📖 Mülk Suresi 10. Ayette Cehennemliklerin Dinlemiş Veya Akıllarını Kullanmış Olsalardı Cehennem Halkı Arasında Bulunmayacaklarını Söylemeleri

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,731
2,724,939
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mülk Suresi 10. Ayette Cehennemliklerin Dinlemiş Veya Akıllarını Kullanmış Olsalardı Cehennem Halkı Arasında Bulunmayacaklarını Söylemeleri Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan hakikati yalnızca kulağıyla değil, kalbi ve aklıyla dinlediğinde kurtuluş yolunu görebilir; çünkü duyduğu hâlde düşünmemek de bir tür sağırlıktır. Ersan Karavelioğlu

Mülk Suresi’nin 10. ayeti, cehenneme giren insanların dünyadaki en büyük ihmallerini itiraf etmelerini anlatmaktadır. Onlar kendilerine yapılan uyarıları gerçekten dinlemediklerini, akıllarını doğru biçimde kullanmadıklarını ve bu yüzden cehennem halkı arasında bulunduklarını söyleyeceklerdir.


Mülk Suresi 10. ayetin anlamı şöyledir:


“Eğer biz gerçeği dinlemiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateşin halkı arasında bulunmazdık.”


Bu ayet, insanın kurtuluşunda dinlemenin, düşünmenin, sorgulamanın ve aklı doğru biçimde kullanmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.


1️⃣ 👂 Dinlemek Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen dinlemek, yalnızca sesleri işitmek anlamına gelmez.


Gerçek dinleme; söylenen sözü dikkatle anlamak, üzerinde düşünmek ve doğru olduğu anlaşıldığında ona uygun davranmaya çalışmaktır.


İnsan bir nasihati kulağıyla duyabilir fakat zihnini ve kalbini ona kapatabilir. Böyle bir kişi teknik olarak işitmiş olsa da gerçekte dinlememiştir.


Kur’an’ın istediği dinleme, hakikate açık ve samimi bir dinlemedir.


2️⃣ 🧠 Aklı Kullanmak Ne Demektir ❓


Aklı kullanmak; olayların görünüşüyle yetinmemek, sebep ve sonuçları düşünmek, doğru ile yanlışı ayırt etmek ve insanın kendi davranışlarını sorgulamasıdır.


Akıl yalnızca bilgi biriktirmek için verilmemiştir. İnsanın hayatına doğru yön vermesi için bir ölçüdür.


Bir kişi çok bilgili olabilir fakat bilgisini adalet, ahlak ve hakikat için kullanmıyorsa aklının gerçek görevini yerine getirmemiş olabilir.


Aklın değeri, insanı iyiliğe ve sorumluluğa yöneltmesiyle ortaya çıkar.


3️⃣ 🔊 İşitmek İle Dinlemek Arasındaki Fark Nedir ❓


İşitmek, kulağa gelen sesleri algılamaktır. Dinlemek ise duyulan sözün anlamına yönelmektir.


İnsan Kur’an’ı okuyabilir, nasihatleri dinleyebilir ve doğru sözlerle karşılaşabilir. Fakat bunları hayatına hiç yansıtmıyorsa işitmiş fakat dinlememiş olur.


Gerçek dinleme insanın içinde bir değişim meydana getirir.


Duyulan hakikat, insanın davranışlarını, önceliklerini ve ahlaki tercihlerini etkilemelidir.


4️⃣ 💭 Düşünmeden İnanmak Yeterli midir ❓


İslam, insanı düşünmeye ve bilinçli biçimde inanmaya çağırır.


Taklit yoluyla edinilen inanç başlangıç olabilir; fakat insan zamanla neye ve neden inandığını anlamaya çalışmalıdır.


Kur’an birçok ayette insanlara düşünmez misiniz, akletmez misiniz ve ibret almaz mısınız diye sorar.


İman yalnızca ailesinden veya çevresinden duyduğu sözleri tekrar etmek değil, hakikati akıl ve kalple kabul etmektir.


5️⃣ 🪞 İnsan Neden Kendi Hatalarını Düşünmekten Kaçar ❓


İnsan kendi yanlışlarını kabul etmekte zorlanabilir. Çünkü hata yaptığını görmek, davranışlarını değiştirmesini gerektirir.


Kişi kendisini haklı göstermek için bahaneler üretmeye başlayabilir.


“Herkes böyle yapıyor.”


“Benim başka seçeneğim yoktu.”


“Bu kadarından bir şey olmaz.”


Bu tür bahaneler insanın kendisiyle yüzleşmesini engeller. Aklı kullanmak, önce kendi nefsini dürüstçe sorgulayabilmektir.


6️⃣ 👑 Kibir Aklın Kullanılmasını Nasıl Engeller ❓


Kibirli insan kendisini her zaman haklı görür. Başkasından gelen doğru sözü kabul etmeyi küçülmek gibi değerlendirebilir.


Kibir, aklı hakikati bulmak için kullanılan bir araç olmaktan çıkarıp insanın kendi görüşünü savunan bir hizmetkâra dönüştürebilir.


Böyle bir kişi gerçeği araştırmaz; yalnızca kendi düşüncesini doğrulayacak kanıtlar arar.


Gerçek akıl, insanın yanıldığını fark ettiğinde fikrini değiştirebilmesini gerektirir.


7️⃣ 🧱 Önyargılar Hakikati Dinlemeyi Nasıl Engeller ❓


Önyargı, bir sözü anlamadan önce onun yanlış olduğuna karar vermektir.


İnsan bir kişiyi, topluluğu veya düşünceyi sevmediği için oradan gelen her doğru sözü reddedebilir.


Bu tavır hakikatin kimden geldiğine bakıp içeriğini görmezden gelmektir.


Doğru söz, sevmediğimiz bir insandan da gelebilir. Yanlış söz ise çok sevdiğimiz veya saygı duyduğumuz biri tarafından söylenebilir.


Aklını kullanan insan, sözü söyleyene değil öncelikle sözün doğruluğuna bakar.


8️⃣ 📖 Vahiy İle Akıl Birbirine Karşı mıdır ❓


Vahiy ile doğru kullanılan akıl birbirine karşı değildir.


Akıl insanın vahyi anlamasına, üzerinde düşünmesine ve hayatına nasıl uygulayacağını kavramasına yardımcı olur.


Vahiy ise insan aklının tek başına ulaşamayacağı ahiret, ibadet ve ilahi sorumluluk gibi alanlarda rehberlik eder.


Akıl olmadan vahiy bilinçli biçimde anlaşılamaz. Vahiy olmadan da insan aklı bazı konularda arzuların, çıkarların ve yanlış ölçülerin etkisinde kalabilir.


9️⃣ 🧭 Akıl İnsanı Tek Başına Her Zaman Doğruya Ulaştırır mı ❓


Akıl büyük bir nimettir; fakat insanın arzularından, çevresinden ve çıkarlarından etkilenebilir.


İnsan bazen çok akıllı olduğu hâlde zekâsını başkalarını aldatmak, haksız kazanç elde etmek veya zulmünü savunmak için kullanabilir.


Bu durumda zekâ vardır fakat hikmet yoktur.


Aklın doğru çalışabilmesi için dürüstlük, vicdan, sağlam bilgi ve ahlaki ölçülerle desteklenmesi gerekir.


🔟 ❤️ Kalp İle Akıl Arasındaki İlişki Nedir ❓


Kur’an’da akletmek yalnızca zihinsel bir işlem olarak sunulmaz. İnsanın kalbi, niyeti ve ahlaki yönelimi de düşünme biçimini etkiler.


Kalbi kibir, kıskançlık ve çıkarla kaplanan kişi açık delilleri bile görmek istemeyebilir.


Samimi ve hakikate açık bir kalp ise bilmediğini öğrenmeye, hatasını kabul etmeye ve doğruya dönmeye hazırdır.


Bu nedenle sağlıklı düşünmek yalnızca güçlü bir zekâya değil, temiz bir niyete de bağlıdır.


1️⃣1️⃣ ⚠️ Cehennemliklerin Pişmanlığı Neden Geç Kalmış Bir Pişmanlıktır ❓


Cehennemlikler, dünyada dinlemediklerini ve düşünmediklerini ahirette kabul edeceklerdir.


Fakat ahiret, yeni kararların verildiği bir imtihan yeri değildir. Orası dünyadaki tercihlerin sonuçlarının görüldüğü yerdir.


Dünyadaki pişmanlık insanı tövbeye ve değişime götürebilir. Ahiretteki pişmanlık ise gerçeği göstermesine rağmen yeni bir fırsat sağlamaz.


Bu nedenle insanın kendisini bugün sorgulaması gerekir.


1️⃣2️⃣ ⏳ İnsan Doğruyu Kabul Etmeyi Neden Erteler ❓


İnsan doğruyu kabul ettiğinde bazı alışkanlıklarından vazgeçmesi gerekebilir.


Bu nedenle kendi kendine şöyle diyebilir:


“Daha sonra değişirim.”


“İleride ibadete başlarım.”


“Bir gün haklarını geri veririm.”


Fakat insanın ne kadar yaşayacağı belli değildir. Sürekli ertelenen iyilik ve tövbe fırsatı bir gün tamamen sona erebilir.


Hakikati anlamak kadar zamanında kabul etmek de önemlidir.


1️⃣3️⃣ 🗣️ Nasihat Dinlemek Neden Zordur ❓


Nasihat, insanın görmezden geldiği bir yanlışını açığa çıkarabilir. Bu nedenle kişi kendisini savunma ihtiyacı hissedebilir.


Bazen nasihat veren kişinin üslubu sert veya kırıcı olabilir. Fakat kötü üslup, söylenen sözün içindeki doğru kısmı tamamen yok etmeyebilir.


İnsan nasihati değerlendirirken hem söyleyiş biçimini hem de içeriğini ayırabilmelidir.


Doğru söz canımızı acıtsa bile bizi daha büyük bir zarardan koruyabilir.


1️⃣4️⃣ 🔍 Sorgulamak İmansızlık Anlamına Gelir mi ❓


Samimi biçimde soru sormak ve anlamaya çalışmak imansızlık değildir.


İnsan yaratılış, kader, ahiret ve ibadetler hakkında sorular sorabilir. Önemli olan soruların hakikati bulmak amacıyla yöneltilmesidir.


Sorgulama ile küçümseme birbirinden farklıdır.


Samimi sorgulama doğru cevabı arar. Kibirli sorgulama ise hangi cevap verilirse verilsin reddetmek için yeni bir bahane üretir.


1️⃣5️⃣ 📚 Doğru Bilgiye Ulaşmanın Yolları Nelerdir ❓


İnsan duyduğu her sözü hemen doğru kabul etmemelidir.


Kur’an’ı anlamaya çalışmalı, güvenilir kaynaklara başvurmalı, bilgili ve ahlaklı insanların açıklamalarından yararlanmalıdır.


Bir bilgiyi değerlendirirken kaynağı, delili ve bağlamı araştırılmalıdır.


Özellikle dinî konularda sosyal medyada yayılan kısa, bağlamından koparılmış ve kaynağı belirsiz sözlere karşı dikkatli olunmalıdır.


Aklı kullanmak, yalnızca düşünmek değil, doğru bilgiye ulaşmak için emek vermektir.


1️⃣6️⃣ 🪶 Mümin Aklını Hangi Alanlarda Kullanmalıdır ❓


Mümin yalnızca dinî meselelerde değil, hayatın her alanında aklını kullanmalıdır.


Kazancının helal olup olmadığını,


Verdiği kararların başkalarına zarar verip vermediğini,


Duyduğu haberlerin doğru olup olmadığını,


Öfkeyle hareket edip etmediğini,


Sahip olduğu imkânları nasıl kullandığını düşünmelidir.


İman, insanı düşünmekten uzaklaştırmaz. Tam tersine daha dikkatli, bilinçli ve sorumlu olmaya çağırır.


1️⃣7️⃣ 🌍 Toplumlar Dinlemeyi Ve Düşünmeyi Bıraktığında Ne Olur ❓


Bir toplum eleştiriyi reddeder, doğruları söyleyenleri susturur ve yanlışlarını sorgulamayı bırakırsa büyük hatalar tekrar etmeye başlar.


Haksızlık normalleşebilir, yalan yaygınlaşabilir ve güçlü olanın sözü hakikatin yerine geçebilir.


Toplumların gelişmesi için özgür düşünceye, güvenilir bilgiye, adalete ve yapıcı eleştiriye ihtiyaç vardır.


Mülk Suresi 10. ayet, bireyler kadar toplumlara da dinlemeyi ve aklı doğru kullanmayı öğretir.


1️⃣8️⃣ 🤲 Dinlemek Ve Akletmek İnsanın Ahlakını Nasıl Değiştirir ❓


Gerçekten dinleyen ve düşünen insan, davranışlarının sonuçlarını görmeye başlar.


Söylediği sözün bir kalbi kırabileceğini, yaptığı haksızlığın bir insanın hayatını etkileyebileceğini ve sahip olduğu gücün bir emanet olduğunu fark eder.


Aklını kullanan kişi yalnızca “Bunu yapabilir miyim?” diye sormaz.


“Bunu yapmam doğru mu?”


“Bunun hesabını verebilir miyim?”


“Bu davranış kime zarar verir?” diye de düşünür.


Gerçek akıl, insanı yalnızca başarılı değil, ahlaklı kılmalıdır.


1️⃣9️⃣ 🌹 Mülk Suresi 10. Ayetin İnsana Verdiği Büyük Mesaj Nedir ❓


Mülk Suresi 10. ayet, insanın kurtuluşunda iki büyük nimetin önemini açıkça ortaya koymaktadır: Dinlemek ve akletmek.


Cehennemlikler dünyada hakikati işittiklerini fakat onu samimi biçimde dinlemediklerini, akıllarını doğru yönde kullanmadıklarını itiraf edeceklerdir.


Onların problemi kulaklarının duymaması veya zekâlarının bulunmaması değildir. Hakikate karşı kalplerini kapatmaları, kibirlerine teslim olmaları ve uyarılar üzerinde düşünmemeleridir.


Ayet insana körü körüne inanmayı değil, bilinçli biçimde dinlemeyi ve düşünmeyi öğretir.


İnsan duyduğu her sözü kabul etmemeli; fakat kendi görüşüne uymuyor diye doğru sözü de reddetmemelidir.


Aklını kullanan kişi kendi hatalarını sorgular, nasihati küçümsemez, doğru bilgiye ulaşmak için araştırır ve gerçeği gördüğünde yönünü değiştirebilir.


İnsanın en büyük pişmanlığı yalnızca yanlış yapmak değildir. Kendisine verilen aklı, vicdanı ve uyarıları kullanmadan ömrünü tüketmesidir.


“Aklın gerçek değeri insanın ne kadar çok şey bildiğinde değil, hakikati gördüğünde nefsine rağmen doğruyu seçebilmesinde ortaya çıkar. Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt