El Vahid Nedir ve Ne Anlama Gelir
Tek Olan, Eşi Benzeri Bulunmayan ve Bütün Varlık İçinde Mutlak Birliğiyle Ayrışan Allah'ı Tanımanın Kalpte Tevhid, Sadelik ve Dağınık Bağları Tek Merkezde Toplama Bilincini Nasıl Kurduğu
"İnsan dağıldıkça yorulur; çünkü kalp birçok merkeze bölündüğünde huzurunu kaybeder. Hakiki sükunet, varlığın ortasında yalnızca Allah'ın tekliğini tanıyıp bütün yönelişi aynı hakikatte toplamaya başladığında doğar."
Ersan Karavelioğlu
El Vahid, Allah'ın tek, eşsiz, ortağı olmayan, benzeri bulunmayan, uluhiyetinde, rububiyetinde, hükmünde, kudretinde ve zatında mutlak birliğe sahip olduğunu bildiren yüce isimlerinden biridir. Bu isim, sadece sayısal olarak bir olmayı anlatmaz. Buradaki mana çok daha derindir: Allah, tek olduğu için bölünmez, paylaşılmaz, parçalanmaz, başka bir güçle tamamlanmaz, başka bir varlıkla dengelenmez ve hiçbir ortağa ihtiyaç duymaz. O'nun birliği, yalnızca rakamsal değil; aynı zamanda mutlak, eşsiz, benzersiz ve ilahi tekillik anlamı taşır.
İnsan ise dağılmaya meyillidir.
İşte El Vahid ismi kula şu büyük hakikati öğretir: Hakikat tektir, ilah tektir, asıl dayanak tektir, nihai merkez tektir. Bu idrak kalpte hem tevhid, hem sadelik, hem de dağınık bağları tek merkezde toplama bilinci doğurur.
El Vahid, tek olan, benzeri bulunmayan, eşi ve ortağı olmayan Allah demektir. Bu isimde birkaç büyük mana birlikte parlar:
Yani Allah'ın vahid oluşu, yalnızca "bir tane" olmak değildir. Çünkü yaratılmışlar arasında da sayısal bir birlik olabilir. Buradaki asıl derinlik, Allah'ın biricik, eşsiz, bölünmez ve başkasına ihtiyaç duymayan tek ilah oluşudur. Bu yüzden El Vahid ismi, kalpte sadece sayı fikri değil; mutlak ilahi birlik bilinci kurar.
Çünkü sayısal birlik, benzerleri arasında tek olmayı çağrıştırabilir. Oysa Allah'ın birliği böyle değildir. Allah, bir sınıfın tek örneği değildir; benzersiz ve kıyas kabul etmez biçimde tektir.
Allah'ın El Vahid oluşu,
Bu yüzden El Vahid ismi, kalbi basit sayı fikrinden çıkarıp eşsiz ilahi tekliğe yöneltir.
Bu ismi gerçekten düşünen kalpte ilk değişen şey, çok merkeze dağılmış yaşama biçiminin sorgulanmasıdır. Çünkü insanın iç yorgunluğunun büyük kısmı, tek merkezde yaşayamamasından doğar.
Fakat El Vahid ismi kalbe şunu öğretir:
"Merkez bir olursa kalp toparlanır."
İşte bu idrak yerleştiğinde insan, dağılmış bağlarını yeniden gözden geçirir. Çünkü artık bilir ki tek ilah varken kalbi bin parçaya bölmek huzur getirmez.
Tevhid, Allah'ın tek olduğunu söylemekten daha büyüktür. Asıl tevhid, kalpte ve hayatta nihai merkezin yalnızca Allah olmasıdır. İşte El Vahid ismi bu hakikati derinleştirir.
Bu yüzden El Vahid ismi, tevhidi teorik bilgi olmaktan çıkarıp iç bütünlük haline dönüştürür. Kul artık yalnızca "Allah birdir" demez; hayatını da bu birliğe göre toplamaya başlar.
İnsan bazen fark etmeden onlarca şeye bağlanır. Korkusu ayrı yere, ümidi ayrı yere, sevgisi ayrı yere, hırsı ayrı yere gider. Bu da iç parçalanma doğurur. El Vahid ismi ise toparlayıcı bir isimdir.
İşte bu yüzden El Vahid ismi, sadece itikadi değil; aynı zamanda ruhsal bütünlük sağlayan bir isimdir.
Sadelik, yoksulluk değil; gereksiz dağınıklıklardan kurtulmuş iç berraklıktır. El Vahid ismi kula bu sadeliği öğretir.
Bu yüzden El Vahid ismi, ruhu yoran çokluğun içinden tevhidle doğan sadelik duygusunu çıkarır. Ve çoğu zaman huzur da burada başlar.
Allah'ın tek oluşu, aynı zamanda O'nun eşsiz oluşunu da anlatır. Çünkü gerçek birlik, benzeri olmayan birliktir.
Bu idrak, insanı Allah'ı yaratılmışlarla kıyaslama hatasından korur. Kalp artık bilir ki Allah tek olduğu gibi, tekliğinin niteliği de eşsizdir.
Allah'ın tek olduğunu gerçekten hisseden kul için ibadet de daha saf hale gelir. Çünkü artık ibadet dağılmış niyetlerle değil, tek merkeze yönelmiş bir kalple yapılmaya başlar.
El Vahid ismi, ibadetin içine büyük bir iç birlik duygusu yerleştirir.
Bu ismi bilen kul, dua ederken dağılmış kalple değil, tek ilaha yönelen bir bilinçle dua eder.
Böylece dua, sadece istek bildirme değil; dağınık iç dünyayı ilahi birlikte toplama hareketi haline gelir.
Çok merkezli hayat çok korku doğurur. Çünkü insan her bir bağ için ayrı endişe taşımaya başlar. Oysa El Vahid ismi, kalbi tek merkeze bağladığı için güven de doğurur.
Bu yüzden El Vahid ismi, kalpte güveni çoğaltan sadeliği doğurur. Çünkü tek olana yaslanan kalp daha az parçalanır.
Tevekkülün en saf hali, güvenin gerçekten tek elde toplanmasıdır. İşte El Vahid ismi bunu mümkün kılar.
Kul böylece hem çalışır hem dağılmaz. Çünkü artık bilir ki gerçek merkez birdir.
İnsan içten içe çoğu zaman çatışmalı yaşar. Bir yanı hakikati ister, bir yanı dünyayı; bir yanı huzuru ister, bir yanı tutkularını. El Vahid ismi, içteki bu çokluğa karşı toparlayıcı etki yapar.
Bu yüzden El Vahid ismi, yalnızca teolojik değil; aynı zamanda psikolojik toparlanma da sağlar. Çünkü çokluğu azaltır, yönü berraklaştırır.
Dünyadaki şeyler sevilir, kullanılır, önemsenir; ama nihai merkez yapıldıklarında kalbi bozarlar. El Vahid ismi bu dengeyi öğretir.
Bu yüzden El Vahid ismi, kalpte sıralamayı düzeltir. Her şeyi yok etmez; ama her şeyi hak ettiği yere koyar.
Bu iki isim çok yakındır; ama ince bir fark taşırlar. İkisi de Allah'ın tekliğini anlatır, fakat vurguları farklıdır.
Bu yüzden El Vahid ismi, tevhidin kalpte kurduğu düzenin çok önemli kapılarından biridir.
Allah'ın tek olduğunu bilen kişi, insanları ilahlaştırmamaya başlar. Bu da ilişkilerde daha sağlıklı, daha dengeli bir ahlak doğurur.
İnsanları sever, ama onlara tapınmaz. Saygı duyar, ama kalbin tahtını onlara vermez.
İnsan musibet zamanında çok dağılır. Korkular, ihtimaller, kaygılar birbirine karışır. İşte El Vahid ismi burada kalbe bir merkez verir.
Bu bilinç, acıyı silmez; ama kalbi tam dağılmaktan korur. Çünkü en azından merkez kaybolmamıştır: Allah birdir.
Şirk yalnızca putlara tapmak değildir. Kalpte Allah'tan başkasına ait olmaması gereken mutlak korku, mutlak sevgi, mutlak güven ve mutlak teslimiyet alanlarını başkasına vermek de tevhidi zedeler. El Vahid ismi buna karşı kalbi korur.
Bu ismi yaşamak, sadece anlamını bilmek değil; her gün onu kalpte ve hayatta merkeze dönüştürmektir.
İşte bunlar, El Vahid isminin bilgiden karaktere, karakterden yaşanan kulluğa dönüşmüş işaretleridir.
İnsan bu dünyada en çok dağınıklıktan yorulur. Çok şey ister, çok şeyden korkar, çok şeye bağlanır, çok şeyi merkeze koyar, sonra da içi parçalanır. Oysa El Vahid ismi kalbe şu büyük hakikati öğretir: Asıl merkez birdir. İlah birdir, hakikat birdir, nihai dayanak birdir, son sığınak birdir. Kalp bunu gerçekten anladığında, çokluğun gürültüsünden çekilip sadeliğin derin huzuruna yaklaşmaya başlar.
Kul, Allah'ın El Vahid olduğunu gerçekten idrak ettiğinde tevhidi sadece dilde kalmaz. Korkularını, sevgilerini, umutlarını, yönelişlerini ve teslimiyetini tek merkezde toplamayı öğrenir. Böylece hem daha sade hem daha güçlü hem daha huzurlu hale gelir. Ve belki de bu ismin kulda kurduğu en kıymetli olgunluk şudur: Dağınık hayatın içinde tek hakikate bağlanıp, kalbini çokluğun yükünden kurtararak Allah'ın birliğinde iç bütünlük bulabilmek. İşte gerçek huzur biraz da burada başlar.
"Kalp, El Vahid olan Allah'ı gerçekten tanıdığında artık her şeye ayrı ayrı tutunmak zorunda kalmaz. Çünkü anlar ki tek hakikate bağlanan ruh, dağınık dünyanın ortasında bile sade ve sarsılmaz kalabilir."
Ersan Karavelioğlu