Ortaklık Mallarına Katılma Rejimi Nasıl Uygulanır
Evlilikte Mülkiyet, Eşitlik ve Hukuki Dengenin Temel İlkeleri
“Adalet, sevginin hukukla biçim bulmuş hâlidir; mal paylaşımı da sevginin gölgesinde değil, vicdanın terazisinde yapılmalıdır.”
— Ersan Karavelioğlu
Türk Medeni Kanunu’nda (TMK m. 218–241) düzenlenen edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin evlilik süresince kazandıkları malları eşitlik esasına göre paylaşmalarını sağlar.
Bu rejim, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir.
Eşler arasında evlilik sözleşmesi yapılmadıysa, kanunen edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
Bu rejim, evlenme anından itibaren otomatik olarak yürürlüğe girer ve ancak:
- Evlilik sözleşmesiyle,
- Boşanma,
- Ölüm veya mahkeme kararıyla sona erebilir.
Rejimde iki temel mal türü bulunur:
- Edinilmiş mallar: Evlilik süresince çalışılarak, gelir veya kazanç yoluyla elde edilen mallar.
- Kişisel mallar: Evlilik öncesinde sahip olunan veya miras, bağış gibi karşılıksız kazanımlarla edinilen mallar.
Bu ayrım, paylaşımın hukuki temelini oluşturur.
Edinilmiş mallar şunlardır:
- Çalışma karşılığı elde edilen ücret ve kazançlar,
- Sosyal güvenlik ve emeklilik tazminatları,
- Bir malın kişisel mallardan elde ettiği gelir,
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler (örneğin bir evin satılıp yerine alınan başka ev).
Bu mallar, boşanma veya ölüm hâlinde eşit şekilde paylaşılır.
Aşağıdakiler kişisel mallar arasında sayılır:
- Evlilikten önce edinilen mallar,
- Miras veya bağış yoluyla gelen mallar,
- Manevi tazminat alacakları,
- Kişisel kullanım eşyaları (örneğin kıyafet, özel takı vb.).
Kişisel mallar paylaşılmaz; sahibinde kalır.
Mal paylaşımı, evlilik birliği sona erdiğinde yapılır.
Mahkeme, her eşin mal varlığını belirler ve malları edinilmiş–kişisel olarak ayırır.
Ardından:
- Edinilmiş malların toplamı belirlenir.
- Eşlerden biri diğerine katılma alacağı talep edebilir.
- Pay oranı, genellikle %50–%50 olarak hesaplanır.
Katılma alacağı, şu formülle belirlenir:
(Edinilmiş malın değeri – Borçlar) ÷ 2
Bu değer, eşlerin edinilmiş mal üzerindeki eşit hakkını gösterir.
Ancak bazı durumlarda mahkeme, katkı oranına göre farklı paylaştırma yapabilir.
Eşlerin evlilik süresince yaptığı borçlar da paylaşımda dikkate alınır.
- Edinilmiş mala ait borçlar, malın değerinden düşülür.
- Kişisel mallara ilişkin borçlar, o malın sahibine ait olur.
Bu sayede her eş, sadece kendi kazancı ve yükümlülüğü kadar sorumlu olur.
Eşlerin malın edinilmesine maddi veya manevi katkısı, mahkemece değerlendirilir.
Bir eş çalışmıyor olsa bile; ev işleri, çocuk bakımı, aile içi destek gibi katkılar eşit paylaşım hakkını etkilemez.
Bu, rejimin sosyal adalet yönünü güçlendirir.
Eşler, noter huzurunda mal rejimi sözleşmesi yaparak farklı bir rejim seçebilir:
- Mal ayrılığı,
- Mal ortaklığı,
- Paylaşmalı mal ayrılığı.
Ancak sözleşme yapılmadıysa, katılma rejimi geçerli sayılır.
Boşanma hâlinde, paylaşım davası boşanma kararından sonra açılır.
Dava, malın bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Paylaşımda her eşin mal varlığı belgelerle ve kayıtlarla incelenir.
Eşlerden biri vefat ettiğinde, sağ kalan eş hem mirasçı olur hem de katılma alacağı hakkına sahip olur.
Önce edinilmiş mallar paylaşılır, ardından miras hukuku hükümleri uygulanır.
Bir eş, paylaşımı engellemek için malları üçüncü kişilere devrederse, diğer eş “tenkis” veya “iptal davası” açabilir.
Bu tür işlemler, kötü niyetli sayılır ve mahkemece geçersiz kılınabilir.
Tapu kayıtları, banka dekontları, fatura ve tanık beyanları; paylaşım davasında en güçlü delillerdir.
Mahkeme, somut verilerle hakkaniyetli bir denge kurar.
- Miras veya bağışla edinilen malların karıştırılması,
- Katkı oranlarının ispatı,
- Kişisel borçların edinilmiş mal sayılması.
Bu sebeplerle, paylaşım öncesi uzman hukuk danışmanlığı alınması önerilir.
Mal rejimi sona erdikten sonra katılma alacağı davası açma süresi 10 yıldır.
Bu süre, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
Bu rejim, yalnızca ekonomik değil; etik ve sosyal bir denge yaratır.
Kadın–erkek eşitliğini, sevgiyle değil hukukla güvence altına alır.
Mal paylaşımı, evlilikte güvenin değil; şeffaflığın ve eşitliğin göstergesidir.
Bu sistem, her iki tarafın da ekonomik özgüvenini korur.
Ortaklık mallarına katılma rejimi, evliliğin sonunda malı değil, adaleti paylaştırır.
Bu düzen, ne sevgiyi bölmek içindir ne kazanımı azaltmak;
yalnızca her bireyin emeğini, hakkını ve onurunu korumak içindir.
“Mülkiyet, paylaşılınca eksilmez; adaletle paylaşıldığında, hem insanı hem toplumu yüceltir.”
— Ersan Karavelioğlu
Son düzenleme: