📖 Nisâ Suresi 39. Ayette “Allah’a ve Ahiret Gününe İnanıp Allah’ın Kendilerine Verdiği Rızıktan Harcasalardı, Bundan Onlara Ne Zarar Gelirdi? Allah | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Nisâ Suresi 39. Ayette “Allah’a ve Ahiret Gününe İnanıp Allah’ın Kendilerine Verdiği Rızıktan Harcasalardı, Bundan Onlara Ne Zarar Gelirdi? Allah

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,193
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 39. Ayette “Allah’a ve Ahiret Gününe İnanıp Allah’ın Kendilerine Verdiği Rızıktan Harcasalardı, Bundan Onlara Ne Zarar Gelirdi? Allah Onları Çok İyi Bilendir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓



“Nisâ 39, insanın iyilikten korkmaması gerektiğini hatırlatır. İnanç, paylaşmayı eksilmek gibi değil; nimetin doğru yere ulaşması ve insanın kendi ruhunu da arındırması olarak görür.”
Ersan Karavelioğlu


Nisâ Suresi’nin 39. ayeti, bir önceki ayette anlatılan gösteriş için harcama eleştirisinin hemen ardından gelir.



Nisâ 38’de insanlar başkaları görsün diye mal harcıyor, fakat davranışlarının merkezine Allah’ı ve ahireti koymuyorlardı.



Nisâ 39 ise son derece çarpıcı bir soru sorar:

“Allah’a ve ahiret gününe inanıp kendilerine verilen rızıktan harcasalardı, bundan ne zarar görürlerdi?”



Bu soru, insanın iyilikten kaçmasını ve paylaşmayı kayıp gibi görmesini sorgular.



Ayetin merkezinde;

iman, ahiret bilinci, infak, rızık, niyet ve ilahî bilgi vardır.



1️⃣ “Bundan Onlara Ne Zarar Gelirdi?” Sorusu Ne Anlama Gelir ❓



Bu ifade gerçek bir bilgi sorusundan çok ahlaki bir sorgulamadır.



Kur’an adeta şöyle der:

Allah’a inansaydınız,

ahireti hesaba katsaydınız,

size verilen nimetten paylaşsaydınız

gerçekte ne kaybederdiniz?



Bu soru insanın iyilik karşısındaki korkusunu açığa çıkarır.



2️⃣ İnsan Neden Vermeyi Zarar Gibi Görür ❓



Çünkü insan çoğu zaman sahip olduğu şey azaldığında kendisinin de güç kaybettiğini düşünür.



Para verir.

Mal azalır.



Böyle bakıldığında paylaşmak yalnızca eksilme gibi görünebilir.



Fakat ayet meseleye daha geniş bakar.



Verilen mal azalabilir ama;

toplumsal güven,

insani bağ,

ahlaki değer,

manevi karşılık

artabilir.



3️⃣ Ayet Neden İman ile Harcamayı Birlikte Anıyor ❓



Çünkü Kur’an’da iman yalnızca zihinsel bir kabul değildir.



İman insanın davranışlarında da sonuç doğurur.



Allah’a inanan insan;

nimetin mutlak sahibinin kendisi olmadığını,

kendisinin de emanetçi olduğunu

düşünebilir.



Bu anlayış mal ile insan arasındaki ilişkiyi değiştirir.



4️⃣ Ahiret İnancı Harcama Davranışını Nasıl Etkiler ❓



Eğer insan hayatı yalnızca bu dünyadan ibaret görürse yaptığı harcamayı tek açıdan değerlendirebilir:

“Benden ne çıktı?”



Ahiret inancı ise soruyu değiştirir:

“Bunun Allah katındaki karşılığı nedir?”



Bu durumda yardım, tamamen kaybolan bir değer değil, başka bir hesapta anlam kazanan davranış haline gelir.



5️⃣ “Allah’ın Kendilerine Verdiği Rızıktan” İfadesi Neden Önemlidir ❓



Ayet malı doğrudan insanın mutlak başarısı olarak sunmaz.



“Allah’ın rızık olarak verdiği” ifadesini kullanır.



Bu, insanın;

çalışmasını,

emeğini,

çabasını

reddetmez.



Fakat insanın çalışabilmesi için bile;

sağlık,

imkan,

zaman,

fırsat

gerektiğini hatırlatır.



Böylece servetin yanında şükür duygusu da ortaya çıkar.



6️⃣ Rızık Sadece Para mıdır ❓



Hayır.



Rızık;

para,

yiyecek,

sağlık,

bilgi,

yetenek,

zaman,

imkan

gibi geniş biçimde düşünülebilir.



Bu nedenle infak da yalnızca para vermekle sınırlı olmayabilir.



İnsan bazen bilgisini, zamanını veya emeğini paylaşarak da başkasına fayda sağlayabilir.



7️⃣ “İnfak” Ne Demektir ❓



İnfak, insanın sahip olduğu maldan meşru ve hayırlı yerlere harcaması anlamına gelir.



Bu;

zekât,

sadaka,

ailenin geçimi,

muhtaçlara yardım,

toplumsal fayda

gibi alanları kapsayabilir.



İnfakın temelinde, malın yalnızca elde tutulması değil doğru yerde kullanılması düşüncesi vardır.



8️⃣ İnfak Yapınca İnsan Fakirleşir mi ❓



Maddi açıdan verilen miktar elbette kişinin elindeki parayı azaltabilir.



Kur’an bunu matematiksel olarak inkâr etmez.



Fakat bütün kazancı yalnızca elde kalan para üzerinden ölçmez.



Paylaşma;

yardımlaşma,

güven,

toplumsal dayanışma,

manevi tatmin

gibi başka değerler üretebilir.



Ayetin “ne zarar gelirdi?” sorusu bu daha geniş kazanç anlayışına dikkat çeker.



9️⃣ İnsan Kendisine Zarar Verecek Kadar Harcamalı mıdır ❓



Hayır.



Kur’an’ın genel yaklaşımı denge üzerinedir.



Bir insan bütün malını verip kendi ailesini muhtaç hale getirmek zorunda değildir.



Aynı şekilde;

israf,

savurganlık,

plansız harcama

da ideal değildir.



İnfak cömertliktir ama sorumsuzluk değildir.



🔟 Nisâ 38 ile Nisâ 39 Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓



Nisâ 38’de kişi mal harcar.



Fakat amacı:

İnsanlar görsün.



Nisâ 39’da ise olması gereken yön gösterilir:

Allah’a ve ahirete inanarak, Allah’ın verdiğinden harcamak.



Dışarıdan iki insan da para verebilir.



Fakat Kur’an’a göre davranışların ahlaki niteliği yalnızca miktarla değil, niyetle de ilgilidir.



1️⃣1️⃣ İyi Bir Davranış Yanlış Niyetle Değer Kaybedebilir mi ❓



Evet.



Bir davranışın toplumsal faydası olabilir fakat kişinin manevi niyeti bozuk olabilir.



Örneğin yardım alan kişi gerçekten yarar görebilir.



Fakat yardım eden kişi bunu;

kibir,

şöhret,

çıkar

için yapıyorsa kendi ahlaki durumunda farklı bir problem ortaya çıkar.



Bu nedenle Kur’an hem sonuca hem niyete dikkat çeker.



1️⃣2️⃣ İnsan Kendi Niyetini Nasıl Kontrol Edebilir ❓



Kişi kendisine şu soruları sorabilir:

Kimse bunu bilmeseydi yine yapar mıydım?



Teşekkür edilmeseydi yine yardım eder miydim?



Adım açıklanmasaydı aynı miktarı verir miydim?



Bu sorular niyetin tamamen ölçülebileceği matematiksel testler değildir.



Ama insanın kendi iç dünyasını dürüst biçimde sorgulamasına yardımcı olabilir.



1️⃣3️⃣ Ayette Neden “Onlara Ne Zarar Gelirdi?” Denilerek Biraz İronik Bir Dil Kullanılıyor ❓



Çünkü insan bazen yanlış tercihini çok büyük bir zorunluluk gibi gösterebilir.



Sanki;

inanmak,

paylaşmak,

iyilik yapmak

ona dayanılmaz bir kayıp yaşatacakmış gibi davranabilir.



Ayet bu korkuyu küçültür:

Gerçekten ne kaybedecektiniz?



Bu soru, insanın kendi mazeretlerini yeniden düşünmesini sağlar.



1️⃣4️⃣ İyilik Yapmak Her Zaman Karşılık Beklememek midir ❓



Kur’an açısından insan Allah’tan karşılık bekleyebilir.



Bu, gösterişten farklıdır.



Gösterişte kişi insanların;

övgüsünü,

takdirini,

saygınlığını

ister.



İman temelli iyilikte ise kişi insanların alkışını değil Allah’ın rızasını ve ahiret karşılığını merkeze koyar.



1️⃣5️⃣ Allah’a İnanmak İnsanı Otomatik Olarak Cömert Yapar mı ❓



Hayır.



İnsan inandığını söyleyebilir ama yine de;

cimri,

kibirli,

gösterişçi

davranabilir.



Kur’an’ın sık sık davranışları hatırlatmasının nedeni de budur.



İman iddiasının karaktere dönüşmesi gerekir.



Bu nedenle Nisâ 39 adeta:

“İnancınız mal ile ilişkinizi de değiştirmeliydi.”

mesajını verir.



1️⃣6️⃣ Ayette Neden “Allah Onları Bilendir” Deniyor ❓



Çünkü niyet görünmezdir.



İnsanlar yalnızca yapılan yardımı görebilir.



Ama kişinin;

neden verdiğini,

ne hissettiğini,

ne beklediğini

tam olarak bilemezler.



Kur’an’ın perspektifinde Allah ise kişinin dış davranışını da iç niyetini de bilir.



1️⃣7️⃣ Bu İfade Riyâ Açısından Neden Önemlidir ❓



Riyâ başkalarının bakışına göre yaşamakla ilgilidir.



İnsan:

“İnsanlar ne diyecek?”

diye düşünür.



Ayet ise:

“Allah onları çok iyi bilir.”

diyerek bakışın merkezini değiştirir.



İnsanlardan saklanan niyet Allah’tan saklanamaz.



Bu nedenle samimiyet, görünürlükten daha önemlidir.



1️⃣8️⃣ Nisâ 37, 38 ve 39 Birlikte Nasıl Bir Ahlak Çizgisi Kurar ❓



Bu üç ayet birlikte çok güçlü bir tablo oluşturur.



Nisâ 37:

Cimri olma ve başkalarını da cimriliğe çağırma.



Nisâ 38:

Gösteriş için verme.



Nisâ 39:

Allah’a ve ahirete inanarak, sana verilenden samimiyetle paylaş.



Böylece üç yanlış ve doğru yön belirginleşir.



İyilik ne:

hiç vermemektir

ne de

gösteriş için vermektir.



Asıl hedef samimi paylaşmadır.



1️⃣9️⃣ Nisâ Suresi 39. Ayetin Bugüne Verdiği En Büyük Mesaj Nedir ❓



Nisâ 39 çok basit görünen fakat insanın mal ile ilişkisini kökten sorgulayan bir soru sorar:

“İyilik yapsaydın gerçekten ne kaybederdin?”



Bazen insan;

parasını,

zamanını,

bilgisini,

imkanını

paylaşmaktan korkar.



Çünkü verdiği şeyin eksileceğini düşünür.



Fakat hayat yalnızca elde kalan miktarla ölçülmez.



Bir insan başkasına yardım ettiğinde;

bir yük hafifleyebilir,

bir çocuk okuyabilir,

bir hasta tedavi olabilir,

bir aile ayakta kalabilir,

bir insan yalnız olmadığını hissedebilir.



Bu sonuçların tamamını para hesabıyla ölçmek mümkün değildir.



Ayet aynı zamanda iyiliğin yönünü de düzeltir.



Ne cimrilik.



Ne gösteriş.



Ne insanların alkışı.



Daha temiz bir çizgi:

Allah’a inan, ahireti unutma ve sana verilen nimetten paylaş.



Ve bütün bunların sonunda çok önemli bir hatırlatma gelir:

Allah seni bilir.



İnsanlar iyiliğini görmeyebilir.



Adın hiçbir yerde yazmayabilir.



Kimse sana teşekkür etmeyebilir.



Ama ayetin perspektifinde gerçek iyiliğin değeri yalnızca insanların gözünde ölçülmez.



Belki de Nisâ 39’un bütün mesajını şu cümle özetler:

İyilik yaptığında elinden bir şey çıkabilir; fakat insanın kaybettiği ile kazandığı her zaman aynı terazide ölçülmez.



“İnsan bazen vermeyi kayıp sanır, çünkü yalnızca elinden çıkana bakar. Oysa iyiliğin gerçek hesabında yalnızca ne eksildiği değil, kimde neyin çoğaldığı da önemlidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt