📖 İnsan Suresi 27. Ayette “Onlar Çabucak Geçeni Sever, Önlerindeki Ağır Bir Günü İhmal Ederler” Buyrulması Dünya Sevgisi ve Ahireti Unutmak Hakkında

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,032
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 İnsan Suresi 27. Ayette “Onlar Çabucak Geçeni Sever, Önlerindeki Ağır Bir Günü İhmal Ederler” Buyrulması Dünya Sevgisi ve Ahireti Unutmak Hakkında Ne Anlatır ❓


“İnsanın en büyük yanılgılarından biri, yakın olanı kalıcı sanıp uzak görüneni önemsiz saymasıdır. Dünya hemen elimize gelir; ahiret ise sabır ister. Fakat yakın olan her zaman değerli, geciken de önemsiz değildir.”
Ersan Karavelioğlu

İnsan Suresi’nin 24, 25 ve 26. ayetlerinde Hz. Peygamber’e ﷺ:


Sabretmesi,


yanlış otoritelere boyun eğmemesi,


sabah akşam Rabbini anması



ve


gece secde ve tesbihle Allah’a yönelmesi


emredilmişti.


  1. ayette ise bu manevi disiplinin tam karşısında duran insan tipi anlatılır:

“Şüphesiz bunlar çabucak geçeni severler ve önlerindeki ağır bir günü ihmal ederler.”


İnsan Suresi, 27. Ayet



Bu ayet insan psikolojisinin son derece güçlü bir zaafını ortaya çıkarır:


Yakın olanı tercih etmek.


Şimdi olanı istemek.


Hemen haz almak.


Bedeli daha sonra düşünmek.


Kur’an buna:


“el-âcile”


yani çabuk gelen, hemen elde edilen dünya hayatı üzerinden dikkat çeker.


Karşısında ise:


“yevmen sekîlâ”


yani ağır bir gün vardır.


Peki dünya neden “çabuk gelen” diye isimlendirilmiştir?


Ahiret günü neden “ağır”dır?


Dünyayı sevmek başlı başına yanlış mıdır?


İnsan neden gelecekteki büyük sonucu, bugünkü küçük haz uğruna görmezden gelir?


Ve bu ayet modern insanın tüketim, kariyer, haz ve sürekli hız kültürüne ne söyler?




1️⃣ İnsan Suresi 27. Ayet Ne Söylüyor ❓


Ayet şöyledir:


إِنَّ هَٰؤُلَاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَاءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا


Yaklaşık anlamıyla:


“Şüphesiz bunlar çabucak geçeni severler ve önlerindeki ağır bir günü ihmal ederler.”


Ayette iki karşıt yön vardır:


Yakın dünya.


Ve:


Ağır ahiret günü.


İnsanlardan bir grup:


Yakın olanı seviyor.


Uzak görüneni ise hesaba katmıyor.


Sorun yalnızca dünyanın sevilmesi değildir.


Asıl sorun:


Dünyayı ahireti unutturacak kadar sevmektir.




2️⃣ “El-Âcile” Ne Demektir ❓


Ayette geçen:


“El-âcile”


kelimesi:


Çabuk gelen,


hemen elde edilen,


yakındaki,


aceleyle ulaşılan


anlamlarını taşır.


Kur’an burada dünya hayatını doğrudan “dünya” kelimesiyle değil, onun temel psikolojik özelliğini ifade eden bir kelimeyle anlatır:


Hemen önünde olan.


Dünya görünür.


Para görünür.


Haz hemen hissedilir.


Övgü hemen duyulur.


Makam hemen tatmin verir.


Ahiretin karşılığı ise ertelenmiştir.


İnsan işte tam burada sınanır.




3️⃣ İnsan Neden Hemen Olanı Daha Çok İster ❓


Çünkü insan zihni yakın ödüllerden güçlü biçimde etkilenir.


Bugün elde edeceğimiz küçük bir kazanç, yıllar sonra elde edeceğimiz daha büyük kazançtan psikolojik olarak daha cazip gelebilir.


Bir yiyeceğin tadı şimdi gelir.


Bir alışverişin heyecanı şimdi gelir.


Bir övgünün mutluluğu şimdi gelir.


Ama sabrın karşılığı daha sonra gelebilir.


Kur’an insanın bu zaafını binlerce yıl önce çok kısa bir ifadeyle gösterir:


“Onlar âcileyi severler.”


Yani:


Hemen olanın çekimine kapılırlar.




4️⃣ Dünya Sevgisi Başlı Başına Günah mıdır ❓


Hayır.


İnsan:


Ailesini sevebilir.


Evini sevebilir.


İşini sevebilir.


Güzel yemekleri sevebilir.


Doğayı sevebilir.


Başarıyı sevebilir.


Bunların kendisi sorun değildir.


Sorun dünya sevgisinin:


Allah sevgisinin önüne geçmesidir.


Dünya araç olmaktan çıkıp:


Amaç hâline geldiğinde


tehlike başlar.


Kur’an dünyayı terk etmeyi değil:


Dünyayı yerli yerine koymayı öğretir.




5️⃣ Dünyayı Sevmek ile Dünyaya Bağlanmak Arasında Ne Fark Vardır ❓


Dünyayı sevmek:


Bir nimetten yararlanmak olabilir.


Dünyaya bağlanmak ise:


O nimet olmadan kendini değersiz hissetmeye başlamaktır.


İnsan parasını kullanırsa:


Mal onun hizmetindedir.


Ama para onun bütün kararlarını belirlemeye başlarsa:


İnsan malın hizmetine girmiştir.


Aynı şey:


Makam,


şöhret,


ilişkiler,


güzellik


ve statü için de geçerlidir.


Kur’an’ın eleştirdiği şey:


Nimet değil, bağımlılıktır.




6️⃣ “Ağır Bir Gün” Neden Ahiret İçin Kullanılıyor ❓


Ayette:


“Yevmen sekîlâ”


yani:


“Ağır bir gün”


ifadesi kullanılır.


Bu, kıyamet ve hesap gününün:


Ciddiyetini,


sorumluluğunu,


hesabını,


dehşetini


ifade eder.


O gün insan:


Dünyadaki tercihleriyle yüzleşecektir.


Sözleri.


Kazancı.


Haksızlıkları.


İyilikleri.


Niyetleri.


Böyle bir günün “ağır” diye tanımlanması son derece anlamlıdır.


Çünkü:


Sonuçların tamamen ortaya çıktığı gündür.




7️⃣ Ahiret Günü Kimin İçin Ağırdır ❓


Kur’an’ın genel anlatımında hesap günü özellikle hakikati inkâr eden, zulmeden ve sorumluluktan kaçan kimseler için ağırdır.


Mümin de hesap gününü ciddiye alır.


Ama Allah’ın rahmetini de umut eder.


Dolayısıyla amaç:


İnsanı umutsuz bir korkuya sürüklemek değildir.


Ama:


“Nasıl olsa hiçbir şey olmayacak.”


gibi sorumsuz bir rahatlığı da kırmaktır.


Müminin tavrı:


Korku ile ümit arasında uyanık yaşamaktır.




8️⃣ İnsan Ağır Günü Nasıl “Arkasına Atabilir” ❓


Ayetteki ifade çok çarpıcıdır.


İnsan kıyamet gününü gerçekten yok edemez.


Onu iptal edemez.


Ama zihninde:


Yokmuş gibi yaşayabilir.


İşte “ihmal etmek” budur.


Bir insan ölümün varlığını bilir.


Ama bütün hayatını sanki hiç ölmeyecekmiş gibi kurabilir.


Hesaba inanabilir.


Ama karar verirken hesabı hiç dikkate almayabilir.


Bilgi vardır.


Fakat:


Hayata dönüşmemiştir.




9️⃣ Ahireti Unutmak Neden Ahlakı Bozabilir ❓


Çünkü insan yalnızca dünyadaki sonuçları düşünürse bazen:


Yakalanmadığı sürece yanlış yapmayı kârlı görebilir.


Kimse görmüyorsa yalan söyleyebilir.


Ceza yoksa haksızlık yapabilir.


Gücü varsa başkasını ezebilir.


Ahiret bilinci ise insana şunu söyler:


“İnsanların görmediği yerde de hesap vardır.”


Bu, görünmeyen bir ahlaki sorumluluk oluşturur.


Gerçek ahlakın önemli sınavlarından biri:


Kimse bakmıyorken ne yaptığımızdır.




🔟 Bu Ayet Hazları Reddetmeyi mi Öğretiyor ❓


Hayır.


Kur’an insanın haz duygusunu yaratılışın bir parçası olarak kabul eder.


Nitekim surenin önceki ayetlerinde cennet:


İçecekler,


meyveler,


ipekler,


güzel kaplar,


pınarlar


ve görkemli nimetlerle anlatılmıştır.


Demek ki sorun haz değildir.


Sorun:


Geçici haz uğruna kalıcı iyiliği kaybetmektir.


İslam:


Hazsız bir hayat öğretmez.


Ölçüsüz hazcılığı reddeder.




1️⃣1️⃣ “Şimdi İstiyorum” Duygusu İnsanı Nasıl Yönetir ❓


Modern insan bunu çok güçlü biçimde yaşayabilir.


Hızlı yemek.


Hızlı alışveriş.


Hızlı kredi.


Anında teslimat.


Anında eğlence.


Anında cevap.


Anında beğeni.


Teknoloji hayatı kolaylaştırmıştır.


Ama aynı zamanda insanı:


Beklemeye tahammülsüz


hâle de getirebilir.


Oysa karakterin birçok önemli yönü:


Bekleyebilme,


sabredebilme,


hemen gelen ödülü erteleyebilme


yeteneğiyle gelişir.


Ayet tam da buna dokunur:


Hemen olanı sevme zaafı.




1️⃣2️⃣ Günahların Bir Kısmı Neden “Anlık Haz” Üzerinden Gelir ❓


Çünkü günah çoğu zaman kısa vadeli bir ödül vaat eder.


Öfkeyle bağırmak:


Anlık rahatlama verebilir.


Haram kazanç:


Hızlı para getirebilir.


İntikam:


Anlık tatmin sağlayabilir.


Dedikodu:


Kısa süreli sosyal haz verebilir.


Ama ardından:


Vicdan,


ilişkiler,


karakter


ve ahiret sorumluluğu


gelir.


Bu nedenle insanın önemli bir ahlaki yeteneği şudur:


Bir davranışın yalnız ilk dakikasını değil, sonunu da görebilmek.




1️⃣3️⃣ Sabır ile Bu Ayet Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


  1. ayette:

“Sabret.”


buyrulmuştu.


  1. ayet ise sabırsız insanın temel problemini gösterir:

Yakın olanı tercih etmek.


Sabır aslında:


Şimdi vazgeçip daha değerli olanı bekleyebilme gücüdür.


Bir insan haramdan uzak durur.


Neden?


Çünkü kısa vadeli hazdan daha büyük bir hakikati düşünür.


İyilik yapar ama hemen karşılık beklemez.


Neden?


Çünkü Allah’ın karşılığını önemser.


Bu yüzden sabır:


Ahirete inanmanın davranışa dönüşmüş hâllerinden biridir.




1️⃣4️⃣ Ahirete İnanmak Dünyayı Önemsizleştirir mi ❓


Hayır.


Tam tersine dünyayı daha anlamlı hâle getirir.


Çünkü dünya:


Ahiretin tarlasıdır.


Burada yapılan tercihler kalıcı sonuçlar doğurur.


Eğer ahiret olmasaydı dünya yalnızca kısa bir zaman dilimi olabilirdi.


Ahiret varsa:


Bir iyilik ebedî anlam kazanabilir.


Bir sabır ebedî karşılık bulabilir.


Bir adalet tercihi sonsuz değere dönüşebilir.


Yani ahiret düşüncesi:


Dünyayı değersizleştirmez; sorumluluğunu artırır.




1️⃣5️⃣ Ölümü Hatırlamak Hayattan Soğumak mıdır ❓


Hayır.


Sağlıklı bir ölüm bilinci insanı hayattan kaçırmak yerine hayatın değerini fark ettirebilir.


Ömrün sınırlı olduğunu bilen insan:


Sevdiklerinin kıymetini daha iyi anlayabilir.


Boş kavgaları azaltabilir.


Zamanını daha bilinçli kullanabilir.


Affetmeyi öğrenebilir.


Önceliklerini düzeltebilir.


Ölümü unutmak insanı sonsuz yapmaz.


Sadece:


Sınırlı zamanını yanlış kullanma ihtimalini artırır.




1️⃣6️⃣ Bu Ayet Tüketim Kültürüne Ne Söyler ❓


Modern tüketim kültürünün önemli mesajlarından biri şudur:


“Daha fazlasını şimdi al.”


Yeni telefon.


Yeni kıyafet.


Yeni araba.


Yeni deneyim.


Yeni bir şey.


İnsan zamanla:


Sahip olmak ile mutlu olmak


arasında zorunlu bir bağ olduğunu düşünebilir.


Fakat istekler sürekli yenileniyorsa doyum da sürekli ertelenir.


Kur’an’ın eleştirisi burada çok günceldir:


Yakın hazların peşinden koşarken büyük yönünü unutma.


Eşyaya sahip olmak mümkündür.


Ama:


Eşyanın sana sahip olmasına izin verme.




1️⃣7️⃣ Bu Ayeti Günlük Hayatta Nasıl Yaşayabiliriz ❓


Karar verirken kendimize şu soruyu sorabiliriz:


“Bunun yalnız bugünkü sonucu nedir, uzun vadeli sonucu nedir?”


Bir harcama yaparken.


Bir ilişki kurarken.


Bir söz söylerken.


Bir öfke anında.


Bir kazanç fırsatında.


Bir günahın eşiğinde.


Hatta zamanımızı kullanırken.


Şunu sormak çok değerlidir:


“Bunu yarın da doğru bulacak mıyım?”


Ve daha derini:


“Allah’ın huzurunda bunun arkasında durabilir miyim?”




1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Belki ayetin en derin mesajlarından biri şudur:


İnsanın hayatını neyi sevdiği kadar, neyi erteleyebildiği de belirler.


Hemen gelen hazdan vazgeçmek bazen:


Büyük bir özgürlüktür.


Çünkü kendisini kontrol edemeyen insan:


Dışarıdan özgür görünse bile arzularının esiri olabilir.


Gerçek özgürlük:


Her istediğini yapmak değil,


Hangisinin gerçekten iyi olduğuna karar verebilmektir.


Ahiret bilinci insana zamanın ötesinden bakmayı öğretir.


Sadece:


“Şimdi ne istiyorum?”


değil,


“Sonunda ne olmak istiyorum?”


sorusunu sordurur.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓


İnsan Suresi’nin 27. ayeti insanın çok temel bir zaafını birkaç kelimeyle ortaya koyar:


“Onlar çabucak geçeni severler.”


Sorun dünyanın varlığı değildir.


Sorun:


Geçici olanın kalıcı olanı unutturmasıdır.


Para geçicidir.


Makam geçicidir.


Güzellik geçicidir.


Alkış geçicidir.


Haz geçicidir.


Hayatın kendisi bile dünyada geçicidir.


Ama insan bazen geçici şeyler uğruna:


Kalıcı karakterini,


vicdanını,


imanını


ve ahiretini


riske atabilir.


Ayet insana zamanın daha geniş tarafından bakmayı öğretir.


Bugün güzel görünen her şey yarın güzel olmayabilir.


Bugün zor görünen her şey de yarın kötü olmayabilir.


Bir günaha direnmek bugün zor olabilir.


Ama sonucu huzur olabilir.


Bir haksız kazancı reddetmek bugün kayıp gibi görünebilir.


Ama sonucu izzet olabilir.


Bir ibadete devam etmek bugün emek ister.


Ama sonucu Allah’ın rızası olabilir.


İnsanların önemli bir kısmı:


Hemen geleni


seçer.


Kur’an ise insana daha büyük bir görüş kazandırır:


Sonu düşün.


Ve belki ayetin bize sorduğu en ciddi soru şudur:


Bugün çok istediğimiz şeylerden hangileri, yarın karşımıza ağır bir bedel olarak çıkabilir?


“Dünya insanı ‘şimdi al, şimdi yaşa, sonrasını düşünme’ diye çağırır. İman ise insana yalnız bugünün hazzını değil, yolun sonunu da gösterir. Akıllı insan, geçici olanı kullanır; fakat ebedî olanı onun uğruna satmaz.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt