A‘râf Suresi 125. Ayette “Onlar ‘Şüphesiz Biz Rabbimize Döneceğiz’ Dediler” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İnsan ölümü yenemez; fakat ölüm korkusunun kendisini yönetmesine izin vermeyebilir. Bazen en büyük cesaret, sonucun Allah’a ait olduğunu kabul etmektir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 124. ayetinde Firavun, iman eden sihirbazlara çok ağır bir tehdit yöneltmişti:
“Elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım.”
- ayette ise sihirbazların cevabı gelir:
Bu cevap çok kısa ama son derece güçlüdür.
Çünkü Firavun onlara:
acı,
işkence,
ölüm
gösterir.
Onlar ise:
ölümü:
son nokta olarak görmez.
“Biz Rabbimize döneceğiz.”
derler.
Yani Firavun’un elindeki en büyük tehdit:
ölüm
olmasına rağmen,
onlar ölümü:
Allah’a dönüş
olarak görür.
Bu bakış:
korkunun gücünü ciddi biçimde kırar.
“Şüphesiz Biz Rabbimize Döneceğiz” Ne Demektir
Bu ifade:ölümden sonra:
Allah’a dönüşü,
hesabı,
ahireti
kabul ettiklerini gösterir.
Yani sihirbazlar:
hayatın yalnız:
bu dünyadan ibaret olmadığını
ilan ederler.
Bu Cevap Firavun’un Tehdidini Nasıl Etkisizleştiriyor
Firavun:“Sizi öldüreceğim.”
diyor.
Sihirbazlar ise:
“Zaten Rabbimize döneceğiz.”
diyor.
Yani:
ölüm tehdidi:
onlar için:
mutlak son
olmaktan çıkıyor.
Bu yüzden Firavun’un:
en büyük korkutma aracı:
etkisini kaybediyor.
Ölümü Allah’a Dönüş Olarak Görmek Ne Değiştirir
Ölüm:yok oluş gibi değil,
bir:
dönüş
olarak görülür.
Bu:
ölümün acısını veya insanî korkuyu:
tamamen ortadan kaldırmak zorunda değildir.
Ama ölümün anlamını:
değiştirir.
İnsan:
“Her şey burada bitmiyor.”
diye düşünür.
Sihirbazlar Ölümden Hiç Korkmuyorlar mı
Ayet onların:iç dünyalarındaki bütün duyguları:
tek tek anlatmaz.
Bu yüzden:
“Hiç korkmadılar.”
diye kesin konuşmak doğru olmaz.
Ama açık olan şudur:
korku varsa bile:
kararlarını:
değiştirmemiştir.
Cesaret Korkunun Yokluğu mudur
Hayır.Cesaret:
korkuya rağmen:
doğru bildiğini:
koruyabilmektir.
Sihirbazlar:
Firavun’un tehdidini:
duymuştur.
Ama:
imanlarından:
vazgeçmezler.
Bu:
cesaretin:
çok güçlü bir örneğidir.
“Rabbimize” Demeleri Neden Önemlidir
Çünkü artık:Firavun’un otoritesinden:
kopmuşlardır.
Bir süre önce:
onun ödülünü:
bekliyorlardı.
Şimdi:
nihai aidiyetlerini:
şöyle ifade ederler:
“Rabbimize.”
Bu:
otoritenin merkezinin:
tamamen değiştiğini gösterir.
İnsan Kime Döndüğünü Bilirse Hayata Bakışı Değişir mi
Evet.Eğer insan:
hayatın sonunda:
yalnız yokluk olduğunu düşünüyorsa:
ölüm:
mutlak kayıp gibi görünebilir.
Ama:
Allah’a dönüşe inanıyorsa:
hayat:
daha büyük bir bütünün parçası
olarak görülür.
Bu:
insanın:
kararlarını,
korkularını,
önceliklerini
etkileyebilir.
Ahiret İnancı İnsanları Cesur Yapabilir mi
Evet.Çünkü insan:
dünyadaki kaybı:
son kayıp
olarak görmez.
Para kaybedebilir.
Makam kaybedebilir.
Canını bile kaybedebilir.
Ama:
Allah’ın huzurundaki karşılığın:
daha büyük olduğuna inanıyorsa:
dünyevi tehditler:
mutlak güç olmaktan çıkar.
Bu Ayet Ölümü Küçümsemeyi mi Öğretiyor
Hayır.İslam:
hayatı değersiz görmez.
Can:
çok kıymetlidir.
İnsan:
hayatını korumak için:
tedbir almalıdır.
Burada anlatılan:
ölümü aramak değil,
ölüm tehdidi karşısında hakikatten vazgeçmemektir.
Şehitlik Arayışı ile Hakikat Uğruna Bedel Ödemek Aynı Şey midir
Tam olarak değil.İnsan:
ölümü:
amaç hâline getirmemelidir.
Sihirbazlar:
ölmek istemek için:
iman etmiyorlar.
Onlar:
iman ettikleri için:
ölüm tehdidiyle karşılaşıyorlar.
Yani:
ölüm hedef değil, göze alınan sonuçtur.

Firavun’un Gücü Nerede Sınırlanıyor
Firavun:bedene:
zarar verebilir.
Hayatı:
sona erdirebilir.
Ama:
ölümden sonrasını:
kontrol edemez.
İşte sihirbazların cevabı:
bu sınırı:
çok açık biçimde gösterir:
“Biz Rabbimize döneceğiz.”

Bu Cümle Firavun’a Karşı Bir Meydan Okuma mıdır
Bir yönüyle:evet.
Ama bağıran,
hakaret eden,
küfürlü
bir meydan okuma değildir.
Sakin ama çok güçlüdür.
Adeta:
“Senin gücünün bittiği yerde bizim inancımız devam ediyor.”
derler.

İnsan Ölümü Kabul Edince Daha Özgür Olabilir mi
Bir ölçüde:evet.
Çünkü birçok korkunun arkasında:
kaybetme korkusu vardır.
İnsan:
ölümü tamamen inkâr ederek yaşarsa:
hayatını:
korkunun yönetmesine
izin verebilir.
Ama ölümün:
kaçınılmaz olduğunu
kabul eden kişi:
daha dürüst yaşayabilir.

“Nasıl Olsa Öleceğiz” Demekle Bu Ayetin Mesajı Aynı mı
Hayır.“Nasıl olsa öleceğiz.”
cümlesi:
umursamazlığa dönüşebilir.
Sihirbazların sözü ise:
umursamazlık değildir.
Onlar:
“Rabbimize döneceğiz.”
der.
Yani:
ölümün ardından:
hesap ve anlam
vardır.

Ahiret İnancı Ahlaki Sorumluluğu Nasıl Etkiler
İnsan:dünya hayatındaki:
kazanç ve kayıpları:
tek ölçü olarak görmez.
Şöyle düşünebilir:
“Burada kaybetsem bile doğru olanı yapmalıyım.”
Bu:
ahlaki bağımsızlığı:
güçlendirebilir.

Sihirbazların Birkaç Ayet İçindeki Değişimi Neden Çok Çarpıcıdır
Çünkü başlangıçta:“Bize ödül var mı?”
diyorlardı.
Sonra:
Firavun’un yakınlarından olma:
vaadi aldılar.
Şimdi ise:
ölüm tehdidi karşısında:
“Rabbimize döneceğiz.”
diyorlar.
Bu:
değer sisteminin:
tamamen değişmesidir.

İnsan Gerçekten İnandığı Bir Şey İçin Çıkarından Vazgeçebilir mi
Evet.Sihirbazların kıssası:
bunu gösterir.
Para,
statü,
güvenlik
birkaç dakika önce:
çok önemliydi.
Ama hakikatle karşılaştıktan sonra:
bunların hepsi:
ikinci plana düşer.

A‘râf Suresi 124. ve 125. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette Firavun:
tehdit eder.
- ayette sihirbazlar:
derler.
Yani:
bir tarafta:
ölüm tehdidi,
diğer tarafta:
ölüm ötesine uzanan iman
vardır.
Firavun:
bedenin sonunu gösterir.
Onlar:
hayatın son olmadığını
söyler.

Sonuç: A‘râf Suresi 125. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 125. ayet:yalnız birkaç kelimeden oluşur:
“Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.”
Ama bu birkaç kelime:
Firavun’un bütün tehdit sistemini:
sarsar.
Çünkü zorbalığın:
en güçlü silahlarından biri:
ölüm korkusudur.
İnsan:
“Canımı kaybederim.”
diye:
doğru bildiğinden:
vazgeçebilir.
Ama ölüm:
mutlak son olmaktan çıktığında:
tehdit:
eski gücünü kaybeder.
Sihirbazlar:
birkaç dakika içinde:
inanılmaz bir dönüşüm yaşamıştır.
Önce:
Firavun’dan:
ödül bekliyorlardı.
Sonra:
sarayın yakınlığını:
istiyorlardı.
Şimdi ise:
aynı Firavun:
onları öldürmekle:
tehdit ediyor.
Ve onlar:
şöyle cevap veriyor:
“Biz Rabbimize döneceğiz.”
Bu cümlede:
çok büyük bir özgürlük vardır.
Çünkü artık:
Firavun onların:
en büyük değerini:
kontrol edemiyor.
Para:
kontrol edemiyor.
Statü:
kontrol edemiyor.
Korku:
kontrol edemiyor.
İşte insanın:
ahlaki özgürlüğü:
tam da burada görünür.
İnsan:
kendi hayatını:
çok sevebilir.
Sevdiklerini:
kaybetmek istemeyebilir.
Acıdan:
korkabilir.
Bunlar:
insanîdir.
Ama:
hayatta kalmak uğruna:
her şeyi:
satmak zorunda değildir.
Bazı değerler:
insanın gözünde:
hayatın kendisinden bile:
daha büyük olabilir.
Bu ayet:
ölümü romantikleştirmez.
İnsanı:
ölüm aramaya çağırmaz.
Ama:
ölüm tehdidinin:
hakikati belirleyemeyeceğini
gösterir.
Bir insanı:
“Böyle düşünmezsen seni öldürürüm.”
diye tehdit etmek:
o düşüncenin:
yanlış olduğunu:
kanıtlamaz.
Bu sadece:
tehdit eden kişinin:
güç kullandığını gösterir.
Sihirbazların cevabı:
sakinliğiyle:
çok güçlüdür.
Onlar:
Firavun’a:
uzun bir konuşma yapmaz.
Tek bir hakikati:
hatırlatırlar:
“Sen bizi öldürebilirsin; ama bizim dönüşümüz sana değil, Rabbimizedir.”
Belki de A‘râf 125’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Hayatımızdaki en büyük korku, doğru bildiğimiz şeyden vazgeçmemizi sağlayabilecek kadar güçlü mü?
Çünkü insanın özgürlüğü:
hiçbir şeyden korkmamak değildir.
Asıl özgürlük:
korkunun varlığına rağmen, son sözü ona söyletmemektir.
“Ölümden kaçamazsın; fakat ölüm korkusunun seni kim olduğundan uzaklaştırmasına izin vermeyebilirsin. Rabbine döneceğini bilen insan, dünyadaki hiçbir gücü mutlak görmez.”
Ersan Karavelioğlu