📖 Mâide Suresi 28. Ayette “Andolsun, Sen Beni Öldürmek İçin Elini Bana Uzatsan da Ben Seni Öldürmek İçin Sana Elimi Uzatacak Değilim; Çünkü Ben

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,376
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 28. Ayette “Andolsun, Sen Beni Öldürmek İçin Elini Bana Uzatsan da Ben Seni Öldürmek İçin Sana Elimi Uzatacak Değilim; Çünkü Ben Âlemlerin Rabbi Allah’tan Korkarım” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 28. ayet, insanın karşısındaki kötülüğe benzememeyi seçebileceğini gösterir. Güç bazen karşılık verebilmekte değil, öfke insanı suça çağırırken kendi ahlaki sınırını koruyabilmektedir.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 28. ayet, Âdem’in iki oğlunun kıssasında gerilimin en yüksek noktalarından biridir.


Bir önceki ayette kurbanı kabul edilmeyen kardeş:


“Seni mutlaka öldüreceğim.”


demişti.


Diğer kardeş ise önce:


“Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder.”


cevabını vermişti.


Şimdi ise ölüm tehdidi karşısında kendi tavrını açıklar:


“Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için elimi sana uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım.”


Bu söz, öfke, intikam, şiddet, takva, vicdan ve insanın kendi ahlaki sınırını koruması hakkında son derece güçlü bir mesaj taşır.


1️⃣ “Sen Beni Öldürmek İçin Elini Uzatsan” Ne Demektir ❓


Buradaki “el uzatmak” yardım anlamında değil, açıkça öldürme girişiminde bulunmak anlamındadır.


Bir kardeş artık yalnızca kıskanç değildir.


Kıskançlık tehdit hâline gelmiştir.


Tehdit ise cinayete doğru ilerlemektedir.


Kur’an böylece kötülüğün nasıl aşama aşama büyüyebildiğini gösterir:


Haset → Öfke → Tehdit → Şiddet.


2️⃣ Diğer Kardeş Neden Aynı Tehditle Karşılık Vermiyor ❓


En dikkat çekici nokta budur.


O da:


“Sen beni öldürürsen ben de seni öldürürüm.”


demiyor.


Karşısındaki insanın ahlaki seviyesine inmeyi reddediyor.


Bu bize önemli bir ilke gösterir:


Başkasının kötülüğü, bizim kötülüğümüzü otomatik olarak meşru hâle getirmez.


İnsan kendi davranışından sorumludur.


3️⃣ “Ben Sana Elimi Uzatmayacağım” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade saldırgan kardeşe yönelik aktif bir öldürme niyetinin reddedilmesidir.


Yani:


“Sen cinayet işlemeye karar verdin diye ben de cinayet işlemeyeceğim.”


mesajı vardır.


Burada insanın kendi ahlaki sınırını karşı tarafın davranışına göre değiştirmemesi dikkat çekicidir.


4️⃣ Bu Ayet Mutlak Pasifizm mi Öğretiyor ❓


Ayetin doğrudan bağlamı Âdem’in iki oğlunun kıssasıdır.


Buradan bütün şartlarda kişinin kendisini veya başkasını korumasının yasak olduğu sonucunu çıkarmak doğru değildir.


Kur’an ve İslam hukukunda meşru savunma ayrıca ele alınmıştır.


Bu ayetin özel vurgusu ise intikam amacıyla öldürmeyi reddeden kardeşin takvalı tavrıdır.


Dolayısıyla bağlamı korumak önemlidir.


5️⃣ Savunma İle İntikam Arasında Ne Fark Vardır ❓


Savunmanın amacı saldırıyı durdurmaktır.


İntikamın amacı ise karşı tarafa zarar vermektir.


Bu iki davranış aynı değildir.


İnsan bir saldırıyı engellemeye çalışabilir.


Fakat saldırı sona erdikten sonra:


“Şimdi sıra bende.”


diyerek saldırganlaşması başka bir meseledir.


Mâide 28 özellikle şiddetin karşılıklı intikam döngüsüne dönüşmemesi açısından güçlü bir ahlaki mesaj taşır.


6️⃣ “Çünkü Ben Allah’tan Korkarım” Ne Demektir ❓


Kardeşin şiddetten uzak durmasının temel gerekçesi korkaklık değildir.


Şöyle demiyor:


“Senden korkuyorum.”


Şöyle diyor:


“Âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım.”


Bu fark son derece önemlidir.


Onu durduran şey karşısındaki insanın gücü değil, Allah’a karşı sorumluluk bilincidir.


7️⃣ Buradaki “Allah Korkusu” Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


Buradaki korku yalnızca cezadan ürkmek şeklinde anlaşılmamalıdır.


Kur’an’daki takva anlayışı daha geniştir:


Allah’ın huzurunda hesap vereceğini bilmek, sınırlarını korumak ve yanlış yapmaktan sakınmak.


Dolayısıyla kardeş:


“Öfkeme teslim olup Allah’ın yasakladığı bir şeyi yapmak istemiyorum.”


demektedir.


8️⃣ İnsan Öfkeliyken Neden Ahlaki Sınırlarını Unutabilir ❓


Öfke insanın düşünmesini daraltabilir.


O anda kişi yalnızca:


“Bana ne yaptı?”


sorusuna odaklanır.


Şu soruyu unutabilir:


“Ben şimdi ne yapıyorum?”


Mâide 28 tam olarak ikinci soruyu hatırlatır.


Karşı tarafın suçu, sizin kendi davranışınızın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.


9️⃣ Bu Ayet “Kötülüğe Kötülükle Karşılık Verme” Döngüsünü Nasıl Kırıyor ❓


Şiddet çoğu zaman karşılıklı gerekçeler üretir.


Bir taraf:


“O başlattı.”


der.


Diğer taraf:


“Ben yalnızca karşılık verdim.”


der.


Sonra her yeni kötülük bir öncekinin bahanesi olur.


Mâide 28’de ise bir kişi bu zincire girmeyi reddeder:


“Sen yapıyorsun diye ben yapmayacağım.”


Bu, şiddet döngüsünü kıran güçlü bir ahlaki tavırdır.


🔟 Gerçek Güç Karşılık Vermemek Olabilir Mi ❓


Bazı durumlarda evet.


Bir insan karşılık verebilecek güce sahip olduğu hâlde sırf öfkesini tatmin etmek için bunu kullanmıyorsa, bu irade gücünün göstergesi olabilir.


Çünkü insanın en zor mücadelelerinden biri bazen karşısındaki kişiyle değil, kendi öfkesiyle yaşanır.


Kendini kontrol edebilmek de güçtür.


1️⃣1️⃣ Kardeşinin Onu Öldürmek İstemesi Neden Tavrını Değiştirmiyor ❓


Çünkü kendi ahlakını kardeşinin davranışına bağlamıyor.


Eğer şöyle düşünseydi:


“O kötü oldu, ben de kötü olabilirim.”


ahlaki ölçü tamamen karşı tarafın eline geçmiş olurdu.


Oysa ayetteki kardeş kendi ölçüsünü başka yerde kuruyor:


Allah’a karşı sorumluluk.


Bu nedenle saldırganın davranışı onun değerlerini belirlemiyor.


1️⃣2️⃣ Başkasının Davranışı Bizim Karakterimizi Belirlemeli Mi ❓


Mâide 28’in düşündürdüğü en önemli sorulardan biri budur.


Birisi bize yalan söyledi diye biz de yalan söylemek zorunda değiliz.


Birisi hakaret etti diye biz de hakaret etmek zorunda değiliz.


Birisi haksızlık yaptı diye bizim de haksızlık yapmamız gerekmez.


Ahlakın gerçek sınavı çoğu zaman karşı taraf kötü davrandığında başlar.


1️⃣3️⃣ Ayet Korkaklığı mı Övüyor ❓


Hayır.


Ayetin kahramanı korkusundan kaçan biri olarak anlatılmaz.


Tam tersine ölüm tehdidi karşısında bile açık ve kararlı biçimde konuşmaktadır.


Şiddete başvurmaması acizlikten değil, ahlaki tercihten kaynaklanmaktadır.


Bu nedenle sakinlik ile korkaklık birbirinden ayrılmalıdır.


1️⃣4️⃣ Takva İnsanın Şiddet Eğilimini Nasıl Sınırlar ❓


Takva insana görünmeyen bir sınır koyar.


Kimse bakmıyor olsa bile:


“Allah biliyor.”


düşüncesi vardır.


İnsan öfkeli olduğunda bile:


“Bunun hesabını vereceğim.”


diye düşünür.


Bu iç denetim, dışarıdaki polis veya ceza korkusundan daha derin bir ahlaki mekanizma oluşturabilir.


1️⃣5️⃣ Bu Ayet Kardeşlik Konusunda Ne Öğretir ❓


Kardeşlik yalnızca aynı aileden gelmek değildir.


İki insan biyolojik kardeş olabilir ama kalplerinde;


kıskançlık,


rekabet,


nefret


ve öfke


büyüyebilir.


Mâide 28 kardeşliğin korunmasının da ahlaki çaba gerektirdiğini gösterir.


Kan bağı insanı otomatik olarak iyi kardeş yapmaz.


1️⃣6️⃣ Şiddetin İlk Adımı Cinayet midir ❓


Hayır.


Cinayet çoğu zaman çok daha önce başlayan bir sürecin son noktasıdır.


Önce insan karşısındakini kıskanabilir.


Sonra onu rakip olarak görür.


Ardından öfke büyür.


Daha sonra karşı tarafın değerini zihninde azaltır.


En sonunda ona zarar vermeyi kabul edilebilir görmeye başlayabilir.


Bu nedenle büyük şiddeti engellemenin yolu bazen ilk haset ve nefret tohumlarını fark etmekten geçer.


1️⃣7️⃣ Mâide 27 ve 28 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


Mâide 27’de saldırgan kardeş:


“Seni öldüreceğim.”


der.


Diğer kardeş:


“Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder.”


cevabını verir.


Mâide 28’de ise tavrını daha da netleştirir:


“Sen beni öldürmeye kalksan bile ben seni öldürmek için elimi uzatmam.”


Böylece iki farklı karakter ortaya çıkar:


Bir tarafta hasedin yönettiği insan.


Diğer tarafta takvanın yönettiği insan.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüzdeki Karşılığı Nedir ❓


Bugün insanların çoğu kardeşini öldürme tehdidiyle karşılaşmaz.


Fakat ayetin temel ilkesi günlük hayatın pek çok alanında geçerlidir.


Birisi size kötü davranabilir.


Haksızlık yapabilir.


Hakaret edebilir.


Sizi kıskanabilir.


Sizi provoke edebilir.


Mâide 28’in sorduğu soru şudur:


Karşıdaki insanın davranışı, sizin kim olacağınızı belirleyecek mi?


Bu son derece güçlü bir ahlak sorusudur.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 28. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 28. ayetin en çarpıcı tarafı, ölüm tehdidi altında bulunan insanın söylediği gerekçedir:


“Ben âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım.”


O:


“Ben senden daha güçlüyüm.”


demiyor.


“İntikamımı alacağım.”


demiyor.


“Sen nasıl davranırsan ben de öyle davranırım.”


demiyor.


Tam tersine kendi ahlaki sınırını ilan ediyor.


Bu bize son derece önemli bir şey öğretir:


İnsanın ahlakı karşısındaki kişinin ahlakına bağlı olmamalıdır.


Eğer biri kötü olduğunda biz de kötüleşiyorsak, davranışlarımızın kontrolünü aslında ona vermiş oluruz.


O hakaret ettiğinde biz hakaret ediyoruz.


O yalan söylediğinde biz yalan söylüyoruz.


O haksızlık yaptığında biz haksızlık yapıyoruz.


Böylece bizi yöneten artık kendi değerlerimiz değil, karşı tarafın davranışları olur.


Mâide 28 bunun karşısına başka bir insan modeli koyar:


“Sen ne yaparsan yap, ben kendi sınırımı biliyorum.”


Bu, zayıflık değildir.


Tam tersine insanın kendi öfkesinin efendisi olabilmesidir.


Çünkü bazen gerçek zafer karşıdakini yenmek değil, karşıdakinin kötülüğünün bizi de kötü bir insana dönüştürmesine izin vermemektir.


“Mâide Suresi 28. ayet, insanın ahlakını düşmanının davranışına teslim etmemesi gerektiğini öğretir. Biri sana kötülük yaptığında önünde iki yol açılır: Ona benzemek veya kendi değerlerini korumak. Gerçek güç, öfkenin eline geçmemektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt