📖 Mâide Suresi 25. Ayette “Mûsâ ‘Rabbim! Ben Kendimden ve Kardeşimden Başkasına Söz Geçiremiyorum; Artık Bizimle Bu Yoldan Çıkmış Topluluğun Arasını

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,376
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 25. Ayette “Mûsâ ‘Rabbim! Ben Kendimden ve Kardeşimden Başkasına Söz Geçiremiyorum; Artık Bizimle Bu Yoldan Çıkmış Topluluğun Arasını Ayır’ Dedi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 25. ayet, bir peygamberin bile insanların iradesini zorla değiştiremeyeceğini gösterir. İnsan doğruyu anlatabilir, yol gösterebilir ve mücadele edebilir; fakat başkasının yerine inanamaz, cesaret edemez ve karar veremez.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 25. ayet, Hz. Mûsâ ile kavmi arasında yaşanan gerilimin en ağır anlarından birini anlatır.


Bir önceki ayette İsrailoğulları Hz. Mûsâ’ya:


“Sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız.”


demişlerdi.


Bu söz, artık sıradan bir korkunun ötesine geçmişti.


Kavim kendilerine verilen görevi açık biçimde reddetmiş ve sorumluluğu Hz. Mûsâ’nın üzerine bırakmıştı.


Bunun üzerine Hz. Mûsâ Allah’a yönelerek şöyle der:


“Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Artık bizimle bu yoldan çıkmış topluluğun arasını ayır.”


Bu dua, liderliğin sınırlarını, insan iradesini ve sorumluluğun bireyselliğini anlamak açısından son derece güçlüdür.


1️⃣ Hz. Mûsâ Neden Allah’a Yöneliyor ❓


Hz. Mûsâ uzun süredir kavmini yönlendirmeye çalışmaktadır.


Onlara Allah’ın nimetlerini hatırlatmıştır.


Kutsal toprağa girmelerini istemiştir.


Korkmamalarını söylemiştir.


İki cesur kişi de toplumu ikna etmeye çalışmıştır.


Fakat bütün bunlara rağmen kavim açıkça görevi reddeder.


Hz. Mûsâ artık insanlara söyleyebileceği şeyleri söylemiştir.


Bundan sonra Allah’a yönelir.


2️⃣ “Rabbim!” Hitabı Ne Anlama Gelir ❓


Hz. Mûsâ duasına:


“Rabbim!”


diye başlar.


Bu ifade yalnızca Allah’a seslenmek değildir.


Aynı zamanda insanın gücünün sınırını kabul etmesidir.


Mûsâ büyük bir peygamberdir.


Mucizeler görmüştür.


Bir toplumu Firavun’un zulmünden çıkarmıştır.


Fakat şimdi şunu kabul eder:


İnsanların kalplerine hükmedemiyorum.


Bu, peygamberlik makamında bile insan iradesinin ortadan kaldırılmadığını gösterir.


3️⃣ “Ben Ancak Kendime Söz Geçirebilirim” Ne Demektir ❓


Bu cümle ayetin en derin ifadelerinden biridir.


İnsan başkalarına tavsiye verebilir.


Emredebilir.


İkna etmeye çalışabilir.


Örnek olabilir.


Fakat sonunda gerçekten kontrol edebildiği kişi kendisidir.


Başkasının kararını tamamen yönetemez.


Bu nedenle insanın ilk sorumluluğu kendi iradesidir.


4️⃣ İnsan Gerçekten En Çok Kendinden mi Sorumludur ❓


Evet.


İnsan ailesinden, toplumundan ve çevresinden belirli ölçülerde sorumlu olabilir.


Fakat başka insanların yerine seçim yapamaz.


Bir anne çocuğuna doğruyu gösterebilir.


Bir öğretmen öğrencisine bilgi verebilir.


Bir lider toplumuna yol gösterebilir.


Bir peygamber vahyi iletebilir.


Ama hiçbiri diğer insanın iradesini onun yerine kullanamaz.


5️⃣ Hz. Mûsâ Neden Kardeşi Hârûn’u da Anıyor ❓


Hz. Mûsâ:


“Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum.”


der.


Buradaki kardeş Hz. Hârûn’dur.


Hârûn da peygamberdir ve Hz. Mûsâ’nın yanında yer almıştır.


Mûsâ’nın bu ifadesi, kavmin büyük kısmı geri çekilirken Hârûn’un onun yanında bulunduğunu gösterir.


Bu aynı zamanda sadık yol arkadaşlığının önemini de ortaya koyar.


6️⃣ Hz. Hârûn’un Mûsâ’nın Yanında Olması Neden Önemlidir ❓


Büyük mücadelelerde insanın yanında güvenebileceği bir kişinin bulunması son derece önemlidir.


Hz. Mûsâ daha önce Allah’tan Hârûn’u kendisine yardımcı olarak istemişti.


Çünkü Hârûn;


onu destekleyen,


yükünü paylaşan


ve aynı davaya inanan


bir kardeşti.


Bazen kalabalıkların desteğinden çok, gerçekten güvenilir bir insanın sadakati değerlidir.


7️⃣ Hz. Mûsâ Bu Sözle Umutsuzluğa mı Kapılıyor ❓


Ayette bir hayal kırıklığı olduğu açıktır.


Fakat bu, Allah’tan ümit kesmek değildir.


Tam tersine Hz. Mûsâ sorunu Allah’a götürmektedir.


Yani:


“Artık hiçbir şeyin anlamı yok.”


demiyor.


Şunu söylüyor:


“Ben insan olarak yapabileceğimin sınırına geldim; hükmü sana bırakıyorum.”


Bu, çaresizlikten çok sınırını bilme hâlidir.


8️⃣ Bir Lider Herkesi İkna Etmek Zorunda mıdır ❓


Hayır.


En doğru düşünceyi savunan lider bile herkesi ikna edemeyebilir.


Çünkü liderlik insanların iradesini ortadan kaldırmaz.


İnsanlar;


korkabilir,


itiraz edebilir,


çıkarlarını tercih edebilir


veya açıkça reddedebilir.


Bir liderin başarısı her zaman herkesin onu takip etmesiyle ölçülemez.


Bazen lider doğruyu söylemiş fakat toplum onu reddetmiş olabilir.


9️⃣ Bu Ayet Peygamberlerin İnsanları Zorlayamayacağını mı Gösterir ❓


Evet, bu açıdan son derece önemli bir örnektir.


Hz. Mûsâ Allah’ın peygamberidir.


Ama kavmine zorla cesaret veremez.


Onları zorla iman ettiremez.


Kalplerindeki korkuyu sihirli biçimde ortadan kaldıramaz.


Peygamberin görevi tebliğ ve rehberliktir.


Karar ise insanların iradesine aittir.


🔟 “Bizimle Bu Fâsık Topluluğun Arasını Ayır” Ne Demektir ❓


Ayette geçen önemli kavram **“fâsık”**tır.


Fısk, genel olarak Allah’ın emrinden çıkmak, sınırı aşmak ve itaatten uzaklaşmak anlamlarını taşır.


Burada kavmin belirli davranışı söz konusudur:


Allah’ın açık emrine rağmen görevi reddetmeleri.


Dolayısıyla ifade bir etnik kimliğe değil, itaatsizlik davranışına yöneliktir.


1️⃣1️⃣ “Aramızı Ayır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Hz. Mûsâ’nın duasındaki:


“Bizimle onların arasını ayır.”


ifadesi farklı şekillerde anlaşılmıştır.


Allah’ın;


doğru ile yanlışı ayırması,


taraflar arasında hüküm vermesi


ve itaatsizliklerinin sonucunu belirlemesi


anlamlarını taşıyabilir.


Hz. Mûsâ artık kavmin davranışından kendisini ayırmak ve Allah’ın hükmüne sığınmak istemektedir.


1️⃣2️⃣ Bir İnsan Başkasının Günahından Sorumlu Olur Mu ❓


Kur’an’ın genel ilkelerinden biri, kişinin kendi sorumluluğunu taşımasıdır.


İnsan başkasını kötülüğe teşvik etmişse ayrı bir sorumluluk taşıyabilir.


Fakat yalnızca aynı topluma mensup olduğu için başkasının yaptığı günah otomatik olarak ona yüklenmez.


Hz. Mûsâ’nın:


“Ben kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum.”


demesi de bireysel sorumluluk açısından son derece anlamlıdır.


1️⃣3️⃣ Bu Ayet “Herkes Kendi Başının Çaresine Baksın” mı Diyor ❓


Hayır.


Hz. Mûsâ uzun süre kavmini yönlendirmiştir.


Yani:


“Beni ilgilendirmez.”


dememiştir.


Elinden geleni yapmıştır.


İşte önemli fark budur.


İnsan başkasına yardım etmekle yükümlü olabilir.


Fakat yardım etmek ile başkasının iradesini kontrol etmek aynı şey değildir.


Bir noktadan sonra insanın karşı tarafın seçimini kabul etmesi gerekebilir.


1️⃣4️⃣ İnsan Başkalarını Değiştirmeye Çalışırken Kendisini Kaybedebilir Mi ❓


Evet.


Bazen insan başka birini değiştirmek için bütün enerjisini harcar.


Defalarca anlatır.


Uyarır.


Yardım eder.


Fakat karşı taraf değişmek istemez.


Bu durumda insan kendi hayatını da tüketmeye başlayabilir.


Mâide 25’in düşündürdüğü önemli derslerden biri şudur:


Sorumluluğun ile kontrol alanını birbirine karıştırma.


Elinden geleni yap.


Ama başka insanın iradesini kendine ait sanma.


1️⃣5️⃣ Hz. Mûsâ’nın Duası Liderlik Yorgunluğunu da Gösteriyor Mu ❓


Bu açıdan okunabilir.


Hz. Mûsâ’nın kavmiyle ilişkisi Kur’an boyunca oldukça zorlu örneklerle anlatılır.


Sürekli itirazlar,


korkular,


talepler


ve zaman zaman itaatsizliklerle karşılaşır.


Mâide 25’te peygamber artık insan olarak kendi sınırını açıkça dile getirir.


Bu durum liderlerin de duygusal yük taşıyabileceğini gösterir.


1️⃣6️⃣ İyi Bir Lider Ne Zaman “Artık Benim Kontrolümde Değil” Demelidir ❓


Bu sınırı belirlemek kolay değildir.


İnsan önce görevini gerçekten yerine getirmelidir.


Bilgilendirmiş mi?


Yol göstermiş mi?


Yardım etmiş mi?


Makul seçenekler sunmuş mu?


Bunlardan sonra karşı taraf bilinçli biçimde kendi kararını veriyorsa, artık sonuç tamamen liderin sorumluluğunda değildir.


Mâide 25 bu sınırı çok güçlü biçimde gösterir.


1️⃣7️⃣ Mâide 24 ve 25 Arasında Nasıl Bir Karşıtlık Vardır ❓


Mâide 24’te kavim:


“Sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız.”


der.


Mâide 25’te Hz. Mûsâ:


“Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum.”


der.


Bir tarafta sorumluluğu tamamen başkasına atan insanlar vardır.


Diğer tarafta ise yalnızca kendi kontrol alanını dürüstçe kabul eden bir peygamber vardır.


Bu iki tavır arasındaki fark büyüktür.


1️⃣8️⃣ Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Psikolojik Dersi Nedir ❓


Belki de şudur:


Her şeyi kontrol edemezsin.


İnsan çoğu zaman;


çocuğunu,


eşini,


arkadaşını,


çalışanını,


ortağını


veya çevresindeki insanları değiştirmeye çalışabilir.


Fakat herkesin kendi iradesi vardır.


İnsan başkalarına ışık gösterebilir.


Ama onların gözlerini zorla açamaz.


Bu gerçeği kabul etmek, bazen insanı büyük bir yükten kurtarır.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 25. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 25. ayet son derece insani bir anı anlatır.


Hz. Mûsâ büyük bir peygamberdir.


Firavun’un karşısına çıkmıştır.


Mucizelere tanıklık etmiştir.


Bir toplumu esaretten çıkarmıştır.


Fakat şimdi kendi kavminin iradesi karşısında bir sınırla karşılaşır.


Ve şu cümleyi söyler:


“Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum.”


Bu cümle belki de insan ilişkileri konusunda söylenebilecek en gerçekçi cümlelerden biridir.


İnsan dünyayı değiştirmek isteyebilir.


Ailesini değiştirmek isteyebilir.


Toplumunu değiştirmek isteyebilir.


Sevdiği bir insanı yanlışından döndürmeye çalışabilir.


Bütün bunlar değerlidir.


Fakat sonunda herkesin içinde yalnızca kendisinin kullanabileceği bir irade alanı vardır.


Hz. Mûsâ bile o alana zorla giremez.


İşte ayetin büyük dersi budur:


İnsan sorumluluğunu yerine getirir fakat kendisini Tanrı yerine koymaz.


Yol gösterir ama zorla yürütmez.


Uyarır ama zorla kabul ettirmez.


Sever ama başkasının yerine karar vermez.


Ve kendi gücünün bittiği yerde Allah’a yönelir.


Bu, vazgeçmek değildir.


Bu, insanın kendi sınırını bilmesidir.


Çünkü bazen gerçek bilgelik:


“Ben neyi değiştirebilirim?”


sorusunun yanında,


“Neyi değiştiremiyorum?”


sorusuna da dürüstçe cevap verebilmektir.


“Mâide Suresi 25. ayet, Hz. Mûsâ’nın ağzından insan iradesinin sınırını gösterir: Bir başkasına yol gösterebilirsin ama onun yerine yürüyemezsin. İnsan elinden geleni yaptıktan sonra başkasının seçimini kendi omuzlarında taşımayı bırakmalı ve hükmü Allah’a bırakmalıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt