📖 İnsan Suresi 9. Ayette “Biz Sizi Yalnızca Allah’ın Rızası İçin Doyuruyoruz; Sizden Ne Karşılık Ne de Teşekkür İstiyoruz” Buyrulması İhlas Hakkında

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,009
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 İnsan Suresi 9. Ayette “Biz Sizi Yalnızca Allah’ın Rızası İçin Doyuruyoruz; Sizden Ne Karşılık Ne de Teşekkür İstiyoruz” Buyrulması İhlas Hakkında Ne Anlatır ❓


“İyiliğin en saf hâli, karşılığını insanlardan beklememektir. Çünkü teşekkür beklentisi bile bazen verilen nimetin içine görünmez bir alacak duygusu yerleştirir.”
Ersan Karavelioğlu

İnsan Suresi’nin 8. ayetinde ebrârın, yani iyilikte olgunlaşmış kulların sevdikleri yemeği yoksula, yetime ve esire verdikleri anlatılmıştı.


  1. ayette ise o davranışın iç dünyası açıklanır:

“Biz sizi yalnızca Allah’ın rızası için doyuruyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür istiyoruz.”


İnsan Suresi, 9. Ayet



Burada Kur’an yalnızca:


“İyilik yapın.”


demiyor.


Daha zor bir şey söylüyor:


“İyilik yaptıktan sonra insanların size borçlu olduğunu düşünmeyin.”


Çünkü bazen insan verdiği şeyi geri istemez ama başka bir karşılık bekler:


Takdir.


Teşekkür.


Saygı.


Bağlılık.


Övgü.


Hatırlanmak.


İşte ayet tam bu görünmez beklentilerin üzerine gider.


Peki insan gerçekten hiçbir teşekkür beklemeden iyilik yapabilir mi?


Allah rızası için yapılan iyilik ne demektir?


İhlas neden bu kadar zordur?


Ve insanlardan karşılık beklememek, yapılan iyiliği nasıl özgürleştirir?




1️⃣ İnsan Suresi 9. Ayet Ne Söylüyor ❓


Ayet şöyledir:


إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَاءً وَلَا شُكُورًا


Yaklaşık anlamıyla:


“Biz sizi yalnızca Allah’ın rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür istiyoruz.”


Bu ayetin merkezinde üç büyük kavram vardır:


Allah rızası.


Karşılıksız iyilik.


Teşekkür beklentisinden bile arınmak.



Kur’an burada iyiliğin yalnızca dış görünüşünü değil, niyetini de sorgular.


Çünkü aynı davranış iki farklı niyetle tamamen farklı anlamlar taşıyabilir.




2️⃣ “Allah’ın Rızası İçin” Ne Demektir ❓


Ayette:


“Li-vechillâh”


ifadesi kullanılır.


Kelime anlamıyla:


“Allah’ın vechi için”


demektir.


İslami kullanımda bu ifade:


Allah’ın rızasını gözetmek, yalnız O’nun hoşnutluğunu istemek


anlamına gelir.


Yani kişi şöyle düşünür:


“Bunu bana teşekkür etsinler diye yapmıyorum.”


“Beni iyi insan sansınlar diye yapmıyorum.”


“Bana borçlu kalsınlar diye yapmıyorum.”


“Allah bunu sevdiği için yapıyorum.”



İşte ihlasın başlangıcı budur.




3️⃣ İhlas Nedir ❓


İhlas, yapılan amelin niyetini Allah için arındırmaktır.


İnsan aynı iyiliği:


Gösteriş için,


çıkar için,


itibar için,


insanların sevgisini kazanmak için


veya gerçekten Allah rızası için yapabilir.


Dışarıdan davranış aynı görünebilir.


Fakat içerideki niyet farklıdır.


Bu yüzden ihlas görünmeyen bir ibadettir.


İnsanlar davranışı görür.


Allah ise niyeti de bilir.


İşte insanın ahlaki derinliği burada başlar.




4️⃣ İnsan Neden Yaptığı İyiliğin Karşılığını Bekler ❓


Çünkü insanın içinde takdir edilme arzusu vardır.


Bu çok güçlü bir duygudur.


Birisine yardım ettiğimizde:


“Hiç değilse teşekkür etsin.”


diye düşünebiliriz.


Bir fedakârlık yaptığımızda:


“Yaptığımı unutmasın.”


diyebiliriz.


Birine destek olduğumuzda:


“Bir gün benim de işim düşerse o da yardımcı olur.”


beklentisine girebiliriz.


Böylece iyilik fark edilmeden bir alışverişe dönüşebilir.


Ayet ise bu alışveriş mantığını kırar:


“Sizden karşılık istemiyoruz.”




5️⃣ “Ceza” Yani Karşılık Ne Anlama Geliyor ❓


Ayette:


“Cezâen”


kelimesi kullanılır.


Buradaki anlam:


Yapılan iyiliğin karşılığında bir şey beklemek


şeklindedir.


Bu maddi olabilir.


Ama yalnızca para veya mal değildir.


İnsan:


Bir iyiliğin karşılığında yardım,


sadakat,


iltifat,


itibar


veya gelecekte bir ayrıcalık da bekleyebilir.


İşte gerçek ihlas:


İyiliğin karşılığını insandan değil Allah’tan beklemektir.


Bu, yapılan davranışı çok daha temiz hâle getirir.




6️⃣ “Teşekkür Bile İstemiyoruz” Neden Bu Kadar Çarpıcıdır ❓


Çünkü teşekkür istemek ilk bakışta son derece masum görünür.


Birine yardım etmişsek:


“Bir teşekkür etse ne olur?”


diyebiliriz.


Fakat Kur’an burada ihlasın çok yüksek bir seviyesini gösterir.


Ebrâr şöyle der:


“Teşekkür etseniz de etmeseniz de biz bunu yapacağız.”


Bu, iyiliği karşıdaki insanın davranışından bağımsız hâle getirir.


Karşıdaki kişi:


Teşekkür etmezse,


unutursa,


nankörlük ederse


bile yapılan iyilik boşa gitmiş sayılmaz.


Çünkü hedef insanın alkışı değildir.


Hedef Allah’ın rızasıdır.




7️⃣ Teşekkür Beklemek Her Zaman Yanlış mıdır ❓


İnsanın teşekkür görmekten hoşlanması doğaldır.


Birisi teşekkür ettiğinde mutlu olmak da tek başına yanlış değildir.


Sorun şurada başlar:


Teşekkür iyiliğin şartı hâline geldiğinde.


Eğer insan şöyle düşünüyorsa:


“Beni takdir etmezse bir daha yardım etmem.”


o zaman davranışın merkezine Allah değil insan yerleşmeye başlayabilir.


İhlas:


Teşekkürü yasaklamaz.


Teşekküre bağımlılığı kırar.


Bu çok önemli bir ayrımdır.




8️⃣ İnsanlardan Karşılık Beklememek İnsanı Nasıl Özgürleştirir ❓


Çünkü beklenti insanı karşıdaki kişiye bağlar.


Birine iyilik yaparsınız.


Sonra beklersiniz.


Hatırlayacak mı?


Teşekkür edecek mi?


Beni takdir edecek mi?


Benim için de aynı şeyi yapacak mı?


Eğer yapmazsa öfkelenirsiniz.


Böylece verdiğiniz iyilik sizi özgürleştirmek yerine karşıdaki kişinin davranışına bağlar.


İhlas ise şöyle der:


“Ben görevimi yaptım. Sonucu Allah’a bıraktım.”


Bu yaklaşım insanı büyük bir iç yükten kurtarabilir.




9️⃣ İyilik Yaptığımız Kişiyi Minnet Altında Bırakmak Neden Sorunludur ❓


Çünkü iyilik onur kırıcı bir araca dönüşebilir.


Bir insan sürekli:


“Ben olmasaydım ne yapardın?”


“Sana zamanında ne kadar yardım ettim.”


“Benim sayemde buradasın.”



diyorsa, verdiği nimeti karşıdaki insan üzerinde güç kurmak için kullanıyor olabilir.


Kur’an’ın istediği yardım anlayışı ise başkasının onurunu korur.


İhtiyaç sahibine yardım edilir.


Ama onun yüzüne vurulmaz.


Çünkü gerçek cömertlik:


Verdiği şeyi sayıp dökmez.




🔟 İyilik ile Gösteriş Arasındaki İnce Çizgi Nedir ❓


Gösteriş, yani riya, insanın ibadet veya iyilik davranışını insanların beğenisi için yapmasıdır.


Bu bazen çok açık olabilir.


Bazen ise son derece gizlidir.


İnsan gerçekten yardım etmek ister.


Ama aynı zamanda:


Fotoğrafı görülsün ister.


Adı duyulsun ister.


Herkes ne kadar cömert olduğunu bilsin ister.


Burada kişi kendi kalbine dürüstçe sormalıdır:


“Kimse bunu bilmeyecek olsaydı yine yapar mıydım?”


Bu soru ihlası ölçmek için çok güçlüdür.




1️⃣1️⃣ Gizli İyiliğin Özel Bir Değeri Var mıdır ❓


Evet.


Gizli yapılan iyilik, gösteriş tehlikesini azaltabilir.


Kimse bilmediğinde insanın niyeti daha rahat sınanır.


Çünkü alkış yoktur.


Takdir yoktur.


Sosyal itibar yoktur.


Sadece:


İnsan, yaptığı iyilik ve Allah vardır.


Bu yüzden bazı iyiliklerin gizli kalması ihlas açısından çok kıymetlidir.


Fakat her iyilik mutlaka gizli yapılmalıdır demek de doğru değildir.


Bazen açık yardım başkalarını teşvik edebilir.


Ölçü yine niyettir.




1️⃣2️⃣ “Allah İçin Yapmak” İnsanları Önemsiz Görmek midir ❓


Hayır.


Tam tersine insanlara daha temiz bir merhametle yaklaşmayı sağlayabilir.


Allah için yardım eden kişi karşıdakine şöyle bakmaz:


“Bu insan bana ne kazandırabilir?”


Onun yerine:


“Bu insan Allah’ın yarattığı, ihtiyacı olan bir kuldur.”


diye düşünür.


Böylece yardım alan kişinin sosyal statüsü önemini kaybeder.


Zengin mi?


Fakir mi?


Yakın mı?


Yabancı mı?


Bunlardan önce:


İnsan olması ve ihtiyaç taşıması görülür.




1️⃣3️⃣ Bu Ayet Neden 8. Ayetin Hemen Ardından Geliyor ❓


Çünkü 8. ayet davranışı, 9. ayet ise niyeti açıklar.


  1. ayet:

“Yemeği verirler.”


der.


  1. ayet:

“Neden verdiklerini”


söyler.


Bu sıralama çok önemlidir.


Çünkü Kur’an'a göre iyi amel iki temel boyuta sahiptir:


Doğru davranış.


Ve:


Doğru niyet.


Sadece iyi niyet yeterli değildir.


Aç insana gerçekten yemek vermek gerekir.


Ama yalnızca yemek vermek de ahlakın tamamı değildir.


Niyetin de arınması gerekir.




1️⃣4️⃣ İhlas İnsanın Kendisinden Bile Gizlenebilir mi ❓


Evet.


Niyet son derece karmaşık olabilir.


İnsan bazen:


“Ben bunu tamamen Allah için yaptım.”


diye düşünür.


Ama kalbinin derininde insanların takdirini de isteyebilir.


Bu nedenle ihlas bir defa kazanılıp tamamen biten bir mesele değildir.


İnsan sürekli niyetini kontrol eder.


Kendisine sorar:


“Neden yapıyorum?”


“Kimse bilmezse yine yapar mıyım?”


“Teşekkür edilmezse yine devam eder miyim?”



Bu sorular insanın niyetini berraklaştırır.




1️⃣5️⃣ Karşılık Beklememek Haksızlığa Sessiz Kalmak Demek midir ❓


Hayır.


Bu ayet gönüllü iyilik ve ihlas bağlamındadır.


Bir insanın hukuken veya ahlaken hakkı varsa o hakkını istemesi yanlış değildir.


Çalışan ücretini isteyebilir.


Borç veren borcunu talep edebilir.


Haksızlığa uğrayan adalet isteyebilir.


“Karşılık beklememek” demek:


Her hakkından vazgeçmek


demek değildir.


Buradaki anlam:


Allah için yaptığın gönüllü iyiliği insanlara borç senedine dönüştürmemektir.




1️⃣6️⃣ Bu Ayet Sosyal Yardım Anlayışımızı Nasıl Değiştirir ❓


İhtiyaç sahibine yardım ederken onun onurunu korumayı öğretir.


Yardım alan kişi sürekli teşhir edilmemelidir.


Yoksulluğu gösteriye dönüştürülmemelidir.


Bir lokma yemek verip karşılığında onun mahremiyeti alınmamalıdır.


Gerçek yardım:


İnsanı ayağa kaldırır.


Onu aşağılamaz.


Bu nedenle ayetin ruhuna uygun yardım anlayışı:


Sessiz,


saygılı,


onur koruyan


ve beklentisizdir.




1️⃣7️⃣ Bu Ayet Günlük Hayatta Nasıl Yaşanabilir ❓


Çok basit davranışlarla başlayabilir.


Birine yardım edip bunu sürekli hatırlatmamak.


Verdiğimiz hediyenin karşılığını beklememek.


Bir dostumuza destek olduğumuzda onun bize borçlu olduğunu düşünmemek.


Bir ihtiyaç sahibine yardım ederken onu utandırmamak.


İyilik yaptığımızı herkese anlatma ihtiyacı duymamak.


Teşekkür gelmediğinde öfkelenmemek.


Ve kendi kalbimize sık sık şu soruyu sormak:


“Ben bunu kimin için yaptım?”


Bu soru, ihlasın günlük hayattaki pusulasıdır.




1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Belki de en derin mesaj şudur:


Gerçek iyilik, karşıdaki insanın davranışından bağımsız hâle geldiğinde olgunlaşır.


İnsan size teşekkür edebilir.


Etmeyebilir.


Hatırlayabilir.


Unutabilir.


İyi davranabilir.


Nankörlük edebilir.


Ama siz yaptığınız iyiliği Allah için yaptıysanız, onun değeri karşıdaki kişinin tepkisiyle ortadan kalkmaz.


Bu, insanı olağanüstü derecede özgürleştirir.


Çünkü artık:


İnsanların hafızasına değil, Allah’ın bilgisine güvenirsiniz.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓


İnsan Suresi’nin 9. ayeti, iyiliğin görünmeyen tarafını açığa çıkarır.


  1. ayette ebrârın:

Yoksula, yetime ve esire yemek verdiğini


görmüştük.


  1. ayette ise onların kalplerindeki cümleyi duyarız:

“Biz bunu yalnızca Allah’ın rızası için yapıyoruz.”


Ve ardından:


“Sizden ne karşılık ne de teşekkür istiyoruz.”


İşte ihlasın zirvesi budur.


İyilik yapılır.


Ama insan borçlandırılmaz.


Yardım edilir.


Ama başa kakılmaz.


Verilir.


Ama alkış beklenmez.


Merhamet gösterilir.


Ama karşılığında bağlılık talep edilmez.


Çünkü iyiliğin hesabı insanlarla değil, Allah’la görülür.


Belki bu ayetin insanın kalbine yönelttiği en zor soru şudur:


Kimse bilmediğinde, kimse teşekkür etmediğinde ve hiçbir dünyevi karşılık gelmediğinde yine aynı iyiliği yapar mıydım?


Cevap evetse, ihlasın kapısı aralanmış demektir.


“İyilik, karşıdaki insanın teşekkürüne ihtiyaç duymadığı anda özgürleşir. Çünkü Allah için verilen şey, insanların hafızasında kaybolsa bile Allah’ın ilminde kaybolmaz.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt