Yusuf Suresi’nin Türkçe Meali Nedir
“Sabır bazen beklemek değil, doğru yerde çözülmemektir.”
— Ersan Karavelioğlu
Yusuf Suresi (Toplam 111 ayet)
Yusuf Suresi – Türkçe Meal
1. Elif, Lâm, Râ. Bunlar apaçık kitabın ayetleridir.
2. Anlayasınız diye onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
3. Biz sana bu Kur’an’ı vahyederek kıssaların en güzelini anlatıyoruz; oysa sen bundan önce bunlardan habersizdin.
4. Hani Yusuf babasına: “Babacığım, rüyamda on bir yıldızla güneş ve ayı gördüm; onları bana secde ederken gördüm” demişti.
5. (Babası) dedi ki: “Yavrucuğum, rüyanı kardeşlerine anlatma; yoksa sana tuzak kurarlar. Şüphesiz şeytan insan için apaçık bir düşmandır.”
6. “İşte böylece Rabbin seni seçecek, sana rüyaların yorumunu öğretecek ve nimetini sana ve Yakup ailesine tamamlayacaktır; daha önce İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi. Şüphesiz Rabbin bilendir, hikmet sahibidir.”
7. Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde soranlar için ibretler vardır.
8. Hani (kardeşleri) demişlerdi ki: “Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgili; oysa biz güçlü bir topluluğuz. Babamız açık bir yanılgı içindedir.”
9. “Yusuf’u öldürün ya da onu uzak bir yere atın ki babanızın yüzü size kalsın; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz.”
10. İçlerinden biri dedi ki: “Yusuf’u öldürmeyin; onu bir kuyunun dibine bırakın da bir kervan alsın.”
11. Dediler ki: “Babamız, sana ne oluyor da Yusuf’u bize emanet etmiyorsun? Oysa biz onun iyiliğini isteriz.”
12. “Yarın onu bizimle gönder; yesin, oynasın. Biz onu koruruz.”
13. (Yakup) dedi ki: “Onu götürmeniz beni üzer; kurt kapmasından korkarım.”
14. Dediler ki: “Biz kalabalıkken onu kurt kaparsa, gerçekten ziyana uğrayanlar oluruz.”
15. Onu götürdüklerinde ve kuyunun dibine atmaya karar verdiklerinde Biz Yusuf’a: “Onların bu işlerini, farkında olmadıkları bir zamanda kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik.
16. Akşam olunca babalarına ağlayarak geldiler.
17. Dediler ki: “Babamız, biz yarışa gitmiştik; Yusuf’u eşyamızın yanında bırakmıştık; onu kurt yemiş. Biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın.”
18. Gömleğinin üstünde yalan bir kan getirdiler. (Yakup) dedi ki: “Hayır, nefisleriniz sizi aldatmış. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardım istenecek olan Allah’tır.”
19. Bir kervan geldi; sucularını gönderdiler. Kovayı sarkıttı; “Müjde! Bir çocuk!” dedi. Onu gizleyip bir ticaret malı yaptılar. Allah yaptıklarını bilendir.
20. Onu değersiz bir pahaya, birkaç dirheme sattılar; ona karşı isteksizdiler.
21. Onu satın alan Mısırlı, karısına: “Ona iyi bak; belki bize faydası olur ya da onu evlat ediniriz” dedi. Böylece Yusuf’u o yere yerleştirdik ve ona rüyaların yorumunu öğrettik. Allah emrinde galiptir; fakat insanların çoğu bilmez.
22. Yusuf olgunluğa erişince ona hikmet ve ilim verdik. İyileri böyle mükâfatlandırırız.
23. Evinde bulunduğu kadın onu arzuladı; kapıları kilitledi ve “Haydi gel!” dedi. Yusuf: “Allah’a sığınırım! O (efendim) benim yerimi güzel tuttu. Zalimler kurtuluşa ermez” dedi.
24. Kadın ona niyetlenmişti; eğer Rabbinin delilini görmeseydi o da ona niyetlenebilirdi. Biz kötülüğü ve fuhşu ondan uzaklaştıralım diye böyle yaptık; çünkü o, ihlâslı kullarımızdandı.
25. İkisi kapıya koştular; kadın onun gömleğini arkadan yırttı. Kapıda efendileriyle karşılaştılar. Kadın dedi ki: “Ailene kötülük yapmak isteyenin cezası zindandır ya da acı bir azap.”
26. Yusuf dedi ki: “Beni o arzuladı.” Kadının ailesinden bir şahit: “Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiştir; o yalancıdır. Eğer arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiştir; o doğrudur” dedi.
27–28. Gömleğin arkadan yırtıldığını görünce (koca) dedi ki: “Bu sizin tuzaklarınızdandır; sizin tuzağınız büyüktür.”
29. “Yusuf, sen bundan yüz çevir. Sen de (kadın) günahın için bağışlanma dile; gerçekten sen hataya düşenlerdensin.”
30–34. Şehirdeki kadınlar dedikodu yaptı… (Yusuf onları çağırdı; ellerini kestiler)… Yusuf dedi ki: “Rabbim, zindan bunların beni çağırdığı şeyden bana daha sevimlidir.” Rabbinin duasını kabul etti.
35. Sonra onu bir süre zindana koymayı uygun gördüler.
36–42. Zindanda iki gençle rüyaların yorumu… (Yusuf biri kurtulacak, diğeri asılacak diye yorumladı.) Kurtulacak olana: “Beni efendinin yanında an” dedi; fakat şeytan ona unutturdu; Yusuf yıllarca zindanda kaldı.
43–49. Kralın rüyası (yedi semiz, yedi zayıf inek; yedi yeşil, yedi kuru başak)… Yusuf rüyayı yorumladı; bolluk ve kıtlık yıllarını anlattı.
50–53. Kral Yusuf’u çağırdı; Yusuf temize çıkarılmadan çıkmadı. Kadınlar gerçeği itiraf etti. Yusuf dedi ki: “Nefis kötülüğü emreder; Rabbim acıyandır.”
54–57. Kral onu yanına aldı, yetki verdi. Yusuf dedi ki: “Beni ülkenin hazinelerine bakıcı yap.” Biz iyilerin mükâfatını zayi etmeyiz.
58–62. Kıtlıkta kardeşleri Mısır’a geldi; Yusuf onları tanıdı, onlar onu tanımadı. Kardeşlerini getirmelerini istedi.
63–68. Yakup temkinli davrandı; hepsi ayrı kapılardan girdi.
69–76. Yusuf öz kardeşi Bünyamin’i yanında alıkoydu; kralın tası bulundu.
77–82. Kardeşler konuştu; Yakup’a dönüldü.
83–87. Yakup dedi ki: “Güzel sabır… Allah’tan ümidinizi kesmeyin.”
88–90. Kardeşler tekrar geldi; Yusuf kendini tanıttı: “Ben Yusuf’um.”
91–93. “Allah seni üstün kıldı.” Yusuf gömleğini gönderdi.
94–96. Gömlek gelince Yakup’un gözleri açıldı.
97–98. Bağışlanma dilediler; Yakup dua edeceğini söyledi.
99–100. Yusuf anne-babasını yanına aldı; rüyası gerçekleşti.
101. Yusuf dua etti: “Beni Müslüman olarak vefat ettir ve salihlere kat.”
102–111. Bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir… Kıssalarda akıl sahipleri için ibret vardır. Bu, uydurulmuş bir söz değildir; öncekileri doğrular, her şeyi açıklar, iman edenler için hidayet ve rahmettir.
Son düzenleme: