🖤 Marguerite Duras'ın Emily L. Romanı Neyi Anlatır ❓ Aşk, Yazı, Alkol, Kayıp, Evlilik, Sessizlik Ve Yaratıcı Çöküş Açısından Nasıl Okunmalıdır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,827
2,724,648
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🖤 Marguerite Duras'ın Emily L. Romanı Neyi Anlatır ❓ Aşk, Yazı, Alkol, Kayıp, Evlilik, Sessizlik Ve Yaratıcı Çöküş Açısından Nasıl Okunmalıdır ❓


“Bazı insanlar sevdikleriyle aynı masada oturur ama aynı hayatta değildir; suskunluk bazen iki beden arasındaki en uzun mesafedir.”
— Ersan Karavelioğlu

Marguerite Duras'ın Emily L. romanı, aşkın zamanla nasıl yıprandığını, evliliğin nasıl sessiz bir uzaklığa dönüşebildiğini, yazma arzusunun nasıl kırılabileceğini, alkolün insan ruhundaki boşluğu nasıl çoğaltabileceğini ve iki insanın birbirine yakınken bile nasıl derin bir yalnızlık yaşayabileceğini anlatan yoğun bir eserdir.


Romanın merkezinde doğrudan tek bir olaydan çok, bir çiftin gözlemlenmesi, bir kadın yazarın sessizliği, bir erkekle kadın arasındaki yıpranmış bağ, anlatıcının kendi ilişkisi, yazı ile hayat arasındaki çatlak, alkol, kayıp, hafıza ve söylenemeyen duygular vardır.


Duras bu romanda yine klasik anlamda düz bir hikâye anlatmaz. Daha çok bir atmosfer kurar: liman, içki, yabancı bir çift, eski bir aşk, yazılamamış metinler, tükenmiş arzular ve insanın kendi hayatını başka insanların hikâyesinde görmesi...




1️⃣ Emily L. Romanı Genel Olarak Neyi Anlatır ❓


Emily L., bir anlatıcının ve yanındaki erkeğin, bir liman kasabasında karşılaştıkları yaşlı bir İngiliz çifti gözlemlemesiyle gelişir. Bu çift, Emily L. ve kocasıdır. Onların geçmişi, ilişkileri, suskunlukları ve yıkılmış hayatları anlatıcının zihninde yavaş yavaş bir hikâyeye dönüşür.


Romanın görünen merkezinde Emily L. vardır. Fakat aslında roman iki ilişkiyi yan yana getirir:


Emily L. ile kocasının yıpranmış ilişkisi.
Anlatıcı kadın ile yanındaki erkeğin kendi sorunlu ilişkisi.



Bu iki ilişki birbirine ayna olur. Anlatıcı, Emily L. çiftine bakarken kendi ilişkisini de görür. Başkasının hikâyesi, kendi hayatının gizli hakikatlerini açığa çıkarır.


Roman şu meseleleri işler:


Aşkın yıpranması.
Evlilikte suskunluk.
Yazma arzusu.
Yaratıcılığın kırılması.
Alkol ve unutma.
Kayıp şiir.
Kadın sesi.
İki insanın birbirine rağmen yalnız kalması.



Bu yüzden Emily L., yalnızca bir kadının hikâyesi değil; aşkın, yazının ve suskunluğun birbirini nasıl yaraladığının romanıdır.




2️⃣ Emily L. Kimdir ❓


Emily L., romanın merkezindeki gizemli kadın figürüdür. İngilizdir, geçmişinde yazıyla, şiirle ve içsel bir yaratıcı güçle ilişkilidir. Fakat roman boyunca onu tam anlamıyla canlı, güçlü ve açık bir yazar figürü olarak değil; kırılmış, susmuş, alkolle çevrelenmiş ve kocasının gölgesinde eksilmiş bir kadın olarak görürüz.


Emily L. şu anlamları taşır:


Yazma arzusu.
Kadın yaratıcılığı.
Evlilikte bastırılmış ses.
Alkolle uyuşan acı.
Kaybedilmiş iç dünya.
Kocasının sevgisiyle bile yaralanmış kadınlık.



Emily L.'nin trajedisi, yalnızca mutsuz bir evlilik değildir. Onun asıl trajedisi, kendi sesinin kırılmış olmasıdır. Yazabilecek bir kadınken, yazısı ve iç dünyası bir şekilde engellenmiş, yaralanmış ve susmuştur.


Duras'ın kadın karakterlerinde sık gördüğümüz şey burada da vardır: Kadın sadece sevilmek istemez; duyulmak, tanınmak, kendi sesiyle var olmak ister.


Emily L. tam da bu noktada yaralanır.




3️⃣ Emily L.'nin Kocası Ne Anlama Gelir ❓


Emily L.'nin kocası, roman içinde karmaşık bir figürdür. O yalnızca kaba bir baskıcı erkek gibi okunamaz. Çünkü onun Emily'ye karşı bir bağı, sevgisi ve takıntısı vardır. Fakat bu sevgi, özgürleştirici değil, çoğu zaman boğucu ve yok edici bir sevgiye dönüşür.


Koca figürü şu anlamları taşır:


Sahiplenici sevgi.
Kadın yaratıcılığı karşısında erkek korkusu.
Evlilik içindeki güç ilişkisi.
Sevdiğini korurken yok etme çelişkisi.
Kadının sesini anlamak yerine onu kendine bağlama arzusu.



Duras burada çok hassas bir noktaya dokunur: Her sevgi iyileştirici değildir. Bazı sevgiler, sevilen kişiyi kendi varlığıyla özgür bırakmaz. Onu koruduğunu sanırken daraltır. Onu sevdiğini söylerken kendi korkularıyla kuşatır.


Emily L.'nin kocası, onun yazı alanına, iç dünyasına ve bağımsız varlığına müdahale eden bir figür olarak okunabilir.


Bu yüzden roman, sevginin sahiplenmeye dönüştüğünde nasıl yıkıcı olabileceğini gösterir.




4️⃣ Romanda Yazı Teması Neden Bu Kadar Önemlidir ❓


Yazı, Emily L. romanının en önemli temalarından biridir. Emily'nin geçmişinde yazma, özellikle şiirle ilişkili bir yaratıcı damar vardır. Fakat bu damar kesilmiş, susturulmuş veya yaralanmıştır.


Yazı romanda şu anlamları taşır:


Kadının kendi sesi.
İç dünyanın dışa açılması.
Özgürlük.
Kişisel hakikat.
Yaratıcı varoluş.
Evlilik içinde tehdit gibi görülen bağımsız alan.



Bir insan yazdığında yalnızca kelime üretmez. Kendi iç dünyasını sahiplenir. Kendi hakikatine şekil verir. Kendi varlığını başkasının bakışından kurtararak dile taşır.


Emily L. için yazı, belki de kendisi olmanın en derin biçimidir. Bu yüzden yazısının kırılması, sadece edebi bir kayıp değildir; benliğinin de yaralanmasıdır.


Duras burada yazıyı bir meslekten çok, varoluş biçimi olarak ele alır.


Yazamamak, bazen konuşamamaktan daha derin bir suskunluktur.




5️⃣ Kayıp Şiir Meselesi Ne Anlama Gelir ❓


Romanda Emily L.'nin yazdığı ve kaybolan ya da yok edilen bir şiir meselesi çok önemlidir. Bu şiir, yalnızca bir edebi metin değildir. Emily'nin iç dünyasının, yaratıcı gücünün ve kendine ait sesinin sembolü gibidir.


Kayıp şiir şu anlamlara gelir:


Kadının bastırılmış sesi.
Yaratıcılığın kırılması.
Evlilikte görünmeyen şiddet.
Kadının kendine ait alanının yok edilmesi.
Aşkın ve sahiplenmenin yıkıcı sınırı.



Bir şiirin kaybı küçük bir olay gibi görülebilir. Fakat Duras'ın dünyasında böyle küçük görünen şeyler büyük ruhsal kırılmaları temsil eder. Çünkü şiir, Emily'nin en mahrem iç hakikatidir. Onun yok edilmesi, Emily'nin sadece yazısından değil, kendi varoluş alanından da koparılmasıdır.


Bu yüzden kayıp şiir, romanın kalbindeki yaralardan biridir.


İnsanın yazdığı şey bazen kâğıt değildir; kendi ruhunun izidir. O iz silindiğinde, insanın içinden bir parça da silinir.




6️⃣ Aşk Romanda Nasıl Anlatılır ❓


Duras'ın bu romanında aşk, huzurlu, açık ve tamamlanmış bir duygu değildir. Aşk daha çok bağımlılık, sahiplenme, yorgunluk, kayıp, suskunluk, alışkanlık, acı ve çözülme ile iç içedir.


Emily L. ile kocası arasındaki bağda aşk vardır; fakat bu aşk artık canlı, özgür ve besleyici değildir. Daha çok geçmişin kalıntısı gibi durur. Birlikte kalırlar ama birbirlerine ulaşamazlar. Konuşurlar ama anlaşamazlar. İçerler, susarlar, bakarlar ama aralarındaki asıl hakikat derinde kalır.


Romanda aşk şu biçimlerde görünür:


Sevgi ile sahiplenme arasındaki karışıklık.
Birbirinden kopamama.
Birlikte yaşarken yalnız kalma.
Geçmişe bağlı kalma.
Kendi iç boşluğunu diğerine yükleme.
Arzunun yerini yorgunluğun alması.



Duras aşkı idealize etmez. Ona göre aşk bazen insanı kurtarmaz; aksine insanın içindeki yarayı daha görünür kılar.


Emily L.'de aşk, geçmişten kalan ama artık insanı ısıtmayan bir ateş gibidir.




7️⃣ Evlilik Romanda Nasıl Bir Yapı Olarak Görünür ❓


Emily L. romanında evlilik, güvenli bir yuva olmaktan çok, iki insanın birbirine bağlandığı ama aynı zamanda birbirini tükettiği karmaşık bir yapı olarak görünür.


Evlilikte şu unsurlar öne çıkar:


Alışkanlık.
Suskunluk.
Bağımlılık.
Güç ilişkisi.
Yaratıcılığın bastırılması.
Birbirinden kopamama.
Birlikte çökme.



Duras'ın evlilik anlatısı acımasızdır çünkü romantik perdeyi kaldırır. Birbirini seven insanların bile zamanla birbirinin hapishanesine dönüşebileceğini gösterir. Sevgi devam etse bile hayat, arzu ve yaratıcılık ölebilir.


Emily L. ile kocası birlikte kalır. Fakat bu beraberlik huzurlu bir sadakat değil; sanki aynı batışın içinde birbirine bağlı kalmak gibidir.


Duras burada şu soruyu sordurur:


Birlikte kalmak her zaman sevginin zaferi midir, yoksa bazen iki insanın birlikte tükenmesi midir ❓




8️⃣ Alkol Teması Romanda Neden Önemlidir ❓


Alkol, Duras'ın birçok eserinde olduğu gibi burada da önemli bir unsurdur. Emily L. ve çevresindeki karakterlerin içkiyle ilişkisi, sadece fiziksel bir alışkanlık değil; içsel boşluğu, unutma isteğini, yorgunluğu ve çöküşü gösterir.


Alkol romanda şu anlamları taşır:


Acıyı uyuşturma.
Sessizliği bastırma.
İlişki boşluğunu doldurma.
Yaratıcı çöküş.
Kendinden uzaklaşma.
Unutmak isteyip unutamamak.



Duras alkolü romantik bir bohem hayat unsuru olarak kullanmaz. Onun metinlerinde alkol çoğu zaman insanın ruhsal çöküşünün sessiz eşlikçisidir. Karakterler içer ama içtikçe çözülür. Unutmak isterler ama içki hatırlamayı daha bulanık ve daha acılı hâle getirir.


Emily L. için alkol, yazının ve aşkın bıraktığı boşluğa dökülen karanlık bir sıvı gibidir.




9️⃣ Sessizlik Romanda Nasıl İşlenir ❓


Duras'ın edebiyatında sessizlik her zaman merkezîdir. Emily L. romanında da sessizlik, iki insanın birbirine söyleyemediği şeyleri, yazarın kırılan sesini ve ilişkilerin içindeki derin boşluğu taşır.


Sessizlik şu anlamları taşır:


Söylenemeyen kırgınlık.
Kayıp yazı.
Evlilikte tükenmiş iletişim.
Kadının iç dünyasının bastırılması.
Anlatıcının kendi ilişkisine dair belirsizlik.
Aşkın artık dil bulamaması.



Emily L. ile kocası arasındaki sessizlik, sadece huzurlu bir susma değildir. Ağır, yorucu ve yıkıcı bir sessizliktir. Bu sessizlikte yılların birikmiş acısı vardır.


Duras'ın dili de bu sessizliği destekler. Kısa cümleler, tekrarlar, eksik anlatımlar ve belirsiz geçişler, romanın duygusal boşluğunu güçlendirir.


Bazı ilişkiler kavga ederek değil, konuşmayı kaybederek ölür.




1️⃣0️⃣ Anlatıcı Kadın Kimdir Ve Neden Önemlidir ❓


Romanın anlatıcı kadını, Emily L. çiftini gözlemlerken aslında kendi ilişkisini de anlamaya çalışır. O, yalnızca başkasının hikâyesini aktaran tarafsız bir gözlemci değildir. Gördükleri, kendi iç dünyasında yankı bulur.


Anlatıcı şu anlamları taşır:


Tanık.
Yazar bilinci.
Başkasının hikâyesinde kendini gören kadın.
Kendi ilişkisini sorgulayan kişi.
Duras'ın yazı ve aşk üzerine düşünen sesi.



Anlatıcı, Emily L. ve kocasına bakarken şunu sezer: Başkasının aşkı, başkasının çöküşü ve başkasının suskunluğu bize yabancı değildir. Bazen başka bir çiftin masasında kendi geleceğimizi görürüz.


Bu nedenle roman yalnızca Emily L.'nin hikâyesi değildir. Anlatıcının kendi aşkını, yazısını, yalnızlığını ve korkularını da içine alır.


Duras burada gözlem ile özdeşleşme arasındaki sınırı bulanıklaştırır.




1️⃣1️⃣ Anlatıcı İle Yanındaki Erkek Arasındaki İlişki Nasıldır ❓


Anlatıcı kadın ile yanındaki erkek arasındaki ilişki de romanın önemli damarlarından biridir. Onlar Emily L. çiftini gözlemlerken kendi aralarındaki bağın da yorgunluğunu, belirsizliğini ve kırılganlığını taşırlar.


Bu ilişki şu unsurlarla örülüdür:


Yakınlık.
Uzaklık.
Konuşma ihtiyacı.
Anlaşılma eksikliği.
Geçmiş ve gelecek korkusu.
Başka bir çiftte kendi hâllerini görme.



Duras burada iki ilişkiyi paralel kurar. Emily L. ve kocası sanki anlatıcı ile erkeğin gelecekte varabileceği bir noktayı gösterir. Bu da romanı daha hüzünlü yapar.


Çünkü insan bazen başkasının tükenmiş aşkına bakarken kendi aşkının da aynı yola girip girmediğini düşünür.


Duras'ın sorusu derindir:


Her aşk zamanla aynı suskunluğa mı varır ❓




1️⃣2️⃣ Romanın Mekânı Neden Önemlidir ❓


Romanın liman, deniz, bar, otel ve yabancı kasaba atmosferi çok önemlidir. Duras'ın mekânları her zaman sadece arka plan değildir; karakterlerin iç dünyasını taşıyan sembolik alanlardır.


Mekân şu anlamları taşır:


Geçicilik.
Yabancılık.
Bekleyiş.
Sürüklenme.
İnsanların kendi hayatlarından uzaklaşması.
İçsel boşluğun dış dünyadaki karşılığı.



Liman, gidip gelmelerin, ayrılıkların, uzak ülkelerin ve belirsiz yolculukların yeridir. Bu yüzden Emily L.'nin hikâyesine çok uygundur. Çünkü o da kendi hayatında bir yere varamamış, sürekli içsel olarak sürüklenmiş gibidir.


Deniz ise Duras'ın dünyasında çoğu zaman hem çekici hem ürkütücüdür. Sonsuzluk, kayıp, uzaklık ve yok oluş duygusu taşır.


Mekân, romanın melankolik ruhunu derinleştirir.




1️⃣3️⃣ Yaratıcı Çöküş Ne Demektir ❓


Yaratıcı çöküş, insanın içindeki üretme, yazma, ifade etme ve kendini dile taşıma gücünün kırılmasıdır. Emily L.'nin hikâyesinde bu çöküş çok önemlidir. Çünkü o, yalnızca mutsuz bir kadın değil; sesi susturulmuş bir yaratıcı ruhtur.


Yaratıcı çöküş şu şekillerde ortaya çıkar:


Yazamamak.
Yazdığının yok edilmesi.
Kendi sesine güvenini kaybetmek.
Sevilen kişinin yaratıcılığı tehdit gibi görmesi.
Alkolle iç dünyanın bulanması.
Kadının kendi hakikatinden uzaklaşması.



Duras için yazmak, insanın kendine ait bir alan kurmasıdır. Bu alan yok edildiğinde kişi sadece edebi üretimini değil, kendi içsel özgürlüğünü de kaybeder.


Emily L.'nin çöküşü bu yüzden sadece sanatçı çöküşü değildir. O, kendi sesini kaybeden kadının varoluşsal çöküşüdür.


İnsanın yazısı susturulursa, bazen kalbi de susar.




1️⃣4️⃣ Romanı Psikolojik Açıdan Nasıl Okuyabiliriz ❓


Psikolojik açıdan Emily L., yıpranmış ilişkilerin, bağımlı bağların, suskunlukların ve yaratıcı benliğin bastırılmasının romanıdır. Karakterler açıkça büyük krizler yaşamıyor gibi görünse de içlerinde derin bir çözülme vardır.


Psikolojik olarak romanda şu unsurlar öne çıkar:


Bağımlı ilişki.
Alkolle bastırma.
Yas ve kayıp.
Yaratıcılığın yaralanması.
Evlilikte duygusal tükenme.
Konuşamama.
Kendi hayatını başkasında görme.



Emily L. ile kocası birbirinden kopamaz ama birbirini iyileştiremez. Bu, psikolojik olarak çok ağır bir durumdur. Çünkü ilişki hem bağ hem yara hâline gelir.


Anlatıcı ise bu çifte bakarken kendi ilişkisindeki benzer karanlığı sezer.


Duras burada insanın başkasını gözlemlerken kendi bilinçaltıyla nasıl karşılaştığını gösterir.




1️⃣5️⃣ Romanı Feminist Açıdan Nasıl Okuyabiliriz ❓


Feminist açıdan Emily L., kadın yaratıcılığının erkek sahiplenmesi ve evlilik yapısı içinde nasıl bastırılabileceğini gösteren güçlü bir eserdir. Emily'nin yazdığı şiirin kaybolması ya da yok edilmesi, yalnızca kişisel bir olay değil; kadın sesinin silinmesi olarak okunabilir.


Roman şu feminist soruları düşündürür:


Kadının yazısı neden tehdit gibi algılanır ❓
Evlilik kadının sesini güçlendirir mi, yoksa bazen susturur mu ❓
Sevgi adı altında sahiplenmek kadının özgürlüğünü nasıl boğar ❓
Kadın yalnızca sevilen kişi mi olmalıdır, yoksa kendi yaratıcı alanına da sahip midir ❓
Kadının sessizliği gerçekten seçilmiş bir sessizlik midir, yoksa ona bırakılan son alan mı ❓



Duras burada kadını yalnızca aşkın nesnesi yapmaz. Onun yaratıcı varlığını, yazma gücünü ve bu gücün kırılmasını merkeze alır.


Bu yüzden Emily L., kadın yazarlığı ve kadın sesi açısından çok önemli okunabilir.




1️⃣6️⃣ Romanı Edebiyat Ve Yazarlık Açısından Nasıl Okuyabiliriz ❓


Emily L., edebiyat ve yazarlık üzerine de derin bir romandır. Duras burada yazmanın yalnızca teknik bir iş olmadığını, insanın kendi iç hakikatine ulaşma ve onu dile getirme mücadelesi olduğunu gösterir.


Roman şu soruları düşündürür:


Yazmak insanın kendine ait alanı mıdır ❓
Bir yazının yok edilmesi, insanın ruhuna müdahale midir ❓
Yazar sevdiği insan tarafından anlaşılmazsa ne olur ❓
Aşk yazıyı besler mi, yoksa bazen öldürür mü ❓
Yazı kaybolduğunda insan neyi kaybeder ❓



Emily L.'nin yazısı, onun kimliğinin parçasıdır. Bu yüzden şiirin kaybı, yalnızca bir metnin kaybı değildir. Bir ihtimalin, bir sesin ve bir varoluş biçiminin kaybıdır.


Duras için edebiyat, insanın içindeki söylenemeyeni koruma yeridir. Bu yer yıkılırsa, insan kendi içinde evsiz kalabilir.




1️⃣7️⃣ Emily L. Neden Melankolik Bir Romandır ❓


Emily L., baştan sona melankolik bir atmosfer taşır. Bu melankoli yalnızca üzgünlük değildir. Daha çok geçmişin kaybı, aşkın yıpranması, yazının susması ve hayatın artık eski parlaklığını kaybetmesiyle ilgilidir.


Melankoli şu alanlarda hissedilir:


Yaşlanmış ilişkilerde.
Alkol kokan mekânlarda.
Liman atmosferinde.
Kayıp şiirde.
Emily'nin sessizliğinde.
Anlatıcının kendi aşkını sorgulamasında.
Geçmişin geri getirilememesinde.



Duras'ın melankolisi derindir çünkü kayıp yalnızca bir kişiye ya da olaya ait değildir. Kayıp daha geniştir: aşkın kaybı, yazının kaybı, sesin kaybı, gençliğin kaybı, inancın kaybı...


Emily L. bu yüzden okurun içine ağır bir hüzün bırakır. Çünkü romanda kaybedilen şeylerin hiçbiri tam olarak geri gelmez.




1️⃣8️⃣ Emily L. Romanının Ana Temaları Nelerdir ❓


Emily L., kısa ama çok katmanlı bir romandır. Duras burada aşk, yazı, evlilik ve suskunluk üzerinden insan ruhunun derin kırılmalarını anlatır.


Romanın ana temaları şunlardır:


Aşk.
Evlilik.
Yazı.
Kadın yaratıcılığı.
Kayıp şiir.
Alkol.
Sessizlik.
Yalnızlık.
Kayıp.
Melankoli.
Sahiplenme.
Yaratıcı çöküş.
Başkasının hikâyesinde kendini görmek.
Liman ve yolculuk atmosferi.



Bu temalar birbirinden bağımsız değildir. Aşk yazıyı etkiler, yazının kırılması kadının benliğini yaralar, alkol bu yarayı uyuşturur, evlilik bu sessizliği derinleştirir, anlatıcı ise bütün bunlara bakarken kendi hayatını sorgular.


Duras'ın gücü, bu temaları açık derslere dönüştürmeden, atmosfer ve sezgiyle hissettirmesidir.




1️⃣9️⃣ Son Söz: Emily L., Susturulmuş Yazının Ve Yıpranmış Aşkın Romanıdır ❓


Marguerite Duras'ın Emily L. romanı, dışarıdan bakıldığında bir çiftin başka bir çifti gözlemlemesiyle başlayan sakin bir anlatı gibi görünür. Fakat derinde bu roman, aşkın zamanla nasıl suskunluğa, evliliğin nasıl bağımlı bir yorgunluğa, yazının nasıl kırılmış bir sese ve insanın kendi hayatının nasıl başkasının hikâyesinde görünür hâle geldiğine dair çok derin bir metindir.


Emily L. yalnızca mutsuz bir kadın değildir. O, sesi kırılmış bir yazardır. Kayıp şiir, onun kayıp benliğidir. Alkol, onun acısını unutturmayan ama bulanıklaştıran bir karanlıktır. Kocasıyla ilişkisi, sevginin sahiplenmeye dönüştüğünde nasıl yaralayabileceğini gösterir.


Duras bu romanda bize şunu düşündürür:


Bir insanın yazısını elinden almak, bazen onun ruhunun kapısını kapatmaktır.
Bir insanı sevmek, onu kendine ait kılmak değil; onun kendi sesiyle var olmasına izin vermektir.
Bir evlilikte en büyük kayıp bazen aşkın bitmesi değil; konuşmanın, duymanın ve anlamanın ölmesidir.


Emily L., aşkın, yazının ve sessizliğin aynı masada oturduğu hüzünlü bir Duras romanıdır.


“Emily L., Duras'ın dünyasında bir kadının kayıp şiiriyle birlikte kaybettiği sesini, yorgun aşkını ve suskunlukta ağır ağır çöken yaratıcı ruhunu anlatan derin bir romandır.”
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt