🔄 Uluslararası Antlaşmalarda Esaslı Değişiklik İlkesi Nedir ❓ Şartlar Değişirse Devlet Antlaşmadan Çekilebilir Mi ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,612
2,724,386
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🔄 Uluslararası Antlaşmalarda Esaslı Değişiklik İlkesi Nedir ❓ Şartlar Değişirse Devlet Antlaşmadan Çekilebilir Mi ❓


“Hukuk, verilen söze sadakati korur; fakat dünyanın kökten değiştiği yerde, adalet bazen sözün hangi şartlarda verildiğini yeniden düşünmeyi ister.”
— Ersan Karavelioğlu

Uluslararası antlaşmalarda esaslı değişiklik ilkesi, bir antlaşmanın yapılması sırasında mevcut olan temel şartların sonradan köklü, öngörülemez ve antlaşmanın yükümlülüklerini derinden etkileyen biçimde değişmesi halinde, taraf devletin antlaşmadan çekilme, antlaşmayı sona erdirme veya uygulamayı askıya alma iddiasında bulunabilmesini ifade eder.


Bu ilke Latince hukuk dilinde çoğu zaman rebus sic stantibus ifadesiyle anılır. Anlamı kabaca şudur: “Şartlar böyle kaldığı sürece.” Yani bir antlaşma yapılırken tarafların rızası, belirli temel koşulların varlığına dayanmış olabilir. Eğer o koşullar sonradan olağanüstü biçimde değişirse, antlaşmaya aynen devam etmek bazı durumlarda ağır ve adaletsiz sonuçlar doğurabilir.


Fakat bu ilke çok dar, istisnai ve dikkatli uygulanır. Çünkü devletler her siyasi, ekonomik veya diplomatik değişikliği bahane ederek antlaşmalardan kolayca çıkabilirse, uluslararası hukukta pacta sunt servanda, yani antlaşmalara uyulması ilkesi zayıflar. Bu nedenle esaslı değişiklik ilkesi, antlaşmalardan kaçmak için kullanılan rahat bir kapı değil; gerçekten olağanüstü durumlarda başvurulabilecek sınırlı bir hukuk yoludur.




1️⃣ Esaslı Değişiklik İlkesi Nedir ❓


Esaslı değişiklik ilkesi, antlaşmanın yapıldığı sırada tarafların rızasının temelini oluşturan şartların sonradan köklü biçimde değişmesi halinde, devletin antlaşmayla bağlı kalmayı yeniden tartışabilmesine imkân tanıyan istisnai bir ilkedir.


Bu ilkenin temelinde şu düşünce vardır:


Devletler bir antlaşmaya belirli bir gerçeklik içinde rıza gösterir. Eğer o gerçeklik tamamen değişirse, aynı yükümlülüğü aynı biçimde sürdürmek her zaman adil olmayabilir.


UnsurAnlamı
Esaslı değişiklikKüçük değil, köklü ve temel değişim
ÖngörülemezlikTarafların antlaşma sırasında makul olarak beklemediği durum
Rızanın temeliAntlaşmaya bağlanmada belirleyici olan şart
Yükümlülüklerde köklü dönüşümDevletin üstlendiği borcun niteliği ciddi biçimde değişir
İstisnai kullanımHer zorluk veya çıkar kaybı yeterli değildir

Bu ilke, uluslararası hukukun sadakat ile adalet arasında kurduğu hassas dengelerden biridir.




2️⃣ Rebus Sic Stantibus Ne Demektir ❓


Rebus sic stantibus, Latince bir ifadedir ve genel olarak “şartlar böyle kaldığı sürece” anlamına gelir. Bu ifade, antlaşmanın bağlayıcılığının mutlak olmadığını; antlaşmanın yapıldığı temel şartların tamamen değişmesi halinde yeniden değerlendirme yapılabileceğini anlatır.


Latince İfadeTürkçe Anlamı
RebusŞeyler, durumlar, şartlar
SicBöyle
StantibusDururken, mevcutken
Genel anlamŞartlar böyle kaldığı sürece

Fakat bu ifade yanlış anlaşılmamalıdır. Rebus sic stantibus, devlete “canın sıkılınca antlaşmadan çık” hakkı vermez. Tam tersine, bu ilke modern uluslararası hukukta çok sıkı şartlara bağlanmıştır.


Çünkü uluslararası hukukta ana ilke hâlâ şudur: Antlaşmalara uyulmalıdır.


Esaslı değişiklik ise bu ana ilkenin çok sınırlı bir istisnasıdır.




3️⃣ Bu İlke Neden İstisnai Kabul Edilir ❓


Esaslı değişiklik ilkesinin istisnai olmasının nedeni, antlaşmalar hukukunun güven temelini korumaktır. Eğer devletler her ekonomik kriz, hükümet değişikliği, savaş korkusu, siyasi baskı veya çıkar değişimini “esaslı değişiklik” sayarsa, hiçbir antlaşma güvenli kalmaz.


Neden İstisnai ❓Açıklama
Antlaşma güvenini korumak içinDevletler verilen sözlere dayanabilmelidir
Keyfi çekilmeyi önlemek içinDevletler çıkar değişince antlaşmadan kaçamamalıdır
Uluslararası istikrar içinSınırlar, barış ve işbirliği belirsizleşmemelidir
Pacta sunt servanda'yı korumak içinAntlaşmalara sadakat ana ilkedir
Siyasi bahaneleri sınırlamak içinHukuki gerekçe ile siyasi pişmanlık ayrılmalıdır

Bu nedenle esaslı değişiklik iddiası, hukukta çok güçlü deliller gerektirir. Devlet yalnızca “şartlar değişti” diyemez. Değişikliğin gerçekten antlaşmanın temelini sarstığını göstermelidir.




4️⃣ Hangi Değişiklikler Esaslı Sayılabilir ❓


Her değişiklik esaslı değildir. Esaslı değişiklik, antlaşmanın temelini oluşturan şartları etkileyen, tarafların rızasını belirleyen ve yükümlülükleri kökten dönüştüren değişikliktir.


Değişiklik TürüEsaslı Sayılabilir Mi ❓
Küçük ekonomik zorlukGenellikle hayır
Hükümet değişikliğiGenellikle hayır
Normal siyasi dalgalanmaGenellikle hayır
Öngörülebilir piyasa değişimiGenellikle hayır
Antlaşmanın temel olgusunun yok olmasıŞartlara göre evet
Uygulama nesnesinin kökten değişmesiŞartlara göre evet
Yükümlülüğün niteliğini tamamen değiştiren olayŞartlara göre evet

Örneğin bir antlaşma belirli bir nehir rejimine, doğal kaynağa, güvenlik dengelerine veya teknik altyapıya dayanıyorsa ve bu temel unsur tamamen değişmişse, esaslı değişiklik tartışması doğabilir.


Fakat sıradan zorluk, maliyet artışı veya siyasi rahatsızlık yeterli değildir.




5️⃣ Değişiklik Öngörülemez Olmak Zorunda Mıdır ❓


Evet, esaslı değişiklik iddiasının en önemli şartlarından biri öngörülemezliktir. Taraflar antlaşmayı yaparken bu değişikliği makul şekilde öngörebiliyorsa, sonradan bunu gerekçe göstererek antlaşmadan kaçmak daha zordur.


DurumDeğerlendirme
Taraflar riski biliyorduEsaslı değişiklik iddiası zayıflar
Antlaşma riski düzenlediDevlet bu maddeye uymalıdır
Değişiklik olağan gelişmeydiGenellikle yeterli değildir
Değişiklik beklenmedik ve olağanüstüydüİddia güçlenebilir
Devlet riski kendisi yarattıİlkeye dayanması zorlaşır

Örneğin ekonomik dalgalanmalar, fiyat değişimleri veya siyasi iktidar değişimleri çoğu zaman öngörülebilir risklerdir. Devletler antlaşma yaparken bu ihtimalleri hesaba katmalıdır.


Esaslı değişiklik, olağan hayatın değil; olağanüstü dönüşümün hukukî tartışmasıdır.




6️⃣ Değişiklik Antlaşmanın Rıza Temelini Etkilemeli Midir ❓


Evet. Değişiklik, devletin antlaşmaya bağlanma rızasının esaslı temelini etkilemelidir. Yani devlet, antlaşmayı yaparken belirli bir şartın varlığına güvenmiş olmalı ve bu şart rızanın belirleyici unsuru olmalıdır.


Rıza TemeliAçıklama
Antlaşmanın ana varsayımıTarafların metni kurduğu temel gerçeklik
Belirleyici şartDevletin bağlanma kararını etkileyen ana unsur
Karşılıklı beklentiTarafların antlaşmadan beklediği düzen
Hukuki dengeYükümlülüklerin makul şekilde kurulduğu zemin
Temel olgunun çökmesiAntlaşmanın dayandığı gerçekliğin ortadan kalkması

Burada her şart değil, esaslı şart önemlidir. Devletin antlaşma yaparken aklından geçen her beklenti hukukî temel sayılmaz.


Esaslı değişiklik ilkesinin uygulanabilmesi için değişen unsur, antlaşmanın merkezine dokunmalıdır.




7️⃣ Değişiklik Yükümlülükleri Kökten Dönüştürmeli Midir ❓


Evet. Şartların değişmiş olması tek başına yetmez. Bu değişiklik, devletin antlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini köklü biçimde değiştirmelidir.


Yükümlülük EtkisiDeğerlendirme
Küçük maliyet artışıGenellikle yeterli değildir
Uygulamada zorlukTek başına yeterli değildir
Siyasi rahatsızlıkHukuki gerekçe oluşturmaz
Yükümlülüğün niteliği tamamen değiştiyseTartışma doğabilir
Devletin borcu çok farklı hale geldiyseİddia güçlenebilir
Antlaşma dengesi kökten bozulduysaEsaslı değişiklik gündeme gelebilir

Burada ölçü şudur: Devletin üstlendiği yükümlülük, antlaşmanın yapıldığı sıradaki yükümlülükle artık aynı karakterde değilse, esaslı değişiklik iddiası daha ciddi hale gelir.


Yani hukuk yalnızca “şart değişti mi” diye sormaz; “bu değişiklik yükümlülüğü ne kadar değiştirdi” diye de sorar.




8️⃣ Sınır Antlaşmalarında Esaslı Değişiklik İleri Sürülebilir Mi ❓


Genel olarak sınır antlaşmaları bakımından esaslı değişiklik ilkesine başvurmak çok sınırlıdır. Çünkü sınırların istikrarı uluslararası barış için hayati öneme sahiptir.


Sınır Antlaşmalarında DurumAçıklama
Sınır istikrarı korunurToprak düzeni sürekli tartışmaya açılmaz
Hükümet değişikliği etkili olmazDevletin sürekliliği esastır
Siyasi şart değişimi yeterli değildirSınırlar geçici siyasete göre değişmez
Barış ve güvenlik önceliklidirBelirsizlik çatışma riski doğurur
Esaslı değişiklik iddiası genellikle kabul edilmezSınır düzeninin kalıcılığı önemlidir

Bunun nedeni açıktır: Eğer devletler şartlar değişti diye sınır antlaşmalarını kolayca tartışmaya açabilirse, dünya sürekli sınır krizleriyle karşılaşır.


Bu nedenle sınır antlaşmaları uluslararası hukukta özel bir istikrar korumasına sahiptir.




9️⃣ Devlet Kendi Yarattığı Değişikliğe Dayanabilir Mi ❓


Genel olarak hayır. Bir devlet kendi davranışıyla şartları değiştirmişse, sonra bu değişikliği gerekçe göstererek antlaşmadan kaçmaya çalışamaz.


DurumDeğerlendirme
Devlet değişikliği kendisi yarattıİlkeye dayanması zayıflar
Kendi ihlaliyle kriz oluşturduBu krizden avantaj sağlayamaz
Antlaşmayı uygulamayarak şartları bozduSonra değişiklik iddiası iyi niyete aykırı olabilir
Karşı tarafı zor duruma düşürdüKendi kusurundan yararlanamaz
Değişiklik dışsal ve bağımsızsaİddia daha ciddi incelenir

Bu noktada genel hukuk ilkelerinden biri devreye girer: Kimse kendi kusurundan yararlanamaz.


Devlet önce antlaşmanın dengesini bozup sonra “denge bozuldu, artık bağlı değilim” diyemez.




1️⃣0️⃣ Ekonomik Kriz Esaslı Değişiklik Sayılır Mı ❓


Ekonomik krizler çoğu zaman esaslı değişiklik iddiası için tek başına yeterli değildir. Çünkü ekonomik dalgalanmalar devletler açısından öngörülebilir riskler arasında kabul edilebilir.


Ekonomik DurumDeğerlendirme
Normal ekonomik krizGenellikle yeterli değildir
Maliyet artışıTek başına antlaşmadan çıkış sebebi olmaz
Kur dalgalanmasıGenellikle öngörülebilir risk kabul edilir
Aşırı ve öngörülemez ekonomik çöküşŞartlara göre tartışılabilir
Antlaşmanın ekonomik temelini yok eden olayDaha ciddi değerlendirilir

Devletler ekonomik antlaşmalar yaparken riskleri hesaba katmalıdır. Her kriz antlaşmayı geçersiz veya sona erdirilebilir hale getirmez.


Ancak çok olağanüstü, öngörülemez ve antlaşmanın yükümlülüklerini kökten değiştiren ekonomik gelişmelerde tartışma doğabilir. Yine de bu alan dar yorumlanır.




1️⃣1️⃣ Savaş Veya Güvenlik Krizi Esaslı Değişiklik Sayılır Mı ❓


Savaş, işgal, bölgesel güvenlik dengesinin çökmesi veya büyük jeopolitik krizler bazı antlaşmalar bakımından esaslı değişiklik tartışması doğurabilir. Fakat bu da otomatik değildir.


Güvenlik DurumuDeğerlendirme
Normal siyasi gerilimGenellikle yeterli değildir
Bölgesel savaşAntlaşmanın niteliğine göre etkili olabilir
Taraflardan birinin saldırısıİhlal ve sorumluluk hükümleri ayrıca gündeme gelir
Güvenlik ittifakının temelinin çökmesiŞartlara göre tartışılabilir
Antlaşmanın amacını imkânsızlaştıran krizDaha güçlü iddia doğurabilir

Örneğin bir askeri işbirliği antlaşması, belirli güvenlik dengeleri üzerine kurulmuşsa ve bu denge kökten değişmişse, esaslı değişiklik tartışması doğabilir.


Fakat devletler güvenlik risklerini zaten antlaşma yaparken öngörmüş olabilir. Bu yüzden her savaş veya kriz, otomatik çıkış kapısı değildir.




1️⃣2️⃣ Çevresel Felaketler Esaslı Değişiklik Sayılabilir Mi ❓


Çevresel felaketler, iklim krizi, kuraklık, deniz seviyesinin yükselmesi, nehir yatağının değişmesi veya doğal kaynakların yok olması bazı antlaşmalar bakımından esaslı değişiklik tartışması yaratabilir.


Çevresel DeğişiklikOlası Etki
Nehir yatağının değişmesiSu paylaşımı veya sınır düzeni etkilenebilir
Kaynağın tamamen tükenmesiAntlaşmanın uygulama temeli zayıflayabilir
Deniz seviyesinin yükselmesiAda devletleri ve deniz yetki alanları tartışması doğabilir
Aşırı kuraklıkSu antlaşmaları üzerinde baskı yaratabilir
Büyük doğal afetUygulama imkânsızlığı veya şart değişikliği tartışılabilir

Ancak çevresel değişiklikler de dikkatle değerlendirilir. Antlaşmanın konusu çevresel riskleri zaten kapsıyorsa, devlet bu riski sonradan esaslı değişiklik gibi ileri süremeyebilir.


İklim çağında bu ilke daha da önem kazanacaktır. Çünkü bazı antlaşmalar, değişen doğal koşullar karşısında yeniden yorumlanmak zorunda kalabilir.




1️⃣3️⃣ Esaslı Değişiklik İle İmkânsızlık Arasındaki Fark Nedir ❓


Esaslı değişiklik ile uygulama imkânsızlığı birbirine yakın görünse de aynı değildir.


KavramAnlamı
Esaslı değişiklikŞartlar kökten değişmiş, yükümlülük dengesi farklılaşmıştır
İmkânsızlıkAntlaşmanın uygulanması nesnel olarak mümkün değildir
Esaslı değişiklikteUygulama mümkün olabilir ama yükümlülük kökten farklı hale gelmiştir
İmkânsızlıktaUygulama nesnesi ortadan kalkmış olabilir
ÖrnekGüvenlik dengesinin çökmesi
ÖrnekAntlaşmaya konu tesisin tamamen yok olması

İmkânsızlık daha somut ve nesnel olabilir. Esaslı değişiklik ise daha çok antlaşmanın dayandığı temel şartların köklü dönüşümüyle ilgilidir.


İki kavram da antlaşma bağlılığını etkileyebilir; fakat şartları farklıdır.




1️⃣4️⃣ Esaslı Değişiklik İle Mücbir Sebep Arasındaki Fark Nedir ❓


Mücbir sebep, devletin kontrolü dışında gelişen, öngörülemeyen ve yükümlülüğün yerine getirilmesini maddi olarak imkânsızlaştıran olayları ifade eder. Esaslı değişiklik ise antlaşmanın temel şartlarının köklü biçimde değişmesiyle ilgilidir.


KavramTemel Fark
Mücbir sebepYükümlülük fiilen yerine getirilemez hale gelir
Esaslı değişiklikYükümlülük mümkündür ama antlaşma dengesi kökten değişmiştir
Mücbir sebepDaha çok sorumluluğu ortadan kaldırma sebebi gibi çalışabilir
Esaslı değişiklikAntlaşmanın sona ermesi veya çekilme iddiası doğurabilir
Mücbir sebepKontrol dışı olay şartı daha belirgindir
Esaslı değişiklikRızanın temel şartları önemlidir

Bu ayrımlar önemlidir. Çünkü devlet hangi hukuki kuruma dayanacağını doğru belirlemelidir. Her olağanüstü durum esaslı değişiklik değildir; her esaslı değişiklik de mücbir sebep değildir.




1️⃣5️⃣ Devlet Esaslı Değişiklik İddiasını Nasıl İleri Sürmelidir ❓


Devlet esaslı değişiklik iddiasını keyfi biçimde ilan edip antlaşmayı uygulamayı bırakamaz. Bu iddia hukuk içinde, iyi niyetle ve usule uygun şekilde ileri sürülmelidir.


AşamaAçıklama
Değişiklik belirlenirHangi şartın değiştiği açıkça gösterilir
Esaslılık açıklanırDeğişikliğin neden köklü olduğu anlatılır
Öngörülemezlik ispatlanırTarafların bunu beklemediği gösterilir
Rızanın temeliyle bağ kurulurDeğişen şartın antlaşmanın temelini oluşturduğu açıklanır
Yükümlülük etkisi gösterilirDevletin borcunun nasıl kökten değiştiği belirtilir
Diğer taraflara bildirim yapılırDiplomatik ve hukuki süreç işletilir
Uyuşmazlık varsa çözüm aranırMüzakere, tahkim veya mahkeme gündeme gelebilir

Bu süreç önemlidir. Çünkü aksi halde esaslı değişiklik iddiası, antlaşmadan kaçış bahanesine dönüşebilir.


İyi niyet burada da temel ölçüdür.




1️⃣6️⃣ Esaslı Değişiklik Antlaşmayı Otomatik Bitirir Mi ❓


Hayır. Esaslı değişiklik iddiası antlaşmayı otomatik olarak sona erdirmez. Devlet bu iddiayı ileri sürebilir; fakat diğer taraflar itiraz edebilir ve uyuşmazlık doğabilir.


DurumSonuç
Devlet iddiada bulunurAntlaşmanın sona ermesi veya çekilme talep edilir
Diğer taraf kabul ederAntlaşma değiştirilebilir veya sona erebilir
Diğer taraf itiraz ederUyuşmazlık doğar
Uyuşmazlık çözüm yolu varsaMahkeme veya tahkim devreye girebilir
İddia haksızsaDevlet antlaşmayı ihlal etmiş olabilir

Bu nedenle esaslı değişiklik ilkesi, devletin tek taraflı ve kesin karar verme yetkisi değildir. Hukuki iddiadır; değerlendirmeye, itiraza ve çözüm sürecine açıktır.


Devlet, “şartlar değişti, ben çıktım” diyerek her zaman sorumluluktan kurtulamaz.




1️⃣7️⃣ Antlaşmanın Değiştirilmesi Sona Ermeden Daha Uygun Olabilir Mi ❓


Evet. Esaslı değişiklik durumunda antlaşmadan tamamen çekilmek yerine, antlaşmanın yeniden müzakere edilmesi veya değiştirilmesi daha uygun olabilir.


Çözüm YoluAvantajı
Yeniden müzakereTaraflar yeni şartlara uyum sağlar
Antlaşma değişikliğiHukuki istikrar korunur
Ek protokolBelirli maddeler güncellenir
Geçici düzenlemeKriz dönemi yönetilir
Askıya almaTam sona erme yerine geçici çözüm sunar
Ortak komisyonTeknik meseleler birlikte değerlendirilir

Bu yaklaşım uluslararası hukukta daha istikrarlı ve yapıcıdır. Çünkü antlaşmayı tamamen bitirmek yerine değişen dünyaya uyarlamak, taraflar arasındaki güveni koruyabilir.


Özellikle çevre, su, ticaret, enerji ve güvenlik antlaşmalarında yeniden müzakere çoğu zaman daha akıllı çözümdür.




1️⃣8️⃣ Esaslı Değişiklik İlkesinin Kötüye Kullanımı Nasıl Önlenir ❓


Bu ilkenin kötüye kullanımı çok tehlikelidir. Devletler antlaşmalardan kaçmak için şart değişikliği iddiasına sığınabilir. Bu nedenle hukuk sıkı şartlar getirir.


Koruma Mekanizmasıİşlevi
Dar yorumİlkenin kolay uygulanmasını önler
Öngörülemezlik şartıOlağan riskler dışlanır
Rıza temeli şartıHer değişiklik değil, temel değişiklik aranır
Yükümlülükte köklü dönüşüm şartıKüçük zorluklar yeterli olmaz
Sınır antlaşmaları istisnasıToprak istikrarı korunur
Kendi kusuruna dayanma yasağıDevlet kendi yarattığı değişiklikten yararlanamaz
Usul şartlarıDevlet keyfi şekilde uygulamayı bırakamaz

Bu mekanizmalar, pacta sunt servanda ilkesini korur.


Esaslı değişiklik ilkesi vardır; fakat antlaşmalar hukukunun güven temeli yıkılmasın diye sıkı kapılarla çevrilmiştir.




1️⃣9️⃣ Son Söz: Şartlar Değişirse Devlet Antlaşmadan Çekilebilir Mi ❓


Uluslararası antlaşmalarda esaslı değişiklik ilkesi, devletlerin antlaşmalara sonsuza kadar kör biçimde bağlı kalması gerektiğini değil; fakat antlaşmalardan ancak çok istisnai, çok ciddi ve hukuken sıkı şartlarda ayrılabileceğini gösterir. Bu ilke, devletlerin verdiği sözü hafife almaz; fakat dünyanın kökten değiştiği bazı durumlarda, sözün hangi gerçeklik içinde verildiğini de tamamen görmezden gelmez.


Bir devletin esaslı değişiklik iddiasında bulunabilmesi için değişikliğin köklü, öngörülemez, antlaşmaya rızanın temelini etkileyen ve yükümlülükleri radikal biçimde dönüştüren nitelikte olması gerekir. Üstelik devlet bu değişikliği kendi kusuruyla yaratmış olmamalıdır. Sınır antlaşmaları gibi uluslararası istikrarın merkezindeki metinlerde bu ilkeye dayanmak daha da sınırlıdır.


Bu nedenle şartların değişmesi her zaman antlaşmadan çıkma hakkı vermez. Ekonomik zorluk, hükümet değişimi, siyasi rahatsızlık, maliyet artışı veya sıradan krizler çoğu zaman yeterli değildir. Uluslararası hukuk, devletlere şu dengeyi hatırlatır: Sözünü tutmalısın; fakat sözün dayandığı dünya tamamen yıkılmışsa, hukuk bu durumu da dikkatle değerlendirebilir.


En sağlıklı yol, çoğu zaman antlaşmayı tek taraflı terk etmek değil; iyi niyetli müzakere, antlaşmanın güncellenmesi, ek protokol, geçici düzenleme veya barışçıl uyuşmazlık çözümü yollarına başvurmaktır.


Sonuçta esaslı değişiklik ilkesi, antlaşmalar hukukunun kaçış kapısı değil; adaletin çok dar aralıkla açtığı bir denge kapısıdır.


“Devletlerin sözü değerlidir; fakat hukuk, o sözün verildiği dünyanın tamamen değişip değişmediğini de adaletin terazisinde tartar.”
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt