📖 Vakıa Suresi 84. Ayette Siz O Sırada Bakıp Durursunuz Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,541
2,724,935
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Vakıa Suresi 84. Ayette Siz O Sırada Bakıp Durursunuz Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan sevdiğinin başında bütün kalbiyle bekleyebilir; fakat ölüm anı geldiğinde bakışlar çaresiz kalır, ellerin gücü tükenir ve hayatın gerçek sahibinin insan olmadığı anlaşılır.”
Ersan Karavelioğlu

Vakıa Suresi’nin seksen üçüncü ayetinde ölüm anı son derece çarpıcı bir ifadeyle anlatılmıştır:


“Can boğaza geldiği zaman…”


Seksen dördüncü ayette ise ölmekte olan kişinin çevresinde bulunan insanların hâli gözler önüne serilir:


“Siz o sırada bakıp durursunuz.”


Ayetin Arapçası şöyledir:


وَأَنْتُمْ حِينَئِذٍ تَنْظُرُونَ


“Ve entüm hîneizin tenzurûn.”



Bu ayet ölüm döşeğindeki kişinin çevresinde bulunan yakınların, doktorların ve diğer insanların yaşadığı çaresizliği anlatır.


İnsanlar:


  • Ölmekte olan kişiye bakar,
  • Nefesini takip eder,
  • Bir iyileşme belirtisi bekler,
  • Müdahale etmeye çalışır,
  • Ayrılığı durdurmak ister.

Fakat ölüm hükmü kesinleştiğinde hiçbir insan canı bedende tutamaz.


Ayet insanın sevgisini veya tıbbî çabasını küçümsemez. İnsanın bütün çabalarına rağmen hayat ve ölüm üzerinde mutlak hâkimiyet sahibi olmadığını öğretir.


1️⃣ Vakıa Suresi 84. Ayetin Meali Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin seksen dördüncü ayeti farklı meallerde şu şekillerde ifade edilir:


“Siz de o sırada bakıp durursunuz.”


“O esnada siz onun başında bakarsınız.”


“Siz o anda çaresizce seyredersiniz.”


“O sırada siz olup bitene bakmaktasınızdır.”



Ayet, canın boğaza geldiği ölüm anında çevrede bulunan insanların durumunu anlatır.


İnsan oradadır, görür ve bekler; fakat hayatın bedenden ayrılmasını bütünüyle engelleyemez.


2️⃣ Ayetteki “Ve Entüm” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Ve entüm” ifadesi:


“Ve siz”


anlamına gelir.


Bu hitap yalnızca belirli bir dönemde yaşayan insanlara değil, ölüm anına tanıklık eden bütün insanlara yöneltilmiş evrensel bir hitap olarak düşünülebilir.


İnsan ister güçlü ister zayıf, ister bilgili ister bilgisiz olsun, sevdiği birinin ölüm anında aynı temel sınırla karşılaşır.


Ayet insanı başkasının ölümünü izleyen kişi olmaktan çıkarıp doğrudan olayın içine yerleştirir.


3️⃣ “Hîneizin” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Hîneizin” ifadesi:


  • O sırada,
  • Tam o anda,
  • Can boğaza ulaştığı vakit,
  • Ölümün kesin biçimde yaklaştığı esnada

anlamlarını taşır.


Bu ifade ölümün genel olarak bilinmesini değil, belirli ve sarsıcı bir anı anlatır.


İnsan o anda:


  • Zamanın yavaşladığını hissedebilir,
  • Her nefesi izleyebilir,
  • Küçük bir hareketten umutlanabilir,
  • Ayrılığın yaklaştığını fark edebilir.

Ayet insanı ölümün soyut bilgisinden, ölümün yaşanan gerçekliğine taşır.


4️⃣ “Tenzurûn” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Tenzurûn” kelimesi:


  • Bakıyorsunuz,
  • Görüyorsunuz,
  • İzliyorsunuz,
  • Bekliyorsunuz

anlamlarını taşır.


Buradaki bakış sıradan bir seyretme değildir.


Bu bakışın içinde:


  • Kaygı,
  • Üzüntü,
  • Ümit,
  • Şaşkınlık,
  • Çaresizlik

bulunabilir.


İnsan ölmekte olan kişiye bakar; fakat bakışı, canı bedene geri döndürecek bir güce dönüşmez.


5️⃣ Ayet Neden İnsanların Bakışına Dikkat Çeker ❓


Çünkü göz insanın dünyayı anlamasındaki en önemli araçlardan biridir.


İnsan gördüğüne müdahale edebildiğini düşünebilir.


Fakat ölüm anında insan:


  • Bedeni görür,
  • Nefesi duyar,
  • Nabzı takip eder,
  • Yüzdeki değişimi fark eder.

Buna rağmen ruhun mahiyetini ve ayrılışını doğrudan göremez.


Ayet böylece insanın görme gücünün de sınırlı olduğunu hatırlatır.


6️⃣ Ölüm Anını Görmek Ölümün Bütün Gerçekliğini Görmek midir ❓


Hayır. İnsan ölümün bedende ortaya çıkan belirtilerini gözlemleyebilir.


Örneğin:


  • Nefesin yavaşlamasını,
  • Bilincin kapanmasını,
  • Kalp atışlarının durmasını,
  • Bedenin hareketsizleşmesini

görebilir.


Ancak insan yalnızca gözleriyle:


  • Ruhun gerçek mahiyetini,
  • Meleklerin varlığını,
  • Ölümden sonraki ilk hâli,
  • Gayb âleminde gerçekleşenleri

göremez.


İnsan görünen belirtileri bilir; görünmeyen hakikati ise vahyin bildirdiği ölçüde tanır.


7️⃣ İnsan Neden Ölmekte Olan Kişiyi Kurtaramaz ❓


İnsan hayatı korumak için büyük çaba gösterebilir.


Doktorlar:


  • İlaç verebilir,
  • Solunumu destekleyebilir,
  • Kalbe müdahale edebilir,
  • Ameliyat yapabilir,
  • Yoğun bakım tedavisi uygulayabilir.

Bazen bu müdahaleler insanın iyileşmesine vesile olur.


Fakat ölüm vakti kesinleştiğinde hiçbir insan:


  • Eceli iptal edemez,
  • Geçen ömrü geri getiremez,
  • Canı sonsuza kadar bedende tutamaz.

Bu gerçek, insan çabasını değersizleştirmez; insanın gücünün mutlak olmadığını gösterir.


8️⃣ Ayet Tıbbî Müdahaleyi Gereksiz mi Görür ❓


Hayır. Ayet tedaviyi, doktoru veya hayat kurtarma çabasını reddetmez.


İslam’ın genel anlayışında insan:


  • Tedavi aramalı,
  • Hastaya yardım etmeli,
  • Hayatı korumalı,
  • Elindeki bilimsel imkânları kullanmalıdır.

Ayetin mesajı, tıbbın değersiz olduğu değil; tıbbın da insan gibi sınırlı olduğudur.


Tedavi bir sebeptir. Şifa ve hayatın devamı ise nihayetinde Allah’ın takdiri içindedir.


9️⃣ Ölüm Döşeğinde Yakınların Çaresizliği Ne Anlama Gelir ❓


İnsan sevdiğinin başında:


  • Elini tutabilir,
  • Ona su verebilir,
  • Dua edebilir,
  • Doktor çağırabilir,
  • Acısını azaltmaya çalışabilir.

Fakat bütün bunlara rağmen ayrılığı engelleyemeyebilir.


Bu çaresizlik sevginin yetersiz olduğu anlamına gelmez.


Bazen insanın yapabileceği en büyük iyilik:


  • Yanında bulunmak,
  • Korkusunu azaltmak,
  • Huzurlu bir ortam sağlamak,
  • Merhametle eşlik etmektir.

Her yardım, ölümü durdurmak değildir. Bazen yardım, insanı son yolculuğunda yalnız bırakmamaktır.


🔟 Ölmekte Olan Kişinin Yanında Nasıl Davranılmalıdır ❓


Ölüm döşeğindeki kişinin yanında:


  • Yüksek sesle tartışılmamalı,
  • Miras konuşmaları yapılmamalı,
  • Korkutucu ifadeler kullanılmamalı,
  • Kişi zorlanmamalı,
  • Mahremiyeti korunmalıdır.

Uygun şartlarda:


  • Sakin konuşulabilir,
  • Dua edilebilir,
  • Güzel sözler hatırlatılabilir,
  • Bedensel rahatlığı sağlanabilir,
  • Sağlık görevlilerinin önerilerine uyulabilir.

Ölüm anındaki insana gösterilecek en doğru yaklaşım, korku üretmek değil, merhamet ve güven vermektir.


1️⃣1️⃣ Ölüm Anında Ağlamak Yanlış mıdır ❓


Hayır. Sevilen bir insanın ölümü karşısında üzülmek ve ağlamak insanî bir durumdur.


Ağlamak:


  • Sevginin,
  • Ayrılık acısının,
  • Kalpteki merhametin

bir ifadesi olabilir.


Ancak kişinin:


  • Kendisine zarar vermesi,
  • Ölümü bütünüyle isyan sebebi hâline getirmesi,
  • Ölmekte olan kişiyi korkutacak şekilde feryat etmesi

doğru değildir.


Sabır duygusuzluk değildir. Sabır acıyı inkâr etmeden Allah’ın hükmü karşısında ölçüyü korumaktır.


1️⃣2️⃣ Ölüm Anına Bakmak İnsana Ne Öğretir ❓


Ölüm anına tanıklık etmek insana dünyanın geçiciliğini çok güçlü biçimde hatırlatabilir.


İnsan o anda:


  • Bedenin ne kadar zayıf olduğunu,
  • Servetin ölümü engelleyemediğini,
  • Makamın önemini kaybettiğini,
  • Ertelenen iyiliklerin değerini,
  • Kırgınlıkların anlamsızlığını

düşünebilir.


Ancak bu etki kısa süreli kalmamalıdır.


Ölümden ibret almak, cenazeden sonra eski haksızlıklara aynen devam etmemeyi gerektirir.


1️⃣3️⃣ Başkasının Ölümüne Bakarken Kendi Ölümümüzü Düşünmeli miyiz ❓


Evet. İnsan çoğu zaman ölümü yalnızca başkalarının başına gelen bir olay gibi algılar.


Oysa her cenaze insana:


“Bir gün başkaları da senin başında duracak ve senin ardından bakacaktır.”


gerçeğini hatırlatır.


Bu düşünce insanı umutsuzluğa değil:


  • Tövbe etmeye,
  • Helalleşmeye,
  • Borçlarını düzenlemeye,
  • Ailesine güzel davranmaya,
  • Faydalı işler yapmaya

yöneltmelidir.


1️⃣4️⃣ Ölüm Karşısındaki Çaresizlik İnsanın Değersiz Olduğunu mu Gösterir ❓


Hayır. İnsanın ölümü engelleyememesi onun değersiz olduğunu değil, yaratılmış ve sınırlı olduğunu gösterir.


İnsan:


  • Akıl sahibidir,
  • İrade kullanır,
  • Üretir,
  • Sever,
  • Sorumluluk taşır.

Fakat ilah değildir.


İnsanın değerini bilmesi gerektiği gibi sınırını da bilmesi gerekir.


Kendi sınırını kabul etmek insanı küçültmez; kibirden korur ve gerçek konumunu öğretir.


1️⃣5️⃣ İnsan Neden Ölümü Uzaktan İzlemek İster ❓


Modern hayat ölümü çoğu zaman:


  • Hastanelere,
  • Cenaze hizmetlerine,
  • Kapalı mekânlara,
  • Haber görüntülerine

taşır.


İnsan ölümle doğrudan karşılaşmaktan kaçınabilir.


Çünkü ölüm:


  • Kontrol duygusunu sarsar,
  • Dünyaya bağlılığı sorgulatır,
  • Kendi sonunu hatırlatır,
  • Ertelenmiş sorumlulukları gündeme getirir.

Ancak ölümü tamamen görünmez kılmak, insanı ölümsüz yapmaz. Yalnızca hazırlıksız hâle getirebilir.


1️⃣6️⃣ Ölüm Anında İnsanın Görmediği Bir Yakınlık Var mıdır ❓


Bu ayetin hemen ardından Allah:


“Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz göremezsiniz.”


buyuracaktır.


İnsan ölmekte olan kişinin bedenine çok yakın olabilir.


Elini tutabilir ve yüzüne bakabilir.


Ancak Allah’ın ilmi, kudreti ve ölüm anındaki hükmü insanın fiziksel yakınlığından daha kapsamlıdır.


Bazı tefsirlerde bu yakınlık, görevli meleklerin ölmekte olan kişiye yakınlığıyla da açıklanmıştır.


İnsan çok yakın olduğunu düşünür; fakat görünmeyen âlemde gerçekleşenleri göremez.


1️⃣7️⃣ Ayet İnsan Bilgisinin Hangi Sınırını Gösterir ❓


İnsan ölümün:


  • Biyolojik belirtilerini,
  • Kalp ve beyin faaliyetlerini,
  • Hastalığın seyrini

inceleyebilir.


Fakat şu soruların tamamını yalnızca laboratuvar gözlemiyle cevaplayamaz:


  • Ruhun mahiyeti nedir?
  • Ölümden sonra insanı ne bekler?
  • Bilinç beden öldüğünde nasıl bir sürece girer?
  • Gayb âleminde neler gerçekleşir?

Bilim görülebilir ve ölçülebilir alanı araştırır.


Vahiy ise insanın gözlemle ulaşamayacağı ölüm sonrası hakikatler hakkında rehberlik sunar.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına Mesajı Nedir ❓


Günümüz insanı olayları ekranlardan izlemeye alışmıştır.


Savaşları, hastalıkları, kazaları ve ölümleri birkaç saniyelik görüntüler hâlinde görebilir.


Bu sürekli izleme bazen insanı:


  • Duyarsızlaştırabilir,
  • Acıyı sıradanlaştırabilir,
  • Ölümü bir gösteriye dönüştürebilir,
  • Başkasının mahremiyetini ihlal etmeye yöneltebilir.

Vakıa Suresi’nin seksen dördüncü ayeti, ölüm karşısındaki bakışın yalnızca seyir değil, ibret ve merhamet taşıması gerektiğini öğretir.


Ölmekte olan kişinin görüntüsünü yaymak değil, onurunu ve mahremiyetini korumak gerekir.


1️⃣9️⃣ Vakıa Suresi 84. Ayetin Verdiği Temel Hakikat Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin seksen dördüncü ayeti, can boğaza geldiği sırada çevrede bulunan insanların bakıp kaldığını bildirir.


Ayetin temel mesajları şunlardır:


  • “Hîneizin” ölümün yaklaştığı o belirli anı ifade eder.
  • “Tenzurûn” bakmak, izlemek ve beklemek anlamlarını taşır.
  • İnsan ölümün bedensel belirtilerini görebilir.
  • Ruhun ayrılışının bütün mahiyetini göremez.
  • İnsan sevdiğinin yanında bulunabilir fakat eceli iptal edemez.
  • Tıbbî müdahale değerlidir ve terk edilmemelidir.
  • Tıp hayatı koruyabilir fakat mutlak ölümsüzlük sağlayamaz.
  • Ölüm döşeğindeki kişiye merhamet ve sakinlikle yaklaşılmalıdır.
  • Yakınların çaresizliği sevgisizlik anlamına gelmez.
  • Ağlamak insanîdir; ölçüsüz davranışlardan kaçınılmalıdır.
  • Ölüm anı dünyanın geçiciliğini hatırlatır.
  • Başkasının ölümü insanı kendi sonu üzerinde düşündürmelidir.
  • Ölüm karşısındaki acizlik insanın değersizliğini değil, sınırlılığını gösterir.
  • Görünen bedenin ötesinde insanın göremediği bir gayb gerçeği vardır.
  • Ölüm görüntü ve gösteri konusu yapılmamalıdır.
  • İbret, insanın hayatını düzeltmesine yol açmalıdır.

İnsan ölüm döşeğindeki kişiye çok yakın olabilir. Onun elini tutabilir, gözlerine bakabilir ve her nefesini takip edebilir.


Fakat fiziksel yakınlık, hayatı kontrol etme gücü vermez.


Ayet insanın bakışını çaresizlikten ibrete dönüştürür.


Ölüm anına tanık olan kişi yalnızca ayrılan insana bakmamalı; kendi hayatına da dönüp bakmalıdır:


  • Kimin kalbini kırdım?
  • Kimin hakkını üzerimde taşıyorum?
  • Hangi iyiliği sürekli erteliyorum?
  • Allah’ın huzuruna bugün çağrılsam nasıl giderim?

Ölüm karşısında bakıp kalmak kaçınılmaz olabilir. Fakat henüz hayattayken hiçbir şey yapmadan beklemek insanın kendi tercihidir.


“Siz o sırada bakıp durursunuz sözü, insan bakışının ölüm karşısındaki sınırını gösterir; fakat aynı zamanda henüz nefes alırken yalnızca seyreden değil, seven, helalleşen, iyilik yapan ve hayatını düzelten biri olmaya çağırır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt