📖 İnsan Suresi 28. Ayette “Onları Biz Yarattık ve Yapılarını Sağlamlaştırdık; Dilediğimizde Yerlerine Benzerlerini Getiririz” Buyrulması İnsanın Gücü

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,029
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 İnsan Suresi 28. Ayette “Onları Biz Yarattık ve Yapılarını Sağlamlaştırdık; Dilediğimizde Yerlerine Benzerlerini Getiririz” Buyrulması İnsanın Gücü, Acizliği ve Yeniden Yaratılış Hakkında Ne Anlatır ❓


“İnsan kendi bedenine bakıp gücüyle övünebilir; fakat o bedenin tek bir bağını bile kendisi kurmadı. Yaratıldığını hatırlayan insan küçülmez; aksine gücünün kaynağını doğru yerde görmeye başlar.”
Ersan Karavelioğlu

İnsan Suresi’nin 27. ayetinde dünya hayatının hemen elde edilen zevklerine bağlanan ve önündeki “ağır günü” ihmal eden insanlardan söz edilmişti.


  1. ayette ise insanın bu gafletine karşı çok güçlü bir gerçek hatırlatılır:

İnsan kendi kendisini yaratmadı.


Bedeni ona aitmiş gibi görünür.


Gücü kendisininmiş gibi hissedilir.


İnsan yürür, konuşur, düşünür, üretir ve zaman zaman bütün bunların kaynağını unutur.


Kur’an ise insanı doğrudan kendi bedenine döndürür:


“Onları biz yarattık ve yapılarını sağlamlaştırdık. Dilediğimiz zaman yerlerine benzerlerini getiririz.”


İnsan Suresi, 28. Ayet



Bu ayet yalnızca yaratılışı anlatmaz.


Aynı zamanda:


İnsanın faniliğini,


Allah’ın mutlak kudretini,


nesillerin değişmesini,


ölümü,


yeniden yaratılmanın mümkün oluşunu


ve insanın kendisini vazgeçilmez sanmasının ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu düşündürür.


Peki “yapılarını sağlamlaştırdık” ne demektir?


İnsanın bedensel yapısındaki hangi inceliğe dikkat çekilmektedir?


“Yerlerine benzerlerini getirmek” ne anlama gelir?


Bu ifade yeniden dirilişle nasıl ilişkilidir?


Ve insanın yaratılmış olduğunu gerçekten fark etmesi hayatındaki kibri nasıl değiştirmelidir?




1️⃣ İnsan Suresi 28. Ayet Ne Söylüyor ❓


Ayet şöyledir:


نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَا أَسْرَهُمْ وَإِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَا أَمْثَالَهُمْ تَبْدِيلًا


Yaklaşık anlamıyla:


“Onları biz yarattık ve yapılarını sağlamlaştırdık. Dilediğimiz zaman yerlerine benzerlerini getiririz.”


Ayet üç büyük hakikati arka arkaya verir:


Yaratılış Allah’a aittir.


İnsanın bedensel yapısını sağlamlaştıran Allah’tır.


İnsan neslinin devamı ve değişimi de Allah’ın kudreti altındadır.



Böylece insan kendi varlığının başında da sonunda da bağımsız olmadığını görür.




2️⃣ “Onları Biz Yarattık” Vurgusu Neden Önemlidir ❓


Ayette:


“Nahnu halaknâhum”


yani:


“Onları biz yarattık.”


buyrulur.


Bu ifade İnsan Suresi’nin başındaki yaratılış temasını yeniden hatırlatır.


Surenin ilk ayetlerinde insanın:


Bir zamanlar anılmaya değer bir şey olmadığı,


sonra karışık bir nutfeden yaratıldığı


bildirilmişti.


Şimdi surenin sonlarına yaklaşırken aynı gerçek yeniden hatırlatılır:


Sen kendiliğinden ortaya çıkmadın.


Varlığın bir başlangıca sahiptir.


Ve o başlangıcın sahibi:


Allah’tır.




3️⃣ İnsan Kendi Yaratılışını Neden Bu Kadar Kolay Unutur ❓


Çünkü insan kendisini bilinçli hâle geldiği andan itibaren zaten var olarak bulur.


Kendi doğumunu hatırlamaz.


Anne rahmindeki oluşumunu görmez.


Bedeninin nasıl meydana getirildiğini bilinçli olarak yaşamaz.


Bu yüzden zamanla:


“Ben varım.”


gerçeği,


“Ben kendimden varım.”


yanılgısına dönüşebilir.


Kur’an insanın bu unutkanlığını kırar:


Var olman sana ait bir başarı değildir.


İlk nefesini bile kendin üretmedin.




4️⃣ “Şedednâ Esrahum” Ne Demektir ❓


Ayetteki:


“Ve şedednâ esrahum”


ifadesi, insanın yapısının sağlamlaştırılması anlamında açıklanır.


“Esr” kelimesi:


Bağ,


eklem,


bedensel bütünlük,


uzuvların birbirine bağlanışı


gibi anlamlarla ilişkilendirilmiştir.


İnsanın bedeni birbirinden bağımsız parçaların rastgele birleşmesi değildir.


Kemikler,


kaslar,


eklemler,


bağ dokuları,


sinirler


bir bütün hâlinde çalışır.


Kur’an bu olağanüstü bütünlüğü tek bir ifadeyle hatırlatır:


“Yapılarını sağlamlaştırdık.”




5️⃣ İnsan Bedenindeki Sağlamlık Neden Büyük Bir Nimet Sayılır ❓


Çünkü insan bedeninin normal çalışmasına çok çabuk alışır.


Elimizi kaldırırız.


Bacağımızı bükeriz.


Başımızı çeviririz.


Yürürüz.


Koşarız.


Bir nesneyi tutarız.


Ve çoğu zaman bunların hiçbirini mucizevi görmeyiz.


Oysa tek bir hareketin arkasında bile birçok sistem birlikte çalışır.


İnsan bir gün bunlardan birini kaybettiğinde:


Daha önce sıradan sandığı şeyin ne kadar büyük nimet olduğunu fark edebilir.


Ayet bu farkındalığı kaybetmeden yaşamaya çağırır.




6️⃣ Ayet Bilimsel Bir Anatomi Dersi mi Veriyor ❓


Hayır.


Kur’an’ın amacı anatomi kitabı olmak değildir.


Fakat insanın bedenine bakmasını ister.


Çünkü beden:


Allah’ın kudretinin insanın kendisine en yakın delillerinden biridir.


İnsan gökyüzüne bakmayabilir.


Dağları incelemeyebilir.


Okyanusları görmeyebilir.


Ama:


Kendi bedeninden kaçamaz.


Bu yüzden Kur’an insanı bazen uzak evrene değil:


Kendi varlığına yöneltir.




7️⃣ İnsan Bedeni Güçlü Olduğu Kadar Kırılgan Değil midir ❓


Evet.


Ayetin düşündürdüğü en çarpıcı gerçeklerden biri de budur.


İnsan bedeni olağanüstü derecede sağlamdır.


Ama aynı zamanda:


Kırılabilir.


Hastalanabilir.


Yaşlanabilir.


Gücünü kaybedebilir.


Bu ikilik insana çok önemli bir ders verir:


Gücün gerçektir ama mutlak değildir.


İnsan çok güçlü olabilir.


Fakat bedenindeki küçücük bir değişiklik bütün hayatını etkileyebilir.


Bu nedenle bedensel güç:


Kibir sebebi değil,


şükür sebebi olmalıdır.




8️⃣ İnsan Neden Kendi Gücüyle Kibirlenir ❓


Çünkü insan nimetin kaynağını unutabilir.


Güçlü beden:


“Ben güçlüyüm.”


dedirtir.


Zekâ:


“Ben üstünüm.”


dedirtir.


Servet:


“Ben başardım.”


dedirtir.


Fakat Kur’an bir adım geriye götürür:


Bu gücü kullanabilecek bedeni sana kim verdi?


Bu zekâyı oluşturan zihni kim verdi?


Başarabilmen için gerekli hayatı kim verdi?


İnsan bunu hatırladığında:


Başarı inkâr edilmez ama kibir kırılır.




9️⃣ “Dilediğimizde” İfadesi Allah’ın Kudreti Hakkında Ne Söyler ❓


Ayette:


“Ve izâ şi’nâ…”


yani:


“Dilediğimizde…”


buyrulur.


Bu ifade Allah’ın iradesinin bağımsızlığını gösterir.


İnsan:


Doğumunu belirleyemez.


Hangi çağda doğacağını seçemez.


Hangi aileye geleceğini belirleyemez.


Bedeninin temel özelliklerini kendisi kurmaz.


Ölümünün bütün şartlarını da kontrol edemez.


Hayatın en büyük sınırları insanın iradesinden önce vardır.


Bu bize şunu hatırlatır:


İnsan irade sahibidir ama mutlak irade sahibi değildir.




🔟 “Yerlerine Benzerlerini Getiririz” Ne Demektir ❓


Ayette:


“Beddelnâ emsâlehum tebdîlâ”


ifadesi yer alır.


Yaklaşık anlamıyla:


“Onların yerine benzerlerini getiririz.”


Bu ifade Allah’ın dilerse mevcut insan neslini ortadan kaldırıp başka insanlar getirmeye kadir olduğunu anlatır.


Bir nesil gider.


Başka bir nesil gelir.


İnsanlar ölür.


Çocuklar doğar.


Toplumlar yükselir.


Sonra tarih sahnesinden çekilir.


Ama insanlık devam eder.


Böylece birey şunu fark eder:


Dünya onunla başlamadı ve onunla bitmeyecek.




1️⃣1️⃣ İnsan Gerçekten Vazgeçilmez midir ❓


Dünya hayatında insan kolayca kendisini vazgeçilmez sanabilir.


Bir iş yerinde:


“Ben olmazsam hiçbir şey yürümez.”


diyebilir.


Bir makamda:


“Benden sonra kimse bunu yapamaz.”


diye düşünebilir.


Tarih ise bunun tersini defalarca gösterir.


Krallar ölür.


Yöneticiler değişir.


Bilginler gider.


Sanatçılar gider.


İş insanları gider.


Yeni insanlar gelir.


Bu acımasız bir küçümseme değildir.


Bu:


İnsanın ölçüsünü bilmesidir.




1️⃣2️⃣ Nesillerin Değişmesi Bize Ne Öğretir ❓


Her nesil bir süre dünyayı kendisininmiş gibi yaşar.


Evler kurar.


Şehirler yapar.


Kavgalar eder.


Servet biriktirir.


Sonra yerini başka bir nesle bırakır.


Bugün üzerinde yürüdüğümüz topraklarda bizden önce sayısız insan yaşamıştır.


Onların da:


Planları,


korkuları,


sevgileri,


hedefleri


vardı.


Şimdi sıra bize gelmiştir.


Bu gerçek insanı umutsuzlaştırmak için değil:


Hayatın emanet olduğunu hatırlatmak için önemlidir.




1️⃣3️⃣ Bu Ayet Yeniden Dirilişe de Delil Sayılabilir mi ❓


Evet, ayet yeniden yaratılış düşüncesiyle güçlü biçimde ilişkilidir.


Mantık son derece açıktır:


İnsanı ilk defa yaratabilen Allah, onu yeniden yaratmaya da kadirdir.


İnsan bazen ölümden sonra dirilişi:


“Nasıl olacak?”


diye sorgular.


Kur’an ise onu ilk yaratılışına döndürür.


Sen yokken yaratıldın.


O hâlde öldükten sonra tekrar yaratılman neden Allah için imkânsız olsun?


İlk yaratılış, ikinci yaratılışın imkânını düşünmek için en yakın delildir.




1️⃣4️⃣ Ölüm Yok Olmak mıdır ❓


Kur’an perspektifinde hayır.


Ölüm:


İnsan varlığının mutlak biçimde hiçliğe karışması değil,


dünya hayatının sona erip ahiret safhasına geçilmesidir.


İşte bu nedenle insan bedeninin çürümesi yeniden dirilişi imkânsız kılmaz.


Çünkü Allah’ın kudreti:


Mevcut maddi yapıyı korumaya bağımlı değildir.


İlk kez yaratan Allah:


Yeniden yaratabilir.


Bu da ölüm korkusuna çok farklı bir perspektif kazandırır.




1️⃣5️⃣ Bu Ayet Modern İnsanın Beden Algısına Ne Söyler ❓


Günümüzde beden bazen insanın bütün değerinin merkezi hâline getirilebilir.


Görünüş.


Kas.


Gençlik.


Estetik.


Performans.


İnsan bedeni elbette değerlidir ve korunmalıdır.


Ama insan yalnız bedeninden ibaret değildir.


Üstelik beden:


Yaşlanacaktır.


Değişecektir.


Bir gün dünya hayatındaki görevini tamamlayacaktır.


Kur’an bedeni küçümsemez.


Tam tersine:


Onu Allah’ın yarattığı büyük bir nimet olarak görür.


Ama bedeni:


İlahlaştırmaz.




1️⃣6️⃣ Bu Ayet Şükür Bilincimizi Nasıl Değiştirebilir ❓


Şükür yalnızca:


Para kazandığımızda,


bir başarı elde ettiğimizde,


güzel bir haber aldığımızda


yapılacak bir şey değildir.


Bedenimizin normal çalışması bile başlı başına şükür sebebidir.


Bugün:


Görebiliyorsak,


duyabiliyorsak,


hareket edebiliyorsak,


nefes alabiliyorsak,


düşünebiliyorsak,


bunların hiçbiri küçümsenecek nimetler değildir.


Ayet insana:


“Sana sürekli eşlik eden nimetleri görünmez hâle getirme.”


der gibidir.




1️⃣7️⃣ Bu Ayet İnsanın Sorumluluğunu Nasıl Artırır ❓


Eğer beden Allah’ın verdiği bir emanet ise:


Onu nasıl kullandığımız önemlidir.


Elimiz:


İyilik mi yaptı, kötülük mü?


Dilimiz:


Doğru mu söyledi, yalan mı?


Gözümüz:


Neye baktı?


Gücümüz:


Kimi korudu, kimi ezdi?


İnsanın bedeni yalnızca sahip olduğu bir araç değil:


Ahlaki sorumluluğunun da alanıdır.


Allah’ın sağlamlaştırdığı bedeni:


Allah’ın razı olmayacağı işlerde kullanmak büyük bir çelişkidir.




1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Belki de ayetin en derin mesajlarından biri şudur:


İnsan güçlüdür ama gücünün kaynağı kendisi değildir; değerlidir ama vazgeçilmez değildir; fanidir ama yeniden yaratılmaya adaydır.


Bu üç gerçek bir araya geldiğinde çok dengeli bir insan anlayışı ortaya çıkar.


İnsan değersiz değildir.


Çünkü Allah onu yaratmıştır.


Ama ilah da değildir.


Çünkü kendisini yaratmamıştır.


Ölümlüdür.


Ama ölüm son değildir.


Çünkü onu ilk kez yaratan Allah yeniden yaratmaya kadirdir.


İşte Kur’an’ın insan tasavvurundaki denge budur:


Onur ile tevazu aynı anda.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓


İnsan Suresi’nin 28. ayeti insanı kendi varlığıyla yüzleştirir:


“Onları biz yarattık.”


İnsan buradan şunu öğrenir:


Başlangıcım bana ait değil.


Ardından:


“Yapılarını sağlamlaştırdık.”


denilir.


İnsan şunu fark eder:


Gücüm bile verilmiş bir güçtür.


Sonra:


“Dilediğimizde yerlerine benzerlerini getiririz.”


buyrulur.


Ve insan en zor gerçeği öğrenir:


Ben dünyanın vazgeçilmez merkezi değilim.


Bu gerçek ilk bakışta insanın gururunu incitebilir.


Fakat aslında onu özgürleştirir.


Çünkü insan kendisini dünyanın sahibi görmek zorunda değildir.


Her şeyi kontrol etmek zorunda değildir.


Sonsuza kadar burada kalmak zorunda değildir.


Onun görevi:


Kendisine verilen ömrü doğru kullanmaktır.


Bir gün beden gücünü kaybedecektir.


Bir gün başka insanlar onun yerini alacaktır.


Ama Allah için yaptığı iyiliklerin anlamı kaybolmayacaktır.


Bu nedenle akıllı insan:


Bedenine güvenir ama onunla kibirlenmez.


Hayatı sever ama sonsuz sanmaz.


Gücünü kullanır ama kaynağını unutmaz.


Ve ölümün karşısında bile:


Kendisini ilk kez yaratan Rabbin yeniden yaratmaya kadir olduğunu hatırlar.


“İnsan ‘Ben yaptım’ demeden önce ‘Beni kim yaptı?’ diye sormalıdır. Çünkü bedenimizi kuran, gücümüzü veren ve bizden sonra yeni nesilleri getiren Allah’tır. Tevazu, insanın kendisini değersiz görmesi değil; kendisini yaratanın büyüklüğünü unutmamasıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt