📖 Nisâ Suresi 70. Ayette “Bu Lütuf Allah’tandır; Bilen Olarak Allah Yeter” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 0 0.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    0

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,226
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 70. Ayette “Bu Lütuf Allah’tandır; Bilen Olarak Allah Yeter” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan bazen ulaştığı nimeti yalnızca kendi başarısının sonucu sanır. Nisâ 70 ise en büyük kazanımların ardında ilahî lütfun bulunduğunu ve kimin neyi hak ettiğini en iyi bilenin Allah olduğunu hatırlatır.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 70. ayeti, bir önceki 69. ayette verilen büyük müjdenin hemen ardından gelir.


  1. ayette Allah’a ve Peygambere itaat edenlerin;

peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraber olacağı


bildirilmişti.


  1. ayet ise bu büyük beraberliğin kaynağını açıklar:

“Bu lütuf Allah’tandır. Bilen olarak Allah yeter.”


Kısa olmasına rağmen bu ayet; lütuf, liyakat, tevazu, ilahî bilgi, ödül ve insanın kendi başarısına bakışı açısından son derece güçlü bir anlam taşır.


1️⃣ Nisâ Suresi 70. Ayet Ne Söylüyor ❓


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Bu lütuf Allah’tandır. Bilen olarak Allah yeter.”


Buradaki “bu lütuf”, bir önceki ayette belirtilen büyük nimete işaret eder.


Yani Allah’a ve Peygambere itaat eden kişinin, Allah’ın nimet verdiği seçkin kullarla beraber olması kendi başına kazandığı bir ayrıcalık değil, Allah’ın lütfudur.


2️⃣ “Lütuf” Ne Demektir ❓


Lütuf, hak edilenin ötesinde verilen iyilik, nimet ve ihsan anlamı taşır.


Bir insan yaptığı iyiliklerin karşılığını alabilir.


Fakat Allah’ın verdiği nimetler yalnızca mekanik bir ödül hesabına indirgenmez.


Çünkü;


hayat,


akıl,


iman imkânı,


doğruyu görebilme,


iyilik yapabilme gücü


zaten başlı başına Allah’ın verdiği nimetlerdir.


Bu nedenle insanın kurtuluşu sadece:


“Ben bunu kazandım.”


şeklinde açıklanamaz.


3️⃣ Neden “Bu Lütuf Allah’tandır” Deniyor ❓


Çünkü insan başarı karşısında kolayca kibirlenebilir.


Şöyle düşünebilir:


“Ben daha iyiyim.”


“Ben bunu hak ettim.”


“Ben başardım.”


Ayet bu düşünceyi dengeler.


İnsan çaba gösterir.


İtaat eder.


İyilik yapar.


Ama sonunda ulaştığı büyük nimetin Allah’ın lütfuyla gerçekleştiğini unutmamalıdır.


4️⃣ İnsan Hiçbir Şey Yapmadan Lütuf mu Beklemelidir ❓


Hayır.


Önceki ayetlerin tamamı insanın sorumluluğunu açıkça göstermektedir.


İtaat etmek,


doğru davranmak,


öğüdü yerine getirmek,


adaleti gözetmek


insanın sorumluluğudur.


Fakat insanın çabası ile Allah’ın lütfu birbirine rakip değildir.


İnsan çalışır.


Allah lütfeder.


Bu iki gerçek birlikte düşünülür.


5️⃣ Lütuf ile Hak Etmek Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


“Başarmak” veya “hak etmek” kavramlarında insanın emeği öne çıkar.


Lütufta ise verilen şeyin büyüklüğü, insanın yaptığıyla tam olarak ölçülemeyecek kadar geniştir.


Örneğin sınırlı bir ömürde yapılan sınırlı iyiliklere karşılık ebedî bir nimet verilmesi, matematiksel bir ücret ilişkisi gibi değildir.


Bu nedenle Kur’an ödülü aynı zamanda ilahî cömertlik olarak sunar.


6️⃣ Ayet İnsana Tevazuyu mu Öğretiyor ❓


Evet.


Nisâ 70’in en güçlü mesajlarından biri tevazudur.


İnsan çok iyi işler yapmış olabilir.


Bilgili olabilir.


İbadet etmiş olabilir.


İnsanlara fayda sağlamış olabilir.


Fakat bütün bunlar ona başkalarını küçümseme hakkı vermez.


Çünkü doğru yolu bulabilmesi bile Allah’ın verdiği imkânlarla gerçekleşmiştir.


Gerçek iman insanı kibre değil şükre götürmelidir.


7️⃣ “Allah Bilen Olarak Yeter” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin ikinci kısmı son derece önemlidir:


“Bilen olarak Allah yeter.”


İnsanların değerlendirmeleri eksik olabilir.


Birini iyi zannederiz ama iç dünyasını bilmeyebiliriz.


Birini değersiz görebiliriz ama Allah katında çok yüksek bir değere sahip olabilir.


Bu nedenle kimin gerçekten samimi olduğunu ve kimin hangi ödülü hak ettiğini en iyi bilen Allah’tır.


8️⃣ Allah’ın Bilgisi İnsan Bilgisinden Nasıl Farklıdır ❓


İnsan dışarıyı görür.


Allah ise Kur’an’ın anlatımında;


davranışı,


niyeti,


kalbi,


gizliyi


ve açığı


bilir.


İnsan yalnızca yapılan işi görebilir.


Ama o işin neden yapıldığını tam olarak bilemeyebilir.


Bu yüzden nihai ahlâkî değerlendirme insana değil, Allah’a aittir.


9️⃣ Niyet Neden Bu Kadar Önemlidir ❓


Aynı davranış farklı niyetlerle yapılabilir.


Bir insan yardım eder çünkü gerçekten merhametlidir.


Başka biri yardım eder çünkü övülmek ister.


Dışarıdan ikisi aynı davranışı yapmış görünür.


Fakat iç motivasyonları farklıdır.


“Allah bilen olarak yeter” ifadesi bu görünmeyen alanı da kapsar.


🔟 İnsan Başkasının Allah Katındaki Derecesini Bilebilir mi ❓


Kesin olarak hayır.


Bir insanın davranışları hakkında değerlendirme yapılabilir.


Ama onun Allah katındaki nihai derecesini kesin biçimde bilmek mümkün değildir.


Bu nedenle:


“Ben kesin daha üstünüm.”


veya


“Bu insan kesin değersizdir.”


gibi hükümler çok tehlikelidir.


Nisâ 70, insanın nihai hükmü Allah’a bırakmasını öğretir.


1️⃣1️⃣ Önceki Ayetteki Güzel Beraberlik Neden Lütuf Olarak Tanımlanıyor ❓


Çünkü peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraber olmak olağanüstü bir nimettir.


Bu beraberlik yalnızca insanın “çalışmasının ücreti” gibi görülmez.


Aynı zamanda Allah’ın:


kulunu büyük bir topluluğa kabul etmesi


anlamına gelir.


Bu yüzden 70. ayet hemen ardından:


“Bu lütuf Allah’tandır.”


diyerek nimetin kaynağını gösterir.


1️⃣2️⃣ Allah’ın Lütfu Sadece Ahiretle mi İlgilidir ❓


Hayır.


Kur’an’ın genel anlatımında ilahî lütuf dünyada da görülebilir.


İnsan için;


sağlık,


bilgi,


iyi insanlarla karşılaşmak,


doğru karar verebilmek,


bir kötülükten korunmak,


vicdan sahibi olmak


ve doğruya yönelmek


de büyük nimetler olabilir.


Bazen insan sahip olduğu nimetin değerini ancak kaybettiğinde fark eder.


1️⃣3️⃣ Hidayet de Bir Lütuf mudur ❓


Evet.


Bir önceki 68. ayette:


“Onları dosdoğru bir yola iletirdik.”


denilmişti.


Bu da lütfun önemli biçimlerinden biridir.


Çünkü insan için yalnızca başarı değil, doğruyu görebilmek de büyük bir nimettir.


Yanlış hedefe çok hızlı yürümektense, doğru yolu görebilmek daha değerlidir.


1️⃣4️⃣ Lütuf İnsanı Tembelleştirir mi ❓


Doğru anlaşıldığında hayır.


İnsan:


“Her şey Allah’ın lütfudur, o hâlde hiçbir şey yapmama gerek yok.”


derse ayetin bağlamını kaçırmış olur.


Çünkü önceki ayetlerde sürekli;


itaat,


çaba,


doğru davranış


ve sorumluluk


vardır.


Lütuf, çabayı iptal etmez.


Çabanın sonucunda kibirlenmeyi engeller.


1️⃣5️⃣ Başarı Karşısında İnsan Nasıl Bir Tutum Takınmalıdır ❓


Nisâ 70’in öğrettiği denge şöyledir:


Çabanı küçümseme.


Ama kendini de mutlak kaynak sanma.


Çalış.


Başar.


İyilik yap.


Fakat sonunda:


“Bunu tek başıma yaptım.”


yerine,


“Bana verilen imkânlar ve lütuf sayesinde oldu.”


diyebilmek insanı daha dengeli tutar.


1️⃣6️⃣ Başkasının Nimetini Kıskanmamakla Bu Ayet Arasında Bağ Var mıdır ❓


Evet.


Nisâ Suresi’nin daha önceki 54. ayetinde başkasına verilen nimeti kıskanma konusu işlenmişti.


  1. ayet ise nimetin kaynağını tekrar hatırlatır:

Allah’ın lütfu.


Eğer nimet nihai anlamda Allah’tansa, insanın başkasının nimetini kıskanmak yerine kendi sorumluluğuna odaklanması daha doğru olur.


1️⃣7️⃣ “Allah Biliyor” Düşüncesi İnsana Nasıl Teselli Verebilir ❓


İnsan bazen yanlış anlaşılabilir.


İyi bir niyetle yaptığı şey kötü yorumlanabilir.


Kimse onun fedakârlığını görmeyebilir.


Yaptığı iyilik unutulabilir.


Böyle durumlarda:


“Allah biliyor.”


düşüncesi insan için güçlü bir teselli olabilir.


Çünkü gerçek değer sadece insanların alkışına bağlı değildir.


1️⃣8️⃣ Nisâ 70 Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Bugünün kültürü başarıyı çoğu zaman bireysel bir zafer olarak sunar.


“Ben yaptım.”


“Ben kazandım.”


“Her şeyi kendim başardım.”


gibi ifadeler öne çıkar.


Nisâ 70 ise insana daha geniş bir perspektif verir.


Sen çalışmış olabilirsin.


Fakat;


doğduğun şartları,


sahip olduğun yetenekleri,


karşılaştığın insanları,


hayatındaki fırsatları


tamamen sen üretmedin.


Bu yüzden başarı şükürle birleştiğinde daha olgun bir hâl alır.


1️⃣9️⃣ Nisâ 70’in En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi 70. ayet yalnızca dört-beş kelimelik kısa bir mesajla çok büyük bir denge kurar:


“Bu lütuf Allah’tandır.”


Ve hemen ardından:


“Bilen olarak Allah yeter.”


İnsan böylece iki büyük tehlikeden korunur.


Birincisi:


Kibir.


“Ben her şeyi kendim başardım.”


İkincisi:


İnsanların hükmüne aşırı bağımlılık.


“İnsanlar beni nasıl değerlendiriyor?”


Ayet iki soruya da yön verir.


Başarı geldiğinde:


Şükret.


Değerlendirilirken:


Allah’ın gerçek niyetini bildiğini unutma.


İnsanların seni övmesi Allah katındaki değerini garanti etmez.


İnsanların seni küçümsemesi de Allah katında değersiz olduğun anlamına gelmez.


Çünkü nihai bilgi Allah’a aittir.


Belki de Nisâ 70’in en güzel mesajı budur:


İyiliğini yap, doğru yolda yürümeye çalış, fakat ne başarınla kibirlen ne de insanların hükmüne kendini teslim et.


Çünkü lütfun kaynağı Allah’tır.


Ve seni gerçekten bilen de O’dur.


“İnsanların seni ne kadar gördüğü değil, Allah’ın seni nasıl bildiği önemlidir. Başarı karşısında şükür, değerlendirme karşısında tevazu insanı dengede tutar.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt