Mümtehine Suresi 7. Ayette Allah’ın Müminlerle Düşmanlık Ettikleri Kimseler Arasında Sevgi Meydana Getirebilmesi Ne Anlama Gelir
“Bugünün düşmanı yarının dostu olabilir. İnsan kalpleri hakkında son hükmü vermemeli; çünkü kinleri sevgiye, ayrılıkları yakınlığa çevirebilecek olan Allah’tır.”
Ersan Karavelioğlu
Mümtehine Suresi 7. Ayette Ne Buyrulmaktadır
Mümtehine Suresi’nin 7. ayetinde anlam olarak şöyle buyrulmaktadır:“Olur ki Allah, sizinle kendilerine karşı düşmanlık beslediğiniz kimseler arasında bir sevgi meydana getirir. Allah her şeye gücü yetendir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.”
Bu ayet, insanlar arasındaki düşmanlığın sonsuza kadar devam etmek zorunda olmadığını bildirmektedir.
Allah dilerse:
Düşmanlığı dostluğa,
kini sevgiye,
çatışmayı barışa,
ayrılığı yakınlığa
dönüştürebilir.
Düşmanlık Nasıl Sevgiye Dönüşebilir
İnsanların düşünceleri, şartları ve kalpleri zaman içinde değişebilir.
Bir kişi:
Hatasını fark edebilir,
zulümden vazgeçebilir,
hakikati kabul edebilir,
özür dileyebilir,
barışa yönelebilir.
Daha önce müminlere düşmanlık eden bazı insanlar sonradan iman etmiş ve onların samimi kardeşleri hâline gelmiştir.
Ayet, bugünkü düşmanlığa bakarak gelecekteki bütün kapıları kapatmamak gerektiğini öğretmektedir.
Ayet Önceki Düşmanlık Uyarılarıyla Çelişir Mi
Hayır.
Önceki ayetlerde müminlere fiilî düşmanlık eden, onları yurtlarından çıkaran ve imanlarından vazgeçirmeye çalışan kimselere karşı tedbirli olunması emredilmişti.
Bu ayet ise düşmanlığın değişebileceğini bildirmektedir.
Yani mümin:
Düşmanlık devam ederken tedbirli olur.
Zulme ortak olmaz.
Güvenliği korur.
Fakat barış ve samimi değişim ortaya çıktığında geçmişin kinini sonsuza kadar taşımaz.
Tedbir ile barış ümidi birbirine aykırı değildir.
“Olur Ki Allah” İfadesi Ne Anlama Gelir
Bu ifade, insanın göremediği ihtimalleri Allah’ın yaratabileceğini gösterir.
İnsan mevcut şartlara bakarak:
“Bu insanlar asla değişmez.”
diye düşünebilir.
Fakat Allah:
Kalpleri değiştirebilir,
yeni şartlar meydana getirebilir,
insanları hakikatle buluşturabilir,
beklenmedik barış yolları açabilir.
İnsan yalnızca bugünü görür; Allah ise gelecekte gerçekleşebilecek bütün ihtimalleri bilir.
Bu Ayet Barış Ümidini Nasıl Güçlendirir
Ayet mümine, çatışmanın kaçınılmaz ve sonsuz olmadığını öğretir.
Düşmanlık yaşanan taraflar arasında:
Konuşma,
anlaşma,
özür,
adaletli çözüm,
karşılıklı güven
zamanla mümkün olabilir.
Barış ümidi, zulmü görmezden gelmek değildir.
Gerçek barış, adaletin korunması ve düşmanlığın sebeplerinin ortadan kaldırılmasıyla kurulabilir.
Ayette Geçen Sevgi Nasıl Bir Sevgidir
Buradaki sevgi:
Samimi yakınlık,
güven,
akrabalık bağlarının yeniden güçlenmesi,
iman kardeşliği,
barış içinde birlikte yaşama
anlamlarını taşıyabilir.
Daha önce birbirine karşı savaşan kişiler aynı inancı ve ahlaki amacı benimsediğinde aralarında güçlü bir kardeşlik kurulabilir.
Allah’ın meydana getirdiği sevgi, yalnızca geçici bir çıkar ortaklığı değil, kalplerde oluşan gerçek bir yakınlık olabilir.
Mekke’nin Fethi Bu Ayetin Mesajıyla Nasıl İlişkilidir
Mekke döneminde Müslümanlara ağır baskılar uygulanmış, birçok mümin yurdundan çıkarılmış ve savaşlar yaşanmıştı.
Fakat zaman içinde şartlar değişti.
Mekke fethedildiğinde daha önce Müslümanlara karşı mücadele eden birçok insan İslam’ı kabul etti.
Dün düşman olan kişiler, daha sonra aynı kıbleye yönelen kardeşler hâline geldi.
Bu tarihî gelişme, düşmanlığın Allah’ın izniyle sevgi ve iman kardeşliğine dönüşebileceğini gösteren önemli örneklerden biridir.
İnsanlar Neden Değişmezmiş Gibi Düşünülmemelidir
İnsan yalnızca geçmişte yaptığı hatalardan ibaret değildir.
Bir kişi:
Bilgisiz olabilir,
yanlış yönlendirilmiş olabilir,
korkuyla hareket etmiş olabilir,
çevresinin etkisinde kalmış olabilir.
Hakikati gördüğünde düşüncelerini değiştirebilir.
Bu nedenle bir insanın yanlışını eleştirmek gerekir; fakat onun tövbe, değişim ve iyileşme ihtimalini bütünüyle yok saymak doğru değildir.
Affetmek Yapılan Haksızlığı Yok Saymak Mıdır
Hayır.
Affetmek:
Zulmü doğru kabul etmek,
hakların aranmasından vazgeçmek,
tehlikeyi görmezden gelmek,
aynı kişiye ölçüsüz biçimde yeniden güvenmek
anlamına gelmez.
Affetme, insanın kin duygusunun esiri olmaması ve samimi değişim gösteren kişiye yeni bir başlangıç imkânı tanımasıdır.
Adalet sağlanmadan kurulan yüzeysel barış kalıcı olmayabilir.
Barış İçin Yalnızca Bir Tarafın İyi Niyeti Yeterli Midir
Her zaman yeterli değildir.
Kalıcı barış için tarafların:
Düşmanlığı bırakması,
haklara saygı göstermesi,
verilen sözlere bağlı kalması,
zararları gidermeye çalışması,
güven oluşturması
gerekir.
Mümin barışı ister; fakat kendisini ve masumları savunmasız bırakmaz.
İyi niyet, tedbir ve adaletle birlikte yürütülmelidir.

Geçmişte Büyük Zarar Vermiş Biriyle Dostluk Kurulabilir Mi
Kişi samimi biçimde:
Yanlışını kabul eder,
zararı gidermeye çalışır,
düşmanlığı bırakır,
davranışlarını değiştirirse
ilişkilerin yeniden kurulması mümkün olabilir.
Ancak güven bir anda oluşmayabilir.
Affetmek ile eski güven düzeyine hemen dönmek aynı şey değildir.
İnsan kalbinde kini bırakırken ilişkilerinde sağlıklı sınırlar ve gerekli tedbirleri koruyabilir.

Tövbe Düşmanı Nasıl Kardeşe Dönüştürür
Samimi tövbe insanın geçmiş yanlışlarını terk ederek Allah’a ve doğruluğa yönelmesidir.
Daha önce İslam’a düşmanlık eden bir kişi iman ettiğinde:
Eski yanlışlarından pişman olabilir,
müminlere verdiği zararı gidermeye çalışabilir,
aynı inancın sorumluluğunu paylaşabilir,
hakikat uğruna mücadele edebilir.
İman ve samimi tövbe, insanlar arasındaki eski düşmanlık duvarlarını yıkabilecek büyük bir dönüşüm meydana getirebilir.

“Allah Her Şeye Gücü Yetendir” Ne Anlama Gelir
Allah’ın kudreti yalnızca fiziksel varlıkları yaratmakla sınırlı değildir.
Allah:
Kalpleri değiştirmeye,
düşmanlıkları sona erdirmeye,
barış için yeni yollar açmaya,
umulmayan insanlara hidayet vermeye
gücü yetendir.
İnsana imkânsız görünen dönüşümler Allah için zor değildir.
Bu nedenle mümin, insanların hidayeti ve barışın gerçekleşmesi konusunda ümidini tamamen kaybetmemelidir.

Allah’ın Gafûr Olması Ne Anlama Gelir
Gafûr, günahları çokça bağışlayan ve kusurları örten demektir.
Daha önce büyük yanlışlar yapmış bir insan bile:
Samimi biçimde tövbe eder,
yanlışını terk eder,
Allah’a yönelir,
hakları gidermeye çalışırsa
bağışlanmayı umabilir.
İnsanın geçmişi ne kadar karanlık olursa olsun, samimi tövbe kapısı hayattayken açıktır.

Allah’ın Rahîm Olması Ne Anlama Gelir
Rahîm, kullarına sürekli merhamet eden ve onları rahmetiyle kuşatan demektir.
Allah’ın rahmeti:
Günahkâra tövbe fırsatı vermesinde,
düşmana hidayet kapısı açmasında,
kırılmış ilişkileri onarmasında,
kalplere sevgi yerleştirmesinde
görülebilir.
Ayetin sonunda Gafûr ve Rahîm isimlerinin anılması, düşmanlığın dönüşmesinde bağışlama ve merhametin önemini göstermektedir.

Mümin Düşmanı İçin Hidayet Dileyebilir Mi
Evet.
Hayatta olan ve hakikate ulaşma ihtimali bulunan insanlar için hidayet duası edilebilir.
Mümin:
Zulmün sona ermesini,
düşmanın yanlışını fark etmesini,
hakikate yönelmesini,
barışın kurulmasını
isteyebilir.
Düşmana hidayet dilemek, onun zulmünü onaylamak değildir.
Aksine düşmanlığın ve kötülüğün sona ermesini istemektir.

Bir İnsanı Geçmişiyle Sürekli Mahkûm Etmek Neden Yanlıştır
İnsan geçmişte yanlış yapmış olabilir.
Fakat samimi değişim gösterdiğinde onu sürekli eski hatasıyla aşağılamak:
Tövbe kapısını daraltabilir,
iyileşme isteğini zayıflatabilir,
barışın önünü kapatabilir,
kini canlı tutabilir.
Geçmiş unutulmak zorunda değildir; fakat samimi dönüşüm de inkâr edilmemelidir.
Allah’ın bağışladığı bir insanı geçmiş günahlarıyla sürekli ezmek doğru değildir.

Mümtehine Suresi 7. Ayet Günümüz İnsanına Ne Söyler
Bu ayet günümüz insanına şu önemli mesajları vermektedir:
Bugünün düşmanını sonsuza kadar değişmez görmeyin.
Barış ve hidayet ihtimalini bütünüyle kapatmayın.
Düşmanlık devam ederken tedbiri elden bırakmayın.
Samimi değişim ortaya çıktığında geçmişin kinine körü körüne bağlanmayın.
Affetmekle tehlikeyi görmezden gelmeyi birbirine karıştırmayın.
İnsanların tövbe ve iyileşme hakkını kabul edin.
Kalpleri değiştirecek olanın Allah olduğunu unutmayın.
Barışın adalet, güven ve samimiyet üzerine kurulması gerektiğini bilin.
Ayet, toplumsal kutuplaşmaların ve aile içi kırgınlıkların bile sonsuza kadar sürmek zorunda olmadığını hatırlatmaktadır.
İnsan çözüm kapısını açık tutmalı, fakat bunu akıl ve adaletle yapmalıdır.

Mümtehine Suresi 7. Ayetin Büyük Mesajı Nedir
Mümtehine Suresi’nin 7. ayeti, müminlerle düşmanlık ettikleri insanlar arasında Allah’ın sevgi meydana getirebileceğini bildirmektedir.
Ayetin büyük mesajı şudur:
Düşmanlık insan ilişkilerinin değişmez kaderi değildir.
Allah kinleri sevgiye ve çatışmaları barışa çevirebilir.
Bugün hakikate karşı çıkan bir insan yarın iman edip samimi bir kardeş olabilir.
Tedbirli olmak, barış ve hidayet ümidini terk etmek anlamına gelmez.
Affetmek zulmü doğru kabul etmek değil, samimi değişime kapı açmaktır.
Geçmişte hata yapan insan tövbe ve güzel davranışlarla değişebilir.
Kalıcı barış adalet, samimiyet ve güven temelinde kurulmalıdır.
Allah mutlak kudret, bağışlama ve merhamet sahibidir.
Mümin düşmanlığı kutsallaştırmaz ve kini kimliğinin bir parçası hâline getirmez.
Zulüm devam ederken hakkı ve güvenliği korur; fakat düşmanlık ortadan kalktığında barışın ve kardeşliğin kurulmasına engel olmaz.
Çünkü iman, düşmanların çoğalmasını değil, kötülüğün azalmasını ve insanların hakikate yönelmesini ister.
“Düşmanlığı sonsuz sanmak, insan kalbinin değişme ihtimalini inkâr etmektir. Allah dilerse dün birbirine öfkeyle bakan insanları yarın aynı iyiliğin etrafında buluşturabilir.”
Ersan Karavelioğlu