📖 Nisâ Suresi 72. Ayette “İçinizden Öylesi de Vardır ki Ağırdan Alır; Başınıza Bir Musibet Gelirse ‘Allah Bana Lütfetti de Onlarla Beraber Bulunmadım

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,226
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 72. Ayette “İçinizden Öylesi de Vardır ki Ağırdan Alır; Başınıza Bir Musibet Gelirse ‘Allah Bana Lütfetti de Onlarla Beraber Bulunmadım’ Der” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan bazen sorumluluktan kaçışını şans, tedbir veya akıllılık gibi göstermeye çalışır. Nisâ 72, ortak bir yükün dışında kalıp sonra bunu kendine üstünlük sayan zihniyeti açığa çıkarır.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 72. ayeti, bir önceki 71. ayette verilen “tedbirinizi alın ve gerektiğinde birlikte hareket edin” çağrısının hemen ardından gelir.


Bu kez Kur’an, toplumsal sorumluluk gerektiğinde geri duran, ortak yükü paylaşmayan ve kötü bir sonuç ortaya çıktığında da bunu kendi lehine yorumlayan bir insan tipini anlatır.


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Şüphesiz içinizden ağır davrananlar vardır. Başınıza bir musibet gelirse, ‘Allah bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım’ der.”


Buradaki asıl mesele yalnızca savaşa geç katılmak değildir.


Ayet daha derinde sorumluluktan kaçma, fırsatçılık, bencillik, ortak acı karşısında duyarsızlık ve sonucu kendi çıkarına göre yorumlama problemlerini gündeme getirir.


1️⃣ Nisâ Suresi 72. Ayet Ne Söylüyor ❓


Ayet, topluluk içinde sorumluluk gerektiğinde ağır davranan, geri duran veya başkalarının üstlendiği riski üstlenmek istemeyen kişilerden söz eder.


Sonra bir musibet gerçekleştiğinde bu kişi şöyle der:


“İyi ki onlarla değildim.”


Hatta bunu:


“Allah bana lütfetti.”


diye yorumlar.


Kur’an’ın eleştirisi tam burada yoğunlaşır.


Çünkü kişinin odak noktası ortak acı değil, yalnızca kendisinin zarar görmemiş olmasıdır.


2️⃣ “Ağırdan Almak” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki ifade;


geri kalmak,


hareketi geciktirmek,


isteksiz davranmak


veya başkalarını da yavaşlatmak


gibi anlamlara gelebilir.


Bu kişinin temel problemi mutlaka fiziksel korku değildir.


Bazen insan görevden kaçmak için sürekli mazeret üretir.


Karar vermez.


Bekler.


Başkalarının ne yapacağını izler.


Sonuç iyi olursa yaklaşır, kötü olursa:


“İyi ki gitmemişim.”


der.


3️⃣ Bu Kişiler Kimlerdir ❓


Klasik tefsirlerde ayetin özellikle münafık karakterli veya imanında samimiyetsiz davranan kişilerle ilişkilendirildiği görülür.


Ancak ayetin anlattığı davranış tipi daha genel bir insan zaafını da gösterir.


İnsan bir grubun nimetinden yararlanmak isteyip, aynı grubun sorumluluğunu paylaşmak istemeyebilir.


Yani:


Kazançta ortak, bedelde uzak.


Bu tavır ayetin merkezindeki problemlerdendir.


4️⃣ Neden Görevden Geri Duruyorlar ❓


Çünkü risk almak istemiyor olabilirler.


Can kaybı,


yaralanma,


mal kaybı,


konfor bozulması


veya belirsizlik


insanı korkutabilir.


Fakat ayetin eleştirisi korkunun varlığından çok, kişinin sorumluluk gerektiğinde topluluktan kopması ve sonra bunu erdem gibi sunmasıdır.


5️⃣ “Başınıza Bir Musibet Gelirse” Ne Demektir ❓


Buradaki musibet bağlam gereği;


yenilgi,


yaralanma,


ölüm


veya başka bir savaş sıkıntısı


olabilir.


Ayet dikkat çekici biçimde musibeti yaşayanların acısını anlatmak yerine, geri duran kişinin bu olay karşısındaki sözünü aktarır.


Çünkü onun tepkisi karakterini ortaya çıkarır.


6️⃣ “Allah Bana Lütfetti” Sözü Neden Eleştiriliyor ❓


Normalde Allah’ın lütfundan söz etmek güzel bir şeydir.


Fakat burada sorun, kişinin bencilce kaçışını ilahî lütuf olarak yorumlamasıdır.


Arkadaşları zarar görmüşken:


“Ben kurtuldum, demek ki Allah beni özellikle korudu.”


diye düşünmektedir.


Bu düşünce, insanın kendi çıkarını ilahî onay gibi göstermesine dönüşebilir.


Kur’an bunu sorgular.


7️⃣ Her Tehlikeden Kurtulmayı “Allah Beni Seçti” Diye Yorumlamak Doğru mudur ❓


İnsan elbette kurtulduğu bir tehlike için Allah’a şükredebilir.


Fakat bundan:


“Ben diğerlerinden daha değerliyim.”


veya:


“Onların başına gelen, benim gelmediğim için benim üstünlüğümü gösteriyor.”


sonucu çıkarılamaz.


Şükür ile kibir arasında ince bir fark vardır.


Şükür:


“Korunduğum için minnettarım.”


der.


Kibir ise:


“Ben zaten korunmaya daha layıktım.”


diye düşünür.


8️⃣ Ayet Ortak Sorumluluk Bilincini mi Öğretiyor ❓


Evet.


Bir toplum yalnızca başarı anlarında birlik olmaz.


Gerçek birlik;


tehlikede,


krizde,


zor zamanda


ve bedel gerektiğinde


ortaya çıkar.


İnsan yalnızca iyi günlerde grubun parçası olup, kötü günde geri çekiliyorsa aidiyeti sorgulanır.


Nisâ 72 bu yüzden dayanışmanın ahlâkını da gündeme getirir.


9️⃣ “Ben Yoktum, İyi Ki de Yoktum” Zihniyeti Neden Sorunludur ❓


Çünkü bu cümle yalnızca kişinin korunmasını değil, başkalarının çektiği acıya karşı duyarsızlığını da gösterebilir.


Ortak bir topluluk içinde insanın ilk tepkisi:


“Onlara ne oldu?”


olmalıdır.


Fakat burada ilk düşünce:


“Ben zarar görmedim.”


oluyor.


İşte bencillik bu noktada belirginleşir.


🔟 Korkmak Tek Başına Ahlâkî Bir Kusur mudur ❓


Hayır.


Korku insanî bir duygudur.


İnsan tehlikeden korkabilir.


Kur’an’ın eleştirisi, insanın duygusal olarak korkması değil; bu korkunun onu sorumluluktan sistematik biçimde kaçmaya götürmesidir.


Cesaret korkmamak değildir.


Çoğu zaman korkuya rağmen doğru sorumluluğu yerine getirebilmektir.


1️⃣1️⃣ Ayet Fırsatçılığı da Eleştiriyor mu ❓


Evet, özellikle bir sonraki ayetle birlikte düşünüldüğünde bu çok daha açık hâle gelir.


Bu kişi kötü sonuç ortaya çıktığında:


“İyi ki gitmedim.”


diye sevinir.


Ama eğer başarı ve ganimet olursa bu kez:


“Keşke ben de onlarla olsaydım.”


diyecektir.


Yani ölçüsü ilke değildir.


Sonuçtur.


Nerede kazanç varsa oraya yönelmektedir.


1️⃣2️⃣ İlkeye Bağlılık ile Sonuca Bağlılık Arasındaki Fark Nedir ❓


İlkeye bağlı insan şöyle düşünür:


“Doğru olan neyse onu yapmalıyım.”


Sonuca bağlı insan ise şöyle düşünür:


“Bana ne kazandıracak?”


Birinci insan bazen kaybetse de ilkesini korur.


İkinci insan ise kimin kazanacağına bakarak taraf değiştirebilir.


Nisâ 72’nin eleştirdiği zihniyet ikinci tipe yakındır.


1️⃣3️⃣ İnsan Başkasının Musibetinden Kendine Pay Çıkarabilir mi ❓


Evet ve bu oldukça tehlikeli bir psikolojidir.


Örneğin:


“Onun başına kötü bir şey geldi, demek ki yanlış insandı.”


veya:


“Benim başıma gelmediğine göre Allah beni daha çok seviyor.”


gibi sonuçlar çıkarılabilir.


Kur’an’ın genel yaklaşımında dünyadaki her musibeti böyle basit ahlâk denklemlerine çevirmek doğru değildir.


İyi insanların da başına musibet gelebilir.


1️⃣4️⃣ Ayet Kaderi Bencilce Yorumlamaya Karşı Bir Uyarı Taşır mı ❓


Bir yönüyle evet.


İnsan bazen kendi tercihini veya korkaklığını kader diliyle temize çıkarmaya çalışabilir.


“Allah beni oraya götürmedi.”


demek kolaydır.


Ama soru şudur:


Sen gerçekten sorumluluğunu yerine getirdin mi?


Yoksa kendi tercihini sonradan ilahî onay gibi mi sundun?


Bu ayrım son derece önemlidir.


1️⃣5️⃣ Nisâ 71 ile Nisâ 72 Arasındaki Bağ Nedir ❓


Nisâ 71:


“Tedbirinizi alın ve gerektiğinde organize biçimde hareket edin.”


demişti.


Nisâ 72 ise bu çağrı karşısında geri duran kişiyi anlatır.


Yani bir tarafta:


ortak sorumluluk.


Diğer tarafta:


kişisel çıkar.


Bu iki ayet yan yana geldiğinde toplumdaki güvenin neden sadece kurallarla değil, insanların samimiyetiyle de ilgili olduğu anlaşılır.


1️⃣6️⃣ Bu Ayet Sadece Savaş Ortamıyla mı İlgilidir ❓


Tarihsel bağlam savaş ve güvenliktir.


Fakat davranış ilkesi daha geniştir.


Bir iş yerinde herkes zor bir projede çalışırken geri duran,


ailede sorumluluk gerektiğinde ortadan kaybolan,


toplum kriz yaşarken sadece kendi çıkarını düşünen


bir insan da benzer bir psikoloji gösterebilir.


Yani mesele:


Zor zamanda sorumluluğu kim üstleniyor?


sorusudur.


1️⃣7️⃣ Günümüz İnsanına Bu Ayet Ne Söyler ❓


Modern dünyada da insanlar bazen ortak kazançlara kolayca katılırken ortak bedelden uzak durmak isteyebilir.


Bir kurum başarılı olduğunda:


“Biz başardık.”


denir.


Ama başarısız olduğunda:


“Ben zaten o kararın içinde değildim.”


denebilir.


Nisâ 72 bu davranışın çok eski bir insan zaafı olduğunu gösterir:


Başarıda sahiplenmek, sıkıntıda uzaklaşmak.


1️⃣8️⃣ Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir ❓


İnsan zihni sonuca göre geçmiş kararlarını yeniden yorumlamaya eğilimlidir.


Bir karar kötü sonuç verdiyse:


“Zaten ben karşıydım.”


diyebilir.


İyi sonuç verdiyse:


“Ben de başından beri destekliyordum.”


demeye başlayabilir.


Bu, kişinin kendi imajını koruma yöntemlerinden biridir.


Nisâ 72 insanı daha dürüst olmaya çağırır:


Sonuca göre geçmişini yeniden yazma.


1️⃣9️⃣ Nisâ 72’nin En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi 72. ayet, savaş ortamındaki geri duruşu anlatırken aslında çok daha temel bir karakter meselesini açığa çıkarır:


İnsan ortak sorumluluğa ne kadar gerçekten bağlıdır?


İyi günlerde birlikte olmak kolaydır.


Başarı geldiğinde:


“Biz.”


demek kolaydır.


Fakat risk ortaya çıktığında insanın gerçek tavrı anlaşılır.


Kimisi sorumluluğu paylaşır.


Kimisi geri durur.


Daha da önemlisi, geri duran kişi sonradan kendi kaçışını:


“Allah’ın bana lütfu.”


diye yorumlayabilir.


İşte ayetin eleştirisinin keskinleştiği yer burasıdır.


Çünkü insan yalnızca sorumluluktan kaçmakla kalmaz; kaçışını ahlâkî veya dinî açıdan doğru göstermeye çalışır.


Nisâ 72 bu nedenle insana şu soruyu sordurur:


Ben bir topluluğun sadece nimetlerine mi ortak olmak istiyorum, yoksa zor zamanlarında da sorumluluk taşıyor muyum?


Gerçek bağlılık, başarı sofrasında oturmakla değil; gerektiğinde ortak yükün altına girmekle anlaşılır.


“İyi günde ‘biz’ deyip kötü günde ‘onlar’ demek kolaydır. Gerçek aidiyet, ortak başarıyı paylaşmaktan önce ortak sorumluluğu paylaşabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt