El Mubdi Nedir ve Ne Anlama Gelir
Her Şeyi İlk Defa Yaratan, Yoktan Başlatan ve Varlığın İlk Başlangıcını İlahi Kudretiyle Kuran Allah'ı Tanımanın Kalpte Hayret, Tevhit ve Başlangıçların Sırrını Anlama Bilincini Nasıl Kurduğu
"İnsan bazen başlangıçları sıradan sanır; oysa ilk defa var edilen her şeyin arkasında, yokluğun sessizliğini ilahi kudretiyle yaran bir yaratış mucizesi vardır."
Ersan Karavelioğlu
El Mubdi, Allah'ın her şeyi ilk defa var eden, yaratılışı başlatan, yokluğun içinden varlık sahnesini açan ve hiçbir örneğe ihtiyaç duymadan ilk başlangıcı kuran yüce isimlerinden biridir. Bu isim, sadece yaratmak anlamına gelmez. Buradaki mana çok daha derindir: Allah, varlığı yalnızca sürdürmez; onu ilk defa başlatır, ilk tohumu atar, ilk nefesi verir, ilk oluşu kurar ve başlangıç denen büyük sırrı kendi ilahi kudretiyle meydana getirir.
İnsan çoğu zaman devam eden şeyleri görür, ama başlangıcın dehşetini yeterince düşünmez.
Bu idrak kalpte hem hayret, hem tevhit, hem de başlangıçların ilahi sırrını anlama bilinci doğurur.
El Mubdi, yaratılışı ilk defa başlatan, hiçbir örneğe bağlı olmadan varlığı ortaya koyan, yoktan ilk oluşu kuran Allah demektir. Bu isimde birkaç büyük mana birlikte parlar:
Yani Allah'ın ibdası, sadece olan şeyi düzenlemek değildir. O, olmayanı oldurur, var olmayanı ilk kez varlık sahnesine çıkarır. Bu yüzden El Mubdi ismi, yaratılışın en sarsıcı boyutlarından birini düşündürür: ilk başlangıç.
Çünkü "yaratmak" genel bir anlam taşır; fakat El Mubdi ismi yaratmanın özellikle ilk defa başlatma yönünü öne çıkarır.
Allah ise El Mubdi olarak hiçbir örneğe, hiçbir hazır malzemeye, hiçbir ön taslağa muhtaç olmadan ilk var edişi gerçekleştirir. Bu yüzden bu isim, yaratılışın en saf ve en mutlak boyutunu taşır. Burada sadece düzen kurmak değil, ilk defa meydana getirmek vardır.
Bu ismi gerçekten düşünen kalpte ilk değişen şey, alışılmış varlık algısının kırılmasıdır. Çünkü insan gördüğü şeylere alışır ve onları hep varmış gibi sanır.
Fakat El Mubdi ismi kalbe şunu öğretir:
"Senin alıştığın her şey, bir zamanlar hiç yoktu."
İşte bu idrak yerleştiğinde insan, varlığı sıradan görmemeye başlar. Çünkü artık bilir ki gördüğü her şey, ilk defa Allah tarafından başlatılmıştır.
Yoktan başlatmak, insan aklı için en sarsıcı hakikatlerden biridir. Çünkü insan ancak var olan şeyler üzerinde işlem yapabilir. Allah ise varlığı yokluğun ardından ilk kez kurar.
Bu yüzden El Mubdi ismi, kula şunu düşündürür:
"Benim başlangıcım tesadüf değil; ilahi kudretin ilk dokunuşudur."
Bu düşünce, kalpte hem sarsıcı bir tevhit şuuru hem de derin bir hayret üretir.
İnsan çoğu zaman başlangıcı takvimsel bir şey gibi düşünür. Oysa başlangıç, varlığın kapısının ilk kez açılmasıdır. El Mubdi ismi, bu kapının sahibinin yalnızca Allah olduğunu öğretir.
Bunların hiçbiri kendi kendine açıklanamaz. Çünkü başlangıç, sıradan bir devam değil; öncesinde yokluk bulunan ilk tecellidir. Bu da El Mubdi ismini son derece derin kılar.
Tevhit sadece Allah birdir demek değildir; varlığın ilk kaynağının yalnızca Allah olduğunu da bilmektir. İşte El Mubdi ismi bu hakikati çok güçlü biçimde yerleştirir.
Bu bilinç, insanı sebepleri ilahlaştırmaktan korur. Çünkü sebepler, devam eden düzen içinde yer alabilir; ama ilk başlatıcı olamaz. Kalp bunu anladığında tevhit daha köklü hale gelir.
Hayret, iman yolculuğunda büyük nimettir. Çünkü hayret etmeyen kalp kabalaşır. El Mubdi ismi, özellikle varlığın ilk oluşuna bakarken hayreti yeniden canlandırır.
Bunlar üzerinde tefekkür eden insan, sadece bilgi toplamaz; derin bir hayranlık duymaya başlar. Çünkü ilk başlangıç, alışkanlıkla geçiştirilecek bir şey değildir. O, ilahi kudretin en parlak işaretlerinden biridir.
İnsan kendine sadece bugün bulunduğu hâl üzerinden baktığında, kendi başlangıcını unutur. Oysa El Mubdi ismi kula kendini bambaşka bir gözle okutabilir.
Bu idrak, kibrin kökünü sarsar. Çünkü insan artık kendini kendinden ibaret göremez. Kendi başlangıcını düşündükçe, Allah'a olan bağı daha derin hisseder.
Bu isim yalnızca ilk kozmik yaratılışı değil, hayatın içindeki yeni başlangıçların da ilahi kaynağını düşündürür. Çünkü Allah dilerse kul için bambaşka kapılar başlatabilir.
İnsan kendi içinde bitmiş hissedebilir. Ama El Mubdi ismi ona şunu öğretir:
"Allah, ilk defa yaratabildiği gibi yeniden başlangıçlar da açabilir."
Bu bilinç, insanı umutsuzlukta donup kalmaktan korur.
Tövbe sadece geçmişten dönmek değildir; aynı zamanda yeni bir başlangıçtır. İşte El Mubdi ismi tövbeye bu gözle bakmayı öğretir.
Bu yüzden El Mubdi ismi, tövbeyi yalnızca pişmanlık değil; ilahi başlatılışın yeni bir tecellisi olarak da düşündürür.
Bu ismi bilen kul, dua ederken sadece mevcut olanın düzelmesini değil, hiç beklemediği yeni başlangıçların da Allah tarafından yaratılabileceğini düşünür.
Böyle bir dua, kalbi ferahlatır. Çünkü insan artık yalnızca mevcut sınırların içinde değil, Allah'ın başlatıcı kudretine yaslanarak ister.
Allah'ın ilk yaratıcı olduğunu hisseden kul için ibadet, yaratılmışlığın daha bilinçli fark edilmesi haline gelir.
Böylece ibadet, sadece görev değil; başlangıcını hatırlayan kulun şükür ve hayretle yönelişi haline gelir.
Allah ilk defa yaratıyorsa, yeniden diriltmesi elbette mümkündür. İşte El Mubdi ismi, ahiret inancını da güçlendirir.
Bu yüzden El Mubdi ismi, ahireti akıldan uzak bir şey gibi değil; ilk yaratılışın mantıki devamı gibi düşünmeyi kolaylaştırır.
İnsan bazen "Artık benden bir şey olmaz" der. Fakat El Mubdi ismi, umudu insanın bugünkü kapasitesine değil, Allah'ın sonsuz kudretine bağlar.
Bu yüzden El Mubdi ismi, özellikle umudu tükenen kalpler için çok güçlü bir isimdir. Çünkü o kalbe şunu söyler: Başlangıçların anahtarı senin elinde değil, Allah'ın elindedir.
Allah'ın yeni başlangıçlar yaratabildiğini bilen insan, başkaları hakkında da "artık değişmez" diye acele hüküm vermemeye başlar.
Bu da ilişkilerde daha merhametli, daha sabırlı ve daha hikmetli bir çizgi kurar. Çünkü bilir ki Allah yeni başlangıçlar açıyorsa, kul da umut kapısını hemen kapatmamalıdır.
Bu isim umut verse de gevşeklik öğretmez. Çünkü başlangıcı Allah yapmıştır; kul da bu verilmiş başlangıcın hesabını taşır.
İşte El Mubdi ismi, kulda iki şeyi birlikte kurar:
Yani "Allah başlatır" demek, insanın keyfine göre yaşaması demek değildir. Aksine, verilen başlangıcın kıymetini bilme bilincidir.
Hayat bazen insanın planlarını yıkar. Bir dönem biter, bir ilişki biter, bir umut söner. İşte tam böyle zamanlarda El Mubdi ismi büyük teselli taşır.
Bu bilinç, acıyı yok etmez. Ama insanı "artık hiçbir şey olmaz" karanlığından korur.
Bu ismi yaşamak, sadece anlamını bilmek değil; her gün onu hayata ve duaya dönüştürmektir.
İşte bunlar, El Mubdi isminin bilgiden karaktere, karakterden yaşanan kulluğa dönüşmüş işaretleridir.
İnsan çoğu zaman devam eden şeylere bakar ve onların hep böyle olduğunu sanır. Oysa her şeyin gerisinde bir ilk dokunuş, bir ilk "ol" tecellisi, bir ilk var ediş vardır. İşte El Mubdi ismi kalbe şu sarsıcı ve büyüleyici hakikati öğretir: Başlangıç Allah'tandır. Varlığın ilk açılışı, hayatın ilk soluğu, kalbin ilk uyanışı, tövbenin ilk kıpırtısı, umudun yeniden doğuşu... Hepsi O'nun başlatıcı kudretinin gölgesindedir.
Kul, Allah'ın El Mubdi olduğunu gerçekten idrak ettiğinde artık ne kendi varlığını sıradan görür ne de bitmiş sandığı hâlini mutlak son sayar. Çünkü bilir ki Allah yoktan başlatmıştır; dilerse yeniden başlatır. Dilerse söneni yakar, kuruyanı diriltir, unutulanı ayağa kaldırır, kararan içi yeniden aydınlatır. Ve belki de bu ismin kulda kurduğu en kıymetli olgunluk şudur: Başlangıcını Allah'tan bilen kalbin, yeniden başlamayı da Allah'tan umması. İşte hakiki umut biraz da burada doğar.
"Allah'ın başlatıcı kudretini tanıyan insan, bir daha kendi tükenişini mutlak sanmaz. Çünkü bilir ki yokluğu yaran Rab, sönmüş kalbin içinden bile yeni bir başlangıç çıkarabilir."
Ersan Karavelioğlu