📖 Meâric Suresi 19, 20 Ve 21. Ayetlerde İnsanın Sabırsız Ve Kaygılı Yaratılması, Başına Kötülük Geldiğinde Feryat Etmesi Ve İyilikle Karşılaştığında

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,817
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Meâric Suresi 19, 20 Ve 21. Ayetlerde İnsanın Sabırsız Ve Kaygılı Yaratılması, Başına Kötülük Geldiğinde Feryat Etmesi Ve İyilikle Karşılaştığında Cimrileşmesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan sıkıntı geldiğinde dünyanın bittiğini, nimet geldiğinde ise onun hiç bitmeyeceğini sanabilir. İman, bu iki yanılgının arasında kalbe denge kazandırır.”
Ersan Karavelioğlu

Meâric Suresi 19. Ayet:


اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعاًۙ


“Şüphesiz insan, çok sabırsız ve kaygılı yaratılmıştır.”


Meâric Suresi 20. Ayet:


اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعاًۙ


“Başına bir kötülük geldiğinde feryat eder.”


Meâric Suresi 21. Ayet:


وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعاًۙ


“Kendisine bir iyilik ulaştığında ise cimrileşir.”



1️⃣ Meâric Suresi 19, 20 Ve 21. Ayetler Ne Anlatır ❓


Bu ayetlerde insanın terbiye edilmediğinde ortaya çıkan bazı temel zaafları anlatılır.


İnsan sıkıntı karşısında kolayca paniğe kapılabilir, sabrını kaybedebilir ve her şeyin sona erdiğini düşünebilir.


Nimet, bolluk ve rahatlıkla karşılaştığında ise sahip olduklarını paylaşmak istemeyebilir ve onları kaybetme korkusuyla cimrileşebilir.


Ayetler insanı değersizleştirmek için değil, kendi içindeki bu eğilimleri fark ederek iman, ibadet ve güzel ahlakla dönüştürmesi için uyarır.


2️⃣ “Helû‘” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


On dokuzuncu ayette geçen “helû‘” kelimesi; aşırı kaygılı, sabırsız, huzursuz, hırslı ve elindekini kaybetmekten çok korkan insanı ifade eder.


Helû‘ kişi, karşılaştığı olaylara dengeli tepki veremez.


Kötülük geldiğinde dayanamayacağını düşünür, iyilik geldiğinde ise onu yalnızca kendisine ait görür.


Bu kelime, insanın hem sıkıntı hem de nimet karşısında ölçüyü kaybedebilen yönünü birlikte anlatır.


3️⃣ İnsan Gerçekten Sabırsız Mı Yaratılmıştır ❓


Ayet, insanın değişmez biçimde kötü ve çaresiz olduğunu söylemez.


İnsanın yaratılışında korunma, tehlikeden kaçınma, güven arama ve sahip olduklarını muhafaza etme eğilimleri vardır.


Bu eğilimler doğru biçimde yönlendirildiğinde insanın hayatta kalmasına ve sorumluluklarını yerine getirmesine yardımcı olur.


Ancak iman, akıl ve ahlakla terbiye edilmezse kaygı, panik, bencillik ve cimriliğe dönüşebilir.


İnsan bu eğilimlerin esiri olmak zorunda değildir.


4️⃣ İnsandaki Kaygı Tamamen Kötü Müdür ❓


Kaygının ölçülü olanı insanı tehlikelere karşı hazırlıklı olmaya yöneltebilir.


Kişi gelecekteki ihtiyaçlarını düşünür, tedbir alır ve sorumluluklarını daha dikkatli yerine getirir.


Fakat kaygı ölçüyü aştığında insanın düşünme gücünü zayıflatabilir.


Kişi henüz gerçekleşmemiş ihtimalleri kesin felaketler gibi görür ve Allah’ın rahmetini unutabilir.


Kur’an insanın bütün kaygılarını yok saymasını değil, onları iman ve tevekkülle yönetmesini öğretir.


5️⃣ Başına Kötülük Geldiğinde “Cezû‘” Olmak Ne Demektir ❓


Cezû‘, sıkıntı karşısında aşırı biçimde feryat eden, ümidini kaybeden ve dayanma gücünü yitiren kişi anlamına gelir.


İnsan hastalık, kayıp, ekonomik zorluk veya başka bir imtihanla karşılaştığında üzülmesi doğaldır.


Ayetin eleştirdiği şey, üzüntünün insanı Allah’tan ümit kesmeye ve bütün sorumluluklarını terk etmeye götürmesidir.


Mümin acıyı inkâr etmez; fakat acının hayatındaki bütün hakikatleri silmesine de izin vermez.


6️⃣ Üzülmek İle Sabırsızlık Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Üzülmek insanî bir duygudur.


Peygamberler de yakınlarını kaybettiklerinde üzülmüş ve gözyaşı dökmüşlerdir.


Sabırsızlık ise üzüntünün insanı ölçüsüz sözlere, isyana ve ümitsizliğe sürüklemesidir.


İnsan:


“Neden bu başıma geldi?”


diye düşünebilir. Fakat:


“Artık hiçbir iyilik olmayacak, Allah beni tamamen terk etti.”


sonucuna varmamalıdır.


Sabır, acıyı hissetmemek değil; acının içinde doğru kalabilmektir.


7️⃣ İnsan Sıkıntıyı Neden Olduğundan Daha Büyük Görür ❓


İnsan içinde bulunduğu anın etkisini çok güçlü hisseder.


Bugünkü acı ona sonsuza kadar devam edecekmiş gibi görünebilir.


Geçmişte aştığı zorlukları ve daha sonra karşılaştığı iyilikleri unutabilir.


Kaygı insanın dikkatini yalnızca tehlikeye yönelttiği için mevcut nimetleri fark etmesini de zorlaştırır.


Kur’an insana hayatın değişken olduğunu, sıkıntının kalıcı olmadığını ve Allah’ın her zorlukla birlikte kolaylık yaratabileceğini hatırlatır.


8️⃣ Kötülük Kelimesi Burada Neleri Kapsar ❓


Ayette geçen “şer” kelimesi insanın hoşlanmadığı hastalık, yoksulluk, kayıp, korku ve benzeri sıkıntıları kapsayabilir.


Ancak insanın kötü gördüğü her olay mutlak anlamda kötü olmayabilir.


Bazı zorluklar insanın hatalarını fark etmesine, sabır öğrenmesine ve hayatını değiştirmesine vesile olabilir.


İnsan olayların yalnızca görünen yüzünü bilir. Allah ise başlangıcını, sonucunu ve bütün hikmetlerini bilir.


Bu nedenle mümin tedbirini alırken nihai değerlendirmeyi Allah’a bırakır.


9️⃣ İyilik Geldiğinde “Menû‘” Olmak Ne Demektir ❓


Menû‘, elindekini başkalarından esirgeyen, vermekten kaçınan ve paylaşmaya karşı direnç gösteren kişi anlamına gelir.


İnsan nimet içindeyken bunun kendi başarısından kaynaklandığını düşünebilir.


Sahip olduklarının azalacağından korkarak ihtiyaç sahiplerine yardım etmeyebilir.


Ayet, bolluğun insanı şükre ve cömertliğe yöneltmesi gerekirken cimriliğe sürükleyebilmesine dikkat çeker.


🔟 Ayetteki “Hayır” Hangi Nimetleri Kapsar ❓


Buradaki “hayır” kelimesi mal, sağlık, başarı, güvenlik, bilgi ve toplumsal güç gibi insanın yararlı gördüğü nimetleri kapsayabilir.


İnsan kendisine iyilik ulaştığında bunun yalnızca kendi özel hakkı olduğunu düşünebilir.


Oysa nimetler Allah’ın ikramıdır ve aynı zamanda birer imtihandır.


Sağlığı olan hizmet etmekle, bilgisi olan öğretmekle, malı olan paylaşmakla ve gücü olan adaleti korumakla sorumludur.


1️⃣1️⃣ İnsan Neden Nimet Geldiğinde Cimrileşir ❓


Cimriliğin temelinde çoğu zaman kaybetme korkusu bulunur.


İnsan verdiğinde malının azalacağını ve gelecekte ihtiyaç içinde kalacağını düşünebilir.


Ayrıca malını kendi başarısının mutlak sonucu gördüğünde başkalarının üzerinde hakkı bulunmadığını zannedebilir.


İman ise insana rızkın gerçek sahibinin Allah olduğunu ve paylaşmanın nimeti değersizleştirmediğini öğretir.


Cömertlik, sahip olunanı düşüncesizce tüketmek değil; hakkı ve ihtiyacı gözeterek vermektir.


1️⃣2️⃣ Tasarruf Etmek İle Cimrilik Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Tasarruf, insanın kaynaklarını ölçülü kullanması ve gelecekteki gerçek ihtiyaçları için hazırlık yapmasıdır.


Cimrilik ise verme imkânı bulunduğu hâlde hak sahibinden veya ihtiyaç sahibinden malı esirgemektir.


Tasarruf sorumluluğa, cimrilik ise aşırı korku ve bencilliğe dayanabilir.


İnsan ailesinin geleceğini düşünürken başkalarının açlığını tamamen görmezden gelmemelidir.


Ölçülü insan hem kendisini ve ailesini korur hem de imkânı ölçüsünde paylaşır.


1️⃣3️⃣ Sabırsızlık İle Cimrilik Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


İlk bakışta sabırsızlık ve cimrilik farklı özellikler gibi görünebilir.


Ancak ikisinin temelinde de insanın güven eksikliği bulunabilir.


Sıkıntıda sabırsız olan kişi, Allah’ın yardımının gelmeyeceğinden korkar.


Nimet karşısında cimri olan kişi ise verdiği şeyin yerine yenisinin gelmeyeceğinden endişe eder.


Her iki durumda da insan geleceği yalnızca kendi sınırlı imkânlarıyla değerlendirmektedir.


Tevekkül, insana hem sıkıntıda dayanma hem de bollukta paylaşma gücü kazandırır.


1️⃣4️⃣ Bu Ayetler İnsan Doğasının Kötü Olduğunu Mu Söyler ❓


Ayetler insanın tamamen kötü olduğunu öğretmez.


İnsan iyiliğe ve kötülüğe yönelebilecek irade ve yeteneklerle yaratılmıştır.


Merhamet, cömertlik, sabır ve fedakârlık da insanın geliştirebileceği özelliklerdir.


Kur’an insanın zayıf yönlerini açıklar ki kişi onları inkâr etmek yerine tanıyıp terbiye edebilsin.


Bir hastalığın tanınması nasıl tedavinin ilk adımıysa insanın zaaflarını bilmesi de ahlaki gelişimin başlangıcıdır.


1️⃣5️⃣ İman İnsandaki Bu Eğilimleri Nasıl Dönüştürür ❓


İman insana hayatın yalnızca görünen olaylardan ibaret olmadığını öğretir.


Kişi sıkıntının geçici olduğunu, sabrının karşılıksız kalmayacağını ve Allah’ın kendisini gördüğünü bilir.


Nimet geldiğinde ise onun gerçek sahibinin Allah olduğunu ve verilen her nimetin hesabının bulunduğunu hatırlar.


Böylece sıkıntı karşısındaki panik sabra, nimet karşısındaki bencillik ise şükür ve cömertliğe dönüşebilir.


1️⃣6️⃣ Namaz Bu Zaafların Terbiyesinde Nasıl Bir Rol Oynar ❓


Surenin sonraki ayetlerinde namazlarını sürekli kılan kişilerin bu genel zaaflardan istisna edildiği bildirilecektir.


Namaz insanın gün içinde tekrar tekrar Allah’a yönelmesini sağlar.


Kişiye yalnız olmadığını, rızkın ve yardımın Allah’tan geldiğini hatırlatır.


Düzenli namaz sabır, disiplin ve teslimiyet kazandırır.


Ancak namazın gerçek etkisi yalnızca hareketlerde değil, kişinin kaygı, öfke ve mal sevgisiyle kurduğu ilişkide görülmelidir.


1️⃣7️⃣ İnsan Sıkıntı Geldiğinde Ne Yapmalıdır ❓


İnsan öncelikle yaşadığı sıkıntıyı inkâr etmemeli ve mümkün olan tedbirleri almalıdır.


Dua etmeli, güvendiği insanlardan destek istemeli ve sorunu çözmek için çaba göstermelidir.


Aynı zamanda felaket düşüncelerine teslim olmadan Allah’ın rahmetini hatırlamalıdır.


Kendisine şu soruları yöneltebilir:


Bu durumun çözümü için bugün ne yapabilirim?


Kontrolümde olmayan kısmı Allah’a bırakabiliyor muyum?


Geçmişte aştığım zorluklardan ne öğrendim?



1️⃣8️⃣ İnsan Nimet Geldiğinde Ne Yapmalıdır ❓


Nimet karşısında ilk görev şükretmektir.


Şükür yalnızca dil ile:


“Elhamdülillah.”


demek değildir.


Nimeti doğru yerde kullanmak, israf etmemek ve ihtiyaç sahiplerinin hakkını gözetmek de şükrün parçasıdır.


İnsan sahip olduklarını yalnızca kendi rahatlığı için kullanmamalıdır.


Bilgisini öğretmeli, gücünü mazlumu korumak için kullanmalı ve malından imkânı ölçüsünde paylaşmalıdır.


1️⃣9️⃣ Meâric Suresi 19, 20 Ve 21. Ayetlerin En Büyük Mesajı Nedir ❓


Bu ayetler insanın terbiye edilmediğinde sabırsız, kaygılı ve cimri davranabileceğini bildirir.


Başına bir sıkıntı geldiğinde feryat eder ve bütün ümidini kaybetmeye yaklaşır. Nimetle karşılaştığında ise elindekini başkalarından esirgeyebilir.


Ayetlerin en büyük mesajı şudur:


İnsanın yaratılışındaki kaygı ve korunma eğilimi, iman ve ahlakla yönlendirilmediğinde paniğe ve bencilliğe dönüşebilir. Mümin sıkıntı karşısında sabrı, nimet karşısında şükrü ve paylaşmayı öğrenmelidir. Gerçek denge, kötü günde ümitsizliğe düşmemek ve iyi günde başkalarını unutmamaktır.


“İnsanın karakteri yalnızca yoklukta gösterdiği sabırla değil, bollukta gösterdiği cömertlikle de anlaşılır. Kötü günde Allah’tan ümit kesmemek, iyi günde ise insanlardan yüz çevirmemek gerçek imanın dengesidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt