📖 En‘âm Suresi 23. Ayette “Sonra Onların Mazeretleri ‘Rabbimiz Allah’a Andolsun ki Biz Müşriklerden Değildik’ Demekten Başka Bir Şey Olmayacaktır”

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,477
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 En‘âm Suresi 23. Ayette “Sonra Onların Mazeretleri ‘Rabbimiz Allah’a Andolsun ki Biz Müşriklerden Değildik’ Demekten Başka Bir Şey Olmayacaktır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

“En‘âm Suresi 23. ayet, insanın dünyada savunduğu şeylerden ahirette uzaklaşmaya çalışabileceğini gösterir. Hakikat bütünüyle açığa çıktığında, kişi bazen geçmişini inkâr ederek kurtulmak ister; fakat Allah’ın bilgisi karşısında insanın kendi tarihini yeniden yazması mümkün değildir.”
Ersan Karavelioğlu
En‘âm Suresi 23. ayet, bir önceki ayette başlayan kıyamet günü yüzleşmesinin devamıdır.

En‘âm 22’de Allah’a ortak koşanlara:

“Hani nerede o ortak olduğunu iddia ettikleriniz?”

diye sorulmuştu.

Şimdi onların vereceği cevap anlatılır:

“Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz müşriklerden değildik.”

Bu son derece çarpıcıdır.

Çünkü dünyada savundukları veya içinde bulundukları tavrı, hesap gününde inkâr etmeye çalışırlar.

Ayet böylece insanın yalnızca yanlış yapabileceğini değil, yanlışının sonucu karşısında kendi geçmişini bile inkâr etmeye kalkabileceğini gösterir.

1️⃣ “Sonra Onların Mazeretleri” Ne Anlama Gelir ❓

Buradaki ifade, kıyamet günü insanların kendilerini savunmaya çalışmasını anlatır.

Artık mesele teorik değildir.

Hesap başlamıştır.

İnsan yaptıklarıyla yüzleşmektedir.

Bu durumda bazıları bir çıkış yolu arar.

Ayet onların savunmasının:

“Biz müşrik değildik.”

şeklinde olacağını bildirir.

2️⃣ Neden Geçmişte Yaptıkları Şeyi İnkâr Ediyorlar ❓

Çünkü sonuçla karşılaşmışlardır.

Dünyada bir davranışın sonucunu görmeden onu savunmak kolay olabilir.

Ama gerçek sonuç ortaya çıktığında insan:

“Ben bunu yapmadım.”

diyebilir.

Bu psikolojik olarak tanıdık bir savunmadır.

İnsan bazen suçunu kabul etmek yerine geçmişini yeniden anlatmaya çalışır.

3️⃣ “Rabbimiz Allah’a Andolsun” Demeleri Neden Çarpıcıdır ❓

Çünkü Allah’a karşı yemin ediyorlar.

Yani gerçeği bilen Allah’ın huzurunda:

“Biz müşrik değildik.”

diyorlar.

Bu, çaresizliğin büyüklüğünü gösterir.

Dünyada yemin insanları ikna edebilir.

Ama Allah’ın huzurunda yemin, gerçeği değiştiremez.

4️⃣ Allah Zaten Gerçeği Biliyorsa Neden Bu Sözleri Aktarıyor ❓

Çünkü hesap gününde insanın kendi tavrı da açığa çıkar.

Ayet sadece:

“Onlar müşrikti.”

demekle yetinmiyor.

Aynı zamanda onların gerçekle karşılaştıklarında nasıl bir psikolojik savunmaya yöneleceklerini gösteriyor.

Böylece mesele yalnız davranış değil, hakikate karşı son tavır hâline geliyor.

5️⃣ İnsan Kendi Geçmişini Gerçekten İnkâr Edebilir mi ❓

Dünyada evet.

İnsan hafızasını seçici kullanabilir.

Kendi hatasını küçültebilir.

Kendisini haklı gösterebilir.

Başkasını suçlayabilir.

Yıllar sonra olayları kendi lehine yeniden anlatabilir.

Ama Kur’an’ın ahiret anlayışında bu yöntem işlemez.

Çünkü Allah’ın bilgisi insanın anlatısından bağımsızdır.

6️⃣ “Biz Müşriklerden Değildik” Demeleri Ne Anlama Gelir ❓

Bu söz iki şeyi düşündürebilir.

Ya geçmişteki açık şirklerini bütünüyle inkâr etmeye çalışırlar.

Ya da yaptıklarının gerçekten şirk olmadığını savunmaya kalkarlar.

Her iki durumda da insanın kendi davranışını yeniden tanımlama çabısı vardır.

Fakat hakikat, kişinin kullandığı isimle değişmez.

7️⃣ İnsan Yanlışına Farklı Bir İsim Vererek Sorumluluktan Kaçabilir mi ❓

Hayır.

Bir davranışa başka isim vermek onun gerçeğini değiştirmez.

Rüşvete:

“hediye”

demek onu otomatik olarak helâl yapmaz.

Zulme:

“disiplin”

demek onu adalet yapmaz.

Yalana:

“strateji”

demek onu doğruluk yapmaz.

Ayetin derin mesajlarından biri şudur:

İsim değiştirmek hakikati değiştirmez.

8️⃣ Mazeret Her Zaman Kötü Bir Şey midir ❓

Hayır.

Gerçek mazeret olabilir.

İnsan bilmeyebilir.

Zorlanabilir.

Unutabilir.

Mecbur bırakılabilir.

Bunların hepsi ahlaki değerlendirmede önemlidir.

Ama burada söz konusu olan gerçek mazeret değil, gerçekliği inkâr eden bir savunmadır.

9️⃣ İnsan Neden Kendisine Bile Yalan Söyler ❓

Çünkü kendisini suçlu görmek zordur.

İnsan kendi benlik imajını korumak ister.

“Ben iyi bir insanım.”

düşüncesiyle yaptığı yanlış çatıştığında zihni çeşitli savunmalar üretebilir.

“Ben öyle demek istemedim.”

“Herkes yapıyordu.”

“Benim suçum değildi.”

Böylece kişi bazen başkasından önce kendisini ikna eder.

🔟 Bu Ayet Kendini Kandırma Psikolojisini mi Gösteriyor ❓

Evet, güçlü biçimde düşündürüyor.

İnsan sürekli bir yanlışı haklı çıkarırsa zamanla gerçekten kendisini masum sanabilir.

İlk başta ne yaptığını bilir.

Sonra gerekçeler üretir.

Sonra o gerekçelere inanmaya başlar.

Bu çok tehlikeli bir süreçtir.

Çünkü insan artık yalnız başkasını değil, kendi vicdanını da yanıltmaya başlar.

1️⃣1️⃣ Şirk Neden Bu Kadar Ağır Bir Konu Olarak Sunuluyor ❓

Çünkü tevhid Kur’an’ın merkezidir.

Allah’a ait ilahî konumu başka bir varlığa vermek, varlık düzenini yanlış kurmak anlamına gelir.

Bu yalnızca teorik bir hata olarak görülmez.

İnsanın;

kulluğunu,

güvenini,

otorite anlayışını

ve hayat merkezini

yanlış yere bağlayabilir.

Bu yüzden şirk, Kur’an’da çok ciddi bir ahlaki ve teolojik sorun olarak ele alınır.

1️⃣2️⃣ İnsan Farkında Olmadan Şirk İçine Düşebilir mi ❓

İslam düşüncesinde bilginin, niyetin ve farkındalığın sorumluluk açısından önemi vardır.

Her yanlış ifade aynı derecede değerlendirilmez.

Bu yüzden insanların kalpleri ve nihai durumları hakkında kolayca hüküm vermek doğru değildir.

En‘âm 23’ün amacı başkalarını etiketlemekten çok insanın kendi inanç ve bağlılıklarını sorgulamasıdır.

1️⃣3️⃣ Ayet Bize Hesap Gününde Dilin Rolü Hakkında Ne Öğretiyor ❓

İnsan konuşarak kendisini savunmaya çalışır.

Ama söz tek başına kurtarıcı değildir.

Dünyada iyi konuşmak birçok şeyi değiştirebilir.

Bir avukat savunma yapabilir.

Bir insan hikâyesini etkileyici biçimde anlatabilir.

Ama ilahî hesapta önemli olan retorik değil gerçektir.

Allah kelimenin arkasındaki hakikati bilir.

1️⃣4️⃣ Yemin Etmek Bir Sözü Otomatik Olarak Doğru Yapar mı ❓

Hayır.

İnsan yalan yere yemin edebilir.

Yemin, sözün doğruluğunu garanti etmez.

Bu ayet bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

İnsanlar Allah’a yemin ederek:

“Biz müşrik değildik.”

diyeceklerdir.

Ama yeminleri geçmişi değiştirmez.

Bu nedenle yemin ahlaki sorumluluğu artırabilir ama hakikatin yerine geçemez.

1️⃣5️⃣ En‘âm 22 ve 23 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓

En‘âm 22’de soru vardır:

“Hani ortaklarınız?”

En‘âm 23’te cevap gelir:

“Biz zaten müşrik değildik.”

Bu çok güçlü bir hesap sahnesidir.

Önce insanın iddiası sorgulanır.

Sonra insan kendi geçmişinden uzaklaşmaya çalışır.

Yani:

İddia → Yüzleşme → İnkâr.

Bu akış, yanlış inancın sonunda nasıl savunmasız kalabileceğini gösterir.

1️⃣6️⃣ Bu Ayet İnsanın Bugün Kendisiyle Hesaplaşmasına Nasıl Yardımcı Olur ❓

Şunu sorarak:

“Ben bugün hangi yanlışımı yarın inkâr etmek isteyebilirim?”

Bu soru çok güçlüdür.

Bir davranışı bugün yaparken normalleştiriyor olabilirsin.

Ama yıllar sonra:

“Keşke yapmasaydım.”

diyebilirsin.

Ayet insanı hesap gününü beklemeden bugün dürüst olmaya çağırır.

1️⃣7️⃣ Gerçek Tövbe ile Mazeret Üretmek Arasında Ne Fark Vardır ❓

Gerçek tövbe:

“Yaptım ve yanlıştı.”

der.

Mazeret üretmek:

“Aslında yapmadım.”

veya

“Yaptığım yanlış değildi.”

der.

Tövbe insanı hakikate yaklaştırır.

Bahane ise hakikatten uzaklaştırır.

Bu yüzden ahlaki dönüşümün ilk şartlarından biri yanlışı doğru adıyla kabul etmektir.

1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓

Belki de şu:

Kendine yalan söyleme.

İnsan başkasına yalan söylediğinde bazen gerçeği hâlâ bilir.

Ama kendisine yalan söylemeye başladığında çok daha tehlikeli bir noktaya gelir.

Çünkü artık düzeltmesi gereken şeyi göremez.

Bu nedenle dürüstlük önce:

Kendi geçmişinle ve kendi niyetlerinle dürüst olmakla başlar.

1️⃣9️⃣ En‘âm Suresi 23. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓

En‘âm Suresi 23. ayet bize çok rahatsız edici bir insan gerçeğini gösterir:

İnsan bazen yaptığını bile inkâr edebilir.

Özellikle sonuç ağır olduğunda.

Dünyada bunun küçük örneklerini sürekli görürüz.

Bir hata yapılır.

İlk tepki:

“Ben yapmadım.”

Sonra kanıt gelir.

Bu kez:

“Ama öyle demek istemedim.”

Sonra daha fazla kanıt gelir.

Bu kez:

“Aslında yaptığım şey yanlış değildi.”

İnsan böylece gerçeği kabul etmek yerine savunmasını değiştirir.

En‘âm 23 bu tavrı kıyamet sahnesinde en uç biçimiyle gösterir:

“Allah’a andolsun ki biz müşrik değildik.”

Ama artık gerçeği yeniden yazmak mümkün değildir.

Bu nedenle ayetin bugün için en önemli dersi belki de hesap gününden önce kendinle hesaplaşmaktır.

Hata yaptıysan kabul et.

Birine haksızlık yaptıysan kabul et.

Yanlış bir inancı savunduysan yeniden düşün.

Bir davranışın adını güzelleştirerek ondan kaçma.

Çünkü insanın iyileşmesi hakikati inkâr ettiği yerde değil, hakikati kabul ettiği yerde başlar.

Tövbenin gücü de buradan gelir.

Tövbe insanın:

“Ben hiç yapmadım.”

demesi değildir.

Tam tersine:

“Yaptım, yanlıştı ve dönmek istiyorum.”

diyebilmesidir.

Bu, mazeretten çok daha güçlü bir ahlaki tavırdır.

Çünkü mazeret egoyu korur.

Tövbe ise insanı dönüştürür.

Ve belki En‘âm 23’ün bugün için en güçlü cümlesi şudur:

Hesap gününde geçmişini inkâr etmek zorunda kalmamak için bugün kendine karşı dürüst ol; çünkü insanı kurtaran kendi hikâyesini değiştirmek değil, yanlışını kabul edip kendisini değiştirmektir.

“En‘âm Suresi 23. ayet, insanın en son savunmasının bazen kendi geçmişini inkâr etmek olabileceğini gösterir. Gerçek kurtuluş ‘Ben yapmadım’ demekte değil, daha vakit varken ‘Yaptım, yanlıştı ve dönüyorum’ diyebilecek dürüstlüğe ulaşmaktadır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt