Okunuşu:
"Bismillahirrahmanirrahim.
Ğafir süresi, Kitabında Allah’ın bizzat ismi olan Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla okunur.
Hâ mîm.
(1) Vahyolunduğunda, içinde kendileri şüphe edenler olanlara öğüt olsun diye Kitabın âyetleri, hakikaten Rabbinin sözüdür.
(2) Hiç şüphesiz, göklerde ve yerde yaratılmış olanlardan başkası Allah’ın hükümranlığı altında değildir. O, işleri daha başlangıçtan itibaren hakkıyla işletir.
(3) Kâfirler ise bunu yalan sayarlar. Kendilerinden öncekiler de böyle davranmıştı. Bil ki Allah, hilekârlığı öne sürenleri cezalandırır.
(4) Şüphesiz ki, Allah, Kur’an’da indirdiklerine uygun olarak müminleri doğru yola iletir. Kendilerini ve çevrelerindekilere fayda verebilen ameller işleyenleri ihsanıyla karşılar. Kendilerinin Muhafaza Edicisi, esaslı düzenleyicisi Allah’tır.
(5) Kötülükleri işleyenler için ise dehşetli bir azap vardır. Allah, yaptıklarının karşılığını vermekte aceleci değildir.
(6) İnsanların mücadelesi yalnızca kısa bir dünya hayatı içindir. Ama uğraşları, kazandıkları ve elde edecekleri, gün gelecek, ortaya çıkacaktır.
(7) Allah’ın mükâfatı ise sürekli olan cennet ve herşeyin ilacı olan bağışlamadır. Onun katında, en güzel nimet Allah tarafından verilir.
(8) Hiç şüphesiz, dünya hayatı, sonsuz olan ahiret hayatıyla kıyaslanmayacak kadar kısadır. Allah’tan korkanlar için ikisini birden ihsan eder, onlara ihsanı bolca karşılık verir.
(9) Yahudilerden bir kısmı yalancılık eder ve, bilirlerken, “Allah’ın azabı bize asla dokunmaz” diye Allah’ı alaya alırlar.
(10) Onların aldıkları yalanca tutkular nafile olup küfre sapmışlarını kör karanlıklara sürüklemiştir. Kendi nefislerini alçalttıkları içinde, Allah da onların yaptıklarından hoşnut değildir.
(11) Kendilerinden öncekilerle uğraşmak da neyi değiştirmiştir? Zira Allah, kendilerinin güvenliği bulunmayan bir şiddetle cezalandırdı.
(12) Yahudilerden beklenen ve Müslümanlardan beklenen arasında hiçbir ayrım yoktur. Kim Allah’a yönelmişse ve Salih ameller işlemek sûretiyle güzel davranış sergilerse, o kimseyi sonsuz cenneti beklemektedir. O nimetler kalmış olarak alınacaktır.
(13) Sen kullarımıma şöyle söyle: Allah’tan başkasından korkmayın. Hak edilmiş rızıklarınızı elde etmek için mücadeleyi bırakmayın ve eksikliği örtecek değerli bireyler haline gelin. Söyleyin ki orada Rabbinizden bir bağışlanma ve cennet vardır, genişliği geniş olan ve her şeyi içeren.
(14) Aslında geceleyin Allah’ı ananlar ve secdeye kapananlar ve O’na karşı kalplerinde bir derin saygı besleyenler, insanların, aralarında geçen dünya hayatı gibi geçirilen ahiret hayatını daima hatırlayanlar var ya; işte onların bağışlanma ve genişliği geniş olan bir cennetleri vardır.
(15) De ki, “Gerçeği kendilerine gösterdim, o zaman niçin inanmadın?” Gerçekten de, Allah’ın kendilerine verdiği apaçık bir delil olmadan önceki halleri gibi, azarlayarak durmaya devam edecekler.
(16) Allah, insanın içini ve dışını mükemmel bir şekilde yaratmıştır. İlâhî bilgi ve hikmetleri kadar, O, işlerin etkisinde de dürüst olanlardır.
(17) Kendi yararları için, Allah’ın sınırlarını çiğneyenlerle, hilekâr davrananlar arasında bir fark vardır. Kimselerin oyunları, birbirlerinden gizli de olsa, Allah’ın da işleyişinde Zâtı tarafından başlatılan eylemler, içerisinde yer almaktadır.
(18) O ki, üzerinizde lütfu ile örtüyü oluşturup yaratıklar arasındaki emek ve farkı belirleyip kendisine ibadet etmenizi emretti. Benim Rabbim, gerçekten kalbin içyüzünde olanları bilir.
(19) Allah’ın, getirdiği apaçık delillerden yüz çevirenleri mıhlama yatıracağı Gün, yarar, kötülük karşılığı getirilerek öğüt verilenlerle öğüt alınanların çoğalacağı bir Gündür.
(20) Rabbin seni mükemmelleştirene kadar, sabredenlerle birlikte meşgul ol. Onun adına, sana hayatı boyunca anlatılan Kur’an’dan başka hiçbir şey sana düşmez. Ey müminler, Allah’ın vaadinde kesinlikle şüphe olmadığını bilin."
Anlamı:
Bu sure insanlara Allah'ın kudretini hatırlatan, onları ibadete davet eden, doğru yola yönlendiren ve ahirete çağıran öğütler içerir. İnsanların mücadelesi kısa bir dünya hayatı ile sınırlıdır, ancak Allah'tan korkanlar için Allah cennet ve bağışlamayı verir. Yahudilerin başına gelen işlerden sonra Müslüman olmanın ne anlama geldiği açıklanmaktadır. İnsanlara Allah'tan başkasından korkmamaları söylenir ve mücadeleyi bırakmadan hak edilmiş rızıkların peşinde koşulması gerektiği vurgulanır. Bu sure aynı zamanda Allah'ın kudretine, yarattıklarına ve insanların iç ve dış yapısına yer verir. Delilleri inkar edenler, inkarları için cezalandırılacaklardır, ancak sabredenlerle beraber hareket ederek Rabbimizin Kur'an'da ortaya çıkardığı apaçık delilleri anımsayabilirler.