🎼 Marguerite Duras'ın Moderato Cantabile Romanı Neyi Anlatır ❓ Aşk, Arzu, Cinayet, Sınıf Farkı, Kadınlık Ve Sessizlik Açısından Nasıl Okunmalıdır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,821
2,724,645
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🎼 Marguerite Duras'ın Moderato Cantabile Romanı Neyi Anlatır ❓ Aşk, Arzu, Cinayet, Sınıf Farkı, Kadınlık Ve Sessizlik Açısından Nasıl Okunmalıdır ❓


“Bazı arzular bağırmaz; bir cinayetin yankısında, bir çocuğun piyano dersinde ve iki insanın yarım kalmış cümlelerinde sessizce büyür.”
— Ersan Karavelioğlu

Marguerite Duras'ın Moderato Cantabile romanı, kısa ama son derece yoğun bir eserdir. Roman; bir cinayet, bir kadın, bir çocuk, bir işçi, piyano dersi, tekrar eden konuşmalar, bastırılmış arzu, sınıf farkı, evlilikte boğulma, kadın ruhunun sıkışması ve sessizliğin içinde büyüyen yasak çekim etrafında şekillenir.


Romanın merkezinde Anne Desbaresdes adlı burjuva bir kadın vardır. Oğlunu piyano dersine götürdüğü sırada, yakınlarda bir kafede bir cinayet işlenir. Bir erkek, sevdiği kadını öldürmüştür. Bu olay, Anne'nin iç dünyasında bastırdığı arzuları ve boşlukları harekete geçirir. Daha sonra Anne, işçi sınıfından Chauvin adlı bir adamla kafede tekrar tekrar buluşur ve cinayetin anlamı üzerine konuşur.


Fakat bu konuşmalar aslında sadece cinayet hakkında değildir. Cinayet, Anne'nin kendi içindeki suskun arzunun, evlilikteki sıkışmışlığın ve hayatındaki görünmez boşluğun aynasına dönüşür.




1️⃣ Moderato Cantabile Ne Demektir ❓


Moderato Cantabile, müzik terimidir. Kelime anlamı olarak orta hızda ve şarkı söyler gibi çalmak anlamına gelir. Romanda bu ifade, çocuğun piyano dersinde geçen bir terim olarak karşımıza çıkar.


Fakat Duras'ta başlık yalnızca teknik bir müzik ifadesi değildir. Romanın bütün yapısını anlatan sembolik bir anlam taşır.


Moderato, ölçülü, kontrollü, sınırlı, bastırılmış bir ritmi çağrıştırır.
Cantabile ise şarkı söyler gibi, duygulu, akıcı ve içten bir ifade anlamı taşır.


Bu iki kelime romanın ana gerilimini verir:


Bastırılmış ölçü ile taşmak isteyen duygu.
Toplumsal düzen ile içsel arzu.
Sessiz hayat ile şarkı söylemek isteyen ruh.
Kontrol ile çözülme.



Anne Desbaresdes'in hayatı da böyledir. Dışarıdan ölçülü, düzenli, sınıfsal olarak saygın ve kontrollüdür. Fakat içinde şarkı söylemek isteyen, yani açığa çıkmak isteyen bir arzu, boşluk ve isyan vardır.




2️⃣ Romanın Genel Konusu Nedir ❓


Roman, görünürde küçük bir olay etrafında ilerler. Anne Desbaresdes, oğlunu piyano dersine götürür. Ders sırasında dışarıdan bir çığlık duyulur. Yakındaki bir kafede bir kadın öldürülmüştür. Onu öldüren erkek ise kadının sevgilisidir.


Bu cinayet, Anne'nin zihnini derinden etkiler. Olayı unutamaz. Cinayetin işlendiği kafeye gider. Orada Chauvin adlı bir adamla karşılaşır. İkisi, cinayetin nedenini, öldüren adamın duygusunu, öldürülen kadının hâlini ve aşkın nasıl ölüme kadar gidebildiğini konuşmaya başlar.


Fakat bu konuşmalar ilerledikçe okur şunu fark eder:


Anne ve Chauvin cinayeti konuşurken aslında kendi arzularını konuşurlar.


Cinayet, onların doğrudan söyleyemedikleri duyguların bahanesidir. Aşk, arzu, ölüm, tutku ve sınıf farkı bu konuşmaların içinde yavaş yavaş açılır.


Romanın asıl konusu, bir cinayetin ayrıntılarından çok, bir kadının iç dünyasında uyanan tehlikeli ve bastırılmış arzudur.




3️⃣ Anne Desbaresdes Kimdir ❓


Anne Desbaresdes, zengin ve saygın bir burjuva çevresine ait evli bir kadındır. Romanın merkezindeki karakterdir. Dışarıdan bakıldığında düzenli bir hayatı vardır: evi, eşi, çocuğu, sosyal konumu ve sınıfsal güvenliği vardır. Fakat iç dünyasında büyük bir boşluk, sıkışmışlık ve arzu eksikliği taşır.


Anne'nin hayatı görünürde tamamdır ama ruhen eksiktir.


Onun karakterinde şu unsurlar öne çıkar:


Evlilik içinde yalnızlık.
Toplumsal rolün ağırlığı.
Kadınlığın bastırılması.
Arzulanma ihtiyacı.
İçsel sıkışma.
Sessiz isyan.
Kendi sınıfından ve hayatından kaçma arzusu.



Anne, cinayet olayını sıradan bir merakla takip etmez. Bu olay onun kendi içindeki karanlık arzuyu uyandırır. Öldüren adamın tutkusu, öldürülen kadının kaderi, aşkın ölümle birleşmesi Anne için rahatsız edici ama çekici bir anlam taşır.


Anne'nin trajedisi şudur:


O, düzenli hayatının içinde boğulur; fakat özgürlüğe açılan kapı da onu tehlikeli bir arzunun sınırına götürür.




4️⃣ Chauvin Kimdir ❓


Chauvin, işçi sınıfından gelen bir erkektir. Anne'nin karşılaştığı ve cinayet üzerine konuşmaya başladığı kişidir. O, Anne'nin ait olduğu burjuva dünyasının dışında durur. Bu yüzden onun varlığı Anne için hem yabancı hem çekicidir.


Chauvin romanda şu anlamları taşır:


Sınıf dışı arzu.
Tehlikeli çekim.
Anne'nin bastırılmış tarafının aynası.
Burjuva düzeninin dışındaki erkeklik.
Konuşulmayan arzunun muhatabı.



Chauvin, Anne'yi izler, dinler, onun iç dünyasını sezerek konuşur. Aralarındaki ilişki açıkça yaşanan bir aşk ilişkisi değildir; daha çok sözlerin, bakışların, tekrarların ve imaların içinde büyüyen bir yakınlıktır.


Chauvin'in önemi, Anne'nin kendi hayatına dışarıdan bakmasını sağlamasıdır. Onunla konuşurken Anne, kendi evliliğinin, sınıfının ve kadınlık hâlinin sınırlarını hissetmeye başlar.


Chauvin, Anne'nin hayatına gelen bir erkekten çok, onun bastırılmış arzusunu konuşturan bir figürdür.




5️⃣ Cinayet Roman İçinde Ne Anlama Gelir ❓


Romandaki cinayet, yalnızca olay örgüsünü başlatan bir dış olay değildir. Cinayet, romanın sembolik merkezidir. Bir erkek sevdiği kadını öldürmüştür. Bu olay, aşkın, arzunun ve tutkunun yıkıcı ihtimalini temsil eder.


Cinayet şu anlamları taşıyabilir:


Aşkın şiddete dönüşmesi.
Arzunun kontrol edilemez tarafı.
Tutkunun ölümle birleşmesi.
Anne'nin bastırılmış iç dünyasının sembolü.
Toplumsal düzenin altında saklanan karanlık.



Anne bu cinayete takılır çünkü olay, onun kendi içinde bastırdığı bir şeyi uyandırır. Cinayet, ona sıradan hayatın dışında başka bir yoğunluk, başka bir duygu, başka bir varoluş ihtimali olduğunu gösterir.


Fakat bu ihtimal tehlikelidir. Çünkü Duras'ın dünyasında arzu çoğu zaman masum değildir. Arzu insanı hayata da çağırabilir, yıkıma da götürebilir.


Cinayet, romanda aşkın en karanlık ucudur.




6️⃣ Piyano Dersi Romanda Neden Önemlidir ❓


Piyano dersi, romanın en önemli sembolik alanlarından biridir. Anne'nin oğlu piyano öğrenmektedir. Öğretmen çocuktan Moderato Cantabile ifadesinin anlamını bilmesini ister. Çocuk ise direnç gösterir. Ders sıkıcı, disiplinli ve tekrar üzerine kuruludur.


Bu sahne, romanın genel yapısını açar.


Piyano dersi şunları temsil eder:


Disiplin.
Toplumsal eğitim.
Burjuva düzeni.
Kontrol.
Tekrar.
Çocuğun özgür ruhunun bastırılması.
Anne'nin içinde sıkıştığı hayat ritmi.



Çocuğun derse direnmesi, sadece çocukça bir inat değildir. O, romanın içindeki özgürlük arzusunun küçük bir işaretidir. Çocuk düzenin ritmine uymakta zorlanır. Anne de kendi hayatının ritmine uymakta zorlanır.


Piyano dersi dışarıdan masumdur; fakat Duras bu masum alanın içine bile baskı, tekrar ve bastırılmış duygu yerleştirir.




7️⃣ Romanın Dili Neden Bu Kadar Sadedir ❓


Duras'ın dili Moderato Cantabile romanında son derece sade, kısa ve eksiltilidir. Fakat bu sadelik yüzeysel değildir. Tam tersine, her cümlenin altında büyük bir sessizlik ve gerilim vardır.


Romanın dili şu özellikleri taşır:


Kısa cümleler.
Tekrar eden konuşmalar.
Az açıklama.
Çok boşluk.
Gizli arzu.
Sessizlik içinde büyüyen anlam.



Duras okura her şeyi açıkça söylemez. Anne ile Chauvin'in ne hissettiğini doğrudan anlatmak yerine, konuşmalarındaki tekrarları, duraksamaları, içki içmelerini, bakışlarını ve kafedeki atmosferi gösterir.


Bu dil, bastırılmış arzunun dilidir. Çünkü karakterler de her şeyi söyleyemez. Onlar cinayeti konuşur gibi yapar; ama aslında kendilerini konuşurlar.


Duras'ın sadeliği, suskunluğun ağırlığını artırır.




8️⃣ Romanda Sessizlik Neden Bu Kadar Güçlüdür ❓


Duras'ın eserlerinde sessizlik çoğu zaman sözden daha güçlüdür. Moderato Cantabile romanında da karakterlerin söylemedikleri şeyler, söylediklerinden daha fazla anlam taşır.


Anne ve Chauvin konuşur; fakat konuşmaları tam açıklık taşımaz. Aralarında bir çekim vardır ama bu çekim doğrudan ilan edilmez. Cinayet üzerine konuşurlar ama aslında kendi arzularını ima ederler.


Sessizlik şunları temsil eder:


Söylenemeyen arzu.
Toplumsal yasak.
Evliliğin görünmez baskısı.
Sınıf farkının kurduğu mesafe.
Kadının iç dünyasındaki bastırılmışlık.
Aşkın dile gelmeden büyümesi.



Bu romanda sessizlik boşluk değildir. Sessizlik, anlamın saklandığı yerdir. Okur, karakterlerin ne söylediği kadar neyi söyleyemediğine de dikkat etmelidir.


Duras, suskunluğu bir anlatı aracına dönüştürür. Çünkü bazı duygular konuşulduğunda değil, konuşulamadığında daha yakıcıdır.




9️⃣ Sınıf Farkı Romanda Nasıl İşlenir ❓


Sınıf farkı, romanın temel gerilimlerinden biridir. Anne, burjuva bir kadındır. Chauvin ise işçi sınıfından gelen bir erkektir. Onların karşılaşması sadece iki insanın karşılaşması değildir; iki farklı toplumsal dünyanın da karşılaşmasıdır.


Anne'nin dünyası:


Düzenli.
Saygın.
Kontrollü.
Zengin.
Kapalı.
Kurallarla çevrilidir.



Chauvin'in dünyası ise Anne için daha ham, daha doğrudan, daha tehlikeli ve daha özgür görünür.


Bu sınıf farkı, aralarındaki arzuyu daha karmaşık hâle getirir. Anne için Chauvin, kendi sınıfının dışında kalan bir kaçış ihtimalidir. Fakat aynı zamanda bu yakınlık toplumun kurallarını tehdit eder.


Duras burada aşkı sınıftan bağımsız bir duygu gibi sunmaz. Tam tersine, arzu bile sınıfsal sınırların içinden geçer.


Anne'nin Chauvin'e yönelişi, sadece bir erkeğe değil; kendi sınıfsal hapishanesinin dışına duyduğu çekime de işaret eder.




1️⃣0️⃣ Kadınlık Teması Romanda Nasıl Anlatılır ❓


Moderato Cantabile, kadın ruhunun bastırılmışlığını ve arzusunu yoğun biçimde anlatır. Anne Desbaresdes, toplumun ondan beklediği rolleri taşır: eş, anne, saygın kadın, burjuva çevresinin temsilcisi.


Fakat bu rollerin altında başka bir kadın vardır:


Arzulayan.
Sıkılan.
Boğulan.
Görülmek isteyen.
Hayatının dışına çıkmak isteyen.
Tehlikeli bir yakınlığa çekilen.



Duras, Anne'nin kadınlığını romantik veya ahlâkî bir kalıba hapsetmez. Onu karmaşık, kırılgan ve çelişkili hâliyle gösterir.


Anne, oğlunu seven bir annedir. Aynı zamanda kendi hayatından kaçmak isteyen bir kadındır. Evli bir kadındır. Aynı zamanda başka bir erkekle konuşmanın içinde kendini yeniden hissetmeye başlar.


Bu yönüyle roman, kadınlığın toplumsal rollerle ne kadar bastırılabileceğini ve bastırılan arzunun nasıl sessizce geri dönebileceğini gösterir.




1️⃣1️⃣ Anne'nin Oğluyla İlişkisi Ne Anlama Gelir ❓


Anne'nin oğlu romanda önemli bir figürdür. Çocuk, piyano dersine götürülen küçük bir karakter gibi görünür; fakat onun varlığı Anne'nin hem annelik rolünü hem de kendi içsel sıkışmasını gösterir.


Çocuk şu anlamları taşıyabilir:


Burjuva düzeninin devamı.
Anne'nin annelik kimliği.
Masumiyet.
Özgürlük arzusu.
Toplumsal disipline direnç.
Anne'nin hayatındaki tek gerçek bağlardan biri.



Çocuk piyano dersinde direnç gösterir. Bu direnç, romanın içindeki genel başkaldırı havasıyla uyumludur. Anne'nin kendisi de hayatına açıkça isyan edemez; fakat oğlunun küçük direnci onun içindeki bastırılmış isyanı yansıtır.


Anne oğlunu sever; fakat annelik de onun toplumsal rolünün bir parçasıdır. Oğlunun varlığı onu hayata bağlar ama aynı zamanda onun evlilik ve sınıf düzeni içindeki konumunu da pekiştirir.


Duras burada anneliği kutsal bir masumiyet olarak değil; sevgi, sorumluluk ve sıkışmışlıkla birlikte işler.




1️⃣2️⃣ Arzu Romanda Nasıl Gelişir ❓


Romanda arzu açık, hızlı ve doğrudan gelişmez. Duras arzuyu yavaş, imalı ve sessiz biçimde kurar. Anne ile Chauvin arasında fiziksel olarak belirgin bir ilişki yaşanmaz; fakat konuşmaların içinde giderek yoğunlaşan bir çekim oluşur.


Bu arzu şu yollarla büyür:


Cinayeti konuşarak.
Kafede tekrar tekrar buluşarak.
Aynı sorulara dönerek.
İçki içerek.
Bakışlarla.
Suskunluklarla.
Sınıf farkının yarattığı gerilimle.



Anne, Chauvin'le konuşurken kendi hayatının dışına çıkar. Bu konuşmalar ona tehlikeli ama canlı bir alan açar. Arzu burada yalnızca bir erkeğe yönelmiş istek değildir. Aynı zamanda başka bir hayat ihtimaline, daha yoğun bir varoluşa ve kendi bastırılmış kadınlığına duyulan arzudur.


Duras'ın anlatısında arzu söylenmez; sezilir. Bu yüzden daha güçlüdür.




1️⃣3️⃣ Şarap Ve Kafe Sahneleri Neden Önemlidir ❓


Roman boyunca Anne ve Chauvin'in kafede buluşmaları büyük önem taşır. Kafe, Anne'nin burjuva ev düzeninden çıktığı, daha serbest ama daha tehlikeli bir alana girdiği yerdir. Şarap ise onun içsel kontrolünü gevşeten bir unsur olarak görünür.


Kafe şu anlamları taşır:


Sınıflar arası karşılaşma alanı.
Cinayetin yankılandığı mekân.
Anne'nin kaçış alanı.
Arzunun konuşulduğu ama itiraf edilmediği yer.
Toplumsal düzenin dışında geçici bir sığınak.



Şarap ise:


Kontrolün gevşemesi.
Bastırılmış duyguların açılması.
Anne'nin çözülmesi.
Sınıfsal saygınlığın çatlaması.



Anne kafede içtikçe, evindeki rolünden uzaklaşır. Fakat bu özgürlük tam bir kurtuluş değildir. Daha çok içsel çöküşle karışık bir çözülmedir.


Kafe, Anne'nin kendi bastırılmış gerçeğiyle karşılaştığı sahne gibidir.




1️⃣4️⃣ Romanın Tekrarları Ne Anlama Gelir ❓


Duras'ın romanında tekrar çok önemlidir. Anne ve Chauvin cinayeti tekrar tekrar konuşurlar. Aynı ihtimaller, aynı sorular, aynı duygular etrafında dönerler. Bu tekrarlar bazı okurlara durağan gelebilir; fakat romanın psikolojik yapısı tam da burada kurulur.


Tekrarlar şu anlamları taşır:


Saplantı.
Hatırlama çabası.
Arzunun etrafında dolanma.
Söylenemeyen şeyi dolaylı söyleme.
İçsel gerilimin büyümesi.
Cinayetin anlamını çözme bahanesiyle kendi arzularına yaklaşma.



Karakterler cinayeti çözmeye çalışıyor gibi görünür. Fakat aslında her tekrar onları kendi duygularına biraz daha yaklaştırır.


Duras'ta tekrar, boşluk değil; derinleşmedir. İnsan bazı şeyleri bir kez söyleyerek anlayamaz. Aynı cümlenin etrafında döner, çünkü asıl mesele hâlâ söylenememiştir.




1️⃣5️⃣ Romanı Psikolojik Açıdan Nasıl Okuyabiliriz ❓


Psikolojik açıdan Moderato Cantabile, bastırılmış arzunun ve içsel sıkışmanın romanıdır. Anne, dışarıdan düzenli bir hayat yaşar; fakat iç dünyasında büyük bir boşluk vardır. Cinayet, bu boşluğun üzerine bir ışık düşürür.


Anne'nin psikolojisinde şu unsurlar öne çıkar:


Evlilikte yalnızlık.
Arzulanma ihtiyacı.
Bastırılmış öfke.
Sınıfsal rolün ağırlığı.
Kendi hayatından kaçma isteği.
Yasak çekim.
İçsel çözülme.



Anne, cinayet işleyen erkeği ve öldürülen kadını anlamaya çalışırken aslında aşkın ve arzunun kendi hayatında ne kadar eksik olduğunu fark eder.


Chauvin'le kurduğu konuşma, terapi gibi değildir; daha çok tehlikeli bir aynadır. Bu aynada Anne, kendini görür ama gördüğü şey onu huzura değil, çözülmeye götürür.


Roman, insanın bastırdığı arzunun bir gün başka bir olayın bahanesiyle nasıl geri dönebileceğini gösterir.




1️⃣6️⃣ Romanı Feminist Açıdan Nasıl Okuyabiliriz ❓


Feminist açıdan roman, burjuva evliliği içinde sıkışmış bir kadının iç dünyasını anlatır. Anne Desbaresdes'in hayatı dışarıdan güvenli ve saygın görünür; fakat bu güvenli düzen onun arzularını, sesini ve özgürlüğünü bastırmıştır.


Roman şu feminist soruları düşündürür:


Kadın sadece eş ve anne rolüne indirgenirse ne olur ❓
Toplumsal saygınlık kadın ruhunu nasıl hapsedebilir ❓
Kadının arzusu neden tehlikeli ve bastırılması gereken bir şey gibi görülür ❓
Kadın kendi hayatından kaçmak istediğinde toplum onu nasıl yargılar ❓
Kadının suskunluğu gerçekten rıza mıdır, yoksa bastırılmışlık mı ❓



Anne'nin Chauvin'e yönelen ilgisi sadece ahlâkî bir zaaf olarak okunamaz. Bu ilgi, onun içinde yıllardır bastırılmış olan var olma, görülme ve hissetme ihtiyacının dışa vurumudur.


Duras burada kadının iç dünyasını ahlâkî bir yargıdan çok varoluşsal bir sıkışma olarak anlatır.




1️⃣7️⃣ Moderato Cantabile Neden Modern Bir Romandır ❓


Moderato Cantabile, modern romanın birçok özelliğini taşır. Klasik romanlarda olduğu gibi ayrıntılı olay örgüsü, açık karakter çözümlemesi ve net sonuçlar bekleyen okur için bu metin zor olabilir.


Romanın modern özellikleri şunlardır:


Olaydan çok atmosfer ön plandadır.
Karakterlerin iç dünyası doğrudan açıklanmaz.
Diyaloglar belirsiz ve tekrarlıdır.
Söylenmeyen şeyler merkezi önem taşır.
Zaman ve olay sadeleştirilmiş ama anlam yoğunlaştırılmıştır.
Okurun boşlukları tamamlaması beklenir.



Duras, romanı açıklama sanatı olmaktan çıkarıp sezdirme sanatına yaklaştırır. Bu yüzden Moderato Cantabile, küçük bir olaydan büyük bir iç gerilim çıkarır.


Modernliği buradadır: Roman, dış dünyanın hikâyesinden çok, insanın içindeki görünmeyen titreşimi anlatır.




1️⃣8️⃣ Romanın Ana Temaları Nelerdir ❓


Moderato Cantabile, kısa olmasına rağmen birçok güçlü temayı bir arada taşır.


Romanın ana temaları şunlardır:


Aşk.
Arzu.
Cinayet.
Sınıf farkı.
Kadınlık.
Evlilikte yalnızlık.
Bastırılmış duygu.
Sessizlik.
Tekrar.
Toplumsal rol.
Çocukluk ve disiplin.
Burjuva düzeni.
İçsel çözülme.



Bu temalar birbirinden ayrı değildir. Cinayet arzuyu, arzu sınıf farkını, sınıf farkı evlilik sıkışmasını, evlilik sıkışması kadın ruhunu, kadın ruhu da sessizliği ve tekrarları besler.


Duras'ın gücü, bütün bu temaları büyük açıklamalara başvurmadan, küçük sahneler ve yoğun atmosferle hissettirmesidir.




1️⃣9️⃣ Son Söz: Moderato Cantabile, Bastırılmış Arzunun Sessiz Müziğidir ❓


Marguerite Duras'ın Moderato Cantabile romanı, dışarıdan bakıldığında bir cinayet olayı ve bir kadının bir adamla yaptığı konuşmalar etrafında döner. Fakat derinden okunduğunda roman, bastırılmış arzunun, evlilikte yalnızlığın, kadın ruhundaki sıkışmanın, sınıf farkının ve sessizce büyüyen içsel çözülmenin romanıdır.


Başlıktaki müzik terimi romanın bütün ruhunu taşır. Hayat ölçülü ilerler, toplum ritmi belirler, roller çalınır, insanlar kendilerinden beklenen melodiyi tekrar eder. Fakat insanın içinde başka bir şarkı vardır. Daha tehlikeli, daha arzulu, daha kırılgan, daha gerçek bir şarkı.


Anne Desbaresdes'in trajedisi, bu şarkıyı duyması ama onu özgürce söyleyememesidir.


Cinayet dışarıda işlenmiştir; fakat romanın asıl gerilimi Anne'nin içinde yaşanır. Bir kadının ruhunda, düzenli hayatın altında saklı kalan arzu ve boşluk yavaş yavaş açığa çıkar.


Duras bize şunu hissettirir: Bazı hayatlar dışarıdan düzgün görünür, fakat içlerinde duyulmamış bir müzik, söylenmemiş bir söz ve yaşanmamış bir arzu yankılanır.


“Moderato Cantabile, bir cinayetin gölgesinde konuşulan aşkın değil; suskun kalmış bir kadının içinde ağır ağır yükselen yasak ve kırık müziğin romanıdır.”
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt