📖 Mâide Suresi 100. Ayette “De ki: Pis ile Temiz Bir Olmaz; Pis Olanın Çokluğu Hoşuna Gitse Bile. Ey Akıl Sahipleri! Allah’a Karşı Gelmekten Sakının

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,447
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 100. Ayette “De ki: Pis ile Temiz Bir Olmaz; Pis Olanın Çokluğu Hoşuna Gitse Bile. Ey Akıl Sahipleri! Allah’a Karşı Gelmekten Sakının ki Kurtuluşa Eresiniz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 100. ayet, çoğunluğun her zaman kalite, yaygınlığın her zaman doğruluk ve bolluğun her zaman değer anlamına gelmediğini öğretir. Hakikatin ölçüsü kaç kişinin yaptığı değil, yapılan şeyin gerçekten temiz ve doğru olup olmadığıdır.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 100. ayet, insanın çok kolay düştüğü önemli bir yanılgıyı sorgular:


Çok olanı değerli sanmak.


Ayet son derece açık bir karşılaştırma yapar:


Kötü ile iyi bir değildir.


Pis ile temiz bir değildir.



Üstelik kötü olan şeyin miktarı insanı etkileyebilir.


Çok kişi yapıyor olabilir.


Çok para kazandırıyor olabilir.


Çok popüler olabilir.


Her yerde görülüyor olabilir.


Ama Kur’an çok çarpıcı bir sınır koyar:


“Pis olanın çokluğu hoşuna gitse bile…”


Yani bir şeyin çoğalması onun mahiyetini değiştirmez.


Yanlış, milyonlarca insan tarafından yapıldığında doğru olmaz.


Haram, büyük kazanç sağladığında helâle dönüşmez.


Yalan, sürekli tekrarlandığında hakikat olmaz.


Ayet sonunda özellikle “akıl sahiplerine” seslenir ve onları takvâya çağırır.


1️⃣ “Pis ile Temiz Bir Olmaz” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette kullanılan karşıtlık habîs ve tayyib kavramları arasındadır.


Habîs;


kötü,


çirkin,


bozuk,


zararlı


ve ahlaken kirli


olanı ifade edebilir.


Tayyib ise;


temiz,


iyi,


güzel,


meşru


ve faydalı


olanı anlatır.


Kur’an burada temel bir ilke koyar:


İyi ile kötü, sonuçta aynı değerde değildir.


2️⃣ Ayetteki “Pislik” Sadece Fiziksel Kir midir ❓


Hayır.


Buradaki anlam çok daha geniştir.


Bir kazanç habîs olabilir.


Bir söz habîs olabilir.


Bir davranış habîs olabilir.


Bir alışkanlık habîs olabilir.


Bir insanın elde ettiği şey dışarıdan çekici görünse bile kaynağı;


haksızlık,


yalan,


sömürü


veya haram


ise Kur’an açısından değer problemi taşıyabilir.


Dolayısıyla mesele yalnızca fiziksel temizlik değildir.


Ahlaki temizliktir.


3️⃣ “Temiz” Olan Neyi İfade Eder ❓


Temizlik de yalnızca dış görünüş değildir.


Helâl kazanç temizdir.


Dürüst söz temizdir.


Adaletli davranış temizdir.


İnsanın hakkını gözetmek temizdir.


Vicdanı kirletmeyen bir yaşam temizdir.


Böylece ayet insana görünenden daha derin bir değerlendirme ölçüsü verir:


Bir şey bana ne kazandırıyor değil, beni neye dönüştürüyor?


4️⃣ “Pis Olanın Çokluğu Hoşuna Gitse Bile” Neden Özellikle Söylenmiştir ❓


Çünkü insan miktardan etkilenir.


Bir şey çoksa önemli olduğunu düşünür.


Bir ürün çok satılıyorsa iyi olduğunu sanabilir.


Bir düşünce çok kişide varsa doğru kabul edebilir.


Bir insan çok para kazanıyorsa başarılı sayabilir.


Kur’an ise insanı uyarır:


Çokluk seni büyüleyebilir ama seni yanıltmasın.


Nicelik ile nitelik aynı şey değildir.


5️⃣ Çoğunluğun Yaptığı Şey Yanlış Olabilir Mi ❓


Elbette.


Çoğunluk bazen doğruyu seçebilir.


Ama çoğunluk olmak, başlı başına doğruluk delili değildir.


Bir toplumda;


rüşvet yaygın olabilir,


yalan sıradanlaşabilir,


israf normalleşebilir,


haksız kazanç olağan kabul edilebilir.


İnsan:


“Herkes yapıyor.”


diyerek kendi vicdanını susturabilir.


Mâide 100 bu bahaneyi temelden sarsar.


6️⃣ “Herkes Yapıyor” Neden Tehlikeli Bir Cümledir ❓


Çünkü insan sorumluluğunu kalabalığın içine saklayabilir.


Şöyle düşünür:


“Ben tek değilim.”


“Zaten sistem böyle.”


“Herkes aynı şeyi yapıyor.”



Ama ahlaki sorumluluk topluluk içinde kaybolmaz.


Bir yanlışın çok kişi tarafından yapılması, onun yanlışlığını ortadan kaldırmaz.


Kalabalık vicdanın yerine geçemez.


7️⃣ Çok Para Kazandıran Bir Şey Otomatik Olarak İyi midir ❓


Hayır.


Kur’an'ın ölçüsü yalnızca kazanç miktarı değildir.


Bir insan çok para kazanabilir.


Ama para;


dolandırıcılık,


rüşvet,


kumar,


sömürü


veya başka bir haksızlık


üzerinden geliyorsa miktarın büyüklüğü onu temizlemez.


Bazen az ama helâl olan, çok fakat kirli olandan daha değerlidir.


8️⃣ Ayet Başarı Kavramını da Sorguluyor Mu ❓


Evet, geniş anlamıyla sorgular.


Modern dünyada başarı çoğu zaman;


para,


takipçi,


güç,


ün


ve görünürlük


üzerinden ölçülür.


Ama ayet başka bir soru sorar:


Başardığın şey iyi mi?


İnsan büyük bir sistem kurabilir.


Fakat sistem insanlara zarar veriyorsa büyüklüğü tek başına erdem değildir.


Başarı yalnızca ne kadar büyüdüğünle değil, nasıl büyüdüğünle de ölçülmelidir.


9️⃣ Popüler Olan Her Şey Değerli midir ❓


Hayır.


Popülerlik bir şeyin çok ilgi gördüğünü gösterir.


Ama doğru olduğunu göstermez.


İnsanlar bazen;


sansasyona,


dedikoduya,


şiddete,


aşırı tüketime


ve kolay hazza


çok yoğun ilgi gösterebilir.


Bu nedenle:


“Çok izleniyor.”


veya:


“Herkes konuşuyor.”


ifadeleri ahlaki kalite ölçüsü değildir.


🔟 Az Olan Her Zaman Daha mı İyidir ❓


Hayır.


Ayet:


“Az olan mutlaka iyidir.”


demiyor.


Daha dikkatli bir şey söylüyor:


Çokluk, kötüyü iyi yapmaz.


Dolayısıyla sayı tek başına belirleyici değildir.


Az olan kötü de olabilir.


Çok olan iyi de olabilir.


Asıl soru şudur:


Mahiyeti nedir?


Kur’an insanı sayıdan önce niteliğe bakmaya çağırır.


1️⃣1️⃣ İnsan Neden Çokluğa Bu Kadar Kolay Kapılır ❓


Çünkü kalabalık güven hissi verir.


İnsan:


“Bu kadar kişi yanılıyor olamaz.”


diye düşünebilir.


Ayrıca kalabalığın içinde olmak sosyal olarak daha kolaydır.


Farklı davranmak ise cesaret isteyebilir.


Bu nedenle insan bazen doğru olduğu için değil, yalnız kalmamak için çoğunluğu takip eder.


Ayet akıl sahibinden bu psikolojik baskının ötesine geçmesini ister.


1️⃣2️⃣ “Ey Akıl Sahipleri” Hitabı Neden Kullanılmıştır ❓


Ayette “ülü’l-elbâb”, yani özü kavrayan akıl sahipleri diye hitap edilir.


Bu sadece yüksek zekâ anlamına gelmez.


Bilgiyi;


ayırt edebilen,


sonuçlarını düşünebilen,


görünüşün arkasına bakabilen


ve nicelik tarafından kolayca kandırılmayan


bir akıl kastedilir.


Gerçek akıl:


“Kaç kişi yapıyor?”


sorusundan önce:


“Bu doğru mu?”


sorusunu sorar.


1️⃣3️⃣ Akıl ile Takvâ Neden Aynı Ayette Birleşiyor ❓


Çünkü yalnızca bilgi sahibi olmak yeterli değildir.


İnsan doğrunun ne olduğunu bilebilir ama çıkarı yüzünden tersini seçebilir.


Akıl doğruyu fark eder.


Takvâ ise doğruyu tercih etme konusunda insanı disipline eder.


Bu nedenle ayet:


Akıl sahipleri olun


demekle yetinmez.


“Allah’tan sakının.”


der.


Bilgi ile ahlak birbirini tamamlamalıdır.


1️⃣4️⃣ Bir Şeyin İyi mi Kötü mü Olduğunu Nasıl Ayırt Edebiliriz ❓


Kur’an açısından ölçü yalnızca insanın anlık hoşlanması değildir.


İnsan;


vahyi,


aklı,


adaleti,


ahlaki sonucu


ve davranışın başkaları üzerindeki etkisini


birlikte değerlendirmelidir.


Bir şey çok cazip olabilir.


Ama insanın;


vicdanını,


ailesini,


sağlığını


ve başkalarının hakkını


bozuyorsa cazibesi onun iyi olduğunun delili değildir.


1️⃣5️⃣ Ayet Tüketim Kültürüne Nasıl Bir Eleştiri Getirebilir ❓


Bugün insana sürekli:


Daha fazla.


mesajı verilir.


Daha fazla para.


Daha fazla eşya.


Daha fazla takipçi.


Daha fazla tüketim.


Daha fazla görünürlük.


Mâide 100 ise çok basit ama rahatsız edici bir soru sorar:


Daha fazla ama neyin daha fazlası?


Çünkü kötü olanın artması, insanı zenginleştirmek yerine daha büyük bir kayba sürükleyebilir.


1️⃣6️⃣ Helâl Az Kazanç ile Haram Çok Kazanç Arasında Ayet Nasıl Bir Ölçü Sunar ❓


Ayetin genel mantığı çok açıktır:


Temiz olanla kirli olan eşit değildir.


Bu nedenle helâl kazanç daha az olsa bile onun ahlaki niteliği farklıdır.


Haram kazanç büyük miktarda olabilir.


Ama çokluğu onu temizlemez.


İnsan cebindeki miktarla birlikte o paranın hikâyesini de düşünmelidir.


Nasıl kazanıldı?


Kimin hakkı çiğnendi?


Hangi sınır aşıldı?


1️⃣7️⃣ Mâide 99 ve 100 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


Mâide 99:


Allah açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de bilir.


demişti.


Mâide 100 ise:


Kötü ile iyi eşit değildir; kötünün çokluğu seni etkilemesin.


der.


Bu iki ayet birlikte güçlü bir ahlak oluşturur:


İnsanların gözünde başarılı görünebilirsin.


Çok kazanabilirsin.


Çok destek görebilirsin.


Ama Allah işin gerçek niteliğini bilir.


Dolayısıyla dış görünüş ve sayı, ilahî ölçünün yerini alamaz.


1️⃣8️⃣ “Allah’tan Sakının ki Kurtuluşa Eresiniz” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin son hedefi yine felâh, yani gerçek kurtuluştur.


İnsan kısa vadede kötü olanın çokluğundan etkilenebilir.


Hızlı para kazanabilir.


Kalabalığın desteğini alabilir.


Ama Kur’an başarıyı sadece bugünkü avantajla ölçmez.


Gerçek başarı;


takvâyı,


temizliği,


adaleti


ve nihai sonucu


birlikte düşünmektir.


Bu yüzden kurtuluşun yolu kalabalığı takip etmek değil, ölçüyü korumaktır.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 100. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 100. ayet, çağımızda belki de hiç olmadığı kadar güçlü yankılanan bir cümle söyler:


“Pis olanın çokluğu hoşuna gitse bile, pis ile temiz bir değildir.”


Bugün insan sayılarla çevrilidir.


Kaç kişi izledi?


Kaç takipçisi var?


Kaç milyon kazandı?


Kaç kişi satın aldı?


Kaç kişi aynı şeyi düşünüyor?


Ve fark etmeden sayı, hakikatin yerine geçebilir.


Bir şey milyonlarca kez paylaşılmışsa doğru sanılabilir.


Çok para getiriyorsa iyi kabul edilebilir.


Çoğunluk yapıyorsa normal sayılabilir.


Ama Mâide 100 bütün bu sayıları bir anda kenara iter ve sorar:


Temiz mi?


Asıl ölçü budur.


Bin kişinin söylediği yalan, hakikat olmaz.


Milyonların yaptığı haksızlık, adalet olmaz.


Çok büyük haram kazanç, helâl olmaz.


Çok popüler bir kötülük, iyiliğe dönüşmez.


Ve az kişi tarafından savunulan doğru da sırf azınlıkta kaldığı için yanlış olmaz.


Bu yüzden ayet özellikle:


“Ey akıl sahipleri!”


der.


Çünkü aklın görevlerinden biri görünüşün büyüsünü kırmaktır.


Kalabalığı görmek kolaydır.


Kaliteyi ayırt etmek zordur.


Miktarı saymak kolaydır.


Kaynağı sorgulamak zordur.


Kazancı görmek kolaydır.


O kazancın bedelini görmek zordur.


Mâide 100 insanı işte bu ikinci bakışa çağırır.


Hayatında bir seçim yaparken yalnızca:


“Ne kadar kazanırım?”


diye sorma.


Şunu da sor:


“Ne kadar temiz kalırım?”


Yalnızca:


“Herkes yapıyor mu?”


diye sorma.


Şunu sor:


“Doğru mu?”


Yalnızca:


“Bana ne kazandırır?”


diye sorma.


Şunu da sor:


“Beni neye dönüştürür?”


Çünkü hayatın en tehlikeli yanılgılarından biri, kötü olanın büyüklüğünden etkilenip onun kötülüğünü unutabilmektir.


Ve Mâide 100 bunun karşısına çok güçlü bir ölçü koyar:


Nicelik hakikati değiştirmez.


Belki de ayetin bugün için en güçlü cümlesi şudur:


Çok olanı değil, temiz olanı seç; çünkü kalabalık seni etkileyebilir ama hakikatin değerini sayı belirlemez.


“Mâide Suresi 100. ayet, çoğunluğun, servetin ve popülerliğin insanı büyülemesine karşı aklı ve takvâyı korur. Kötü olan ne kadar çoğalırsa çoğalsın iyiye dönüşmez; gerçek başarı, çok olana sahip olmak değil temiz olanı seçebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt