📖 Hâkka Suresi 35, 36 Ve 37. Ayetlerde Günahkârın Hiçbir Dostunun Bulunmaması Ve Kanlı İrinden Başka Yiyeceğinin Olmaması Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,804
2,724,944
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Hâkka Suresi 35, 36 Ve 37. Ayetlerde Günahkârın Hiçbir Dostunun Bulunmaması Ve Kanlı İrinden Başka Yiyeceğinin Olmaması Ne Anlama Gelir ❓ Cehennemdeki Yalnızlık Ve “Gıslîn” Azabı Neden Günahkârlara Özel Bir Karşılıktır ❓


“Dünyada insanı kötülüğe sürükleyen kalabalıklar, hesap günü onun yanında duramayacaktır. Hakikatten uzak kurulan dostluklar sona erecek ve insan kendi tercihlerinin sonucu ile baş başa kalacaktır.”
Ersan Karavelioğlu

Hâkka Suresi 35. Ayet:


فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ


“Bugün burada onun hiçbir samimi dostu yoktur.”


Hâkka Suresi 36. Ayet:


وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ


“Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur.”


Hâkka Suresi 37. Ayet:


لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟


“Onu ancak günahkârlar yer.”



1️⃣ Hâkka Suresi 35, 36 Ve 37. Ayetler Ne Anlatır ❓


Önceki ayetlerde Allah’a iman etmeyen, yoksulu doyurmaya teşvik etmeyen ve sonunda cehenneme atılan kişinin durumu anlatılmıştı.


Bu ayetlerde onun cehennemde karşılaşacağı iki ağır mahrumiyet açıklanır:


Hiçbir samimi dostunun bulunmaması ve gıslînden başka yiyeceğinin olmaması.


Böylece azabın yalnızca bedensel olmadığı; yalnızlık, pişmanlık ve bütün desteklerden mahrum kalma gibi manevi yönler de taşıdığı gösterilir.


2️⃣ “Bugün Burada” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “el-yevme hâhünâ” ifadesi:


“Bugün burada”


anlamına gelir.


Buradaki gün, kıyamet ve hesap günüdür. Buradaki yer ise insanın ilahî hükümle karşılaştığı ahiret ortamıdır.


Dünya hayatında ertelenebilen hesap artık başlamış, gizlenen gerçekler ortaya çıkmış ve insanın kaçabileceği bütün yollar kapanmıştır.


3️⃣ “Hamîm” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “hamîm” kelimesi bu bağlamda yakın, samimi, içten ve kişiye gerçekten bağlı dost anlamına gelir.


İnsanın sıkıntılı gününde yanında duran, onu savunan ve acısını paylaşan kişi hamîm olarak ifade edilebilir.


Ancak cehennemdeki günahkârın böyle bir yakını olmayacaktır.


Dünyada çevresi kalabalık olsa bile ahirette kendisini kurtaracak, hükmü değiştirecek veya cezasını paylaşacak hiçbir dost bulamayacaktır.


4️⃣ Günahkâr İnsan Ahirette Neden Yalnız Kalır ❓


İnsan dünyada kötülüğü başkalarıyla birlikte yapabilir.


Bir topluluk birbirini günaha teşvik edebilir, haksızlıkta destekleyebilir ve yanlış davranışları normal gösterebilir.


Fakat hesap kişiseldir.


Hiç kimse başkasının bütün günahını üstlenemez ve hiç kimse bir başkasının yerine hesap veremez.


Bu nedenle dünyada kötülük çevresinde kurulan birliktelikler, ahirette kurtarıcı bir dayanışmaya dönüşmez.


5️⃣ Dünyadaki Dostluklar Ahirette Devam Eder Mi ❓


Kur’an, takva ve samimiyet üzerine kurulmayan bazı dostlukların kıyamet günü düşmanlığa dönüşeceğini bildirir.


İnsanları Allah’tan uzaklaştıran, günaha sürükleyen ve haksızlıkta birleştiren ilişkiler gerçek dostluk değildir.


Gerçek dost, insanın kötülüğüne destek veren değil; yanlış yaptığında onu uyaran ve iyiliğe yönelten kişidir.


İman, dürüstlük ve güzel ahlak üzerine kurulan dostlukların ise Allah’ın izniyle ahirette de güzel karşılıkları olabilir.


6️⃣ İnsanlar Dünyada Neden Yanlış Dostluklar Kurar ❓


İnsan kabul edilmek, yalnız kalmamak veya çıkar elde etmek için yanlış çevrelere katılabilir.


Arkadaşlarının beğenisini kazanmak uğruna kendi vicdanına aykırı davranabilir.


Bazen kötülüğü tek başına yapmaya çekinen kişi, kalabalığın içinde cesaret bulur.


Ancak kalabalığın bir davranışı onaylaması, o davranışı doğru hâle getirmez.


Hesap günü insan:


“Herkes yapıyordu.”


diyerek sorumluluktan kurtulamaz.


7️⃣ Kötülüğe Teşvik Eden Arkadaş Gerçek Dost Mudur ❓


İnsanı yalana, zulme, harama ve kul hakkına sürükleyen kişi gerçek dost değildir.


Gerçek dost insanın geçici zevkini değil, kalıcı iyiliğini düşünür.


Yanlış davranış karşısında sessiz kalmak yerine onu uyarmaya çalışır.


Dünyada kötülüğe destek veren kişinin yanında bulunması geçici bir yakınlık sağlayabilir. Fakat ahirette bu destek ortadan kalkacak ve herkes kendi hesabıyla baş başa kalacaktır.


8️⃣ Ahirette Dostlar Birbirine Yardım Edebilir Mi ❓


Ahirette hiçbir insan kendi iradesiyle Allah’ın hükmünü değiştiremez.


Allah’ın izin vermediği hiç kimse şefaat edemez ve hiç kimse başkasını zorla kurtaramaz.


Dünyadaki makam, aile bağı, servet ve toplumsal çevre ilahî adaletin önüne geçemez.


Kurtuluş Allah’ın rahmeti, iman ve salih amellerle bağlantılıdır.


Bu nedenle insan dünyada dostlarının nüfuzuna değil, Allah’a güvenmelidir.


9️⃣ Cehennemdeki Yalnızlık Neden Ağır Bir Azaptır ❓


İnsan yaratılışı gereği yakınlık, merhamet ve destek arar.


Sıkıntı anında yanında birinin bulunması acıyı hafifletebilir.


Cehennemde ise günahkârı teselli edecek, onunla ilgilenecek ve kendisine merhamet gösterecek samimi bir dost bulunmayacaktır.


Fiziksel azabın yanında yaşanan bu mutlak yalnızlık, insanın dünyada kurduğu sahte ilişkilerin ne kadar değersiz olduğunu ortaya çıkarır.


🔟 “Gıslîn” Ne Anlama Gelir ❓


Gıslîn, Kur’an’da cehennem ehlinin yiyeceği olarak zikredilen son derece iğrenç bir maddeyi ifade eder.


Tefsirlerde bu kelime genellikle cehennemliklerin bedenlerinden ve yaralarından akan irin, kan ve pis sıvılar şeklinde açıklanmıştır.


Kelimenin gerçek mahiyeti ahiret âlemine aittir.


İnsan dünya ölçüleriyle bunun nasıl bir yiyecek olduğunu bütünüyle kavrayamaz. Ayet, onun son derece tiksindirici ve azap verici olduğunu bildirir.


1️⃣1️⃣ Gıslîn Neden “Yiyecek” Olarak İsimlendirilmiştir ❓


Normal bir yiyecek insanı besler, güçlendirir ve açlığını giderir.


Gıslîn ise huzur ve fayda sağlayan bir nimet değildir.


Cehennemlik insan açlık içinde ona yönelmek zorunda kalacak; fakat bu yiyecek ona rahatlık vermeyecektir.


Bu durum dünyada Allah’ın helal ve temiz nimetlerini küçümseyen, başkalarının açlığına kayıtsız kalan ve nimetleri kötülük için kullanan kişinin karşılaşacağı büyük mahrumiyeti gösterir.


1️⃣2️⃣ Cennet Yiyecekleriyle Gıslîn Arasında Nasıl Bir Karşıtlık Vardır ❓


Önceki ayetlerde cennetliklere:


“Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.”


denilmişti.


Cennetlikler yakın meyvelere, temiz içeceklere ve hiçbir zarar vermeyen nimetlere kavuşmaktadır.


Cehennemliklerin ise gıslînden başka yiyeceği bulunmamaktadır.


Bu karşıtlık, dünyadaki iman ve tercihler arasındaki farkın ahirette nasıl açık bir sonuca dönüşeceğini gösterir.


1️⃣3️⃣ Yoksulu Doyurmayanın Gıslînle Karşılaşması Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Önceki ayetlerde bu kişinin yoksulu doyurmaya teşvik etmediği bildirilmişti.


Dünyada aç insanların ihtiyacına kayıtsız kalmış, nimetlerini paylaşmamış ve başkalarını da yardıma yöneltmemiştir.


Ahirette ise kendisi temiz ve hoş yiyeceklerden mahrum bırakılmaktadır.


Bu karşılık insana şu dersi verir:


Başkasının açlığını önemsemeyen kişi, nimetin gerçek değerini anlayamamıştır.


Merhametsizliğin ahirette ağır bir mahrumiyete dönüşmesi ilahî adaletin dikkat çekici bir görünümüdür.


1️⃣4️⃣ “Onu Ancak Günahkârlar Yer” Ne Anlama Gelir ❓


Otuz yedinci ayette gıslîni yalnızca “hâtıûn”, yani günahkârların yiyeceği bildirilir.


Burada kastedilen, hayatında herhangi bir hata yapan herkes değildir.


İnsan hata yapabilir, pişman olabilir ve tövbe ederek kendisini düzeltebilir.


Ayette anlatılanlar; bilinçli biçimde hakikate karşı çıkan, büyük günahlarda ısrar eden, tövbeyi reddeden ve kötülüğü hayatının yönü hâline getiren kimselerdir.


1️⃣5️⃣ “Hâtıûn” İle Hata Yapan İnsan Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


İnsanlık hâli gereği unutabilir, yanılabilir veya istemeden hata yapabilir.


Böyle bir kişi yanlışını fark ettiğinde pişman olur ve düzeltmeye çalışır.


Hâtıûn ifadesi ise günahı bilinçli biçimde işleyen, onu sürdüren ve yanlışında ısrar eden kimseleri anlatır.


Tehlikeli olan yalnızca düşmek değildir; düştüğü yerde kalmayı seçmek, yanlışını savunmak ve tövbeye yanaşmamaktır.


1️⃣6️⃣ Bu Ayetler Her Günah İşleyen İnsanı Ümitsizliğe Düşürmeli Mi ❓


Hayır. Bu ayetler insanı Allah’ın rahmetinden ümit kesmeye çağırmaz.


İnsan hayattayken tövbe kapısı açıktır.


Günahından pişman olan, onu terk eden, Allah’a yönelen ve kul haklarını düzelten kişi bağışlanmayı ümit edebilir.


Ayetler günah işleyen herkese:


“Artık kurtulamazsın.”


dememektedir.


Asıl mesaj:


“Günahında ısrar etme, dönüşü erteleme ve bu sonla karşılaşmadan önce hayatını düzelt.”


şeklindedir.


1️⃣7️⃣ İnsan Gerçek Dostunu Nasıl Seçmelidir ❓


İnsan dost seçiminde yalnızca eğlenceyi, çıkarı veya sosyal çevreyi ölçü almamalıdır.


Gerçek dost:


İyiliğe teşvik eden, yanlışta uyaran, sır saklayan, zor günde yanında duran ve insanı Allah’tan uzaklaştırmayan kişidir.


Kişi aynı zamanda başkaları için de böyle bir dost olmaya çalışmalıdır.


İnsanları günaha teşvik etmek yerine onları adalete, merhamete ve güzel ahlaka yöneltmelidir.


1️⃣8️⃣ Bu Ağır Sondan Korunmak İçin Nasıl Yaşanmalıdır ❓


İnsan Allah’a samimiyetle iman etmeli, hesap gününü unutmamalı ve günahlarında ısrar etmemelidir.


Yoksulların, açların ve ihtiyaç sahiplerinin durumuna karşı duyarlı olmalıdır.


Sahip olduğu nimetleri paylaşmalı, başkalarını da yardımlaşmaya teşvik etmelidir.


Kendisini kötülüğe sürükleyen çevrelerden uzaklaşmalı ve iyiliğe destek veren insanlarla birlikte olmalıdır.


Tövbe, merhamet, helal kazanç, kul hakkına dikkat ve güzel dostluklar insanın ahiret hazırlığının önemli parçalarıdır.


1️⃣9️⃣ Hâkka Suresi 35, 36 Ve 37. Ayetlerin En Büyük Mesajı Nedir ❓


Bu ayetler cehennemdeki günahkârın hiçbir samimi dostunun bulunmayacağını ve gıslînden başka yiyeceğinin olmayacağını bildirir.


Dünyada kötülük çevresinde kurduğu ilişkiler onu ahirette kurtaramayacaktır.


Yoksulların açlığına kayıtsız kalan ve Allah’ın temiz nimetlerini sorumsuzca kullanan kişi, sonunda en iğrenç ve acı verici yiyecekle karşılaşacaktır.


Ayetlerin en büyük mesajı şudur:


İnsan dünyada dostlarını, davranışlarını ve nimetlerle kurduğu ilişkiyi dikkatle seçmelidir. Gerçek dostluk insanı kötülüğe değil iyiliğe yöneltir. Günahında ısrar eden ve merhametten uzaklaşan insan, ahirette hem dosttan hem de güzel nimetlerden mahrum kalabilir. Kurtuluş; iman, tövbe, merhamet, paylaşma ve doğru insanlarla birlikte yaşamakla aranmalıdır.


“İnsanı ahirette yalnız bırakmayacak dost, onu dünyada günaha alkışlayan değil; hatasında uyaran, iyiliğe çağıran ve Allah’a yaklaştıran kişidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt