📖 İnsan Suresi 11. Ayette “Allah Onları O Günün Kötülüğünden Korur ve Yüzlerine Parlaklık, Gönüllerine Sevinç Verir” Buyrulması Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,012
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 İnsan Suresi 11. Ayette “Allah Onları O Günün Kötülüğünden Korur ve Yüzlerine Parlaklık, Gönüllerine Sevinç Verir” Buyrulması Ne Anlama Gelir ❓


“Allah için yapılan iyilik, dünyada bazen sessiz ve karşılıksız kalabilir; fakat ahirette o sessiz iyilik insanın yüzünde aydınlık, kalbinde sevinç olarak karşısına çıkar.”
Ersan Karavelioğlu

İnsan Suresi’nin önceki ayetlerinde ebrârın, yani iyilikte ve kullukta olgunlaşmış insanların nasıl yaşadıkları anlatılmıştı.


Onlar:


Yoksulu doyuruyorlardı.


Yetimi gözetiyorlardı.


Esire yemek veriyorlardı.


Bunu insanların teşekkürünü kazanmak için değil, yalnızca Allah’ın rızası için yapıyorlardı.


Ve bütün iyiliklerine rağmen:


“Biz Rabbimizden, yüzleri ekşiten ve çetin bir günden korkarız.”


diyorlardı.


  1. ayette ise korkunun ardından Allah’ın cevabı gelir:

“Allah da onları o günün kötülüğünden korudu ve onlara yüz parlaklığı ve sevinç verdi.”


İnsan Suresi, 11. Ayet



Bu ayet çok güzel bir dönüşüm anlatır:


Dünyada onlar Allah’tan korkarak kötülükten sakınmışlardı.


Ahirette Allah onları korktukları şeyden korur.


Dünyada başkalarının yüzünü güldürmüşlerdi.


Ahirette Allah onların yüzlerini aydınlatır.


Dünyada karşılık istemeden iyilik yapmışlardı.


Ahirette karşılıklarının en güzeliyle karşılaşırlar.




1️⃣ İnsan Suresi 11. Ayet Ne Söylüyor ❓


Ayet şöyledir:


فَوَقَاهُمُ اللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقَّاهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا


Yaklaşık anlamıyla:


“Allah da onları o günün kötülüğünden korudu ve onları parlaklık ve sevinçle karşıladı.”


Ayetin merkezinde üç büyük nimet vardır:


Korunmak.


Yüzde ve hâlde aydınlık.


Kalpte sevinç.



Yani Allah’ın mükâfatı yalnızca insanın bedenine verilen nimetlerden oluşmaz.


Hem dış dünyasını hem iç dünyasını kuşatır.


Dışarıda güven, içeride huzur vardır.




2️⃣ “Allah Onları Korudu” İfadesi Neden Çok Önemlidir ❓


Ayette:


“Fe vekâhumullâh”


ifadesi kullanılır.


Yani:


“Allah onları korudu.”


Burada dikkat çekici olan şey şudur:


Ebrârın güvenliği kendi güçlerinden kaynaklanmaz.


Onları kurtaran:


Servetleri değildir.


Makamları değildir.


Toplumsal güçleri değildir.


Kendi amellerine duydukları mutlak güven de değildir.


Onları koruyan Allah’tır.


Bu, müminin ahiret anlayışında çok temel bir ilkedir:


İnsan amel eder.


Ama kurtuluşu Allah’ın rahmetinden bilir.




3️⃣ “O Günün Kötülüğü” Ne Demektir ❓


Ayette:


“Şerra zâlikel yevm”


yani:


“O günün kötülüğü”


ifadesi geçer.


Buradaki gün, kıyamet ve hesap günüdür.


Önceki ayette o gün:


“Abûsen kamtarîrâ”


yani yüzleri ekşiten ve son derece çetin bir gün olarak anlatılmıştı.


Şimdi Allah, ebrârı tam da korktukları bu günün şerrinden korumaktadır.


Bu çok güzel bir karşılıktır:


Onlar dünyada o günden korktular.


Allah ahirette onları o günün korkusundan emin kıldı.





4️⃣ İnsan Allah’tan Korkarsa Allah Onu Korkudan Korur mu ❓


Ayetin verdiği derin mesajlardan biri budur.


Dünyada Allah’a karşı sorumluluk taşıyan insan:


Günahı ciddiye alır.


Kul hakkından sakınır.


Zulümden uzak durur.


Hesabı düşünür.


Bu korku insanı doğru yaşama yöneltirse, sonunda korkunun kendisi güvene dönüşebilir.


Yani dünyadaki:


Takva korkusu


ahirette:


Emniyet ve huzur


olarak karşılık bulabilir.


Bu nedenle Allah korkusu nihai amaç değildir.


Ama insanı sonsuz güvene götüren bir bilinçtir.




5️⃣ “Nadra” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen:


“Nadraten”


kelimesi:


Parlaklık,


tazelik,


güzellik,


canlılık,


yüzde görülen nimet ve huzur


anlamları taşır.


Kur’an ahiret insanının durumunu yalnızca sözlerle değil, yüz ifadeleriyle de anlatır.


Bir insan gerçekten mutlu olduğunda bunu bazen anlatmasına gerek yoktur.


Yüzünde görünür.


Ahirette de ebrârın iç huzuru dışlarına yansır.


Kalpteki güven yüzün aydınlığı olur.




6️⃣ Yüzün Aydınlanması Neden Bu Kadar Anlamlıdır ❓


Çünkü yüz insanın iç dünyasının aynasıdır.


Korku yüze yansır.


Üzüntü yüze yansır.


Suçluluk yüze yansır.


Mutluluk da yüze yansır.


Önceki ayette kıyametin:


Yüzleri ekşiten


bir gün olduğu anlatılmıştı.


Şimdi ise ebrârın yüzünde:


Nadra — parlaklık ve güzellik


vardır.


Bu çok güçlü bir karşıtlıktır.


Bir tarafta korkudan değişen yüzler.


Diğer tarafta Allah’ın rahmetiyle aydınlanan yüzler.




7️⃣ “Sürûr” Ne Demektir ❓


Ayette ikinci büyük nimet:


“Sürûr”


yani:


Sevinç, iç huzuru ve gönül mutluluğudur.


Bu kelime çok önemlidir.


Çünkü insan yalnızca dışarıdan güzel görünmekle mutlu olmaz.


Bazen insanın her şeyi vardır:


Parası vardır.


Evi vardır.


İmkânı vardır.


Ama içinde huzur yoktur.


Cennette ise nimet yalnızca dış çevreyi değil:


İnsanın kalbini de doldurur.


Bu yüzden ayet hem:


Nadra — dış aydınlık


hem de:


Sürûr — iç sevinç


verildiğini söyler.




8️⃣ Ayette Neden Hem Dış Hem İç Mutluluk Anlatılıyor ❓


Çünkü gerçek mutluluk tek boyutlu değildir.


İnsan dışarıdan rahat olup içeriden acı çekebilir.


İç huzuru olup dışarıda büyük sıkıntılar yaşayabilir.


Cennette ise bu parçalanmışlık ortadan kalkar.


İnsanın:


Bedeni huzurludur.


Kalbi huzurludur.


Yüzü huzurludur.


Çevresi huzurludur.


Geleceği güvenlidir.


Bu yüzden cennet mutluluğu:


Bütün varlığı kuşatan bir mutluluktur.




9️⃣ Bu Ayet Önceki Ayetlerin Karşılığı Gibi mi Geliyor ❓


Evet.


Surenin anlatımı burada çok güçlü bir sebep-sonuç düzeni kurar.


Onlar 8. ayette:


Başkalarını doyurdular.


  1. ayette:

Karşılık ve teşekkür istemediler.


  1. ayette:

Allah’ın huzurundaki hesaptan korktular.


  1. ayette ise:

Allah onları korudu ve sevindirdi.


Yani iyilik havada kalmaz.


İhlas karşılıksız bırakılmaz.


Takva unutulmaz.


Allah’ın ilminde yapılan hiçbir iyilik kaybolmaz.




🔟 Dünyada Başkalarının Yüzünü Güldürenlerin Ahirette Yüzlerinin Güldürülmesi Bir Karşılık mıdır ❓


Bu çok güzel bir anlam bağlantısıdır.


Ebrâr dünyada:


Yoksulu doyurmuş,


yetimin derdini hafifletmiş,


esire merhamet etmişti.


Yani başka insanların sıkıntısını azaltmışlardı.


Şimdi Allah onların:


Korkusunu azaltır.


Yüzlerini aydınlatır.


Kalplerini sevindirir.


Bu, Kur’an’ın ahlak anlayışında sıkça gördüğümüz bir ilkeyi düşündürür:


İnsan nasıl bir iyilik yaparsa, Allah ona çok daha büyük bir güzellikle karşılık verebilir.




1️⃣1️⃣ İyiliğin Karşılığı Neden Dünyada Hemen Verilmez ❓


Çünkü dünya nihai karşılık yeri değildir.


İnsan iyilik yapabilir ve hemen karşılık görmeyebilir.


Hatta bazen:


İyilik yapar, zarar görür.


Dürüst olur, kaybeder.


Fedakârlık eder, unutulur.


Merhamet gösterir, nankörlükle karşılaşır.


Eğer insan yalnızca dünyadaki sonuca bakarsa:


“İyiliğin ne anlamı var?”


diye düşünebilir.


Ahiret inancı ise insanın bakışını genişletir:


Sonuç henüz tamamlanmadı.


Allah katında hiçbir gerçek iyilik boşa gitmez.




1️⃣2️⃣ Allah’ın Koruması Sadece Cehennemden Kurtulmak mıdır ❓


Hayır.


Ayet çok daha geniş bir koruma tasviri sunar.


Kıyamet gününün:


Korkusu,


dehşeti,


kaygısı,


belirsizliği


ve azabından güven içinde olmak da büyük nimettir.


Düşünün:


İnsanların büyük bir korku içerisinde olduğu bir ortamda size:


“Sen güvendesin.”


deniliyor.


Bu tek başına muazzam bir rahatlamadır.


Dolayısıyla cennetin nimeti yalnızca sonradan elde edilecek zevkler değildir.


Korkunun ortadan kaldırılması da nimettir.




1️⃣3️⃣ Korkusuzluk Neden Cennetin En Büyük Nimetlerinden Biridir ❓


Çünkü dünya hayatında neredeyse her nimetin yanında bir korku vardır.


Sağlığımız vardır:


Kaybetmekten korkarız.


Sevdiklerimiz vardır:


Onları kaybetmekten korkarız.


Paramız vardır:


Eksilmesinden korkarız.


Gençliğimiz vardır:


Yaşlanmaktan korkarız.


Hayatımız vardır:


Ölümden korkarız.


Cennette ise büyük değişim şudur:


Nimet vardır ama kaybetme korkusu yoktur.


İşte gerçek huzur budur.




1️⃣4️⃣ “Sevinç” ile “Haz” Aynı Şey midir ❓


Hayır.


Haz çoğu zaman anlıktır.


Güzel bir yemek haz verir.


Bir başarı haz verir.


Bir eğlence haz verir.


Fakat sürûr, daha derin bir iç sevinci ifade eder.


İnsanın kalbinin rahat olmasıdır.


Dünyada haz vardır ama huzur olmayabilir.


Cennette ise:


Haz ile huzur birleşir.


İnsan hem nimetten zevk alır hem de iç dünyasında tam bir güven yaşar.




1️⃣5️⃣ Bu Ayet Allah’ın Adaleti Kadar Rahmetini de mi Gösteriyor ❓


Kesinlikle.


Önceki ayetlerde ebrârın yaptığı iyilikler anlatılmıştı.


Fakat 11. ayette ifade:


“Allah onları korudu.”


şeklindedir.


Bu bize şu dengeyi hatırlatır:


İnsan amel eder.


Fakat Allah’ın karşılığı yalnızca matematiksel bir ücret değildir.


Allah:


Korur.


İkram eder.


Sevindirir.


Yüzlerini aydınlatır.


Yani ahiret karşılığı aynı zamanda ilahî rahmetin taşmasıdır.


İnsan sınırlı iyilik yapar.


Allah ise sınırsız karşılık verebilir.




1️⃣6️⃣ Bu Ayet Dünyadaki Sıkıntılı Mümin İçin Nasıl Bir Teselli Taşır ❓


Oldukça büyük bir teselli taşır.


Bir insan Allah için doğru yaşamaya çalışabilir.


Ama bugün:


Yorgun olabilir.


Üzülebilir.


Haksızlığa uğrayabilir.


Yaptığı iyilikler görülmeyebilir.


Kalbi kırılabilir.


İnsan Suresi 11. ayet ona şunu hatırlatır:


Bugünkü yüz ifaden hikâyenin son yüz ifadesi değildir.


Bugün ağlayan insan Allah’ın rahmetiyle ahirette gülebilir.


Bugün sıkıntı yaşayan insan sonsuz huzura kavuşabilir.


Kur’an’ın ümidi tam da burada büyür.




1️⃣7️⃣ Bu Ayet Günlük Hayatımızı Nasıl Değiştirebilir ❓


İnsan yaptığı iyiliğin hemen sonucunu görmediğinde vazgeçmemeyi öğrenebilir.


Birisine yardım ettiniz.


Teşekkür etmedi.


Bir yetime destek oldunuz.


Kimse bilmedi.


Bir haksızlığın karşısında durdunuz.


Size pahalıya mal oldu.


Bir günahı Allah için terk ettiniz.


Kimse fark etmedi.


Ayet şöyle der gibidir:


“Allah fark etti.”


İnsanın bilmediği, hatırlamadığı veya karşılık vermediği yerde bile Allah’ın ilmi vardır.


Bu bilinç insanın iyilikte sebat etmesine yardım eder.




1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Belki de en derin mesajlardan biri şudur:


Takva insanın korkuyla başlayıp korkuda kalması değildir; Allah’ın rahmetiyle güvene ulaşmasıdır.


Ebrâr dünyada:


Kıyametten korkmuşlardı.


Bu korku onları:


İyilik yapmaya,


ihlasa,


merhamete,


sorumluluğa


yöneltmişti.


Ahirette ise aynı korku artık yoktur.


Allah onu kaldırır.


Yerine:


Aydınlık ve sevinç


verir.


Yani takvanın nihai meyvesi sürekli korkmak değildir.


Allah’ın güvenine kavuşmaktır.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓


İnsan Suresi’nin 11. ayeti, önceki ayetlerde anlatılan bütün iyiliklerin ardından gelen ilk büyük ilahî karşılığı gösterir:


“Allah onları o günün kötülüğünden korudu.”


Bu tek başına büyük bir nimettir.


Fakat Allah bununla yetinmez.


Onlara:


Nadra — yüzlerinde aydınlık


ve


Sürûr — kalplerinde sevinç


verir.


Dünyada onlar başkalarının açlığını gidermişti.


Ahirette Allah onların korkusunu giderir.


Dünyada teşekkür beklememişlerdi.


Ahirette Allah onları unutmaz.


Dünyada kıyametten korkmuşlardı.


Ahirette Allah onları o günün şerrinden korur.


İşte Kur’an’ın iyilik anlayışındaki olağanüstü karşılık budur:


İnsan Allah için vazgeçtiği hiçbir güzelliği gerçekten kaybetmez.


Bazen karşılığını hemen görmez.


Bazen insanlar hiç bilmez.


Bazen yaptığı iyilik unutulmuş gibi görünür.


Fakat Allah’ın ilminde hiçbir samimi amel kaybolmaz.


Ve belki ayetin en güzel mesajı şu cümlede özetlenebilir:


Allah için başkalarının yüzünü güldürenlerin, bir gün Allah da yüzlerini güldürecektir.


“Dünya iyiliğin karşılığını her zaman vermez; bazen insan yaptığı güzellikle yalnız kalır. Fakat Allah’ın gördüğü hiçbir iyilik yalnız kalmaz: günü geldiğinde korku güvene, yorgunluk huzura ve iyiliğin sessizliği yüzlerdeki aydınlığa dönüşür.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt