📖 Kur'an Allah'ı Nasıl Tanıtır ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Kur'an Allah'ı Nasıl Tanıtır ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,614
2,724,387
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Kur'an Allah'ı Nasıl Tanıtır ❓


“Kur'an, Allah'ı yalnızca inanç konusu olarak değil; varlığın kaynağı, kalbin sığınağı, aklın ufku, adaletin ölçüsü ve insanın dönüş kapısı olarak tanıtır.”
— Ersan Karavelioğlu

Kur'an Allah'ı, insanın zihnine dar bir tanım olarak değil; bütün varlığı kuşatan, her şeyi yaratan, bilen, gören, işiten, yaşatan, rızık veren, affeden, adaletle hükmeden, merhameti sonsuz olan, hiçbir şeye muhtaç bulunmayan ve bütün varlığın kendisine muhtaç olduğu mutlak ilahî hakikat olarak tanıtır.


Kur'an'a göre Allah, yalnızca uzaklarda duran soyut bir güç değildir. O, insana şah damarından daha yakın, kalplerin içini bilen, duaları işiten, tövbeleri kabul eden, zulme razı olmayan, kâinatı ölçüyle yaratan, geceyi ve gündüzü döndüren, ölüyü dirilten, hayatı imtihan kılan, rahmetiyle kulunu çağıran ve adaletiyle her şeyi yerli yerine koyan Rabb'dir.


Bu nedenle Kur'an'daki Allah tasavvuru, yalnızca “yaratıcı” fikriyle sınırlı değildir. Kur'an Allah'ı Rabb, Rahman, Rahim, Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim, Alim, Semi, Basir, Gafur, Vedud, Adl, Hayy, Kayyum gibi isim ve sıfatlarla tanıtarak insanın hem aklına hem kalbine hem ahlakına hem de hayatına yön verir.




1️⃣ Kur'an Allah'ı Tanıtırken Nereden Başlar ❓


Kur'an Allah'ı tanıtırken önce insanı yaratılış, varlık, düzen, hayat, ölüm, rızık, rahmet ve hesap hakikatleriyle yüzleştirir. Çünkü insan Allah'ı yalnızca soyut bir kavram olarak değil, hayatın her alanında izleri görülen ilahî gerçeklik olarak tanımalıdır.


Kur'an'ın Allah'ı tanıtma biçimi çok derindir:


Gökleri ve yeri yaratandan söz eder.
Gece ve gündüzün düzenini gösterir.
Yağmurun toprağı diriltmesini hatırlatır.
İnsanın anne karnındaki yaratılışına dikkat çeker.
Kalplerin içindeki sırları bildiğini bildirir.
Ölümden sonra dirilişi haber verir.
İyiliğin ve kötülüğün karşılıksız kalmayacağını öğretir.



Kur'an'da Allah, yalnızca “inanılması gereken” bir varlık olarak değil; her an fark edilmesi gereken, hayatın bütün anlamını taşıyan ve insanı kendine, evrene, ahlaka ve ahirete uyandıran mutlak hakikat olarak tanıtılır.




2️⃣ Kur'an'a Göre Allah Bir midir ❓


Kur'an'ın Allah'ı tanıtmasındaki en temel hakikat tevhidtir. Tevhid, Allah'ın birliği demektir. Kur'an'a göre Allah birdir, ortağı yoktur, eşi yoktur, benzeri yoktur, doğmamış ve doğurmamıştır, hiçbir varlık O'nun dengi değildir.


Bu anlayış, insanın bütün kulluk yönünü tek merkeze bağlar.


Tevhid şu anlamlara gelir:


Yaratıcı birdir.
Mutlak hüküm sahibi birdir.
Kulluk yalnız Allah'a yapılır.
Dua yalnız Allah'a yöneltilir.
İnsan hiçbir varlığı Allah seviyesine çıkaramaz.
Hiçbir güç Allah'ın kudretine ortak olamaz.



Kur'an'da Allah'ın birliği yalnızca matematiksel bir “tek”lik değildir. Bu birlik, bütün varlığın kaynağının, anlamının, yönünün ve son dönüşünün Allah'a bağlı olduğunu gösterir.


Tevhid, insan ruhunu da parçalanmaktan kurtarır. Çünkü insan birçok sahte güce, korkuya, arzuya, makama ve insana kul olmaktan ancak Allah'ın birliğini idrak ederek özgürleşir.




3️⃣ Kur'an Allah'ı Rabb Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an'da Allah'ın en temel tanıtımlarından biri Rabb oluşudur. Rabb, yalnızca yaratan değil; terbiye eden, yaşatan, rızık veren, büyüten, düzenleyen, koruyan, yöneten ve varlığı amacına doğru sevk eden anlamlarını taşır.


Allah'ın Rabb oluşu şunu anlatır:


İnsan başıboş değildir.
Evren sahipsiz değildir.
Hayat tesadüfî değildir.
Varlık ilahî ölçü içindedir.
İnsan büyütülür, sınanır ve yönlendirilir.
Rızık, hayat ve imkân Allah'ın terbiyesi altındadır.



Kur'an'ın ilk suresi olan Fatiha'da Allah'ın “âlemlerin Rabbi” olarak tanıtılması çok anlamlıdır. Bu ifade, Allah'ın yalnızca bir topluluğun, bir zamanın veya bir mekânın Rabbi olmadığını; bütün âlemlerin Rabbi olduğunu bildirir.


Bu yüzden Kur'an'a göre insan, yalnızca yaratılmış bir varlık değildir; Allah'ın terbiyesi, rahmeti ve imtihanı içinde yaşayan sorumlu bir kuldur.




4️⃣ Kur'an Allah'ı Rahman Ve Rahim Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an Allah'ı tanıtırken rahmet kavramına çok büyük yer verir. Allah, Rahman ve Rahimdir. Rahman, rahmeti bütün varlığı kuşatan; Rahim ise kullarına özel merhamet, bağış ve lütufla yönelen anlamlarıyla anlaşılır.


Allah'ın rahmeti şu şekilde görünür:


Hayat vermesinde.
Rızık sunmasında.
Tövbe kapısını açık tutmasında.
Günahkâr kulları hemen yok etmemesinde.
İnsanlara peygamberler ve kitaplar göndermesinde.
Kalplere huzur indirmesinde.
Küçük iyilikleri bile boşa çıkarmamasında.



Kur'an'ın Allah tasavvurunda rahmet çok merkezîdir. İnsan Allah'tan yalnızca korkmaz; aynı zamanda O'nun rahmetine sığınır, affını ister, merhametine umut bağlar.


Bu denge çok önemlidir: Allah adildir ama rahmeti geniştir. Allah hesap sorar ama tövbe kapısını açar. Allah uyarır ama kulunu rahmetiyle çağırır.




5️⃣ Kur'an Allah'ı Yaratıcı Olarak Nasıl Anlatır ❓


Kur'an Allah'ı göklerin ve yerin yaratıcısı olarak tanıtır. Allah, varlığı yoktan var eden, her şeye ölçü veren, canlıları yaratan, insanı şekillendiren ve kâinatı düzen içinde tutandır.


Kur'an'da yaratılış delilleri sıkça hatırlatılır:


Göklerin yükseltilmesi.
Yeryüzünün döşenmesi.
Gece ve gündüzün dönüşü.
Yağmurun inişi.
Toprağın canlanması.
Bitkilerin çeşitliliği.
Hayvanların yaratılması.
İnsanın anne karnındaki oluşumu.



Bu ayetlerde amaç sadece kozmoloji bilgisi vermek değildir. Asıl amaç insanın kalbini şu soruyla uyandırmaktır:


Bütün bu düzen kendiliğinden ve amaçsız olabilir mi ❓


Kur'an'a göre evren, Allah'ın kudretini, hikmetini, ilmini ve rahmetini gösteren büyük bir ayetler kitabıdır. İnsan gökyüzüne, toprağa, suya, canlılara ve kendi bedenine baktığında Allah'ın yaratıcı kudretini okumalıdır.




6️⃣ Kur'an Allah'ı Her Şeyi Bilen Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an'a göre Allah Alimdir; yani her şeyi bilendir. Allah'ın bilgisi yalnızca dış dünyadaki olaylarla sınırlı değildir. O, kalplerin içindekini, gizleneni, açığa vurulanı, geçmişi, geleceği, niyetleri, duaları, korkuları, pişmanlıkları ve insanın kendinden bile sakladığı hakikatleri bilir.


Allah'ın ilmi şunları kuşatır:


Görüneni.
Görünmeyeni.
Söyleneni.
Saklananı.
Kalpte doğan niyeti.
Toprağa düşen tohumu.
Denizin karanlığındaki canlıyı.
İnsanın içinden geçen fısıltıyı.



Bu bilgi insan için hem uyarıdır hem tesellidir.


Uyarıdır; çünkü hiçbir haksızlık, hiçbir riya, hiçbir gizli kötülük Allah'tan saklanamaz. Tesellidir; çünkü insanın kimsenin anlamadığı acısı, duası, sabrı ve iyi niyeti de Allah tarafından bilinir.


Kur'an'ın tanıttığı Allah, insanın yalnız dış davranışını değil; kalbinin en mahrem gerçeğini de bilendir.




7️⃣ Kur'an Allah'ı İşiten Ve Gören Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an'da Allah Semi ve Basir olarak tanıtılır. Semi, her şeyi işiten; Basir, her şeyi gören demektir. Bu sıfatlar, Allah'ın kuluyla ilişkisini çok derinleştirir.


Allah işitir:


Duanın sesini.
Mazlumun feryadını.
Gizli yakarışı.
Kalpten yükselen pişmanlığı.
Kimsenin duymadığı sızıyı.



Allah görür:


Açık ameli.
Gizli iyiliği.
Zalimin zulmünü.
Mazlumun sabrını.
Riyanın süsünü.
Samimiyetin sessizliğini.



Bu sıfatlar insana büyük bir bilinç kazandırır. İnsan yalnız değildir. Kimse duymasa da Allah duyar. Kimse görmese de Allah görür. Kimse anlamasa da Allah bilir.


Bu yüzden Kur'an'a göre gerçek kulluk, yalnız insanların gördüğü yerde değil; Allah'ın gördüğünü bilerek yaşanan içtenlikte ortaya çıkar.




8️⃣ Kur'an Allah'ı Adalet Sahibi Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an Allah'ı mutlak adalet sahibi olarak tanıtır. Allah kimseye zulmetmez, kimsenin iyiliğini boşa çıkarmaz, kötülüğü karşılıksız bırakmaz ve kıyamet günü bütün hakları eksiksiz biçimde ortaya koyar.


Allah'ın adaleti şu anlamlara gelir:


Hiçbir iyilik kaybolmaz.
Hiçbir zulüm unutulmaz.
Hiçbir kul hakkı boşa gitmez.
Hiç kimseye haksızlık edilmez.
Herkes yaptığının karşılığını görür.
Dünya mahkemelerinden kaçanlar ilahî hesaptan kaçamaz.



Kur'an'da Allah'ın adaleti, özellikle ahiret inancıyla tamamlanır. Çünkü dünyada birçok haksızlık karşılıksız kalıyor gibi görünebilir. Zalim güçlü olabilir, mazlum susabilir, yalan alkışlanabilir, hakikat bastırılabilir.


Fakat Kur'an'a göre ahiret, ilahî adaletin tam tecelli edeceği yerdir. Bu yüzden Allah'ın adaleti, mazlum için umut; zalim için büyük uyarıdır.




9️⃣ Kur'an Allah'ı Affedici Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an Allah'ı Gafur, Afuvv, Tevvab olarak tanıtır. Yani Allah bağışlayandır, affedendir, tövbeleri kabul edendir. Bu tanıtım insan için büyük bir rahmet kapısıdır.


Allah'ın affı şunu gösterir:


Günahkâr insan umutsuzluğa mahkûm değildir.
Tövbe kapısı açıktır.
Samimi dönüş değerlidir.
Allah kulunun pişmanlığını bilir.
Geçmiş günahlar, samimi tövbeyle bağışlanabilir.



Fakat Kur'an'daki affedicilik, günahı önemsizleştirmez. Tam tersine, insanı sorumluluğa çağırır. Allah affedicidir; ama kul bu affı istismar etmemelidir. Tövbe, yalnızca dilde söylenen bir cümle değil; kalpte pişmanlık, davranışta dönüş, haksızlık varsa telafi ve Allah'a samimi yöneliş demektir.


Kur'an'ın tanıttığı Allah, kulunu günahında boğmak istemez; onu dönüşe, temizlenmeye ve yeniden dirilmeye çağırır.




1️⃣0️⃣ Kur'an Allah'ı Kudret Sahibi Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an Allah'ı Kadir, Aziz, Kaviyy olarak tanıtır. Allah'ın kudreti sınırsızdır. O, yaratır, öldürür, diriltir, dilerse bir şeyi yoktan var eder, dilerse en güçlü görünen düzenleri bir anda değiştirir.


Allah'ın kudreti şu alanlarda gösterilir:


Evrenin yaratılışında.
Canlıların var edilişinde.
Ölümden sonra dirilişte.
Tabiat olaylarında.
Zalimlerin yıkılışında.
Mazlumların kurtuluşunda.
İmkânsız görünen kapıların açılışında.



Kur'an insanı Allah'ın kudreti karşısında kibirden uzaklaştırır. Çünkü insan ne kadar güçlü görünürse görünsün, nefesine bile sahip değildir. Malı, makamı, bedeni, zekâsı, çevresi ve gücü geçicidir.


Allah'ın kudretini bilmek, insanı korkutmakla kalmaz; aynı zamanda ona güven verir. Çünkü hiçbir dert Allah'tan büyük değildir. Hiçbir zalim Allah'tan güçlü değildir. Hiçbir karanlık Allah'ın nurunu engelleyemez.




1️⃣1️⃣ Kur'an Allah'ı Hikmet Sahibi Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an Allah'ı Hakim olarak tanıtır. Hakim, her şeyi hikmetle yapan, boşuna yaratmayan, ölçüsüz iş yapmayan ve her hükmünde derin anlam bulunan demektir.


Allah'ın hikmeti şunu anlatır:


Yaratılış boşuna değildir.
İmtihan anlamsız değildir.
Hayat gelişigüzel değildir.
Emir ve yasakların amacı vardır.
Her olay insanın hemen anlayacağı kadar basit olmayabilir.
Allah'ın bilgisi insanın bilgisinden sonsuz geniştir.



İnsan bazen yaşadığı olayların hikmetini hemen anlayamaz. Acı, kayıp, bekleyiş, gecikme, mahrumiyet ve imtihan insanın kalbine ağır gelebilir. Fakat Kur'an, Allah'ın hikmet sahibi olduğunu bildirerek kulun kalbine şu bilinci verir:


Ben her şeyi göremem; Allah görür.
Ben her sonucu bilemem; Allah bilir.
Ben sınırlıyım; Allah'ın hikmeti sınırsızdır.



Bu, insanı pasifliğe değil; teslimiyet içinde çabaya çağırır.




1️⃣2️⃣ Kur'an Allah'ı Rızık Veren Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an'a göre Allah Rezzaktır; yani rızık verendir. Rızık yalnızca para veya yiyecek değildir. Rızık; hava, su, gıda, sağlık, akıl, sevgi, güven, ilim, fırsat, zaman, iman, huzur ve kalbin nasibi gibi geniş bir anlam taşır.


Allah'ın rızık verici oluşu şunu hatırlatır:


Canlıların ihtiyacını bilen Allah'tır.
Toprağı ürün veren hâle getiren Allah'tır.
Yağmuru rahmet kılan Allah'tır.
İnsana çalışma imkânı veren Allah'tır.
Rızkı genişleten de daraltan da Allah'tır.



Bu anlayış, insanı tembelliğe çağırmaz. Tam tersine, insan çalışır, emek verir, helal kazanç arar; fakat rızkın nihai sahibinin Allah olduğunu bilir.


Kur'an'a göre rızık bilinci, insanı hem şükre hem kanaate hem de helal duyarlılığına götürür.




1️⃣3️⃣ Kur'an Allah'ı Yakın Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an'da Allah yalnızca yüce ve aşkın olarak değil; aynı zamanda kuluna yakın olarak tanıtılır. Allah insanın duasını bilir, kalbinin hâlini görür, tövbesini işitir ve kendisine yönelen kulunu karşılıksız bırakmaz.


Allah'ın yakınlığı şunu ifade eder:


Dua boşa gitmez.
Kul yalnız değildir.
Kalbin hâli Allah'a gizli değildir.
Tövbe eden kul Allah'a dönebilir.
Allah kuluna şah damarından daha yakındır.



Bu yakınlık, Allah'ın insan gibi mekânda yakın olması anlamına gelmez. Allah mekândan münezzehtir. Bu yakınlık, ilim, rahmet, kudret, işitme, görme, yardım ve duaya icabet bakımından anlaşılır.


Kur'an'ın tanıttığı Allah, uzak ve ilgisiz değildir. Kulun Rabbine dönüşü her zaman mümkündür.


Bu yüzden dua, insanın yalnızlığını kıran en büyük kulluk kapısıdır.




1️⃣4️⃣ Kur'an Allah'ı Hidayet Veren Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an'a göre Allah hidayet verendir. Hidayet, doğru yolu göstermek, kalbi hakikate açmak, insanı karanlıktan nura çıkarmak ve hayatına ilahî yön kazandırmak demektir.


Allah hidayeti şu yollarla verir:


Peygamberler göndererek.
Kitaplar indirerek.
Ayetleri açıklayarak.
Akla ve vicdana işaretler koyarak.
Kalpleri hakikate yönelterek.
İnsanı ibretlerle uyandırarak.



Fakat hidayet, insanın iradesini yok saymaz. İnsan aramalı, sormalı, düşünmeli, kibirden uzaklaşmalı, kalbini kapatmamalı ve hakikate karşı dürüst olmalıdır.


Kur'an'a göre hidayet, yalnızca bilgi sahibi olmak değildir. İnsan çok şey bilebilir ama doğruya teslim olmayabilir. Hidayet, bilginin kalpte nura, davranışta ahlaka, hayatta kulluğa dönüşmesidir.




1️⃣5️⃣ Kur'an Allah'ı Hesap Gününün Sahibi Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an Allah'ı din gününün sahibi, yani hesap ve karşılık gününün mutlak hâkimi olarak tanıtır. Bu, insanın dünyadaki hayatının başıboş olmadığını bildirir.


Hesap günü bilinci şunu öğretir:


İnsan yaptıklarından sorumludur.
Her amel kaydedilir.
Her söz değerlidir.
Her niyet Allah katında bilinir.
Zulüm hesapsız kalmaz.
İyilik boşa gitmez.
Dünya hayatı ahiretle tamamlanır.



Kur'an'da Allah'ın hesap gününün sahibi olarak tanıtılması, insanın ahlakını derinden etkiler. Çünkü insan bilir ki dünya geçicidir, fakat yaptıklarının sonucu kalıcıdır.


Bu bilinç insanı daha dikkatli konuşturur, daha adaletli davranmaya çağırır, kul hakkından sakındırır ve kalbini ahirete hazırlar.


Allah'ın hesap gününün sahibi olması, hayatın nihai adaletinin Allah'a ait olduğunu gösterir.




1️⃣6️⃣ Kur'an Allah'ı Sevgi Ve Merhamet Kaynağı Olarak Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an'da Allah yalnızca hükmeden, bilen ve yaratan olarak değil; aynı zamanda seven, merhamet eden, kulunun dönüşünü kabul eden, iyileri seven, sabredenleri seven, tövbe edenleri seven, temizlenenleri seven Rab olarak da tanıtılır.


Allah'ın sevgisi şu alanlarda görünür:


İman edenlere rahmetinde.
Tövbe edenleri kabul etmesinde.
İyilik yapanları sevmesinde.
Sabredenlere yardım etmesinde.
Takva sahiplerini yüceltmesinde.
Kulunu karanlıkta bırakmamasında.



Kur'an'ın tanıttığı Allah tasavvurunda sevgi ve merhamet çok derindir. Ancak bu sevgi, ölçüsüz ve sorumsuz bir duygusallık değildir. Allah iyiliği, adaleti, temizliği, samimiyeti, takvayı ve hakkı sever.


Bu yüzden kulun Allah sevgisi yalnızca sözde kalmaz. İtaate, ahlaka, merhamete, adalete, ibadete ve güzel davranışa dönüşür.




1️⃣7️⃣ Kur'an Allah'ı Zalimlere Karşı Nasıl Tanıtır ❓


Kur'an Allah'ı zalimlere karşı uyarıcı, adalet sahibi ve mühlet verse bile zulmü karşılıksız bırakmayan Rab olarak tanıtır. Allah zulmü sevmez. Mazlumun feryadını bilir. Zalimlerin geçici gücü Allah'ın adaletinden kaçamaz.


Kur'an'ın zalimlere verdiği mesaj şudur:


Gücüne güvenme.
Haksızlığı normal sanma.
Mazlumun sessizliğini yenilgi zannetme.
Mühleti rahmet değil, bazen imtihan bil.
Allah'ın adaleti gecikiyor gibi görünse de kaybolmaz.



Bu, mazlum için büyük tesellidir. Çünkü dünyada adalet bazen gecikebilir. İnsanlar haksızlığa uğrayabilir. Zalimler alkışlanabilir. Hakikat örtülebilir.


Fakat Kur'an'a göre Allah bütün bunları görür. Bu yüzden Allah'ın adaleti, insanın ahlakını ve toplum düzenini ayakta tutan en büyük hakikattir.




1️⃣8️⃣ Kur'an Allah'ı İnsana Nasıl Bir Hayat Çağrısıyla Tanıtır ❓


Kur'an Allah'ı tanıtırken insana yalnızca teorik bilgi vermez; onu bir hayat biçimine çağırır. Allah'ı tanımak, yalnızca “Allah vardır” demek değildir. Allah'ı tanımak; O'na kulluk etmek, adaletli olmak, merhamet etmek, haramdan sakınmak, iyilik yapmak, kul hakkından korkmak, dua etmek, tövbe etmek ve hayatı ahiret bilinciyle yaşamak demektir.


Kur'an'ın çağrısı şudur:


Allah'ı birle.
O'na güven.
O'ndan kork ama rahmetinden ümit kesme.
O'nun rızasını ara.
Zulmetme.
Kibirlenme.
İyilik yap.
Hakkı gözet.
Ölümü ve hesabı unutma.



Bu yüzden Kur'an'da Allah bilgisi, ahlaktan kopuk değildir. Allah'ı doğru tanıyan insanın kalbi, sözü, davranışı ve ilişkileri de değişmelidir.


Gerçek marifet, bilgiyi kulluğa dönüştürmektir.




1️⃣9️⃣ Son Söz: Kur'an Allah'ı Varlığın Rabbi, Kalbin Sığınağı Ve Adaletin Mutlak Sahibi Olarak Tanıtır ❓


Kur'an Allah'ı, bütün varlığın yaratıcısı, Rabbi, sahibi, yöneticisi, yaşatanı, öldüreni, dirilteni, rızık vereni, bağışlayanı, işiteni, göreni, bilen, merhamet eden, adaletle hükmeden ve hesap gününün mutlak hâkimi olarak tanıtır.


Kur'an'ın Allah tasavvuru insana şunu öğretir:


Allah birdir.
Allah yaratandır.
Allah Rabb'dir.
Allah Rahman ve Rahim'dir.
Allah her şeyi bilir.
Allah her şeyi görür ve işitir.
Allah adildir.
Allah affedicidir.
Allah kudret sahibidir.
Allah hikmet sahibidir.
Allah rızık verendir.
Allah kuluna yakındır.
Allah hidayet verendir.
Allah hesap gününün sahibidir.



Bu tanıtım, insanın hayatını baştan sona değiştirir. Çünkü insan Allah'ı yalnızca aklıyla kabul etmekle kalmaz; kalbiyle O'na yönelir, diliyle dua eder, bedeniyle ibadet eder, ahlakıyla O'nun rızasını arar, adaletiyle O'nun hükmüne saygı gösterir ve tövbesiyle O'nun rahmetine sığınır.


Kur'an'ın tanıttığı Allah, insana hem heybet hem ümit verir. Heybet verir; çünkü Allah mutlak kudret ve adalet sahibidir. Ümit verir; çünkü Allah'ın rahmeti geniştir, tövbe kapısı açıktır ve kulun en gizli duası bile O'na ulaşır.


Bu yüzden Kur'an'da Allah'ı tanımak, yalnızca bir bilgi meselesi değildir. Bu, insanın kim olduğunu, neden yaşadığını, neye yöneleceğini, nasıl ahlaklı olacağını ve sonunda kime döneceğini anlamasıdır.


“Kur'an'ın tanıttığı Allah, insanın yalnız göğe bakınca değil; kalbine dönünce, adalet arayınca, dua edince, tövbe edince ve hakikate susayınca da karşılaştığı en yüce gerçektir.”
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 2 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    2
Geri
Üst Alt