Postmodernizmi destekleyen filozoflar, farklı akımlardan ve düşünce okullarından gelen birçok isme atfedilebilir. Bunlardan bazıları Michel Foucault, Jacques Derrida, Jean-François Lyotard, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Jean Baudrillard, Richard Rorty ve Slavoj Žižek gibi önemli düşünürlerdir.
Postmodernizmin temel fikirlerinden biri, gerçekliğin nesnel olmaktan çıkarak, kişiye öznel bir şekilde sunulduğu yönündedir. Bu anlamda, postmodern düşünürler, "grand récits" (büyük anlatılar) olarak nitelendirdikleri modern felsefenin mutlak gerçekliklerine karşı çıkmaktadır.
Foucault'un felsefesinde, yönetim ve iktidar mekanizmaları insan davranışlarını düzenlemekte rol oynar. Buna göre, anlatılar sözler ve dil tarafından şekillendirilir ve toplumsal gerçeklik böylece inşa edilir.
Derrida, metafiziği reddeder ve farklılıkların birleşiminden meydana gelen anlamları vurgular. Sözcüklerin tam olarak bir anlamı olmadığına inanır ve anlamların farklı diller arasında değiştiğini savunur.
Lyotard, kültürel çeşitliliği öne çıkaran bir felsefe yapar. Ona göre, toplumlar ve kültürler sürekli olarak değişmektedir ve birbiriyle bağlantılıdır. Bu nedenle, tek bir anlatıya hizmet etmek yerine, birden çok anlatının bir arada var olması gerektiğini savunur.
Deleuze ve Guattari, felsefelerinde, hiyerarşik yapıların yok edilmesi gerektiğine inanırlar. Onlara göre, yeni anlamların toplumsal pratik ve etkileşimlerden doğduğunu öne sürerler.
Baudrillard, postmodernizmi, sürrealizm ve simülasyon kavramlarını kullanarak tanımlar. Gerçekliğin artık kopyaları ile yaratıldığını savunur ve bu kopyaların kendilerine özgü bir gerçeklikleri olduğunu ileri sürer.
Rorty, felsefesiyle, insanların öznelliği ve anlamın toplumsal ilişkilere bağlılığı üzerinde durur. Ona göre, gerçekliği keşfedebileceğimiz bir tarafsız yer yoktur ve anlam, insanların sosyal ve kültürel etkileşiminden kaynaklanır.
Žižek, postmodern çağda siyasi felsefeye önem vererek, ideolojinin işleyişini inceler. Onun felsefesi, ideolojilerin her zaman yetersiz olduğu ve bu yüzden onların tersine hareket etmek gerektiği yönündedir.
Bu önemli felsefecilerin postmodernizmi destekleyen düşünceleri ve felsefeleri, günümüz dünyasında hala etkili olmaya devam ediyor.
Postmodernizmin temel fikirlerinden biri, gerçekliğin nesnel olmaktan çıkarak, kişiye öznel bir şekilde sunulduğu yönündedir. Bu anlamda, postmodern düşünürler, "grand récits" (büyük anlatılar) olarak nitelendirdikleri modern felsefenin mutlak gerçekliklerine karşı çıkmaktadır.
Foucault'un felsefesinde, yönetim ve iktidar mekanizmaları insan davranışlarını düzenlemekte rol oynar. Buna göre, anlatılar sözler ve dil tarafından şekillendirilir ve toplumsal gerçeklik böylece inşa edilir.
Derrida, metafiziği reddeder ve farklılıkların birleşiminden meydana gelen anlamları vurgular. Sözcüklerin tam olarak bir anlamı olmadığına inanır ve anlamların farklı diller arasında değiştiğini savunur.
Lyotard, kültürel çeşitliliği öne çıkaran bir felsefe yapar. Ona göre, toplumlar ve kültürler sürekli olarak değişmektedir ve birbiriyle bağlantılıdır. Bu nedenle, tek bir anlatıya hizmet etmek yerine, birden çok anlatının bir arada var olması gerektiğini savunur.
Deleuze ve Guattari, felsefelerinde, hiyerarşik yapıların yok edilmesi gerektiğine inanırlar. Onlara göre, yeni anlamların toplumsal pratik ve etkileşimlerden doğduğunu öne sürerler.
Baudrillard, postmodernizmi, sürrealizm ve simülasyon kavramlarını kullanarak tanımlar. Gerçekliğin artık kopyaları ile yaratıldığını savunur ve bu kopyaların kendilerine özgü bir gerçeklikleri olduğunu ileri sürer.
Rorty, felsefesiyle, insanların öznelliği ve anlamın toplumsal ilişkilere bağlılığı üzerinde durur. Ona göre, gerçekliği keşfedebileceğimiz bir tarafsız yer yoktur ve anlam, insanların sosyal ve kültürel etkileşiminden kaynaklanır.
Žižek, postmodern çağda siyasi felsefeye önem vererek, ideolojinin işleyişini inceler. Onun felsefesi, ideolojilerin her zaman yetersiz olduğu ve bu yüzden onların tersine hareket etmek gerektiği yönündedir.
Bu önemli felsefecilerin postmodernizmi destekleyen düşünceleri ve felsefeleri, günümüz dünyasında hala etkili olmaya devam ediyor.