📖 Nisâ Suresi 75. Ayette “Size Ne Oluyor da Allah Yolunda ve ‘Rabbimiz! Bizi Halkı Zalim Olan Bu Şehirden Çıkar’ Diyen Ezilmiş Erkekler, Kadınlar ve

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,227
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 75. Ayette “Size Ne Oluyor da Allah Yolunda ve ‘Rabbimiz! Bizi Halkı Zalim Olan Bu Şehirden Çıkar’ Diyen Ezilmiş Erkekler, Kadınlar ve Çocuklar Uğrunda Savaşmıyorsunuz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Nisâ 75, mücadeleyi yalnızca kendi güvenliğini korumak için değil, sesi duyulmayan mazlumların hakkını savunmak için de anlamlandırır. Ayetin merkezinde güç değil, zulüm karşısında sorumluluk vardır.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 75. ayeti, önceki ayetlerdeki savaş ve savunma temasını çok önemli bir noktaya taşır.


Bu kez soru yalnızca:


“Kendinizi nasıl koruyacaksınız?”


değildir.


Ayet daha sarsıcı bir soru sorar:


“Ezilen, baskı altında yaşayan ve kurtuluş isteyen insanları savunmak için neden harekete geçmiyorsunuz?”


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Size ne oluyor da Allah yolunda ve ‘Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize katından bir sahip ve bize katından bir yardımcı gönder’ diyen ezilmiş erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?”


Bu ayet; zulüm, mazlumların korunması, dayanışma, savaşın ahlâkî amacı, insan onuru ve güçlü olanın sorumluluğu açısından Kur’an’ın en dikkat çekici ayetlerinden biridir.


1️⃣ Nisâ Suresi 75. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayetin merkezindeki soru şudur:


Mazlumlar yardım isterken güçlü olanlar ne yapacak?


Kur’an burada savaşı ganimet, intikam veya güç gösterisi üzerinden değil; zulüm altında yaşayan insanların kurtarılması bağlamında gündeme getirir.


Bu yüzden ayetin ahlâkî ağırlığı çok büyüktür.


Sadece kendini korumak değil, korunamayanı da korumak sorumluluğu vardır.


2️⃣ “Size Ne Oluyor da...” İfadesi Neden Serttir ❓


Bu ifade bir kınama ve vicdan sorgulaması taşır.


Ayet sanki şöyle sorar:


“Mazlumların feryadını duyduğunuz hâlde nasıl sessiz kalabiliyorsunuz?”


Burada sadece askerî bir emir yoktur.


Aynı zamanda ahlâkî bir hesap vardır.


İnsan bazen zulmün faili olmayabilir ama zulmü görüp hiçbir şey yapmaması da ayrı bir sorumluluk meselesidir.


3️⃣ “Allah Yolunda Savaşmak” Burada Ne Anlama Gelir ❓


Bu ayette “Allah yolunda” ifadesi hemen ardından mazlumların korunmasıyla ilişkilendirilir.


Bu çok önemlidir.


Yani Allah yolunda mücadele;


kişisel çıkar,


ganimet,


toprak tutkusu


veya güç hırsı


değildir.


Aksine zulme karşı durma ve savunmasız insanları koruma yönü öne çıkar.


4️⃣ Ayette Özellikle Neden Erkekler, Kadınlar ve Çocuklar Sayılıyor ❓


Çünkü zulmün mağdurları yalnızca savaşabilecek yetişkin erkekler değildir.


Kadınlar ve çocuklar da baskı altında kalabilir.


Kur’an bu grupları özellikle zikrederek meselenin askerî olmaktan öte insanî bir kriz olduğunu gösterir.


Bu aynı zamanda savaşın hedefi konusunda da önemli bir sınır çizer:


Savunmasız insanlar korunmalıdır.


5️⃣ “Mustazaf” Ne Demektir ❓


Ayette geçen temel kavramlardan biri “mustazaf”, yani zayıf bırakılmış, ezilmiş, baskı altına alınmış kişidir.


Bu kelime sadece fiziksel olarak güçsüz olmayı ifade etmez.


Bir insan;


siyasi,


ekonomik,


toplumsal


veya askerî güç tarafından baskı altında tutulabilir.


Yani mustazaf, kendi şartları nedeniyle hakkını savunamayan insanı anlatır.


6️⃣ Zulüm Altında Olmak Ne Demektir ❓


Zulüm, bir şeyi olması gereken yerden çıkarmak ve birinin hakkını çiğnemek anlamına gelir.


Bu;


işkence,


baskı,


zorla yerinden etme,


özgürlüğün engellenmesi,


mülkün gasp edilmesi,


inanç baskısı


veya sistematik haksızlık


şeklinde olabilir.


Ayetin anlattığı insanlar öyle bir noktaya gelmiştir ki artık yalnızca:


“Rabbimiz, bizi buradan çıkar.”


diye dua etmektedir.


7️⃣ “Halkı Zalim Olan Bu Şehir” Hangi Şehirdir ❓


Klasik tefsirlerde bu ifadenin Mekke’ye işaret ettiği yaygın biçimde kabul edilir.


Çünkü Mekke’de bazı Müslümanlar hicret edememiş, baskı altında kalmış ve eziyet görmüştü.


Ancak ayetin ahlâkî ilkesi yalnızca Mekke ile sınırlı değildir.


Zulüm altında yaşayan her toplum ve her mazlum insan açısından düşündürücü bir mesaj taşır.


8️⃣ Mazlumların Duası Neden Ayette Doğrudan Veriliyor ❓


Bu çok güçlü bir anlatım tercihidir.


Kur’an yalnızca:


“Mazlumlar vardı.”


demez.


Onların sesini doğrudan duyurur:


“Rabbimiz! Bizi bu zalim şehirden çıkar.”


Böylece okuyucu zulmü soyut bir kavram olarak değil, bir insanın ağzından çıkan feryat olarak hisseder.


Bu, ayetin duygusal ve ahlâkî etkisini artırır.


9️⃣ “Bize Katından Bir Veli Gönder” Ne Demektir ❓


Buradaki “veli” kelimesi;


koruyucu,


sahip çıkan,


destekleyen


ve yakın duran


anlamlarına gelir.


Mazlum insanlar yalnızca fiziksel kurtuluş istememektedir.


Onlara sahip çıkacak bir otorite ve koruyucu da istemektedir.


Bu, insanın zulüm karşısında yalnız bırakılmama ihtiyacını gösterir.


🔟 “Bize Katından Bir Yardımcı Gönder” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Mazlumlar yalnızca dua etmekle kalmıyor, somut yardım istiyor.


Bu çok önemlidir.


Ayet duayı insanî eylemin yerine koymaz.


Tam tersine, onların duası başka insanlara sorumluluk çağrısı hâline gelir.


Yani dua edilen yardım, bazen Allah’ın başka insanları harekete geçirmesiyle gerçekleşebilir.


1️⃣1️⃣ Mazlumu Korumak Neden Dinî Bir Sorumluluktur ❓


Çünkü adalet yalnızca kişinin kendi hakkını savunması değildir.


Başkalarının hakkının da korunmasını gerektirir.


İnsan sadece:


“Bana zulmedilmesin.”


diyemez.


Aynı zamanda:


“Başkasına da zulmedilmesin.”


demelidir.


Nisâ 75 bu nedenle ahlâkı bireysel sınırların dışına taşır.


1️⃣2️⃣ Ayet Her Mazlum İçin Savaşmayı mı Emrediyor ❓


Ayetin tarihsel bağlamında silahlı mücadele vardır.


Fakat bundan her haksızlık karşısında bireysel ve kontrolsüz şiddete başvurulabileceği sonucu çıkarılamaz.


Modern dünyada mazlumları korumanın;


hukuk,


diplomasi,


insanî yardım,


uluslararası kurumlar,


siyasi baskı


ve başka barışçıl yolları da vardır.


Silahlı güç ise meşruiyet, yetki ve zorunluluk gibi ağır şartlarla ele alınmalıdır.


1️⃣3️⃣ Bu Ayet Şiddeti Kutsar mı ❓


Hayır.


Ayetin amacı şiddetin kendisini kutsamak değildir.


Aksine şiddetin hangi ahlâkî amaçla sınırlandırılması gerektiğini gösterir.


Savunmasız insanların korunması,


zulmün durdurulması


ve adaletin sağlanması


merkezde olmalıdır.


Bu nedenle ayet saldırganlık değil, mazlumu koruma sorumluluğu bağlamında okunmalıdır.


1️⃣4️⃣ Mazlumun Kimliği Önemli midir ❓


Ayetin ortaya koyduğu ahlâk ilkesi açısından asıl önemli olan zulme uğramış olmasıdır.


Adalet sadece “bizden” olana uygulanırsa gerçek adalet olmaz.


Bir insanın;


ırkı,


kabilesi,


milliyeti


veya toplumsal konumu


hakkının korunup korunmamasını belirlememelidir.


Zulüm kimden gelirse gelsin zulümdür.


1️⃣5️⃣ Güçlü Olmanın Sorumluluğu Nedir ❓


Ayet güçlü insanlara çok ciddi bir sorumluluk yükler.


Güç yalnızca kendini korumak için kullanılan bir imkân değildir.


Başkalarını da koruma yükümlülüğü doğurabilir.


Bu nedenle gerçek güç:


“Ben zarar görmüyorum.”


demek değil,


“Koruyabileceğim biri zulüm altındaysa ne yapıyorum?”


sorusuyla ölçülür.


1️⃣6️⃣ Sessiz Kalmak Zulme Destek Olmak mıdır ❓


Her sessizlik aynı değildir.


İnsan bazen gerçekten müdahale edecek güce sahip olmayabilir.


Fakat çıkarını kaybetmemek için bile bile zulmü görmezden gelmek ahlâkî bir sorundur.


Nisâ 75 tam da bu vicdan alanına dokunur.


Ayet:


“Mazlumların sesini duyuyorsanız neden hareketsizsiniz?”


diye sorar.


1️⃣7️⃣ Nisâ 75 Günümüz Dünyasına Ne Söyler ❓


Bugün savaşlar, zorunlu göçler, insan ticareti, siyasi baskılar ve farklı türde zulümler dünyanın birçok yerinde devam ediyor.


Modern insan artık başka toplumların yaşadığı acıları çok hızlı biçimde görebiliyor.


Bu yüzden bilgi arttıkça sorumluluk sorusu da büyüyor:


Gördüğümüz zulüm karşısında ne yapıyoruz?


Her insan savaşamaz.


Ama herkes;


yardım,


hukuk,


bilgilendirme,


sivil destek


veya insanî dayanışma


konusunda bir şey yapabilir.


1️⃣8️⃣ Ayetin En Güçlü Ahlâkî Sorusu Nedir ❓


Belki de şu sorudur:


“Kendi başına gelmediği sürece bir haksızlığı önemsemiyor musun?”


İnsan kendi özgürlüğü elinden alındığında adalet ister.


Kendi çocuğu zarar gördüğünde koruma ister.


Kendi ailesi mağdur olduğunda yardım bekler.


Nisâ 75 ise insanın bu duyguyu başkaları için de taşımasını ister.


Ahlâk tam burada evrenselleşir.


1️⃣9️⃣ Nisâ 75’in En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi 75. ayet, Kur’an’daki savaş tartışmalarına çok önemli bir ahlâkî ölçü getirir:


Mazlumun sesi.


Ayetin merkezinde savaşçıların kahramanlığı değil, yardım bekleyen insanların duası vardır.


Ezilmiş erkekler...


Kadınlar...


Çocuklar...


Ve onların:


“Rabbimiz, bizi bu zalim yerden çıkar.”


diye yükselen feryadı.


Bu çok şey anlatır.


Çünkü savaşın meşruiyetini yalnızca güç, fetih veya siyasi çıkarla açıklamak yerine, zulmün sona erdirilmesi merkeze yerleştirilir.


Nisâ 75 bu nedenle insana şu soruyu yöneltir:


Sen güçlü olduğunda gücünü ne için kullanacaksın?


Yalnızca kendini korumak için mi?


Yoksa sesi duyulmayan, kaçacak yeri olmayan ve kendini savunamayan insan için de mi?


Belki de ayetin en derin mesajı şudur:


Mazlumun duası yalnızca göğe yükselen bir söz değildir; onu duyan insanların vicdanına yönelmiş bir çağrıdır.


“Adalet, yalnızca kendi hakkını savunmak değildir; hakkını savunacak gücü olmayanın yanında durabilmektir. Gücün en onurlu kullanımı, güçsüzü ezmek değil onu korumaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt