📖 Mâûn Suresi 5. Ayette “Onlar Ki Namazlarından Gafildirler” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Namazı Önemsememek, İbadetin Ruhunu Kaybetmek, Gaflet

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,628
2,724,958
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâûn Suresi 5. Ayette “Onlar Ki Namazlarından Gafildirler” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Namazı Önemsememek, İbadetin Ruhunu Kaybetmek, Gaflet, Erteleme, Bilinçsizlik, Samimiyet, Ahlaki Dönüşüm Ve Kulun Allah İle İlişkisi Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


“İnsan bazen bir ibadeti terk etmeden de onun anlamından uzaklaşabilir; beden alışkanlığı sürdürürken kalp neden yaptığını unutursa, ibadet biçim olarak kalır fakat insanı dönüştüren özü zayıflamaya başlar.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ “الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ — Ellezîne Hum An Salâtihim Sâhûn” Ne Demektir ❓


Mâûn Suresi’nin beşinci ayetinde şöyle buyrulur:


الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ


Anlam olarak:


“Onlar ki namazlarından gafildirler.”
(Mâûn Suresi, 107/5)



Bir önceki ayette:


“Yazıklar olsun o namaz kılanlara!”


buyrulmuştu.


Bu son derece sert ifadenin ardından şimdi kimlerin kastedildiği açıklanmaya başlanır:


🕌 Namazı kılıyor görünen fakat namazıyla ilişkisi gaflet üzerine kurulu olanlar.


Buradaki mesele namazın kendisi değil, insanın namaza karşı tutumudur.


2️⃣ 🧠 “Sâhûn — Gafil Olanlar” Ne Anlama Gelmektedir ❓


Sâhûn, gaflet eden, önemini gözden kaçıran, dikkatsiz ve ilgisiz davranan anlam alanına sahiptir.


Burada basit bir:


“Bir an dalgınlaştı.”


durumu anlatılmaz.


Daha derin bir tavır söz konusudur:


namazı ciddiye almamak,


önemini hayatın gerisine atmak,


onu ruhundan koparmak.


Yani ayette eleştirilen şey insanî bir anlık unutkanlıktan çok süreklilik kazanmış ilgisizliktir.


3️⃣ 🔎 Neden “Namazlarında Gafil” Değil “Namazlarından Gafil” Denilmiştir ❓


Ayetin Arapçasında:


“an salâtihim”


ifadesi kullanılır.


Yani vurgu yalnız namazın içindeki kısa süreli dalgınlık üzerinde değildir.


Daha geniş biçimde:


namaza karşı gaflet


anlatılır.


Bu dil farkı önemlidir.


Çünkü insan namazda aklının dağıldığını fark edip yeniden toparlanabilir.


Ama namazın kendisini:


önemsiz,


ertelenebilir,


hayatın kenarında


görmeye başladığında daha ciddi bir problem ortaya çıkar.


4️⃣ 🌿 Namazda Dalgınlık Yaşayan Herkes Bu Ayetin Tehdidi Altında mıdır ❓


Bu ayeti böyle anlamak doğru değildir.


İnsan zihni doğası gereği dağılabilir.


Namaz sırasında:


iş,


aile,


günlük meseleler


akla gelebilir.


Bu tür istemsiz dalgınlık ile ayetteki namaza karşı umursamaz gaflet aynı şey değildir.


Mâûn Suresi’nin devamında gösteriş de eleştirileceği için burada hedeflenen karakterin sorunu çok daha sistematiktir.


5️⃣ ⏰ Namazı Sürekli Ertelemek Bu Gafletin Bir Boyutu Olabilir mi ❓


Klasik tefsirlerde namazı:


vaktinden uzaklaştırmak,


sürekli önemsemeyerek geciktirmek,


onu ihmal etmek


gibi açıklamalar zikredilmiştir.


Burada kişinin tek bir kez geç kalmasından değil, namaza karşı yerleşmiş kayıtsızlıktan söz etmek daha uygundur.


İnsan hayatındaki gerçekten önemli şeylere zaman ayırır.


Namaz sürekli:


“Sonra yaparım.”


noktasına itiliyorsa, bu öncelikler hakkında ciddi bir soru doğurabilir.


6️⃣ 🕌 Namaz Alışkanlığa Dönüşürse Değerini Kaybeder mi ❓


Alışkanlık tek başına kötü değildir.


Tam tersine düzenli ibadet için alışkanlık faydalıdır.


Sorun:


alışkanlığın bilinci tamamen ortadan kaldırmasıdır.


İnsan:


ne söylediğini düşünmeden,


neden durduğunu hatırlamadan,


yalnız hareketleri tamamlamak için


namaz kılmaya başladığında ibadetin dönüştürücü boyutu zayıflayabilir.


Disiplin değerlidir.


Ama disiplinin içinde anlamın da canlı tutulması gerekir.


7️⃣ ❤️ Namazın Ruhu Nedir ❓


Namazın birçok boyutu vardır:


Allah’ı hatırlamak,


kulluk etmek,


dua etmek,


şükretmek,


tevazu göstermek.


İnsan namazda kendi hayatının merkezinde tek başına olmadığını hatırlar.


Bu nedenle namazın özü yalnız hareket değil:


Allah’a bilinçli yöneliştir.


Gaflet ise bu yönelişi mekanik bir tekrara dönüştürebilir.


8️⃣ 🪞 İnsan Namaz Kılıp Allah’ı Hayatının Geri Kalanında Unutabilir mi ❓


Evet.


Mâûn Suresi tam olarak bu tür bir kopuşu sorgular.


İnsan namazda:


Allah’ın huzurunda durabilir,


fakat namazdan sonra:


adaleti,


merhameti,


dürüstlüğü


unutabilir.


Bu durumda ibadet belirli dakikalara sıkıştırılmış olur.


Kur’an’ın kulluk anlayışı ise yalnız ibadet anına değil, bütün hayata yayılan bir bilinç ister.


9️⃣ 🧒 Yetimi İtmek Ve Namazdan Gafil Olmak Neden Aynı Surede Anlatılır ❓


Çünkü Mâûn Suresi ibadet ile sosyal ahlak arasında bağ kurar.


Bir tarafta:


🧒 yetim.


Diğer tarafta:


🕌 namaz.


İnsan Allah karşısında kulluk ettiğini söylüyorsa bunun davranışında da etkisi görülmelidir.


Yetimi ezen fakat ibadet eden bir insan, çok ciddi bir iç çelişki taşır.


Sure bu yüzden namazı sosyal vicdandan ayrı bir bölmeye koymaz.


🔟 🍞 Yoksulu Görmezden Gelmek Namazdaki Gafletin Bir Sonucu Olabilir mi ❓


Her insan için doğrudan böyle bir sebep sonuç ilişkisi kuramayız.


Ancak sure bu davranışları aynı karakter tablosu içinde bir araya getirir.


Kişi:


yoksulu önemsemiyor,


yetimi itiyor,


namazına karşı gafil davranıyorsa


ortak sorun daha derinde olabilir:


hesap ve kulluk bilincinin hayat üzerindeki etkisinin kaybolması.


Bu nedenle gaflet yalnız zihinsel değil, ahlaki sonuçları da olan bir durum hâline gelebilir.


1️⃣1️⃣ 🧠 Gaflet Neden Dini Hayatta Tehlikeli Bir Kavramdır ❓


Çünkü gaflet çoğu zaman açık inkâr gibi görünmez.


İnsan:


inanmaya devam eder,


ibadet etmeye devam eder,


ama anlam yavaş yavaş silinebilir.


Bu nedenle gaflet sessiz bir tehlikedir.


İnsan bir şeyi reddetmediği için kendisini güvende sanabilir.


Oysa onu hayatında etkisiz hâle getirmiş olabilir.


Mâûn Suresi tam da bu ince noktaya dikkat çeker.


1️⃣2️⃣ 🔄 İbadet Tekrarlandıkça Neden Bilinç Yenilenmelidir ❓


Çünkü tekrar, iki farklı sonuç üretebilir:


Birincisi:


disiplin.


İkincisi:


otomatikleşme.


İbadetin güçlü kalabilmesi için insan zaman zaman:


neden namaz kıldığını,


kimin huzurunda durduğunu,


ne söylediğini


yeniden düşünmelidir.


Böylece tekrar, anlamı öldürmek yerine derinleştirebilir.


1️⃣3️⃣ 🤲 Huşû İle Gaflet Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Huşû, derin saygı, yöneliş ve içsel ciddiyet anlam alanına sahiptir.


Gaflet ise:


dikkatsizlik,


umursamazlık,


bilincin dağılması


ile ilişkilidir.


Her namazda aynı yoğun huşû seviyesine ulaşmak mümkün olmayabilir.


Ama insanın yönü önemlidir.


Huşûyu arayan kişi:


namazı önemser.


Gafil kişi ise zamanla namazın kendisine karşı kayıtsızlaşabilir.


1️⃣4️⃣ ⚖️ Namazın Samimiyeti Kusursuzluk mu Gerektirir ❓


Hayır.


Samimiyet:


kusursuz olmak


değildir.


İnsan bazen yorulur.


Bazen zihni dağılır.


Bazen ibadetinde istediği derinliği bulamayabilir.


Samimiyet, buna rağmen:


ibadeti önemsemek,


eksikliğini fark etmek,


yeniden yönelmek


demektir.


Gaflet ile samimiyet arasındaki farklardan biri de budur:


Samimi insan eksikliğini dert eder.


1️⃣5️⃣ 🌱 Namazın Bilincini Yeniden Canlandırmak İçin Ne Yapılabilir ❓


İnsan namazdan önce kısa bir an durabilir.


Kendisine:


“Şimdi kimin huzurunda duruyorum?”


diye sorabilir.


Okuduğu surelerin anlamını öğrenebilir.


Namazı yalnız yapılacaklar listesindeki bir görev değil, günlük hayatın içinde bilinç yenileme anı olarak görebilir.


Amaç kusursuz konsantrasyon değil, yönelişi tekrar tekrar canlandırmaktır.


1️⃣6️⃣ 🎭 Gaflet İle Riyâ Arasında Nasıl Bir Bağ Kurulacaktır ❓


Bir sonraki ayette:


“Onlar gösteriş yaparlar.”


buyrulacaktır.


Bu çok anlamlıdır.


İnsan Allah’a karşı ibadetinin anlamını kaybettiğinde, başkalarının ibadet hakkındaki görüşü daha önemli hâle gelebilir.


Böylece ibadetin yönü:


Allah’tan


insanların bakışına


kayabilir.


Gaflet, bu açıdan riyâ için uygun bir zemin oluşturabilir.


1️⃣7️⃣ 🔄 Mâûn Suresinin İlk Beş Ayeti Nasıl Bir Karakter Tablosu Kurmaktadır ❓


1. Ayet:
⚖️ Hesap gününü yalanlayan kişi sorulur.


2. Ayet:
🧒 Yetimi itip kakar.


3. Ayet:
🍞 Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.


4. Ayet:
🕌 Namaz kılanlara ağır uyarı gelir.


5. Ayet:
😶 Onların namazlarından gafil oldukları açıklanır.


Böylece sure hem:


sosyal vicdanı


hem de


dini samimiyeti


aynı terazide tartmaya başlar.


1️⃣8️⃣ 🔮 Bir Sonraki Ayette Ne Anlatılacaktır ❓


Mâûn Suresi’nin altıncı ayetinde şöyle buyrulacaktır:


الَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ


Anlam olarak:


“Onlar gösteriş yaparlar.”


Beşinci ayette:


😶 namazlarından gafil oldukları


bildirilmişti.


Altıncı ayette ise ibadetteki problemin daha derin bir yönü açığa çıkacaktır:


🎭 Riyâ.


Yani insanın ibadetini:


Allah için değil,


insanların görmesi,


beğenmesi,


kendisine dindar demesi


için kullanması gündeme gelecektir.


Son ayette ise:


“Mâûnu da esirgerler.”


buyrularak gösterişli dindarlığın günlük küçük yardımlarda nasıl çöktüğü gösterilecektir.


1️⃣9️⃣ 🕌 Sonuç: “Onlar Ki Namazlarından Gafildirler” İfadesi, Namaz İçindeki Geçici İnsanî Dalgınlığı Değil İbadetin Kendisine Karşı Yerleşmiş İlgisizliği, Onu Ruhundan Koparmayı Ve Kulluk Bilincinin Hayata Yansımamasını Eleştirirken, Gerçek Namazın Yalnız Hareketlerin Tamamlanmasıyla Değil Allah’ı Hatırlama, Samimiyet, Ahlaki Dönüşüm Ve Sosyal Vicdanla Derinleşmesi Gerektiğini Hatırlatan Çok Güçlü Bir Ayettir​


Mâûn Suresi’nin beşinci ayeti çok ince bir ayrım yapar.


Mesele:


namaz sırasında aklına başka bir şey gelmesi


değildir.


Mesele:


namazın hayatındaki yerini kaybetmesi


dir.


İnsan bir ibadeti yıllarca yapabilir.


Ama zamanla:


neden yaptığını unutabilir.


İşte gafletin en tehlikeli biçimlerinden biri budur.


Çünkü dışarıdan hiçbir şey değişmemiş gibi görünür.


Namaz hâlâ vardır.


Hareketler hâlâ vardır.


Sözler hâlâ okunur.


Ama içeride:


anlam azalabilir.


Mâûn Suresi insanın tam da bu noktada kendisini sorgulamasını ister.


Namaz benim için:


Allah’ı hatırlamak mı,


yoksa yalnız tamamlanması gereken bir görev mi?


Secde beni:


daha tevazulu mu yapıyor?


Namazdan çıktığımda:


yetimi,


yoksulu,


başkasının hakkını


daha çok hatırlıyor muyum?


Bunlar ibadetin yalnız dış biçimini değil, meyvesini sorgulayan sorulardır.


Ama insanın kendisini sürekli suçlaması da amaç değildir.


Çünkü ibadet yolculuğu:


inişler,


çıkışlar,


dalgınlıklar


içerebilir.


Asıl tehlike eksikliğin varlığı değil, eksikliğin artık hiç önemsenmemesidir.


Samimi insan:


dağıldığını fark eder


ve geri döner.


Gafil insan ise bir süre sonra neden geri dönmesi gerektiğini bile unutabilir.


Mâûn Suresi bu nedenle ibadeti korkuyla değil, uyanıklıkla korumaya çağırır.


Ve bir sonraki ayette daha da zor bir soru gelecektir:


“Onlar gösteriş yaparlar.”


Yani sorun yalnız namazın unutulması değildir.


İnsan bazen Allah’ı unuturken, insanların kendisini nasıl gördüğünü hiç unutmayabilir.


İbadetin en tehlikeli dönüşümü de belki burada başlar:


Allah’a yönelişin, insanların alkışına yönelmesi.


“İbadetin canlılığı kusursuz dikkatte değil, her dağıldığında yeniden yönünü bulabilmesindedir. Asıl gaflet, aklın bir an uzaklaşması değil, kalbin artık neden geri dönmesi gerektiğini önemsememeye başlamasıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt