez” İfadesi

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,066
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Âl-i İmrân Suresi 108. Ayette “İşte Bunlar Allah’ın Ayetleridir; Onları Sana Hak Olarak Okuyoruz. Allah Âlemlere Zulmetmek İstemez” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İlahî hesap adaletsiz bir öfkenin sonucu değil, hakikatin ve sorumluluğun karşılığıdır. Âl-i İmrân 108, Allah’ın hükmünü ‘hak’ kavramıyla ilişkilendirir ve O’nun hiçbir varlığa zulmetmeyeceğini açıkça ilan eder.”
Ersan Karavelioğlu

Âl-i İmrân Suresinin 108. ayetinde şöyle buyrulur:


“İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Onları sana hak olarak okuyoruz. Allah âlemlere zulmetmek istemez.”


Bu ayet, 106 ve 107. ayetlerde anlatılan iki farklı ahiret sonucunun hemen ardından gelir.


  1. ayette:

bazı yüzlerin kararacağı,


inkârın sonucunun azap olacağı


anlatılmıştı.


  1. ayette ise:

bazı yüzlerin aydınlanacağı,


onların Allah’ın rahmeti içinde ebedî kalacağı


bildirilmişti.


  1. ayet şimdi bu iki farklı sonucun arkasındaki temel ilkeyi açıklar:

Allah zulmetmez.


Yani:


ceza keyfî değildir.


Rahmet rastgele değildir.


Hesap:


hak üzere


kuruludur.


Bu nedenle ayet yalnız vahyin doğruluğunu değil, ilahî adaletin temel karakterini de anlatır.


1️⃣ “İşte Bunlar Allah’ın Ayetleridir” Ne Demektir ❓


Ayette:


“tilke âyâtullâh”


ifadesi kullanılır.


Yani:


“İşte bunlar Allah’ın ayetleridir.”


Buradaki “bunlar” ifadesi önceki anlatımlara işaret eder.


Birlik,


parçalanma,


iman,


inkâr,


ahiret,


rahmet,


azap


hakkında anlatılanların:


Allah’ın vahyi


olduğu vurgulanır.


Bu ifade Kur’an’ın kendi mesajı hakkında:


ilahî kaynak iddiasıdır.


2️⃣ “Onları Sana Okuyoruz” İfadesindeki “Biz” Kimdir ❓


Ayette:


“netlûhâ aleyke”


denir.


Yani:


“Onları sana okuyoruz.”


Kur’an’da Allah zaman zaman kendisi için:


“Biz”


zamirini kullanır.


Bu, çoktanrıcılık anlamına gelmez.


Arapçadaki:


azamet,


yücelik,


otorite


üslubuyla ilişkilendirilir.


Kur’an’ın tevhid anlayışı açık biçimde:


Allah’ın birliğini


savunur.


3️⃣ Ayetlerin Hz. Muhammed’e “Okunması” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade:


vahyin peygambere ulaştırılması


anlamındadır.


Hz. Muhammed Kur’an’ın:


kaynağı


olarak değil;


vahyin muhatabı ve elçisi


olarak sunulur.


Bu nedenle Kur’an’ın kendi anlatısında peygamber:


mesajı icat eden kişi değil,


kendisine iletileni insanlara aktaran kişidir.


4️⃣ “Hak Olarak Okuyoruz” Ne Demektir ❓


Ayette:


“bil-haqq”


ifadesi vardır.


“Hak”:


doğru,


gerçek,


adalete uygun,


yerli yerinde


anlamlarını taşır.


Dolayısıyla:


“hak olarak okuyoruz”


ifadesi vahyin:


asılsız,


keyfî,


oyun veya kurgu


olmadığını bildirir.


Aynı zamanda önceki ayetlerdeki:


ödül ve ceza


anlatılarının da:


adalet temelinde


olduğunu vurgular.


5️⃣ “Hak” Sadece Doğru Bilgi Anlamına mı Gelir ❓


Hayır.


Hak kelimesi yalnız:


bir cümlenin doğru olması


anlamına indirgenmez.


Kur’an’da “hak”:


gerçeklik,


adalet,


doğru ölçü,


meşru olan


gibi anlamları da taşıyabilir.


Bu nedenle ayetin mesajı:


“Bu bilgiler doğrudur.”


demekten daha geniştir.


Aynı zamanda:


“Bu hüküm adildir.”


anlamını da destekler.


6️⃣ “Allah Âlemlere Zulmetmek İstemez” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette:


“ve mallâhu yurîdu zulmen li’l-âlemîn”


denir.


Yaklaşık anlamıyla:


“Allah âlemlere zulüm istemez.”


Bu çok güçlü bir ilahî adalet ilkesidir.


Allah’ın:


keyfî biçimde,


sebepsiz yere,


hak etmediği hâlde


bir varlığı cezalandırmadığı ifade edilir.


Kur’an’ın Allah anlayışında:


zulüm ilahî sıfat değildir.


7️⃣ Zulüm Ne Demektir ❓


“Zulüm” kelimesi:


bir şeyi olması gereken yerden çıkarmak,


hakkı çiğnemek,


haksızlık yapmak,


başkasının hakkını eksiltmek


anlamlarını taşır.


İnsan:


bilgisizliği,


kibri,


çıkarı


nedeniyle zulmedebilir.


Allah ise Kur’an’a göre:


her şeyi bildiği


ve hiçbir şeye muhtaç olmadığı


için zulümden münezzehtir.


8️⃣ Allah Neden Zulmetmez ❓


Çünkü zulüm çoğu zaman:


eksiklikten


doğar.


İnsan:


bir çıkar kazanmak için


zulmedebilir.


Korkudan


zulmedebilir.


Bilmediği için


yanlış hüküm verebilir.


Öfkesine yenilip


haksızlık yapabilir.


Ama Allah:


muhtaç değildir.


Bilgisi sınırlı değildir.


Kimse O’nu tehdit edemez.


Dolayısıyla zulmü doğurabilecek insanî eksiklikler:


Allah’a nispet edilmez.


9️⃣ Cehennem Varsa “Allah Zulmetmez” Sözü Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


Bu, ayetin en önemli sorularından biridir.


Kur’an’ın kendi adalet mantığında:


ceza = zulüm


değildir.


Zulüm:


hak edilmemiş ceza


olurdu.


Kur’an ise cezayı:


insanın bilinçli tercihi,


inkârı,


zulmü,


ahlaki sorumluluğu


ile ilişkilendirir.


Dolayısıyla ilahî ceza:


keyfî şiddet


olarak değil;


ahlaki sonucun karşılığı


olarak anlatılır.


🔟 Peki İnsanların Sınırlı Hayatta Yaptıklarına Verilen Ahiret Cezası Nasıl Adil Olabilir ❓


Bu konu din felsefesinin en zor sorularından biridir.


İnsan şöyle sorabilir:


Sınırlı ömürde yapılan bir davranışın çok uzun bir karşılığı nasıl adil olur?


Klasik açıklamalarda:


eylemin yalnız süresine değil,


niyetine,


yönelişine,


hakikate karşı kalıcı tavra


bakılması gerektiği söylenmiştir.


Ancak insanın ilahî adaletin bütün ayrıntılarını eksiksiz kavradığını iddia etmek de doğru olmaz.


Ayetin temel güvencesi şudur:


Allah zulmetmez.


1️⃣1️⃣ Bir İnsan Allah’ın Hükmünü Adaletsiz Bulabilir mi ❓


İnsan bazı dinî veya teolojik meseleleri:


anlamakta zorlanabilir.


Soru sorabilir.


Bir hükmün hikmetini kavrayamayabilir.


Bu tek başına kötü niyet değildir.


Ancak Kur’an’ın kendi teolojik iddiası şudur:


İnsan bütün bilgiyi göremese bile Allah:


bütün şartları,


niyetleri,


bilgileri,


imkânları


eksiksiz bilir.


Bu nedenle nihai hükmün:


eksik bilgiye dayanmayacağı


kabul edilir.


1️⃣2️⃣ İnsanların Bilmediği veya Ulaşamadığı Hakikatler Konusunda Allah Nasıl Hükmeder ❓


Kur’an’ın genel adalet ilkesi açısından:


insanın ne kadar bildiği,


mesajın kendisine nasıl ulaştığı,


hangi şartlarda yaşadığı,


niyetinin ne olduğu


önemlidir.


Biz bir insanın bütün bunlarını:


tam olarak bilemeyiz.


Ama Allah bilir.


Bu nedenle tek tek insanların ahiret hükmü hakkında:


kolay ve kesin hükümler dağıtmak


insanın sınırını aşabilir.


Nihai adalet:


Allah’a aittir.


1️⃣3️⃣ Allah’ın Zulmetmemesi İnsanların Zulmünü Önemsiz mi Yapar ❓


Tam tersine.


Eğer Allah:


mutlak adalet sahibiyse;


insanın zulmü:


daha da ciddi hâle gelir.


Çünkü haksızlık:


ilahî ahlaki düzenle


çatışır.


Bir insan:


güçlü olduğu için zayıfı ezebilir.


Dünyada cezasız kalabilir.


Ama Kur’an’ın ahiret öğretisi:


hiçbir haksızlığın nihai olarak kaybolmayacağı


ümidini verir.


1️⃣4️⃣ Bu Ayet Mazlumlar İçin Nasıl Bir Teselli Taşır ❓


Dünyada herkes adalet göremeyebilir.


Bir insan:


haksızlığa uğrayabilir.


Suçlu cezasız kalabilir.


Mazlum hakkını alamadan ölebilir.


Eğer hayat yalnız dünya ile sınırlıysa:


bazı hesaplar sonsuza kadar açık kalabilir.


Ahiret inancı ise:


nihai adalet


fikrini getirir.


Âl-i İmrân 108’in:


“Allah âlemlere zulmetmez.”


sözü bu nedenle mazlum için:


çok güçlü bir umut


taşıyabilir.


1️⃣5️⃣ Allah’ın Adaleti ile Rahmeti Birlikte Nasıl Düşünülür ❓


Önceki ayet:


rahmeti


anlatıyordu.


Bu ayet:


adaleti.


Bu iki kavram birbirine karşı değildir.


Allah:


haksızlık yapmaz.


Ama bağışlayabilir.


Affedebilir.


Lütfedebilir.


Rahmet:


adaleti yok etmek


değil;


adaletin ötesinde iyilik göstermek


olarak düşünülebilir.


Bu yüzden Kur’an’ın Allah tasavvurunda:


adalet ve rahmet birlikte bulunur.


1️⃣6️⃣ “Âlemler” Kelimesi Neden Kullanılmıştır ❓


Ayette:


“li’l-âlemîn”


ifadesi vardır.


Bu kelime:


insanlar,


cinler,


yaratılmış varlık âlemleri


gibi geniş bir anlam taşıyabilir.


Yani Allah’ın adaleti:


belirli bir kavme,


millete,


dine


özgü bir ilke değildir.


Kur’an’ın iddiası evrenseldir:


Allah hiçbir yaratılmışa zulmetmez.


1️⃣7️⃣ 106, 107 ve 108. Ayetler Birlikte Nasıl Bir Bütün Oluşturur ❓


  1. ayet:

inkârın ve yüz kararmasının sonucunu


anlatır.


  1. ayet:

rahmet ve aydınlık yüzleri


anlatır.


  1. ayet ise bütün bunların üzerine:

“Allah zulmetmez.”


ilkesini koyar.


Böylece okuyucu şu sonuca yönlendirilir:


Farklı sonuçlar:


ırk,


soy,


keyfî tercih


nedeniyle değildir.


İnsanın hakikatle kurduğu ilişki ve ilahî adalet çerçevesinde değerlendirilir.


1️⃣8️⃣ Allah’ın Zulmetmediğine İnanmak Bizim Adalet Anlayışımızı Nasıl Değiştirmelidir ❓


Eğer Allah’ın temel ilkelerinden biri:


zulmetmemekse;


Allah’a iman eden insan da:


zulümden kaçınmalıdır.


Bir insana:


sevmediğimiz için


haksızlık yapamayız.


Kendi grubumuzdan değil diye:


hakkını azaltamayız.


Bize düşman olsa bile:


ona iftira edemeyiz.


Çünkü adalet:


sadece dostlarımıza karşı


uygulanan bir erdem değildir.


Gerçek adalet, çıkarımızla çatıştığında sınanır.


1️⃣9️⃣ Allah’ın Bize Zulmetmeyeceğine İnanıyoruz; Peki Biz Güç Sahibi Olduğumuz İnsanlara Ne Kadar Adil Davranıyoruz ❓


Âl-i İmrân 108’in insanın önüne koyduğu en ağır soru belki budur.


İnsan Allah’tan:


adalet


bekler.


Dua eder:


“Allah’ım bana haksızlık yapılmasın.”


Bir mahkemeye gittiğinde:


adil hâkim


ister.


Bir ticaret yaptığında:


karşı tarafın dürüst olmasını


bekler.


Ailesinde:


kendisine adil davranılmasını


ister.


Fakat asıl sınav şudur:


Biz güç bizdeyken ne yapıyoruz?


Patronken çalışanımıza?


Anne-babayken çocuğumuza?


Borç verenken borçluya?


Yönetici olduğumuzda astımıza?


Tartışmada üstün durumdayken karşımızdakine?


Kendi grubumuz güçlü olduğunda karşı gruba?


İnsan çoğu zaman adaleti:


kendisine uygulanmasını istediği


bir hak


olarak görür.


Ama adalet aynı zamanda:


başkasına vermek zorunda olduğumuz hak


tır.


Ayet:


“Allah âlemlere zulmetmek istemez.”


diyor.


Bu cümle yalnız Allah’ın nasıl olduğunu anlatmaz.


Allah’a iman eden insanın:


nasıl olması gerektiğine dair


ahlaki bir yön de gösterir.


Eğer Allah’ın adaletine inanıyorsak:


zulmü küçük görmemeliyiz.


Kendi tarafımızın zulmünü:


mazeretle


örtmemeliyiz.


Çünkü zulüm:


kimin yaptığına göre


ahlaki niteliğini değiştirmez.


Belki insanın en büyük ikiyüzlülüklerinden biri:


kendisine yapılan haksızlığı:


zulüm


diye bağırarak anlatıp;


kendisinin yaptığı haksızlığı:


“Ama şartlar farklıydı.”


diye savunmasıdır.


Âl-i İmrân 108 ise bize değişmeyen bir ölçü bırakır:


Hak.


Ve ardından güvence verir:


Allah zulmetmez.


Belki bizim için asıl soru şu olmalıdır:


Allah’ın adaletinden emin olmak istiyoruz;


peki başkaları da:


bizim adaletimizden emin olabilir mi?


“Allah’ın hükmü hak üzeredir ve O hiçbir âleme zulmetmez. Âl-i İmrân 108, ilahî adalete güvenmenin gerçek anlamının, kendi gücümüzü de zulümden arındırmak ve bize yapılmasını istemediğimiz haksızlığı başkasına yapmamak olduğunu öğretir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt