📖 Meâric Suresi 15, 16, 17 Ve 18. Ayetlerde Cehennem Ateşinin Deriyi Soyup Çıkarması, Haktan Yüz Çevirenleri Çağırması Ve Mal Biriktirip Saklayanları

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,814
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Meâric Suresi 15, 16, 17 Ve 18. Ayetlerde Cehennem Ateşinin Deriyi Soyup Çıkarması, Haktan Yüz Çevirenleri Çağırması Ve Mal Biriktirip Saklayanları Kendisine Çekmesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mal insanın elinde bir emanet olarak kalırsa hayra dönüşür; kalbinde bir put hâline gelirse onu merhametten, paylaşmaktan ve sonunda kurtuluştan uzaklaştırabilir.”
Ersan Karavelioğlu

Meâric Suresi 15. Ayet:


كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ


“Hayır! Şüphesiz o, alevleri yükselen bir ateştir.”


Meâric Suresi 16. Ayet:


نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ


“Deriyi kavurup söküp çıkarandır.”


Meâric Suresi 17. Ayet:


تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ


“Haktan yüz çevirip uzaklaşanı çağırır.”


Meâric Suresi 18. Ayet:


وَجَمَعَ فَاَوْعٰى


“Mal toplayıp onu yığarak saklayanı da…”



1️⃣ Meâric Suresi 15–18. Ayetler Ne Anlatır ❓


Önceki ayetlerde günahkâr insanın kıyamet günündeki azaptan kurtulabilmek için çocuklarını, eşini, kardeşini, yakınlarını ve yeryüzündeki bütün insanları fidye vermek isteyeceği anlatılmıştı.


On beşinci ayet bu isteğe kesin bir cevap verir:


“Hayır!”


Hiçbir fidye onu kurtaramayacaktır.


Ardından karşılaşacağı cehennem ateşinin şiddeti, bu ateşin kimleri çağıracağı ve onların hangi davranışlarının bu sonuca götürdüğü açıklanır.


2️⃣ “Kellâ” Yani “Hayır!” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Kellâ, yanlış bir düşünceyi kesin biçimde reddeden güçlü bir Kur’an ifadesidir.


Günahkâr kişi yakınlarını ve bütün insanları fidye vererek kurtulabileceğini düşünmektedir. Ayet ise:


“Hayır, böyle bir kurtuluş mümkün değildir.”


buyurur.


İlahi adalet maddi alışverişle değiştirilemez. Hiç kimse başka bir insanı vererek kendi sorumluluğundan kaçamaz.


Bu kesin ret, insanın dünyadayken yaptığı tercihlerin kişisel sorumluluğunu hatırlatır.


3️⃣ “Lezâ” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Lezâ, alevleri yükselen, son derece şiddetli ve yakıcı ateş anlamına gelir.


Kur’an’da cehennemin isimlerinden veya özelliklerinden biri olarak kullanılır.


Bu kelime sıradan bir dünya ateşini değil, ahiret hayatına ait son derece ağır bir azabı ifade eder.


Lezâ’nın gerçek mahiyeti insanın dünya tecrübesini aşar. Ayetin amacı onun bütün ayrıntılarını açıklamak değil, insanı karşılaşabileceği büyük sonuç konusunda uyarmaktır.


4️⃣ Cehennem Ateşi Neden Bu Kadar Güçlü Bir Üslupla Anlatılır ❓


İnsan çoğu zaman uzak gördüğü sonuçları önemsemez.


Günahın karşılığı hemen ortaya çıkmadığında yaptığı davranışı küçük ve zararsız görebilir.


Kur’an cehennem ateşini güçlü tasvirlerle anlatarak insanın gafletini sarsar.


Amaç yalnızca korkutmak değil, insan henüz değiştirme imkânına sahipken onu uyandırmaktır.


Bir tehlikenin büyüklüğünü önceden öğrenmek, ondan korunabilmek için bir rahmettir.


5️⃣ “Deriyi Soyup Çıkaran” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “nezzâaten li’ş-şevâ” ifadesi, cehennem ateşinin deriyi, başın dış kısmını veya bedenin uç bölgelerini şiddetle kavurup sökeceğini anlatır.


Bu ifade azabın yüzeysel veya hafif olmayacağını gösterir.


Deri insanın dış görünüşünü, bedenini ve dünya hayatındaki fiziksel kimliğini temsil eder.


Dünyada bedeniyle, güzelliğiyle ve gücüyle övünen insan, ahirette bedeninin de kendisini koruyamayacağını görecektir.


6️⃣ “Şevâ” Kelimesi Hangi Anlamları Taşır ❓


Şevâ kelimesi tefsirlerde deri, baş derisi, yüz, el ve ayak gibi bedenin dışta kalan bölümleri şeklinde açıklanmıştır.


Kelimenin ortak anlamı, bedenin dış görünüşünü oluşturan ve ateşin doğrudan etkilediği kısımlardır.


Ayet cehennem ateşinin insanın yalnızca çevresini değil, bizzat bedenini kuşatacağını bildirir.


Bu anlatım insanın yaptığı kötülüklerle yalnızca düşünsel değil, bütün varlığıyla yüzleşeceğini gösterir.


7️⃣ Deri Yandıktan Sonra Azap Nasıl Devam Eder ❓


Kur’an’ın başka ayetlerinde cehennemliklerin derileri yandıkça azabı tatmaya devam etmeleri için derilerinin yenileneceği bildirilir.


Bu durum cehennem azabının dünya ateşindeki gibi kısa süreli bir yanmayla sona ermeyeceğini gösterir.


Ahiret hayatının beden yapısı ve gerçekliği dünya şartlarından farklıdır.


İnsan bu konunun bütün ayrıntılarını anlayamaz; fakat ayetlerden cezanın sürekli, bilinçli ve son derece ağır olduğu anlaşılır.


8️⃣ Cehennem Ateşinin “Çağırması” Ne Anlama Gelir ❓


On yedinci ayette ateşin haktan yüz çevirenleri çağırdığı bildirilir.


Cansız gibi görünen ateşin çağırması, Allah’ın ona verdiği görevle cehennemlikleri kendisine çekmesi şeklinde anlaşılabilir.


Bu ifade aynı zamanda son derece canlı bir tasvirdir.


Sanki ateş dünyada kendisine uygun davranışlar sergileyen kişileri tanımakta ve:


“Bana yönelen hayatın sonucu buradadır.”


dercesine onları kendisine çağırmaktadır.


9️⃣ Ateş Gerçekten İnsanları Tanıyabilir Mi ❓


Allah dilediği varlığa dilediği yeteneği verebilir.


Kur’an’da yeryüzünün haberlerini anlatacağı, insanın organlarının şahitlik edeceği ve cehennemin öfkeyle kaynayacağı bildirilir.


Bu nedenle cehennemin Allah’ın izniyle kendisine gönderilecek insanları tanıması imkânsız değildir.


Bunun gerçek mahiyeti gayb alanına aittir.


İnsana düşen, vahyin bildirdiğine iman etmek ve bunu dünya ölçüleriyle sınırlandırmamaktır.


🔟 “Haktan Yüz Çevirmek” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “edbera” kelimesi, arkasını dönmek ve uzaklaşmak anlamına gelir.


Burada insanın hakikat kendisine ulaştığı hâlde onu dinlememesi ve bilerek sırt çevirmesi anlatılır.


Kişi Allah’ın ayetlerini duyabilir; fakat hayatını değiştirmek istemediği için onları önemsemeyebilir.


Haktan yüz çevirmek yalnızca bilgi eksikliği değildir. Bazen hakikatin sorumluluk getirmesinden kaçma isteğidir.


1️⃣1️⃣ “Tevellâ” Yani Uzaklaşmak Ne Anlama Gelir ❓


Tevellâ, yönelmesi gereken hakikatten uzaklaşmak, onu terk etmek ve ilgisiz davranmak anlamına gelir.


İnsan yalnızca açıkça inkâr ederek değil, ilahî çağrıya sürekli kayıtsız kalarak da uzaklaşabilir.


Ayetleri dinlediği hâlde düşünmemek, tövbeyi sürekli ertelemek ve hiçbir hesap yokmuş gibi yaşamak manevi bir uzaklaşmaya dönüşebilir.


Ayet insanı yalnızca sözlü inancını değil, hayatının hangi yöne doğru ilerlediğini sorgulamaya çağırır.


1️⃣2️⃣ İnkâr İle İlgisizlik Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Her ilgisiz insan doğrudan inkârcı sayılmaz. Ancak sürekli ilgisizlik zamanla kalbin hakikate karşı duyarlılığını azaltabilir.


İnsan bir uyarıyı ilk duyduğunda etkilenebilir. Sürekli ertelediğinde ise vicdanının sesi zayıflayabilir.


Sonunda yanlış davranışlar normal, ilahî çağrı ise önemsiz görünmeye başlayabilir.


Bu nedenle küçük ihmallerin kalıcı bir yüz çevirmeye dönüşmemesi için insanın kendisini düzenli olarak sorgulaması gerekir.


1️⃣3️⃣ Mal Toplamak Neden Eleştirilmektedir ❓


Ayette yalnızca mal sahibi olmak eleştirilmez.


Eleştirilen davranış:


Malı hayatın en büyük amacı hâline getirmek, onu yalnızca biriktirmek, hakkını vermemek ve toplumdan esirgemektir.


İnsan helal yoldan mal kazanabilir, ailesinin geleceği için tasarruf yapabilir ve ihtiyaçlarına hazırlık sağlayabilir.


Sorun, malın hiçbir fayda üretmeden yığılması ve sahibini cimriliğe, kibre ve merhametsizliğe sürüklemesidir.


1️⃣4️⃣ “Cem‘a Fe Ev‘â” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Cem‘a, toplamak ve biriktirmek demektir.


Ev‘â ise topladığını kaplarda, depolarda veya kasalarda saklamak; onu başkalarının yararından uzak tutmak anlamı taşır.


Bu ifade malı sürekli çoğaltan, fakat ihtiyaç sahipleriyle paylaşmayan insan tipini anlatır.


Servetinin hesabını, kaynağını ve toplumsal sorumluluğunu düşünmeden yalnızca daha fazlasını isteyen kişi eleştirilmektedir.


Mal onun için bir araç olmaktan çıkmış, hayatının merkezine yerleşmiştir.


1️⃣5️⃣ Tasarruf Etmek İle Mal Yığıp Saklamak Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Tasarruf, insanın gelecekteki ihtiyaçlarını düşünerek ölçülü davranmasıdır.


Aile giderleri, eğitim, sağlık, yaşlılık ve beklenmeyen durumlar için birikim yapmak sorumlu bir davranış olabilir.


Mal yığıp saklamak ise çoğu zaman biriktirmenin amaç hâline gelmesi, paylaşmanın terk edilmesi ve insanın güvenini bütünüyle servetine bağlamasıdır.


Tasarrufta ölçü ve amaç vardır. Cimrice yığmada ise korku, ihtiras ve merhametsizlik öne çıkabilir.


1️⃣6️⃣ Mal Sevgisi İnsanı Haktan Nasıl Uzaklaştırır ❓


Mal sevgisi kontrol edilmediğinde insanın kararlarını etkileyebilir.


Kişi kazancını kaybetmemek için haksızlığa sessiz kalabilir, haram yollara başvurabilir veya ihtiyaç sahiplerini görmezden gelebilir.


Serveti azaldığında kendisini değersiz hissedebilir, arttığında ise başkalarından üstün görebilir.


Böylece mal yalnızca elde bulunan bir eşya olmaktan çıkar ve kalbin yönünü belirleyen bir güce dönüşür.


Kur’an insanı maldan vazgeçmeye değil, malın esiri olmaktan kurtulmaya çağırır.


1️⃣7️⃣ Mal Nasıl Ahiret Sermayesine Dönüştürülebilir ❓


Mal helal yoldan kazanılıp doğru alanlarda kullanıldığında büyük bir hayır aracıdır.


İnsan:


Ailesinin ihtiyaçlarını karşılayabilir, yoksullara yardım edebilir, borçluları destekleyebilir, eğitim ve sağlık hizmetlerine katkı sunabilir ve kalıcı hayırlar bırakabilir.


Böylece dünyada geçici olan servet, ahirette karşılığı bulunan bir iyiliğe dönüşür.


Malın değeri yalnızca ne kadar biriktirildiğiyle değil, insanın ve toplumun faydası için nasıl kullanıldığıyla ölçülmelidir.


1️⃣8️⃣ Bu Ayetlerden Korunmak İçin Nasıl Yaşanmalıdır ❓


İnsan haktan yüz çevirmemeli, kendisine ulaşan ilahî uyarılar üzerinde samimiyetle düşünmelidir.


Tövbeyi ve sorumluluklarını ertelememelidir.


Malını helal yoldan kazanmalı, zekât ve sadaka gibi mali sorumluluklarını yerine getirmeli, ihtiyaç sahiplerini gözetmelidir.


Kendisine şu soruları yöneltebilir:


Malım bana mı hizmet ediyor, ben mi malıma hizmet ediyorum?


Servetim arttıkça merhametim ve paylaşmam da artıyor mu?


Biriktirdiklerim beni Allah’a yaklaştırıyor mu, uzaklaştırıyor mu?



1️⃣9️⃣ Meâric Suresi 15–18. Ayetlerin En Büyük Mesajı Nedir ❓


Bu ayetler günahkâr insanın fidye vererek azaptan kurtulamayacağını bildirir.


Onu alevleri yükselen, deriyi kavurup söken Lezâ beklemektedir.


Bu ateş, dünyada haktan yüz çeviren, ilahî çağrıdan uzaklaşan ve malı sürekli toplayıp paylaşmadan saklayan kişileri çağıracaktır.


Ayetlerin en büyük mesajı şudur:


İnsanı mahveden şey yalnızca mal sahibi olması değil; malı kalbinin merkezine yerleştirmesi, hakikate sırt çevirmesi ve başkalarının hakkını görmezden gelmesidir. Mal dünyada iyilik, paylaşma ve adalet için kullanılırsa kurtuluşa vesile olur; cimrilik, kibir ve sorumsuzluk aracı yapılırsa ağır bir hesaba dönüşebilir.


“İnsan dünyada malı çağırır, onu toplar ve saklar; fakat kalbi hakikatten uzaklaşırsa ahirette bu defa ateş onu çağırır. Kurtuluş, malı çoğaltmaktan önce merhameti, adaleti ve iyiliği çoğaltmaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt