🧬 John Searle'ün Biyolojik Natüralizm Görüşü Nedir ❓ Bilinç, Beyin, Zihin Ve Materyalizm Arasındaki Denge Nasıl Kurulur ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,679
2,724,437
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🧬 John Searle'ün Biyolojik Natüralizm Görüşü Nedir ❓ Bilinç, Beyin, Zihin Ve Materyalizm Arasındaki Denge Nasıl Kurulur ❓


"Bilinç, doğanın dışında duran bir mucize değil; doğanın içinde doğan, fakat içeriden yaşandığı için hâlâ insan düşüncesini derin bir hayrete çağıran en büyük sırdır."
– Ersan Karavelioğlu

John Searle'ün biyolojik natüralizm görüşü, bilinç ve zihin felsefesinde hem düalizme hem de indirgemeci materyalizme karşı geliştirilen önemli bir yaklaşımdır. Searle'e göre bilinç, bedenden bağımsız ruhsal bir töz değildir; fakat yalnızca davranışa, bilgisayar programına, sembol işlemeye veya dışarıdan gözlemlenen fiziksel süreçlere indirgenebilecek kadar basit de değildir.


Searle'ün temel iddiası şudur:


Bilinç, beynin biyolojik süreçlerinden doğan gerçek, öznel ve nedensel bir olgudur.


Bu görüşe göre insan zihni doğanın dışında değildir. Bilinç, fiziksel evrenin içinde, biyolojik organizmalarda ve özellikle beyinde ortaya çıkar. Fakat bilinç ortaya çıktığında, onu diğer fiziksel olgulardan ayıran özel bir yön taşır: birinci şahıs öznel deneyim.


Yani bir insan acı hissettiğinde, kırmızıyı gördüğünde, müzikten etkilendiğinde, korktuğunda, sevdiğinde veya kendi varlığını düşündüğünde, yalnızca dışarıdan ölçülebilen beyin faaliyetleri yoktur; aynı zamanda içeriden yaşanan bir deneyim vardır.


İşte biyolojik natüralizmin asıl amacı, bu iki gerçeği birlikte korumaktır:


Bilinç biyolojiktir.
Bilinç özneldir.
Bilinç gerçektir.
Bilinç doğaüstü değildir.
Bilinç basitçe yok sayılamaz veya indirgenemez.



1️⃣ Biyolojik Natüralizm Nedir ❓


Biyolojik natüralizm, John Searle'ün bilinç ve zihin konusundaki temel felsefi görüşüdür. Bu görüş, bilincin beynin biyolojik faaliyetlerinden ortaya çıktığını savunur.


Biyolojik natüralizme göre:


Bilinç doğanın içindedir.
Bilinç beyin süreçlerinden doğar.
Bilinç gerçek bir olgudur.
Bilinç öznel deneyim taşır.
Bilinç bilgisayar programına indirgenemez.
Bilinç bedenden bağımsız ayrı bir ruhsal töz değildir.



Bu yaklaşım, bilinci ne doğaüstü bir sır olarak evrenin dışına atar ne de onun öznel varlığını önemsizleştirir. Searle'e göre bilinç, tıpkı sindirim, büyüme veya fotosentez gibi biyolojik dünyanın içinde ortaya çıkan bir olgudur. Fakat bilinç, bu örneklerden farklı olarak içeriden yaşanır.


Bir ağrı yalnızca sinir sisteminde oluşan bir süreç değildir. Aynı zamanda hissedilen bir şeydir.


Bu nedenle Searle için bilinç, biyolojik olduğu kadar felsefi olarak da özel bir konumdadır.


2️⃣ Searle Neden Bu Görüşe İhtiyaç Duyar ❓


Searle, zihin felsefesinde iki büyük yaklaşımı yetersiz bulur: düalizm ve indirgemeci materyalizm.


Düalizm, zihin ile bedeni tamamen ayrı iki varlık türü gibi düşünür. Buna göre bilinç, fiziksel bedenden bağımsız bir ruhsal töz olabilir. Searle buna karşı çıkar çünkü bilinç beyinle çok güçlü biçimde bağlantılıdır.


İndirgemeci materyalizm ise bilinci çoğu zaman yalnızca beyin süreçlerine, davranışlara veya bilgi işlemeye indirger. Searle buna da karşı çıkar çünkü bu yaklaşım bilincin öznel deneyim yönünü ihmal eder.


Searle bu iki uç arasında üçüncü bir yol açmak ister.


Bu üçüncü yol şudur:


Bilinç doğaldır ama yok sayılamaz.
Bilinç biyolojiktir ama yalnızca dış gözleme indirgenemez.
Bilinç beyinden doğar ama bilgisayar programıyla aynı şey değildir.



Biyolojik natüralizm bu yüzden bir denge arayışıdır.


Searle'ün derdi, bilinci bilim dışı mistik bir alana taşımadan ama onun içsel gerçekliğini de ezmeden açıklamaktır.


3️⃣ Biyolojik Natüralizm Düalizme Nasıl Karşı Çıkar ❓


Düalizm, zihin ve bedenin iki ayrı töz olduğunu savunan görüştür. Bu anlayışta beden fiziksel, zihin veya ruh ise fiziksel olmayan ayrı bir gerçeklik olarak yorumlanır.


Searle, bu görüşe karşı çıkar. Çünkü ona göre bilinç, doğaüstü veya bedenden bağımsız değildir. Bilinç, beynin biyolojik faaliyetlerinden kaynaklanır.


Düalizme karşı Searle'ün temel düşünceleri şunlardır:


Bilinç beyinle doğrudan ilişkilidir.
Beyin hasarı zihinsel hayatı değiştirir.
İlaçlar, hormonlar, uyku, anestezi ve hastalıklar bilinci etkiler.
Zihni açıklamak için bedenden bağımsız ayrı bir töz varsaymak gerekmez.
Bilinç doğanın dışında değil, doğanın içinde anlaşılmalıdır.



Searle için bilinç gizemli olabilir; fakat bu onun doğaüstü olduğunu göstermez. İnsan bilinci, biyolojik evrimin ve beyin yapısının bir sonucudur.


Bu yüzden biyolojik natüralizm, düalizme karşı şunu söyler:


Zihin bedenden kopuk değildir; bilinç beynin biyolojik yaşamından doğar.


4️⃣ Biyolojik Natüralizm İndirgemeci Materyalizme Nasıl Karşı Çıkar ❓


Searle'ün karşı çıktığı diğer uç indirgemeci materyalizmdir. Bu yaklaşım, bilinci çoğu zaman yalnızca fiziksel süreçlere, davranışlara, hesaplamaya veya sinirsel faaliyetlere indirgemeye çalışır.


Searle'e göre bu eksiktir. Çünkü bilinç yalnızca dışarıdan gözlemlenen bir olay değildir. Bilinç, onu yaşayan özne açısından içeriden deneyimlenen bir gerçekliktir.


Örneğin:


Acıyı dışarıdan sinirsel uyarım olarak inceleyebiliriz.
Ama acının nasıl hissettirdiğini yalnızca onu yaşayan kişi bilir.



Bir beyin taraması, kişinin korku yaşadığını gösterebilir. Fakat korkunun içeriden nasıl bir şey olduğunu tamamen dış görüntüye indirgeyemez.


Bu yüzden Searle şunu savunur:


Bilinç fiziksel dünyaya bağlıdır; fakat bilinçli deneyimin öznel varlık biçimi vardır.


İndirgemeci materyalizm, bilinci açıklarken çoğu zaman onu ortadan kaldırır gibi davranır. Searle buna itiraz eder.


Ona göre doğru açıklama, bilinci yok saymadan doğa içinde konumlandırmalıdır.


5️⃣ Searle'e Göre Bilinç Gerçek Midir ❓


Evet. Searle'e göre bilinç son derece gerçektir. Hatta bilinç, insanın doğrudan bildiği en kesin gerçeklerden biridir.


Bir insan acı çektiğinde, bu acı onun için doğrudan yaşanan bir gerçekliktir. Acının gerçek olduğunu ispatlamak için dış dünyadan onay beklemez. Çünkü acı zaten bilinçli deneyimde verilidir.


Searle'ün bu noktadaki yaklaşımı çok güçlüdür:


Bilinç bir yanılsama olamaz; çünkü yanılsama bile bilinç gerektirir.


Eğer biri "bilinç yoktur" derse, bu iddiayı kurmak için bilinçli düşünceye ihtiyaç duyar. Bu nedenle bilinci tamamen inkâr etmek kendi kendini zayıflatan bir tavırdır.


Searle'e göre bilinç:


Gerçek bir olgudur.
Açıklanmalıdır.
Yok sayılamaz.
Davranışa indirgenemez.
Beyinle ilişkilidir ama yalnızca dış gözlem değildir.



Bu yüzden biyolojik natüralizm, bilincin gerçekliğini güçlü biçimde savunur.


6️⃣ Bilinç Beyinden Nasıl Doğar ❓


Searle'e göre bilinç, beynin biyolojik süreçlerinden doğar. Beyindeki nöronlar, sinaptik bağlantılar, elektriksel etkinlikler ve kimyasal süreçler bilinçli deneyimlerin temelidir.


Fakat Searle burada dikkatli bir ayrım yapar:


Bilinç beyinden kaynaklanır.
Bilinç beyinden bağımsız değildir.
Ama bilinç, yalnızca beyindeki süreçlerin dış tanımı değildir.



Beyin süreçleri bilinç üretir; fakat bilinç ortaya çıktığında öznel deneyim olarak yaşanır.


Bunu şöyle düşünebiliriz:


Beyin, bilincin nedensel temelidir.
Bilinç, beynin üst düzey biyolojik özelliğidir.



Searle'e göre bu durum doğada tuhaf değildir. Bir sistemin alt düzey fiziksel süreçleri, üst düzey özellikler doğurabilir.


Örneğin su molekülleri belirli biçimde düzenlendiğinde sıvılık ortaya çıkar. Tek tek moleküller "sıvı" değildir; fakat sistem düzeyinde sıvılık vardır.


Benzer şekilde bilinç de beynin karmaşık biyolojik organizasyonundan doğan üst düzey bir özelliktir.


7️⃣ Üst Düzey Özellik Ne Demektir ❓


Searle'ün bilinç anlayışında üst düzey özellik kavramı önemlidir. Bir sistemde alt düzey parçaların etkileşiminden yeni bir özellik ortaya çıkabilir.


Örneğin:


Su moleküllerinin düzeninden sıvılık doğar.
Sindirim sistemi organlarının işleyişinden sindirim doğar.
Beyindeki biyolojik süreçlerden bilinç doğar.



Bu özellikler alt düzey süreçlere bağlıdır; fakat doğrudan tek bir parçaya indirgenemez.


Bilinç de böyledir. Tek bir nöron bilinçli değildir. Fakat beyin belirli bir karmaşıklıkta çalıştığında bilinç ortaya çıkar.


Bu açıdan Searle, bilinci doğaüstü bir şey olarak görmez. Ama onu tek tek fiziksel parçaların basit toplamı olarak da düşünmez.


Bilinç, biyolojik sistemin üst düzey ama gerçek bir özelliğidir.


Bu görüş, Searle'ün hem bilimsel hem de felsefi denge kurma çabasını gösterir.


8️⃣ Öznel Deneyim Biyolojik Natüralizmde Neden Merkezîdir ❓


Biyolojik natüralizmin en önemli noktası öznel deneyimdir. Çünkü bilinç dediğimiz şey, yalnızca dışarıdan gözlenebilen bir davranış değil, içeriden yaşanan bir deneyimdir.


Öznel deneyime örnekler:


Acı hissetmek
Kırmızıyı görmek
Bir melodiden etkilenmek
Korku yaşamak
Aşk hissetmek
Bir hatırayla sarsılmak
Kendi varlığını fark etmek



Bu deneyimler, onları yaşayan özne açısından vardır. Dışarıdan incelenebilirler; fakat tamamen dış gözleme indirgenemezler.


Searle'e göre bilinçli deneyimin bu öznel karakteri, onu özel kılar.


Bilim nesnel açıklamalar üretir. Fakat açıklanan şeyin kendisi bazen öznel bir varlık biçimine sahip olabilir. Bilinç tam olarak böyledir.


Bu yüzden Searle'ün görüşünde öznel deneyim bir hata, yanılsama veya ikincil ayrıntı değildir.


Bilinç probleminin tam merkezidir.


9️⃣ Birinci Şahıs Ontolojisi Ne Anlama Gelir ❓


Searle, bilincin birinci şahıs ontolojisine sahip olduğunu söyler. Bu ifade, bilinçli deneyimin varlık biçiminin onu yaşayan özneye bağlı olduğunu anlatır.


Bir ağrı, onu yaşayan kişi için vardır. Dışarıdan bir doktor o ağrının sinirsel temelini inceleyebilir. Fakat ağrının kendisi, birinci şahıs deneyimidir.


Birinci şahıs ontolojisi şu demektir:


Bilinçli durumlar, onları yaşayan özne açısından var olur.


Bu, bilincin bilimsel olarak incelenemeyeceği anlamına gelmez. Bilinç elbette beyin bilimi, psikoloji ve nöroloji tarafından incelenebilir.


Fakat Searle'e göre bilinci incelerken onun varlık biçimini unutmamak gerekir.


Bilinç:


Nesnel yöntemlerle araştırılabilir.
Ama öznel deneyim olarak var olur.



Bu ayrım, Searle'ün indirgemeci materyalizme karşı en önemli hamlelerinden biridir.


1️⃣0️⃣ Bilinç Nesnel Bilimle İncelenebilir Mi ❓


Searle'e göre bilinç nesnel bilimle incelenebilir; fakat bu bilim, bilincin öznel doğasını inkâr etmemelidir.


Beyin görüntüleme, nörofizyoloji, psikoloji, bilişsel bilim ve tıp, bilinç hakkında çok değerli bilgiler sunar. Örneğin:


Hangi beyin bölgeleri hangi deneyimlerle ilişkilidir ❓
Anestezi bilinci nasıl kapatır ❓
Uyku ve rüya bilinç durumlarını nasıl değiştirir ❓
Beyin hasarı kişiliği nasıl etkiler ❓
Algı ve hafıza hangi sinirsel süreçlere dayanır ❓



Bunlar bilimsel olarak araştırılabilir.


Fakat Searle'e göre nesnel bilim şu hataya düşmemelidir:


Öznel deneyimi açıklamak yerine onu yok saymak.


Bilinci araştıran bilim, bilincin içeriden yaşanan bir şey olduğunu hesaba katmalıdır.


Bu yüzden biyolojik natüralizm, bilime karşı değildir. Tam tersine, bilinç biliminin doğru temele oturmasını ister.


1️⃣1️⃣ Biyolojik Natüralizm Ve Çin Odası Argümanı Arasındaki Bağ Nedir ❓


Searle'ün biyolojik natüralizm görüşü ile Çin Odası Argümanı arasında güçlü bir bağ vardır. Çin Odası Argümanı, bilgisayarların sembol işlemesinin gerçek anlama ve bilinç için yeterli olmadığını savunur.


Biyolojik natüralizm ise bilincin, yalnızca biçimsel programdan değil, beynin gerçek biyolojik nedensel güçlerinden doğduğunu savunur.


Bu iki görüş birlikte şunu söyler:


Bilgisayar programı sembolleri işleyebilir.
Fakat sembol işleme bilinçli anlama üretmek için yeterli değildir.
Gerçek bilinç, biyolojik beyin süreçlerinden doğar.



Çin Odası, güçlü yapay zekâya karşı bir eleştiridir. Biyolojik natüralizm ise bu eleştirinin arkasındaki bilinç teorisini verir.


Searle'e göre bilgisayar bir dili kullanıyor gibi görünebilir; fakat bu, onun bilinçli anlam yaşadığı anlamına gelmez.


Çünkü anlam, yalnızca sembollerin düzeninden değil; bilinçli zihnin dünyayla kurduğu yönelmiş ilişkiden doğar.


1️⃣2️⃣ Searle'e Göre Bilgisayarlar Bilinçli Olabilir Mi ❓


Searle'e göre sırf doğru programı çalıştırmak bilgisayarı bilinçli yapmaz. Bir bilgisayar ne kadar karmaşık sembol işlemesi yaparsa yapsın, bu işlem tek başına bilinçli deneyim anlamına gelmez.


Searle burada özellikle şunu vurgular:


Program çalıştırmak, bilinçli olmak değildir.


Bir bilgisayar:


Cevap verebilir.
Dil üretebilir.
Hesap yapabilir.
İnsan davranışını taklit edebilir.
Karmaşık örüntüleri işleyebilir.



Fakat bunlar, onun içeriden bir deneyim yaşadığını kanıtlamaz.


Searle'e göre bilinç için beynin biyolojik nedensel güçleri önemlidir. Yani bilinç, yalnızca soyut yazılımdan değil, gerçek biyolojik sistemden doğar.


Bu noktada Searle yapay zekânın pratik değerini reddetmez. Onun itirazı, yapay zekânın gerçekten anladığı veya bilinçli olduğu iddiasınadır.


1️⃣3️⃣ Beyin Simülasyonu Bilinçle Aynı Şey Midir ❓


Searle'e göre beyin simülasyonu bilinçle aynı şey değildir. Bir şeyi simüle etmek, o şeyi gerçekten üretmek anlamına gelmez.


Örneğin:


Bilgisayarda yağmur simülasyonu yapılabilir; ama bilgisayarın içinde gerçek su oluşmaz.
Yangın simüle edilebilir; ama gerçek sıcaklık ortaya çıkmaz.
Sindirim simüle edilebilir; ama gerçek besin sindirilmez.



Benzer biçimde, beyin süreçlerinin bilgisayar ortamında simüle edilmesi de otomatik olarak bilinç üretmez.


Searle'ün temel düşüncesi şudur:


Simülasyon, gerçek nedensel süreçle aynı şey değildir.


Beyin yalnızca soyut bilgi işleyen bir yapı değildir. Gerçek biyolojik, kimyasal ve elektriksel süreçlere sahip canlı bir organdır.


Bilinç de bu gerçek biyolojik süreçlerden doğar.


Bu nedenle Searle, yapay beyin simülasyonlarının bilinç üretip üretmeyeceği konusunda çok şüphecidir.


1️⃣4️⃣ Biyolojik Natüralizm Materyalizm Midir ❓


Biyolojik natüralizm, materyalizme yakın bir görüştür; fakat klasik indirgemeci materyalizmle aynı değildir.


Materyalizm genel olarak gerçekliğin fiziksel veya maddi süreçlerle açıklanabileceğini savunur. Searle de bilinci doğaüstü bir ruhla açıklamaz. Bu açıdan natüralisttir.


Fakat Searle, bilinci yalnızca fiziksel açıklamaya indirgemek isteyen materyalizme karşı çıkar. Çünkü ona göre bilinç öznel bir deneyimdir ve bu öznel yön açıklamada merkezi olmalıdır.


Bu yüzden Searle'ün konumu şöyle özetlenebilir:


Doğaüstü değildir.
Biyolojik temellidir.
Fiziksel dünyaya bağlıdır.
Ama indirgemeci değildir.
Öznel deneyimi gerçek kabul eder.



Bu yönüyle biyolojik natüralizm, materyalizmin inceltilmiş ve bilinç problemine daha duyarlı bir biçimi gibi görülebilir.


Searle, maddenin önemini kabul eder; fakat bilinci "sadece madde" diyerek basitleştirmez.


1️⃣5️⃣ Biyolojik Natüralizm Zihin-Beden Problemini Nasıl Çözer ❓


Zihin-beden problemi, zihinsel olayların fiziksel bedenle nasıl ilişkili olduğu sorusudur. Searle, bu problemi yanlış ikiliklerden kurtarmaya çalışır.


Ona göre zihin ve beden iki ayrı töz değildir. Bilinç, bedenin ve özellikle beynin biyolojik faaliyetlerinden doğar.


Fakat bilinç, ortaya çıktığında öznel bir gerçeklik taşır.


Searle'ün çözümü şu şekildedir:


Beyin alt düzey biyolojik süreçleri sağlar.
Bu süreçlerden üst düzey bilinç ortaya çıkar.
Bilinç beyinden bağımsız değildir.
Bilinç gerçek bir öznel deneyim alanıdır.



Bu çözüm, düalizmi reddeder çünkü ayrı bir ruhsal töz varsaymaz. Aynı zamanda indirgemeciliği de reddeder çünkü bilinci yalnızca davranış veya fiziksel tanıma indirgemez.


Searle böylece zihin-beden problemini doğa içinde çözmeye çalışır.


Onun cevabı şudur:


Zihin bedenin dışında değildir; zihin, bedenin biyolojik karmaşıklığından doğan bilinçli yaşamdır.


1️⃣6️⃣ Biyolojik Natüralizmin Güçlü Yanları Nelerdir ❓


Biyolojik natüralizmin en güçlü yanı, bilinci hem gerçek hem doğal hem de öznel olarak birlikte düşünebilmesidir.


Bu görüşün güçlü yanları şunlardır:


Bilinci yok saymaz.
Beynin merkezi rolünü kabul eder.
Doğaüstü açıklamalara başvurmaz.
Öznel deneyimi ciddiye alır.
Yapay zekâ ile bilinç arasındaki farkı açık tutar.
Zihin-beden problemini daha dengeli ele alır.
İndirgemeci materyalizmin eksiklerini gösterir.



Searle'ün yaklaşımı özellikle şu bakımdan önemlidir:


Bilinci açıklamak için onu inkâr etmek gerekmediğini gösterir.


Bazı teoriler, bilinci çözmek isterken onu yok sayar gibi davranır. Searle ise bilinçli deneyimi başlangıç noktası olarak kabul eder.


Bu, felsefi açıdan çok güçlü bir tavırdır.


Çünkü bilinç, insanın dünyayla kurduğu bütün anlamlı ilişkinin merkezindedir.


1️⃣7️⃣ Biyolojik Natüralizmin Zayıf Yanları Ve Eleştirileri Nelerdir ❓


Biyolojik natüralizm güçlü bir görüş olsa da eleştirilmiştir. Bazı düşünürler, Searle'ün bilinç beyinden doğar demesinin yeterli olmadığını savunur.


Başlıca eleştiriler şunlardır:


Bilinç beyinden doğar demek, nasıl doğduğunu tam açıklamaz.
Öznel deneyim ile fiziksel süreç arasındaki geçiş hâlâ belirsizdir.
Biyolojik beyne fazla ayrıcalık tanıyor olabilir.
Yapay sistemlerin bilinç geliştirme ihtimalini fazla dar yorumlayabilir.
Düalizmi reddetse de öznel-nesnel ayrımını çok keskin tutabilir.
Bilinç problemini çözmekten çok doğru konumlandırıyor olabilir.



Bu eleştiriler önemlidir. Çünkü bilinç problemi hâlâ tam çözülmüş değildir.


Searle'ün yaklaşımı en azından şunu başarır:


Yanlış açıklamaları temizler, bilinci ciddiye alır ve onu doğa içinde düşünür.


Fakat bilincin tam olarak nasıl ortaya çıktığı sorusu, felsefe ve bilim için hâlâ derin bir araştırma alanıdır.


1️⃣8️⃣ Biyolojik Natüralizm Bugünkü Yapay Zekâ Çağında Neden Önemlidir ❓


Biyolojik natüralizm bugün özellikle yapay zekâ çağında çok önemlidir. Çünkü makineler artık dil kullanabiliyor, metin yazabiliyor, görseller üretebiliyor, insan gibi cevap verebiliyor ve karmaşık görevleri yerine getirebiliyor.


Bu durum şu soruyu daha da önemli hale getiriyor:


Bir sistem insan gibi konuşuyorsa, gerçekten bilinçli midir ❓


Searle'ün biyolojik natüralizmi bize dikkatli olmayı öğretir.


Modern yapay zekâ:


Dil üretebilir.
Sembolleri işleyebilir.
Bağlama uygun cevap verebilir.
İnsan davranışını taklit edebilir.



Fakat Searle'e göre bütün bunlar bilinç için yeterli olmayabilir. Çünkü bilinç yalnızca çıktı üretmek değil, içeriden bir şey yaşamaktır.


Bu yüzden biyolojik natüralizm, yapay zekâ tartışmalarında şu ayrımı canlı tutar:


Zeki davranış başka, bilinçli deneyim başkadır.
Anlamlı çıktı başka, anlamı yaşamak başkadır.
Simülasyon başka, gerçek bilinç başka olabilir.



Bu ayrım günümüz için son derece değerlidir.


1️⃣9️⃣ Son Söz: Biyolojik Natüralizm Bize Ne Anlatır ❓ Bilincin Doğal Ama İndirgenemez Derinliği​


John Searle'ün biyolojik natüralizm görüşü, bilinç meselesinde dengeli ama güçlü bir felsefi çizgi sunar. Bu görüş, bilinci doğaüstü bir varlık olarak görmez; fakat onu basit bir mekanik işlem, davranış örüntüsü veya bilgisayar programı olarak da küçültmez.


Biyolojik natüralizm bize şunu söyler:


Bilinç gerçektir.
Bilinç biyolojiktir.
Bilinç beyinden doğar.
Bilinç özneldir.
Bilinç doğaüstü değildir.
Bilinç indirgenemez bir deneyim boyutu taşır.



Searle'ün felsefesi, insan zihnini anlamak için hem bilime hem de öznel deneyime dikkat etmemiz gerektiğini gösterir. Beyni anlamadan bilinci anlayamayız; fakat bilinci yalnızca beyin haritasına indirgersek, onun içeriden yaşanan gerçekliğini kaçırırız.


Bu yüzden Searle'ün biyolojik natüralizmi, zihin felsefesinin en hassas dengesini kurmaya çalışır:


Madde ile anlam arasında, beyin ile deneyim arasında, bilim ile iç dünya arasında, doğa ile bilinç arasında bir köprü.


Belki de Searle'ün bize bıraktığı en büyük ders budur:


İnsan bilinci, doğanın içindedir; fakat doğanın kendisini içeriden fark ettiği en derin pencere olabilir.


"Bilinç, beynin biyolojik dokusunda doğar; fakat insan onu yaşadığında, madde kendi sessizliğinden uyanıp anlamın aynasına bakar."
– Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt