📖 Vakıa Suresi 70. Ayette Dileseydik Onu Tuzlu Ve Acı Bir Su Yapardık Hâlâ Şükretmeyecek misiniz Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,528
2,724,935
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Vakıa Suresi 70. Ayette Dileseydik Onu Tuzlu Ve Acı Bir Su Yapardık Hâlâ Şükretmeyecek misiniz Ne Anlama Gelir ❓


“Bir yudum suyun berraklığı, kokusuzluğu ve içilebilir oluşu insana sıradan gelebilir; oysa suyun varlığı kadar, susuzluğu giderecek özellikte yaratılması da başlı başına büyük bir rahmettir.”
Ersan Karavelioğlu

Vakıa Suresi’nin altmış sekizinci ayetinde insana:


“İçtiğiniz suyu gördünüz mü?”


diye sorulmuş; altmış dokuzuncu ayette ise bu suyu yağmur yüklü bulutlardan indirenin insan değil, Allah olduğu bildirilmiştir.


Yetmişinci ayette su nimetinin başka bir yönüne dikkat çekilir:


“Dileseydik onu tuzlu ve acı bir su yapardık. Hâlâ şükretmeyecek misiniz?”


Ayetin Arapçası şöyledir:


لَوْ نَشَاءُ جَعَلْنَاهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ


“Lev neşâü cealnâhu ücâcen felevlâ teşkurûn.”



İnsan yalnızca suyun gökten inmesine değil, o suyun içilebilir, tatlı ve hayatı destekleyici özellikte olmasına da muhtaçtır.


Yeryüzünde çok miktarda su bulunmasına rağmen bunun büyük bölümü doğrudan içmeye uygun değildir. Denizlerin ortasında kalan bir insanın çevresi suyla dolu olsa bile susuzluktan ölmesi mümkündür.


Bu nedenle suyun varlığı tek başına yeterli değildir. Onun insan bedenine uygun, temiz ve içilebilir olması da ayrı bir nimettir.


1️⃣ Vakıa Suresi 70. Ayetin Meali Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin yetmişinci ayeti farklı meallerde şu şekillerde ifade edilir:


“Dileseydik onu tuzlu ve acı bir su yapardık. Hâlâ şükretmeyecek misiniz?”


“İsteseydik o suyu içilemeyecek kadar tuzlu yapardık. Öyleyse neden şükretmiyorsunuz?”


“Dileseydik onu acı ve yakıcı bir su hâline getirirdik. Hâlâ şükretmez misiniz?”


“İsteseydik içtiğiniz suyu son derece tuzlu kılardık; öyleyse şükretmeniz gerekmez mi?”



Ayetin temel mesajı şudur:


  • Suyun gökten inmesi nimettir.
  • Suyun tatlı ve içilebilir olması da ayrı bir nimettir.
  • İnsan suyun niteliğini mutlak biçimde belirleyemez.
  • Temiz su karşısında şükür ve sorumluluk gerekir.

2️⃣ “Lev Neşâü” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “lev neşâü” ifadesi:


“Dileseydik” veya “isteseydik” anlamına gelir.


Bu ifade, suyun mevcut özelliklerinin zorunlu ve değişmez olmadığını hatırlatır.


İnsan yağmur suyunun tatlı olmasına alıştığı için onun başka türlü olabileceğini düşünmeyebilir.


Oysa Allah dileseydi gökten inen ve kaynaklardan çıkan suyu:


  • Aşırı tuzlu,
  • Acı,
  • İçilemez,
  • Susuzluğu gidermeyen

bir özellikte yaratabilirdi.


Suyun içilebilir oluşu insanın kendi başarısı değil, Allah’ın rahmetidir.


3️⃣ “Cealnâhu” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Cealnâhu” ifadesi:


  • Onu yapardık,
  • Onu bir hâle getirirdik,
  • Niteliğini değiştirirdik

anlamlarını taşır.


Buradaki “onu” zamiri, önceki ayetlerde anlatılan yağmur ve içme suyuna işaret eder.


Allah suyun:


  • Tadını,
  • Tuzluluk oranını,
  • İçilebilirliğini,
  • Canlılar üzerindeki etkisini

belirleyen yaratılış düzeninin sahibidir.


İnsan mevcut suyun özelliklerinden yararlanır; fakat suyun temel niteliğini baştan yaratan değildir.


4️⃣ “Ücâc” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “ücâc” kelimesi:


  • Çok tuzlu,
  • Acı,
  • Yakıcı,
  • Boğazı rahatsız eden,
  • İçmeye elverişsiz

su anlamlarında açıklanır.


Bu kelime sıradan bir tuzluluğu değil, insanın susuzluğunu gidermek yerine onu daha fazla rahatsız edecek derecede yoğun bir tadı ifade eder.


Ayet, tatlı su ile içilemez su arasındaki büyük farkı insana düşündürür.


Berrak görünmesi, bir suyun içmeye uygun olduğu anlamına gelmez.


5️⃣ Tatlı Su Neden Büyük Bir Nimettir ❓


Tatlı su:


  • İnsanların içmesine,
  • Yemek hazırlanmasına,
  • Tarımsal üretime,
  • Hayvanların yaşamasına,
  • Temizliğe,
  • Sanayi ve günlük hayatın devamına

imkân sağlar.


İnsan susuzluğunu gideren suyu kolayca bulabildiğinde bu nimetin değerini unutabilir.


Fakat temiz su birkaç saatliğine bile kesildiğinde günlük hayat büyük ölçüde aksar.


Bir bardak içilebilir su, insan medeniyetinin en temel ihtiyaçlarından biridir.


6️⃣ Deniz Suyu Neden Doğrudan İçilemez ❓


Deniz suyu yüksek miktarda çözünmüş tuz içerir.


İnsan deniz suyunu doğrudan içtiğinde bedeni fazla tuzu uzaklaştırmak için daha çok su kullanmak zorunda kalabilir.


Bu durum:


  • Susuzluğu artırabilir,
  • Vücudun su dengesini bozabilir,
  • Böbreklere ağır yük bindirebilir,
  • Hayati tehlike oluşturabilir.

Bu nedenle çevresinde uçsuz bucaksız deniz bulunan bir insan bile tatlı su olmadan yaşayamaz.


Suyun çokluğu ile kullanılabilir suyun bolluğu aynı şey değildir.


7️⃣ Yeryüzündeki Suların Tamamı İçilebilir midir ❓


Hayır. Yeryüzündeki suyun büyük bir bölümü denizlerde ve okyanuslarda bulunur.


Tatlı suyun da önemli bir kısmı:


  • Buzullarda,
  • Kar örtülerinde,
  • Yer altında,
  • Ulaşılması zor kaynaklarda

bulunabilir.


İnsanların kolayca ulaşabildiği temiz ve tatlı su sınırlıdır.


Üstelik bu kaynaklar:


  • Kirlenebilir,
  • Aşırı tüketilebilir,
  • Kuraklık nedeniyle azalabilir,
  • Yanlış yönetilebilir.

Bu gerçek, suyun ölçülü kullanılmasını zorunlu kılar.


8️⃣ Suyun Tatlı Olması Kendiliğinden Bir Zorunluluk mudur ❓


İnsan tabiatta sürekli gördüğü düzeni kaçınılmaz sanabilir.


Yağmurun tatlı su olarak inmesi, nehirlerin ve kaynakların içilebilir olması ona sıradan gelebilir.


Ayet bu alışkanlığı kırar ve şöyle düşündürür:


“Ya bu su içilemez derecede tuzlu olsaydı?”


Bu soru insanı mevcut nimetlerin başka türlü olabileceğini fark etmeye çağırır.


Nimetin değerini anlamak için onu mutlaka kaybetmek gerekmez.


9️⃣ İnsan Tuzlu Suyu Tatlı Suya Dönüştürebilir mi ❓


İnsan geliştirdiği teknolojilerle deniz suyunu arıtabilir ve tuzundan ayırabilir.


Bu yöntemler özellikle su sıkıntısı yaşayan bölgelerde önemli olabilir.


Ancak tuzdan arındırma işlemi:


  • Tesis,
  • Enerji,
  • Teknoloji,
  • Bakım,
  • Maddi kaynak

gerektirir.


İnsan ayrıca yoktan su üretmez; mevcut suyun içindeki tuzu ayırır.


Bu başarı değerli olmakla birlikte insanı suyun yaratıcısı yapmaz.


İnsan Allah’ın yarattığı maddelerden, enerjiden ve tabiat kanunlarından yararlanır.


🔟 Teknoloji Su Sorununu Tamamen Çözebilir mi ❓


Teknoloji su sıkıntısının azaltılmasına büyük katkı sağlayabilir.


  • Deniz suyu arıtılabilir.
  • Atık sular yeniden kullanılabilir.
  • Kayıp ve kaçaklar azaltılabilir.
  • Verimli sulama yöntemleri geliştirilebilir.
  • Yağmur suyu depolanabilir.

Fakat teknoloji:


  • Sınırsız su oluşturamaz.
  • Bütün kirliliği kolayca ortadan kaldıramaz.
  • Her toplumun suya eşit erişimini kendiliğinden sağlayamaz.
  • İnsanların ölçüsüz tüketimini tek başına durduramaz.

Teknolojik çözümün yanında ahlak, adalet ve bilinç de gereklidir.


1️⃣1️⃣ “Hâlâ Şükretmeyecek misiniz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki “felevlâ teşkurûn” ifadesi:


  • Neden şükretmiyorsunuz?
  • Şükretmeniz gerekmez mi?
  • Bu nimeti görüp karşılık vermeyecek misiniz?

anlamlarını taşır.


Bu soru insanı kınayan ve uyandıran bir çağrıdır.


İnsan suyu her gün kullandığı hâlde:


  • Nimetin sahibini unutabilir,
  • Suyu israf edebilir,
  • Kaynakları kirletebilir,
  • Susuz kalanları görmezden gelebilir.

Ayet, şükrün yalnızca sözle değil, davranışla gösterilmesini ister.


1️⃣2️⃣ Suyun Şükrü Nasıl Yapılır ❓


Suyun şükrü öncelikle onun Allah’ın nimeti olduğunu kabul etmektir.


Fakat gerçek şükür bununla sınırlı kalmaz.


Suyun şükrü:


  • Gereksiz yere akıtmamak,
  • Su kaynaklarını kirletmemek,
  • İhtiyaç sahiplerine su ulaştırmak,
  • Hayvanlar için su bırakmak,
  • Gelecek nesillerin hakkını korumak,
  • Temiz suya erişimi adaletli biçimde sağlamak

ile gösterilir.


Şükür, nimeti doğru yerde ve ölçülü biçimde kullanmaktır.


1️⃣3️⃣ Su İsrafı Neden Şükürsüzlük Sayılabilir ❓


İnsan bir taraftan su için Allah’a şükrettiğini söyleyip diğer taraftan suyu bilinçsizce akıtıyorsa söz ile davranış arasında çelişki oluşur.


Su israfı:


  • Yer altı kaynaklarını azaltabilir,
  • Barajların daha hızlı boşalmasına yol açabilir,
  • Tarımı olumsuz etkileyebilir,
  • Enerji kullanımını artırabilir,
  • Gelecek nesillerin hakkını azaltabilir.

Suyun bol olduğu dönemlerde bile ölçülü davranmak gerekir.


Şükür, bolluk zamanındaki sorumluluğu unutmamaktır.


1️⃣4️⃣ Tatlı Suyu Kirletmek Nasıl Bir Sorumluluk Doğurur ❓


Temiz bir su kaynağını kirletmek, Allah’ın tatlı ve içilebilir yarattığı nimeti insan eliyle kullanılamaz hâle getirmektir.


Su kirliliği:


  • İnsanların hastalanmasına,
  • Balıkların ve diğer canlıların ölmesine,
  • Tarım alanlarının zarar görmesine,
  • Yer altı sularının bozulmasına,
  • Gelecek nesillerin temiz sudan mahrum kalmasına

neden olabilir.


Bu zarar yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur.


Suya zehirli atık bırakan kişi çok sayıda canlının hakkına zarar verebilir.


1️⃣5️⃣ Temiz Suya Ulaşmak Bir İnsan Hakkı mıdır ❓


Temiz içme suyu insan hayatının devamı için temel bir ihtiyaçtır.


Bu nedenle su:


  • Yalnızca zenginlerin ulaşabileceği bir ayrıcalık,
  • İnsanları baskı altında tutmanın aracı,
  • Yoksulların dışlanacağı bir ticari mal

hâline getirilmemelidir.


Suyun çıkarılması, temizlenmesi ve ulaştırılması maliyet taşıyabilir.


Ancak ekonomik düzen, yoksul insanların susuz kalmasına yol açmamalıdır.


Toplumun görevi herkesin güvenli suya ulaşmasını mümkün kılmaktır.


1️⃣6️⃣ Bir Toplum Suyu Nasıl Adaletli Kullanmalıdır ❓


Su yönetiminde:


  • Evlerin temel ihtiyaçları,
  • Tarımsal üretim,
  • Hayvanların su ihtiyacı,
  • Ekosistemlerin korunması,
  • Sanayinin kullanımı

arasında adaletli bir denge kurulmalıdır.


Büyük işletmelerin sınırsızca su tüketmesine izin verilirken küçük çiftçilerin veya yoksul mahallelerin susuz bırakılması adaletli değildir.


Güçlü olanın daha fazla tüketmesi değil, hayatın ve ortak yararın korunması esas alınmalıdır.


1️⃣7️⃣ Tatlı Suyun Acılaşması Manevi Bir Uyarı Olarak Nasıl Anlaşılabilir ❓


Ayetin doğrudan anlamı gerçek suyun tuzlu ve içilemez hâle gelmesidir.


Bunun yanında insan ahlaki bir ders de çıkarabilir.


İnsan kendisine verilen tatlı nimetleri:


  • İsrafla,
  • Nankörlükle,
  • Haksızlıkla,
  • Kibirle,
  • Paylaşmamakla

hayatında acı sonuçlara dönüştürebilir.


Servet nimetken zulme, bilgi nimetken kibre, makam nimetken baskıya dönüşebilir.


Bu nedenle nimet yalnızca elde edilmekle değil, doğru kullanılmakla korunur.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına Mesajı Nedir ❓


Günümüzde su kaynakları:


  • Kuraklık,
  • İklim değişiklikleri,
  • Nüfus artışı,
  • Sanayi kirliliği,
  • Plansız şehirleşme,
  • Aşırı tarımsal tüketim

nedeniyle baskı altında kalabilir.


İnsan teknolojinin her su sorununu çözeceğine güvenerek kaynakları ölçüsüzce tüketmemelidir.


Vakıa Suresi’nin yetmişinci ayeti, suyun yalnızca varlığına değil, içilebilir niteliğine de dikkat çeker.


Bir toplumun suyu varsa fakat kirli, aşırı tuzlu veya insanlara ulaşamayacak durumdaysa gerçek anlamda su güvenliğine sahip değildir.


1️⃣9️⃣ Vakıa Suresi 70. Ayetin Verdiği Temel Hakikat Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin yetmişinci ayeti, Allah dileseydi gökten inen suyu çok tuzlu, acı ve içilemez hâle getirebileceğini bildirerek insanı şükre çağırır.


Ayetin temel mesajları şunlardır:


  • Suyun varlığı kadar içilebilir olması da nimettir.
  • “Ücâc” çok tuzlu, acı ve içmeye elverişsiz suyu ifade eder.
  • Yağmur suyunun tatlı olması sıradan görülmemelidir.
  • Deniz suyunun çokluğu içme suyu bolluğu anlamına gelmez.
  • İnsan deniz suyunu arıtabilir fakat suyu yoktan yaratamaz.
  • Teknoloji su sorunlarını azaltabilir fakat tek başına bütün sorunları çözemez.
  • Şükür yalnızca sözle değil, davranışla gösterilmelidir.
  • Suyun şükrü onu israf etmemek ve kirletmemektir.
  • Temiz su bütün insanların temel ihtiyacıdır.
  • Su kaynakları güçlüler tarafından tekelleştirilmemelidir.
  • Gelecek nesillerin su hakkı korunmalıdır.
  • Su kullanımında evler, tarım, sanayi ve tabiat arasında denge kurulmalıdır.
  • Allah’ın tatlı yarattığı su insan eliyle zehirli hâle getirilmemelidir.
  • Nimetler yanlış kullanıldığında acı sonuçlara dönüşebilir.
  • İnsan suya ulaşırken tevazu, şükür ve sorumluluk taşımalıdır.

İnsan susadığında tuzlu deniz suyunu değil, temiz ve tatlı suyu arar.


Bu durum suyun yalnızca bulunmasının yeterli olmadığını gösterir. Önemli olan, onun hayatı destekleyecek özellikte bulunmasıdır.


Bir bardak suyun tatlı ve içilebilir oluşu insanın kendi başarısı değildir. İnsan bu nimeti korumak, adaletli paylaşmak ve kirletmeden gelecek nesillere ulaştırmakla sorumludur.


Ayetin sonunda sorulan:


“Hâlâ şükretmeyecek misiniz?”


sorusu, yalnızca geçmiş toplumlara değil, her gün musluğu açıp suya ulaşan bütün insanlara yöneltilmiştir.


“Allah’ın tatlı yarattığı suyu israfla azaltmak, kirlilikle zehirlemek veya güç kullanarak başkasından esirgemek şükür değildir. Gerçek şükür, bir yudum suyun değerini bilmek ve o nimette bütün canlıların hakkını gözetmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt