🩸 Jean-Paul Sartre'ın Kirli Eller Eseri Ne Anlatır ❓ Siyaset, Ahlak, Eylem, Suç Ve Sorumluluk Nasıl İşlenir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,191
2,711,498
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🩸 Jean-Paul Sartre'ın Kirli Eller Eseri Ne Anlatır ❓ Siyaset, Ahlak, Eylem, Suç Ve Sorumluluk Nasıl İşlenir ❓


“Siyasetin karanlık odasında en zor soru, insanın ellerini kirletip kirletmemesi değil; hangi kirin sorumluluğunu hangi hakikat adına taşıdığıdır.”
- Ersan Karavelioğlu

Jean-Paul Sartre'ın Kirli Eller adlı eseri, siyaset, ahlak, eylem, ideoloji, suç, sorumluluk ve insanın tarih içindeki varoluşu üzerine yazılmış en çarpıcı tiyatro metinlerinden biridir. Fransızca özgün adı Les Mains Sales olan bu oyun, insanın yalnızca düşünce dünyasında değil, politik eylemin bulanık, sert ve kirli gerçekliği içinde nasıl sınandığını gösterir.


Sartre bu eserinde çok rahatsız edici bir soruyu sahneye taşır:


İnsan temiz kalmak için eylemsiz mi kalmalı, yoksa dünyayı değiştirmek için ellerini kirletmeyi göze mi almalı ❓


Bu soru basit bir ahlak sorusu değildir. Çünkü Sartre'ın dünyasında insan, yalnızca iyi niyetleriyle değil, seçtiği eylemlerle, o eylemlerin sonuçlarıyla, üstlendiği sorumlulukla ve kendini kandırmadan hakikate bakma cesaretiyle değerlendirilir.


Kirli Eller, idealizm ile gerçekçilik, teori ile eylem, ahlaki saflık ile politik zorunluluk, bireysel vicdan ile tarihsel sorumluluk arasındaki gerilimi büyüleyici bir sahneye dönüştürür.




1️⃣ Jean-Paul Sartre'ın Kirli Eller Eseri Nedir ❓


Jean-Paul Sartre'ın Kirli Eller eseri, 1948 yılında sahnelenen politik ve varoluşçu bir tiyatro oyunudur. Oyun, devrimci bir parti içinde geçen ideolojik çatışmaları, ahlaki ikilemleri ve politik eylemin insan ruhunda açtığı yaraları işler.


Eserin merkezinde Hugo, Hoederer ve Jessica gibi karakterler vardır. Hugo genç, idealist, düşünsel saflığa önem veren ve eylemle kendini kanıtlamak isteyen bir karakterdir. Hoederer ise daha deneyimli, politik gerçekliği bilen, eylemin kirli yanını göze alan bir liderdir.


KarakterTemel Varoluşsal Gerilimi
HugoSaf idealizm ile gerçek eylem arasındaki sıkışma
HoedererPolitik sorumluluk ve tarihsel gerçekçilik
JessicaOyun, arzu, masumiyet ve gerçeklik arasında gidip gelen bilinç
Partiİdeoloji, disiplin, iktidar ve tarihsel yönelim alanı
CinayetEylemin ahlaki sınırı ve sorumluluk meselesi

Bu eser, insanın yalnızca ne düşündüğünü değil, ne yaptığına ve yaptığı şeyin sorumluluğunu taşıyıp taşıyamadığına bakar.




2️⃣ Kirli Eller Başlığı Ne Anlama Gelir ❓


Kirli eller, siyasetin ve tarihsel eylemin insanı saf, temiz, lekesiz ve risksiz bırakmayan doğasını anlatır. Sartre'a göre dünyaya müdahale etmek, çoğu zaman masum kalma arzusuyla çatışır.


İnsan yalnızca uzaktan bakarsa elleri temiz kalabilir. Fakat dünyayı değiştirmeye kalkıştığında, karar vermek, taraf olmak, risk almak, bazı sonuçları göze almak ve bazen ağır ahlaki bedellerle yüzleşmek zorunda kalır.


🩸 Kir, yalnızca suç değil; eylemin tarih içindeki ağırlığıdır.
⚖️ Temizlik arzusu, bazen sorumluluktan kaçış olabilir.
🔥 Eylem, insanı soyut fikirlerden çıkarıp gerçek dünyanın içine sokar.
🧭 Sorumluluk, insanın kirlenmeyi bahane etmeden tavrını üstlenmesidir.


Sartre burada çok sert bir fikir ortaya koyar:
Tamamen temiz kalma arzusu, bazen dünyaya karşı sorumluluktan kaçmanın estetik bir maskesi olabilir.




3️⃣ Hugo Karakteri Ne Temsil Eder ❓


Hugo, genç idealizmi, ahlaki saflık arzusunu, entelektüel gerginliği ve eylemle kendini kanıtlama ihtiyacını temsil eder. O, fikirlerin temizliğine inanır; fakat gerçek politik eylemin bulanıklığıyla karşılaşınca sarsılır.


Hugo'nun en büyük sorunu yalnızca politik karar vermek değildir. Onun asıl sorunu, kendi varoluşunu eylem yoluyla doğrulama ihtiyacıdır. O, gerçekten inanan biri mi, yoksa kendini devrimci rolünde görmek isteyen biri mi ❓ Bu soru oyunun en derin gerilimlerinden biridir.


Hugo'nun Görünen YönüDerin Varoluşsal Anlamı
İdealisttir.Saflık arzusuna sığınabilir.
Eylem ister.Kendini kanıtlamak ister.
Parti disiplinine bağlıdır.Kendi özgürlüğünü ideolojiye devredebilir.
Cinayet görevini üstlenir.Eylemin ağırlığını taşımakta zorlanır.

Hugo, Sartre'ın felsefesinde çok kritik bir insan tipidir: Düşüncede sert, eylemde kırılgan, hakikat ararken kendi imajına yakalanan insan.




4️⃣ Hoederer Karakteri Ne Temsil Eder ❓


Hoederer, politik gerçekçiliği, tarihsel sorumluluğu ve eylemin kirli yüzünü temsil eder. O, siyasetin soyut ilkelerle değil, gerçek insanlar, güç ilişkileri, anlaşmalar, ihanet ihtimalleri ve tarihsel zorunluluklarla işlediğini bilir.


Hoederer, “temiz kalma” iddiasıyla dünyadan uzak durmaz. Ona göre siyaset, kirlenme riskini içerir; fakat bu riskten kaçmak, insanların gerçek acılarına sırt çevirmek anlamına gelebilir.


🔥 Hoederer eylemin ağırlığını bilir.
⚖️ Ahlakı yalnızca soyut ilke olarak değil, tarihsel sonuç olarak düşünür.
🌫️ Siyasetin bulanık olduğunu kabul eder.
🧭 İnsanların hayatını etkileyen kararların kaçınılmaz kirini görür.


Hoederer'in gücü, gerçekliği romantikleştirmemesidir. Fakat bu güç aynı zamanda tehlikelidir. Çünkü politik gerçekçilik, eğer sorumluluk bilinciyle dengelenmezse, her şeyi meşrulaştıran bir sertliğe dönüşebilir.


Sartre, Hoederer üzerinden şu soruyu açar:
Dünyayı değiştirmek isteyen insan, ne kadar kirlenmeyi göze alabilir ❓




5️⃣ Hugo İle Hoederer Arasındaki Çatışma Neyi Anlatır ❓


Hugo ile Hoederer arasındaki çatışma, eserin felsefi kalbidir. Bu çatışma yalnızca iki kişinin anlaşmazlığı değildir; ahlaki saflık ile politik gerçekçilik, soyut ideal ile somut eylem, gençlik tutkusu ile tarihsel deneyim arasındaki büyük gerilimdir.


HugoHoederer
Saflık ister.Sonuçları düşünür.
İdeolojik kesinlik arar.Politik karmaşıklığı kabul eder.
Kirlenmekten korkar.Kirlenmenin kaçınılmazlığını bilir.
Kendini kanıtlamak ister.Tarihsel etki yaratmak ister.
Eylemi kimlik meselesi yapar.Eylemi sorumluluk meselesi yapar.

Bu çatışmanın büyüklüğü şuradadır: Sartre hiçbir tarafı tamamen masum veya tamamen haklı göstermez. Hugo'nun saflık arzusu değerli ama kırılgandır. Hoederer'in gerçekçiliği güçlü ama tehlikelidir.


Oyunun derinliği de burada başlar:
Ahlak ile siyaset birbirinden koparsa insan ya etkisiz bir saflığa ya da acımasız bir pragmatizme düşebilir.




6️⃣ Siyaset Eserde Neden Kirli Bir Alan Olarak Görünür ❓


Sartre'ın Kirli Eller eserinde siyaset, temiz niyetlerin kolayca saf sonuçlar ürettiği bir alan değildir. Siyaset, çıkarların, ittifakların, ihanetlerin, stratejilerin, zorunlulukların, korkuların ve tarihsel baskıların iç içe geçtiği sert bir alandır.


Bu yüzden politik eylem, insanı teorinin berraklığından çıkarır ve hayatın bulanık gerçekliğine sokar.


🌫️ Siyasette kararlar çoğu zaman tam bilgiyle verilmez.
⚖️ Her eylem bazı sonuçlar doğurur.
🔥 İyi niyet, kötü sonucu otomatik olarak engellemez.
🩸 Tarihsel eylem, insanın elini temiz bırakmayabilir.


Sartre burada siyaseti romantikleştirmez. Fakat onu bütünüyle reddetmez de. Çünkü insanların kaderini etkileyen güç ilişkileri içinde eylemsiz kalmak da bir tavırdır.


Bu yüzden oyun, “siyaset kirlidir, uzak duralım” demez. Daha derin bir şey söyler:


Siyaset kirliyse, insan bu kirin sorumluluğunu nasıl taşıyacak ❓




7️⃣ Ahlaki Saflık Arzusu Neden Sorunlu Olabilir ❓


Ahlaki saflık arzusu ilk bakışta güzel görünür. İnsan elini kirletmek istemez, kötülüğe bulaşmak istemez, haksızlığa ortak olmak istemez. Fakat Sartre bu arzunun bazen kendini koruma biçimine dönüşebileceğini gösterir.


Eğer insan yalnızca kendi temizliğini korumaya odaklanırsa, dünyadaki acıya müdahale etmeyebilir. Kendi vicdanını lekesiz tutmak için başkalarının acısını seyredebilir.


Saflık ArzusuTehlikesi
Kötülüğe bulaşmamak ister.Eylemsizliğe dönüşebilir.
Vicdanını korumak ister.Dünyadan kaçış olabilir.
Kendi lekesizliğini önemser.Başkalarının acısını ikinci plana atabilir.
Risk almak istemez.Sorumluluktan kaçabilir.

Sartre burada insanı rahatsız eden bir yere getirir:


Bazen temiz kalmak, yalnızca kendini kurtarmaktır; dünyayı değil.


Bu yüzden sahici ahlak, yalnızca temiz görünmek değil; zor eylemlerin sorumluluğunu da dürüstçe tartabilmektir.




8️⃣ Eylem Eserde Neden Bu Kadar Ağırdır ❓


Kirli Eller eserinde eylem, insanın düşüncelerini gerçekliğe indirdiği yerdir. Düşünmek, konuşmak, tartışmak ve ideolojiye inanmak önemlidir; fakat eylem başladığında insan artık soyut alanda kalamaz.


Eylem, insanın kim olduğunu ortaya çıkarır. Çünkü Sartre'a göre insan yalnızca niyetleriyle değil, eylemleriyle de kendini kurar.


🔥 Eylem, düşüncenin sınavıdır.
⚖️ Eylem, sorumluluğun başladığı yerdir.
🌫️ Eylem, insanı belirsizliğe sokar.
🩸 Eylem, sonuçlarıyla insanın ellerini kirletebilir.


Hugo için cinayet görevi yalnızca politik bir görev değildir. Aynı zamanda kendi kimliğini kanıtlama sahnesidir. Fakat eylem gerçekleştiğinde onun anlamı, Hugo'nun zihnindeki saf ideolojik tasarımdan çok daha karmaşık hale gelir.


Sartre bize şunu gösterir:
Eylem bir kez dünyaya girdiğinde, artık yalnızca niyetin malı değildir; sonuçların da alanına girer.




9️⃣ Cinayet Eserde Nasıl Bir Felsefi Anlam Taşır ❓


Oyunda cinayet, yalnızca dramatik bir olay değildir. Cinayet, politik eylemin ahlaki sınırını ve insanın seçiminin ağırlığını görünür kılar.


Hugo'nun Hoederer'i öldürmesi, basit bir görev icrası olarak okunamaz. Çünkü bu cinayetin içinde ideoloji, kıskançlık, kişisel kırılganlık, rol yapma, kendini kanıtlama arzusu ve politik emir iç içe geçer.


Cinayetin Görünen NedeniDerin Olası Anlamı
Parti göreviİdeolojik itaat
Politik zorunlulukTarihsel şiddet sorunu
Hugo'nun kararıKendini kanıtlama arzusu
Hoederer'e karşı tavırGerçekçilikle yüzleşememe

Sartre burada eylemin saflığını bozar. İnsan çoğu zaman yaptığı şeyi tek bir temiz gerekçeyle açıklamak ister. Fakat gerçek eylemler, karışık güdülerle örülü olabilir.


Bu nedenle cinayet, yalnızca “doğru mu yanlış mı” sorusuyla değil, insanın kendi eylemini hangi hakikatle üstlendiği sorusuyla da ilgilidir.




1️⃣0️⃣ Jessica Karakteri Ne Anlatır ❓


Jessica, oyunda yalnızca romantik veya yan karakter değildir. O, Hugo'nun dünyasında oyunsuluk, arzu, ilişkisel belirsizlik ve gerçeklikle karşılaşma alanını temsil eder.


Jessica başlangıçta olayları bir oyun gibi yaşayabilir. Fakat politik eylemin ciddiyeti, ölüm ve ihanet ihtimali arttıkça oyunun sahte hafifliği dağılır.


🌫️ Jessica, oyunun içinde oyun oynar.
🫀 Arzu ve merak onu olayların içine çeker.
⚖️ Fakat politik gerçeklik oyun değildir.
🔥 Eylemin sonuçları, masum rol yapmayı parçalar.


Jessica'nın varlığı, Hugo'nun yalnızca ideolojik biri olmadığını da gösterir. Hugo'nun içinde arzu, kıskançlık, kırılganlık, erkeklik gururu, onay ihtiyacı ve kişisel karmaşa vardır.


Bu yüzden Jessica, oyunun politik yüzeyinin altındaki insanî karmaşıklığı görünür kılar.




1️⃣1️⃣ Parti Disiplini Ve Bireysel Özgürlük Nasıl Çatışır ❓


Kirli Eller eserinde parti, yalnızca örgütsel bir yapı değildir. Parti, ideolojik disiplinin, tarihsel amacın, kolektif kararın ve bireysel özgürlüğün çatıştığı alandır.


Hugo, partiye bağlıdır; fakat bu bağlılık onun kendi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Sartre'a göre insan, “parti emretti” diyerek kendi eyleminin anlamından bütünüyle kaçamaz.


Parti DisipliniBireysel Sorumluluk
Kolektif karar verir.Birey eylemi kendi eliyle yapar.
Tarihsel amaç sunar.Birey seçiminin anlamını taşır.
İtaat ister.Özgürlük tamamen yok olmaz.
İdeoloji sağlar.Kötü niyet ihtimali doğabilir.

Sartre'ın felsefesinde hiçbir yapı insanın sorumluluğunu tamamen silemez. Parti, devlet, toplum, emir, görev veya ideoloji insanı etkiler; fakat insanın tavrını bütünüyle yok etmez.


Bu yüzden eserde politik itaat, sürekli ahlaki sorgulama altındadır.




1️⃣2️⃣ Kirli Eller Eserinde Kötü Niyet Nasıl Görünür ❓


Sartre'ın kötü niyet kavramı bu eserde derinden hissedilir. Karakterler kendi eylemlerini saf ideolojik gerekçelerle açıklamak ister; fakat içlerinde başka arzular, korkular, imajlar ve kaçışlar bulunabilir.


Hugo kendini devrimci, görev adamı, inançlı bir militan olarak görmek ister. Fakat aynı zamanda kendini kanıtlama, ciddi görülme, rolünü gerçek hale getirme arzusu taşır.


🎭 Rol, hakikatin yerine geçebilir.
🌫️ İdeoloji, kişisel kırılganlığı örtebilir.
⚖️ Görev, sorumluluktan kaçış bahanesi olabilir.
🔥 Eylem, insanın kendine anlattığı hikâyeyi parçalayabilir.


Kötü niyet burada şudur:
İnsan kendi eyleminin karmaşık nedenlerini görmek yerine, kendini tek ve temiz bir gerekçenin arkasına saklar.


Sartre bu saklanışı acımasızca açığa çıkarır.




1️⃣3️⃣ Siyaset Ve Ahlak Birbirinden Ayrılabilir mi ❓


Kirli Eller eserinin en büyük sorularından biri budur: Siyaset ile ahlak birbirinden ayrılabilir mi ❓


Hoederer'e göre siyaset gerçek sonuçlarla ilgilidir. İnsanların hayatı, savaşlar, iktidar dengeleri ve tarihsel koşullar soyut ahlakla yönetilemez. Hugo ise ahlaki saflığı ve ideolojik doğruluğu korumak ister.


Sartre bu iki uç arasında kolay bir cevap vermez.


Sadece Ahlaki SaflıkSadece Politik Gerçekçilik
Eylemsiz kalabilir.Her şeyi meşrulaştırabilir.
Kendini temiz tutar.Kirlenmeyi normalleştirebilir.
Sonuçları ihmal edebilir.İlkeleri ezebilir.
Dünyadan kopabilir.Vicdanı bastırabilir.

Sartre'ın büyüklüğü, soruyu açık bırakmasındadır. Çünkü gerçek hayat da çoğu zaman hazır cevaplarla işlemez.


Bu eser bize şunu düşündürür:
Ahlaksız siyaset insanı kirletir; siyasetsiz ahlak ise bazen dünyaya dokunamaz.




1️⃣4️⃣ Hoederer Haklı mı, Hugo Haklı mı ❓


Oyunun etkileyici tarafı, bu soruya kolay cevap vermemesidir. Hoederer daha gerçekçi, daha deneyimli ve tarihsel sonuçları daha iyi gören biri gibi görünür. Hugo ise daha saf, daha kırılgan ama ahlaki lekeye karşı daha hassastır.


Fakat Sartre ikisini de tek boyutlu yapmaz.


Hoederer'in gerçekçiliği önemlidir; çünkü dünya soyut fikirlerle değişmez.
Hugo'nun saflık kaygısı da önemlidir; çünkü siyaset sınırsız pragmatizme teslim olursa insanlık kaybolabilir.


🌫️ Hugo'nun saflığı kırılgandır.
🔥 Hoederer'in gerçekçiliği tehlikelidir.
⚖️ İkisi arasındaki çatışma, modern siyasetin kalbidir.
🧭 Sartre, okuru hazır bir yargıya değil, sorumlulukla düşünmeye çağırır.


Belki de oyun bize şunu söyler:
Haklı olmak yetmez; insan haklılığını dünyada nasıl eyleme dönüştürdüğünden de sorumludur.




1️⃣5️⃣ Kirli Eller Politik Şiddeti Nasıl Tartışır ❓


Eser, politik şiddeti basitçe yüceltmez veya yalnızca mahkûm etmekle yetinmez. Sartre, şiddetin tarihsel ve ahlaki karmaşıklığını sahneye taşır.


Politik şiddet bazen “zorunluluk” adı altında savunulur. Fakat Sartre'ın dünyasında zorunluluk iddiası bile sorumluluğu ortadan kaldırmaz.


🩸 Şiddet, eylemin en ağır biçimidir.
⚖️ Şiddeti seçen, sonucunu da taşımak zorundadır.
🌫️ İdeoloji, şiddetin ağırlığını hafifletemez.
🔥 Politik amaç, ahlaki soruyu tamamen susturamaz.


Bu yüzden Kirli Eller, politik şiddet üzerine kolay sloganlar kurmaz. Daha zor bir şey yapar: Şiddeti seçen insanın kendine karşı dürüst olup olmadığını sorgular.


Sartre için mesele yalnızca “amaç doğru mu ❓” değildir. Mesele aynı zamanda şudur:


Bu amaç uğruna yaptığın eylemin sorumluluğunu gerçekten üstleniyor musun ❓




1️⃣6️⃣ Kirli Eller Modern Dünyaya Ne Söyler ❓


Jean-Paul Sartre'ın Kirli Eller eseri bugün hâlâ çok günceldir. Çünkü modern dünyada da siyaset, medya, ideoloji, aktivizm, devlet, örgütler ve toplumsal hareketler içinde insan sürekli ahlaki ve politik ikilemlerle karşılaşır.


Bugünün insanı da şu sorularla yüzleşir:


Temiz kalmak mı, etkili olmak mı ❓
Konuşmak mı, susmak mı ❓
Sistemin içinde değişim mi, dışında itiraz mı ❓
İlke mi, sonuç mu ❓
Eylem mi, vicdani mesafe mi ❓



📱 Modern çağda imaj, ahlakın yerine geçebilir.
🎭 Aktivizm bazen kimlik rolüne dönüşebilir.
⚖️ Siyaset sonuç ister; vicdan sınır sorar.
🌫️ İnsan kalabalık içinde kendi sorumluluğunu kaybedebilir.


Sartre'ın eseri modern insana şunu hatırlatır:


Bir davaya inanmak, o dava adına yapılan her şeyi otomatik olarak temiz yapmaz.




1️⃣7️⃣ Kirli Eller Eserinin Varoluşçu Derinliği Nedir ❓


Eserin varoluşçu derinliği, insanın eylem içinde kendini kurmasıdır. Sartre'a göre insan yalnızca inandığı fikirlerle değil, yaptığı seçimlerle var olur.


Hugo'nun trajedisi, düşünce ile eylem arasındaki uçurumda ortaya çıkar. Hoederer'in ağırlığı, eylemin kirini bilerek hareket etmesindedir. Jessica'nın rolü, politik sertliğin içindeki insanî karmaşayı görünür kılar.


Varoluşçu TemaEserdeki Görünümü
ÖzgürlükKarakterlerin seçim yapmaya zorlanması
SorumlulukEylemin sonuçlarından kaçamama
Kötü Niyetİdeolojiye, role veya saflığa saklanma
KaygıEylemin ağırlığı karşısında sarsılma
SahicilikKendi kararının kirini üstlenebilme

Bu eser, Sartre'ın temel felsefi çağrısını politik düzlemde sahneye taşır:


İnsan, seçtiği şeyin arkasında durmak zorundadır.




1️⃣8️⃣ Jean-Paul Sartre'ın Kirli Eller Eseri Bize Ne Öğretir ❓


Jean-Paul Sartre'ın Kirli Eller eseri, siyaset ile ahlak arasındaki gerilimi, insanın eylem sorumluluğunu ve ideolojinin arkasına saklanma tehlikesini derin biçimde gösterir.


Bu eser bize şunu öğretir:


🩸 Eylem, insanın ellerini kirletebilir.
⚖️ Kirlenmek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
🔥 Temiz kalma arzusu bazen eylemsizlik bahanesi olabilir.
🌫️ İdeoloji, insanın kişisel kırılganlıklarını örtebilir.
🧭 Politik gerçekçilik ahlakı tamamen susturursa tehlikeli olur.
🎭 Ahlaki saflık dünyaya hiç dokunmazsa etkisiz kalabilir.
🫀 Sahici insan, seçiminin karmaşıklığını inkâr etmeden taşır.


Sartre'ın eseri, insanı kolay hükümlerden çıkarır. Çünkü gerçek politik hayat çoğu zaman saf iyi ile saf kötü arasında değil, kirli seçenekler arasında sorumluluk alma zorunluluğu içinde yaşanır.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓ Kirli Eller, Eylemin Sorumluluğundan Kaçamayan İnsanın Dramıdır​


Jean-Paul Sartre'ın Kirli Eller eseri, insanın düşünceyle eylem, ahlakla siyaset, saflıkla gerçeklik, idealizmle tarihsel zorunluluk arasında nasıl parçalandığını gösteren derin bir varoluşçu oyundur.


Bu eserde asıl sorun yalnızca ellerin kirlenip kirlenmemesi değildir. Asıl sorun, insanın hangi eylemi neden seçtiğini, bu seçimin arkasında gerçekten durup durmadığını ve sorumluluğunu ideolojiye, partiye, role veya tarihe devredip devretmediğini görmesidir.


Sartre bize kolay bir temizlik vaadi sunmaz. Çünkü dünya bazen insanı zor kararların içine iter. Fakat aynı zamanda kolay bir kirlenme mazereti de vermez. Çünkü her eylem, hangi amaçla yapılırsa yapılsın, insanın sorumluluk alanına girer.


Temiz kalmak bazen kaçıştır.
Kirlenmek bazen zorunluluktur.
Fakat her iki durumda da insan kendi seçiminin hesabını vermek zorundadır.



Sartre'ın büyüklüğü, bu rahatsız edici dengeyi sahnede diri tutmasıdır.


“Ellerin kirlenmesi bazen tarihin kaçınılmaz dokunuşudur; fakat insanı asıl kirleten, yaptığı eylemin sorumluluğunu başka bir ismin arkasına saklamasıdır.”
- Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt