📖 Vakıa Suresi 59. Ayette Onu Siz mi Yaratıyorsunuz Yoksa Yaratan Biz miyiz Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,516
2,724,935
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Vakıa Suresi 59. Ayette Onu Siz mi Yaratıyorsunuz Yoksa Yaratan Biz miyiz Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan bir hayatın dünyaya gelmesine vesile olabilir; fakat o hayatın hücrelerini, kalbini, bilincini ve eşsiz kimliğini yoktan var eden kendisi değildir.”
Ersan Karavelioğlu

Vakıa Suresi’nin elli sekizinci ayetinde insanın yaratılışının başlangıcına dikkat çekilmiş ve şöyle sorulmuştur:


“Attığınız meniyi gördünüz mü?”


Elli dokuzuncu ayette ise bu düşünce daha ileri götürülür:


“Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz?”


Ayetin Arapçası şöyledir:


أَأَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُ أَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ


“E entüm tahlukûnehû em nahnu’l-hâlikûn.”



Bu ayet insanın üreme sürecindeki rolü ile gerçek yaratma fiili arasındaki farkı açıkça ortaya koyar.


Anne ve baba bir çocuğun dünyaya gelmesine vesile olur. Ancak onlar hücreleri yoktan var etmez, genetik düzeni baştan yazmaz, kalbin ilk atışını başlatmaz ve bilinç sahibi bir insanın bütün varlığını kendi iradeleriyle meydana getirmez.


Gerçek yaratıcı Allah’tır.


1️⃣ Vakıa Suresi 59. Ayetin Meali Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin elli dokuzuncu ayeti farklı meallerde şu şekillerde ifade edilir:


“Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz?”


“O meniden insanı siz mi meydana getiriyorsunuz, yoksa Biz mi yaratıyoruz?”


“Yaratılışı siz mi gerçekleştiriyorsunuz, yoksa yaratıcı olan Biz miyiz?”


“Ondan meydana gelecek insanı siz mi var ediyorsunuz, yoksa onu yaratan Biz miyiz?”



Ayetin sorusu bilgi istemek için değildir.


Cevabı açıktır:


Gerçek yaratıcı Allah’tır.


2️⃣ Ayetteki “Onu” Zamiri Neye İşaret Eder ❓


Ayetteki “onu” ifadesi, önceki ayette söz edilen yaratılış başlangıcına ve ondan meydana gelecek insana işaret eder.


Yani soru yalnızca meninin maddi varlığıyla ilgili değildir.


Şu büyük dönüşüm sorgulanmaktadır:


  • Bir üreme hücresinden,
  • Bölünen hücrelere,
  • Embriyoya,
  • Organları oluşan cenine,
  • Bilinçli ve kişilik sahibi insana

uzanan yaratılışı kim gerçekleştirmektedir?


İnsan bu sürece vesile olur; fakat dönüşümün gerçek yaratıcısı değildir.


3️⃣ “Tahlukûnehû” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Tahlukûnehû” ifadesi, “onu siz mi yaratıyorsunuz?” anlamına gelir.


Yaratmak burada:


  • Yoktan var etmek,
  • Ölçü vermek,
  • Yapıyı belirlemek,
  • Canlılık kazandırmak,
  • Organları uyumlu biçimde meydana getirmek

anlamlarını içerir.


İnsan bazı maddeleri bir araya getirebilir, var olan hücreler üzerinde araştırma yapabilir veya biyolojik süreçlere müdahale edebilir.


Ancak varlığı ve hayatı yoktan başlatamaz.


4️⃣ “El-Hâlikûn” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“El-Hâlikûn”, yaratanlar veya yaratmayı gerçekleştiren anlamına gelir.


Ayette Allah’ın kendisi için kullandığı bu ifade, yaratma kudretinin yalnızca O’na ait olduğunu vurgular.


Kur’an’daki “Biz” anlatımı çok sayıda ilah bulunduğu anlamına gelmez.


Allah tektir.


Bu kullanım:


  • İlahi azameti,
  • Kudreti,
  • Hükümranlığı,
  • Yaratma fiilinin büyüklüğünü

ifade eder.


5️⃣ Anne Ve Baba Çocuğu Yaratıyor mu ❓


Anne ve baba çocuğun dünyaya gelmesine biyolojik olarak vesile olur.


Onların katkısı son derece önemli ve değerlidir.


Ancak anne ve baba:


  • Üreme hücrelerini yoktan yaratmaz.
  • Hücrelerin genetik kodunu kendileri yazmaz.
  • Embriyonun bütün gelişimini bilinçli biçimde yönetmez.
  • Bebeğin kalbini kendi elleriyle oluşturmaz.
  • Çocuğa hayatı ve bilinci kendileri vermez.

Bu nedenle anne ve baba sebep, Allah ise yaratıcıdır.


6️⃣ Sebep Olmakla Yaratmak Arasındaki Fark Nedir ❓


İnsanlar dünyadaki olayların gerçekleşmesi için çeşitli sebeplere başvurur.


Çiftçi:


  • Tohum eker,
  • Toprağı işler,
  • Sulama yapar.

Fakat tohumun içinden canlı bitkiyi kendi gücüyle çıkarmaz.


Benzer şekilde anne ve baba da yaratılışın gerçekleştiği biyolojik sürece katılır.


Ancak hayatın meydana gelmesini sağlayan bütün düzeni kuran Allah’tır.


Sebep olmak, mutlak yaratıcı olmak değildir.


7️⃣ İnsan Hücreleri Kendi İradesiyle mi Yönetir ❓


İnsan vücudundaki hücrelerin büyük bölümü kişinin bilinçli iradesi dışında çalışır.


İnsan:


  • Hücrelerin ne zaman bölüneceğini emretmez.
  • DNA’nın nasıl kopyalanacağını yönetmez.
  • Embriyoda hangi hücrenin kalbe dönüşeceğini belirlemez.
  • Sinir sisteminin bağlantılarını tek tek kurmaz.
  • Kemiklerin biçimini kendisi çizmez.

Bu süreçler büyük bir düzen içinde gerçekleşir.


İnsan onları inceleyebilir; fakat baştan kurup yönetmiş değildir.


8️⃣ Bir Hücreden Farklı Organlar Nasıl Meydana Gelir ❓


Döllenmeyle başlayan hücreler çoğalırken zamanla farklı görevler üstlenir.


Bazı hücreler:


  • Kalp dokusuna,
  • Beyin ve sinir sistemine,
  • Kaslara,
  • Kemiklere,
  • Deriye,
  • Kan hücrelerine

dönüşür.


Başlangıçta birbirine benzeyen hücrelerin farklılaşarak uyumlu bir beden oluşturması son derece dikkat çekicidir.


Bu süreç insanı yaratılıştaki ölçü ve düzen üzerinde düşünmeye çağırır.


9️⃣ İnsan Çocuğunun Özelliklerini Tamamen Belirleyebilir mi ❓


Anne ve baba çocuklarına bazı genetik özellikler aktarır.


Ancak çocuğun:


  • Bütün fiziksel özelliklerini,
  • Sağlık durumunu,
  • Karakter gelişimini,
  • Yeteneklerini,
  • Hayat süresini,
  • Gelecekteki tercihlerini

tamamen belirleyemez.


Aynı anne ve babadan doğan çocuklar bile birbirinden farklı olabilir.


Bu durum, insanın biyolojik katkısının gerçek olmasına rağmen kontrolünün sınırlı olduğunu gösterir.


🔟 Tıp Ve Üreme Teknolojileri İnsanı Yaratıcı Yapar mı ❓


Tıp ve üreme teknolojileri çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan insanlara önemli imkânlar sunabilir.


Doktorlar:


  • Üreme hücrelerini inceleyebilir,
  • Döllenmeye yardımcı olabilir,
  • Embriyonun gelişimini takip edebilir,
  • Sağlık sorunlarına müdahale edebilir.

Ancak bütün bunlar mevcut yaratılış düzeninin içinde gerçekleşir.


İnsan:


  • Hücreyi yoktan var etmez.
  • Canlılık yasalarını kendisi kurmaz.
  • Başarıyı kesin biçimde garanti edemez.
  • Ruh ve bilinci üretim malzemesi gibi meydana getiremez.

Bilimsel müdahale yaratma değil, yaratılmış süreçlerden yararlanmadır.


1️⃣1️⃣ Yapay Bir Sistem Üretmekle Canlı Yaratmak Aynı Şey midir ❓


İnsan:


  • Makineler,
  • Bilgisayarlar,
  • Robotlar,
  • Yapay zekâ sistemleri

geliştirebilir.


Ancak bunları var olan:


  • Maddeler,
  • Enerji,
  • Fizik kanunları,
  • Bilgi,
  • İnsan aklı

üzerinden üretir.


İnsan üretir, düzenler ve tasarlar; fakat mutlak anlamda yoktan yaratmaz.


Canlı bir insanın bilinçli, biyolojik ve ruhsal bütünlüğüyle insan yapımı bir sistem aynı değildir.


1️⃣2️⃣ Allah’ın Yaratması Doğal Süreçlerle Çelişir mi ❓


Hayır. Allah’ın yaratması ile biyolojik süreçler birbirine rakip değildir.


Sperm ve yumurtanın birleşmesi, hücrelerin bölünmesi ve embriyonun gelişmesi yaratılışın nasıl gerçekleştiğini gösteren süreçlerdir.


Bu süreçlerin varlığı:


  • Yaratıcıyı gereksiz kılmaz.
  • Hayatın kendiliğinden ve sahipsiz olduğunu kanıtlamaz.
  • Düzenin nihai kaynağı sorusunu ortadan kaldırmaz.

İman açısından doğal süreçler de Allah’ın yaratma düzeninin parçalarıdır.


1️⃣3️⃣ Bu Ayet Yeniden Dirilişe Nasıl Delil Olur ❓


Ayetin bulunduğu bölümün temel konusu ölümden sonra diriliştir.


İnsan bir zamanlar görünür bir varlık değilken:


  • Yaratılmış,
  • Beden kazanmış,
  • Bilinç sahibi olmuş,
  • Dünyaya getirilmiştir.

Bu ilk yaratılışı gerçekleştiren Allah, insan öldüğünde onu yeniden yaratmaya da kadirdir.


İnsan ilk yaratılışındaki gücünü düşünürse yeniden dirilişi imkânsız görmemelidir.


1️⃣4️⃣ İnsan Yaratılış Karşısında Neden Kibirlenmemelidir ❓


İnsan:


  • Doğacağı zamanı seçmemiştir.
  • Anne ve babasını belirlememiştir.
  • Bedeninin temel özelliklerini oluşturmamıştır.
  • Hayatın başlangıcını kendisi vermemiştir.
  • Ölümünü bütünüyle engelleyemez.

Buna rağmen serveti, makamı veya bedensel gücü nedeniyle kibirlenebilir.


Ayet insana başlangıcını hatırlatarak tevazu öğretir.


Küçük ve güçsüz bir başlangıçtan gelen insan, başkalarını küçümsememelidir.


1️⃣5️⃣ Çocuk Anne Ve Babanın Mülkü müdür ❓


Hayır. Çocuk anne ve babaya verilmiş bir emanet olarak görülmelidir.


Anne ve baba çocuğun dünyaya gelmesine vesile olduğu için onun üzerinde sınırsız hak sahibi değildir.


Çocuğun:


  • Onuru,
  • Bedeni,
  • Eğitimi,
  • Güvenliği,
  • Duyguları,
  • Kişiliği

korunmalıdır.


Çocuğu aşağılamak, şiddete maruz bırakmak veya anne ve babanın hayallerini gerçekleştirecek bir araç gibi görmek doğru değildir.


Onu yaratan Allah’tır; anne ve baba onu sevgi ve sorumlulukla yetiştirmekle yükümlüdür.


1️⃣6️⃣ Çocuk Sahibi Olmak Neden Bir Sorumluluktur ❓


Çocuk sahibi olmak yalnızca sevinç ve soyun devamı değildir.


Aynı zamanda:


  • Bakım,
  • Eğitim,
  • Güvenlik,
  • Helal rızık,
  • Sevgi,
  • Ahlaki örneklik

sorumluluğudur.


Anne ve baba çocuğun yalnızca maddi ihtiyaçlarını değil, ruhsal ve ahlaki gelişimini de gözetmelidir.


Bir çocuğun dünyaya gelmesine vesile olmak, onun haklarını ciddiye almayı gerektirir.


1️⃣7️⃣ Çocuk Sahibi Olamayan İnsanlar Nasıl Değerlendirilmelidir ❓


Çocuk sahibi olamamak insanın eksik, değersiz veya Allah tarafından sevilmeyen biri olduğu anlamına gelmez.


İnsanlar bu konuda:


  • Suçlayıcı konuşmamalı,
  • Özel sorularla kişileri incitmemeli,
  • Kadını veya erkeği tek başına sorumlu tutmamalı,
  • Çocuk sahibi olmayı değer ölçüsüne dönüştürmemelidir.

İnsanın değeri yalnızca biyolojik olarak anne veya baba olmasıyla belirlenmez.


Her insan farklı biçimlerde iyilik, sevgi ve fayda üretebilir.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına Mesajı Nedir ❓


Günümüzde genetik, embriyoloji ve üreme teknolojilerindeki gelişmeler insanın biyolojik süreçlere müdahale gücünü artırmıştır.


Bu gelişmeler büyük faydalar sağlayabilir.


Ancak beraberinde şu ahlaki soruları da getirir:


  • İnsan hayatı bir ürüne dönüştürülebilir mi?
  • Çocuklar istenilen özelliklere göre seçilmeli mi?
  • Embriyonun değeri nasıl korunmalıdır?
  • Teknolojik güç nerede sınırlandırılmalıdır?
  • Bilimsel imkân insan onurunu gözetiyor mu?

Vakıa Suresi’nin elli dokuzuncu ayeti, insanın bilgisinin artmasıyla kendisini mutlak yaratıcı sanmaması gerektiğini hatırlatır.


Bilgi arttıkça tevazu ve sorumluluk da artmalıdır.


1️⃣9️⃣ Vakıa Suresi 59. Ayetin Verdiği Temel Hakikat Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin elli dokuzuncu ayeti, insana yaratılış sürecinin gerçek sahibinin kim olduğunu sorar.


Ayetin temel mesajları şunlardır:


  • İnsan kendi kendisini yaratmamıştır.
  • Anne ve baba yaratılışa vesile olur.
  • Gerçek yaratıcı Allah’tır.
  • Sebep olmakla yoktan yaratmak aynı değildir.
  • Hücrelerin gelişimi insanın bilinçli yönetimi dışında gerçekleşir.
  • İnsanın genetik özellikleri bütünüyle kendi seçimi değildir.
  • Tıp yaratılmış süreçlere müdahale eder; hayatı yoktan var etmez.
  • Doğal süreçler Allah’ın yaratmasıyla çelişmez.
  • İlk yaratılış yeniden dirilişin mümkün olduğuna delildir.
  • Yaratılış insanı kibirden uzaklaştırmalıdır.
  • Çocuk anne ve babanın sınırsız mülkü değildir.
  • Çocuk sahibi olmak büyük bir emanet ve sorumluluktur.
  • Bilimsel güç insan onuru ve ahlakla sınırlandırılmalıdır.

İnsan bir çocuğun dünyaya gelmesini isteyebilir, sebeplere başvurabilir ve yaratılış sürecini gözlemleyebilir.


Ancak küçücük hücrelerden kalbi atan, gören, duyan, düşünen, seven ve kendine özgü bir kişiliğe sahip insanı kendi kudretiyle meydana getiremez.


Ayet, insanın rolünü inkâr etmez; o rolün sınırını gösterir.


İnsan vesiledir, yaratıcı değildir.


“İnsanın bir hayatın başlangıcına vesile olması büyük bir şereftir; fakat gerçek tevazu, o hayatın kalbini, bilincini ve eşsiz kimliğini yaratanın yalnızca Allah olduğunu bilmektir.”
Ersan Karavelioğl
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt