🏛️ John Searle'e Göre Toplumsal Gerçeklik Nedir ❓ Para, Devlet, Evlilik, Kurumlar Ve Ortak Kabul Nasıl Gerçeklik Üretir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,679
2,724,437
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🏛️ John Searle'e Göre Toplumsal Gerçeklik Nedir ❓ Para, Devlet, Evlilik, Kurumlar Ve Ortak Kabul Nasıl Gerçeklik Üretir ❓


"İnsan yalnızca doğanın içinde yaşamaz; kelimelerle, kurallarla, kabullerle ve ortak inançlarla ikinci bir gerçeklik inşa eder."
– Ersan Karavelioğlu

John Searle'e göre toplumsal gerçeklik, insanların ortak kabulü, dilsel beyanları, kurumsal kuralları ve kolektif niyetliliği sayesinde ortaya çıkan gerçeklik alanıdır. Bu gerçeklik, fiziksel dünya gibi doğrudan doğa yasalarıyla var olmaz; fakat insan hayatında son derece güçlü ve gerçek sonuçlar doğurur.


Bir taş, bir dağ, bir ağaç, bir gezegen veya bir hücre, insan kabulüne ihtiyaç duymadan vardır. Fakat para, devlet, evlilik, mülkiyet, üniversite, mahkeme, diploma, vatandaşlık, başkanlık, pasaport, şirket ve hukuki statüler insan topluluklarının ortak kabulleriyle gerçeklik kazanır.


Searle'ün temel sorusu şudur:


Bazı şeyler yalnızca insanların ortak kabulüyle var oluyorsa, nasıl olur da bu kadar gerçek sonuçlar doğurur ❓


Bir kâğıt parçası fiziksel olarak yalnızca kâğıttır; fakat toplum onu para olarak kabul ettiğinde, o kâğıtla ev alınabilir, borç ödenebilir, maaş verilebilir, zenginlik ölçülebilir. Bir kişi biyolojik olarak yalnızca insandır; fakat belirli kurallar içinde hâkim, öğretmen, cumhurbaşkanı, öğrenci, , vatandaş veya mülk sahibi sayılabilir.


İşte Searle'ün toplumsal gerçeklik teorisi, bu büyüleyici dönüşümü açıklar:


İnsanlar, doğanın üstüne anlam, statü ve kurum katmanları ekleyerek sosyal dünyayı kurar.


1️⃣ John Searle'e Göre Toplumsal Gerçeklik Nedir ❓


Toplumsal gerçeklik, insanların ortak kabulü ve kurumsal kuralları sayesinde var olan gerçekliktir. Bu gerçeklik fiziksel dünyadan tamamen bağımsız değildir; çoğu zaman fiziksel nesnelere dayanır. Fakat anlamını yalnızca fiziksel özelliklerinden almaz.


Örneğin bir banknot düşünelim. Fiziksel olarak bakıldığında bu banknot:


Kâğıttır.
Mürekkep taşır.
Belirli bir boyutu vardır.
Belirli semboller içerir.



Fakat onu para yapan şey, kâğıt ve mürekkep değildir. Onu para yapan şey, toplumun ve kurumların ona ekonomik değer statüsü vermesidir.


Searle'e göre toplumsal gerçeklik şu unsurlarla oluşur:


Ortak kabul
Dilsel beyan
Kurumsal kurallar
Statü işlevleri
Kolektif niyetlilik
Toplumsal roller
Yetki ve tanınma



Bu nedenle toplumsal gerçeklik, hayalî anlamda sahte değildir. İnsan yapımıdır; fakat gerçek sonuçlar doğurur.


Bir para insan yapımıdır, ama açlığı, zenginliği, borcu, ticareti ve gücü gerçek biçimde etkiler.


2️⃣ Fiziksel Gerçeklik İle Toplumsal Gerçeklik Arasındaki Fark Nedir ❓


Searle'ün teorisini anlamak için fiziksel gerçeklik ile toplumsal gerçeklik arasındaki farkı görmek gerekir.


Fiziksel gerçeklik, insan düşüncesinden bağımsız olarak var olan gerçekliktir.


Örneğin:


Dağlar
Nehirler
Atomlar
Yerçekimi
Gezegenler
Canlı bedenleri
Kimyasal süreçler



Bunlar insanların ortak kabulüne ihtiyaç duymadan vardır.


Toplumsal gerçeklik ise insanların ortak kabulüyle var olan gerçekliktir.


Örneğin:


Para
Evlilik
Devlet
Hukuk
Mülkiyet
Vatandaşlık
Diploma
Rütbe
Başkanlık makamı



Bir dağ, kimse ona dağ demese de vardır. Fakat bir kâğıt parçası, toplum onu para olarak tanımazsa para olmaz. Bir bina, fiziksel olarak bina olabilir; fakat toplum onu üniversite, mahkeme veya parlamento olarak tanıdığı zaman özel bir kurumsal anlam kazanır.


Bu yüzden toplumsal gerçeklik, fiziksel gerçekliğin üstüne eklenen anlam, statü ve kural katmanıdır.


3️⃣ Searle'ün “X, C Bağlamında Y Sayılır” Formülü Ne Anlama Gelir ❓


Searle'ün toplumsal gerçeklik teorisinin en meşhur formülü şudur:


X, C bağlamında Y sayılır.


Bu formül, bir nesnenin, kişinin veya olayın belirli bir bağlamda özel bir toplumsal statü kazanmasını açıklar.


Örneğin:


Bu kâğıt, ekonomik sistem içinde para sayılır.
Bu kişi, seçim sistemi içinde başkan sayılır.
Bu belge, üniversite kurumu içinde diploma sayılır.
Bu toprak parçası, hukuk sistemi içinde özel mülk sayılır.
Bu tören, hukuk ve toplum bağlamında evlilik sayılır.



Burada üç unsur vardır:


X: Fiziksel nesne, kişi veya olay.
C: Kurumsal veya toplumsal bağlam.
Y: Kazanılan statü veya işlev.


Bu formül çok güçlüdür çünkü toplumsal dünyanın nasıl inşa edildiğini sade biçimde gösterir.


Bir şey, yalnızca fiziksel özellikleriyle değil; toplumun ona verdiği statü işleviyle başka bir şeye dönüşür.


Yani insan toplumu, nesnelere ve kişilere anlam yükleyerek yeni gerçeklik düzeyleri kurar.


4️⃣ Statü İşlevi Nedir ❓


Statü işlevi, bir nesnenin veya kişinin fiziksel gücünden değil, toplum tarafından ona verilen statüden dolayı belirli bir işlev görmesidir.


Örneğin bir taş kapıyı tutabilir; bu fiziksel bir işlevdir. Taşın ağırlığı vardır ve kapıyı fiziksel olarak engeller.


Fakat para, fiziksel gücüyle işlev görmez. Bir banknotun fiziksel olarak çok az gücü vardır. Ama toplum onu para olarak kabul ettiği için ekonomik işlev kazanır.


Statü işlevlerine örnekler:


Para, ödeme aracı işlevi görür.
Pasaport, sınır geçiş belgesi işlevi görür.
Diploma, eğitim yeterliliği statüsü verir.
Başkanlık makamı, yönetme yetkisi verir.
Evlilik belgesi, hukuki ve toplumsal eş statüsü verir.
Tapu, mülkiyet hakkı verir.



Bu işlevler fiziksel yapıdan değil, toplumsal kabulden doğar.


Searle'e göre insan toplumunu mümkün kılan en önemli şeylerden biri budur:


İnsanlar nesnelere ve kişilere, fiziksel doğalarının ötesinde statü işlevleri yükleyebilir.


5️⃣ Kolektif Niyetlilik Nedir ❓


Kolektif niyetlilik, insanların ortak bir “biz” bilinciyle birlikte hareket edebilme kapasitesidir. Searle'e göre toplumsal gerçekliğin temelinde bu bulunur.


Bireysel niyetlilikte kişi şöyle düşünür:


Ben istiyorum.
Ben inanıyorum.
Ben yapacağım.



Kolektif niyetlilikte ise şöyle bir yapı vardır:


Biz kabul ediyoruz.
Biz bunu para sayıyoruz.
Biz bu kişiyi yetkili görüyoruz.
Biz bu kurala göre hareket ediyoruz.
Biz bu belgeyi geçerli kabul ediyoruz.



Toplumsal gerçeklik, yalnız bireylerin kişisel düşüncesiyle kurulmaz. Ortak kabul gerekir.


Örneğin bir kişi kendi başına bir kâğıdı para ilan ederse, bu geçerli olmaz. Toplumun, devletin, ekonomi sisteminin ve kurumların bunu tanıması gerekir.


Bu yüzden kolektif niyetlilik şunu sağlar:


İnsanlar aynı şeyi aynı toplumsal anlam içinde kabul eder.


Bu ortak kabul olmadan para, hukuk, devlet, evlilik ve kurumlar çalışamaz.


6️⃣ Para Searle'e Göre Nasıl Gerçek Olur ❓


Para, Searle'ün toplumsal gerçeklik teorisini anlatmak için en güçlü örneklerden biridir. Çünkü para fiziksel olarak sıradan bir nesne olabilir; fakat toplum onu para olarak kabul ettiğinde muazzam bir güç kazanır.


Bir banknot fiziksel olarak:


Kâğıttır.
Mürekkeptir.
Semboldür.
Belirli bir tasarımdır.



Fakat toplumsal olarak:


Değer ölçüsüdür.
Ödeme aracıdır.
Borç kapatma aracıdır.
Ticaretin temelidir.
Servet göstergesidir.
Ekonomik güç aracıdır.



Para, yalnızca fiziksel özellikleriyle bu işleri yapamaz. Onu para yapan şey, toplumun ve kurumların ortak kabulüdür.


Searle açısından para şu formülle açıklanabilir:


Bu kâğıt, bu ekonomik ve hukuki sistem içinde para sayılır.


Bu çok derin bir gerçektir:


Para doğada hazır bulunmaz; insan toplumu tarafından kurulur. Fakat kurulduktan sonra insan hayatını son derece gerçek biçimde belirler.


7️⃣ Devlet Searle'e Göre Nasıl Bir Toplumsal Gerçekliktir ❓


Devlet, toplumsal gerçekliğin en güçlü örneklerinden biridir. Fiziksel olarak baktığımızda devlet dediğimiz şey tek bir nesne değildir. Devlet; insanlar, binalar, belgeler, yasalar, kurumlar, sınırlar, semboller, polis, mahkeme, ordu, parlamento ve vatandaşlık ilişkilerinden oluşan karmaşık bir yapıdır.


Searle açısından devlet, ortak kabul ve kurumsal kurallar sayesinde var olur.


Devletin gerçekliği şu unsurlara dayanır:


Egemenlik kabulü
Yasa yapma yetkisi
Vatandaşlık bağı
Resmî kurumlar
Sınırların tanınması
Meşru güç kullanımı
Toplumsal ve uluslararası tanınma



Bir kişi kendini kral, başkan veya devlet ilan edebilir. Fakat toplumsal ve kurumsal tanınma yoksa bu iddia gerçek statü kazanmaz.


Devletin gücü de tamamen fiziksel değildir. Devlet, kuralların ve ortak kabulün kurduğu devasa bir statü sistemidir.


Bu yüzden devlet, Searle'ün teorisinde şunu gösterir:


Toplumsal gerçeklik, ortak kabul sayesinde insan hayatında fiziksel güç kadar etkili olabilir.


8️⃣ Evlilik Searle'e Göre Nasıl Gerçeklik Kazanır ❓


Evlilik, Searle'ün toplumsal gerçeklik anlayışı açısından çok önemli bir örnektir. İki insan biyolojik ve duygusal olarak birbirini sevebilir; birlikte yaşayabilir; aile kurmak isteyebilir. Fakat evlilik, yalnızca özel duygu değildir. Aynı zamanda toplumsal ve hukuki bir statüdür.


Evlilik şu unsurlarla gerçeklik kazanır:


Tarafların kabulü
Toplumsal tanınma
Hukuki düzenleme
Resmî veya geleneksel tören
Aile ve toplum bağlamı
Hak ve sorumlulukların oluşması



Bir yetkili kişi uygun bağlamda “Sizi evli ilan ediyorum” dediğinde, bu söz yalnızca ses değildir. Gerçek bir toplumsal statü değişikliği meydana getirir.


Bu, Searle'ün söz edimleri teorisiyle de bağlantılıdır. Çünkü bazı sözler, uygun kurumlar içinde dünyayı değiştirir.


Evlilik örneği şunu gösterir:


Toplumsal gerçeklik, duygu, dil, kurum ve ortak kabulün birleşmesiyle oluşur.


İki insanın statüsü, tek bir beyanla toplumsal olarak değişebilir.


9️⃣ Mülkiyet Searle'e Göre Nasıl Açıklanır ❓


Mülkiyet, fiziksel sahiplikten farklı bir kurumsal gerçekliktir. Bir insan bir eşyayı elinde tutabilir; bu fiziksel kontrol olabilir. Fakat hukuki anlamda mülkiyet, toplumsal ve kurumsal kabul gerektirir.


Bir ev düşünelim. Fiziksel olarak ev:


Tuğla, beton, cam, kapı ve çatıdır.


Fakat hukuki olarak ev:


Bir kişinin malı olabilir.
Satılabilir.
Miras bırakılabilir.
Kiraya verilebilir.
İpotek edilebilir.
Hukuken korunabilir.



Bu farkı yaratan şey, fiziksel yapı değil, toplumsal ve hukuki statüdür.


Searle açısından mülkiyet şöyle açıklanabilir:


Bu nesne veya arazi, hukuk sistemi içinde şu kişiye ait sayılır.


Mülkiyetin gerçekliği toplumsaldır; ama sonuçları son derece somuttur. Bir kişi mülk sahibi olduğu için zenginleşebilir, borçlanabilir, dava açabilir veya korunma talep edebilir.


Bu yüzden mülkiyet, insan yapımı ama gerçek bir sosyal güçtür.


1️⃣0️⃣ Kurumlar Nasıl Gerçeklik Üretir ❓


Searle'e göre kurumlar, insanların ortak kabulüyle oluşan kurallar sistemidir. Kurumlar, belirli kişilere, nesnelere ve eylemlere özel statüler verir.


Kurumlara örnekler:


Üniversite
Mahkeme
Banka
Devlet
Şirket
Hastane
Parlamento
Okul
Aile kurumu
Dini kurumlar



Kurumlar insan hayatında gerçek sonuçlar üretir çünkü belirli kurallara göre statüler dağıtır.


Bir üniversite:


Öğrenci statüsü verir.
Dersleri tanımlar.
Sınav yapar.
Diploma verir.
Akademik yetki üretir.



Bir mahkeme:


Suçlu veya suçsuz ilan edebilir.
Hak ve sorumluluk belirleyebilir.
Ceza verebilir.
Mülkiyet anlaşmazlığını çözebilir.



Bu kurumların gücü, fiziksel yapılarından değil, toplumsal tanınmış kurallardan gelir.


Searle'e göre insan toplumu, kurumlar sayesinde doğanın üzerinde ikinci bir gerçeklik katmanı kurar.


1️⃣1️⃣ Dil Toplumsal Gerçekliği Nasıl Kurar ❓


Searle'ün teorisinde dil, toplumsal gerçekliğin kurulmasında merkezi öneme sahiptir. Çünkü statü işlevleri çoğu zaman dilsel beyanlarla tanınır, ilan edilir ve sürdürülür.


Dil olmadan karmaşık toplumsal kurumlar kurmak çok zordur.


Dil sayesinde insanlar:


Sözleşme yapar.
Para değerini ilan eder.
Kanun çıkarır.
Evlilik kurar.
Diploma verir.
Mahkeme kararı açıklar.
Yetki devreder.
Makam tanımlar.



Örneğin bir mahkeme kararında kullanılan cümleler, yalnızca bilgi vermez; hukuki gerçeklik üretir. Bir sözleşmede yazan ifadeler, taraflara hak ve yükümlülük verir.


Bu yüzden Searle'ün dil felsefesi ile toplumsal gerçeklik teorisi birbirine bağlıdır.


Dil, insan toplumunda gerçeklik kuran bir araçtır.


Kelimeler yalnızca düşünceyi ifade etmez; uygun koşullarda toplumsal dünyayı biçimlendirir.


1️⃣2️⃣ Toplumsal Gerçeklik Hayal Mi, Gerçek Mi ❓


Searle'e göre toplumsal gerçeklik hayal değildir. İnsan yapımıdır, fakat gerçek sonuçlar doğurduğu için gerçektir.


Bu ayrım çok önemlidir.


Para insan yapımıdır; ama hayal değildir.
Devlet insan yapımıdır; ama hayal değildir.
Evlilik insan yapımıdır; ama hayal değildir.
Hukuk insan yapımıdır; ama hayal değildir.


Bunlar doğada kendiliğinden bulunmaz; fakat insanlar onları ortak kabul ettiğinde gerçek bir güç kazanırlar.


Örneğin bir mahkeme kararı yalnızca yazılı bir metin gibi görünebilir. Fakat bu metin bir insanın özgürlüğünü, malını, statüsünü veya sorumluluğunu değiştirebilir.


Bu nedenle toplumsal gerçeklik şu şekilde anlaşılmalıdır:


Öznel inançlardan doğar; fakat nesnel toplumsal sonuçlar üretir.


Yani bir kişi paraya inanmasa bile, içinde yaşadığı ekonomik sistem paranın etkisinden kaçmasına izin vermez.


Bu yüzden toplumsal gerçeklik, insan yapımı olmasına rağmen son derece güçlüdür.


1️⃣3️⃣ Toplumsal Gerçeklik Nasıl Sürdürülebilir ❓


Toplumsal gerçeklik yalnızca bir kez kabul edilerek sonsuza kadar işlemez. Sürekli tanınması, uygulanması ve yeniden üretilmesi gerekir.


Bir kurumun devam edebilmesi için insanlar onun kurallarını kabul etmeli ve uygulamalıdır.


Toplumsal gerçekliği sürdüren unsurlar şunlardır:


Eğitim
Hukuk
Dil
Gelenek
Alışkanlık
Resmî belgeler
Toplumsal ritüeller
Kurumların tekrarı
Ortak inançların aktarımı



Örneğin para sistemi, insanlar paraya güvenmeye devam ettiği sürece işler. Hukuk sistemi, insanlar mahkeme kararlarını tanıdığı sürece güçlü kalır. Evlilik kurumu, toplum ve hukuk onu tanımaya devam ettiği sürece statü üretir.


Bu yüzden toplumsal gerçeklik kırılgandır.


Ortak kabul çözülürse, kurumların gerçekliği de zayıflar.


Bir para birimine güven biterse, o para değer kaybeder. Bir devlete meşruiyet inancı biterse, devlet krize girer. Bir hukuk sistemine güven kaybolursa, toplumsal düzen sarsılır.


1️⃣4️⃣ Searle'e Göre Toplumsal Kuralların Önemi Nedir ❓


Toplumsal gerçeklik kurallarla işler. Searle özellikle kurucu kurallar ile düzenleyici kurallar arasındaki farkı önemser.


Düzenleyici kurallar, zaten var olan bir davranışı düzenler.


Örneğin:


Trafikte sağdan git.
Sırada bekle.
Gürültü yapma.



Bu kurallar, zaten var olan davranışları düzenler.


Kurucu kurallar ise bir etkinliği mümkün kılar. O kurallar olmadan o etkinlik var olmaz.


Örneğin satranç kuralları olmadan satranç oyunu olmaz. Futbol kuralları olmadan futbol olmaz. Hukuk kuralları olmadan mahkeme statüsü olmaz.


Toplumsal kurumlar büyük ölçüde kurucu kurallarla oluşur.


Para, mülkiyet, evlilik, diploma, vatandaşlık ve makam gibi şeyler, kurucu kurallar sayesinde var olur.


Searle'ün büyük katkısı burada belirir:


Toplumsal gerçeklik, kurallarla yaratılan anlamlı statüler dünyasıdır.


1️⃣5️⃣ Toplumsal Gerçeklik Ve Güç Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Toplumsal gerçeklik yalnızca anlam üretmez; aynı zamanda güç üretir. Bir kişiye verilen statü, onun yapabileceklerini değiştirir.


Örneğin:


Hâkim karar verebilir.
Polis müdahale edebilir.
Başkan yasa onaylayabilir.
Öğretmen not verebilir.
Doktor rapor yazabilir.
Banka kredi verebilir.
Vatandaş oy kullanabilir.



Bu güçler kişinin fiziksel özelliklerinden değil, toplumsal statüsünden gelir.


Bir hâkim biyolojik olarak başka insanlardan farklı bir tür değildir. Fakat hukuk sistemi içinde hâkim statüsüne sahip olduğu için kararları özel sonuçlar doğurur.


Bu yüzden Searle'ün teorisi, toplumsal gücün nasıl kurulduğunu anlamak için çok önemlidir.


Statü, yetki üretir. Yetki, toplumsal sonuç üretir.


Toplumsal gerçeklik, insan hayatının iktidar ilişkilerini de biçimlendirir.


1️⃣6️⃣ Searle'ün Toplumsal Gerçeklik Teorisi Neden Felsefede Önemlidir ❓


Searle'ün toplumsal gerçeklik teorisi önemlidir çünkü insanların kurduğu dünyanın nasıl gerçek olduğunu açıklar. Felsefe uzun süre fiziksel varlıklar, zihin ve dil üzerine düşünmüştür. Searle ise toplumun kurumsal yapısını ontolojik olarak analiz eder.


Bu teori şu sorulara cevap arar:


Para nasıl gerçek olur ❓
Devlet nasıl var olur ❓
Bir kişi nasıl başkan sayılır ❓
Bir belge nasıl diploma olur ❓
Bir söz nasıl evlilik kurar ❓
Bir kurum nasıl yetki üretir ❓



Bu sorular sadece sosyolojik değil, ontolojiktir. Yani varlıkla ilgilidir.


Searle bize şunu gösterir:


İnsan dünyasında gerçeklik yalnızca fiziksel nesnelerden oluşmaz; anlam ve statü de gerçeklik üretir.


Bu, modern toplumu anlamak için çok güçlü bir felsefi çerçevedir.


1️⃣7️⃣ Searle'ün Teorisine Yöneltilen Eleştiriler Nelerdir ❓


Searle'ün toplumsal gerçeklik teorisi çok etkili olsa da eleştiriler almıştır. Bazı düşünürler onun ortak kabul ve dilsel yapı vurgusunun, güç, çatışma, tarih ve ideoloji boyutlarını yeterince açıklamadığını savunur.


Başlıca eleştiriler şunlardır:


Toplumsal gerçeklik yalnızca ortak kabulden ibaret değildir; güç ilişkileri de belirleyicidir.
Bazı insanlar kurumları kabul etmese bile zorla o kurumların içinde yaşamak zorunda kalabilir.
Sınıf, iktidar, ideoloji ve tarihsel mücadele yeterince merkeze alınmaz.
Toplumsal kurumlar bazen rızadan çok baskıyla sürdürülür.
Dil önemli olsa da ekonomik ve politik güç de toplumsal gerçekliği şekillendirir.



Bu eleştiriler önemlidir. Çünkü para, devlet veya hukuk yalnızca ortak kabulle değil, aynı zamanda güç ilişkileriyle de işler.


Yine de Searle'ün katkısı çok değerlidir. O, toplumsal kurumların varlık mantığını açık ve güçlü biçimde göstermiştir.


Daha dengeli bir yorum şöyle olabilir:


Searle toplumsal gerçekliğin nasıl kurulduğunu açıklar; fakat onun nasıl çatışmalı, adaletsiz veya baskıcı hâle gelebildiğini anlamak için başka teorilerle birlikte düşünülmelidir.


1️⃣8️⃣ Searle'ün Toplumsal Gerçeklik Anlayışı Bugün Neden Günceldir ❓


Searle'ün toplumsal gerçeklik teorisi bugün çok günceldir çünkü modern dünya giderek daha fazla kurumsal, dijital ve sembolik gerçekliklerle yaşamaktadır.


Bugün şu alanlarda Searle'ün teorisi çok işe yarar:


Dijital para
Kripto varlıklar
Dijital kimlikler
Online sözleşmeler
Sosyal medya statüleri
Sanal topluluklar
Uluslararası hukuk
Marka değeri
Kurumsal unvanlar
Yapay zekâ tarafından üretilen beyanlar



Örneğin dijital para fiziksel banknot gibi elde tutulmaz. Fakat toplumsal ve kurumsal kabul içinde değer kazanır. Sosyal medya hesapları fiziksel varlık değildir; fakat itibar, etki ve ekonomik sonuç üretir. Dijital imzalar, fiziksel kalemle atılmış imza gibi hukuki sonuç doğurabilir.


Bu durum Searle'ün teorisini daha da önemli hâle getirir.


Çünkü modern insan artık yalnızca fiziksel dünyada değil, kurumsal ve dijital statülerin çoğaldığı bir toplumsal gerçeklik içinde yaşamaktadır.


1️⃣9️⃣ Son Söz: Toplumsal Gerçeklik Bize Ne Anlatır ❓ İnsanlığın Ortak Kabulden Kurduğu Görünmez Dünya​


John Searle'e göre toplumsal gerçeklik, insanlığın ortak kabul, dil, kural ve kurumlar aracılığıyla kurduğu ikinci gerçeklik alanıdır. Bu alan doğada hazır bulunmaz; fakat insan hayatını doğadaki pek çok fiziksel güç kadar etkili biçimde belirler.


Para doğada yetişmez; fakat hayatı yönetir.
Devlet doğada kendiliğinden bulunmaz; fakat sınırlar çizer.
Evlilik biyolojik bir olay değildir yalnızca; toplumsal statü üretir.
Diploma kâğıttır; fakat meslek kapıları açar.
Pasaport bir belgedir; fakat dünyada hareket hakkını belirler.
Mahkeme kararı kelimedir; fakat insan kaderini değiştirebilir.


Searle bize şunu gösterir:


İnsan, yalnızca fiziksel dünyada yaşayan bir canlı değildir. İnsan, anlam ve kurum kurarak gerçekliği çoğaltan bir varlıktır.


Toplumsal gerçeklik bu yüzden hem büyüleyici hem tehlikelidir. Büyüleyicidir çünkü insanlar ortak kabul sayesinde muazzam kurumlar, hukuk sistemleri, ekonomiler ve kültürler kurabilir. Tehlikelidir çünkü insanlar kurdukları bu gerçeklikleri mutlak sanıp adaletsizliği, güç ilişkilerini veya sahte statüleri de gerçekliğin değişmez parçası gibi görebilir.


Bu yüzden Searle'ün teorisi bize iki şeyi aynı anda öğretir:


Toplumsal gerçeklik insan yapımıdır.
Ama insan yapımı olması, onun etkisiz olduğu anlamına gelmez.



Aksine, bazen insanın kurduğu görünmez gerçeklikler, taşlardan ve duvarlardan daha güçlü olabilir.


"Toplum, kelimelerle görünmez saraylar kurar; para, devlet, hukuk ve makam dediğimiz şeyler, ortak kabulün taşa dönüşmemiş ama insan hayatını kuşatmış mimarisidir."
– Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt