📖 Vakıa Suresi 60. Ayette Aranızda Ölümü Biz Belirledik Ve Bizim Önümüze Geçilemez Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,516
2,724,935
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Vakıa Suresi 60. Ayette Aranızda Ölümü Biz Belirledik Ve Bizim Önümüze Geçilemez Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan hayatını planlayabilir fakat ömrünün tamamına hükmedemez; ölüm gerçeği, sahip olduğumuz zamanın mülk değil, hesabı verilecek sınırlı bir emanet olduğunu hatırlatır.”
Ersan Karavelioğlu

Vakıa Suresi’nin elli sekizinci ve elli dokuzuncu ayetlerinde insanın yaratılış başlangıcına dikkat çekilmiştir.


İnsana:


“Attığınız meniyi gördünüz mü? Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz?”


diye sorulmuştur.


Altmışıncı ayette ise yaratılışın ardından hayatın kaçınılmaz sonu olan ölüm hatırlatılır:


“Aranızda ölümü Biz belirledik ve Bizim önümüze geçilemez.”


Ayetin Arapçası şöyledir:


نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ


“Nahnu kaddernâ beynekümü’l-mevte ve mâ nahnu bi-mesbûkîn.”



Bu ayet, insanın dünyaya gelişini kendisinin belirlemediği gibi ölümün mutlak hâkimi de olmadığını bildirir.


İnsan sağlığını korumak için tedbir alabilir, hastalıkları tedavi edebilir ve ömrünü faydalı biçimde kullanmaya çalışabilir. Fakat ölümün varlığını ortadan kaldıramaz ve Allah’ın belirlediği hayat düzenini geçersiz kılamaz.


1️⃣ Vakıa Suresi 60. Ayetin Meali Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin altmışıncı ayeti farklı meallerde şu şekillerde ifade edilir:


“Aranızda ölümü Biz belirledik ve Bizim önümüze geçilemez.”


“Ölümü aranızda Biz takdir ettik; Bizi engelleyebilecek hiç kimse yoktur.”


“Hanginizin ne zaman öleceğini Biz belirledik ve Biz aciz bırakılacak değiliz.”


“Aranızda ölümü ölçüyle takdir eden Biziz; hiçbir güç hükmümüzün önüne geçemez.”



Ayetin temel mesajı şudur:


  • Ölüm tesadüfen ortaya çıkmış bir olay değildir.
  • Dünya hayatı sınırlı olarak yaratılmıştır.
  • Hiçbir insan ölümü bütünüyle ortadan kaldıramaz.
  • Allah’ın yaratma ve hükmetme kudreti engellenemez.

2️⃣ Ayetteki “Nahnu” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Nahnu” kelimesi “Biz” anlamına gelir.


Kur’an’da Allah’ın kendisi için kullandığı bu ifade çok sayıda ilah bulunduğu anlamına gelmez.


Allah tektir.


Buradaki çoğul anlatım:


  • İlahi azameti,
  • Kudreti,
  • Hükümranlığı,
  • Verilen hükmün kesinliğini

vurgular.


İnsanı yaratan da hayat süresini belirleyen de Allah’tır.


3️⃣ “Kaddernâ” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “kaddernâ” kelimesi:


  • Belirledik,
  • Takdir ettik,
  • Ölçü koyduk,
  • Bir düzen içinde tayin ettik

anlamlarını taşır.


Bu kelime, ölümün başıboş ve düzensiz bir olay olmadığını gösterir.


Her canlı için dünya hayatı belirli bir ölçüye bağlanmıştır.


İnsan doğar, büyür, değişir, yaşlanır ve kendisi için belirlenen ömrün sonunda dünya hayatından ayrılır.


4️⃣ “Aranızda Ölümü Belirledik” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, ölümün bütün insanlar arasında geçerli ilahi bir kanun olduğunu bildirir.


Ölüm:


  • Zengini ve fakiri,
  • Güçlüyü ve güçsüzü,
  • Yöneticiyi ve yönetileni,
  • Ünlüyü ve bilinmeyeni

aynı insanlık gerçeğinde buluşturur.


Hiçbir sınıf, soy, millet veya makam ölümün dışında değildir.


İnsanlar farklı biçimlerde ve farklı zamanlarda ölebilir; fakat ölümün kendisi bütün insanlık için ortak bir gerçektir.


5️⃣ Her İnsanın Ölüm Vakti Belirlenmiş midir ❓


Kur’an’ın genel öğretisine göre her insanın dünya hayatındaki süresi Allah’ın bilgisi ve takdiri içindedir.


İnsan kendi ölüm vaktini bilmez.


Bu bilinmezlik:


  • Her an hazırlıklı yaşamayı,
  • Tövbesini ertelememeyi,
  • İyiliği geciktirmemeyi,
  • Kul haklarını düzeltmeyi,
  • Ömrün değerini bilmeyi

gerektirir.


Ölüm vaktini bilmemek insanı sorumsuzluğa değil, daha bilinçli yaşamaya yöneltmelidir.


6️⃣ Ölüm Bir Yok Oluş mudur ❓


Kur’an’a göre ölüm, insanın tamamen yok olması değildir.


Ölüm:


  • Dünya hayatının sona ermesi,
  • Yeni amel işleme döneminin kapanması,
  • Ahiret yolculuğunun başlaması,
  • Yeniden dirilişe doğru geçiş

anlamına gelir.


Beden toprağa karışabilir; fakat insan Allah’ın ilminden çıkmaz.


Ölüm bir son gibi görünse de ahiret bakımından başka bir hayat aşamasının başlangıcıdır.


7️⃣ “Bizim Önümüze Geçilemez” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki “mâ nahnu bi-mesbûkîn” ifadesi:


  • Biz engellenemeyiz.
  • Biz aciz bırakılamayız.
  • Hükmümüzün önüne geçilemez.
  • Hiçbir güç irademizi boşa çıkaramaz.

anlamlarını taşır.


İnsan birçok olayı erteleyebilir veya bazı tehlikelerden korunabilir.


Fakat Allah’ın mutlak hükmünü geçersiz kılamaz.


Hiçbir güç Allah’ı yaratma, öldürme ve yeniden diriltme kudretinde aciz bırakamaz.


8️⃣ İnsan Ölümden Kaçabilir mi ❓


İnsan tehlikelerden korunmak için tedbir almalıdır.


  • Sağlığına dikkat edebilir.
  • Hastalandığında tedavi olabilir.
  • Güvenlik kurallarına uyabilir.
  • Zararlı alışkanlıklardan uzak durabilir.

Bütün bunlar insanın sorumluluğudur.


Fakat hiçbir tedbir insana sonsuz dünya hayatı sağlayamaz.


Tedbir, ölümü bütünüyle ortadan kaldırmak değil; insana emanet edilen hayatı korumaya çalışmaktır.


9️⃣ Tedavi Olmak Kadere Karşı Gelmek midir ❓


Hayır. Hastalık karşısında tedavi aramak kadere karşı gelmek değildir.


Hastalık da tedavi imkânı da Allah’ın yarattığı sebepler düzeni içindedir.


İnsan:


  • Doktora gidebilir.
  • İlaç kullanabilir.
  • Ameliyat olabilir.
  • Koruyucu sağlık tedbirleri alabilir.

Sonucun nasıl olacağı ise insanın kesin hâkimiyetinde değildir.


Mümin sebeplere başvurur, fakat sebepleri Allah’tan bağımsız mutlak güçler olarak görmez.


🔟 Tıp Ölümü Yenebilir mi ❓


Tıp insan ömrünün daha sağlıklı ve bazen daha uzun yaşanmasına katkı sağlayabilir.


Birçok hastalık:


  • Önlenebilir,
  • Tedavi edilebilir,
  • Kontrol altında tutulabilir.

Ancak tıp:


  • Yaşlanmayı bütünüyle durduramaz.
  • Her hastalığı kesin biçimde iyileştiremez.
  • Kazaları tamamen ortadan kaldıramaz.
  • İnsana dünya üzerinde sonsuz hayat veremez.

Tıbbi ilerlemeler değerlidir; fakat insanın yaratılmış ve ölümlü olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz.


1️⃣1️⃣ Genç İnsanlar Da Ölümü Düşünmeli midir ❓


Ölüm yalnızca yaşlıların konusu değildir.


İnsan:


  • Gençken,
  • Sağlıklıyken,
  • Planları varken,
  • Hayatının başında olduğunu düşünürken

de ölümle karşılaşabilir.


Bu gerçek genç insanı korku içinde yaşamaya değil, zamanını daha anlamlı kullanmaya çağırır.


Gençlik tükenmez bir kaynak değildir.


İnsan enerjisini, sağlığını ve fırsatlarını iyilik için değerlendirmelidir.


1️⃣2️⃣ Ölümü Hatırlamak Hayat Sevincini Azaltır mı ❓


Ölüm doğru biçimde hatırlandığında hayatı değersizleştirmez.


Aksine:


  • Zamanın kıymetini artırır.
  • Kırgınlıkların küçüklüğünü gösterir.
  • Sevdiklere değer vermeyi öğretir.
  • İyiliği ertelemeyi engeller.
  • Kibir ve hırsı azaltır.

Ölüm düşüncesi sağlıksız bir takıntıya dönüşmemelidir.


Ama ölümü tamamen unutmak da insanı sorumsuz ve ölçüsüz bir hayata sürükleyebilir.


1️⃣3️⃣ Ölüm İnsanlar Arasındaki Üstünlükleri Nasıl Ortadan Kaldırır ❓


Dünyada insanlar:


  • Mal,
  • Makam,
  • Soy,
  • Güzellik,
  • Ün

nedeniyle birbirlerine üstünlük taslayabilir.


Fakat ölüm geldiğinde insan bunların hiçbirini yanında götüremez.


Mezarda unvanlar sona erer; ahirette ise insanın imanına, niyetine ve amellerine bakılır.


Ölüm, insanın mutlak güç sahibi olmadığı gerçeğini açık biçimde ortaya koyar.


1️⃣4️⃣ Ölümün Belirlenmiş Olması Sorumluluğu Ortadan Kaldırır mı ❓


Hayır. Ölümün Allah tarafından takdir edilmesi, insanın davranışlarından sorumsuz olduğu anlamına gelmez.


İnsan:


  • Kendi sağlığını bilinçli biçimde tehlikeye atmamalı,
  • Başkalarının hayatına zarar vermemeli,
  • Güvenlik tedbirlerini ihmal etmemeli,
  • Hastalık karşısında gerekli sebeplere başvurmalıdır.

Kader inancı ihmale mazeret yapılamaz.


İnsan sonucu tam olarak kontrol edemez; fakat tercih ettiği davranışlardan sorumludur.


1️⃣5️⃣ Başkasının Ölümüne Sebep Olan Kişi Sorumlu mudur ❓


Bir insanın ölümünün Allah’ın bilgisi içinde olması, o ölüme haksız yere sebep olan kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.


İnsan:


  • Cinayet,
  • Şiddet,
  • İhmal,
  • Tehlikeli davranış,
  • Güvenlik kurallarını çiğneme

nedeniyle başkasına zarar verirse bundan sorumlu olur.


İlahi takdir ile insanın ahlaki ve hukuki sorumluluğu birbirine karıştırılmamalıdır.


Allah’ın bir olayı bilmesi, insanın o kötülüğü zorla yaptığı anlamına gelmez.


1️⃣6️⃣ Yakınını Kaybeden İnsan Bu Ayeti Nasıl Anlamalıdır ❓


Yakınını kaybetmek insanın yaşayabileceği en ağır acılardan biridir.


Bu ayet yas tutan kişiye:


  • Ölümün Allah’ın bilgisi dışında olmadığını,
  • Sevdiğinin tamamen yok olmadığını,
  • Yeniden dirilişin gerçekleşeceğini,
  • Sabır ve duanın değerli olduğunu

hatırlatabilir.


Ancak acı yaşayan kişiye yalnızca kuru nasihat vermek doğru değildir.


Onun yasına saygı göstermek, yanında bulunmak ve duygularını ifade etmesine izin vermek gerekir.


Sabır, üzülmemek değil; acı içinde Allah’tan kopmamaya çalışmaktır.


1️⃣7️⃣ İnsan Ölüm Gelmeden Önce Ne Yapmalıdır ❓


İnsan:


  • Samimi tövbe etmeli,
  • Kul haklarını gidermeli,
  • Borçlarını düzenlemeli,
  • Kırdığı insanlardan özür dilemeli,
  • Ailesine sevgisini göstermeli,
  • Helal kazanca dikkat etmeli,
  • Faydalı işler bırakmaya çalışmalıdır.

Ölüme hazırlanmak yaşamaktan vazgeçmek değildir.


Tam tersine, kalan zamanı daha bilinçli, temiz ve anlamlı kullanmaktır.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına Mesajı Nedir ❓


Günümüz insanı ölüm gerçeğini hayatın dışına itmeye çalışabilir.


  • Yaşlanma saklanabilir.
  • Ölüm hakkında konuşmaktan kaçınılabilir.
  • Gençlik ve beden sürekli korunacakmış gibi sunulabilir.
  • Teknolojinin her sorunu çözeceği düşünülebilir.

Fakat hiçbir teknolojik gelişme insanı dünyada sonsuz kılmamıştır.


Vakıa Suresi’nin altmışıncı ayeti, insanın bilim ve tıptan vazgeçmesini değil; sahip olduğu gücün sınırlarını bilmesini ister.


İnsan ölümü kontrol edemese de ölüm gelmeden önce nasıl yaşayacağını seçebilir.


1️⃣9️⃣ Vakıa Suresi 60. Ayetin Verdiği Temel Hakikat Nedir ❓


Vakıa Suresi’nin altmışıncı ayeti, insanlar arasındaki ölümü Allah’ın belirlediğini ve hiçbir gücün O’nun hükmünü engelleyemeyeceğini bildirir.


Ayetin temel mesajları şunlardır:


  • Ölüm ilahi ölçü ve düzen içindedir.
  • Bütün insanlar ölümlüdür.
  • Ölüm dünya hayatının sona ermesidir; mutlak yok oluş değildir.
  • Allah’ın hükmünün önüne geçilemez.
  • İnsanın ölüm vakti kendi bilgisi dışında tutulmuştur.
  • Tedbir almak ve tedavi olmak kader inancına aykırı değildir.
  • Tıp hayatı koruyabilir fakat ölümü bütünüyle ortadan kaldıramaz.
  • Ölümü hatırlamak hayatı daha değerli kılabilir.
  • Kader, ihmal ve haksızlık için mazeret yapılamaz.
  • Başkasının hayatına zarar veren kişi sorumludur.
  • Yas tutmak iman eksikliği değildir.
  • Ölüm gelmeden tövbe ve hakların iadesi geciktirilmemelidir.
  • İnsan ömrünü bir emanet olarak kullanmalıdır.

İnsan dünyaya gelişini kendisi belirlemediği gibi dünyadan ayrılacağı zamanı da bütünüyle yönetemez.


Ancak iki bilinmezlik arasındaki hayatında nasıl davranacağını seçebilir.


Ölümün belirlenmiş olması insanı pasifliğe değil, sorumluluğa çağırır. Çünkü vaktin ne kadar kaldığını bilmeyen kişi iyiliği, sevgiyi, tövbeyi ve adaleti ertelememelidir.


Allah’ın hükmünün önüne geçilemez; fakat insan henüz hayattayken yanlışlarının önüne geçebilir, kul hakkını geri verebilir ve hayatının yönünü değiştirebilir.


“Ölümün ne zaman geleceğini bilmemek korkunun değil, sorumluluğun sebebi olmalıdır; çünkü insan ömrünün süresini belirleyemez fakat o süreyi hangi iman, hangi merhamet ve hangi vicdanla yaşayacağını seçebilir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt