📖 Mâide Suresi 105. Ayette “Ey İman Edenler! Siz Kendinize Bakın; Siz Doğru Yolda Olduğunuz Takdirde Sapan Kimse Size Zarar Veremez. Hepinizin Dönüşü

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,447
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 105. Ayette “Ey İman Edenler! Siz Kendinize Bakın; Siz Doğru Yolda Olduğunuz Takdirde Sapan Kimse Size Zarar Veremez. Hepinizin Dönüşü Allah’adır ve O Size Yaptıklarınızı Bildirecektir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 105. ayet, insanı başkalarının yanlışlarına saplanıp kendi sorumluluğunu unutmaktan korur. Hakikat yolunda asıl görev, önce kendi yönünü düzeltmek, sonra iyiliği hikmetle savunmak ve başkalarının tercihlerinin seni de sürüklemesine izin vermemektir.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 105. ayet, ilk bakışta son derece bireysel bir mesaj veriyor gibi görünür:


“Siz kendinize bakın.”


Ardından:


“Siz doğru yolda olduğunuz takdirde sapan kimse size zarar veremez.”


denir.


Bu ifade yanlış anlaşılırsa:


“Başkalarının ne yaptığı beni ilgilendirmez.”


şeklinde yorumlanabilir.


Oysa Kur’an’ın genel bütünlüğü içinde bu ayet, insanın toplumsal sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.


Asıl vurgu şudur:


Başkalarının sapması senin de sapmana mazeret olamaz.


Sen;


doğruyu öğrenmekten,


kendi davranışını düzeltmekten,


iyiliği savunmaktan


ve kötülüğe teslim olmamaktan


sorumlusun.


İnsan başkalarının tercihlerinin tamamını kontrol edemez.


Ama kendi yönünü kontrol etmekten sorumludur.


1️⃣ “Ey İman Edenler! Siz Kendinize Bakın” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade insanın dikkatini önce kendi sorumluluğuna çevirir.


İnsan başkalarının;


hatalarını,


günahlarını,


yanlış düşüncelerini


ve kusurlarını


çok kolay görebilir.


Ama kendi iç dünyasını görmek daha zordur.


Ayet adeta şunu söyler:


Başkalarının hesabına dalmadan önce kendi hesabını kontrol et.


2️⃣ “Kendinize Bakın” Bencillik Anlamına mı Gelir ❓


Hayır.


Buradaki çağrı:


“Sadece kendini düşün.”


anlamında değildir.


Asıl anlam:


“Kendi imanını, ahlakını ve yönünü ihmal etme.”


şeklindedir.


Kur’an’ın başka ayetlerinde iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak, adaleti savunmak ve insanlara yardım etmek açıkça teşvik edilir.


Dolayısıyla Mâide 105 toplumsal duyarsızlık değil, kişisel sorumluluğun unutulmaması mesajıdır.


3️⃣ İnsan Neden Başkalarının Hatalarıyla Bu Kadar Çok Meşgul Olur ❓


Çünkü başkasının hatasını görmek, kendi hatasıyla yüzleşmekten daha kolaydır.


İnsan:


“Şu kişi ne kadar yanlış.”


“Bu toplum ne kadar bozulmuş.”


“Bunlar nasıl insanlar?”


diyebilir.


Ama aynı anda kendi;


kibrini,


öfkesini,


haksızlığını


veya ikiyüzlülüğünü


görmeyebilir.


Ayet, insanın ahlaki bakışını önce kendine çevirmesini ister.


4️⃣ “Doğru Yolda Olduğunuz Takdirde” Ne Demektir ❓


Buradaki temel kavram hidayet, yani doğru yoldur.


Doğru yolda olmak yalnızca:


“Ben inanıyorum.”


demek değildir.


İmanın;


davranış,


ahlak,


adalet,


dürüstlük


ve sorumluluk


boyutları vardır.


Dolayısıyla insanın:


“Ben zaten doğru yoldayım.”


diyerek kendisini sorgulamayı bırakması ayetin ruhuyla uyumlu değildir.


5️⃣ Bir İnsan Kendisinin Doğru Yolda Olduğunu Nasıl Anlayabilir ❓


Bu kolay bir soru değildir.


İnsan kendisini her zaman doğru sanabilir.


Bu yüzden ölçü sadece kişinin kendi hissi değildir.


Kur’an açısından insan;


vahye,


akla,


ahlaki sonuçlara,


adalete


ve kendi davranışlarının insanlara etkisine


bakmalıdır.


Ayrıca kendi görüşünün yanlış olabileceği ihtimalini açık tutmalıdır.


Tevazu, hidayetin önemli koruyucularından biridir.


6️⃣ “Sapan Kimse Size Zarar Veremez” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade:


“Başkasının yanlışı hiçbir biçimde seni etkileyemez.”


demek değildir.


İnsanlar birbirlerine dünyada elbette zarar verebilir.


Buradaki anlam daha çok ahlaki ve uhrevi sorumluluk bağlamındadır.


Başka birinin sapması, sen doğru yolda kalırsan senin kendi hesabını bozmaz.


Kimse başkasının günahını otomatik olarak taşımaz.


7️⃣ Başkasının Günahı Bana Yazılmaz mı ❓


Genel Kur’an ilkesi şudur:


Her insan kendi sorumluluğunu taşır.


Fakat kişi başkasını kötülüğe teşvik eder, yanlışına yardımcı olur veya zulmüne ortak olursa artık kendi yaptığı katkının da sorumluluğunu taşır.


Dolayısıyla:


“O yaptı, beni ilgilendirmez.”


demek her durumda doğru değildir.


Asıl ölçü:


Sen o yanlışa ortak oldun mu?


sorusudur.


8️⃣ Bu Ayet “Kimseye Karışma” Demek midir ❓


Hayır.


Kur’an’ın bütünü buna izin vermez.


İyiliği teşvik etmek,


yanlışı hikmetle uyarmak,


adaleti savunmak


ve haksızlığa karşı durmak


önemlidir.


Ama bütün bunlardan sonra insan şunu da bilmelidir:


Başkasının iradesini sen kontrol edemezsin.


Sen uyarırsın.


Anlatırsın.


Örnek olursun.


Ama zorla değiştiremezsin.


9️⃣ Birini Uyarmak ile Onu Kontrol Etmeye Çalışmak Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Uyarmak:


“Bunun yanlış olduğunu düşünüyorum, sebebi de şu.”


demektir.


Kontrol etmek ise:


“Benim istediğim gibi yaşamak zorundasın.”


noktasına dönüşebilir.


Kur’an insanı sorumluluk sahibi olmaya çağırır.


Ama başkasının iradesini tamamen ele geçirmeye değil.


Ayet bu sınırı çok güzel hatırlatır:


Sen doğruyu koru; başkasının hesabını sahiplenme.


🔟 İnsan Başkalarının Yanlışı Yüzünden Umutsuzluğa Düşmeli mi ❓


Hayır.


Bazen insan toplumdaki kötülüklere bakıp:


“Artık her şey bitti.”


diye düşünebilir.


Ayet bu psikolojiyi de dengeler.


Çevrende yanlışlar çoğalabilir.


Ama bu, senin de yanlış yapmak zorunda olduğun anlamına gelmez.


Bir toplum bozulabilir.


Ama sen dürüst kalabilirsin.


Kalabalık sapabilir.


Ama sen yönünü koruyabilirsin.


1️⃣1️⃣ “Herkes Böyle Yapıyor” Bu Ayetin Işığında Ne İfade Eder ❓


Bu cümle mazeret değildir.


Mâide 100’de:


“Pis olanın çokluğu hoşuna gitse bile…”


denmişti.


Mâide 105 ise bunu kişisel sorumluluk açısından tamamlar:


Başkaları ne yaparsa yapsın senin de aynı şeyi yapman gerekmez.


Kalabalık:


ölçü değildir.


Çoğunluk:


mazeret değildir.


İnsan kendi seçiminin sorumluluğunu taşır.


1️⃣2️⃣ Doğru Yolda Kalmak Bazen Yalnız Kalmak Anlamına Gelebilir Mi ❓


Evet.


Bazen insan doğru bildiği bir şeyi savunduğunda çevresinden destek görmeyebilir.


Toplum baskısı hissedebilir.


Arkadaşları:


“Abartıyorsun.”


diyebilir.


Ama ahlak bazen kalabalığın alkışından bağımsız karar verebilmeyi gerektirir.


Mâide 105 insana şu cesareti verir:


Başkalarının yönü, senin pusulan olmak zorunda değildir.


1️⃣3️⃣ Başkalarının Yanlışını Sürekli Düşünmek İnsana Nasıl Zarar Verebilir ❓


İnsan zamanla kendi gelişimini unutabilir.


Bütün enerjisini;


eleştirmeye,


öfkeye,


dedikoduya


ve başkalarının kusurlarını takip etmeye


harcayabilir.


Sonunda kendisi hiç değişmez.


Bu nedenle ayetin:


“Kendinize bakın.”


ifadesi güçlü bir manevi disiplin önerir:


Önce kendi aynanı temizle.


1️⃣4️⃣ Bu Ayet Bireysel Sorumluluğu Nasıl Güçlendirir ❓


Çünkü insanın bahanesini azaltır.


Şöyle diyemez:


“Çevrem kötüydü.”


“Herkes böyle yapıyordu.”


“Bana böyle öğretildi.”


Bu şartlar elbette insanı etkileyebilir.


Ama ayet kişinin iradesini tamamen ortadan kaldırmaz.


İnsan yine de belirli ölçüde seçer.


Ve bu seçim ahlaki sorumluluğun temelidir.


1️⃣5️⃣ “Hepinizin Dönüşü Allah’adır” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet insanın nihai yönünü hatırlatır:


Allah’a dönüş.


İnsanlar dünyada birbirlerini yargılayabilir.


Kimin haklı,


kimin haksız,


kimin iyi,


kimin kötü


olduğunu tartışabilir.


Ama nihai hüküm Allah’a aittir.


Bu, insanı hem sorumlu hem de mütevazı yapmalıdır.


1️⃣6️⃣ Neden “Hepinizin” Dönüşü Deniyor ❓


Çünkü ayet ayrım yapmaz.


Doğru yolda olduğunu düşünen de,


yanlış yolda olan da,


uyaran da,


uyarılan da


Allah’a dönecektir.


Bu, insanın başkalarının hesabıyla meşgul olurken kendi hesabını unutmamasını sağlar.


Herkes hesap verecek.


1️⃣7️⃣ “Allah Size Yaptıklarınızı Bildirecektir” Ne Demektir ❓


İnsan yaptığı bazı şeyleri unutabilir.


Bazı davranışlarını haklı gösterebilir.


Kendi geçmişini yeniden yorumlayabilir.


Ama Allah’ın bilgisi açısından hiçbir şey kaybolmaz.


İnsan yalnızca:


ne yaptığını


değil,


neden yaptığını da


Allah’ın huzurunda görecektir.


Bu, insanı içten bir muhasebeye çağırır.


1️⃣8️⃣ Mâide 104 ve 105 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


Mâide 104:


Atalarınızı körü körüne takip etmeyin.


der.


Mâide 105 ise:


Kendi doğru yönünüzü koruyun.


mesajını verir.


Bu iki ayet birlikte çok güçlü bir bireysel sorumluluk öğretir:


Atan yanlış yapıyorsa onun peşinden gitme.


Toplum yanlış yapıyorsa ona kapılma.


Çevren yanlış yapıyorsa sen de yanlışa ortak olma.


Hakikati başkasının tercihiyle ölçme.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 105. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 105. ayet, insanın hayatında en zor kurması gereken dengelerden birini öğretir:


Başkalarını önemse ama kendini unutma.


Topluma karşı duyarlı ol.


Yanlışa sessiz kalma.


İyiliği savun.


Ama insanların bütün seçimlerini kontrol etme sorumluluğunu da üzerine alma.


Çünkü bir noktadan sonra insan şunu kabul etmek zorundadır:


Her insan kendi iradesiyle karar verir.


Sen birine doğruyu anlatabilirsin.


Ama onun yerine inanamazsın.


Onu uyarabilirsin.


Ama onun yerine tövbe edemezsin.


Ona yardım edebilirsin.


Ama onun iradesini yaşayamazsın.


Ve en önemlisi:


Başkalarının yanlışını izlerken kendi yanlışını büyütme.


Bugün insan sosyal medya sayesinde başkalarının hayatını her zamankinden daha fazla izliyor.


Kim ne yaptı?


Kim ne dedi?


Kim yanlış konuştu?


Kim hata yaptı?


Kim rezil oldu?


Saatlerce bunlarla uğraşılabilir.


Ama insan aynı gün kendi;


kırdığı kalbi,


söylediği yalanı,


ihmal ettiği sorumluluğu


ve düzeltmesi gereken karakter özelliğini


hiç düşünmeyebilir.


Mâide 105 işte bu dikkati tekrar insanın içine çevirir:


“Kendinize bakın.”


Bu bir kaçış cümlesi değildir.


Bu bir sorumluluk cümlesidir.


Başkalarının yanlışını düzeltmeye çalışırken sen de yanlış olma.


Kötülüğe karşı çıkarken haksızlaşma.


Birini eleştirirken kibirlenme.


Hakikati savunurken merhameti kaybetme.


Çünkü senin de Allah’a dönüşün var.


Ve ayetin sonunda herkes aynı yere gelir:


“Hepinizin dönüşü Allah’adır.”


Demek ki asıl mesele başkasının nasıl hesap vereceğini düşünmek değil, benim kendi hesabım nasıl olacak? sorusudur.


Belki de Mâide 105’in bugün için en güçlü mesajı şudur:


Dünyayı düzeltmeye çalışırken kendi kalbini ihmal etme; çünkü başkasının sapması senin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, fakat sen doğruyu korursan onun tercihi senin kaderin olmak zorunda değildir.


“Mâide Suresi 105. ayet, insanı başkalarının hayatına kaybolmaktan kurtarıp kendi sorumluluğuna döndürür. İyiliği savun, yanlış karşısında susma; fakat sonunda şunu unutma: Herkes kendi seçimiyle Allah’a dönecek ve sen de önce kendi yaptıklarının hesabını vereceksin.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt