📖 İnsan Suresi 13. Ayette “Orada Koltuklara Yaslanırlar; Ne Güneş Görürler Ne de Dondurucu Soğuk” Buyrulması Cennetin Huzuru Hakkında Ne Anlatır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,010
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 İnsan Suresi 13. Ayette “Orada Koltuklara Yaslanırlar; Ne Güneş Görürler Ne de Dondurucu Soğuk” Buyrulması Cennetin Huzuru Hakkında Ne Anlatır ❓


“Dünyada insan huzuru hep şartlara bağlar: hava güzel olsun, beden yorulmasın, gelecek korkutmasın… Cennet ise huzurun artık şartlara bağlı olmadığı, insanın varlığını bütünüyle kuşattığı yerdir.”
Ersan Karavelioğlu

İnsan Suresi’nin 12. ayetinde ebrârın sabırlarına karşılık cennet ve ipekle ödüllendirilecekleri bildirilmişti.


  1. ayette ise artık o cennetin atmosferi anlatılmaya başlanır:

“Orada tahtlara yaslanırlar; ne yakıcı bir güneş görürler ne de dondurucu bir soğuk.”


İnsan Suresi, 13. Ayet



Bu ayet ilk bakışta yalnızca cennetteki rahatlığı anlatıyor gibi görünebilir.


Fakat aslında çok daha derin bir tablo vardır.


Dünya hayatında insan sürekli iki uç arasında yaşar:


Sıcak ve soğuk.


Yorgunluk ve dinlenme.


Arzu ve mahrumiyet.


Güven ve korku.


Cennet ise bu uçların insanı rahatsız etmediği, dengenin ve huzurun tamamlandığı bir hayat olarak tasvir edilir.


Peki “koltuklara yaslanmak” neyi ifade eder?


Cennette güneşin olmaması mı anlatılıyor?


“Zemherîr” yani dondurucu soğuk ne demektir?


Ve neden Kur’an cenneti anlatırken özellikle iklimsel huzura dikkat çeker?




1️⃣ İnsan Suresi 13. Ayet Ne Söylüyor ❓


Ayet şöyledir:


مُتَّكِئِينَ فِيهَا عَلَى الْأَرَائِكِ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا


Yaklaşık anlamıyla:


“Orada tahtlara yaslanırlar; orada ne güneş görürler ne de dondurucu bir soğuk.”


Ayette üç temel nimet öne çıkar:


Rahatça yaslanmak.


Yakıcı sıcağın bulunmaması.


Dondurucu soğuğun bulunmaması.



Yani cennet insanın yalnızca ihtiyaçlarının karşılandığı değil, rahatsızlıkların tamamen ortadan kaldırıldığı bir hayat olarak anlatılır.




2️⃣ “Müttekiîn” Yani Yaslanmış Olmak Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen:


“Müttekiîn”


ifadesi rahatça yaslanmış, huzur içinde oturan kimseleri anlatır.


Yaslanmak burada sıradan bir oturuş değildir.


Çünkü insan genellikle kendisini güvende hissettiğinde rahatça yaslanır.


Tehlike içerisindeki kişi tetiktedir.


Korku içindeki kişi rahat oturamaz.


Bir şey olacak endişesi taşıyan insanın bedeni bile gevşeyemez.


Cennette ise ebrâr:


Artık tetikte değildir.


Artık kaçmaya hazır değildir.


Artık gelecekten korkmamaktadır.



Yaslanmak, bu nedenle aynı zamanda tam güvenin bedensel ifadesidir.




3️⃣ “Erâik” Ne Demektir ❓


Ayette:


“El-erâik”


kelimesi kullanılır.


Bu kelime gösterişli, rahat, güzel biçimde hazırlanmış tahtlar, sedirler veya divanlar anlamında açıklanır.


Kur’an’ın cennet tasvirlerinde bu tür oturma yerleri:


İzzet, rahatlık ve ikramı ifade eder.


Dünyada insan bazen dinlenmek için bile şart oluşturmak zorundadır.


Cennette ise dinlenme, insanın peşinden koştuğu bir ihtiyaç değil:


Kendisine sunulan sürekli bir nimet hâline gelir.




4️⃣ Cennette Neden “Yaslanma” Bu Kadar Çok Anlatılır ❓


Çünkü dünya hayatının temel özelliklerinden biri yorulmaktır.


İnsan çalışır.


Yürür.


Koşar.


Endişelenir.


Bedeni yorulur.


Zihni yorulur.


Kalbi yorulur.


Hatta bazen insan hiçbir fiziksel iş yapmasa bile düşünmekten tükenebilir.


Cennet ise bütün bu yorgunluğun sona erdiği yerdir.


Bu nedenle yaslanmış cennet ehli görüntüsü:


“Artık mücadele bitti.”


mesajı taşır.


İmtihan tamamlanmıştır.


Koşu sona ermiştir.


Şimdi huzur zamanıdır.




5️⃣ “Ne Güneş Görürler” İfadesi Ne Demektir ❓


Ayette:


“Lâ yeravne fîhâ şemsen”


buyrulur.


Yani:


“Orada güneş görmezler.”


Buradaki vurgu özellikle yakıcı güneşin verdiği rahatsızlığın bulunmaması üzerindedir.


İlk Kur’an muhataplarının yaşadığı sıcak iklim düşünüldüğünde bu çok güçlü bir nimet tasviridir.


Çöl ikliminde yakıcı güneş:


Yorgunluk,


susuzluk,


halsizlik


ve sıkıntı demektir.


Cennette ise bu rahatsızlık yoktur.


Ferahlık vardır.




6️⃣ Bu Ayet Cennette Hiç Işık Olmadığı Anlamına mı Gelir ❓


Hayır.


Ayetin amacı cennetin fiziksel aydınlatma sistemini tarif etmek değildir.


Burada:


Yakıcı güneşin rahatsızlığının bulunmaması anlatılır.


Cennetin aydınlığı ve güzelliği Kur’an’ın başka tasvirleriyle birlikte düşünülmelidir.


Dolayısıyla:


“Güneş yoksa karanlık vardır.”


şeklinde dünyadaki fizik kurallarını doğrudan cennete taşımak doğru olmaz.


Ahiret hayatının mahiyeti dünyadan farklıdır.


Biz isimleri anlayabiliriz.


Ama o âlemin gerçek şartlarını bütünüyle bilemeyiz.




7️⃣ “Zemherîr” Ne Demektir ❓


Ayette geçen:


“Zemherîr”


kelimesi şiddetli, dondurucu soğuk anlamında açıklanır.


Türkçede kullandığımız “zemheri” kelimesi de aynı kökle ilişkilidir.


Ayet böylece iki uç noktayı yan yana getirir:


Yakıcı sıcak.


Ve:


Dondurucu soğuk.


Cennette ikisi de yoktur.


Yani orada insan:


Ne sıcaktan bunalır.


Ne soğuktan titrer.


Kur’an’ın tasvir ettiği ortam:


Tam bir ferahlık ve denge ortamıdır.




8️⃣ Neden Hem Sıcak Hem Soğuk Birlikte Zikrediliyor ❓


Çünkü insanın rahatsızlığı çoğu zaman aşırılıklardan kaynaklanır.


Çok sıcak rahatsız eder.


Çok soğuk rahatsız eder.


Çok açlık rahatsız eder.


Aşırı tokluk da rahatsız edebilir.


Dünya hayatı sürekli denge arayışıyla geçer.


Cennet ise sanki insanın artık dengeyi aramak zorunda olmadığı bir yerdir.


Denge zaten vardır.


Bu nedenle ayetin mesajı yalnızca hava sıcaklığı değildir.


Daha geniş açıdan:


Cennette insanı rahatsız eden aşırılıklar ortadan kaldırılmıştır.




9️⃣ Cennetin İklimi Nasıl Bir Huzuru Sembolize Eder ❓


Dünyada hava koşulları insan psikolojisini bile etkiler.


Aşırı sıcak bunaltabilir.


Soğuk bedeni zorlayabilir.


Fırtına korkutabilir.


Kuraklık endişe doğurabilir.


Cennette ise çevre insanın düşmanı değildir.


İnsan ile bulunduğu ortam arasında tam bir uyum vardır.


Bu çok önemli bir cennet özelliğidir:


Çevre sana karşı değil, senin huzurun için vardır.


Dünyada doğa şartlarına uyum sağlamaya çalışırız.


Cennette ise Allah’ın ikramıyla çevre adeta insanın huzuruna uyum sağlar.




🔟 Cennet Neden Sürekli “Rahatlık” Üzerinden Tasvir Ediliyor ❓


Çünkü dünya imtihan yeridir.


İmtihan ise doğal olarak:


Yorgunluk,


bekleyiş,


mücadele,


eksiklik


ve bazen acı içerir.


Cennet ise imtihanın devam ettiği yer değildir.


Orada insan yeniden sınanmaz.


Bu nedenle:


Endişe yoktur.


Kaybetme korkusu yoktur.


Helal-haram mücadelesi yoktur.


Günaha karşı direnme zorunluluğu yoktur.


Ölüm yoktur.


Cennet:


Sorumluluğun ödüle dönüştüğü yerdir.




1️⃣1️⃣ Dünyada Dinlenmek ile Cennette Dinlenmek Arasında Ne Fark Vardır ❓


Dünyadaki dinlenme geçicidir.


Uyuruz.


Dinleniriz.


Sonra tekrar yoruluruz.


Tatile gideriz.


Döneriz.


Yeniden işe başlarız.


Hatta bazen tatilden bile yorgun döneriz.


Cennette ise rahatlığın arkasında yeni bir yorgunluk beklemez.


İşte temel fark budur:


Dünyada dinlenmek, sonraki yorgunluk arasındaki moladır.


Cennette huzur, artık yorgunluğun bulunmadığı hayatın kendisidir.





1️⃣2️⃣ Bu Ayet Sabrın Karşılığını Nasıl Tamamlıyor ❓


  1. ayette:

“Sabrettikleri için onları cennet ve ipekle ödüllendirdi.”


buyrulmuştu.


  1. ayette ise bu sabrın ardından gelen rahatlık tasvir edilir.

Dünyada sabır:


Zorlukla beraberdi.


Ahirette karşılığı:


Rahatlıktır.


Dünyada insan doğru kalmak için kendisini tutmuştu.


Ahirette artık kendisini zorlamasına gerek yoktur.


Bu açıdan iki ayet arasında çok güzel bir karşılık vardır:


Dünyadaki sebat → ahiretteki huzur.




1️⃣3️⃣ İnsan Dünyada Neden Sürekli Rahatlık Arıyor ❓


Çünkü insanın doğasında huzur arzusu vardır.


Ev kurar:


Rahat etmek ister.


Para kazanır:


Güvende olmak ister.


Tatil yapar:


Dinlenmek ister.


İlişki kurar:


Sevilmek ve huzur bulmak ister.


Fakat dünyanın hiçbir rahatlığı kalıcı değildir.


Her rahatlığın içinde bir değişme ihtimali vardır.


Kur’an bu insanî arzuyu inkâr etmez.


Tam tersine:


“Aradığın kalıcı huzur dünyada tamamlanmayacak.”


mesajını verir.


Bu anlamda cennet:


İnsanın huzur arzusunun nihai cevabıdır.




1️⃣4️⃣ Dünya Neden Tam Huzur Yeri Değildir ❓


Çünkü dünya sürekli değişir.


Beden değişir.


İnsanlar değişir.


Ekonomi değişir.


Sağlık değişir.


İlişkiler değişir.


Hayatın kendisi değişir.


Tam güven isteyen insan, değişken bir dünyada yaşadığı için sürekli bir kırılganlık taşır.


Bu yüzden dünyadan:


Cennet gibi davranmasını beklemek


insanı hayal kırıklığına uğratabilir.


Dünya güzeldir.


Ama geçicidir.


Cennet ise:


Güzelliğin geçicilikten kurtulduğu yerdir.




1️⃣5️⃣ Cennet Huzuru Sadece Bedensel Rahatlık mıdır ❓


Hayır.


Kur’an’ın cennet anlayışında beden ile ruh birbirinden kopuk değildir.


İnsan:


Bedensel rahatlık yaşar.


Ama aynı zamanda:


Korkudan kurtulur.


Üzüntüden kurtulur.


Pişmanlığın acısından kurtulur.


Kin ve düşmanlıktan arındırılır.


Yani cennetteki huzur:


Bedeni, zihni ve kalbi birlikte kuşatır.


Sadece rahat bir koltukta oturmak değildir.


İçinde oturan insanın da tamamen huzurlu olmasıdır.




1️⃣6️⃣ “Ne Sıcak Ne Soğuk” Bize Denge Hakkında Ne Öğretiyor ❓


Bu ifade cennet bağlamında gerçek bir nimeti anlatırken, insana dünyada da güzel bir düşünce verebilir:


İnsan çoğu zaman aşırılıklarda huzur bulamaz.


Hayatın pek çok alanında denge önemlidir.


Çalışmak güzeldir.


Ama insan kendisini tüketirse zarar görür.


Dinlenmek güzeldir.


Ama tamamen tembelliğe dönüşürse başka sorun doğar.


Servet faydalıdır.


Ama hayatın tek amacı hâline gelirse insanı esir alabilir.


Kur’an’ın cennet tasvirindeki ölçülülük, bize huzurun çoğu zaman dengeyle ilişkili olduğunu da düşündürür.




1️⃣7️⃣ Bu Ayet Günlük Hayatımızı Nasıl Etkilemelidir ❓


Belki en önemli etkilerinden biri, dünyadaki rahatsızlıkları olduğundan daha büyük görmemeyi öğretmesidir.


Bugün yorulabiliriz.


Hava bizi bunaltabilir.


Bir iş zor olabilir.


Rahatlığımız bozulabilir.


Bunların hiçbiri önemsiz değildir.


Ama mümin şunu hatırlayabilir:


Bu hayat kalıcı konfor için yaratılmış son durak değildir.


Bu düşünce insanı dünyadaki sorumluluklarından kaçırmaz.


Fakat küçük rahatsızlıkları hayatın sonu gibi görmesini engelleyebilir.


Çünkü önünde daha büyük bir umut vardır.




1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Belki de ayetin en derin mesajlarından biri şudur:


Cennet, yalnız nimetlerin çoğaldığı değil; rahatsızlıkların ortadan kalktığı yerdir.


Dünyada mutluluğu artırmaya çalışırız.


Ama aynı zamanda sürekli problemleri azaltmaya çalışırız.


Cennette ise Allah iki tarafı da tamamlar:


Nimet verir.


Rahatsızlığı kaldırır.


Sevinç verir.


Korkuyu kaldırır.


Rahatlık verir.


Yorgunluğu kaldırır.


Ferahlık verir.


Aşırı sıcak ve soğuğu kaldırır.


Gerçek huzur da zaten yalnızca güzel şeylerin varlığı değil:


Huzuru bozan şeylerin de artık bulunmamasıdır.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓


İnsan Suresi’nin 13. ayeti cenneti son derece sakin bir görüntüyle anlatır:


Ebrâr tahtlara yaslanmıştır.


Artık koşmaları gerekmiyor.


Kendilerini savunmaları gerekmiyor.


Bir nimeti kaybetmekten korkmaları gerekmiyor.


Yakıcı güneş onları rahatsız etmiyor.


Dondurucu soğuk onları zorlamıyor.


Dünyadaki imtihanın bütün sertliği geride kalmıştır.


Ve bu tablo bize çok önemli bir gerçeği hatırlatır:


Allah’ın vaat ettiği cennet yalnızca daha fazla şeye sahip olmak değildir; artık hiçbir şeyden korkmadan huzur içinde var olabilmektir.


Dünyada insan çoğu zaman:


“Bir gün tamamen rahat edeceğim.”


diye düşünür.


Bir evi olsun.


Bir miktar parası olsun.


Sorunları çözülsün.


Sonra yeni sorunlar gelir.


Çünkü dünya tam huzur için yaratılmış değildir.


İnsan Suresi’nin bu ayeti ise gerçek huzurun adresini gösterir:


İmtihan bittikten sonra Allah’ın ikram ettiği ebedî hayat.


“Dünyada huzur kısa aralıklarda gelir ve ardından yeni bir endişe doğabilir. Cennet ise huzurun artık kesintiye uğramadığı yerdir; insan orada yalnızca rahat bir yere yaslanmaz, bütün varlığıyla Allah’ın güvenine yaslanır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt