📖 Müddessir Suresi 25. Ayette “Bu, Yalnızca Bir İnsan Sözüdür” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,925
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Müddessir Suresi 25. Ayette “Bu, Yalnızca Bir İnsan Sözüdür” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan bir sözün kaynağını küçülterek onun taşıdığı hakikatten kurtulabileceğini sanabilir. Fakat hakikat, ona ‘insan sözü’ denildiği için değersizleşmez; asıl soru, o sözün insanı hangi gerçeğe çağırdığıdır.”
Ersan Karavelioğlu

Müddessir Suresi’nin yirmi beşinci ayetinde şöyle buyrulur:


“Bu, yalnızca bir insan sözüdür.”


Ayetin Arapçası:


إِنْ هَٰذَا إِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ


Okunuşu:


“İn hâzâ illâ kavlü’l-beşer.”


Bu söz Allah’ın Kur’an hakkındaki hükmü değil, vahyi reddeden kişinin ileri sürdüğü iddiadır. Önceki ayetlerde bu kişinin düşündüğü, ölçüp biçtiği, yüzünü ekşittiği, arkasını dönerek büyüklük tasladığı ve Kur’an’ı başkalarından aktarılan bir büyü olarak nitelendirdiği anlatılmıştı.


Şimdi ise suçlamasını tamamlayarak Kur’an’ın ilahi vahiy olmadığını, Hz. Muhammed tarafından söylenmiş sıradan bir insan sözü olduğunu ileri sürmektedir.


1️⃣ “Bu, Yalnızca Bir İnsan Sözüdür” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, Kur’an’ın Allah tarafından indirilmiş bir vahiy olmadığını iddia etmek anlamına gelir.


Söz konusu kişi, Kur’an’ın kaynağını ilahi olmaktan çıkarıp insana bağlamak istemiştir.


Böylece insanlara:


“Bu sözün Allah’tan geldiğine inanmayın; onu söyleyen de sizin gibi bir insandır.”


mesajını vermeye çalışmıştır.


Fakat ayetlerin bağlamı, bu sözün tarafsız bir araştırma sonucunda değil, önceden tasarlanmış bir inkâr ve propaganda cümlesi olduğunu gösterir.


2️⃣ Ayette Geçen “Kavl” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki “kavl” kelimesi:


Söz, ifade, konuşma ve söylenen düşünce


anlamlarına gelir.


Kur’an’ın bir insan sözü olduğunu iddia etmek, onun kaynağını ve taşıdığı ilahi otoriteyi reddetmektir.


Bir söz insan sözü kabul edildiğinde, kişinin onu benimsemesi veya reddetmesi sıradan bir düşünce tercihi gibi görülebilir.


Vahiy kabul edildiğinde ise söz, insanı yaratıcısına karşı sorumlulukla yüzleştirir.


3️⃣ “Beşer” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Beşer, insan anlamına gelir.


Kelime insanın:


Bedensel, sınırlı, ölümlü ve yaratılmış


yönünü ifade eder.


Hz. Muhammed de bir insandır. Kur’an bunu inkâr etmez.


Ancak temel ayrım şudur:


Hz. Muhammed bir insandır; fakat Kur’an’ın İslam inancındaki kaynağı onun kişisel düşüncesi değil, Allah’ın vahyidir.


Peygamber mesajın sahibi değil, kendisine verilen mesajın tebliğcisidir.


4️⃣ Bu Söz Kime Aittir ❓


Klasik tefsirlerde bu sözü söyleyen kişinin Velîd bin Muğîre olduğu belirtilir.


Velîd bin Muğîre, Mekke’nin zengin, etkili ve dil konusunda deneyimli kişilerinden biri olarak anlatılır.


Kur’an’ı dinledikten sonra onun sıradan sözlere benzemediğini fark ettiği, fakat toplumdaki konumunu ve çıkarlarını korumak amacıyla onu reddettiği aktarılır.


Bu nedenle:


“Bu, yalnızca bir insan sözüdür.”


cümlesi samimi bir kanaatten çok, alınmış bir kararın ardından kullanılan suçlama olarak değerlendirilir.


5️⃣ Velîd Bin Muğîre Neden Böyle Söylemiştir ❓


Kur’an’ın Allah’tan geldiğini kabul etmek, onun bütün hayat anlayışını değiştirmesini gerektirecekti.


Bu kabul:


Putperest düzeni terk etmesini, Hz. Muhammed’in peygamberliğini tanımasını, ahiret sorumluluğunu kabul etmesini ve toplumsal ayrıcalıklarını sorgulamasını


gerektirebilirdi.


Bu değişimin bedelini ödemek istemeyen kişi, Kur’an’ın kaynağını reddetmeyi seçmiştir.


Böylece mesajı tartışmak yerine mesajın sahibini değiştirmeye çalışmıştır.


6️⃣ Kur’an’ın İnsan Diliyle Gelmesi İnsan Sözü Olduğunu Gösterir mi ❓


Kur’an insanların anlayabileceği bir dilde indirilmiştir.


İnsanlara hitap eden bir mesajın onların bildiği kelimelerle ifade edilmesi doğaldır.


Fakat bir metnin insan diliyle aktarılması, kaynağının mutlaka insan olduğu anlamına gelmez.


İslam inancına göre:


Vahyin kaynağı Allah, onu insanlara ulaştıran ise Hz. Muhammed’dir.


Peygamber mesajı insanların anlayabileceği biçimde okur; fakat mesajı kendi adına üretmez.


7️⃣ Peygamber İnsan Olduğu Hâlde Nasıl Vahiy Alabilir ❓


Peygamberin insan olması vahiy almasına engel değildir.


Aksine insanlara örnek olabilmesi için onların yaşadığı:


Açlık, korku, aile hayatı, acı, sevinç, çalışma ve ölüm


gibi tecrübeleri yaşayan bir insan olması anlamlıdır.


İnsanlara melek gönderilmiş olsaydı insanlar onun hayatını kendi şartlarıyla kıyaslamakta zorlanabilirdi.


Peygamber insandır; fakat onu diğer insanlardan ayıran yön, Allah tarafından vahiy almakla görevlendirilmesidir.


8️⃣ Kur’an Neden Bir Melek Tarafından Doğrudan Getirilmemiştir ❓


İslam inancına göre vahiy Cebrâil aracılığıyla Hz. Muhammed’e ulaştırılmıştır.


Fakat mesajın toplum içinde açıklanması ve yaşanması bir insan peygamber aracılığıyla gerçekleşmiştir.


Böylece insanlar:


Vahyin ailede, ticarette, ibadette, ahlakta, savaşta, barışta ve günlük yaşamda nasıl uygulanacağını


görebilmişlerdir.


Peygamber yalnızca sözleri okuyan değil, onların hayata nasıl yansıyacağını gösteren örnektir.


9️⃣ Kur’an’a İnsan Sözü Demek Neden Ağır Bir İddiadır ❓


Bu iddia, yalnızca metnin edebî kaynağı hakkında söylenmiş bir görüş değildir.


Kur’an’ın insan sözü olduğunu ileri sürmek:


Vahyi, peygamberliği, ilahi uyarıyı ve ahiret sorumluluğunu reddetmek


anlamına gelir.


Eğer Kur’an yalnızca insan sözü kabul edilirse onun emirleri insanın tercihine bağlı sıradan öneriler gibi görülebilir.


İlahi vahiy kabul edildiğinde ise insanın yaratıcısıyla kurduğu sorumluluk ilişkisi ortaya çıkar.


🔟 Bu İddia Kur’an’ın İçeriğine Bir Cevap Veriyor mu ❓


“Bu, insan sözüdür.” demek tek başına Kur’an’ın ortaya koyduğu düşünceleri çürütmez.


Kur’an’ın:


Allah’ın birliği, insanın yaratılışı, ahlak, adalet, ölüm ve ahiret


hakkındaki açıklamalarına ayrı ayrı cevap verilmesi gerekir.


Bir metnin kaynağı hakkında iddia ileri sürmek, onun içeriğinin yanlışlığını otomatik olarak kanıtlamaz.


Bu nedenle ayetteki söz, delile dayalı bir cevap olmaktan çok itibarsızlaştırıcı bir etiket niteliğindedir.


1️⃣1️⃣ Bir Sözün İnsan Tarafından Söylenmesi Onu Değersiz Yapar mı ❓


İnsan sözü olmak bir ifadeyi kendiliğinden değersiz yapmaz.


İnsanlar doğru, güzel ve bilgece sözler söyleyebilir.


Buradaki tartışma sözün değerinden önce kaynağıyla ilgilidir.


Kur’an kendisini ilahi vahiy olarak tanıtırken karşıtları onun insan ürünü olduğunu ileri sürmüştür.


Bu nedenle araştırılması gereken mesele:


Kur’an’ın hangi delillerle vahiy olduğunu söylediği ve bu iddianın nasıl değerlendirileceğidir.


1️⃣2️⃣ İnsanlar Neden Mesaj Yerine Kaynağa Saldırır ❓


Bir düşüncenin içeriğine cevap vermek zor olduğunda onu söyleyen kişiyi küçültmek daha kolay gelebilir.


İnsanlar:


“Bunu söyleyen sıradan biridir, bilgisizdir, çıkar peşindedir veya güvenilmezdir.”


diyerek mesajı tartışmadan reddetmeye çalışabilir.


Bu yöntem kişiye saldırı olarak bilinir.


Bir insanın kimliği incelenebilir; fakat bu, söylediği sözün doğruluğunu tek başına belirlemez.


Söz, taşıdığı deliller ve gerçeklikle uyumu üzerinden de değerlendirilmelidir.


1️⃣3️⃣ Bu Söz Bir Propaganda Cümlesi midir ❓


Ayetlerin sıralaması bu cümlenin düşünülerek hazırlanmış bir propaganda sözü olduğunu gösterir.


Söz konusu kişi önce:


Düşünmüş, ölçüp biçmiş, bakmış, yüzünü ekşitmiş, arkasını dönmüş ve büyüklük taslamıştır.


Sonunda Kur’an’ı önce büyü, ardından insan sözü olarak nitelendirmiştir.


Amaç Kur’an’ı tarafsız biçimde açıklamak değil, insanların onu dinlemeden reddetmesini sağlamaktır.


1️⃣4️⃣ İnsan Sözü İddiası İle Büyü Suçlaması Çelişir mi ❓


Bir önceki ayette Kur’an’a:


“Başkalarından aktarılan bir büyü”


denilmişti.


Bu ayette ise:


“Yalnızca bir insan sözüdür.”


denilmektedir.


Bu iki suçlama bir araya getirilerek Kur’an’ın hem ilahi olmadığı hem de insanları olağan dışı biçimde etkileyen aldatıcı bir söz olduğu ileri sürülmektedir.


Ancak bu çeşitlilik, suçlamaların sağlam delillere değil, Kur’an’ı itibarsızlaştırma ihtiyacına göre üretildiğini düşündürür.


1️⃣5️⃣ Kur’an’ın Peygamberin Kendi Sözü Olmadığı Nasıl Savunulur ❓


İslam düşüncesinde Kur’an’ın vahiy olduğu çeşitli yönlerden savunulur.


Bunlar arasında:


Kur’an’ın kendi iç bütünlüğü, dili, mesajı, Hz. Muhammed’in hayatındaki yeri ve vahyin geliş biçimi


üzerinde durulur.


Hz. Muhammed’in bazı davranışlarının Kur’an tarafından eleştirilmesi de metnin yalnızca onun kişisel isteklerini onaylamak için oluşturulmadığına delil olarak değerlendirilir.


Bununla birlikte Kur’an’ın kaynağı meselesi, inanç ve düşünce tarihinde tartışılmaya devam eden temel konulardan biridir.


1️⃣6️⃣ Hz. Muhammed Kur’an’dan Dünyevi Çıkar Sağlamış mıdır ❓


Kur’an’ın ilk yıllarında Hz. Muhammed’in mesajı ona rahatlık ve zenginlik getirmemiştir.


Aksine:


Alay edilme, dışlanma, tehdit, boykot ve çeşitli baskılarla


karşılaşmıştır.


Eğer amacı yalnızca servet ve makam elde etmek olsaydı, bu kadar ağır bedeller karşısında mesajından vazgeçmesi beklenebilirdi.


Onun uzun yıllar boyunca baskılara rağmen tebliğe devam etmesi, vahiy iddiasındaki samimiyeti açısından önemli görülür.


1️⃣7️⃣ Günümüzde Bir Düşünceye “Sadece İnsan Sözü” Demek Yeterli midir ❓


Günümüzde herhangi bir dinî, felsefi veya bilimsel iddiayı reddetmek için yalnızca küçümseyici bir ifade kullanmak yeterli değildir.


İnsan:


İddianın delillerini, mantığını, tarihsel bağlamını ve gerçeklikle uyumunu


incelemelidir.


Bir düşünceye katılmamak mümkündür.


Fakat ciddi bir değerlendirme, karşı görüşü olduğundan daha zayıf göstermeden ve sahibini küçümsemeden yapılmalıdır.


1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Anlamı Nedir ❓


Ayetin en derin anlamı, insanın ilahi çağrıyı sıradanlaştırarak sorumluluktan kaçmaya çalışmasıdır.


Kur’an vahiy olarak kabul edildiğinde insan:


İman, ahlak, adalet ve hesap


konularında sorumlulukla karşılaşır.


Onu yalnızca bir insan sözü olarak görmek ise bu sorumluluğu kolayca kenara bırakma imkânı sunabilir.


Bu nedenle söz konusu kişinin iddiası yalnızca metin hakkında değil, kendi hayatını değiştirmeyi reddetmesi hakkında da bilgi verir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Hakikati Sıradanlaştırmak Sorumluluğu Yok Etmez​


Müddessir Suresi’nin yirmi beşinci ayeti, Kur’an’a karşı hazırlanan suçlamanın son cümlesini aktarır:


“Bu, yalnızca bir insan sözüdür.”


Bu söz, samimi bir araştırmanın ve tarafsız bir incelemenin sonucu değildir.


Önceki ayetlerde kişinin uzun uzun düşündüğü, insanları etkileyecek ifadeyi hesapladığı ve kibirle hakikate sırt çevirdiği anlatılmıştır.


Ayet bugünün insanına şu soruları yöneltir:


Bir düşüncenin içeriğini incelemeden kaynağını küçümsüyor muyum?


Mesaja cevap veremediğimde mesajı getirene mi saldırıyorum?


Hoşuma gitmeyen bir sorumluluktan kurtulmak için hakikati sıradanlaştırıyor muyum?


Kur’an hakkındaki düşüncem araştırmaya mı, yalnızca başkalarından duyduklarıma mı dayanıyor?


Gerçeği kabul edersem hayatımda neyi değiştirmem gerekeceğinden korkuyorum?



İnsan bir sözü küçümseyebilir, ona yanlış isimler verebilir ve sıradan olduğunu iddia edebilir.


Fakat sözün gerçek değeri, insanların ona taktığı isimle değil; taşıdığı anlam, sunduğu deliller ve insan hayatında meydana getirdiği ahlaki sonuçlarla değerlendirilmelidir.


“Hakikati sıradan bir söz ilan etmek, onun insana yönelttiği soruları susturmaz. İnsan bazen vahyin kaynağını reddederken aslında değiştirmek istemediği kendi hayatını savunur.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt