📖 Müminun Suresi 70. Ayette Peygambere Delilik İsnat Etmek Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,329
2,724,898
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Müminun Suresi 70. Ayette Peygambere Delilik İsnat Etmek Ne Anlama Gelir ❓


Peygambere delilik isnat etmek, hakikati susturamayanların hakikati getiren elçiyi itibarsızlaştırma çabasıdır. Çünkü kalp vahyin karşısında teslim olmak istemediğinde, bazen sözü tartışmak yerine sözü getirenin şahsiyetine saldırmayı seçer.
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Müminun Suresi 70. Ayet Ne Söyler ❓


Müminun Suresi’nin 70. ayetinde inkârcıların Hz. Peygamber’e karşı söyledikleri ağır bir itham sorgulanır.


Ayetin anlamı özetle şöyledir:


“Yoksa onda delilik mi var diyorlar ❓ Hayır, o kendilerine hakkı getirmiştir; fakat onların çoğu haktan hoşlanmamaktadır.”


Bu ayet, peygamberlere yöneltilen iftiraların temelinde çoğu zaman akıl ve delil değil, hakikatten hoşlanmama tavrının bulunduğunu gösterir.


İnkârcılar Hz. Peygamber’in getirdiği hakikati çürütemeyince, onun şahsiyetine saldırmaya çalışmışlardır.


Bu ayet bize şunu öğretir:


Hakikati reddetmek isteyenler bazen hakikati değil, hakikati taşıyan kişiyi hedef alırlar.


2️⃣ Peygambere Delilik İsnat Etmek Ne Demektir ❓


Peygambere delilik isnat etmek, onun getirdiği vahyi ve tebliği değersiz göstermek için şahsiyetine saldırmak demektir.


Bu, çok ağır ve haksız bir iftiradır.


Çünkü Hz. Peygamber, kavmi tarafından güvenilirliği, doğruluğu, aklı, ahlakı ve vakar sahibi kişiliğiyle biliniyordu. Buna rağmen vahiy gelince bazıları onu anlamaya çalışmak yerine delilikle suçlamaya yöneldi.


Bu tavır şunu gösterir:


İnsan hakikati kabul etmek istemediğinde, en güvenilir insanı bile karalamaya çalışabilir.


3️⃣ İnkârcılar Neden Böyle Bir İftira Attılar ❓


Çünkü Hz. Peygamber’in getirdiği mesaj onların düzenini, alışkanlıklarını, putlarını, çıkarlarını ve kibirlerini sarsıyordu.


Kur’an onları;


şirki terk etmeye,
Allah’a kulluğa,
ahirete hazırlanmaya,
haksızlıktan vazgeçmeye,
kibirden uzaklaşmaya,
kul hakkını gözetmeye,
nefislerini sorgulamaya



çağırıyordu.


Bu çağrının karşısında delil getirmek yerine peygambere iftira atmak, onların kaçış yoluydu.


Çünkü hakikat güçlüydü; onlar ise hakikati kabul etmeye hazır değildi.


4️⃣ Hakikati Getirene Saldırmak Neden Bir Kaçış Yöntemidir ❓


Bir insan hakikatin kendisini tartışmak istemediğinde, hakikati getiren kişiyi hedef alabilir.


Bu, çok eski bir savunma biçimidir.


Söylenen söz doğruysa ama insan onu kabul etmek istemiyorsa, sözün sahibini küçümsemeye çalışır. Onun niyetini sorgular. Onu itibarsızlaştırır. Ona etiket yapıştırır.


Peygamberlere karşı da bu yöntem kullanılmıştır.


Bu bize şunu öğretir:


İftira, çoğu zaman delilsiz kalan inkârın son sığınağıdır.


5️⃣ “Hayır, O Kendilerine Hakkı Getirmiştir” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet, inkârcıların iddiasını kesin biçimde reddeder:


Hayır, o kendilerine hakkı getirmiştir.


Yani mesele peygamberde bir kusur olması değildir. Mesele, onun getirdiği hakikatin inkârcıların hoşuna gitmemesidir.


Hz. Peygamber delilik değil, hak getirmiştir.


Bu hak;


tevhid,
vahiy,
ahiret,
adalet,
merhamet,
salih amel,
helal-haram bilinci,
Allah’a teslimiyet



hakikatidir.


İnkârcılar peygamberi değil, aslında bu hakikati reddetmişlerdir.


6️⃣ Hak Ne Demektir ❓


Hak; gerçek, doğru, sağlam, değişmez, Allah’tan gelen ve batılın karşısında duran ilahî ölçüdür.


Hak insanın keyfine göre değişmez. Toplumun alışkanlığına göre eğilip bükülmez. Güçlülerin çıkarına göre yeniden yazılmaz.


Hak, Allah’ın bildirdiği gerçekliktir.


Kur’an hak getirir; çünkü insanı Allah’a, ahirete, adalete, kulluğa ve doğru hayata çağırır.


Bu yüzden Hz. Peygamber’in getirdiği mesaj sadece bir fikir değil, Allah’tan gelen hakikattir.


7️⃣ İnsan Neden Haktan Hoşlanmayabilir ❓


Ayetin en derin kısmı şudur:


“Fakat onların çoğu haktan hoşlanmamaktadır.”


İnsan bazen hakikatten hoşlanmaz; çünkü hakikat nefsin rahatını bozar.


Hak insana şunu söyler:


Haramı bırak.
Kibrini terk et.
Kul hakkını öde.
Putlarını bırak.
Nefsini sorgula.
Dünyayı ilah edinme.
Ahirete hazırlan.
Allah’a teslim ol.



Bu çağrı nefsine düşkün insana ağır gelebilir.


Bu yüzden sorun çoğu zaman hakikatin belirsizliği değil, insanın hakikati istememesidir.


8️⃣ Hak İnsanın Nefsine Neden Ağır Gelir ❓


Nefis özgürlük adı altında başıboşluk ister. Hak ise ölçü getirir.


Nefis övülmek ister. Hak tevazu ister.
Nefis sınırsız tüketmek ister. Hak helal-haram sınırı koyar.
Nefis intikam ister. Hak adalet ve affı öğretir.
Nefis rahatına düşkündür. Hak sorumluluk yükler.
Nefis dünyayı büyütür. Hak ahireti hatırlatır.


Bu yüzden hak, terbiye edilmemiş nefse ağır gelir.


Ama mümin bilir:


Nefse ağır gelen hakikat, kalbin kurtuluşu olabilir.


9️⃣ Peygambere İftira Atmak İnsanın Kendi Gerçeğini Nasıl Ele Verir ❓


İnsan bir peygambere delilik isnat ettiğinde, aslında peygamberin değil kendi kalbinin hâlini ortaya koyar.


Çünkü Hz. Peygamber’in hayatı ortadadır. Ahlakı ortadadır. Güvenilirliği ortadadır. Getirdiği mesajın güzelliği ortadadır.


Buna rağmen ona böyle bir iftira atmak, inkârcıların hakikate karşı ne kadar kapalı olduğunu gösterir.


Bu bize şunu öğretir:


Bazen insanın başkasına attığı iftira, kendi içindeki karanlığı açığa çıkarır.


🔟 Bu Ayet Dil Ahlakına Ne Öğretir ❓


Bu ayet, insanın dilini iftiradan koruması gerektiğini öğretir.


Bir insan anlamadığı, hoşlanmadığı veya kabul etmek istemediği bir hakikat karşısında hemen ithama, hakarete ve karalamaya yönelmemelidir.


Müminin dili edepli olmalıdır.


Özellikle peygamberler, Allah’ın ayetleri, dinî hakikatler ve insanların şahsiyeti hakkında konuşurken çok dikkatli olmak gerekir.


Çünkü söz hafif görünse de Allah katında ağır olabilir.


Mümin şöyle düşünmelidir:


Benim dilim hakikate mi hizmet ediyor, yoksa nefsimin öfkesine mi ❓


1️⃣1️⃣ Bu Ayet İftiraya Uğrayanlara Ne Söyler ❓


Bu ayet, hak yolda yürürken iftiraya uğrayan insanlara da teselli verir.


Peygamberler bile iftiraya uğramıştır. En doğru, en güvenilir, en temiz insanlar bile karalanmaya çalışılmıştır.


Bu yüzden bir mümin doğru yolda iken haksız ithamlara maruz kalırsa hemen yıkılmamalıdır.


Önemli olan insanların iftirası değil, Allah katındaki hakikattir.


Mümin şöyle düşünür:


İnsanlar beni yanlış anlayabilir; fakat Rabbim niyetimi, halimi ve hakikati bilir.


Bu bilinç insana sabır verir.


1️⃣2️⃣ Bu Ayet Davet Ve Tebliğ Ahlakına Ne Öğretir ❓


Hakikati anlatan insan bazen tepkiyle karşılaşabilir.


Herkes uyarıyı sevmeyebilir. Herkes doğruyu duymak istemeyebilir. Bazıları konuyu anlamak yerine kişiyi hedef alabilir.


Bu durumda mümin sabırlı olmalı, dilini bozmalı, öfkeye teslim olmamalı ve hakikati güzel bir üslupla anlatmaya devam etmelidir.


Çünkü peygamberlerin yolu sabır yoludur.


Mümin şunu unutmamalıdır:


Hakikatin değeri, insanların onu hemen kabul edip etmemesine bağlı değildir.


1️⃣3️⃣ Modern Dünyada Peygambere Yönelik İftiralar Nasıl Görülür ❓


Modern dünyada peygamberlere yönelik iftiralar bazen açık hakaretle, bazen çarpıtılmış bilgilerle, bazen tarihî bağlamdan koparılmış iddialarla, bazen de alaycı üsluplarla ortaya çıkabilir.


Bu tavırların temelinde çoğu zaman peygamberi gerçekten tanımamak veya tanımak istememek vardır.


Mümin böyle durumlarda öfkeye kapılmadan, Hz. Peygamber’i doğru bilgiyle, güzel ahlakla, sabırla ve hikmetli bir dille tanıtmalıdır.


Çünkü peygamberi savunmanın en güçlü yollarından biri, onun ahlakını hayatımızda temsil etmektir.


1️⃣4️⃣ Haktan Hoşlanmamak Günlük Hayatta Nasıl Görülür ❓


Haktan hoşlanmamak sadece açık inkârla olmaz.


Bir insan;


doğruyu duyunca rahatsız oluyorsa,
uyarıyı kişisel saldırı gibi algılıyorsa,
Kur’an’ın hükmü nefsine ağır gelince kaçıyorsa,
helal-haram ölçüsünü gereksiz görüyorsa,
kendini düzeltmek yerine uyaranı suçluyorsa,
haklı eleştiriyi kibirle reddediyorsa



haktan hoşlanmama hastalığına yaklaşabilir.


Bu yüzden mümin kendi kalbini sorgulamalıdır.


Hak bana ağır geldiğinde ne yapıyorum ❓
Teslim mi oluyorum, savunmaya mı geçiyorum ❓


1️⃣5️⃣ Bu Ayet Müslümanlara Nasıl Bir Temsil Sorumluluğu Yükler ❓


Bu ayet Müslümanlara Hz. Peygamber’i doğru tanıtma ve doğru temsil etme sorumluluğu yükler.


Çünkü bazı insanlar peygamberi Müslümanların davranışlarına bakarak tanıyabilir. Eğer Müslümanlar kaba, adaletsiz, güvenilmez, merhametsiz ve ahlaken zayıf davranırsa, bu peygamberin mesajının yanlış anlaşılmasına sebep olabilir.


Mümin şöyle düşünmelidir:


Benim ahlakım, peygamberimi tanımayanlara onun rahmet yolunu hatırlatıyor mu ❓


Peygamberi savunmak sadece sözle değil, güzel ahlakla da olur.


1️⃣6️⃣ Bu Ayet Ahireti Nasıl Hatırlatır ❓


Peygambere iftira atan, hakkı reddeden ve haktan hoşlanmayan insan ahirette bu tavrıyla yüzleşecektir.


Dünyada insanlar sözleriyle hakikati küçümseyebilir. Fakat ahirette hak bütün açıklığıyla ortaya çıkacaktır.


O gün iftira, alay, inkâr ve karalama işe yaramaz.


İnsan Allah’ın huzurunda şu soruyla yüzleşir:


Sana hak geldiğinde ona ne yaptın ❓


Bu yüzden mümin, hak karşısında tavrını dünyadayken düzeltmelidir.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Müminin İç Muhasebesine Nasıl Yardım Eder ❓


Müminun Suresi 70. ayet insana şu soruları sordurur:


Ben haktan hoşlanan bir kalbe sahip miyim ❓
Nefsime ağır gelen hakikat karşısında teslim oluyor muyum ❓
Doğruyu getiren kişiyi hedef alıp söylenen hakikatten kaçıyor muyum ❓
Peygamberimin getirdiği hakkı hayatımda ne kadar yaşıyorum ❓
İftira, karalama ve etiketleme dilinden uzak duruyor muyum ❓
Hak beni değiştirsin istiyor muyum, yoksa kendi hâlimi korumak mı istiyorum ❓
Hz. Peygamber’i savunurken onun ahlakını da temsil ediyor muyum ❓



Bu sorular, insanı hem hakka hem de peygamber ahlakına yaklaştırır.


1️⃣8️⃣ Bu Ayet Müminin Karakterini Nasıl İnşa Eder ❓


Müminun Suresi 70. ayet, müminin karakterine hakka teslimiyet, peygambere saygı, iftiradan sakınma, dil ahlakı, nefsini sorgulama ve güzel temsil bilinci kazandırır.


Bu ayeti anlayan mümin, hakikati getirenleri karalamaz. Haktan rahatsız olduğunda önce kendi nefsine bakar. Peygamberine yapılan iftiralardan ibret alır. Onun getirdiği hakkı hayatına taşımaya çalışır.


Müminin kalbinde şu bilinç yerleşir:


Peygamberim delilikle değil, hak ile gelmiştir. Benim görevim bu hakkı küçümsemek değil, ona teslim olmak ve hayatımı onun ışığında düzeltmektir.


Bu bilinç insanı daha edepli, daha samimi ve daha istikametli yapar.


1️⃣9️⃣ Müminun Suresi 70. Ayetin Genel Mesajı Nedir ❓


Müminun Suresi 70. ayet bize şunu öğretir:


İnkârcılar Hz. Peygamber’e delilik isnat etmişlerdir; fakat gerçek böyle değildir. O kendilerine hakkı getirmiştir. Sorun peygamberde değil, onların çoğunun haktan hoşlanmamasındadır.


Bu ayet, hakikati reddedenlerin bazen hakikati çürütemedikleri için peygamberi karalamaya çalıştıklarını gösterir.


Fakat iftira hakikati yok etmez. Alay vahyi değersizleştirmez. Karalama peygamberin güvenilirliğini ortadan kaldırmaz.


Hz. Peygamber hak ile gelmiştir.


Bu ayet mümine şu soruyu sordurur:


Ben hakkı gerçekten seviyor muyum, yoksa nefsime ağır geldiğinde onu getiren kişiyi veya mesajı küçümseyerek kaçıyor muyum ❓


Akıllı mümin, haktan hoşlanmayanların yoluna düşmez. Peygamberini tanır, onun getirdiği hakka teslim olur, dilini iftiradan korur ve nefsini hakikate göre terbiye etmeye çalışır.


Peygambere delilik isnat edenler, hakikati küçülttüklerini sandılar; fakat aslında kendi kalplerindeki hakka karşı direnci açığa çıkardılar. Mümin ise bilir ki Hz. Peygamber hak ile gelmiştir ve hak insana ağır gelse bile kurtuluş ancak ona teslim olmakla mümkündür.
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt