🪰 Sinekler Olmasaydı Ne Olurdu ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

🪰 Sinekler Olmasaydı Ne Olurdu ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,861
2,736,294
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🪰 Sinekler Olmasaydı Ne Olurdu ❓​

“Sinekleri çoğu zaman yalnızca bizi rahatsız eden küçük canlılar olarak görürüz; oysa doğada bir canlının değerini yalnız insana verdiği rahatlık veya rahatsızlık belirlemez. Küçücük bir sinek, bir kuşun besini, bir çiçeğin tozlaştırıcısı, bir leşin ayrıştırıcısı veya bir su ekosistemindeki yaşam zincirinin halkası olabilir. Doğanın büyüklüğü bazen en küçük canlıların yaptığı görünmez işlerde saklıdır.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Sinekler Olmasaydı Dünya Daha Güzel Bir Yer mi Olurdu ❓​

İlk bakışta “evet” demek oldukça kolaydır. Evimizin içinde vızıldayan sinekler olmaz, sofraya konmaz, bazı türler insanları ısırmaz ve sineklerle taşınabilen bazı hastalıklar azalırdı. Özellikle insan konforu açısından düşünüldüğünde sineksiz bir dünya oldukça cazip görünebilir.

Fakat mesele yalnız insanın rahatlığı değildir. “Sinek” dediğimiz canlı grubu son derece geniştir ve birbirinden çok farklı görevler üstlenen türleri kapsar. Bazıları çürüyen organik maddelerin parçalanmasına katkıda bulunur, bazıları çiçekleri tozlaştırır, bazıları başka böceklerin doğal düşmanıdır ve çok büyük bir kısmı başka hayvanlar için besin görevi görür.

Bu nedenle bütün sineklerin bir anda yok olması, yalnız evlerimizin biraz daha huzurlu hâle gelmesi anlamına gelmezdi. Doğadaki milyonlarca ilişki aynı anda değişmeye başlardı.

İnsan için bazı faydalar ortaya çıkarken, ekosistem açısından oldukça ağır sonuçlar oluşabilirdi.

2️⃣ “Sinek” Dediğimizde Aslında Hangi Canlıları Kastediyoruz ❓​

Günlük konuşmada “sinek” dediğimizde çoğumuzun aklına ev sineği gelir. Fakat biyolojik açıdan sinekler çok daha geniş bir canlı grubudur.

Ev sinekleri, meyve sinekleri, çiçek sinekleri, tatarcıklar ve sivrisinekler gibi çok farklı canlılar çift kanatlılar olarak bilinen büyük böcek grubunun içinde bulunur.

Bu türlerin hepsi aynı şekilde yaşamaz.

Bazıları çiçeklerin nektarıyla beslenir.

Bazılarının larvaları suda yaşar.

Bazılarının larvaları çürüyen organik maddelerle beslenir.

Bazıları diğer böcekleri avlar.

Bazı türler ise insan ve hayvanlardan kan emebilir.

Dolayısıyla:

“Sineklerin tamamı zararlıdır.”

demek biyolojik açıdan doğru değildir.

İnsan için son derece rahatsız edici veya tehlikeli türler bulunduğu gibi, ekosistemde çok önemli görevler üstlenen ve insanla neredeyse hiç karşılaşmayan sayısız sinek türü de vardır.

3️⃣ Bütün Sinekler Bir Anda Yok Olsaydı İlk Ne Değişirdi ❓​

İnsanların ilk fark edeceği değişiklik muhtemelen oldukça olumlu olurdu. Evlerde sinek görülmez, açıkta bırakılan yiyeceklerin çevresinde dolaşmaz ve sivrisinekler de bu senaryoya dâhilse geceleri ısırılma problemi büyük ölçüde ortadan kalkardı.

Fakat doğada çok daha sessiz ve önemli değişiklikler başlamış olurdu.

Bazı kuşlar ve balıklar önemli bir besin kaynağını kaybederdi. Bazı çiçeklerin tozlaşma oranı düşebilirdi. Çürüyen organik maddelerin ayrışma süreçleri değişebilirdi. Bazı tarım zararlılarının doğal düşmanları azalabilirdi.

Bu etkilerin tamamı aynı anda ve aynı şiddette gerçekleşmezdi. Bazı ekosistemler alternatif canlılarla boşlukları kısmen doldurabilirken bazıları çok daha ağır etkilenebilirdi.

Fakat kesin olan bir şey vardır:

Bütün sineklerin ortadan kalkması, yalnız sineklerin eksilmesi değil, sineklerle bağlantılı bütün canlı ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi anlamına gelirdi.

4️⃣ Sinekler Çürüyen Maddelerin Temizlenmesinde Ne İşe Yarar ❓​

Doğada bir hayvan öldüğünde veya organik bir madde çürümeye başladığında büyük bir geri dönüşüm sistemi devreye girer. Bakteriler, mantarlar, böcekler ve başka küçük canlılar ölü dokuları parçalayarak içindeki besin maddelerinin yeniden doğaya dönmesini sağlar.

Birçok sinek türünün larvaları da bu sistemin önemli parçalarındandır.

Özellikle bazı sinek larvaları ölü hayvan dokularını ve çürüyen organik maddeleri hızla tüketebilir. Böylece ayrışma süreci hızlanır ve organik maddeler uzun süre aynı hâlde çevrede kalmaz.

Sinekler yok olursa çürüme tamamen durmaz. Mantarlar, bakteriler, böcekler ve başka ayrıştırıcı canlılar çalışmaya devam eder.

Ancak ayrışmanın hızı ve hangi canlıların bu işi yaptığı önemli ölçüde değişebilir.

Dolayısıyla sineklerin yok olması her yerde daha temiz bir çevre anlamına gelmeyebilir. Bazı doğal ortamlarda tam tersine ölü organik maddelerin daha uzun süre kalmasına yol açabilir.

5️⃣ Sinekler Besin Zincirinde Neden Bu Kadar Önemlidir ❓​

Sineklerin doğadaki en önemli rollerinden biri, çok sayıda hayvan için yüksek miktarda ve kolay ulaşılabilir besin kaynağı olmalarıdır.

Örümcekler sinek avlar.

Kurbağalar sineklerle beslenir.

Birçok kuş uçan böcek tüketir.

Yarasaların bazı türleri geceleri çok sayıda uçan böcek yakalar.

Balıklar hem su içerisindeki sinek larvalarını hem de su yüzeyine düşen yetişkin sinekleri yiyebilir.

Yusufçuklar ve başka yırtıcı böcekler de sinekleri avlar.

Bütün sinekler ortadan kalkarsa bu hayvanların tamamı açlıktan hemen ölmez. Birçoğu başka besinlere yönelebilir.

Fakat tam da burada yeni bir problem ortaya çıkar.

Sinek yiyen milyonlarca hayvan başka böceklere yöneldiğinde diğer böcek türleri üzerindeki av baskısı artar. Bu kez onların sayıları değişir ve besin zincirinin başka halkaları etkilenmeye başlar.

Doğadaki denge bu nedenle tek bir çizgiden değil, birbirine bağlı yüzlerce ve binlerce ilişkiden oluşur.

6️⃣ Balıklar Sinekler Olmadan Nasıl Etkilenirdi ❓​

Sineklerin yalnız havada yaşayan canlılar olduğunu düşünmek büyük bir yanılgıdır. Çok sayıda sinek türünün yaşamının önemli bir bölümü larva hâlinde su içerisinde geçmektedir.

Derelerde, göllerde, nehirlerde ve sulak alanlarda yaşayan bu larvalar küçük balıklar ve başka su canlıları için önemli bir besin olabilir.

Özellikle balık yavrularının küçük ve kolay yakalanabilir canlılara ihtiyacı vardır. Sinek larvaları bazı ekosistemlerde bu ihtiyacın bir bölümünü karşılar.

Sineklerin tamamen kaybolması durumunda balıklar başka küçük canlılara yönelirdi. Fakat alternatif besin yeterli değilse bazı balık popülasyonlarında azalma meydana gelebilirdi.

Bu değişiklik daha büyük balıkları da etkileyebilirdi.

Onları yiyen kuşları da.

Sonuçta küçücük bir sinek larvasının yokluğu, uygun şartlarda besin zincirinin çok daha yukarısındaki canlılara kadar ulaşabilir.

7️⃣ Sinekler Çiçekleri Gerçekten Tozlaştırıyor mu ❓​

Evet. Tozlaşma denildiğinde ilk akla gelen canlılar genellikle arılardır ve arılar son derece önemli tozlaştırıcılardır. Ancak sinekler de dünyanın önemli tozlaştırıcı gruplarından biridir.

Özellikle çiçek sinekleri çok sayıda çiçeği ziyaret eder. Nektar veya polen ararken vücutlarına yapışan polenleri başka çiçeklere taşıyabilirler.

Bazı bölgelerde sineklerin tozlaşmadaki önemi daha da artar. Soğuk iklimlerde, yüksek rakımlarda veya bazı arı türlerinin daha az aktif olduğu yerlerde sinekler önemli boşlukları doldurabilir.

Bazı bitkiler belirli sinek türleriyle çok yakın ekolojik ilişkiler geliştirmiştir.

Bu nedenle bütün sinekler ortadan kalkarsa:

“Arılar zaten onların bütün işini yapar.”

demek doğru değildir.

Arılar birçok görevi üstlenebilir; fakat bütün sineklerin bütün ekolojik ilişkilerini eksiksiz biçimde yerine koymaları mümkün olmayabilir.

8️⃣ Sinekler Olmasaydı Meyve ve Sebzeler Azalır mıydı ❓​

Bazı bitkiler açısından evet, fakat bütün tarım ürünlerinin yok olacağı gibi bir sonuç doğru değildir.

Birçok önemli tarım bitkisinin tozlaşmasında arılar, başka böcekler, rüzgâr veya kendi kendine tozlaşma önemli rol oynar. Bu nedenle bütün yiyecek üretiminin bir anda çökeceğini söylemek aşırı olur.

Fakat belirli tarım bitkilerinin ve çok sayıda yabani bitkinin tozlaşmasına sinekler katkıda bulunur.

Üstelik tarım yalnız tarladaki ürünün çiçeğinden ibaret değildir. Tarım alanının çevresindeki doğal bitkiler, zararlı böceklerin doğal düşmanları, toprak sistemi ve biyolojik çeşitlilik de üretimin devamlılığı açısından önemlidir.

Sineklerin tamamen kaybolması bu ağın birçok noktasını etkileyebilirdi.

Bu nedenle sineklerin yok olması tarımı tamamen bitirmese de bazı tarımsal sistemleri daha kırılgan hâle getirebilirdi.

9️⃣ Bazı Sinekler Tarım Zararlılarını Yok Ediyor mu ❓​

Evet.

Sinek kelimesini duyduğumuzda çoğu zaman zararlı bir canlı düşünüyoruz; ancak bazı sinek türlerinin larvaları başka zararlı böcekleri avlar.

Bunun güzel örneklerinden biri bazı çiçek sinekleridir.

Yetişkinleri çiçeklerin üzerinde dolaşırken larvaları yaprak bitleri gibi bitkilere zarar verebilen küçük böcekleri tüketebilir.

Bu nedenle bu sinekler doğal biyolojik mücadelenin bir parçasıdır.

Bütün sineklerin ortadan kalkması hâlinde yalnız zararlı sinekleri değil, zararlıların doğal düşmanı olan faydalı sinekleri de kaybederiz.

Bunun sonucunda bazı tarım zararlılarının sayısında artış meydana gelebilir.

Dolayısıyla doğada:

“Sinek gördüm, zararlıdır.”

şeklindeki basit denklem her zaman çalışmaz.

🔟 Sinekler Hastalık Taşıyorsa Yok Olmaları İnsanlar İçin Daha İyi Olmaz mıydı ❓​

Bazı sinek türlerinin ortadan kalkmasının insan sağlığı açısından gerçekten çok önemli faydaları olurdu.

Ev sinekleri kirli yüzeylerle temas ederek bazı mikroorganizmaları mekanik biçimde yiyeceklere taşıyabilir. Bu nedenle gıda hijyeni açısından sorun oluşturabilirler.

Daha önemlisi, sivrisinekler de biyolojik olarak sinek grubunun içindedir ve bazı sivrisinek türleri ciddi bulaşıcı hastalıkların taşıyıcısıdır.

Dolayısıyla belirli hastalık taşıyıcı türlerin ortadan kalkması insanlık açısından büyük bir sağlık kazancı oluşturabilir.

Burada temel ayrım şudur:

Belirli zararlı türlerin azaltılması veya ortadan kaldırılması ile bütün sineklerin dünyadan silinmesi aynı şey değildir.

İnsan sağlığı açısından zararlı türlerle mücadele etmek mantıklıdır.

Fakat bütün sinek grubunu yok etmek, aynı anda çok sayıda faydalı ve ekolojik açıdan önemli türü de ortadan kaldırmak anlamına gelir.

1️⃣1️⃣ Sivrisinekler Gerçekten Sinek midir ❓​

Evet.

Günlük dilde “sinek” ile “sivrisinek” ayrı canlılarmış gibi konuşsak da biyolojik sınıflandırmada sivrisinekler de çift kanatlı böcekler grubuna aittir.

Bu ayrıntı, “Sinekler olmasaydı ne olurdu?” sorusunu cevaplarken son derece önemlidir.

Eğer yalnız ev sineklerini kastediyorsak sonuç başka olur.

Eğer bütün sinekleri, sivrisinekleri, çiçek sineklerini, tatarcıkları ve diğer çift kanatlı türleri kastediyorsak çok daha büyük bir ekolojik değişiklikten söz ediyoruz.

Özellikle sivrisineklerin ortadan kalkmasının insan sağlığı açısından sağlayabileceği yarar çok büyük olabilirken, bütün sineklerin kaybolmasının ekolojik bedeli çok daha karmaşık olurdu.

Bu nedenle bilimsel açıdan hangi canlı grubundan söz ettiğimizi açıkça belirlemek gerekir.

1️⃣2️⃣ Yalnız Ev Sinekleri Yok Olsaydı Ne Olurdu ❓​

Yalnız yaygın ev sineklerinin ortadan kalkması, bütün sinek grubunun yok olmasına göre çok daha sınırlı sonuçlar doğururdu.

İnsanlar açısından rahatlık belirgin biçimde artardı.

Evlerde, restoranlarda ve yiyecek bulunan ortamlarda daha az sinek problemi yaşanırdı. Ev sineklerinin taşıyabileceği bazı mikroorganizmaların yayılma yollarından biri ortadan kalkardı.

Buna karşılık ev sineklerinin larvaları da çürüyen organik maddeler üzerinde yaşar ve ayrışma süreçlerine katkıda bulunur. Ayrıca ev sinekleri başka hayvanlara besin olabilir.

Ancak doğada benzer görevleri yapan çok sayıda başka canlı bulunduğu için yalnız ev sineğinin yokluğu, bütün sineklerin yokluğu kadar büyük bir ekolojik dönüşüm oluşturmayabilirdi.

Bu ayrım önemlidir.

Evimizde bizi rahatsız eden bir tür ile dünya çapında binlerce farklı ekolojik görev üstlenen bütün bir canlı grubunu birbirine karıştırmamak gerekir.

1️⃣3️⃣ Sinekler Olmasaydı Çöpler ve Hayvan Leşleri Ne Olurdu ❓​

Doğadaki organik maddeler yine çürürdü.

Çünkü sinekler tek ayrıştırıcı canlı değildir.

Bakteriler.

Mantarlar.

Böcekler.

Solucanlar.

Leşçil hayvanlar.

Bütün bunlar ayrışma sürecinin parçasıdır.

Fakat bazı sinek larvaları özellikle ölü hayvan dokularını son derece hızlı tüketebildiği için onların yokluğu bazı ortamlardaki ayrışma hızını azaltabilirdi.

Bu noktada önemli bir yanlış anlamayı düzeltmek gerekir.

Sinekler leşi oluşturmaz.

Sinekler çoğu zaman zaten ölmüş veya çürümeye başlayan organik maddeyi bulur.

Yani sinekler bazı durumlarda pisliğin sebebi değil, pisliğin doğada yeniden dönüştürülmesi sürecinin bir parçasıdır.

İnsan açısından görüntüsü hoş olmayabilir.

Ancak doğa estetik tercihimize göre çalışmaz.

Çürüyen bir bedenin içindeki maddeler sonunda yeniden toprağa, bitkilere ve başka canlılara döner.

1️⃣4️⃣ Kuşlar, Kurbağalar ve Yarasalar Sinekler Olmadan Yaşayabilir miydi ❓​

Bazı türler yaşayabilir, bazıları ciddi biçimde zorlanabilirdi.

Çünkü bu hayvanların çoğu yalnız sinekle beslenmez. Başka böcekleri de yiyebilirler.

Fakat belirli dönemlerde ve belirli bölgelerde sinekler beslenmelerinin önemli bir bölümünü oluşturabilir.

Özellikle yavru büyüten böcekçil kuşlar kısa sürede çok miktarda küçük canlıya ihtiyaç duyabilir.

Kurbağalar da çeşitli küçük böceklerle beslenir.

Yarasaların bazı türleri geceleri çok büyük miktarda uçan böcek avlayabilir.

Sinekler ortadan kalkarsa bu canlılar başka avlara yönelir.

Bu kez başka böcek türlerinin sayısı üzerindeki baskı artar.

Dolayısıyla:

“Sinekler gider, kuşlar başka bir şey yer ve sorun çözülür.”

demek fazla basit olur.

Doğadaki besin kaynaklarının miktarı sonsuz değildir.

1️⃣5️⃣ Doğa Sineklerin Yokluğuna Zamanla Uyum Sağlar mıydı ❓​

Belirli ölçüde evet.

Doğanın önemli özelliklerinden biri uyum sağlayabilmesi ve değişebilmesidir.

Bir tür ortadan kalktığında bazı başka türler boşalan kaynakları kullanmaya başlayabilir. Yeni av-avcı ilişkileri oluşabilir ve ekosistem zamanla farklı bir dengeye ulaşabilir.

Ancak bu yeni dengenin eski sistem kadar sağlıklı olacağı garanti değildir.

Bazı türler uyum sağlayabilir.

Bazıları azalabilir.

Bazıları tamamen ortadan kalkabilir.

Başka türler ise büyük avantaj elde ederek aşırı çoğalabilir.

Bu nedenle:

“Doğa bir şekilde halleder.”

demek, tür kayıplarını önemsizleştirmek olur.

Doğa değişime uyum sağlayabilir; fakat her kaybın bedelsiz olması gerekmez.

Bütün sineklerin ortadan kalkması çok geniş bir canlı grubunun bir anda silinmesi olacağı için küresel ölçekte büyük bir ekolojik deney anlamına gelirdi.

1️⃣6️⃣ İnsan Teknolojiyle Sineklerin Yaptığı İşlerin Yerini Doldurabilir mi ❓​

Belirli görevlerin bir kısmını teknik yöntemlerle yerine getirmek mümkündür.

Tarımda yapay tozlaşma yapılabilir.

Atıklar endüstriyel tesislerde ayrıştırılabilir.

Tarım zararlıları kimyasal veya biyolojik yöntemlerle kontrol edilebilir.

Fakat mesele bütün gezegen olduğunda tablo değişir.

Milyarlarca çiçeğin tozlaşmasını insan eliyle yapmak.

Her ormandaki leşi toplamak.

Her derenin içindeki besin zincirini yapay olarak yeniden oluşturmak.

Her böcekçil kuşa alternatif besin sağlamak.

Bunların tamamı pratik olarak son derece zor olurdu.

Doğadaki canlılar bugün devasa miktarda ekolojik işi hiçbir insan müdahalesi olmadan sürekli gerçekleştirir.

Biz bunun parasını ödemediğimiz için bazen değeri yokmuş gibi hissederiz.

Oysa bu hizmetlerin teknolojik olarak yerine konması gerekse maliyetleri ve karmaşıklığı çok büyük olurdu.

1️⃣7️⃣ Sinekler Olmadan İnsan Hayatı Hangi Açılardan Daha İyi, Hangi Açılardan Daha Kötü Olurdu ❓​

İnsan konforu açısından bazı açık avantajlar bulunurdu.

Evlerde daha az rahatsızlık yaşanırdı.

Açık yiyeceklerin sineklerle teması ortadan kalkardı.

Sivrisinekler de yok olmuşsa ısırılmalar ve bazı ciddi hastalıkların bulaşması büyük ölçüde azalabilirdi.

Bunlar küçümsenmeyecek faydalardır.

Fakat ekosistem açısından kayıplar da büyük olabilirdi.

Bazı tozlaştırıcılar kaybolurdu.

Bazı ayrıştırıcılar ortadan kalkardı.

Çok sayıda hayvan önemli bir besin kaynağını kaybederdi.

Bazı doğal zararlı kontrol mekanizmaları zayıflardı.

Tatlı su ekosistemleri değişirdi.

Bu nedenle sineksiz dünya:

İnsan için bazı yönlerden daha rahat, doğa açısından ise birçok yönden daha yoksul ve kırılgan bir dünya olabilirdi.

1️⃣8️⃣ Sinekler Hakkında Bilmemiz Gereken En Büyük Gerçek Nedir ❓​

En önemli gerçek şudur:

Bir canlı bize rahatsızlık veriyor diye ekosistemde gereksiz değildir.

İnsan doğal olarak dünyaya kendi ihtiyaçları açısından bakar.

Bizi ısıran canlı kötü görünür.

Yemeğimize konan canlı gereksiz görünür.

Vızıldayan böcek rahatsız edicidir.

Fakat doğadaki diğer canlılar dünyayı bizim gözümüzden değerlendirmez.

Bizim kovduğumuz sinek bir örümceğin yemeğidir.

Bir kurbağanın avıdır.

Bir balığın besinidir.

Bir çiçeğin polen taşıyıcısıdır.

Bir leşin parçalanmasını hızlandıran canlıdır.

Bu yüzden ekolojinin en önemli derslerinden biri:

Bir canlıya yalnız insan açısından değil, bulunduğu ilişkiler ağı açısından bakabilmektir.

Küçücük canlıların büyük sistemlerde önemli görevleri olabilir.

1️⃣9️⃣ Sinekler Olmasaydı Sonuç Olarak Dünyada Ne Olurdu ❓​

Bütün sineklerin dünyadan bir anda yok olması, insanlığın ilk anda sevinçle karşılayabileceği bir olay gibi görünürdü. Evde vızıldayan sinekler yok olur, yaz gecelerinde bazı rahatsızlıklar sona erer ve özellikle hastalık taşıyan belirli türlerin ortadan kalkması insan sağlığı açısından çok önemli faydalar sağlayabilirdi.

Fakat kısa süre içerisinde doğanın başka yüzü ortaya çıkardı.

Çünkü sinekler yalnız insanın çevresinde yaşayan rahatsız edici böceklerden ibaret değildir.

Onlar dünya çapında çok büyük bir ekolojik iş gücüdür.

Bir kısmı ayrıştırıcıdır.

Bir kısmı tozlaştırıcıdır.

Bir kısmı avcıdır.

Büyük bir bölümü ise başka canlıların besinidir.

Bu nedenle sineklerin yokluğu doğadaki enerji akışını ve besin zincirlerini etkilemeye başlardı.

Bir dere düşünelim.

Suda yaşayan küçük sinek larvaları vardır.

Onları küçük balıklar yer.

Küçük balığı büyük balık yer.

Büyük balığı bir kuş veya başka bir hayvan tüketir.

Sinek larvasını ortadan kaldırdığımızda zincirin ilk halkalarından birine müdahale etmiş oluruz.

Elbette balık başka besin de bulabilir.

Ama aynı anda milyonlarca balık başka besin aramaya başladığında diğer küçük canlılar üzerindeki baskı artar.

Ekoloji tam olarak bu nedenle karmaşıktır.

Bir şeyin etkisini yalnız doğrudan sonucuna bakarak anlamak mümkün değildir.

Bitkiler açısından da benzer bir durum yaşanırdı.

Arılar dünyanın en önemli tozlaştırıcıları arasındadır, fakat bütün tozlaşma onların işi değildir.

Sinekler de çok sayıda bitkiye hizmet eder.

Bazı bitkilerin üreme başarısı azalırsa o bitkilerle beslenen canlılar etkilenebilir.

Bitkiler azalınca onların sunduğu barınma alanları da değişebilir.

Böylece sineğin yokluğu bitkiden kuşa, kuştan başka bir canlıya kadar uzanan bir zincire dönüşebilir.

Ayrışma sistemi de değişirdi.

Doğada ölüm bir son olduğu kadar başka canlılar için yeni bir enerji ve besin başlangıcıdır.

Bir hayvan öldüğünde bedeni boşlukta kaybolmaz.

Bakteriler.

Mantarlar.

Böcekler.

Sinek larvaları.

Çeşitli leşçil canlılar devreye girer.

Beden parçalanır ve içindeki maddeler yeniden ekosisteme döner.

İnsan için hoş olmayan bu görüntü, doğa açısından geri dönüşüm sistemidir.

Sineklerin bir kısmı bu sistemde önemli rol oynar.

Bu nedenle onların yok olması:

“Artık çürüme olmaz.”

anlamına gelmez.

Fakat çürümenin biçimi ve hızı değişebilir.

Bazı organik kalıntılar daha uzun süre çevrede kalabilir.

Başka ayrıştırıcılar daha fazla görev üstlenmek zorunda kalabilir.

Bu da onların popülasyonlarını ve başka ilişkileri değiştirebilir.

Sineklerin olmadığı bir dünyada tarım da bütünüyle aynı kalmazdı.

Bazı sinekler bitki zararlılarının doğal düşmanıdır.

Onlar ortadan kalktığında belirli zararlı böcekler daha rahat çoğalabilir.

Bu durumda insanlar daha fazla kimyasal mücadeleye ihtiyaç duyabilir.

Bu da başka çevresel sorunlar oluşturabilir.

Yani bir canlıyı sistemden çıkarınca onun yaptığı işi başka bir şeyle karşılamak zorunda kalabiliriz.

Doğa bugün bize milyonlarca hizmeti ücretsiz şekilde sunmaktadır.

Tozlaşma.

Ayrışma.

Zararlı kontrolü.

Toprak oluşumu.

Besin döngüsü.

Biz bu hizmetleri her gün görmediğimiz için fark etmeyebiliriz.

Sinekler de bu büyük sistemin küçücük fakat çok sayıdaki çalışanlarıdır.

Burada özellikle önemli olan nokta, bütün sinekleri aynı şekilde değerlendirmemektir.

İnsan sağlığına ciddi zarar veren türler vardır.

Bunlarla mücadele edilmesi gerekir.

Sivrisineklerin taşıdığı bazı hastalıkların kontrol edilmesi insan hayatını korumak açısından son derece önemlidir.

Ev sineklerinin yiyecek alanlarından uzak tutulması da hijyen açısından doğrudur.

Fakat:

“Zararlı birkaç tür var, demek ki bütün sinekler gereksiz.”

sonucuna geçmek doğru değildir.

Bu, bütün kuşları tek bir kuş türünün davranışıyla değerlendirmek gibi olur.

Sineklerin dünyası son derece çeşitlidir.

Bazıları insanların yakınında yaşar.

Bazıları hayatı boyunca insanla hiç karşılaşmaz.

Bazıları çiçeklerde yaşar.

Bazıları ormanda.

Bazıları sulak alanlarda.

Bazıları çürümüş maddelerde.

Bu çeşitlilik, onların ekolojik önemini artırır.

Sinekler aynı zamanda biyolojik çeşitlilik kavramının neden önemli olduğunu anlamamız için güzel bir örnektir.

Biyolojik çeşitlilik yalnız:

“Dünyada çok sayıda güzel hayvan olsun.”

demek değildir.

Çeşitlilik, ekosistemlerin farklı görevleri yerine getirecek çok sayıda canlıya sahip olmasıdır.

Bir tür azalınca başka bir tür bazen onun görevini kısmen üstlenebilir.

Fakat çok fazla tür kaybolduğunda sistemin seçenekleri azalır.

Bu yüzden biyolojik çeşitlilik bir anlamda doğanın dayanıklılık rezervidir.

Sineklerin tamamını kaybetmek bu rezervin çok büyük bir bölümünü ortadan kaldırmak anlamına gelebilir.

İnsanların doğaya yaklaşımında ise bundan çıkarılabilecek çok güzel bir ders vardır.

Biz genellikle büyük canlılara hayranlık duyarız.

Aslan.

Kaplan.

Fil.

Balina.

Kartal.

Ama gezegenin günlük işleyişinde küçük canlıların rolü inanılmaz derecede büyüktür.

Bakteriler.

Mantarlar.

Solucanlar.

Karıncalar.

Arılar.

Sinekler.

Bunlar olmadan büyük hayvanların yaşadığı dünya da aynı şekilde devam edemez.

Doğanın gerçek motorlarının büyük bölümü küçüktür.

Bu, insanın bakış açısını değiştirir.

Bir sineği sevmek zorunda değiliz.

Evimizin içinde uçan sineği dışarı çıkarmak normaldir.

Yemeğimizin üzerine konmasını istememek normaldir.

Sivrisinekten korunmak normaldir.

Fakat bütün bunları yaparken:

“Bu canlının dünyada hiçbir görevi yok.”

demek başka bir şeydir.

Bir canlı bize fayda sağlamak için yaratılmış bir araç gibi değerlendirilmemelidir.

Doğa çok daha geniş bir ilişkiler sistemidir.

Bir sineğin bizim hayatımızdaki rolü küçük olabilir fakat başka bir canlı için hayat ile ölüm arasındaki fark olabilir.

Sineklerin olmaması ayrıca adli bilimlerde bile bazı değişikliklere yol açardı. Belirli sinek türlerinin ölü bedenlere geliş zamanları ve gelişim dönemleri, ölüm sonrası süreçlerin incelenmesinde kullanılabilir. Bu da sineklerin insan toplumunda farkında olmadığımız başka kullanım alanları bulunduğunu gösterir.

Fakat konunun en çarpıcı tarafı yine ekolojidir.

Sinekler milyonlarca yıldır başka canlılarla birlikte evrimleşmiş ve çok sayıda besin ağına yerleşmiştir.

Böyle köklü bir grubun bir gecede ortadan kaldırıldığını düşünmek, devasa bir ağdan binlerce bağlantıyı aynı anda kesmek gibidir.

Ağın bazı bölümleri ayakta kalır.

Bazıları yeniden bağlanır.

Bazıları ise kopar.

Sonuçta dünya yaşamaya devam ederdi; fakat bugün bildiğimiz dünya olmazdı.

Dolayısıyla:

“Sinekler olmasaydı insanlığın sonu gelirdi.”

demek gereksiz bir abartıdır.

Ama:

“Hiçbir şey değişmezdi.”

demek de aynı ölçüde yanlıştır.

Gerçek cevap ikisinin arasındadır.

Dünya büyük ihtimalle yaşamaya devam ederdi.

Ekosistemler yeni dengeler kurmaya çalışırdı.

Fakat çok sayıda tür zarar görür, bazı bitkiler azalır, bazı hayvanların beslenme düzenleri bozulur ve birçok doğal süreç farklılaşırdı.

İnsanlar bazı hastalıklardan kurtulurken başka ekolojik ve ekonomik sorunlarla karşılaşabilirdi.

Bu nedenle sineklerin varlığına yalnız:

“Bizi rahatsız ediyorlar.”

gözüyle bakmak yetersizdir.

Onların gerçek hikâyesi çok daha büyüktür.

Bir sinek birkaç milimetredir.

Ama onun bağlı olduğu sistem kilometrelerce uzanabilir.

Bir çiçeğe.

Bir dereye.

Bir balığa.

Bir kuşa.

Bir ormana.

Ve sonunda yine insana ulaşabilir.

Belki de bu sorunun bize öğrettiği en güzel şey budur:

Doğada büyüklük her zaman beden ölçüsüyle belirlenmez.

Küçük bir canlının etkisi büyük olabilir.

Görmediğimiz hizmetler değersiz değildir.

Ve doğadaki bir canlıyı tamamen yok etmeden önce, onun hangi görünmez bağlantıları taşıdığını anlamamız gerekir.

Sonuç olarak sinekler olmasaydı insan hayatının bazı yönleri daha rahat ve bazı hastalıklar açısından daha güvenli olabilirdi; fakat doğadaki besin zincirleri, tozlaşma, ayrışma, su ekosistemleri ve doğal zararlı kontrolü önemli ölçüde değişirdi.

Sinekler bizim en sevdiğimiz canlılar olmak zorunda değildir.

Ama doğa açısından bakıldığında gerçek çok açıktır:

Onlar da büyük yaşam ağının küçük fakat önemli parçalarıdır.

⠀

🌿 Son Söz​

“Bir sineğin vızıltısı bize yalnız rahatsızlık gibi gelebilir; fakat doğa aynı canlıya bambaşka görevler vermiş olabilir. Bir çiçeğin polenini taşır, bir balığın besini olur, ölü organik maddeyi yeniden yaşam döngüsüne katılmasına yardımcı olur. Küçük gördüğümüz canlıların değerini anlamak, doğayı yalnız insanın rahatlığı üzerinden değil, bütün yaşamın birbirine bağlılığı üzerinden görebilmektir. Sinekler olmasaydı dünya belki daha sessiz olurdu; ama aynı zamanda bugün bildiğimizden çok daha farklı bir dünya olurdu.”
Ersan Karavelioğlu
⠀
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt