François De La Rochefoucauld'nın Eserlerinde Sıkça İşlediği Temalar Nelerdir
“İnsan bazen kendini erdemli sanır; fakat kalbinin derininde onu yöneten şeyin erdem mi, çıkar mı, gurur mu, yoksa sevilme arzusu mu olduğunu ancak dürüst bir iç bakışla anlayabilir.”
Ersan Karavelioğlu
François de La Rochefoucauld, 17. yüzyıl Fransız edebiyatının en keskin gözlemcilerinden biridir. Onun edebi şöhreti özellikle Maximes yani Özdeyişler / Ahlaki Düşünceler adlı eseriyle anılır. Britannica, Maximes'i onun başlıca başarısı olarak tanımlar ve eserin insan davranışı üzerine yaklaşık 500 epigramatik ahlaki düşünceden oluştuğunu belirtir.
La Rochefoucauld'nın temel meselesi, insanın kendisi hakkında kurduğu güzel hikayeleri sorgulamaktır. Ona göre insan çoğu zaman erdem, aşk, cömertlik, cesaret, dostluk, tevazu ve iyilik gibi yüce görünen davranışlarının arkasında bile gizli bir benlik sevgisi, çıkar, gurur, beğenilme arzusu, korku, alışkanlık veya toplumsal hesap taşıyabilir. EBSCO'nun özetlediği gibi The Maxims, insan doğası ve davranışına dair kısa ama rahatsız edici içgörüler sunar; özellikle de erdem gibi görünen birçok davranışın arkasında benlik sevgisi ve kişisel çıkar bulunabileceğini vurgular.
Benlik Sevgisi Ve Amour-Propre Teması
La Rochefoucauld'nın eserlerinde en merkezi tema amour-propre, yani insanın kendine dönük sevgisi, benlik ilgisi ve öz çıkarıdır. Bu kavram basit bir “kendini sevmek” anlamından çok daha derindir. La Rochefoucauld için insan çoğu zaman davranışlarını saf iyilikle değil, farkında olsun ya da olmasın kendi benliğini koruma, yüceltme ve tatmin etme isteğiyle düzenler.
Bu yüzden onun eserlerinde insan ruhu sürekli kendini savunan, kendini beğenen, kendini haklı çıkaran ve kendi çıkarını erdem kılığına sokabilen bir yapı olarak görünür.
| Tema | La Rochefoucauld'daki Anlamı |
|---|---|
| Amour-propre | Benlik sevgisi, kendini merkeze alma |
| Öz Çıkar | Davranışların gizli kazanç arayışı |
| Gurur | Erdemin içine sızabilen benlik arzusu |
| Kendini Aldatma | İnsanın niyetini olduğundan temiz görmesi |
| Toplumsal Görünüm | İnsanların kendini başkalarına iyi gösterme çabası |
Bu tema onun düşüncesinin kalbidir: İnsan çoğu zaman yalnızca başkalarını değil, en çok da kendini kandırır.
Erdemin Ardındaki Gizli Çıkar
La Rochefoucauld'nın en çarpıcı temalarından biri, erdem gibi görünen davranışların arkasında gizli çıkarların bulunabileceği düşüncesidir. Ona göre cömertlik bazen gerçekten iyilikten değil, övülme arzusundan doğabilir. Tevazu bazen içten bir alçakgönüllülük değil, daha zarif görünme stratejisi olabilir. Cesaret bazen onur kaybından korkmanın başka bir biçimidir.
Bu bakış serttir; fakat edebi gücü de buradan gelir. La Rochefoucauld insanı tamamen kötü göstermekten çok, insan davranışlarının karışık ve katmanlı olduğunu gösterir.
EBSCO'nun araştırma özeti de onun temel temasını, sosyal ve ahlaki davranışların çoğu zaman öz çıkar veya benlik sevgisine dayanması şeklinde açıklar; soylu görünen erdemlerin, bilinçli veya bilinçsiz biçimde gurur, kıskançlık ya da başka gizli güdülerle karışabileceğini belirtir.
Bu yüzden La Rochefoucauld'da erdem, saf bir kristal gibi değil; insan ruhunun arzuları, korkuları ve toplumsal beklentileriyle karışmış karmaşık bir alan gibi görünür.
İkiyüzlülük Ve Toplumsal Maske
La Rochefoucauld'nın eserlerinde insan, çoğu zaman toplum içinde bir rol oynayan varlık olarak anlatılır. İnsan ne hissettiğini, ne istediğini ve ne düşündüğünü doğrudan göstermez; çoğu zaman maskeler, incelikli sözler, nezaket biçimleri ve ahlaki görünüşler arkasına saklanır.
Onun ünlü düşünce çizgisinde ikiyüzlülük, yalnızca kaba bir yalan değil; toplumun erdeme verdiği değerin tersinden kanıtıdır. Çünkü insan kötülüğünü bile erdem görünümüyle sunmaya çalışıyorsa, erdemin toplumsal prestijini kabul ediyor demektir.
Bu tema özellikle şu alanlarda görünür:
Nezaket Maskesi
İnsan bazen nazik olduğu için değil, nazik görünmek gerektiği için naziktir.
Tevazu Maskesi
Kişi kendini küçültürken bile aslında beğenilmek isteyebilir.
Cömertlik Maskesi
Verme eylemi bazen başkasını değil, veren kişinin imajını büyütebilir.
Dostluk Maskesi
Dostluk, bazen karşılıklı fayda düzenine dönüşebilir.
La Rochefoucauld için toplum, yalnızca ilişkiler alanı değil; insanın kendini sahnelediği büyük bir ahlak tiyatrosudur.
Gurur Ve Kendini Beğenme
La Rochefoucauld'nın insan analizinde gurur, ruhun en gizli motorlarından biridir. Gurur yalnızca açık kibir değildir; bazen fedakarlığın, cesaretin, tevazunun ve inceliğin içine bile sızabilir. İnsan, kendini başkalarından üstün görme isteğini her zaman kaba biçimde göstermez; bazen onu çok zarif ve ahlaki görünümlü davranışlarla gizler.
Gurur teması şu soruları doğurur:
İyilik yaparken gerçekten iyiliği mi seviyoruz, yoksa iyi görünmeyi mi
Tevazu gösterirken kendimizi daha üstün bir incelikte mi hayal ediyoruz
Eleştirildiğimizde hakikati mi savunuyoruz, yoksa benliğimizi mi koruyoruz
Başkalarını affederken gerçekten merhamet mi ediyoruz, yoksa büyüklük rolü mü oynuyoruz
Bu yüzden La Rochefoucauld, insanın kendi kalbine karşı çok dikkatli olmasını ister. Çünkü ona göre gurur, erdemin elbisesini giyebilen en tehlikeli iç eğilimlerden biridir.
Aşk Ve Tutkuların Yanıltıcı Gücü
La Rochefoucauld'nın sıkça işlediği temalardan biri de aşk ve tutkuların insan aklını nasıl yönlendirdiğidir. Onun dünyasında aşk çoğu zaman saf, romantik ve tamamen fedakar bir duygu olarak idealize edilmez. Aşkın içinde arzu, benlik, kıskançlık, sahiplenme, hayal, gurur ve kendini aldatma vardır.
Bu bakış aşkı değersizleştirmez; fakat onu daha çıplak ve gerçekçi gösterir. İnsan aşık olduğunda sadece karşısındakini sevmez; çoğu zaman kendi sevilme ihtimalini, kendi arzusunu, kendi güzelliğini, kendi değerini de sever.
Aşk temasındaki başlıklar:
| Aşkın Görünümü | La Rochefoucauld'nın Sorgusu |
|---|---|
| Romantik Sevgi | Ne kadar saf, ne kadar benlik merkezli |
| Sadakat | Gerçek bağlılık mı, sahiplenme mi |
| Kıskançlık | Sevginin mi, gururun mu göstergesi |
| Tutku | Hakikat mi, geçici büyülenme mi |
| Ayrılık Acısı | Sevilen kişiye mi, kaybedilen benliğe mi duyulan acı |
La Rochefoucauld'nın aşk anlayışı, insanın duygusal hayatındaki güzel yalanları ve rahatsız edici gerçekleri aynı anda gösterir.
Dostluk Ve Menfaat İlişkisi
La Rochefoucauld, dostluk temasını da sert bir gerçekçilikle ele alır. Ona göre dostluk çoğu zaman sandığımız kadar saf değildir. İnsanlar birbirlerini sever; fakat bu sevginin içinde çoğu zaman alışkanlık, karşılıklı yarar, saygınlık, ihtiyaç, rahatlık, onaylanma ve duygusal güven gibi unsurlar bulunur.
Bu düşünce dostluğu tamamen sahte saymaz. Fakat dostluğu idealize eden romantik bakışı sorgular. Gerçek dostluk, bu gizli menfaat ve benlik katmanlarını fark ettiğinde daha dürüst hale gelir.
Dostluk temasında şu sorular öne çıkar:
Bir insanı gerçekten onun için mi seviyoruz
Yoksa bize hissettirdiği değer için mi
Dostluğumuz fedakarlık gerektirdiğinde devam ediyor mu
Karşımızdaki kişi bize fayda sağlamadığında sevgimiz azalıyor mu
La Rochefoucauld'nın dostluk anlayışı, insanı karamsarlığa değil, ilişkilerinde daha dürüst bir farkındalığa çağırır.
İnsan Doğasının Çelişkileri
La Rochefoucauld'nın eserlerinde insan, tek parça ve tutarlı bir varlık değildir. İnsan hem iyilik ister hem çıkarını gözetir; hem doğruyu över hem yanlışta ısrar eder; hem alçakgönüllü görünmek ister hem beğenilmek ister; hem başkalarını eleştirir hem kendi kusurlarını saklar.
Bu çelişkiler onun üslubunun ana kaynağıdır. Özdeyişleri kısa olduğu halde derin etki bırakır; çünkü insanın içindeki bu çatlakları tek cümlede görünür kılar.
İnsan doğasındaki çelişkiler:
| Görünen | Gizlenen |
|---|---|
| Tevazu | Beğenilme arzusu |
| Cömertlik | Övgü beklentisi |
| Cesaret | Utançtan kaçış |
| Dostluk | Fayda ilişkisi |
| Affedicilik | Üstün görünme isteği |
| Dürüstlük | Kendini iyi gösterme arzusu |
Bu tema, onun eserlerini zamansız yapar. Çünkü insanın dış dünyası değişse de iç çelişkileri büyük ölçüde aynı kalır.
Kendini Aldatma Ve İç Körlük
La Rochefoucauld'nın en derin temalarından biri kendini aldatmadır. İnsan başkalarını kandırmadan önce çoğu zaman kendini kandırır. Kendi niyetlerini temiz, kendi davranışlarını haklı, kendi kusurlarını küçük, kendi erdemlerini büyük görür.
Bu iç körlük, onun eserlerinde sürekli açığa çıkarılır. La Rochefoucauld'nın ahlaki keskinliği, insanın kendi hakkında kurduğu yanıltıcı anlatıları parçalar.
Kendini aldatmanın biçimleri:
Kendi Çıkarını Erdem Sanmak
İnsan bazen faydasına olan şeyi ahlaki doğru gibi sunar.
Kusurunu Mizaç Diye Savunmak
Öfkeyi dürüstlük, gururu onur, bencilliği özgürlük gibi gösterebilir.
Başkalarını Daha Kolay Yargılamak
Kendi zayıflığını açıklarken merhametli, başkasını değerlendirirken acımasız olabilir.
İyi Görünmeyi İyi Olmak Sanmak
Toplumsal imaj, iç hakikatin yerine geçebilir.
Bu tema onun eserlerinde okuyucuya ayna tutar: İnsan kendini tanımadan erdemli olduğunu sanmamalıdır.
Talih, Kader Ve Şartların İnsan Üzerindeki Etkisi
La Rochefoucauld yalnızca insanın iç güdülerini değil, talihin, şartların ve dış koşulların insan davranışını nasıl etkilediğini de işler. Ona göre insan çoğu zaman kendini iradesinin efendisi sanır; fakat şartlar, çevre, dönem, sosyal konum, başarı, yenilgi ve rastlantılar onun karakterini görünür hale getirir.
Bir insan zengin olduğunda cömert, güçlü olduğunda cesur, güvende olduğunda ahlaklı görünebilir. Fakat zor şartlar geldiğinde aynı kişi değişebilir. Bu yüzden La Rochefoucauld için karakter, yalnızca sözlerde değil; talihin baskısı altında anlaşılır.
Bu tema şu soruları doğurur:
Erdemimiz rahatlıktan mı doğuyor, gerçekten sağlam mı
Cesaretimiz tehlike gelince devam ediyor mu
Dostluğumuz menfaat bitince sürüyor mu
Sabır dediğimiz şey, sadece işler yolundayken mi var
Onun insan anlayışında talih, karakterin üzerindeki perdeyi kaldıran sert bir rüzgar gibidir.
Kibirli Aklın Sınırları
La Rochefoucauld insan aklına tamamen düşman değildir; fakat insanın kendi aklına fazla güvenmesini eleştirir. İnsan çoğu zaman kendini başkalarından daha sağduyulu, daha dürüst, daha bilgili ve daha tarafsız sanır. Oysa akıl bile benlik sevgisinin hizmetine girebilir.
Bu tema özellikle modern insan için de çok günceldir. Çünkü insan çoğu zaman fikirlerini hakikat olduğu için değil, kendi kimliğini desteklediği için savunur.
Kibirli aklın belirtileri:
Kendi Fikrini Tarafsız Sanmak
Oysa düşünce çoğu zaman arzular ve çıkarlarla karışır.
Başkalarını Kolayca Aptal Görmek
Kendi kör noktalarını fark etmeden başkalarını küçümsemek.
Eleştiriyi Hakaret Sanmak
Hakikati değil, benliği korumak.
Kendi Kusurunu Akılla Savunmak
Zeka bazen ahlaki yüzleşmenin önüne geçebilir.
La Rochefoucauld'nın ahlaki zekası burada parlar: İnsan akıllı olabilir; fakat akıllı olması kendini kandırmayacağı anlamına gelmez.

Toplum, Saray Hayatı Ve İncelikli Çıkar Oyunları
La Rochefoucauld'nın dünyası, 17. yüzyıl Fransız aristokrasisinin salonları, saray çevresi ve yüksek toplum ilişkileriyle yakından bağlantılıdır. Bu çevrede söz, nezaket, itibar, görünüş, güç dengesi ve sosyal konum son derece önemlidir.
Bu nedenle onun eserlerinde toplum, insan doğasının laboratuvarı gibidir. İnsanlar birbirini över, incitir, kıskanır, destekler, kullanır, takdir eder, görmezden gelir ve bütün bunları çoğu zaman zarif bir dilin arkasına saklar.
Toplumsal temalar:
| Toplumsal Alan | İşlenen Tema |
|---|---|
| Saray | İtibar ve güç oyunları |
| Salonlar | Zeka, nezaket ve imaj |
| Aristokrasi | Onur, rekabet ve statü |
| Dostluklar | Fayda, yakınlık ve kırılganlık |
| Sohbet Kültürü | Kısa, keskin, parlak ifade biçimi |
La Rochefoucauld bu dünyayı yalnızca anlatmaz; onun içindeki sahte incelikleri, görünmez rekabetleri ve benlik oyunlarını teşhir eder.

Onur, Cesaret Ve Kahramanlık Sorgusu
La Rochefoucauld, onur ve cesaret gibi soylu görünen kavramları da sorgular. Ona göre insanın cesareti her zaman saf kahramanlıktan doğmaz. Bazen utançtan kaçmak, başkalarının gözünde küçük düşmemek, ün kazanmak veya kendi gururunu korumak cesaret gibi görünebilir.
Bu yaklaşım kahramanlığı tamamen reddetmez; fakat kahramanlık iddialarının içindeki gizli benlik hesaplarını araştırır.
Onun soruları şunlardır:
Cesaret gerçekten erdem midir, yoksa onur kaybından korkmak mı
Kahramanlık başkaları için fedakarlık mı, yoksa kendini yüceltme arzusu mu
İnsan tehlikeye hakikat için mi girer, yoksa adını büyütmek için mi
Bu tema, La Rochefoucauld'nın ahlaki bakışının ne kadar radikal olduğunu gösterir. O, en yüce görünen davranışlarda bile insanın gizli benlik payını arar.

Kıskançlık, Rekabet Ve Haset
La Rochefoucauld'nın eserlerinde insan ilişkilerinin karanlık damarlarından biri de kıskançlık ve hasettir. İnsan başkasının başarısını takdir ettiğini söylese bile, içten içe kendi eksikliğini hissedebilir. Başkasının övülmesi, kendi değerinin azaldığı sanrısını doğurabilir.
Bu duygu özellikle gurur ve benlik sevgisiyle bağlantılıdır. İnsan kendini merkeze aldığında, başkasının mutluluğu bile tehdit gibi görünebilir.
Kıskançlık teması şu biçimlerde görünür:
Başkasının Başarısından Rahatsız Olmak
Kendi eksikliğini hatırlattığı için.
Sahte Takdir
Dışarıdan övgü, içeriden rahatsızlık.
Rekabeti Erdem Gibi Sunmak
Aslında benlik savaşı olan şeyi yüksek amaç gibi göstermek.
Başkalarının Kusurundan Teselli Bulmak
Kendi yetersizliğini başkasının düşüşüyle hafifletmek.
La Rochefoucauld, bu temayla insanın sosyal hayatındaki en ince gölgeleri görünür kılar.

Dil, Özdeyiş Ve Keskin İfade Sanatı
La Rochefoucauld'nın temaları kadar önemli olan bir başka nokta da onun ifade biçimidir. O uzun anlatılar kurmaz; kısa, keskin, yoğun ve çoğu zaman sarsıcı cümlelerle insan doğasını açığa çıkarır. Britannica, Maximes'in insan davranışına dair kısa ve evrensel ifadelerden oluştuğunu, genel tonunun keskin biçimde kuşkucu olduğunu belirtir.
Bu üslup, temalarının etkisini artırır. Çünkü kısa cümle, okuyucunun savunma mekanizmasını aşar. Bir anda insanın kalbine saplanan küçük bir ahlaki iğne gibi çalışır.
La Rochefoucauld'nın dil özellikleri:
| Üslup Özelliği | Etkisi |
|---|---|
| Kısalık | Düşünceyi yoğunlaştırır |
| Keskinlik | Okuyucuyu sarsar |
| Paradoks | Görünen ile gerçek arasındaki farkı açar |
| İroni | İnsan gururunu incelikle deler |
| Evrensellik | Belirli kişiden çok insan doğasına seslenir |
Onun cümleleri bazen bir roman sahnesinden daha etkilidir; çünkü tek cümlede insan ruhunun sakladığı bütün bir çatışmayı yakalar.

Karamsarlık Mı, Gerçekçilik Mi
La Rochefoucauld çoğu zaman karamsar veya alaycı bir yazar olarak görülür. Gerçekten de insan doğasına çok güvenen, iyimser ve romantik bir yazar değildir. Fakat onu yalnızca karamsar diye okumak eksik olur. Onun asıl derdi insanı aşağılamak değil; insanın kendini olduğundan daha masum görmesini engellemektir.
EBSCO özeti, eleştirmenlerin onu sık sık “cynic” yani alaycı / kuşkucu diye etiketlediğini; fakat eserlerinde yalnızca acılık değil, aynı zamanda oynak bir mizah ve içgörü bulunduğunu da belirtir.
Bu açıdan La Rochefoucauld şöyle okunabilir:
Karamsar görünür, çünkü insanın gizli çıkarlarını açığa çıkarır.
Gerçekçidir, çünkü davranışların karmaşık motivasyonlardan doğduğunu gösterir.
Ahlakçıdır, çünkü insanın kendini tanımasını ister.
Psikolojiktir, çünkü niyetlerin bilinçaltı katmanlarını sezer.
Edebidir, çünkü bütün bunları kısa ve estetik bir dille yapar.

La Rochefoucauld'nın Eserlerinde Ahlaki Psikoloji
La Rochefoucauld, modern psikoloji doğmadan önce insan davranışının gizli güdülerini büyük bir incelikle gözlemlemiştir. Onun eserleri, ahlak felsefesi ile psikolojik sezginin birleştiği bir alanda durur.
O, davranıştan çok davranışın arkasındaki niyeti merak eder. İnsan neden yardım eder
Ahlaki psikoloji bakımından öne çıkan konular:
| Psikolojik Alan | La Rochefoucauld'nın İlgisi |
|---|---|
| Niyet | Davranışın gizli kaynağı |
| Benlik | Kendini koruma ve yüceltme arzusu |
| Arzu | Akıl ve erdemi yönlendiren güç |
| İmaj | Başkalarının gözündeki benlik |
| Kendini Aldatma | İnsan ruhunun en ince savunması |
Bu yönüyle La Rochefoucauld, insanın ahlaki davranışlarını yalnızca doğru-yanlış düzeyinde değil, ruh içindeki gizli hareketler düzeyinde inceler.

Erdemin İmkansızlığı Değil, Saflığının Zorluğu
La Rochefoucauld'yı yanlış okumamak için önemli bir nokta vardır: O, erdemin tamamen imkansız olduğunu söylemekten çok, saf erdem iddiasının ne kadar zor olduğunu gösterir. İnsan iyi olabilir; fakat iyi olduğunu düşünürken bile kendini sorgulamalıdır.
Bu bakış, ahlakı yok etmez; aksine daha derin hale getirir. Çünkü gerçek erdem, kendi içindeki gizli çıkarları fark eden ve onları terbiye etmeye çalışan insanda daha olgun bir biçim kazanır.
La Rochefoucauld'nın ahlaki dersi şudur:
İyilik yap.
Ama niyetini de sorgula.
Cömert ol.
Ama övülme isteğini fark et.
Sev.
Ama sahiplenme ve gurur karışımını gör.
Tevazu göster.
Ama tevazunla övünme.
Bu nedenle onun eserleri, insanı erdemden uzaklaştırmaz; erdem iddiasını daha dürüst ve daha bilinçli hale getirir.

La Rochefoucauld'nın Temaları Neden Bugün Hâlâ Günceldir
La Rochefoucauld'nın temaları bugün hâlâ çok günceldir; çünkü insan doğasının temel çelişkileri değişmemiştir. Sadece sahneler değişmiştir. 17. yüzyıl salonlarının yerini bugün sosyal medya, iş dünyası, siyasi vitrinler, akademik çevreler, aile ilişkileri ve dijital imaj alanları almıştır. Fakat beğenilme, görünme, üstün olma, haklı çıkma, erdemli görünme ve çıkarını gizleme arzusu hâlâ yaşamaktadır.
Bugün La Rochefoucauld okurken insan şu modern yüzleşmeleri yaşayabilir:
| Eski Tema | Bugünkü Karşılığı |
|---|---|
| Saray Maskeleri | Sosyal medya imajı |
| Tevazu Oyunu | Gösterişli alçakgönüllülük |
| Cömertlik Gösterisi | Yardımı görünürlük için paylaşma |
| Dostluk Ve Fayda | Çıkar odaklı network ilişkileri |
| Gurur | Kişisel marka ve ego savunması |
| Kendini Aldatma | Algoritmik çağda kendi yankı odasında yaşamak |
Bu yüzden La Rochefoucauld yalnızca geçmişin Fransız ahlakçısı değildir; bugünün insanını da yakalayan çok keskin bir psikolojik aynadır.

Son Söz
La Rochefoucauld'nın İnsan Ruhuna Tuttuğu Keskin Ayna
François de La Rochefoucauld'nın eserlerinde en sık işlediği temalar, insanın kendisi hakkında kurduğu yüce anlatılarla kalbinin gizli gerçekleri arasındaki gerilimden doğar. O, erdemin arkasında çıkarı, tevazunun içinde gururu, cömertliğin içinde övülme arzusunu, aşkın içinde benlik sevgisini, dostluğun içinde faydayı, cesaretin içinde onur korkusunu ve toplumsal inceliğin içinde maskeyi arar.
Bu yüzden onun eserleri rahatlatıcı değildir; fakat aydınlatıcıdır. Okuyucuyu pohpohlamaz, onun kendine dair güzel yanılsamalarını incelikle kırar. La Rochefoucauld'nın büyüklüğü de buradadır: İnsan ruhunu kaba bir suçlama ile değil, zarif ve keskin bir gözlemle açığa çıkarır.
Onun dünyasında insan bütünüyle kötü değildir; fakat bütünüyle saf da değildir. İnsan çoğu zaman karışık, kırılgan, çıkarcı, sevilmeye aç, gururlu, korkak, cömert, zeki, kendini aldatan ve aynı anda erdem arayan bir varlıktır. La Rochefoucauld bize bu karmaşıklığı gösterir.
Ve belki de en büyük dersi şudur: İnsanın gerçek ahlak yolculuğu, başkalarının kusurlarını görmekle değil, kendi kalbinin gizli hesaplarını fark etmekle başlar.
“La Rochefoucauld, insan ruhuna öyle bir ayna tutar ki, kişi o aynada yalnızca yüzünü değil; iyi niyet sandığı arzuların, tevazu sandığı gururun ve erdem sandığı benlik oyunlarının izini de görür.”
Ersan Karavelioğlu
Son düzenleme: