📖 Mâide Suresi 111. Ayette “Havârîlere ‘Bana ve Peygamberime İman Edin’ Diye İlham Etmiştim; Onlar da ‘İman Ettik, Bizim Müslümanlar Olduğumuza Şahit

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,447
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 111. Ayette “Havârîlere ‘Bana ve Peygamberime İman Edin’ Diye İlham Etmiştim; Onlar da ‘İman Ettik, Bizim Müslümanlar Olduğumuza Şahit Ol’ Demişlerdi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 111. ayet, Hz. İsa’nın etrafındaki samimi insanların yalnızca ona hayranlık duymadığını, Allah’a ve Allah’ın elçisine bilinçli biçimde teslimiyet gösterdiğini anlatır. Gerçek iman, kişiyi merkeze koymak değil, peygamberin işaret ettiği Allah’a yönelmektir.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 111. ayet, bir önceki ayette Hz. İsa’ya verilen mucizelerin ve ilahî desteğin anlatılmasının ardından havârîlere geçer.


Allah şöyle bildirir:


“Havârîlere, Bana ve peygamberime iman edin diye ilham etmiştim.”


Onlar da:


“İman ettik. Bizim Müslümanlar olduğumuza şahit ol.”


derler.


Bu kısa ayet içinde çok önemli kavramlar vardır:


İman.


İlham.


Peygambere bağlılık.


Havârîlik.


Teslimiyet.



Ve özellikle:


“Müslümanlar olduğumuza şahit ol.”


ifadesi.


Buradaki “Müslüman” kelimesi, yalnızca daha sonraki tarihsel Müslüman topluluğun adı olarak değil, temel anlamıyla Allah’a teslim olan kimse şeklinde anlaşılmalıdır.


1️⃣ Havârîler Kimlerdir ❓


Havârîler, Hz. İsa’nın yakın çevresindeki samimi öğrencileri ve destekçileri olarak anlatılır.


Onlar;


Hz. İsa’nın mesajını dinleyen,


ona destek veren,


Allah’a iman eden


ve onun peygamberliğini kabul eden


kişilerdir.


Kur’an’da havârîler, Hz. İsa’nın tebliğ mücadelesinde sadık yardımcılar olarak öne çıkar.


2️⃣ “Havârî” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Kelimenin kökeni hakkında farklı açıklamalar bulunur.


Klasik kaynaklarda;


saflık,


temizlik,


yakınlık


ve seçkin yardımcı olma


anlamlarıyla ilişkilendirilmiştir.


Kur’an’daki kullanım açısından asıl önemli olan, havârîlerin Hz. İsa’nın yakın ve samimi destekçileri olmasıdır.


3️⃣ Allah’ın Havârîlere “İlham Etmesi” Ne Demektir ❓


Ayette vahiy anlam alanına ait bir ifade kullanılır.


Ancak buradaki bildirim, peygamberlere gelen vahiy ile mutlaka aynı türde anlaşılmaz.


İslam geleneğinde bu ifade çoğunlukla;


kalbe yönlendirme,


ilham,


imanı destekleyen içsel yöneliş


veya Allah’ın onları hakka yöneltmesi


şeklinde yorumlanmıştır.


Yani havârîler peygamber değildir.


Fakat Allah onların kalplerini iman yönünde desteklemiştir.


4️⃣ Her “Vahiy” Kelimesi Peygamberlik Vahyi Anlamına mı Gelir ❓


Hayır.


Kur’an’da vahiy kelimesi farklı bağlamlarda kullanılabilir.


Peygamberlere gelen vahiy özel ve bağlayıcıdır.


Fakat aynı kökten gelen ifade;


ilham,


işaret,


hızlı bildirim


ve yönlendirme


anlamlarında da kullanılabilir.


Bu nedenle Mâide 111’de havârîlere yapılan bildirimden onların peygamber olduğu sonucu çıkarılmaz.


5️⃣ “Bana İman Edin” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Bu, imanın merkezinin Allah olduğunu gösterir.


Havârîlerden önce Allah’a iman etmeleri istenir.


Yani Hz. İsa’nın mesajının merkezi kendisi değildir.


Merkez:


Allah’tır.


Peygamber, insanı kendisine tapmaya değil, Allah’a yönelmeye çağırır.


6️⃣ “Peygamberime İman Edin” Ne Demektir ❓


Allah’a inanmak ile O’nun gönderdiği elçiyi kabul etmek birbirinden tamamen ayrılmaz.


Çünkü peygamber, ilahî mesajı taşır.


Havârîlerden istenen şey:


Allah’a iman


ve:


Hz. İsa’nın Allah’ın elçisi olduğunu kabul etmek


şeklindedir.


Bu nedenle peygambere iman, peygamberi ilahlaştırmak değil, onun elçiliğini tasdik etmek demektir.


7️⃣ Hz. İsa’nın Burada “Peygamberim” Olarak Anılması Neden Önemlidir ❓


Çünkü bu ifade Hz. İsa’nın konumunu açık biçimde belirler.


Allah:


“Peygamberime iman edin.”


buyurur.


Yani Hz. İsa Allah’ın;


ortağı,


eşiti


veya başka bir ilah


olarak değil, elçisi olarak tanıtılır.


Bu, Mâide Suresi’nin Hz. İsa hakkındaki genel tevhid çizgisiyle uyumludur.


8️⃣ Havârîlerin “İman Ettik” Demesi Ne İfade Eder ❓


Bu, yalnızca zihinsel bir kabul değildir.


Kur’an’da iman çoğu zaman;


güvenmek,


tasdik etmek,


bağlanmak


ve davranışla desteklemek


anlamlarına gelir.


Havârîler:


“İman ettik.”


diyerek Hz. İsa’nın getirdiği mesajı kabul ettiklerini bildirirler.


Bu, onların bilinçli bir taraf seçtiğini gösterir.


9️⃣ “Bizim Müslümanlar Olduğumuza Şahit Ol” Ne Demektir ❓


Burada “Müslüman” kelimesinin temel anlamı önemlidir:


Allah’a teslim olan.


Havârîler:


“Biz Allah’a teslim olduk.”


demektedir.


Bu, tarihsel olarak Hz. Muhammed’den sonraki Müslüman topluluğun adıyla sınırlı bir kullanım değildir.


Kur’an’da önceki peygamberlerin samimi takipçileri için de Allah’a teslimiyet anlamında kullanılabilir.


🔟 Hz. İsa’nın Havârîleri Nasıl “Müslüman” Olabilir ❓


Çünkü “İslam” kelimesinin temel anlamı Allah’a teslimiyettir.


Kur’an’ın bakış açısında;


İbrahim,


Musa,


İsa


ve diğer peygamberlerin öz çağrısı


Allah’a kulluk ve teslimiyettir.


Bu nedenle havârîlerin:


“Biz Müslümanlarız.”


demesi, onların tarihsel olarak sonraki Müslüman toplumun bütün ayrıntılarını yaşadığı anlamına gelmez.


Anlam şudur:


Biz Allah’a teslim olduk.


1️⃣1️⃣ Havârîlerin İmanı Körü Körüne Bir Bağlılık mıydı ❓


Kur’an onları samimi bir teslimiyet içinde gösterir.


Ancak bu, aklın tamamen devre dışı bırakıldığı anlamına gelmez.


Onlar Hz. İsa’nın;


tebliğini,


mucizelerini,


ahlakını


ve peygamberlik çağrısını


görmüşlerdir.


Sonunda bilinçli biçimde:


“İman ettik.”


demişlerdir.


İman burada tanıma ve teslimiyetin birleşimidir.


1️⃣2️⃣ Peygambere Bağlılık ile Peygamberi İlahlaştırmak Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Bu ayet o farkı çok net biçimde gösterir.


Havârîler Hz. İsa’ya bağlıdır.


Onu desteklerler.


Onun peygamberliğine inanırlar.


Fakat:


“İsa’ya kulluk ettik.”


demezler.


Şöyle derler:


“Allah’a iman ettik ve teslim olduk.”


Yani gerçek peygamber sevgisi insanı peygamberde durdurmaz.


Allah’a götürür.


1️⃣3️⃣ Allah’ın Havârîlerin Kalbine İmanı Yerleştirmesi İnsan İradesini Ortadan Kaldırır mı ❓


Hayır.


Kur’an’da ilahî hidayet ile insan tercihi birlikte düşünülür.


Allah;


yol gösterir,


kalbi destekler,


deliller sunar.


Ama insan da cevap verir.


Havârîlerin:


“İman ettik.”


demeleri bu cevabı gösterir.


Yani hidayet, insanın iradesini yok eden zorlayıcı bir mekanizma olarak sunulmaz.


1️⃣4️⃣ Havârîlerin “Şahit Ol” Demesi Neden Önemlidir ❓


Çünkü imanlarını açıkça ilan ederler.


Sadece içlerinden:


“İnanıyoruz.”


demezler.


Bunu sözle ortaya koyarlar.


Şahitlik burada:


“Biz bu teslimiyetin arkasındayız.”


anlamı taşır.


İman, kalpte başlayan ama gerektiğinde açıkça sahiplenilen bir tavırdır.


1️⃣5️⃣ Şahitlik Neden İmanla Birlikte Anılıyor ❓


Çünkü insan inandığı hakikat karşısında bir pozisyon alır.


Şahitlik:


“Ben bunu doğru kabul ediyorum.”


demektir.


Fakat şahitlik sadece sözle sınırlı kalırsa eksik olabilir.


Gerçek şahitlik hayatla da desteklenmelidir.


İnsan:


“Teslim oldum.”


diyorsa davranışlarının da bu teslimiyeti göstermesi beklenir.


1️⃣6️⃣ Havârîler Hz. İsa’nın Mesajında Nasıl Bir Rol Oynadı ❓


Onlar yalnız dinleyici değildi.


Aynı zamanda destekleyicilerdi.


Peygamberlerin görevi ağırdır.


Karşı çıkışla,


yalnızlıkla,


baskıyla


ve reddedilme ile


karşılaşabilirler.


Havârîlerin varlığı, Hz. İsa’nın mesajını yalnız bırakmayan bir iman topluluğu oluşturmuştur.


1️⃣7️⃣ Mâide 110 ve 111 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


Mâide 110’da Allah, Hz. İsa’ya verdiği nimetleri ve mucizeleri hatırlatır.


Mâide 111’de ise bu ilahî desteğin insanlar üzerindeki karşılığını görürüz:


Havârîler iman eder.


Yani akış şöyledir:


Peygamber desteklenir → deliller gösterilir → mesaj ulaştırılır → samimi insanlar iman eder.


Bu, peygamberlik tarihinin temel yapılarından biridir.


1️⃣8️⃣ Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓


Belki de şudur:


Bir dini kişiye bağlanma kültüne dönüştürme.


Bir öğretmeni sevebilirsin.


Bir âlime saygı duyabilirsin.


Bir peygambere büyük sevgi besleyebilirsin.


Ama bütün bu sevginin nihai yönü Allah olmalıdır.


Havârîler Hz. İsa’yı sevdiler.


Ama teslimiyetlerini:


Allah’a


ilan ettiler.


Bu çok önemli bir ölçüdür.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 111. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 111. ayet, gerçek bağlılığın merkezini çok net biçimde gösterir.


Hz. İsa’nın etrafında insanlar vardır.


Onu dinlerler.


Onun mucizelerine şahit olurlar.


Ona destek verirler.


Ama bütün bu yakınlığın sonunda söyledikleri cümle şudur:


“İman ettik ve bizim Müslümanlar olduğumuza şahit ol.”


Yani:


“Biz Allah’a teslim olduk.”


Bu çok önemlidir.


Çünkü insan güçlü kişiliklerin çevresinde kolayca kişi merkezli bir bağlılık geliştirebilir.


Bir lideri sever.


Bir hocayı sever.


Bir düşünürü sever.


Bir peygamberi sever.


Sonra fark etmeden o kişiyi hakikatin kendisi gibi görmeye başlayabilir.


Mâide 111 bu tehlikeyi kırar.


Havârîler Hz. İsa’ya bağlıdır.


Ama Hz. İsa Allah değildir.


Onun görevi insanları kendisine değil, Allah’a götürmektir.


İşte gerçek peygamberlik budur.


Peygamber kendisini merkez yapmaz.


Allah’ı merkeze koyar.


Gerçek takipçi de peygamberi sevdiği için Allah’a yaklaşır; peygamberi Allah’ın yerine koymaz.


Ayet aynı zamanda teslimiyetin pasif bir davranış olmadığını gösterir.


Havârîler:


“İman ettik.”


der.


Yani karar verirler.


Sonra:


“Şahit ol.”


derler.


Yani kararlarının arkasında dururlar.


Bu, imanın yalnızca zihinsel kanaat olmadığını gösterir.


Gerçek iman bazen:


“Ben artık yönümü belirledim.”


diyebilmektir.


Ve belki de Mâide 111’in bugün için en güçlü mesajı şudur:


Gerçek dini bağlılık, insanı kişilere bağımlı hâle getirmez; kişilerin rehberliğinden geçerek Allah’a teslimiyete ulaştırır.


“Mâide Suresi 111. ayet, havârîlerin Hz. İsa’ya bağlılığını Allah’a teslimiyetle tamamladığını gösterir. Peygamberi sevmenin en doğru biçimi onu ilahlaştırmak değil, onun çağırdığı hakikate yönelmek ve ‘İman ettik, teslim olduk’ diyebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt